İçeriğe atla


NAZIM HİKMET BORJENSKİ'NİN ATATÜRK'E HAKARET ETTİĞİ ŞİİR!


Bu başlığa 16 cevap verilmiş

#1 Bilgekagan

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 48 İleti

Gönderi Tarihi: 08 Ağustos 2006 - 15:23


İŞTE O ŞİİR:

Trabzondan bir motor açılıyor
Sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
Motoru taşlıyorlar
Son perdeye başlıyorlar!
Burjuva Kemal'in omuzuna binmiş
Kemal kumandanın kordonuna
Kumandan kahyanın cebine inmiş
Kahya adamlarının donuna
Uluyorlar

Hav... hav... hak... tü

#2 Bilgekagan

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 48 İleti

Gönderi Tarihi: 08 Ağustos 2006 - 15:28

Atatürk , Nazım adına yapılan bu geniş reklam ve propagandaya pek itimat etmediği için:

- "Şunun bir şiirini kendi ağzından plağa alın getirin bakayım" demiş. Nazım' ın "Hazer" ve "Salkımsöğüt" şiirleri kendi diliyle plağa alınarak Atatürk' e dinletilmiş, Atatürk bunları dinledikten sonra aynen:

-" Bu şiirlerde Türk Milleti'nin hayatına kasteden bir bomba var" demişti.

#3 Caramio

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 7 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Ağustos 2006 - 21:00

Ne insanLar var ya...
Ama Atatürk benCe burada Pollyanna gibi Davranmış Her zaman oldugu gibi..

#4 cerenimoo

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.970 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Ağustos 2006 - 21:55

İletiyi GörüntüleBilgekagan, Aug 8 2006, 05:23 AM tarihinde, dedi ki:

İŞTE O ŞİİR:

Trabzondan bir motor açılıyor
Sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
Motoru taşlıyorlar
Son perdeye başlıyorlar!
Burjuva Kemal'in omuzuna binmiş
Kemal kumandanın kordonuna
Kumandan kahyanın cebine inmiş
Kahya adamlarının donuna
Uluyorlar

Hav... hav... hak... tü


Şşşş....

Aman ha,sakın...

#5 suheda

    Uzman Üye

  • Yasaklanmış
  • PipPipPipPipPip
  • 2.613 İleti

Gönderi Tarihi: 14 Nisan 2007 - 13:41

İletiyi GörüntüleBilgekagan, Aug 8 2006, 06:23 AM tarihinde, dedi ki:

İŞTE O ŞİİR:

Trabzondan bir motor açılıyor
Sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
Motoru taşlıyorlar
Son perdeye başlıyorlar!
Burjuva Kemal'in omuzuna binmiş
Kemal kumandanın kordonuna
Kumandan kahyanın cebine inmiş
Kahya adamlarının donuna
Uluyorlar

Hav... hav... hak... tü

Sosyalist kesim Mustafa Kemal Suphi ve arkadaşlarının öldürülme olayının ardında Atatürk olduğuna inanırlar,bunu 15 lerin katli diye tanımlayıp Atatürk'e olan öfke ve kinlerini dile getirirler...
Bana göre Nazım Hikmetin zaten 30 şiirinden bir tanesi belki şiir olarak değer arz eder çoğunluğu bu şekilde tuhaf mesajlar vermeye yönelik şiirlerdir.

#6 Orhunca

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 41 İleti

Gönderi Tarihi: 28 Nisan 2007 - 21:23

Nazım ı sevenlerin çoğu (belkide hepsi)Nazım ı siyasi düşüncesi gereği severler.Onun alt alta yazdığı satırları bende şiir olarak görmüyorum.yada görmek istemiyorum..lafın kısası adamı sevmiyorum !!başkaları siyasi düşüncesi gereği Nazım ı sevsinler..o kadar önemli ddeeğil benim için..fakat !!Nazım ı "vatan sever" ilan edenler var.işte sorum burada başlıyor..yok efendim neymiş Türk askeri kore ye gönderilmiş,askerimizin dğeri kaç sentmiş falan filan dedi diye adamı vatan sever ilan edenler var..işte o sevenlerişnie bir kaç sorum var ..

Nazım Hikmet bir asker kaçağı mıdır ??

Nazım Hikmet kurtuluş savaşından kaçmış mıdır ??

Nazım Hikmet 1922 yılında neredeydi ?

