Tarihte Kurulmus Kurd Devletleri
#1
Gönderi Tarihi: 16 Haziran 2006 - 08:13
Bunlardan bir bölümü ilk çağda bugünkü Kürdistan’da, bugünkü Kürtlerin ataları olan İnsanlar tarafından kurulmuş. Örneğin Subariler, Hurriler, Mitanni, Urartu ve Medler… Bunların tümü İsa’dan önceye ait.
Bu halkların adıyla anılan söz konusu devletler önemli bir uygarlık mirası bırakmışlar. Genellikle birbirleriyle akraba ve birbirlerinin devamı olan bu halkların dilleri de bugünkü Kürtçenin kaynağını oluşturuyor; gerek kelime hazinesi, gerek dil yapısı, yani morfoloji bakımından.
İsa’dan önce 4. Yüzyıl ortalarından başlayarak Kürdistan uzunca bir dönem dış güçlerin istilasına uğradı. Örneğin Büyük İskender, Romalılar, Araplar, Moğollar ve Türkler… Ama özellikle İslami dönemde Kürdistan’da veya yakın ve bitişik coğrafyalarda bir dizi Kürt devleti kuruldu.
Kürtlerin Müslümanlığa geçişinden sonra kurulan bu devletlerden biri Şeddadi Devleti’dir. Kuzey Kürdistan’da 10. Yüzyılın ortalarında (MS. 951) kurulan bu devletin egemenlik alanı, Kürdistan’ın kuzeye düşen (Kars-Ağrı, vb) illerinin yanı sıra bugünkü Azerbaycan’ı, Ermenistan’ı ve Gürcistan’ı kapsıyordu. Önde gelen merkezlerinden biri bugünkü Erivan yakınındaki Dvin kenti, biri Tebriz, biri de Tiflis’ti. (O zaman Azerbaycan coğrafi bir isim olarak vardı, ama Türkler henüz bu bölgeye gelmemişti ve bölge yoğun bir Kürt nüfus barındırıyordu.) Şeddadi devleti 1200 yılına kadar, yani 250 yıl devam etti. Şaddadi hanedanları kendi adlarına sikke (para) bastırdılar.
10. Yüzyılın ortalarında (959) kurulan diğer bir Kürt devleti, Güney Kürdistan’da kurulan Hasnavi Devleti’dir. Bu devlet Şehrezor’dan (Süleymaniye yöresi) doğuda Hemedan’a ve güneyde Huzistan’a kadar geniş bir bölgeyi kapsıyordu. Başkenti Sermac kenti idi. Bu devlet yüz yıla yakın sürdü ve onu da aynı aşiretin bir kolu olan Beni İnaz Devleti izledi ve o da 130 yıl sürdü.
Bu dönemin önemli Kürt devletlerinden biri, bugünkü Silvan ve Diyarbakır’ı merkez alan Mervani Devleti’dir. 10. Yüzyılın sonlarından 11. Yüzyıl sonlarına kadar yüz yıl süreyle egemen olmuştur.
Bu dönemin en önemli Kürt devleti, Selahaddini Eyubi tarafından kurulan ve geniş bir imparatorluk haline gelen Eyyubi Devleti’dir. Bu devlet Mısır, Suriye, Filistin ve Kürdistan’ın yanı sıra Tunus’a kadar Kuzey Afrika’yı; güneyde Sudan,Yemen ve Aden dahil, geniş bir alanı kapsıyordu. MS. 1174 yılında kurulan devlet, bazı kollarıyla 1341 yılına kadar devam etti.
Bir Kürt aşireti olan Zendler, 1740’lı yıllarda İran’da Isfahan’ı başkent edinen bir devlet kurdular. Kısa sürede tüm rakiplerini yenilgiye uğratırak İran’ın tamamında egemenlik kurdular ve Basra’yı da aldılar. Zend Devleti 1794 yılına kadar, yarım yüzyıl devam etti.
