Zıplanacak içerik
Radya

Kansere neden olan en önemli etkenler

Önerilen İletiler

_152ef90e03b988.jpg

 

 

 

Alman Kanser Araştırmaları Merkezi (DKFZ) kansere neden olan 7 önemli etkeni açıkladı. Heidelberg’teki merkezdeki uzmanlar, kansere yakalanma riskinin fazla veya az olmasının kişisel yaşam biçimine çok bağlı olduğunu savunuyorlar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

SİGARA İÇMEKLE ARTAN KANSER RİSKİ:

Sigara içmek en önemli önlenebilir kanser rizikosudur. Sigaradan vazgeçen, kanser riskini çok fazla azaltabilir. Tabii, yanındaki pasif içiciler için de riziko azalır. Tütün tüketimi, sadece akciğer kanserine yakalanma riskini değil, ağız, boğaz, gırtlak ve yemek borusu, mide, bağırsak, pankreas, rahim ağzı veya mesane kanseri gibi kanser türlerine yakalanma riskini artırmaktadır.

 

showletter6de7zdhb5.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ALKOLLE ARTAN KANSER RİSKİ

Düzenli olarak alkol kullananlar, sadece karaciğer kanserine yakalanma riskiyle kalmamaktadırlar. Risk, sindirim sisteminde oluşabilecek tüm tümör türlerinde, hatta kadınlarda göğüs kanserinde daha yüksektir. Burada, alkolün vücuttan atılması esnasında oluşan değişik maddelerin burada rol aldığı tahmin edilmektedir. Doğal olarak alınan alkol miktarı ile birlikte kanser rizikosu artmaktadır. Burada içilen bira mı, şarap mı veya diğer alkollü içecekler mi fark etmiyor.

 

 

sokakta-icki-icmek-yasak.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

AŞIRI KİLOYLA ARTAN KANSER RİSKİ:

Aşırı kilolu olmak sigara içmekten sonra gelen ikinci büyük önlenebilir kansere yakalanma riskidir. Bağırsak ve göğüs kanseri gibi bazı kanser türlerinde tümorların oluşmasında büyük bir etkendir. Aşırı kiloluların vucütlarını ürettikleri fazla insülin ve yağ tabakalarında üretilen leptin kanser hücrelerini beslemektedir.

 

emagrecendo-rapidamente1.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

KANSER RİSKİ KIRMIZI ET:

Kanser rizikosunu araştıran uzmanlar bugün bazı besin maddelerinin tümörlerin oluşmasındaki etkisi konusunu artık pek önemsemiyorlar. Burada tek istisna kırmız et. Aşırı miktarda kuzu, dana eti veya sucuk yiyenlerin bağırsak ve mide kanserine yakalanma rizikoları daha fazla. Bunun, kanatlı et ve balıkta niye böyle olmadığı konusu henüz tam açıklığa kavuşmadı.

 

 

30280255.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

KANSER RİSKİ UV IŞINLARI:

Güneş ışınlarının cilt kanserine neden olabileceğini artık insanların çoğu tarafından bilinmektedir. Bu durum solaryum stüdyolarındaki UV ışınları için de geçerlidir. Güneş ışınının veya suni ışınların göz kanserine neden olduğu pek bilinmemektedir. UV ışınlarının genetik yapıya zarar verdikleri konusu artık kanıtlanmıştır. Aşırı UV ışınları genetik yapı üzerinde, kalıcı hasarlar meydana getirmektedir. Hasar gören hücreler yok olmayınca, cilt kanserine neden olmaktadırlar.

 

GUNES-BANYOSU.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

KANSER RİSKİ STRES:

Zaman baskısı altında kalınca geçici olarak stres yaşanabilir. Bu tehlikeli, hatta kansere yakalanma rizikosunu artıran bir faktör hiç değildir. Fakat, sürekli olarak psikolojik baskı altında stres yaşnırsa durum değişir. Sürekli stres hormonu salgılayan bir kişinin bağışıklılık sistemi çöker. O zaman sadece virüsler ve bakteriler kolayca hareket etmezler, kanser hücreleri de aynı şekilde kolayca oluşur.

 

 

Stres-Y%C3%B6netimi-Ba%C5%9Fl%C4%B1k.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İRSİ KANSER RİSKİ:

Bazı kanser türleri genetik katılımla çok yakından bağlıdır. Özellikle göğüs, yumurtalık ve bağırsak kanseri türleri muayenelerinde bu bağ göz önüne alınmalıdır. Bazı genlerde, bir tümorun gelişmesi yüzde 80, bu rizikoya bağlıdır. Genetik katılımlar kanser riskini artırmaktadır. Göğüs kanseri olanlarda en fazla yüzde 10 ve bağırsak kanseri olanlarda ise yüzde 5 olarak ailesel katılımının etkisi saptanmıştı.

 

aile-cocuklar-20150311101604.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

konuya iliskin baska birsey soyliyeyim 

 

tum bu faktorlere karsi Bagisiklik sistemi sonuna kadar hic zorlanmadan basedebilir

 

ama ne zaman ki sikinti, huzun ve caresizlik hissi beyinde yer edinir - iste o zaman tum bu faktorler kisiyi tarumar eder .

 

 

kisi huzne kapilmadikca bu faktorler bagisiklik sisteminin ihtiyaci olan egzersiz anlaminda iken psikolojik bir cokuntu egzersize ara vermeye baslar 

 

 

bagisiklik sistemi 40 li yaslardan sonra azalir diye yanlis bir inanc vardir

 

isin asli baskadir - kisi yaslaniyorum telasina ara ara kapildigi icin hormonlari stop etmeye baslar .. akabinde gelen hastaliklara karsi dusuk direnc, yastan degil ; kisinin kendi kendini yaslanmaya karsi korkutmasindan ve boyle olmasi gerektigine inanmasindan kaynaklanir ..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.