Nazım Hikmet 30 Ağustos tarihinde anti emperyalizm ile ilgili kaç satır yazmıştır ? (başkaları savaşırken)


Moskovadan vatan sevmek,aşkların en güzel olsa gerek !!

#7 y/k

    Deneyimli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPip
  • 597 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Temmuz 2007 - 16:02

İşte güzel bir konu Nazım ve Atatürk...

Nazım hayranı olduğum bir şairdir. Ve okuduğum bazı kaynak gösterilen kitaplarda Nazım'ın, Atatürk'ü sevmediği söyleniyordu. Hatta Nazım, Atatürk'ün arkasından için bol "S" olan küfürler bile etmiş.

Atatürk de, Nazım hayranı birisi değildi. Yani ikiside birbirini sevmezdi. Ki sevmek zorunda da değiller birbirlerini.

Nazım'ın şiirlerine gelince,

Nazım Hikmet sadece aşk şiirleri yazsaydı severdiniz değil mi? Mesela bir şiirinde;

"trrrrum,
trrrrum,
trrrrrrum! ...
Trak tiki tak!
Makinalaşmak istiyorum" diyen Nazım'ı şair olarak görmeyenlerin örnek gösterdikleri şiirinin bir parçası. O dönemleri bilmedikleri için zaten sürekli bu şiiri örnek gösteriyorlar. Neden bu şiirinin yanında "Davet" şiirini örnek gösteremiyorlar? Çünkü herkesin hayalinde yaşayan bir düzenin davetini yaptığı için. Nazım Hikmet'i vatanhaini olarak görenler Nazım'ın "Vatan Haini" şiirini okumalarını tavsiye ederim. Keşke onun gibi VATAN HAİNİ olabilsek!

Nazım'ı siyasi görüşleri için sevenler vardı ama artık yok. İnanın yok. Eğer Nazım severler, Nazım'ı siyasi görüşü için sevseydi Türkiye yi "Türkiye Komünist Partisi" yönetiyor olurdu.

Orhunca arkadaşım bazı sorular sormuş o sorulara genel bir cevap veriyim. Nazım Hikmet, bildiğiniz gibi Harbiye Mektebini bitirdi. Yani askeri lisede öğrenim gördü. Kruvazöru güverte subayı iken, sağlık nedeniyle askerlikten çıkarıldı. Bunları söylemenin sebebine gelince bir subay neden askerlikten ve savaştan kaçsın? 1922'de Nazım Hikmet "Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesinde" öğrenciydi. 30 Haziranda Nazım'ın yazdıklarını yanlış hatırlamıyorsam "Yeni Hayat ve Aydınlık" dergilerinde bulabilirsin. İstanbul Devlet Kütüphanesi gazete arşivleri bölümünde bulabilirisin.
Kendi vatanında düşünüp, kendi vatanında yaza bilseydi eğer vatanını, vatanında severdi!

Atatürkçüyüm diye geçinen insanlar var. O insanlar Atatürkü ne kadar tanıyorlar acaba? Özelliklede Atatürk'ü siyasetle birleştirdikleri zaman tam bir Atatürkçü oluyorlar. Nazım Bilindiği gibi komünist bir insandı fakat hiçbir zaman din ile yanyana gelmeyen bir insandı. Bugün hala Atatürk ve din yıllardan beri gündemde. Neden çünkü Atatürkçülerimiz, Atatürkü tanımadığı için. Aynı Nazım severlerin Nazımı bilmediği ve çıkarları uğruna kullandıkları gibi!

#8 Tengeriin boşig

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.447 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Ağustos 2007 - 22:20

İletiyi GörüntüleBilgekagan, Aug 8 2006, 04:23 PM tarihinde, dedi ki:

İŞTE O ŞİİR:

Trabzondan bir motor açılıyor
Sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
Motoru taşlıyorlar
Son perdeye başlıyorlar!
Burjuva Kemal'in omuzuna binmiş
Kemal kumandanın kordonuna
Kumandan kahyanın cebine inmiş
Kahya adamlarının donuna

Uluyorlar

Hav... hav... hak... tü

Nazım Hikmet sanıyorum ki bu şiiri "Mustafa Suphi"nin öldürülmesi üzerine yazmış olmalı.