Bunların dışında da Kürtler çeşitli dönemlerde egemenlik kullanan bir dizi emirlik ve beylik oluşturdular. Bunlardan biri Afanistan’ın Herat yöresinde idi. Yine belli bir ölçüde egemenlik kullanan, kendi adlarına para bastıran, hutbe okutan, hükümet adını taşıyan Kürt beyliklerinin son temsilcileri 19. Yüzyıl ortalarına kadar yaşadılar. Örneğin Cizre, Soran (Rewanduz), Baban ve Erdelan beylikleri…
Yakın tarihte kurulan devletlerden biri ise 2. Dünya Savaşı sırasında Doğu Kürdistan’da (İran Kürdistanı) kurulan Mahabad Kürt Cumhuriyeti’dir. Başkanı Kadı Muhammed olan bu devlet savaş sonrasında ABD ve İngilizlerden destek alan İran Şahlığınca yıkıldı.
“Kürtler” ve “Kürdistan” ise etnik ve cografi adlar olarak ilk çağlardan beri hep vardı.
Daha fazla bilgi için şu kaynaklara bakılabilir:
...
Şeref Han ; Şerefname, Kürt Tarihi, Deng yayınları, İstanbul.
Mehmed Emin Zeki, Kürdistan Tarihi; Komal Yayınları.
Bazil Nikitin; Kürtler; Deng Yayınları, İstanbul.
Cigerxwin, Tarixa Kurdistan, üç cilt, Kürtçe, Roja Nu Yayınları; Stokholm.
İbn’ül Ezrak; Mervani Kürtleri Tarihi; Komkar Yayınları; Köln.
William Aegleton; Mahabad Kürt Cumhuriyeti; Komkar Yayınları.
Kemal Burkay, Geçmişten Bugüne Kadar Kürtler ve Kürdistan; Deng yayınları, İstanbul.
#2
Gönderi Tarihi: 22 Haziran 2006 - 08:59
#3
Gönderi Tarihi: 23 Ağustos 2006 - 12:48
Diyarbakırlı Sosyolog Ziya Gökalp söylediği gibi:
" Kürtçenin birbirinin mensupları tarafından kat’iyyen anlaşılmayan dört muhtelif lisana (Kurmanc, Zaza, Soran, Lur) alem olduğu anlaşılıyor. Bu dört lisanın sahipleri birbirinin dillerini anlamazlar. Dolayısıyle aradaki farklar lehçe farkları değil, lisan farklarıdır. Bu dört dilin herbiri, lisaniyet itibariyle müstakil bir lisandır. Herbiri müteaddid (çeşitli) lehçelerden de mürekkeptir. (Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler (Haz. Şevket Beysanoğlu), İst.1992, s.24,25,95,96.) "
Prof. Tefik Vehbi ise şu şekilde tasnif etmiştir:
“Irak Kürtlerinden Prof. Tevfik Vehbi’nin tasnifi ise; 1. Zaza, 2. Gorani (Hawrani, Zengene, Kakeyi, Bajelan), 3. Lurhi (Mamesani, Kelhori, Feyli, Laki, Baxtiyari), 4. Kurmanci (Bahdinan, Hekari, Asthi, Bohtan, Beyazid), 5. Sorani (Seneyi, Suleymani, Mukri) (Tori, Ferheng, Kurdi-Tırki, İst.-1992, s.6,7.) şeklindedir. "
Bu kaynaklara sizde ulaşabilirsiniz elinizle hiç vakit kaybetmeden. Ayrıca bu kaynaklar ilginç şekilde son 20 yılda ard arda bilinmedik şekillerde ortaya çıkmamıştır.
Osmanlının tarhini ve Osmanlının nifus kayıtlarını inceler iseniz bunları görebilrsiniz ancak osmanlı kayıtları iki günde elde edilmemiştir ve aynı şekilde Kendince özgürlük ve hürriyet isteyen "kendince delliler uyduran" bir kaynak olmaktan çok uzaktır. Dolaysılya her canı ceken bir yerden teşvik alıp bu kaynaklara bakamaz. Devlet dairlerinde kayıtldır. Ve tarih çocuk oyunu gibi etrafta eline geçen ilk "delil" ile BİZ FARKLIYIZ BİZ MİLLETİZ demekten çok farklıdır.
