Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
evrensel-insan

Son 5 yılın kadın cinayetleri haritası çıkarıldı

Önerilen İletiler

25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne girerken, Türkiye'nin kadın cinayetleri haritası çıkarıldı. Son 5 yılda en az 1134 kadın öldürüldü, öldürülen iki kadından birinin faili kocası veya eski kocası oldu, 235 cinayet ise devam eden ayrılık veya boşanma sürecinde yaşandı.

 

kadin_cinayetleri1510.jpg?itok=xFLzgNFq

 

2010-2015 yılları arasında en az 1134 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü Türkiye’de, "saçını kızıla boyatmak", "yeni elbise almak", "patates köfte yapmamak", "tuzluğu uzatmamak" veya sadece "gıcık olmak" dahi bir kadın cinayetinin bahanesi olabildi. Türkiye haritasına bakıldığında son 5 yılda kadın cinayetinin kayıt altına alınamadığı il sayısı ise sadece 3.

Bianet'ten Ceyda Ulukaya imzasıyla yayınlanan haberde, kadincinayetleri.org sitesinin Türkiye’de 2010-2015 yılları arasını kapsayan 5 yıllık dönemde işlenen kadın cinayetlerini veritabanı oluşturma amacıyla haritalandırdığı belirtildi.

Cinayetlerin il ve ilçelere dağılımının görülebildiği harita üzerinden, kadın cinayetlerini faillerine göre, faillerin bahanelerine göre, şiddet ya da boşanma unsurlarına göre sınıflandırmak ve haber kaynağına ulaşmak mümkün. Objective Araştırmacı Gazetecilik Programı desteğiyle yürütülen araştırmaya dayanarak hazırlanan kadincinayetleri.org, cinayetlerin önlenmesi ve bu alanda oluşturulacak politikalara katkı sağlamayı amaçlıyor. 2015 verileri de eklendikten sonra site her ay güncellenen bir görünüme kavuşacak.

KADIN CİNAYETLERİNİN FAİLLERİ

Türkiye’de 2010-2015 yılları arasını kapsayan dönemde en az 1134 kadın öldürüldü. 5 yılda öldürülen kadınlardan;

- 608’inin faili kocası veya eski kocası oldu

- 161’inin faili erkek arkadaşı veya eski erkek arkadaşı oldu

- 213’ünün faili ailedeki erkekler (babası, oğlu, erkek kardeşi, damadı, kayınpederi) veya akrabası oldu.

KADIN CİNAYETLERİNİN BAHANELERİ

Erkeklerin kadınları öldürmek için öne sürdüğü bahanelerde de çeşitlilik söz konusu. Erkeğin ifadesi temel alınarak oluşturulan bahaneler kategorisinde öne çıkanlar aldatılma şüphesi, barışma isteğinin reddi, kadının ayrılma ya da boşanma isteği ve ‘namus’ ya da ‘töre’.

1134 cinayetin;

- 217’sinde kadına yönelik sistematik şiddet, taciz veya tehdit vardı.

- 141’i şiddet, taciz veya tehdit karşısında kadınların güvenlik amacıyla resmi bir kuruma başvurmasına rağmen yaşandı.

- 234 cinayet, devam eden bir ayrılık veya boşanma sürecinde işlendi.

CİNAYET YERLERİ

1134 cinayetin 676’sı çiftlerden birine ait veya ortak evde ya da kadın veya erkeğin ailesinin evinde gerçekleşti. 225 cinayet, sokak, park, bahçe, ormanlık alan vb. kamuya açık alanda yaşandı. Kadının işyeri ve evin önünde gerçekleşen cinayetler ise çoğunlukla erkeğin kadını takibini içeren, dolayısıyla planlı cinayetlere işaret etmektedir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Erkekler öldürmeye devam ediyor

Kadına yönelik şiddet olaylarına tepkiler ne kadar büyüse de olaylar dinmiyor ve gün geçtikçe artıyor.  2015 yılının 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”ne kadar sadece Türkiye’de 255 kadın öldürüldü.

 

gizem.jpg

 

Gizem Özlen / İstanbul

Ortaya çıkan gerçeklerde dünya üzerinde her ülkede dört aileden birinde aile içi şiddet görülüyor. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun yaptırdığı bir araştırma sonucuna göre ülkemizde ailelerin %34’ünde fiziksel şiddet, %53’ünde sözlü şiddet uygulanmakta ve ev içi şiddet yoğun olarak yaşanıyor. Türkiye’de son 5 yılda 1134 kadın, sadece 2015 yılı içerisinde ise 255 kadın öldürüldü. Kadına yönelik şiddet bitmemekle kalmıyor, gün geçtikçe daha da artıyor. Geçtiğimiz günlerde ise ünlü bir oyuncunun sevgilisine şiddet uyguladığı haberleri gündeme düştü.

 

“TÜRKİYE’DE KADINA KARŞI CİNSİYETÇİ BİR DİL VAR”

11 Şubat 2015’te canice öldürülen Özgecan Aslan’dan sonra farkındalık artmaya başlasa da şiddet durmadı. Özgecan Aslan cinayetinden sonra konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Türkiye’de kadın karşıtı ve cinsiyetçi bir dil olduğunu, bu dil ile kadına karşı şiddet arasında bir ilişki olduğunu söylemişti. Kadına karşı şiddeti büyük ölçüde Türkiye’de kadına verilen değerin az olmasına bağlayan Narlı, ”Türkiye’de erkeklerin kadına karşı şiddeti, cinsel saldırıyı rahatlıkla kullanmasının en önemli sebeplerinden biri; kadının değersiz olduğu anlayışının fazla yaygın olması. Erkek çocuğuna aile tarafından doğduğu andan itibaren cinselliğiyle gurur duyması öğretiliyor. Çocuğa erkeklik anlatılırken kadınları kullanmasının doğru olduğu söyleniyor” diyerek şiddetin nedenlerine değinmişti.

 

“KADINA YÖNELİK ERKEK ŞİDDETİ MÜNFERİT DEĞİL SİSTEMATİKTİR”

Sosyalist Feminist Kolektif üyesi Av. Selin Nakipoğlu ise, ”Eşitlik politikaları Türkiye’de aile birliği politikalarını bozuyor”, “Kreş eken huzurevi biçer” gibi söylemlerle erkek egemen sistemi besleyen, sistemin sırtını sıvazlayan, tecavüzü sıradanlaştıran, suçların cezasını kuşa çevirenler vuku bulmuş ve bulacak tüm kadına katliamlarından, şiddetten sorumludur. Çünkü biz biliyoruz ki kadına yönelik erkek şiddeti münferit değil, sistematiktir” demişti.

BUGÜN MÜCADELE GÜNÜ

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.