Zıplanacak içerik
evrensel-insan

Dini İstismarlar

Önerilen İletiler

Camide nikah kıyıp belge dağıtıyor!

 

Bursa Bedir Camii imamı, camide dini nikah kıymaya başladı. İmam ayrıca çiftlere kendisinin hazırladığı ve hiçbir resmiyeti olmayan 'dini nikah belgesi' de veriyor!

 

Bursa'nın merkez Osmangazi İlçesi'nde bulunan Bedir Camii imamı Mustafa Basrık, resmi nikahın ardından isteyen gelin ve damat tarafını camiye davet ederek dini nikah kıymaya başladı. Davet edildiği nikah dairesinde de resmi nikahın ardından dini nikah kıyan ve çiftlere kendisinin hazırladığı 'dini nikah belgesi' de veren imam Basrık, bu konuda düzenleme yapılarak camilerde imamlara da nikah kıyma yetkisi verilmesini istedi.

 

Osmangazi Müftüsü Cahit Çetin ise, konudan bilgileri olmadığını belirterek, "Resmi nikah sonrası camilerde dini nikah kıyılmasının hiçbir sakıncası yoktur" dedi.

 

Bedir Camii imamı Mustafa Basrık, yaptığı uygulamanın Türkiye'de bir 'çığır açmasını' arzuladığını söyledi. Camide dini nikah kıyılmasının sünnet olduğunu kaydeden Mustafa Basrık, "Peygamberimizin işlem tarihinden uygulana gelen, yapıla gelen amellerden, güzelliklerdendir bu. Yani dinin saklı gizli hiçbir şey yoktur. Dinimiz çok şeffaf, çok net, evet. Nikahta da böyledir. Bugüne kadar 4 duvar arasında kimse duymasın kimse görmesin gibi bir anlayışla icra ettik" dedi.

 

"BİR KİŞİNİN AMİN DEMESİ BAŞKA, BİN KİŞİNİN BAŞKA"

Hazreti Muhammed'in "Nikahı yayınız, ilan ediniz" dediğini hatırlatan imam Mustafa Basrık, bundan yola çıkarak camilerde dini nikah yapılmasını doğru bulduklarını, zaten talep olduğunu anlattı. İmim Basrık, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Ne kadar çok kişi toplumun umuma açık yerde, toplumun gördüğü yerde ne kadar çok kişi evlenen gençlere dua eder 'amin' derse, bir kişinin 'amin' demesi dua etmesi başkadır, bin kişinin 'amin' demesi dua etmesi başkadır. Öyleyse nikahta da iki gencin mutluluğu için yapılan duada, nikahta toplumda ne kadar çok katılım veya davetlilerin huzurunda olursa, o kadar daha makul ve makbul olur."

Uygulamadan halkın çok memnun olduğunu da ifade ederek, "Hatta telefonu alıyorum yeni evlenecek çiftler, ibadet saatleri dışında camide bunları icra etmeye çalışıyoruz" dedi.

 

Salonlarda da dini nikah kıyılmasını arzuladığını kaydeden Basrık, "Bunun uygulamasını da yaptık nikah salonunda. Misafirlerin, davetlilerin huzurunda. Burada da çok güzel oldu, güzel tepkiler alıyoruz. İnşallah, bu çığır açılır. Her din görevlisi arkadaşımız her camide bunları yapmaya gayret göstermelidir" diye konuştu.

 

Nikah kıydığı çiftlere kendisinin hazırladığı ve üzerinde 'Dini Nikah Belgesi' ibaresi ile İslam hukukunda erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para veya mala olan 'mehir' miktarının da yazılı olduğu belge veren imam Mustafa Basrık, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Şu ana kadar ya bir davetiyenin arkasına yazıyorduk kimler evlendiğini, ya da bir rastgele bir kağıda. Hani bir helvacı kağıdı demiyim de ama eşlerin, çiftlerin ömür boyu saklayacakları, vitrinine koyabilecekleri hatıra olacak tasarımı yapılmış bir belge de ortaya çıktı. Ama bu hiçbir zaman resmi bir belge değildir. Altına not da düşülüyor zaten, 'resmi bir belge değildir. Ama sizin için güzel bir hatıradır 'diye . Böyle bir belge de veriyoruz. Resmi nikahlardan sonra evlilik cüzdanları da zaten ellerinde oluyor. Resmi nikahlardan sonra dini nikahın icrasını yapıyoruz."

