Zıplanacak içerik
dogus1987

köy enstütüleri

Önerilen İletiler

Cumhuriyetin bu ulvi projesinin amacı köyden gelen yetenekli çocukların

tam donanımlı olarak yetiştikten sonra tekrar köylerine dönerek geride kalan ve

okuma fırsatı veya olanağı bulmamışları eğiterek ülkenin okuryazar düzeyini yukarı

taşımayı amaçlıyordu. Köy Enstitülerinin o günkü eğitim yöntemi gününün en ileri

eğitim yönteminden daha donanımlıydı. Bu modelde teorik ve pratik eğitim birlikte

alınıyordu. Yalnız temel dersler değil, yaşama dair bütün konular bir bütünlük

içinde işleniyordu. Bir taraftan güçlü bir tarih eğitimi yanında tarım, el işi ve

güzel sanatlar ile yurttaşlık bilinci ve ulusal bilinç kazanıyorlardı, diğer

taraftan dünya klasiklerini okuyarak, müzik dinleyerek, tiyatro yaparak dünya

değerleri ile tanışıYORLARDI.

 

 

KÖY ENSTİTÜLERİN NE ZAMAN KURULDU

Cumhuriyeti kuran çağdaş aydın kadrolar eğitimin öncelikle köylerden başlaması

gerektiğini belirleyerek bunu köylere indirgemeyi benimsemişlerdir. En büyük

eserleri ise Köy Enstitülerinin kuruluşu idi. Çok değişik ve çarpıcı bir girişim

olan Köy Enstitüleri hareketi belki de dünyaya örnek bir projedir. Ne yazık ki halen

önemi yeterince anlaşılamadı. Köy Enstitülerinin başlıca amacı kırsal alanı

kalkındırmak, köylüyü eğitmek ve eğitmenlerle köylüyü üretici duruma getirmekti.

Çünkü Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda ülkemizde okur yazar oranı neredeyse yok

denecek kadar çok düşüktür. Özellikle kadınlarda ve köylerde durum daha da kötüdür.

Bu tablo karşısında Atatürk ve arkadaşları yeni rejimin ruhunu ve düşüncesini köye

de ulaştıracak bir eğitsel devrim hareketini başlatırlar. Gerçek anlamda devrimci

bir hareket !

olan Köy Enstitüleri hareketi yalnızca köyün maddi kalkınmasını değil, aynı zamanda

ve daha önemli olarak köy insanını bilinçlendirmeyi, onu hiçbir kuvvetin istismar

edemeyeceği modern bir kırsal yaşam biçimine kavuşturmayı amaçlar. 17 Nisan 1940'da

"Köy Enstitüleri" kurulmaya başlanır.

AMAÇ NEYDİ?

Köy Enstitülerinde yaşam, dönemin öğretmen ve öğrencilerinin anlatımı ile tam

"birliktelik, katılım, yetki" ve "sorumluluk" eksenlerine oturtulmuştur.

Enstitülerde kararlar yönetici-öğretici-öğrenci üçlüsünün katkı ve onayıyla alınır.

Okul yöneticileri ile öğrenciler her konuyu tartışabiliyorlar. Enstitülerin

kuruluşunda Atatürk politikası uygulanmak, tarıma elverişli arazilerin seçilmesine

özellikle özen gösterilir. Eğitim anlayışı açısından Köy Enstitüleriyle diğer

okullar arasında çok önemli nitelik farkı bulunmaktadır. Köy Enstitülerine eğitim

anlamında yüklenen sorumluluk ağır ve anlamlıdır. Köy Enstitülerindeki anlayış o

dönemde "Eğitim, Üretim içindedir" şiarıdır. Hep beraber ülkeyi kalkındırmak için

üretmek ve hayata birlikte bakmaktır.

Cumhuriyeti kuran genç kadro büyük çoğunluğu köylü olan ve aynı oranda okuma yazma

bilmeyen toplumu kısa yoldan okuryazar yapmak istiyorlardı. Bu proje aynı zamanda

ülkemizin çağdaşlaşma ve modernleşme projesi idi. Yine genç cumhuriyet kadrosu

demokrasiyi altın tepside sunmuş ve yaşaması için altının doldurulması gerektiğinin

farkındaydı. Onun için demokratik bir yapılanmanın zorunlu olduğunun farkındaydılar.

