İçeriğe atla


Fotoğraf

Giriş: Psikoloji Akım, Kuram ve Yaklaşımları...


Bu başlığa 2 cevap verilmiş

#1 Tengeriin boşig

Tengeriin boşig

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.532 İleti

Gönderi Tarihi: 14 Şubat 2007 - 12:48

1- YAPISALCILIK

İnsan davranışlarının kontrollü koşullarda gözlenmesi ilkesini geliştirmiştir.
Psikolojinin konusu bilinç, amacı ise bilincve ait öğelerin incelenmesidir. İNsan zihni çeşitli öğelerine ayrılır. Psikolojinin amacı bilinç öğelerini birleştirmek ve çözümlemektir.
Bilinç öğelerinin incelenmesi için "İçe Bakış" yöntemi geliştirilmiştir. İçe bakış yöntemi, bireyin saf duyumlarını yorumdan arınmış olarak algılanmayı ve bildirmeyi sağlar. Yapısalcılık aynı zamanda bireylerdeki içsel duyguları, sezişleri hayalleri (imgeleme) ve düşünceleri inceler.

Temsilcileri: W. Wundt, E. Titchener.

2- FONKSİYONOLİST AKIM (İŞLEVSELCİLİK)

Yapısalcı akımı yetersiz bulmuştur. Darwin'in Evrim kuramını dayanak alarak İnsan Davranışlarını açıklamıştır.
Temel olarak Yapısalcıları gibi Zihnin Yapısı üzerinde değil, zihnin ve davranışın işlevleri üzerinde durmuşlardır.
Onlara göre Kişilik ve Davranış çevreye uyum sürecidir. Öğrenme, Problem Çözme ve Güdülenme süreçleri önemlidir.
Algılama, düşünme, duygularını ifade ve öğrenme gibi içsel yaşantıların, günlük hayatta karşılaşılan problemlerin çözümündeki etkisini ve işlevlerini açıklamaya çalışmıştır.

Temsilcileri: W. James, J. Dewey

3- DAVRANIŞÇILIK

Yapısalcılık ve İşlevselciliki yetersiz görülmüş ve Watson tarafından ABD'de ortaya atılmıştır. Ona göre Duygular ve düşünceler gözlenemezdi ve bu yüzden İçe Bakış yöntemini reddetmiştir.
Psikolojinin Gözlenebilen ve ölçülebilen davranışlar üzerinde durabileceğini açıklar ve Psikolojiyi bir Doğa Bilimi olarak ele alır. Psikolojiyi Kişisel tecrübelere dayalı bakış açısından kurtarmıştır.
Davranışın "Niçin" olduğu değil, "Nasıl" olduğu önemsenmiştir.
Davranışta "Uyarıcı" koşullar önemsenmiştir. Ele aldığı ilişki Uyarıcı-Tepki-Pekiştirme [U+T+P] ilişikisidir.

Temsilcileri: J. Watson, İ. Pavlov, Thorndike, F. Skinner, J. Locke, Gutheri

4- PSİKANALİTİK ve PSİKOSOSYAL YAKLAŞIM

Avrupa'da güçlenmişlerdir.
Psikanalitik Kuram'ın yaratıcısı olan Sigmund Freud, Davranışın sebeplerini "Biliç Dışı" (Biyolojik) etkenler açısından ele almıştır. İnsan iki temel içgüdüsünün etkisinde kalmaktadır: Cinsellik ve Saldırganlık. Toplum tarafından hoş karşılanmayan bu duyguların istekleri bilinçdışına itilirler ve orada kaybolmazlar.
Kişiliğin Oluşumunda "Çocukluk Yaşantıları" ve bu dönemdeki Anne-Baba tutumunun üzerinde durulur.

