Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
heyt be

en korkunç filim hangisi?

Önerilen İletiler

korkmak ani bir şey

gerilmekse saniye saniye kalp atışını yükselmesi

gerilim spannung

korku furcht

al buda almancaları madem öyle deyince anlıyorsun :clover:

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir alaTurka

 

gerilim spannung

korku furcht

al buda almancaları madem öyle deyince anlıyorsun :clover:

 

:clover:

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir alaTurka

bu yazının yanına bir :D koysam parmağım kırılmazdı herhalde

 

 

allam ya :D :D

 

cicek vermisem, neyine yetmio...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir alaTurka

ben yazıyı gördüm

düzelt seçeneği aktifse kaldır yazılarıda diğerlerine rezil olma bari :lol:

 

 

az evvel aktifti ama özellikle degistirmedim, olur öle seyler... :stuart:

insanlik hali... :online2long:

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Diğerleri, halka en çok gerildiğim filmlerdi. Halkada enteresan bir şey olmuştu, filmi izleyenlerin telefonunun çaldığı anda benim telefonumda çalmıştı, resmen zıplamıştım :blushing::w00t:

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir CYRANO

bence kesinlikle " The Exorcist"

 

xSPLASH.jpg

 

 

 

 

zaten dini allegori kullanılan filmler hep baya korkunç olur.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ben korku filmilerinden çok çabuk etkilenen biriyim. hassasım diyim. HALKA ya gitmiştim ilk ve son olarak. (THE RİNG) bir sahnesinde yerimden zıplayıp bağırdım. millet bana gülüyordu. yani ne ölünesi bir durum biliyormusunuz siiizz:-( halka güzeldi. halka 2..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

Korku demiyelimde gerçekten çok gerildiğim bir film...

 

Rosemary's Baby (1968) (Rosemary'nin Bebeği)

 

yönetmen:

Roman Polanski

 

oyuncu kadrosu:

 

Mia Farrow .... Rosemary Woodhouse

John Cassavetes .... Guy Woodhouse

Ruth Gordon .... Minnie Castevet

Sidney Blackmer .... Roman Castevet

Maurice Evans .... Edward 'Hutch' Hutchins

 

1966 yılında "Rosmary'nin Bebeği" isimli kitap ve film, modern satanizmin başlangıcı oldu. Şeytan tarafından gebe bırakılan ve Deccal’i doğuran kadını anlatan filmin yapımcısı bir yıl sonra öldürülüyordu.

Bu filmde "Kara büyü danışmanı" rolündeki Kafkas kökenli Anton LaVey (1930), sonra şeytan kilisesini kurdu ve baş rahip oldu.

 

Şeytanın kutsal kitabında LaVey şunları söylüyor: "Şeytanın çağıdır bu çağ, şeytan dünyayı yönetiyor."

Grubun amacı, "Bireyselliğin bütünleştirilmiş enerjisini toplayıp, doğanın karanlık güçlerine ulaşmak. Bu amaca ulaşmak için ilhamını büyü ve metafizik güçlerden almak." 666 rakamını uğurlu sayarlar.

 

 

th60080056gt9.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

dün akşam "the village" (köy) filmini izledim korkunç bir film değil ama akıllıca işlenmiş bir gerilim filmin sonu oldukça ilginç... altıncı his filmini yapanlar yönetip, yapımlamış ben beğendim...

 

"freddy ve jason" da güzel bir korku... "the eye" da fena değil...

 

ben testereyi hiç beğenmedim. o tarz filmleri de sevmiyorum zaten, ********* olan ne varsa filmde işlenmiş saçma...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

stay alive (hayatta kal)

güzel bir gerilim ve korku

bir bilgisayar oyunundan uyarlanmış

oyunda hayatta kalamayan gerçek hayattada ölüyor

aynı oyunda öldüğü şekilde

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Daha bir kaç gün önce izledim garez 2(the grudge 2)korkunç bir film hala etkisindeyim hava karardığında sanki heryerden o uzun siyah saçlı kayoki biryerden çıkacakmış gibi geliyor korku film sevenlere şiddetle tavsiye edebilirim.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

"Öldüren oyun" ;

tek korktuğum film üniversitede bir kız arkadaşımla izlemiştim filmi evde yanlızdık ilk cd yi değiştirirken erkekliğe laf söletmedim ama film bittikten sonra yanlızca 6-7 metre ilerideki tuvalete gitmedim.AMA yinede belli etmedim tuttum Çi.imi :P

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Arkadaşlar, hemen gidiyorsunuz ve bir adet "Shutter" adlı filmi alıyorsunuz... Ondan sonra korkuyorsunuz...

 

Japon Korku Filmlerini çok severim, bence en kaliteli korku filmlerini onlar yapıyor... ABD bu konuda başarısız... İlk defa izlediğiniz bir filmi bile, sanki daha önce izlemişsiniz gibi oluyor...