Bunun başarılması için de çok yönlü yetişmiş, özgüveni gelişmiş, karşılaştığı sorunu

çözebilen yetenekli ve zeki köy çocukları ile işe başladılar. Eğitim ve öğretim

sorun çözmeye yönelikti. Özellikle Türkiye gibi halen köy kökenli ve tarıma dayalı

yapılarda modelin önemi çok sonradan daha iyi anlaşılmıştır. Çünkü köy çocukları bu

modelde hem eğitiliyor hem de geleceklerini hazırlıyorlard D. Küçücük çocuk

köyünden geldiği gibi üretimin içerisinde, kendi okulunu kendisi yapıyor, koyun

güdüyor, müzik yapıyor, klasik eserler okuyor. Kendisine koyun gütmesi söylenen

çocuk artık sorumluluk almış olmakta ve kendi sorumluluğunu ve bilincini oluşturmak

zorunda. İsmet İnönü Hasanoğlanda yol kenarında koyun güden çocukların azıklarında

ekmek parçasının yanında klasikler görünce aradığını bulduğunu ve gelecekten umutlu

olduğunu belirtir.

Duvar ören, tarım yapan, marangozluk, demircilik yapan, aynı zamanda dünya

klasiklerini okuyan ve müzik yaparak ruhunu güzelleştiren mutlu insanları

yetiştiriyordu. Bilindiği gibi bu şekilde yetişen çocuklar kendilerine güveni olan,

mutlu ve üretken insanlardır. Ancak bugün özgüveni eksik, çok sayıda insanın mutlu

olmadığı ve kimseye güvenmediği bilinmektedir. Karşısındakine güvenmeyen kendisine

de güvenemez. Kendine ve karşısındakine güvenmeyen de demokrat olamaz (Erdal

Ataberk). İşte Cumhuriyetin genç kuşağı üreten, paylaşan ve dönüştüren demokrat

insanlar yetiştirerek ülkenin modernizasyonunu hedefliyorlardı. Bu, onların ülkenin

geleceğine ilişkin TEMEL FELSEFELERİ İDİ.

 

ÇAĞININ EN İLERİ EĞİTİM MODELİDİR

Köy Enstitüleri eğitim modeli bireyler olayların farkına varılabilirliğini

kazandırıyordu. Kendi bilincine varan, ülkesinin ve dünyanın değerlerinin farkına

varır. Bu da yurttaşlık bilincini yaratır. Ancak ülkemizi bu duruma getiren soğuk

savaş mantığı sahipleri ülkemizin geleceğe yönelik yetişmiş insan yetiştirme

projesini erken fark ettiler ve engelleyebildiler.

Köy Enstitüleri aslında ülkemizden tam algılanmadan dünyada yankı bulmuştu.

"1950'li yıllarda Londra'da

toplanan Asyalı öğrenciler konseyi toplantısında konuşan UNESCO başkanının

Türkiye'nin yani Tonguç hocanın Köy Enstitülerinin önemini vurgulayan bir konuşma

yaptığını belirtiyor. Toplantıda UNESCO başkanının Birleşmiş Milletlerde Köy

Enstitüleri ile ilgili bir çok belgenin ve dokümanın olduğunu ve örnek

gösterildiğini vurgular. Tabii bu büyük projenin çıktıları olan eğitmenler

gittikleri köylerde hemen işe sarılır, köylüleri eğitmeye başlar. Ülkenin her

tarafına yayılan eğitmenler bir taraftan okuma yazma öğretir, diğer taraftan

doğrudan köylülerin üretim artışına yönelik pratik işlere girişirler. Kısa sürede bu

eğitmenlerin gittiği köylerd!

e sosyal faaliyet artar. Köylerde tiyatro bile kurulur, köy kahvelerinde okuma

odaları açılır. Bugün ülkemizin köy kökenli okumuş kişilerinin genelde bu tür

eğitmenlerin bulunduğu ortamdan geldiğini göreceksiniz. Bu konuda araştırma yapmış

bir okurumdan aldığım bir e-posta iletisinde "Köy Enstitüleri açıldığında zamanın

Amerikan hükümetinin hazırladığı istihbarat raporunda "Dikkatli olun Türkler büyük

bir eğitim atılımıyla geliyor" denilmektedir.DEMEK İSTEDİĞİM TAM MANASIYLA BU.ADNAN MENDERES DÖNEMİNDE KÖY ENSTÜTÜLERİ KAPATILMIŞ,KÖYLÜ YİNE SEFALETE,********* SÜRÜLMÜŞTÜR.Köy Enstitülerinin kapanması

ülkemizin bağımsızlık politikasının kırılma noktası ve miladı olarak görülebilir.

Bu tarihten sonra eğitimin dokusu ve felsefesi değişmiş, köylere kültürel ağırlıklı

eğitim yerini ezberci eğitime bırakmıştır. Cumhuriyetin temel hedefi olan köylüyü

aydın çiftçi durumuna getirmek yerine sahipsiz, kendi sorunlarını devlete

iletemeyecek kadar yalnız ve aciz bırakılmış, çaresiz durumda görmek hepimizi rahatsız etmektedir.