Ayrıca selahaddin eyubi nin Kürt olarak burada anılmasıda ayrı bir saçmalık. Hiç bir kanıt hiç bir delil olmaksızın kahvede arkadaşları ile konuşur gibi "Yahu selahaddin de bizdendi yav" demek çok saçmadır. Eğer sözlerinizin bilimsel geçerliliği olmasını istiyorsanız "KESİN" kanıtlarla göstermeniz gerekir. Ayrıca selahaddin eyubi isminden anlaşılabileceği gibi Selah KÜRT değildir Selah Din dir yani dinin kurtarıcısı. İslam dini insanların Kürtüm, türksün, zazasın, arapsın, osun busun diye ayırması için gelmemiştir. Eminim burada Selahaddin kürtü diye kendilerince hava atmaya çalışan insanları görse o büyük general savaş hayinlerine ne yapıldığını bize 1. elden gösterirdi.
Ben hiç bir kürtün hadi kardeş gibi yaşıyalım mutlu olalım yürekten dediğini duymadım. Özgürlük isteyen Kürtler dağlarda kardeşlerimizi ve abilerimizi şehit eden. Üstüne köy basıp anneleri çocukları katleden insanlıktan nasibini almamış hayvanlardır. En büyük hayvan bir adada yaşıyor şuanda. Ama yaptıklarından utanacağına oturduğu yerden "Ulu" amacına hizmet ediyor. İnşallah bu şekilde düşünen bütün canlılar çektirdikleri acının 7 katını çekerler. Ve emin olun burada çekmeseler çekecekleri yer mu"hak"kak vardır.
Eğer "iyi" kürtlerin kötülediği insan öldüren bebek katilleri gibi değillerse. iyi bir şey yapsınlar vatanlarına halklarına ve 100lerce yıldır beraber yaşadıkları insanlara hizmet etsinler. Ama sanmıyorum ki onlarda bu yürek vardır. Kürtler oturdukları yerden biz kürtüz biz ayrıyız diyip insanları öldürmeyi biliyor. Zaten Etrafta Caka satarak Ben kürtüm diyen gerçekten merhametli ve yürekli kürt olamaz. Çünkü İnsan Olmak İçin Önce Vefa Nedir Onu bilmek lazım.
Eğer bir devlet içerisinde bir farklılık bulup sen sarı saçlısın farkılsın sen kara kaşlısın farklısın vs demek istiyorsanız. Onu bölmek istiyorsunuz demektir. Ve vatan bölenler Kim yada kimler tarafından destek alırlarsa alsınlar hayindir. Diyelimki siz uzuuun zamandır varsınız. Madem okadar eskisiniz bu güne gelmenizi ne sağladı ? o muteşem kibiriniz ve öldürüğünüz bebekler mi? Hayır sizi bu güne getiren sizi doyurup koruyan 5000 yıllık Türk milletinden başka birşey değildir.
"Gerçekleri yazıyorum, Kendi fikrimi söylüyorum Düşünce Özgürlüğü" vs falan diyorsanız bende onu kulanıyorum. Düşünüyorum. Ama yapmamı engeleyecek bir şey de görmüyorum.
"Madem Avrupalı muhteşem yardımcı"lardan kaynak gösterdik bende göstereyim. İsviçrede, ingilterede, yada başka bir "Sivil İtaatsizlik" gösterirse. O insanlara oralarda vatan hayini muamelesi yapıyorlar.
Bu yazının karşılığında her zamanki gibi Biz fikirmizi söyledik. Bilimsel kanıtları ortaya koyduk niye alınıyorsunuz canınız bişi mi sıkıldı vs gibi laflar edilecektir çünkü bu yazıyı yazan sadece bir örnek. Ama bilimsel veya sanatsal çalışmalar belli düşünceleri ifade eder. Ve Manuple edildikleri taktirde, ki yukarıdaki yazı manuple edilmiştir, insanlara ne yapılması gerektiğini ayrıca Nekadar haklı olduğunu gösterir.