PsikoSosyal Kuramın yaratıcısı Erikson ise, Freud'un kuramına dayanarak, Kişiliğin Gelişiminde Biyolojik Etkenlerin yanında "Toplumsal Etkenler"inde önemli olduğunu düşünmüştür. "Benlik" gelişimi dönemler halinde olur ve her dönemin atlatılması gereken Çatışma/Kriz alanları vardır. Bireyin gelişiminin yaşam boyu sürdüğünü ifade etmiştir.

5- İNSANCIL/HÜMANİST YAKLAŞIM

Psikanalitçilerin "İnsanın Tehlikeli Bir Varlık Olduğu" görüşüne karşı çıkmışlardır. İnsan değerlidir ve doğaı iyilik temelleri üzerinde kuruludur.
Davranışların temelinde "İhtiyaçlar" (Güdüler) bulunmaktadır.
Birey, kendisini gerçekleştirmeye çalışan bir varlıktır.
Bireylerdeki "Algılama" ve "Benlik Kavramı-Tasarımı" üzerinde durulur.
Birey tek ve benzersizdir. Değerlidir. Eğitim Birey merkezli olmalıdır.

Temsilcileri: Abraham Maslow, C. Rogers, Kholberg

6- BİLİŞSEL (KOGNİTİF) YAKLAŞIM

"Gestalt Ekolü" denilen yaklaşımı içerir. Gestalt Ekolü, Yapısalcıların ve Davranışçıların "Parçacı" bakış açısını, "Bireye ve Davranışlarına VBir Bütün Olarak Bakılmalıdır" düşüncesi ile karşı çıkmışlardır. İnsan Zihni "Bütünü Kavrama" yeteneğine sahiptir.
"Bütün, kendisini oluşturan parçalarının ve öğelerin toplamından daha farklıdır (büyüktür)" ilkesini geliştirmişlerdir.
Davranışları zihinsel süreçler olarak ele almışlardır; İlgi, Algı, Düşünme, Kavrama gibi süreçlere yer vermişlerdir.
Bilişsel psikologlar, Davranışçıların kabul ettiği gibi bireyi "Etkiye Tepki Veren" edilgen-pasif bir varlık olarak değil; uyarıcıları seçerek algılayan, işleyen ve anlamlandıran etken bir katılımcı olarak görür.

Temsilcileri: Jean Paiget, Jerome Bruner, Asubel
Gestalt Ekolü: Wertheimer, Kofka, Köhler

7- NÖROBİYOLOJİK YAKLAŞIM

Davranışların incelenmesini, sinir sistemi ve beyin hücreleri (nöronlar) arasındaki sinaps bağlarına göre ele almışlardır. Sinir sisteminin davranış, duygu ve düşünceleri anlamada önemli rol oynadığını öne sürer. Beyin incelemelerinin ağırlık kazandığı yaklaşım Biyoloji ve Tıp alanına yakın bir Psikoloji yaklaşımıdır.

Temsilcileri: W. James, Hebb

Not: Bu yaklaşımlardan hiç birisi "TEK BAŞINA" doğru değildir. Hepsi alanında doğru tespitlerde bulunumşlar ve Psikolojiyi farklı farklı alanlarda ve anlamlarda ele almışlardır. Kısaca bunlardan sadece bir tanesini benimsememiz gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir.

Bu Yaklaşımlar daha sonra ayrıntısıyla incelenecektir.
Başlıklara Tıklayarak Gideceğiniz Yönlendirmelerdeki Makaleleri ve Bilgileri Okumanız Son Derece Yararlıdır

Saygılarımla...

Herkes yalan söyler...


#2 Misafir_NightWish_*

Misafir_NightWish_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 14 Şubat 2007 - 14:22

Güzel bir paylaşım..:clover:

#3 Tengeriin boşig

Tengeriin boşig

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.532 İleti

Gönderi Tarihi: 14 Şubat 2007 - 15:51

Güzel bir paylaşım..:clover:



Teşekkür Ederim...

Herkes yalan söyler...




Cevap ekle