BATI BU MODELDEN NEDEN KORKTU

1940'lı yıllarda üniversitelerin özerkliğinin başladığı dönem Hasan Ali Yücelin Köy

Enstitülerinin kurulduğu döneme denk gelmektedir ki bu dönemde UNESCO tarafından

dünyaya Türk eğitimi model örnek olarak gösterilmektedir. Türk eğitim tarihine

bakıldığında Cumhuriyetin eğitim projesinin bu dönemde şahlandığı, ancak çok kısa

sürede önünün kesildiği görülmektedir. Bu dönemden sonra soğuk savaş anlayışı ile

ülkemizin önüne konulan süreç sonucu insanlarımız birbirine düşürüldü toplumun en

dinamik kesimi olan üniversite gençliği ağırlıklı olarak olaylara da taraf oldukları

için üç kez ülkede darbe yapıldı ve her seferinde üniversiteler sorunların merkezi

olarak gösterildiği için üniversiteler zaptü-rapt altına alınmaya çalışıldı.

Köy Enstitüleri temel esperisi, bu eğitim modeli kişinin kendi farkına

varılabilirliğini kazandırıyordu. Anlıyor, düşünüyor, sorguluyor ve üretiyor.

Yaptığı işin verdiği mutluluk ile yaşamına anlam katabiliyordu. Maalesef ülkemizin o

gün bu kazanımı koruyamadı. Çünkü o dönemde toplumun eğitim düzeyi, demokrasiyi

sindirme bilinci, batının baskısı sonucu bu proje ortadan kaldırıldı. Bugün bizler

Köy Enstitülerini okuyunca hayıflanıyoruz ancak yakalanan fırsatların

değerlendirilmemesi kaçan trene benziyor. Toplum olarak o dönemde neye sahip

oldu

Bu model şimdi bütün dünyada tartışılan yüksek öğretimde probleme dayalı

öğretme modeline çok benziyor. Ayrıca AB nin yüksek öğretimde başlattığı Leonardo

Da Vinci siteminin yıllar önce uygulandığı bir şeklidir. ğumuzun farkında değildik. Bugün de farkında olduğumuz inancında değilim.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Köy enstitüleri halktan kopuk jakoben ve baskıcı bir döverek admlaştırma projesidir, bu yüzden tarihin derinliklerinde mesut bir uyku içerisindedir...

 

bozan

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bozan şimdi bizde uygulanan sistemin güzelliklerinden bahsedebilirmi?.....

 

 

Tabii mesela köy enstitüsü sistemi yok bak bu güzellik yeter..

Bu arada ne zamandan beri 2 yanlış bir doğru ediyor ??

 

 

bozan

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Köy enstütülerine karşı olmanın siyasal bir nedeni olmalı. Bunu geçelim ama kaldırılan

bir uygulamanın yerine getirilen sistemin sağlıklı olması gerekir değilmi. ÖSY de yüzbinlerce

insanın sıfır çekmesibir tesadüf olmasa gerek. Ben sizi anladım sayın Bozan bir türlü doğruyu

bulamadık demek istiyorsunuz. Ama yanlış daha baştan yanlış.

 

Kişisel görüşüme gelince. Köy enstütüleri bu ülkenin birer yüz akıydı. Malüm siyaset adamları

bunun zaralarını ölçüp biçtiler ve bu üretken kurumları kapattılar. Ne diyelim ne kuzgun başa

ne kuzgun leşe.......

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Köy ensütüleri çağının ilerisinde bir projeydi.Ama alışık olduğumuz gibi herkes kulaktan dolma bilgilerle konuşuyor.Kimse araştırma ihtiyacı duymuyor.Benim siyasi görüşüme uygun değilse işe yaramaz mantığından kurtulalım artık.Bu ülke için iyi niyetle çalışan herkese minnet duymalıyız.Köy enstütüleri bu ülkenin aydınlanması için yakılmış kocaman bir ateşti.Karanlığı sevenlerce söndürüldü.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

tabi zaten köy enstitülerinden kötü ne vardı ki memlekette zamanında..