 

"EVLİLİK BİR İBADETTİR"

Sadece kendisinin yapması halinde bunun ardı arkasının kesilmeyeceğini kaydeden Basrık, "Cevap veremeyiz zaten. Talep çok fazla. Hısım akrabanıza her iki taraftan da davet edin. Camiye öyle gelin diyoruz. Öyle yapıyorlar. Yani sadece evlenecek gençlerin çiftlerin kendilerinin yanı sıra hısım akrabasının da bu güzelliği tatmasını arzuluyoruz. Zaten amaç bu. Yani toplum bu falanın oğlu ile falanın kızı evlendi diye onaylaması lazım. Evlilik bir ibadettir. Nikahta toplumları milletleri ümmetleri bir araya getiren ailedir. Aileyi meydana getiren nikahtır. Öyleyse nikahın güzel ibadetin temeli camide atılmalıdır. Zaten İslam tarihinde de böyle olmuştur" dedi.

 

CAMİLERDE NİKAH ODALARI YAPILMALI"

 

Camilerin müştemilatına nikah odaları yapılmasını da isteyen imam Basrık, dini nikahın resmiyet kazanması gerektiğini savunarak şöyle dedi:

"Benim tavsiyem o şekilde projelerle camiler yapılması lazım. Camilerin altyapıları da buna uygun hale getirilse daha rahat, daha güzel olacağını düşünüyorum. Esas hedef amaç şudur. Yani iki nikahtan ziyade tek nikah. Avrupa'ya baktığınızdaki uygulamalarda isteyen kilisede kıydırıyor ama resmi oluyor. İsteyen de belediye de kıydırıyor, o da resmi oluyor. Bizler devletin memuruyuz. Milletimiz, devletimiz, idaremiz bize güvenmiş, memuriyet hakkı vermiş, ve imam hatip olmuşuz mademki bizim kıydığımız dini nikahların da esas hedef ve amaç bununda resmiyet olarak kabul edilmesini arzuluyoruz doğrusu."

 

OSMANGAZİ MÜFTÜSÜ: BİLGİMİZ YOK

 

Osmangazi Müftüsü Cahit Çetin, Mustafa Basrık'ın camide dini nikah kıyılması konusunda bilgileri olmadığını belirterek, "Resmi nikah sonrası camilerde dini nikah kıyılmasının hiçbir sakıncası yoktur" diye konuştu.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ZORLA CUMA NAMAZINA GÖTÜRÜLDÜLER

 

Kadıköy 50. Yıl Cumhuriyet Feridun Tümer Çok Programlı Anadolu Lisesi'nde okuyan öğrencilerin müdür Bilal Öztürk tarafından zorla Cuma namazına götürüldüğü belirtildi.

 

İstanbul'un Kadıköy ilçesindeki 50. Yıl Cumhuriyet Feridun Tümer Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencileri, okul müdürü Bilal Öztürk tarafından Cuma namazına götürüldü. Öztürk, kendisine itiraz eden öğretmenlere "Bu benim yetkim, bu çerçevede götürüyorum" yanıtını verdi.

Evrensel'de yer alan habere göre Eğitim Sen 2 No’lu Şube Hukuk Sekreteri Mehmet Aydoğdu'nun verdiği bilgiye göre ‘Bu benim yetkim, bu çerçevede götürüyorum’ diyen müdür Bilal Öztürk’ün yaptığının suç olduğu belirtildi. Konuya dair yönetmelik ya da genelge olmadığına vurgu yapan Aydoğdu, müdürün öğretmenlerin itirazlarına karşı ‘Öğrencileri izinli sayarım’ dediğini dile getirdi.

Aydoğdu, okul müdürünün kendi kafasına göre öğrencileri Cuma namazına götürdüğünü ve bunun yasal olmadığını vurguladı.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

999TL ÖDEMEYLE MELEKLERLE YAŞA

 

Yaşam Koçluğu adı altında yapılan bazı eğitimlerde “şarlatanlık” boyutuna varan uygulamalar yapılıyor.