Mustafa Suphi "Türkiye Komünist Partisi"nin merkez komitesi başkanıdır.
Anadolu'daki Komünist hareketin önderi olarak görülmüştür Rusya tarafından.
Bu yüzden Anadolu'ya gönderilmesi kararı alınır ve bir tekne ile Anadolu'ya açılır.
Ancak o gelmeden önce haberi gelmiştir.
Kars ve Erzurum'u geçemeden gerisin geriye dönmek için Trabzon'a geçmişler ve Kayıkçılar Kahyası Yahya'nın adamları tarafından öldürülürler.
Bu işi Mustafa Kemal'in mi yaptırdığı pek bir giz içermektedir sanıyorum.
Ancak Nazım Hikmet öyle ki Mustafa Kemal'in yaptırdığından emin olmuş olmalı...

Eminim ki bu şiir, bu olay için yazılmış olmalı.
Çünkü ibareler birebir oturuyor...


Bu olayda "Topal Osman" olayı gibi bir çok soru işaretleri içermektedir.

Kahvrengilediğim kısımın açılımı şöyle olmalı sanıyorum, eğer bir tahlil yapılacaksa;

Kahya Yahya, Adamlarının arkasına gizlenmiş
Kumandan, Yahya'nın arkasına...
Kemal, Kumandanın ardına geçmiş,
Burjuva'da Kemal'in ardına...

Yani
Burjuva, Kemal'i
Kemal, Kumandanı
Kumandan, Yahya'yı
Yahya'da adamlarını kullanarak eylem gerçekleştirilmiş
Ve olay bu silsile ile bir giz haline getirilmiştir...


Vay be amma tahlil yaptım ya...

Ya hu y/k ben bu işi sökücem galiba?

Edebiyat ile Tarih'i birleştirip o yolda ilerlemeleyim hakikaten...

Amma da gurur yaptım haaa...

Saygılarımla...


#9 suheda

    Uzman Üye

  • Yasaklanmış
  • PipPipPipPipPip
  • 2.613 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Ağustos 2007 - 09:09

İletiyi GörüntüleTengeriin boşig, Aug 19 2007, 01:20 PM tarihinde, dedi ki:


Ya hu y/k ben bu işi sökücem galiba?

Edebiyat ile Tarih'i birleştirip o yolda ilerlemeleyim hakikaten...

Amma da gurur yaptım haaa...

Saygılarımla...

Fazla havaya girmeyelim bence ;) ben zaten yukarda söylemiştim....

#10 Misafir_CYRANO_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 20 Ağustos 2007 - 09:17

Bu şiir, Tengerininde belirttiği gibi, Mustaf Suphi ve arkadaşlarının batuma giderken Topal Osman'a bağlı yahya kaptan tarafından katledilmeleri üzerine yazılmıştır.

Bizzat Atatürk tarafından bir mektupla davet edilen Mustaf Suphi ve arkadaşlarının karadenizde katledilmiş olmasının yarattığı ve öfke ile.

Cinayet hiçbir zaman tam olarak aydınlanamadı. Topal Osman ise daha sonra, Atatürk'ü öldürmek için silahlı adamlarıyla beraber Atatürk'ün evine saldırırken Atatürk'ün muhafızlarıyla aralarında çıkan çatışmada öldürüldü.

O şiir Nazım Hikmet'in Atatürk hakkındaki görüşlerini değil, 1921 deki bu cinayete verdiği tepkinin ürünüdür genç Nazım Hikmet'in. Zira daha sonra Kuvayı Milliye destanında Atatürk'ü farklı şekilde tasvir eder Nazım Hikmet.

Bu şiir Nazım Hikmet'in hayattayken bastığı veya kamuoyuyla paylaştığı bir şiiri değildir.


Bilgekağan'ın "Atatürk plaktan nazımın şiirlerini dinleyip şöyle dediği" iddiası aslen ise kulliyen yalan olan bir şehir efsanesidir. Zira Nazım'ın Ata sağken kaydedilen herhangi bir plağı falan yoktur.

Ata ile Nazım arasında cereyan eden tek olay.

Atatürk Nazım Hikmet'in şiirlerini okuduktan sonra kendisini çağırtır. Dik başlılığıyla tanınan genç Nazım bu çağrıya "şairler devlet adamları tarafından emireri aracılığıyla çağrılmazlar, kendilerine davet gönderilir" diyerek çağrıya icap etmeyeceğini bildirir.

