Gönderi Tarihi: 13 Mart 2008 - 10:51
Marmara fokur fokur kaynıyor
İSTANBUL Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. Naci Görür, Marmara Denizi’nin bin 200 metre derinliğinde 7 saatlik
inceleme yaptığını belirterek, "Denizin altındaki kırık, İstanbul’un nasıl bir tehdit altında olduğunu açıkça göstermektedir.
Marmara’nın altında tıpkı 99 depremi öncesindeki belirtiler mevcut. Marmara’nın altı fokur fokur kaynıyor'' dedi.
Prof.Dr. Görür, Bolu’daki Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Deprem, Binalarımız ve Önlemler’ konulu
konferansta, ‘Beklenen Marmara Depremi ile İlgili Deniz Altı Araştırma Sonuçlarında Son Durum’ konulu bir sunum yaptı.
Bolu Vali Yardımcısı Hüseyin Doğan, AİBÜ Rektörü Prof.Dr. Atilla Kılıç, bilim adamları, oda temsilcileri ile mimar ve
mühendislerin de katıldığı konferansta konuşan Prof.Dr. Görür, Marmara Bölgesi’nin deprem bakımından dünyanın en aktif
bölgelerinden biri olduğunu söyledi.
99 MARMARA DEPREMİ İSTANBUL’U TOPUN AĞZINA İTMİŞTİR
1999 Marmara Depremi olmasaydı, Marmara Bölgesi’nin şu an büyük bir risk altında olmayacağına dikkat çeken Prof.Dr.
Görür, "99 depremleri Marmara Bölgesi’ni ve İstanbul’u topun ağzına itmiştir. Kuzey Anadolu Fayı’nın, depremleri batıya
taşıma özelliği bulunuyor. 99 depremleri Marmara’nın altındaki kabuğu yükledi. Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzeyindeki kara
kütlesi her yıl güneyine doğru 2.5 santim hareket ediyor. 2.5 santim hareket demek, 55 saniye süren 99 depreminde
Adapazarı’ndan Gölcük’e olan kara kütlesini batıya doğru 5.5 metre itelemesi demek. Yılda 2.5 santim batıya doğru
gitmesi gereken blok, 55 saniyede 5.5 metre aniden Marmara’nın kabuğuna doğru itilmiş vaziyette. Bu da, Marmara
altındaki kabuğun 250 senede biriktireceği enerjiyi 55 saniyede biriktirmesine neden olmuştur'' dedi.
1999 DEPREMİ ÖNCESİ BELİRTİLER MEVCUT
Marmara Denizi’nde araştırma gemileriyle yapılan çalışmalarda tabandaki fayların belirlendiğini, yapılan sismik ölçümlerle
denizin altının röntgeninin çekildiğini söyleyen Prof.Dr. Görür şöyle konuştu:
"Marmara Denizi’nin 1230 metre derinliklerine yapılan 30 dalışla fayın üzerinde inceleme yaptık. Fayın kalp atışlarını
duymak için fay boyunca aletler yerleştirdik. Denizin altındaki kırık, İstanbul’un nasıl bir tehdit altında olduğunu açıkça
göstermektedir. Marmara’nın altında tıpkı 99 depremi öncesindeki belirtiler mevcut. Marmara’nın altındaki fay boyunca su
çıkışları, metan gazı, petrol ve gaz hidrit çıkışları mevcut. Marmara’nın altı fokur fokur kaynıyor.''
DEPREM SİYASİ BİR İŞ DEĞİLDİR
Son derece aktif olan bu fayın dünyanın çağdaş ve insan hayatına önem veren ülkeleri tarafından mutlaka gözlem altına
alınacağını ifade eden Prof.Dr. Görür, "Faydaki akışkanların nitelik ve niceliklerin sürekli incelenmesi gerekir. Kurulacak
gözlem istasyonundan yapılacak araştırmalar deprem felaketinin habercisi olabilir. Marmara’da bu kadar büyük bir
deprem beklenildiği halde 350 bin liralık bir sensör alıp gözlem istasyonu kuramıyorsunuz. Lale için milyarlarca lira
harcayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ne de İstanbul Valiliği 350 bin YTL vermedi. Ben hayatımı tehlikeye atarak,
Marmara’nın 1200 metre derinliğinde deniz altında 7 saat inceleme yaptım. Deprem; siyasi, particilik ve ideolojik bir iş
değildir. Ne bu günkü ne de geçmişteki Türk hükümetlerinin hiçbiri deprem konusunda gerekeni yapmamış ve sınıfta
kalmışlardır'' dedi.
