İçeriğe atla


Fotoğraf

Türk Sinema Tarihindeki İlkler


Bu başlığa 3 cevap verilmiş

#1 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 10 Ekim 2013 - 16:03

1914 yılında başlayan Türk sinema tarihi, döneminin de getirdiği şartlar nedeniyle durgun yılların ardından Yeşilçam Filmleri’nin senaryoya dahil olmasıyla hızlı bir yükseliş yakalamış; erotik filmlerin sahne aldığı buhranlı yılların ardından yüksek bütçelerin katılımıyla ciddi bir endüstri halini almıştır.

 

Şimdilerde ‘en çok sevdiğimiz’ listesine yüzlerce film ekleyebileceğimiz Türk sinemasının tarihine bir disiplin olarak yaklaşıp, ilklerini madde madde sıralayalım istedik.

 

Türk sinema tarihinin, Sigmund Weinberg’in Lumiere kardeşlere ait bir filmi gösterime sunmasıyla başladığı düşünülmektedir.Filmin adı “La Ciotat Garına Trenin Varışı”, sunulduğu yer Galatasaray’da bir birahane…Tarih de 16 Aralık 1886 olarak kayıtlara geçmiştir.

 

4a4.jpg

 

5a5.jpg

 

1908 yılında Sigmund Weinberg tarafından İstanbul’un ilk yerleşik ve sürekli sineması Tepebaşı’nda, Cinema Pathe adıyla açılmıştır

 

7a5.jpg

 

Fuat Uzkınay’ın çektiği “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” isimli belgeselin, Türk sinema tarihinin ilk eseri olduğu varsayılmaktadır

 

8a5.jpg

 

Varsayım olmasının nedeni ise, eserin hiçbir kopyasının günümüze ulaşamamasıdır.

 

9a5.jpg


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#2 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 10 Ekim 2013 - 16:07

İlk konulu Türk filmi “Leblebici Horhor Ağa” olacakken, başrol oyuncularından birinin ölmesi üzerine çekimler yarıda kalmış.

 

10a5.jpg

 

İkinci deneme, 1914 yılında çekimlerine başlanan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” ise…1. Dünya savaşı patlak verip, filmin oyuncuları askere alınınca ancak 1918 senesinde gösterime girebilmiştir.

 

11a5.jpg

 

12a4.jpg

 

 

Bu iki denemenin şansızlığı, ilk konulu Türk filminin ‘Pençe ve Casus’ olmasını sağlamıştır.

 

İlk konulu Türk filmi tartışmaları halen devam etmektedir

 

13a5.jpg

 

1917 yılında çekilen Pençe ve Casus’un senaristi ve yönetmeni Sedat Semavi’dir

 

14a5.jpg


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#3 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 10 Ekim 2013 - 16:11

Türk sinema tarihinin sansüre uğrayan ilk filmi ise, Mürebbiye’dir.

 

15a5.jpg

 

Sansür nedeni, “Bir Fransız kızının, bu şekilde ahlaksızca gösterilemeyeceği, Anjel’in şahsında Fransızların küçük düşürülmesi” olarak verilecektir.

 

Türk sinema tarihinin ilk komedi filmi ise, 1917 yapımı “Bican Efendi Vekilharç” isimli eserdir.

 

Film çok beğenilince “Bican Efendi Mektep Hocası” ve “Bican Efendinin Rüyası” isimli diğer filmler de eklenince, Türk sinema tarihinin ilk komedi filmi serisi de oluşturulmuştur.

 

17a5.jpg

 

 

 “İstanbul Sokaklarında”, adını Türk sinema tarihine ilk sesli film olarak yazdırmış…

 

18a4.jpg

 

1931'de gösterime giren film, aynı zamanda Türk sinema tarihinin ilk ortak yapımı (Türkiye, Mısır ve Yunanistan) unvanını da almıştır

 

19a4.jpg


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#4 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 10 Ekim 2013 - 16:16

İlk Türk filmi yarışması, Türk Sinema Cemiyeti tarafından düzenlenirken…“Unutulan Sır” ilk ödüllü film olarak tarihe adını gururla yazdırmıştır.

 

21a4.jpg

 

 

Türk sinema tarihinin ilk korku filmi, 1949 yılı yapımı “Çığlık”

 

22a5.jpg

 

 

İlk “Renkli” Türk filmi ise, 1953 yılı yapımı “Halıcı Kız”’dır

 

23a4.jpg

 

Uluslararası film festivallerinde ödül alan ilk Türk filmi ise, 1963 yapımı, “Susuz Yaz” isimli filmdir.

 

Yurt dışında adımızı ilk kez duyuran filmin başrollerini Erol Taş ve Hülya Koçyiğit paylaşmıştır.

 

24a4.jpg

 

 

25a4.jpg

 

 

Son olarak: 1914'de başlayan Türk sinema tarihine 6000'den fazla film sığdırıldığı bilinmektedir.


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.



Cevap ekle