Ata "gidip yakapaça getirelimmi?" diye soran adamlarına "hayır, rahat bırakın" cevabını verir.

...

Bir başka anektotda Nazım'ın şair arkadaşlarından Nail Çakırhan Lise sonda iken yazdığı bir şiir yüzünden Konya Emniyeti tarafından gözaltına alınır. Karakolda sorgulanırken, onu sorgulayan karakol başkomiseri telefona çağrılır. Ahizeyi eline alan başkomiserin yüzü bir anda bembeyaz kesilir. Telefonun öbür ucundaki ses şöyle demektedir "bırakın çocuğu. Ayıptır" o ses bizzat Atatürk'a aittir.

#11 Tengeriin boşig

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.447 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Ağustos 2007 - 17:41

İletiyi Görüntülesuheda, Aug 20 2007, 10:09 AM tarihinde, dedi ki:

Fazla havaya girmeyelim bence ;) ben zaten yukarda söylemiştim....

Özür Dilerim Sevgili Suheda...
Senin yazını okumayıp balıklama daldım...

Şiiri deşifre etme İLKinciliği sana ait...

Çok komik oldu bu yaa
Birden yükseldim, pat diye düştüm... :D :D

İletiyi GörüntüleCYRANO, Aug 20 2007, 10:17 AM tarihinde, dedi ki:

Ata ile Nazım arasında cereyan eden tek olay.

Atatürk Nazım Hikmet'in şiirlerini okuduktan sonra kendisini çağırtır. Dik başlılığıyla tanınan genç Nazım bu çağrıya "şairler devlet adamları tarafından emireri aracılığıyla çağrılmazlar, kendilerine davet gönderilir" diyerek çağrıya icap etmeyeceğini bildirir.

Ata "gidip yakapaça getirelimmi?" diye soran adamlarına "hayır, rahat bırakın" cevabını verir.

...

Bir başka anektotda Nazım'ın şair arkadaşlarından Nail Çakırhan Lise sonda iken yazdığı bir şiir yüzünden Konya Emniyeti tarafından gözaltına alınır. Karakolda sorgulanırken, onu sorgulayan karakol başkomiseri telefona çağrılır. Ahizeyi eline alan başkomiserin yüzü bir anda bembeyaz kesilir. Telefonun öbür ucundaki ses şöyle demektedir "bırakın çocuğu. Ayıptır" o ses bizzat Atatürk'a aittir.

Hımmm...
Bu bilgileri ilk defa duydum...
Teşekkürler Sayın Cyrano...


#12 Misafir_CYRANO_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 21 Ağustos 2007 - 00:56

Nail Çakırhan'ın olayını bende bilmiyordum kemal tahirden orhan kemale, emin karacaya kadar o kadar anı kitabı okudum hiç rastlamamıştım. Nail Çakırhan'ın hayatının anlatıldığı "bir yudum insan" da izledim bu sene.

#13 Misafir_rua_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 28 Eylül 2007 - 02:00

Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır,
ne ağaç, ne kuş sesi,
ne toprak kokusu vardır. Gündüz güneşin,
gece yıldızların altında kayalardır.
Ve şimdi gece olduğu için ve dünya karanlıkta daha bizim,
daha yakın, daha küçük kaldığı için ve bu vakitlerde topraktan
ve yürekten evimize, aşkımıza ve kendimize dair sesler geldiği için
kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe'den
dünyanın en yıldızlı karanlığını.

Düşman üç saatlik yerdedir ve Hıdırlık tepesi olmasa
Afyonkarahisar şehrinin ışıklan gözükecek.
Kuzeydoğuda Güzelim dağları ve dağlarda tek tek ateşler yanıyor.

Ovada Akarçay bir pırıltı halinde ve şayak kalpaklı nöbetçinin hayalinde
şimdi yalnız suların yaptığı bir yolculuk var:
Akarçay belki bir akar su, belki bir ırmak, belki küçücük bir nehirdir
Akarçay Dereboğazı’ında değirmenlieri çevirip ve kılçıksız yılan balıklarıyla Yedişehitler kayasının gölgesine girip çıkar.
Ve kocaman çiçekten eflatun kırmızı beyaz ve sapları bir,
bir buçuk adam boyundaki haşhaşların arasından akar.

Ve Afyon önünde Altıgözler köprüsünün altından
gündoğuya dönerek ve Konya tren hattına rastlayıp
yolda Büyükçobanlar köyünü solda ve Kızılkilise'yi sağda bırakıp, gider.