 

Meleklerle İletişim Kurma Eğitimi adı altında verilen eğitime katılanlara Melek Koçluğu sertifikası veriliyor.

Milli Gazete’nin haberine göre eğitimlerde Cebrail ve Mikail’den geldiği söylenen mesajlar eğitime katılanlara okunuyor.

Bir çok ilde yapılan kamplarda sözde eğitmenler Cebrail ve Mikail ile görüştüklerini belirterek onlardan aldıkları mesajları eğitime katılanlara okuyor.Baş meleklerden geldiğini söyledikleri mesajlara mail yoluyla ulaşmak için mail grubu bile kurulmuş.

Eğitim, seminer ve kamplarda “Meleklerle Konuşma” eğitiminden 999 TL, Meleklerle İletişim Kurma Eğitimi Kampı’ndan bin 444 TL, Üstatlık Yolu eğitimi için bin 555 TL, Meleklerle Geçmişi Şifalandırma eğitiminden 488 TL alırken seminerler için ise kişi başı 222 TL ila bin 222 TL arasında para alıyor.

Beki İkala Erikli ile şifalandırma çalışması ise tüm bu fiyatların dışında tutuluyor. Seminer kamp ve eğitimin yanı sıra, birçok kitap, broşür, CD de internet üzerinden satılıyor.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Zorla nikah olur.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı, “Baskı altında yapılan nikah akdi geçerli midir?” sorusunu yanıtlarken, Hanefilerin zorlanan kişinin nikahını “geçerli” saydığını belirtti. Osmanlı’nın ise bu görüşü kabul etmediğinin altını çizen Diyanet, anne ve babaların, çocuklarının ilerideki yaşantılarında mutlu bir yuva kurmaları için gayret göstermeleri doğru ve gerekli bir davranış olduğunu ancak anne-babaların evlenecek gençlerin makul isteklerine ve hür iradelerine saygı duymalarının da gerektiğini bildirdi. Diyanetin yorumuna göre Türkiye'nin en yaygın mezhebi olan Hanefiliğe göre zor ve baskı altında kıyılan nikah sorunlu da olsa geçerli.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, Dinî Bilgilendirme Platformu vatandaşların sorularını yanıtlamaya devam ediyor.

 

Çeşitli konulara dair dini soruları yanıtlayan Diyanet, bu sorular ile yanıtlarını internet sitesinde de yayınlıyor.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı son olarak nikah ve boşanma hakkında iki soruya yanıt verdi.

 

Buna göre, Diyanet, “Baskı altında yapılan nikah akdi geçerli midir?” sorusunu cevaplarken, “İslami hükümlere göre nikah, evlenme ehliyetine sahip ve evlenmelerinde dini açıdan bir engel bulunmayan kadın ile erkeğin (veya vekillerin) şahitler huzurunda, birbirleriyle evlenmeleri konusunda karşılıklı rızalarını ifade etmelerinden (icap ve kabulden) ibaret bir akittir” ifadelerini kullandı.

 

Evliliğin bir erkekle bir kadının ömür boyu birlikte yaşama, hayatın iyi ve kötü yanlarını birlikte omuzlama ilkesine dayandığı için evlenecek olanların rızasının bulunmadığı bir nikahın Şafii, Maliki ve Hanbeliler’e göre geçerli olmayacağını belirten Diyanet şunları kaydetti:

 

“Eşlerden birisi ölüm, şiddetli dayak veya uzun süreli hapis korkusu altında evliliğe zorlansa böyle bir nikah fasit olur. Hanefiler ise zorlanan (mükreh) kişinin nikahını geçerli saymışlardır. Bu görüşlerini Hz. Peygamber’in, ‘Üç şeyin şakası da ciddidir, ciddisi de ciddidir; nikah, talak ve talaktan dönüş.’ hadisine dayandırmakta, cebir ve şiddete maruz kalanı şaka yapan kimseye benzetmektedirler.

 

Osmanlı Hukuk-ı Aile Kararnamesi gerek zorla yapılan nikah ve gerekse aynı durumdaki boşanmalar konusunda Hanefilerin görüşünü değil, diğer mezheplerin görüşlerini kabul etmiştir.