HÜKÜMETİN GÖREVİ TEDBİR ALMAKTIR
1999 Marmara depremi öncesinde İstanbul Teknik Üniversitesi’nin, bu bölgede deprem beklendiği yönünde hazırladığı
raporun göz ardı edilmesi sonucu 20 bin insanın öldüğünü vurgulayan Prof.Dr. Görür, "Bütün araştırmalar beklenen
Marmara depreminin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyarken, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin görevi gerekli tedbirleri
almak değil midir? İstanbul’daki mevcut yapı stoğunun büyük bir depreme dayanamayacağı da belli. O halde mevcut
binaları güvenilir hale getirmek için daha ne bekliyorsunuz? Bu güne kadar hazırlanan 5 yıllık kalkınma planlarında hiçbir
kent için deprem güvenliği ile ilgili bir tasarı bulunmamaktadır. Kuzey Anadolu Fayı’ndaki kırılma 1939’dan itibaren doğuya
doğru geldi. Bu fayda en son deprem hangi bölgede olduysa, oranın batısı hedef haline gelmiştir. En son 99 depremi
Gölcük’te olduğuna göre, oranın batısı Marmara Denizi ve çevresi şu an için büyük bir risk altındadır'' diye konuştu.
30 Kasım 2006
~~~
Marmara dün akşam yine sallandı
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde saat 20.55'te meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki deprem, merkez üssü Çınarcık'ın yanı sıra
Yalova merkez, Bursa, İzmit, Adapazarı ve İstanbul'da da hissedildi. Yalova'da halk depremin ardından sokaklara
dökülürken, telefon hatları 10 saniye süren depremin ardından kilitlendi.
İHA muhabirinin aldığı bilgiye göre, depremin ardından Çınarcık ilçesinde vatandaşlar sokaklara döküldü. İnsanlar evlerinin
önünde otururken, bazıları ise sahildeki çay bahçelerinde toplandı. 17 Ağustos 1999 depreminin acısını unutamayan
Yalova merkezde ana arterler insanlarla doldu. Özellikle Fatih Caddesi ve Cumhuriyet Caddesi'nde yoğunluk yaşandığı
bildirildi.
Çınarcık'ın yanı sıra Yalova ve Bursa merkezde de GSM hatlarında yüklenme sebebiyle kısa süreli kilitlenme yaşandığı
öğrenildi. Çınarcık ilçesinde bir kriz merkezi oluşturularak hasar olup olmadığının araştırıldığı ifade edildi.
Vatandaşların hava sıcaklığının 14-15 derece olması sebebiyle geceyi sokakta geçirecekleri öğrenildi. Yalovalılar gibi
İstanbullular da sokaklara döküldü.
Yalova Valisi Dr. Yusuf Erbay, merkez üssü Çınarcık olan 4.8'lik depremle ilgili olarak, "Şu ana kadar herhangi bir tahribat
haberi almadık" dedi.
Erbay, depremin ardından gerekli birimlerin Kriz Merkezi'nde toplandığını, daha önce kurulan telsiz sistemiyle kente bağlı
ilçe ve köylerle iletişime geçtiklerini söyledi.
Depremin merkez üssü olan Çınarcık ve Yalova merkezde herhangi bir sorun olmadığı yönünde bilgi aldıklarını dile getiren
Erbay, "Şu ana kadar herhangi bir tahribat haberi almadık. Sadece vatandaşlarımız biraz korktular. Durumu takip etmeye
devam ediyoruz" diye konuştu.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Çınarcık-Yolava'daki depremin büyüklüğünün 5 olduğunu
açıkladı.
Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, merkez üssü Çınarcık-
Yalova olan depremin saat 20.53'te meydana geldiği ve büyüklüğünün Ml (yerel-lokal büyüklük) ölçme yönetimine göre 5,
Md (süreye bağlı büyüklük) ölçme yöntemine göre 4.7 olduğu belirtildi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünün tespitlerinde depremin büyüklüğü Ml ölçme
yöntemine göre 4.8 olarak yer almıştı.