Düşündü birdenbire kayalardaki adam kaynakları ve
yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri.

Kim bilir onlar ne kadar büyük, ne kadar uzundular?
Birçoğunun adını bilmiyordu, yalnız, Yunan'dan önce
ve Seferberlik'ten evvel Selimşahlar çiftliğinde ırgatlık ederken
Manisa'da geçerdi Gediz'in sularını başı dönerek.

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu
Paşalar: "Üç", dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.

nazım hikmet'i yerden yere vuranlar da ne yazık ki o'nu sanatsal açıdan değil, siyaseten değerlendirmişlerdir. bu siyasi değerlendirmeler o kadar sivir uçlu ve gerçekten uzaktır ki, eğer yaşasaydı bugün muhtemelen bir faili meçhul olurdu. oysa o gerçek bir türk şairi ve dünya insanıydı. ama herşeyden önemlisi bizim ve tüm dünya için sanatta bir dönüm noktası olmasıdır.

#14 Lilith

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 28 İleti

Gönderi Tarihi: 01 Ekim 2007 - 22:10

İletiyi GörüntüleOrhunca, Apr 28 2007, 10:23 PM tarihinde, dedi ki:

Nazım ı sevenlerin çoğu (belkide hepsi)Nazım ı siyasi düşüncesi gereği severler.Onun alt alta yazdığı satırları bende şiir olarak görmüyorum.yada görmek istemiyorum..lafın kısası adamı sevmiyorum !!başkaları siyasi düşüncesi gereği Nazım ı sevsinler..o kadar önemli ddeeğil benim için..fakat !!Nazım ı "vatan sever" ilan edenler var.işte sorum burada başlıyor..yok efendim neymiş Türk askeri kore ye gönderilmiş,askerimizin dğeri kaç sentmiş falan filan dedi diye adamı vatan sever ilan edenler var..işte o sevenlerişnie bir kaç sorum var ..

Nazım Hikmet bir asker kaçağı mıdır ??

Nazım Hikmet kurtuluş savaşından kaçmış mıdır ??

Nazım Hikmet 1922 yılında neredeydi ?

Nazım Hikmet 30 Ağustos tarihinde anti emperyalizm ile ilgili kaç satır yazmıştır ? (başkaları savaşırken)
Moskovadan vatan sevmek,aşkların en güzel olsa gerek !!
henüz yeni üye olduğum için yeni cevap veriyorum :) nazım yoldaş vatan hainiydi evet;

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,
kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,
Amerikan donanması, topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

sizin fildişi kuleleriniz nazımın sevdasına mezar bile olamaz!

#15 MUK

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 2 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Kasım 2007 - 22:35

Bu olayı kanıtlayın felsefe yazdıysanız yada tarih okuyun derim asılsız iddalar bun lar

#16 MUK

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 2 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Kasım 2007 - 22:37

Nazım hikmet gibi torunlarıda vatan hainliğine devam ediyor hala...
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesi dedi usta zamanında
ve usta gittiğinden beri artık tam sömürgesi olduk Amerikanın...
bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar,üç sutun halinde değil tam sayfa,kapkara yaltaklık yapan putonlarla...
bir Ankara gazetesinde,fotoğrafı yanında bush..
66 santimetreyi çoktan aşmış şeytanı gülüşü,ağzı kulaklarından farklı yerde,Amerikan yamyamı
Amerika bütçeye 1 milyar dolar verdi,1 milyar dolar.....ölecek canlar karşılığında....
Amerikan emperyalizminin tam sömürgesiyiz dedi nazımın torunlar....
Nazım hikmet ve torunları vatan hainliği yapmaya devam ediyor....