 

Saygılarımla...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
<span style='color:blue'>Ya biri şu shinigini anlatsın hele ben niye bilmiyorum o kadar stephan okudum nedir bu hikayenin konusu...</span>

 

 

 

slm arkadaslar ben yenı uye oldum pısmanda degılım sadece bıraz yabancı gıbıyım bende bı konu hakkında bı kac kelıme soylemek ısterım ben hayatım ztn fılm uzerıne cunku meslegım vcd kıralama dıyım hayatımda ızledıgım korkunc fılm ıstıyorsansır (ruhlar tuzagı)şiddetle tavsıye ederım ....

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Ya biri şu shinigini anlatsın hele ben niye bilmiyorum o kadar stephan okudum nedir bu hikayenin konusu...

 

 

 

 

Jack Torrance (Jack Nicholson) Colorado dağlarındaki Overlook Oteli'nin bakıcısı olmayı kabul eder. Otel kışın kapalı kalacağından Jackve ailesi uzun bir süre boyunca mekanın tek misafirleri olacaklardır.

 

Kar fırtınası aileyi dış dünyadan yalıttığında, medyumluk ve telepatik güçlerden nasibini almış olan Jack'in oğlu Danny otelin "perili" olduğunu ve ruhların babası Jack'i yavaş yavaş çıldırma noktasına getirdiğini farkeder.

 

Jack, yıllar önce karısı ve iki kızını öldüren otelin eski bakıcısı Bay Grady'nin hayaletiyle tanıştığında işler iyice kızışacaktır.

 

Shining çoğu kişiye göre Kubrick'in gerçek başyapıtı. Usta yönetmen bu filmde gerilim ve korkutma sanatını, eşsiz bir grafik anlatımla sıfırdan inşaa ediyor. Filme kaynaklık eden Stephen King'in romanı, ülkemizde de "Medyum" adıyla, bir dönemin en çok satan kitapları arasındaydı.

 

 

 

Bende bu filmi cok beyendim ve tavsiye ederim...

 

...Devilry...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir birce

Benim merak ettigim, her ne zaman o cocuk labirent' in icersine girse, nasil yolu buluyor da cikabiliyor du.

 

Ayrica beyin gücü ile sehir de kalan adam ile bir sekil de iletisim saglamasi..

 

ve bir roman yazmak icin ayni zaman da, oraya gitmesi... sonunu getiremedigi

 

bir yerde, devamli ayni cümleleri sayfalar dolusu yazmasi gercekten de ilginc' di...artik tam oralar' da

 

birseyler var geliyor demeye baslamisdim zaten...

 

 

 

Baslangic ne kadar güzel olsa' da, sonu az değişik olsun isterdim

 

Sonuc' ta yeni saison aciliyor ve yine oraya bakilmasi icin birileri araniyor..

 

Kim gider ki :)

 

 

 

Bende bu filmi cok beyendim ve tavsiye ederim...

 

...Devilry...

 

 

Gercekten cok enteresan bir filim di fakat ayni zaman'da da ilk ve son dedigim :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ASLINA bakarsanız görsel ve işitsel efektlere dayalı korku filimleri yerine , sağlam bir kurguya dayanan ve olabilirliği işlenip ince ince seyirciye hissetirilen filmler daha etkili oluyor. Örnek isterseniz ben kendi adıma çocukken seyrettiğim Boris Karloff'un Frankeştayn'ından aldığım hazzı daha sonra çekilen versiyonlarından alamadım.

 

Ya da Anthony Perkins'in 'sayko' su. Gerilimse gerilimin allahı, korkuysa o da var. Üstelik siyah beyaz.

 

Günümüz sinemasındaki aşırı efektler korkutmaktan çok güldürüyor.

 

 

Draculayı bile sulandıra sulandıra ne hale getirdiler. Zavallı orta maskarasına döndü. Crostopher Lee'nin tırnağı bile olamaz bugünküler.

 

Stephan Kingin o muhteşem eserlerini bile filme çekip maskara etmediler mi?

 

Ben günümüzde çekilen korku filmlerini gülmek için seyrediyorum.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
ASLINA bakarsanız görsel ve işitsel efektlere dayalı korku filimleri yerine , sağlam bir kurguya dayanan ve olabilirliği işlenip ince ince seyirciye hissetirilen filmler daha etkili oluyor. Örnek isterseniz ben kendi adıma çocukken seyrettiğim Boris Karloff'un Frankeştayn'ından aldığım hazzı daha sonra çekilen versiyonlarından alamadım.

 

Ya da Anthony Perkins'in 'sayko' su. Gerilimse gerilimin allahı, korkuysa o da var. Üstelik siyah beyaz.

 

Günümüz sinemasındaki aşırı efektler korkutmaktan çok güldürüyor.

 

 

Draculayı bile sulandıra sulandıra ne hale getirdiler. Zavallı orta maskarasına döndü. Crostopher Lee'nin tırnağı bile olamaz bugünküler.

 

Stephan Kingin o muhteşem eserlerini bile filme çekip maskara etmediler mi?

 

Ben günümüzde çekilen korku filmlerini gülmek için seyrediyorum.

 

 

 

Haklisin gercektende günümüzdeki korkunc filmler eskilerdeki gibi korkunc ve etkileyici degiller.

 

Eskiler cok daha dogaldi.

 

Simdiki filmler ise sadece efektleriyle korkunc yapmaya calisiyorlar, hikayesi guzel olan cok az.

 

...Devilry...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.