çağdaş eğitim verdikleri için kötüydü zaten.

eğitim seviyesini yükselttiği için de kötüydüler.

köylünün en azından çağdaş eğitim almasını sağladıkları gibi, köyden kente göç gibi bişeye de sebep olmadıkları için kötüydüler.

sonra, memlekete bilinçli adam yetiştirdikleri için de kötüydüler. daha ne diyeyim ki.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Köy Enstitüleri , Halk Evleri birer komunist yetiştirme merkezleri haline gelmiştir..Kim kapatmışsa ellerine sağlık..Biraz geniş düşünmeyede çalışın arkadaşlar , ister Atatürk kursun ister başkası , bunlar kökü dışarda etkili bir azınlığın ülkeye toktirinler salmasının çabalarıdır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ne kadar bilgisizce ******* konuşuyosun muzaffer arkadaşım.Cevap yazarken hiç araştırmak gibi birşey aklına geldi mi acaba.Araştırsaydın ilk mezunlardan sonra toprak veriminin arttığını,okuma yazma oranının katlandığını,toprakların ağaların elinden köylüye geçmesini kısacası cumhuriyetin yerine oturduğunu görürdün.Bırakın artık bu hikayeleri.Benim bunları yazma amacım sadece "Türkiyede eğer faydalı birşeyler varsa mutlaka engellenir"tezimi doğrulamaktı.Aynı şeyleri uçak fabrikalarında da görmek mümkün.Şimdi o fabrikadaki işçiler komunistti deseniz şaşırmam.Atatürkü en sevmeyen ülke TÜRKİYE'dir.Bunu anlamak için sadece BAŞBAKANLARI İncelemek yeterli.ATATÜRKE NE KADAR HAKARET EDEN ADAM VARSA HEPSİ BAŞBAKAN OLMUŞTUR.ATATÜRKÜN yaptığı hiçbir şey yanlış değildi.Buna KÖY ENSTÜTÜLERİ de dahil.Zaten kapatılmasının nedeni de bu.ZARARLI OLSAYDI EMİN OL Kİ KAPATILMAZDI

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Köy Enstitüleri , Halk Evleri birer komunist yetiştirme merkezleri haline gelmiştir..Kim kapatmışsa ellerine sağlık..Biraz geniş düşünmeyede çalışın arkadaşlar , ister Atatürk kursun ister başkası , bunlar kökü dışarda etkili bir azınlığın ülkeye toktirinler salmasının çabalarıdır.

çağdaşlaşmaya çalışan herkesi komünist olmakla itham etmek komedisini mi yazayım,atatürk'ün kendi eliyle dış mihraklara yardım ve yataklık edecek, görüşlerini empoze edecek bir kurum kurduğu düşüncesine mi güleyim, doğru dürüst araştırmadan tek taraflı (kim geniş düşünüyor acaba) yapılan yorumlara mı karşılık vereyim hala karar veremedim.

bir çok alanda çok iyi temelleri köy ens. ve oranın öğrencileri atmıştır.

evet aslında haklısınız bir sürü saçma sapan okul açmalı sistemi berbat etmeli hatta sistem adına hiç bir şey bırakmamalıyız. yoksa mazallah ülkeyi komünizm tehlikesinden nasıl koruruz :angry:

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

çağdaşlaşmaya çalışan herkesi komünist olmakla itham etmek komedisini mi yazayım,atatürk'ün kendi eliyle dış mihraklara yardım ve yataklık edecek, görüşlerini empoze edecek bir kurum kurduğu düşüncesine mi güleyim, doğru dürüst araştırmadan tek taraflı (kim geniş düşünüyor acaba) yapılan yorumlara mı karşılık vereyim hala karar veremedim.

bir çok alanda çok iyi temelleri köy ens. ve oranın öğrencileri atmıştır.

evet aslında haklısınız bir sürü saçma sapan okul açmalı sistemi berbat etmeli hatta sistem adına hiç bir şey bırakmamalıyız. yoksa mazallah ülkeyi komünizm tehlikesinden nasıl koruruz :angry:

 

 

Tekrar ediyorum, köy enstitüleri jakoben baskıcı bir yukardan aşağıya adam etme projesidir, en az Cumhuriyet mecmuası kadar halktan kopuktur, bu yüzden tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa çııkmıştır..

 

bozan

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

peki bu kadar kötüydü, onun yerine iyiliğe dair ne yapıldı?

 

o en azından ürün çıkartabiliyordu, ya şimdi?

 

 

daha evvelde söylemiştim 2 yanlış bir doğru etmez bu birrr.

ikincisi kötü de olsa serbest eğitim baskıcı eğitimden üstündür, serbest eğitimde binde bir de olsa adam çıkar baskıcı eğitimde sadece kalıp adam çıkar..( kalıp adam yerine bir laf vardı da uyarı yemeyelim gece gece )

 

bozan

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

sen yönünü çoktan çizmişsin bozan,ne dense nafile. hadi sana serbest eğitimler...

 

(bu arada sabırla iyi adam çıkmasını bekleyeceğim...)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

sen yönünü çoktan çizmişsin bozan,ne dense nafile. hadi sana serbest eğitimler...

 

(bu arada sabırla iyi adam çıkmasını bekleyeceğim...)