 

Sonuç olarak; anne ve babaların, çocuklarının ilerideki yaşantılarında mutlu bir yuva kurmaları için gayret göstermeleri doğru ve gerekli bir davranıştır. Ancak anne-babaların evlenecek gençlerin makul isteklerine ve hür iradelerine saygı duymaları da gerekir. Çünkü nikah evlenecek kişilerin kendi hür iradeleriyle yapacakları bir sözleşmedir."

 

“BOŞARIM DEMEKLE BOŞAMA OLMAZ”

 

Diyanet “Boşarım demekle boşanma meydana gelir mi?” sorusuna karşın da şu görüşü savundu:

 

“Boşama, yetkili kişi veya kurumun kesin kararı ve bu kararın yoruma açık olmayacak açık sözlerle ifadesiyle olur.

 

Türkçede geniş zaman için kullanılan ‘Boşarım’ sözü bu nitelikte olmayıp boşama tehdidi anlamına gelir. Dolayısıyla bu sözle boşama meydana gelmez.

 

Boşama, kişinin eşine söylediği ‘Boşsun’, ‘Boş ol’, ‘Boşadım’ veya ‘Karım boştur’ gibi boşama iradesini ortaya koyan ‘şimdiki veya geçmiş zamanlı’ ifadelerle ya da mahkemenin kararıyla gerçekleşir.”

 

Odatv.com

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Son zamanlarda diyanet eliyle dini istismarlar gundemden dusmedi.

 

Bunlar diyanet sitesinde "diyanete sorular" adi altinda "sorulan sorulara verilen yanitlar" olarak yansidi.

 

Guncellik sirealamasina gore ilk konu " ‘Nişanlıların rahat görüşebilmek için nikah kıymaları uygun mudur?’ sorusuna verdiği yanıt" oldu.

 

 

 

Evlenmeyi diğer akitlerden ayıran özelliklerden birinin bu akitten önce genellikle bir nişanlanma döneminin geçirilmesi olduğunun ifade edildiği yanıtta, tarafların bu süreç içinde birbirlerini daha iyi tanıdığı, karşılıklı hediyeler alınıp verildiği hatırlatıldı.

‘Fetva’ya şöyle devam edildi: “Bu dönemde nişanlıların mahremiyet ölçülerini gözetmek kaydıyla birbirlerini daha yakından tanımak amacıyla görüşüp konuşmalarında bir sakınca yoktur. Fakat nişanlıların flört etmeleri, dost hayatı yaşamaları, dedikoduya mahal verecek şekilde baş başa kalmaları, el ele tutuşmaları ve benzeri İslam’ın onaylamadığı davranışlardan uzak durmaları gerekir. Günümüzde gençler, gerek velilerinden izinsiz olarak gerekse velilerin bilgisi dahilinde nişanlılık döneminde güya dini hassasiyetleri gözetmek amacıyla ‘Dini nikah’ yapmakta ve sonuçta hiç de arzu edilmeyen üzücü hadiseler meydana gelmektedir. Bu tür olayların yaşanmaması için yapılan nikah akitlerin mutlaka kayıt altına alınıp hukuki güvenceye kavuşturulması gerekir.”

 

Ikinci konu ise Alevileri ilgilendiriyordu.

 

 

 

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in “cemevlerinin caminin alternatifi gösterilmesi kırmızı çizgimizdir” şeklindeki sözleri tartışma yaratırken, Diyanet’in internet sitesinin ‘Fetvalar’ bölümünde “Alevi olan kişi ile evlilik caiz midir?” sorusuna, “Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” yanıtı veriliyor.

 

Alevilerle evlenilir mi?

Diyanet, “Alevi olan kişi ile evlilik caiz midir?” sorusuna da yanıt vererek, halkı “aydınlatmaya” çalışıyor. Kendileriyle evlenilmesi caiz olmayan kişilerin ayet ve hadislerde belirtildiği, bunların dışında kalanlarla evlenmenin helal olduğunun açıkça ifade edildiği savunulan fetvada, “İslam’a göre Müslüman bir kadın ancak Müslüman bir erkekle evlenebilir. Allah’a, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Allah’ın elçisi olduğuna, onun ümmetine tebliğ edip hayatında uyguladığı dini hükümlere inanan ve bunları kabul eden herkes Müslümandır. Bu itibarla evlenirken aranan nokta, kişinin Müslüman olup olmadığının tespitidir. Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” denildi.