Evet, vatan hainiyiz..siz vatan seversiniz,siz yurt seversiniz,biz yurt hainiyiz,biz vatan hainiyiz..tıpkı ustamız gibi..
vatan babanızın malıysa,içi dolu kasalarınızsa,çek defterlerinizde ki bol sıfırlarsa,
vatan,bilmediğin topraklarda,bilmediğin vatan için savaşmaksa,orda hiç uğruna gebermekse...
vatan,soğuktan donmak,odunsuz,aç kalmaksa ve gebermekse parasız hastane köşelerinde
fabrikalarda emeğimizi sömürmekse,madenlerde ölmekse,gün doğumunu gün batımını görememekse...
vatan üç kuruşluk holding sahiplerinin seyr-ü sefasıysa,halkın çaresizliğiyse
vatan tarikatçı cemaatler,şeyhci başbakanlarsa...
vatan dolandırıcı milletvekilleriyse
haklardan kesinti,asgari ücrete talimse vatan...
vatan incirlik üssü,nükleer bombalarsa,amerikan yalaklığıysa vatan
vatan kendi kızını törede vurmak,***** kalmaksa
vatan ATATÜRK 'ü reddetmek,küfretmekse...
vatan açlıktan kendi kızını başlık parası adı altında satmaksa...
vatan Nazımın mezarından bile korkmaksa...
bizler Nazım hikmetin torunları vatan hainiyiz....
Yazın üç sutunla iktidar yalakası gazatenize,hemde gözlerin göreceği şekilde...
Nazım hikmet ve torunları vatan hainliğine devam ediyor......

Alıntıdır...........

#17 derinden

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 1 İleti

Gönderi Tarihi: 09 Ocak 2010 - 22:33

OKUYUNNNNNNNNNNNNNNN
Nazım Hikmet in Atatürk e mektubu
Türk Ordusunu "isyana teşvik" ettiğim iddiasıyla "onbeşyıl ağır hapis"cezası giydim.Şimdi de Türk Donanmasını "isyana"teşvik etmekle töhmetlendiriliyorum.

Türk inkılabına ve senin adına and içerim ki suçsuzum

Askeri isyana teşvik etmedim.

Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev hamleyi anlayabilen bir kafam,yurdumu seven bir yüreğim var.

Askeri isyana teşvik etmedim.

Yurdumun ve senin karşında alnım açıktır.

Yüksek askeri makamlar,devlet ve adalet,küçük, bürokrat gizli rejim düşmanlarınca aldatılıyorlar.

Askeri isyana teşvik etmedim.

Deli,serseri,mürteci,satılmış,inkılap ve yurt haini değilim ki bunu bir an olsun düşünebileyim.

Askeri isyana teşvik etmedim.

Senin eserine ve sana,aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim.Sırtıma yüklenen ve yükletilebilecek
hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirim.

Büyük işlerinin arasında seni bir Türk şairinin felaketi ile alakalandırmak istemezdim.

Bağışla beni.Seni bir an kendimle meşgul ettimse,alnıma vurulmak istenen bu "inkılap askerini isyana teşvik" damgasını ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.

Başvurabileceğim en inkılapçı baş sensin.

Kemalizm'den ve senden adalet istiyorum.

Türk inkılabına ve senin başına and içerim ki suçsuzum.


Nazım HİKMET
*Nazım Hikmet bu mektubunu Dolmabahçe Sarayında yatan Atatürk'e postayla gönderebilmek için,annesinin ya da Piraye'nin gelmesini bekliyordu ki,
*17 ağustos 1938 günüHaluk Şahsuvaroğlu, ona İstanbul'a gideceğini,kitap falan istiyorsa getirebileceğini,postaya atılacak mektubu varsa atabileceğini söylemiş.
*Nazım Hikmet kendisini Erkin gemisinde kapatıldığı ayakyolundan kurtaran güverteye çıkıp hava almasını sağlayan Piraye'nin ailesi Altunizadeler'e komşu bir ailenin çocuğu olan bu genç subay'ın insanlığına güven duyuyordu.
*Atatürk'e yazdığı mektubu postaya atıp atamayacağını sordu.Olumlu yanıt alınca içini okuyabilmesi için
kapatmadığı zarfı ona verdi.
*Haluk Şahsuvaroğlu tarihsel değeri olduğuna inandığı bu mektubu,bir kopyasını çıkardıktan sonra postaya attı.
*General Ali Fuat Cebesoy'un(Nazım Hikmet'in dayısı) verdiği bilgiye göre, mektup,Dolmabahçe Sarayına gelmiş.Özel kalem de kayda geçmiş,Atatürk'ün yanına girip çıkabilenlerden İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'ya teslim edilmiş,ama hiçbir uygun zaman bulunarak Atatürk'e okunamamıştır
Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir: Biri millet kararı, diğeri en elim ve en müşkül şerait içinde dünyanın takdiratina karşı mücadele eden ordumuzun kahramanlığıdır.

başka söze gerek yok!!