 

 

Sevgili dostum madem sen konuyu kapatan yazını yazdın ben de kapatayım konuyu..

köy enstitüleri, yukardan aşağıya yapılanmayı savunan zorla adama etme projesidir, boş bir adam olan arnavut enver hocanın eğitim metodudur. ( enver hocacılar diye militan bir gurup bile vardı bu ülkede o zamanlar beee)

Bölge bölge örgütlenilmişti, Hatay, Adana, Ankara, İzmir ilk aklıma gelenler...Köylülere kızlı erkekli yatılı okullu olan bu okullara öğrenci yazdırılırken dönmemesi caymaması için senet imzalatılırdı . Köylü artık çocuğunu geri alamazdı nokuldan. haaaa geri almak için takımını tarlasını satanlarda olmadı değil...Boış bir çabaydı. Tutmadı. Antidemokratik bir uygulamaydı. Tarihe gömüldü. meselenin özü budur. Size toplantılarda bunları anlatmazlar belki ama dayakla adam olunsaydı nice merkepler adam olurdu. Jakobenlerin bunu anlamsı zaten çok gecikmedi...herneyse bu hikaye burada bitti...

 

bozan

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir CYRANO

Sevgili dostum madem sen konuyu kapatan yazını yazdın ben de kapatayım konuyu..

köy enstitüleri, yukardan aşağıya yapılanmayı savunan zorla adama etme projesidir, boş bir adam olan arnavut enver hocanın eğitim metodudur. ( enver hocacılar diye militan bir gurup bile vardı bu ülkede o zamanlar beee)

Bölge bölge örgütlenilmişti, Hatay, Adana, Ankara, İzmir ilk aklıma gelenler...Köylülere kızlı erkekli yatılı okullu olan bu okullara öğrenci yazdırılırken dönmemesi caymaması için senet imzalatılırdı . Köylü artık çocuğunu geri alamazdı nokuldan. haaaa geri almak için takımını tarlasını satanlarda olmadı değil...Boış bir çabaydı. Tutmadı. Antidemokratik bir uygulamaydı. Tarihe gömüldü. meselenin özü budur. Size toplantılarda bunları anlatmazlar belki ama dayakla adam olunsaydı nice merkepler adam olurdu. Jakobenlerin bunu anlamsı zaten çok gecikmedi...herneyse bu hikaye burada bitti...

 

bozan

 

şimdi bu arkadaşımızın yazdıkları tamamıyla yalandan ibarettir. hemde tartışmasız bir şekilde.

 

zira bu vatandaşın köy enstitüleri için jakoben di bilmemneydi demeside komikten ötedir. O halde ilkokulun zorunlu olmasıda jakobenizm di.

 

bu anlattıklarıda şey hikayelerine benziyor, "Moskofta sokakta çengeller var, çocukları oraya asıp etini kesip dağıtıyorlar millet yesin diye". aynen bir devrin, korku hikayeleri gibi. Köy enstitüleri birer EĞİTİM kurumuydu. Mesleki eğitim verilirdi oralarda. Fakir Baykurt gibi bir yazarın köy enstitüsünde yetişmiş olması belki, sabit beyinlere bir fikir verebilir.

Köy enstitülerinin Enver Hocanın metodu olduğu ise ya cidden kuyruklu yalan. bu sadece, bir arkadaşın belirttiği gibi siyasi fikri açısından cumhuriyetin bu tür açılımlara karşı olmanın verdiği karalama mantığı.

 

Zira bu vatandaş Enver Hoca'Nın projesidir der, ve yalan söyler çünkü köy enstitüleri 1940 da açılmıştır Türkiyede. Enver Hoca ise 1946 da Arnavutlukta iktidara gelmiştir. Yani Arnavutlukta Enver Hoca'Nın iktidara geldiği yıl zaten Türkiye de köy enstitüleri kapatılmıştır.

 

bu vatandanş Köy Enstitülerinin Türk modeli olduğu ve dünyada bir ilk ve bir önek model olduğunu hadi bilmez de. Neyin ispatı çabasıdır da böyle yalanlar söyler, anlamak mümkün değil.

 

Köy enstitüleri, tarım, hayvancılık, kümesçilik, halı dokumacılığı, nakışçılık, edebiyat, müzik , resim gibi alanlarda eğitim veren kurumlardı.

 

ve bu eğitimler daha çok Usta-Çırak usuluyle olurdu. mesela Aşık Veysel saz dersleri verirdi.