 

Ucuncu ve hala guncelligini koruyan soru ve yanit ise "ensest iliski" uzerine

 

 

 

Bir babanın öz kızına duyduğu şehvet, karısıyla olan nikâhını düşür mü?” sorusuna verilen kapsamlı cevap:

 

“Babanın kendi öz kızını öperken şehvet duyması durumunda nikâhın ne olacağı konusunda görüş ayrılığı vardır. Bazı mezheplere göre, babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur (bkz. İbn Rüşd, Bidayetü’l-Mücdehid, Mısır 1975, II, 33; İbn Kudame, el-Muğni, VII, 486; İbn Cüzey, el- Kavaninü’l Fıkhiyye, 138). Hanefilere göre ise; babanın, kızını şehvetle öpmesi, kızına şehvetle sarılması durumunda kızın annesi bu babaya haram olur. Ancak bu tür sonuç doğuracak tutmanın, teni tenine değerek olması ya da altının sıcaklığını iletecek kadar ince bir örtüden olması gerekir. Kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duymak, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir. Şehvet duymanın işareti, erkeğin organında bir uyanma, uyanıksa uyanışının artması, kadının da kalbinin heyecanla çarpmasıdır.”

 

Daha sonar konunun twitter de bir Numara olmasi ve gelen kitlesel tepkiler uzerine "ozru kabahatinden buyuk" denecek sekilde bir yanit Verdi ve "soru/cevap" bolumunu kapattigini soyledi, bun icin de soru ve verilen yaniti elestirenleri ve bunu haber yapanlari sucladi.

 

 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı adına fetva veren kurum olarak bilinen “Din İşleri Yüksek Kurulu Dini Bilgilendirme Platformu,” resmi internet sitesine gelen “Öz kızını öperken şehvet duymanın nikaha etkisi olur mu?” şeklindeki soruya verdiği cevapla sosyal medya tarafından topa tutuldu? Platform, verdiği cevabın sosyal medyada sert tepkilere neden olmasının ardından hem soruyu hem de verdiği yanıtı kaldırdı.

 

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş, bazı internet sitelerinde çıkan haberlere ilişkin, "Din İşleri YüksekKurulumuzun böyle bir fetvası kesinlikle olmamıştır, olmaz, olamaz" dedi.

"BÖYLE BİR FETVA YOK"

Keleş, yaptığı açıklamada, gün boyu yürütülen kötü kampanyadan dolayı derin bir üzüntü içerisinde olduğunu ifade ederek, "Din İşleri Yüksek Kurulumuzun böyle bir fetvası kesinlikle olmamıştır, olmaz, olamaz" ifadesini kullanan Keleş, "Bugün yaşanan üzücü olayla ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanımızın talimatıyla kapsamlı bir soruşturma başlatılmıştır" diye konuştu.
Keleş, şöyle devam etti:

 

SİTE SALDIRIYA UĞRAMIŞ

"Alınan güvenlik hizmeti raporuna göre Din işleri Yüksek Kurulumuzun sitesi son günlerde pek çok saldırıya maruz kalmıştır. Başkanlığımızın temel ilke ve prensipleriyle tamamen tezat teşkil eden, Başkanlığımıza ve yüce dinimiz İslam'a yönelik olumsuz algı oluşturmak amacıyla planlanan bu edep ve ahlak dışı sabotajın sorumluları en kısa zamanda tespit edilerek, adalete teslim edilecektir."
SORU CEVAPLAMA PLATFORMU KAPATILDI

Dini Soruları Cevaplandırma Platformu'nu da kapatmak zorunda kaldıklarını bildiren Keleş, "Milletimizin her ferdinden şunu istirham ediyorum; Diyanet İşleri Başkanlığı ülkemiz, gönül coğrafyamız ve bütün insanlık için son derece önemli bir müessesedir. Bu önemli müessesenin bu tür yalan, yanlış haberlerle yıpratılmaması son derece önem arz etmektedir" değerlendirmesini yaptı.

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.