Gönderi Tarihi: 03 Mayıs 2008 - 09:30
İntizâr
Ay’da resmini gördüm,sükut gözünde nikâp
Göz bebeğim devrildi perçemini tararken
Suçlarımın suçunda,suçların var irtikâp
Gönül köşküm boşalmış bende seni ararken
Eksilen yanlarımın yanı hicrâna mezât
Sürüklenen enkazım,eksik cürmünce beher
Münzevi duyguların intizârında tezât
Geride bıraktığın ,kara gece ve seher
Bir terzi bulun bana dikişlerinde mâhir
Gözyaşlarım sökülmüş beş yerinden dikecek
Ya visâli olmalı ya da bu işte âhir
Dikiş tutmazsa eğer torbasına dökecek
Yüreğimi bu akşam gözlerime batırdım
İçimdeki senlerden yükseliyordu ağıt
Yedi uyurlar gibi uykulara yatırdım
Uyandığı gün onu dilediğince dağıt
Sebep yüklü bahane,lakin ama ve güyâ
Karınca fıskesiyle yer ile yeksân âhit
Hakikat sarhoşluğu,gözsüz görülen rüya
Buna ruhumda çakan şimşekler bile şahit
Kapat kapat gözünü,matem perdesini çek
Vefâ öldü ,sevgiler dar-ül bekâya gitti
Sabır tohumlarını dilek bahçesine ek
Nasıl olsa onunda suları çoktan bitti
Tesbih tanesi Dünya, yıkıl gözümden yıkıl
Riyâlarında saklı gerçeği boğan sedâ
Ey kıraç tarlalarda çıplak ayaklı akıl
Dolaştığın yerde kal ,sana temelden vedâ
Üç dilim huzur verin, en asude yerinden
Makberî’nin dil âhı belki hitâm’a gelir
Susun susun sessizlik ses veriyor derinden
Gün gelir sessizliğin sessizliği ses kalır
Makberî - Ahmet Akkoyun