 

tarihe gömülmesi ise, bilinçlenen köylü gençlerin, yerel hukuksuzluklar, ve Ağaların gayri hukuki davranışları karşısında seslerini çıkarmasıyla olmuştur. Zira o yıllarda taşra da dilekçe yazmayı bilmek bile çok büyük bir şeydir. Demokrat Parti nin kurulduğu günden beri en büyük destekçisi olan Ağa tayfası, bu tablodan duyduğu huzursuzlukla büyük kulisler yapmıştır. Neticesinde köy enstitüleri kapatılmıştır. Köy enstitülerinin açılması ve yayılması değil kapatılması bu gün Cumhuriyet tarihinde ki anti demokratik ve gerici icraatlardan birisi olarak anılır.

 

Köy enstitüleri kapatılmamış olsaydı en azından belki bu vatandaş, Köy enstitülerinin açılış tarihiyle, Enver Hoca nın iktidara geldiği tarihi bilirdi.

 

bu forumda, aslını bilen çıkmaz sanarak işkembe-i kübraya yüklenmeyelim.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Hayda bree. yakala kısbetten...

Tekrar ediyorum yukarıda ne yazdığına iyice bakmadan aşağıya yazı yazmak alışkanlığını bırakalım. Arnavut boş enverin iktidara gelmesi ile enstitünün bir ilgisi yoktur üstte öyle bir savda yoktur üstteki savuın açılımı basitttir ; döverek adam etme projesi enver hocacıların bir iddiasıdır öylede kalmıştır.. Halkı anlamadan halkçılık yapan bir sol örgütlenmenin Türkiyedeki bir uzantısıdır...

bakın Kemal Tahir nasıl yorumlaşmış ;

Devlete verdiği bu öneme rağmen Kemal Tahir devleti kutsallaştırmamakta, yanlış siyasetçilerin kötü yönetiminde devletin halkına ters düşebileceğini de ifade etmektedir. Bunu tipik bir örnek olarak, Bozkırdaki Çekirdek adlı romanında ‘köy enstitüleri’ni göstermektedir. Burada işlenen konu, devletin köylünün içinden rejimin bekçileri olarak seçtiği eğitmenlerle köylüyü köyünün içinden içinde zaptırapt altında tutma girişimidir. Kemal Tahir’e göre, Türk toplumunun bünyesine yabancı olduğu “enstitü” adından da anlaşılan, köylünün adını doğru dürüst telaffuz bile edemediği bu girişim, Batı’dan esinlenen baskıcı bir devlet modeli arayışı idi. Başarısızlığa uğraması kaçınılmazdı. Nitekim arkasında acılar bırakarak öyle de oldu.

Biz de aynı fikri savunuyoruz hem de sonuna kadar, görünüşte hoş ve fakat gerçekte boş olan enstitü dalgası tarihe gömülmüştür zira her jakoben uygulama gibi toplumun kendi gerçekliğinden uzaktır.. jakobenlik, darbecilkik, tehlikecilik ruhu ancak savaş kadar ahlaksızlıktır, köy enstitüleri de ahlaksızca bir uygulamadır bu yüzden tarihteki yerini almıştır, arnavut boş enver gibi...Bütün sağ gösterip sol vuran yani gavurcası nasyonal sosyalist olan oluşumlar gibi... Bunu savunanlar gibi...

bozan

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir CYRANO

enstitü dalgası tarihe gömülmemiştir. ağa tayfasının yoğun kulisi, ve" gomonist yetiştiriyorlar " iddialarıyla kapatılmıştır.

 

yukarıdan aşağı eğitim ne demek ya :)

 

aşağıdan yukarı eğitim de mi var. Köy enstitülerinde her dersin ustaları, sanatçıları usta çırak ilişkisine dayanan bir eğitim modeli sunuyorlardı.

 

misal aşık veyselin saz eğitimi vermesinde jakobenizm ne alaka.

 

Cumhuriyetin yarattığı ve nefret uyandıran olguları karalamak için. argüman yakıştırmasına hiç girmeyelim.

 

Komik cidden Yukarıdan aşağı eğitim.

 

aşağıdan yukarı eğitim hangisi oluyor.

 

Köy enstitüleri başarısız mı olmuş ?. nedir bu başarısızlık ?

 

Kemal tahir romanında böyle yazmış olması mı dayanak. Neymiş halk adını söyleyemiyormuş . vay be . Halk Demokrat Parti'nin de adını söyleyemiyordu Demirkırat diyordu.

 

Kemal Tahir'İn bir dönem sonra üzerinden bir yıldan fazla süre geçmiş her şeyi yerden yere vurma hastalığı, edebiyat dünyasında çokça alaya alınmıştır.

 

Cumhuriyet, Anadoluda ciddi bir sorun olan eğitimsizliği gidermek için, tam taşra yapısına uygun bir eğitim modeli geliştiriyor. Öğrenciler tarım eğitimi alıyorlarsa. öğlene kadar ders alıp öğleden sonra köyün tarlalarında çalışıyorlar.