Yaşasın özgürlük, Her canımın istediğini, her nefretimi her hasetimi kusabiliyorum, ekmeğini yediğim devlete ihanet edebiliyorum, aynı havayı soludğum kardeşimi dağlarda vurabiliyorum, köye inip bebek katlediyorum. BEN ÖZGÜRÜM -Bir örgütün ana fikri
Saygılarımla. (saygı duyması gereken en çok bu threadi açan ve bu şekilde düşünenlerdir)
#4
Gönderi Tarihi: 04 Ocak 2010 - 12:18
Kürtlerin ilk yazılı kitabı XVI yyda Şerefhanın Şerefnamesidir.Bundan öncesine dayalı bir yazılı kaynakları yoktur,kürtler kendilerine bir tarih tutmamıştır,işin ilginç yanı ise kendileri tutmadığı gibi hiç bir tarihçi, seyyahta onlara bu anlamda değinmemiştir.
Şerefhan sırf saygınlık kazandırmak adına kürt hanedanlarının kökenini emevilere ve abbasilere dayandırmaya çalışır,hatta doğu illerimizde bir çok kürt aişeret kendisine biz seyyidiz der...Burdan yola çıkarsak siz seyyidseniz yani Peygamber soyundan geliyorsanız ,Peygamber arapsa siz nasıl kürtsünüz ve neden tarihlerini saygınlaştırmak için bu yola vurulurken bizim topraklarımızda bir kürdistan kür kimliği dayatılması yapılıyor?
Kürtlerin sonradan yapay bir tarihle devlete kafa tutturulmaya çalışılmasıda görünen farklı bir boyuttur,Ermenilerle bile akrabalıklarının olabileceği yine Ermenilerce güçlendirilmeye çalışılan bir tezdir ve bunun altında yatan nedense Ermenilerin Türk düşmanlığıdır.Ermenistanda,Erivanda bu anlamda Kürdoloji Kongresi toplanmış ve bu kongreden bazı kararlar çıkarılmıştır.
Bunlardan en önemlileri ise bana göre,
Kürtü,Türk kültürünün tesirinden kurtarmak,
Kürt'ün aslını eski hadiselere dayandırıp,bir Kürt tarihi yazmak,
Kürtlerle Yezidilerin ve Ermenilerin ırki münasebetlerini bulmak...
Ayrıca şu Med krallığından gelme tezinede çok kısa değinmek gerekirse, tarihçi Bruinessen Minorsky ın bu tezinide,Medlerin siyasal hakimiyetleri ile kürtlerin ortaya çıkışları arasında ki hatırı sayılır boşluğu aşan böylesi bir bağlantıya izin verecek yeterli kanıt yoktur demiştir.
Kısacası bir çok farklı tarihçi(Rus'undan,İngilizine...) Türk kimliğine karşın ,kürt kimliğini araştırmaya kalkmış ve hiç birisi aynı tezde yada gerçeklikte asla birleşememiş,kimse net verilerle kürtler şu ırktan yada şu ataların çocukları diyememiştir.
Zaten Kürt dilide vernaküler bir dildir,yani basit bir iletişim aracı olup edebiyata ve bilimsel olarak gelişme sağlamayacak günlük konuşma dilidir.
Kuvay-i Milliye Kadınları;“Onlar bu vatanın isimsiz kahramanlarıydılar, Vatan size minnettardır”
kırılsada kanadımız,ASİ'ye çıksa adımız,duyan duysun bilen bilsin gülüm,öyledir bizim sevdamız!
M.Kemal Atatürk'e...
#5
Gönderi Tarihi: 04 Ocak 2010 - 13:32
Var olan bir seyin varligini inkar etmek farkli bir seydir olmayan birseyin olmadigini söylemek farkli birseydir.Kürt devleti diye bir devlet hic olmamistir derken var olan birseyi inkar etmiyor olmayan birseyin olmadigini söylüyoruz.
Kisacasi baskalarinin tarihlerini calarak tarih yaratma gayretleri iyi niyetle bagdasmaz.
saygilarla
SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...
















