Zıplanacak içerik
mescere

LA UHİBBUL AFİLİN - ben batanları sevmem!

Önerilen İletiler

(Bir genç kızın, kalbindeki sevgilerin olması gereken konumları üzerine yaptığı bir tefekkür, fikir jimnastiği, beyin fırtınası. Mal-mülk sevgisi, ana-baba sevgisi ve bir ömür boyu beraberlik istediği kişinin sevgisi...)

 

Hz. İbrahim, kavminin tapmakta olduğu putların gerçek birer tanrı olmadığını anlayınca tefekküre daldı bir gece vakti...

Gökte bir yıldız gördü ve “Rabbim budur” dedi.

Ama sabah olunca o yıldız kaybolup gitti... Battı...

O yıldız, gerçek bir ilah olsaydı böyle olmazdı!

Bunun üzerine Hz. İbrahim; “LA UHİBBUL AFİLİN” dedi...

Ben batanları, kaybolup gidenleri sevmem... (En’am 76)

 

Kaybolup giden bir şey, varlığını kendisi idame ettiremiyor demektir.

Varlığı kendinden değildir.

Başkası sayesinde var oluyordur ve Ona muhtaçtır.

Öyleyse ilah değildir, olamaz, olmamalıdır!

Bırak tapınmayı; onda gördüğüm özelliklerin kaynağı da kendisi değildir!

O özelliklerden dolayı asıl övülmesi ve yüceltilmesi gereken kaybolup gidenin kendisi değildir.

Ona bunları veren asıl sahiptir.

...

Hz. İbrahim kendi sınavını hakkıyla verdi

Ben kendime bakayım.

Kıssadan hissemi almaya çalışayım!

...

Para kazanmak, nüfuz elde etmek, takdir edilmek, makam-mevki sahibi olmak, rahat bir hayat yaşamak...

Bunları kim istemez ki?

Ama ne kadar sevmeliyim bunları?

Kalbimde kapladıkları hacim, en fazla yüzde kaç olmalı?

KOTA KOYMALIYIM!

Sınıra dayanan veya geçen olursa, hemen olaya müdahale etmeli, nefsime zor gelse de o sevgiyi olması boyutlarına geri çekmeliyim.

...

Çünkü o da kaybolacak, batıp gidecek!

Gerçi ölünceye kadar yanı başımda!

Ama son nefesimi verince; “batmayan ve kaybolmayan mutlak varlık”la, Rabbimle baş başa kalacağım...

Yaptıklarımın hesabını Ona vereceğim.

Malım da beni terk edecek, mülküm de makamım da!

BENİ YARI YOLDA BIRAKACAK BİR ŞEYE NEDEN RABBİMİN SEVGİSİNDEN ÇOK YER AYIRAYIM Kİ?

...

Ailem ne olacak?

Annem, babam, abim, kız kardeşim?

Kan bağım var onlarla!

Onların bir parçasıyım ben!

Onlar da benim parçalarım!

Onları çok seviyorum, canlarım onlar benim!

...

Ama kalbimin asıl sahibi onlar olmamalı!

Ne Allah’ın cenneti ayaklarının altına serdiği anam,

Ne de gerek benim ve gerekse ailesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan babam...

"Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.” (Tevbe 24)

...

Kıyamet günü onlar benden kaçacak...

Üzerimde titreyen ailem beni görmeyecek bile!

Hatta görmezlikten gelecek!

Unutacaklar ciğerparelerini o dehşetli günde!

...

Ya o sevdiğim kişi?

EL OĞLU!

Onu çok seviyorum.

Devamlı yanımda olsun istiyorum.

Her şeyimi paylaşayım, başımı omzuna koyup saatlerce ağlayayım istiyorum.

Dualarını hep yanı başımda hissediyorum.

Bilhassa zor anlarımda manevi olarak hep yanımda.

Hem de tamamen karşılıksız!

Kalbimdeki en büyük yeri belki de o kaplıyor!

Bazen öyle oluyor ki, onun sevgisi büyüyor, büyüyor...

kalbimde sanki başka sevgiye yer kalmıyor!

....

O da beni çok seviyor!

Onun göz bebeğiyim ben, en büyük parçası!

Üzerimde titriyor!

Beni incitmekten Allah’a sığınıyor.

Samimi ve yalan söyleme özürlü.

Dünyada bana zararı dokunabilecek en son kişi O!

Beni, bırakın dünyalık bir beklentiyi, Allah için, sevap kazanmak maksadıyla bile sevmiyor.

Beni ben olduğum için seviyor.

Daha ne isteyebilirim ki?

Bu, sevginin en üst basamağı ve nasıl bir şey olduğu sadece yaşanarak anlaşılabiliyor.

Kelimelere hapsedilemiyor, tarifi imkansız.

...

Ama o da fani!

Batacak!

Kaybolup gidecek!

Mahşer gününün şiddetinden gözbebeğini bile unutacak!

Annem gibi!

Babam gibi!

Tüm sevdiklerim gibi o da kendi başının derdine düşecek!

...

O halde, onun sevgisini de zapt-u rapt altına almalıyım!

Kalbimde, Rabbimin sevgisine ayırdığım hacmi %51’in altına düşürmemeliyim.

Diğer sevgilerin toplamı %49’u aşmamalı kesinlikle!

Aksi halde Rabbimin yüzüne bakamam ki!

Şükretmiş olmam ki verdiği nimetlere!

Hesabını veremem ki!

Hem yapmamam gerektiği halde yaptıklarımın,

hem de yapmam gerektiği halde yapmadıklarımın...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Değerli mescere,

Hala görüşün aynı mı? Akide olarak tavsiyelerim olacak. Özür dilerim ama İslam'a uymayan akide problemleri var.

Allah hepimize hidayet versin.

srt

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.