 

Ülkenin yetişkin sanatçıları, yeteneği olan öğrencilerin yeteneğini geliştirmesi için kendi köylerinde eğitim veriyor onlara.

 

Okuma yazma oranı patlıyor.

 

Ama bunun adı jakobenizm oluyor. gerçi köy enstitülerine jakobenizm dendiğinide ilk bu zattan duydum ya. Ki eminim köy enstitülerini mesela Menderes açmış olsa. şimdi bu zattan tam tersini dinlerdik :)

 

Köy enstitüleri. Her köyden belli sayıda çocuğun ailelerinden zorla alınıp. medreselere kapatılmasından sonra, anadoludaki ilk yaygın eğitim hareketidir. Ve dünyada bir model olmuştur, mesleki eğitimde.

 

Bu eğitimin verilmesinde bazı kafalar, nasıl bir sakınca görür, nasıl bir kaygı duyar buna gelirsek. daha önce belirtmiştim.

 

Köylere kasabalara yol giderken, ardından jandarma gelir diye, yol işçilerini katlettiren, o çevrede yol inşaatında çalışan işçiler için ölüm emri veren, ağaların olduğu taşrada, köylü gençlerin okuma yazma öğrenmesi, bilinçlenmesi, herşeyi bırak dilekçe yazabilmesi birileri için elbet tehlike olmuştur.

 

bu zatta nasıl bir mantık yaratırki köy enstitüsü yalanlar bitmez. birde o yıllarda türkiyede enver hocacılar grupları varmış. zat bir 35 yıl geriden geliyor. enver hocacılar 75 lerde vardır 40 larda değil :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bu Zattan size yanıtlar ;

 

1. Enver hocacılar adlı boş gurupla ilgli bunlar 1930larda vardı falan demedim istersen hiç demogoji yapmayalım...,

2. Köy enstitüleri tepeden inme bir harekettir dedim..Köylüyü anlamadan, onu bir maymun görüp yetiştirmeye çalışma projesidir. ( içerisinde darvinizmin ilkelerini taşıdığından maymunu kullandım lüğtfen silinmesin, küfür ya da hakaret amaçlı değildir. ) Köylü onlara göre adam edilkmesi gereken beyni boş bir levha olan unsurdu. Onagöre hareket ettiler, çocuklarını geri almasınlar diye senet imzalattılar...Komün bir eğitim modeli benimsediler, hep beraber tarlaya hep beraber saza hep beraber okumaya vesaire..herşeyi öğretmeye çalıştılar bunun sonucunda hiçbirşeyi anlatamadılar.

3.Halka eğitilmesi gerekli bir alet gözüyle baktıklarından halk tarafından benimsenmediler..

4. Menderes gelince yine yanılıyorsun dostum.. Köy enstitüleri menderesle başlasaydı aynı şeyleri söyleyecektim. Menderes siaysi uygulamalarında inönü kadar jakobendir, buna hiç itirazım yok. benim menderes olayına itirazım atanmışların ve darbe şakşakçılarının tesiri ile seçilmiş bir başbakanın asılmasdadır. Demokrasi için kötü olmuştur, en kötüsü olmuştur... yani ben bildiğin çeşitleriden değilim dostum doğru neyse o...

5. gelelim enstitülere yineliyorum kemal abinin de dediği gibi enstitü bir gerici,yobaz ve baskıcı ahlaktı. bu yüzden ortadan kalktı.

 

bozan

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Köy Enstitüleri , Halk Evleri birer komunist yetiştirme merkezleri haline gelmiştir..Kim kapatmışsa ellerine sağlık..Biraz geniş düşünmeyede çalışın arkadaşlar , ister Atatürk kursun ister başkası , bunlar kökü dışarda etkili bir azınlığın ülkeye toktirinler salmasının çabalarıdır.

 

köylünün, proleteryanın bilinçlenmesi nedense işinize gelmiyor tekerinize taş mı koyuyor acaba

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Siz şimdi gençliğin diyalektik metaryalizme , düşmanlarımızın içimizde var edip beslediği akımlara katılmalarına , hem kendi dünyalarını hem başkalarınında dünyalarını ve ebedi ahiret hayatlarını kaybetmelerine , ülkesinin yönetimini ülkemizin düşmanlarının belirleyip o mevkiye getirdiği kişilerin eline geçmesine çalışmalarına , onların bu yola düşmelerine sebep olan KANDIRMA VE ÇEKME amaçlı söylemleri kafalarına yüklemelerine biliçlenme mi diyorsunuz???

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bazen oturup düşünüyorum.Acaba bu arap ve kürt partisine oy verebilecek kadar geri kafalı insanlar nerden çıkıyor diye.Ama kızmamak lazım onlara.Çünkü bu ülkeye bişey vermek isteyen adamlar her zaman hor görülür,yerilir,yeri gelir kör testereyle doğranır.Adam utanmasa ATATÜRK'te komunistti diyecek ya.Ama onun haddine mi.Zaten baştaki arkadaş ATATÜRKE hakaretten kazandığı oylarla başbakan olmadı mı.

Yine söylüyorum bu araştırma için yıllardır uğraşıyorum.Çoğu arkadaşıma tezleri konusunda yardımı olmuştur.Öyle çıkıp elinde çayınla atatürk şöyledir böyledir diycek adam karşıma çıksın.Ülkeyi siz ve sizin gibiler yönetebilir ama tapusu hala bizim elimizde.

Yalancılıkla,sahtekarlıkla değil, harbi harbi gerçeği bilenler çarpıtmadan yazsın.Köy enstütüsünü Cumhuriyet mecmuasına benzeten,Köylüye köle,gerizekalı muamelesi yapan adamlar gelmiş burada nutuk atıyo.

Köy enstütüleri hala İNGİLTERE'de ve sömürgesi HİNDİSTANDA uygulanıyo.BU adamlar sizin kadar işi bilmiyomu.BLAİR'de mi komunist.Türkiyenin dünyada alkışlana 3 olayı bugün yaşamıyo.

1-KÖY enstütüleri(kuran:M.K.ATATÜRK)(kapatan ADNAN MENDERES)-asıldı

2-Uçak fabrikalrı (kuran:M.K.ATATÜRK)(kapatan ADNAN MENDERES)-

3-Cumhuriyet

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Köy Enstitüleri , Halk Evleri birer komunist yetiştirme merkezleri haline gelmiştir..Kim kapatmışsa ellerine sağlık..Biraz geniş düşünmeyede çalışın arkadaşlar , ister Atatürk kursun ister başkası , bunlar kökü dışarda etkili bir azınlığın ülkeye toktirinler salmasının çabalarıdır.

köy enstitüleri cagdas bir atilimin eseriydi,köylülerimizi egitmek osmanlinin küflendirdigi beyinleri tazelemek ve cagdas insanlar yetistirmek icin kurulmus bilim odaklariydi.fasist zihniyetlerin kurbani olmadan önce bircok büyük insan yetistirmistir.Türkiyenin kalkinmasini türk köylüsünün bilinclenmesini hazmedemeyen cevrelerce bu egitim yuvalarina türlü türlü iftira ve yakistirmalar sonucu köy enstitüleri kapatilmistir.ayni zihniyet bugünde Amerikadan icazet alan hocaefendilerin izinde giderek görsel ve yazili medyada türk insaninin beynini yikama ve Laik cum huriyete karsi yönlendirmektedirler.

saygilarla

 

Türkiyede bilinen bir kesim tarihler boyunca her yenilige karsi cikmis bu yenilige önayak olanlar ise hep kaliplasmis kliselesmis sözlerle hakaretlere ugramislardir*Komünistler,solcular,vatansizlar*köy enstitüleride ayni tarzda saldirilar sonucu kapatilip tarihin derinliklerine gömülmüstür,ama buna karsin hergecen yil,rejim karsiti dinciler yetistiren Imam-Hatip okullari mantar gibi üreyip cogalmislardir.ABD Türkiyeyi parcalama projeleri üretirken önce Türk insanindaki Atatürk bilincini ortadan kaldirmayi hedeflemis ve bu hedefe ulasmak icin Türkiyedeki Atatürk karsitlarini ve Sabetayist müslümanlari kulllanmistir.Siyasi ve medya alaninda faaliyetlerini sürdüren bu yukarida adi gecen kesim halka en cabuk ulasabilen bir kesim oldugundanABDni projesi kismende olsa basariya ulasmistir.iste köy enstitülerinin kaldirilmasinda rol oynayan faktörlerin basinda bazi siyasiler ve o günlerin medyasiydi medya derken en cok satan ve sahiplerinin kim oldugu bilinen medyayi kasdettim.Ayni medya yine istiklal savasinda orduyu yönlendirenlere ve Ankara hükümetine komünistler bolsevikler iftirasini atarak o kutsal savasi gölgelemek icin her melaneti sergilemislrdir.Türkiyedeki bircok arastirmaci yazar köy enstitülerinin neden feda edildigini yeterince aciklamislardir,bunun ötesi fasafisodur,gercekleri hasiralti etmektir.bunu bilinen bir kesim disinda herkes böyle bilmektedir.

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.