Zıplanacak içerik
evrensel-insan

Evrensel-Insan Zihniyeti

Önerilen İletiler

Evrensel-insan zihniyeti, asagidaki belirtilenleri ortaya koyar

 

Birincisi, insanogluna yansiyan ve insanoglunca kavramlastirilarak yansitilan her turlu, alginin ifadesi ve yansitilmasinin mimari epistemolojik olarak insanogludur ve henuz baska bir insanoglu disi tur ve guc alternatif olarak yoktur

 

Ikincisi, butun bu kavramla ozdeslesen, yansitilan; degerler, veriler, tabular, ideolojiler, inanclar, dil, felsefe ve bilim insanoglu yaptirilmisligidir.

 

Ucuncusu, bu yaptirilmisligin yapi ve isleyisinin (x ve y) adi dogal zihniyettir ve bu zihniyet insandisi ve insanlikdisidir.

 

Evrensel-insan zihniyeti, bu insandisi ve insanlikdisi olan dogal zihniyetin, insanoglunu zihniyet ve davranis, sistem ve duzen kurma, yasam ve iliski olarak insanlastirmayan ve evrensellestirmeyen; her turlu deger, veri ve tabunun; ideoloji, inanc ve bilimin ideolojik, inancsal ve bilimsel her turlu dil, felsefe ve bilimdeki yapi ve isleyisinin yapilandirilmisliginin sorununu ve resmini, disaridan bakis acisi, notr algi ve qua felsefesi ile ortaya koyar.

 

Evrensel-insan zihniyeti, ortaya koydugu sorunun nelerden kaynaklandigini, her konuda farkli olarak izah eder ve aciklar.

 

Evrensel-insan zihniyeti, bu sorunun ve tum resmin algilanabilmesi ve bilinc ve farkindaliga cikabilmesi icin, birey bilincini esas kilar.

 

Bu birey bilinci, dogan her bir insanoglu birinin dogumdan itibaren kendisine verilen ve kendinin ogrendigi tum degerleri, verileri ve tabulari; bu deger, veri ve tabulari kalici kilan aklin inandigi ideolojik dogrulardan kurtulmasi ve arinmasi, beynin dusuncenin ufkuna sinirsiz ve ozgur acilmasi icin, nasil sorgulanacagini, yanlislanacagini ve nedensellenecegini gosterir.

 

Bu birey bilincinin, bencillik, egoizm, bananecilik, ben, bireycilik ve bireysellikten farkli olarak; turu ile butunlesmesini ve bu butunlugun sinirini evrensel duzeye eristirmesini ve birey bilincinin tursel bilinc duzeyine nasil cikarilacagini gosterir.

 

Ozetle, evrensel-insan zihniyeti; yapilandirilmis dogal zihniyetin yapi ve isleyis temelindeki her turlu sorunsal insandisi ve insanlikdisi gozlemini her konuda ve degerde ortaya koyar, algilatir, sorgulatir ve bu dogal zihniyetten ve onun her turlu klinin sinirlarindan nasil kurtulacaginin yon ve yontemini gosterir.

 

Bu konuda unutulmamasi gereken tek nokta, dogal zihniyetin kisiyi her turlu ve her konuda yonlendiriminin ve hareketinin kisinin insan ve insanligi adina bir rahatsizlik, bir zarar vermesi ve bir insandisi ve insanlikdisi sorun olmasinin algisi ile mumkundur

 

Ortada bu algi yoksa, sorun da, rahatsizlik ta, zarar da yoktur. Bu da kisinin icende bulundugu akil sinirinin verdigi, degerler, veriler ve tabular, ideolojiler ve inanclar olarak dogruluk, sahiplik, sabitlik, savunu ve koruma temelindedir. Kisi bu durumda ise, o zaman evrensel-insan zihniyetinin dile getirdiklerini algilama durumu yoktur. Bu ayni zamanda, kisinin neye nekar onem verdigi, ilgi duydugu ve etkilendigi ile paraleldir.

Kisi bu durumda ise, evrensel-insan zihniyetinin dile getiredikleri, kisiye; anlamsiz, gereksiz, luzumsuz, anlasilmayan, bir icerikte gelebilir.

 

Kisi eger bu dile gelenlere bir ego olarak ta rahatsiz olursa ve yanit verme geregi duyarsa, yaniti; kisisel, duygusal, yazarin kisiligine ve kimligine yonelik bir satasma, atisma olabilir.

 

Bunun bir nedeni de, dile gelen yazinin; kisinin, aklin inandigi ideolojik dogrusu olarak savundugu, sahiplendigi, sabitledigi ve korumak istedigi bir; deger, veri ve tabu olmasi bir ideoloji, inanc icermesidir.

 

Kisi, dile gelenlerin, onun akilci degerlerine bir saldiri, karsi cikis v.s. olarak algiladigindan, savunu ve koruma mekanizmasini saldiriya donusturebilir.

 

Butun bunlar, dile gelen evrensel-insan zihniyetinin dile getirdigi konu icerik ne olursa olsun, gozlemlenen ve yasanmis olgu ve gerceklerdir.

 

Iste tam da bu nedenden, evrensel-insan zihniyeti dile getirdigi dusuncelerdeki yazi dili ve uslubunda, kisiye yonelik ve onun kendisine kisilik, kimlik degeri yaptigi verileri; hedef almaz, hedef aldigi, ayrimci ve cikarci inanclar, ideolojiler ve onlarin insandisi ve insanlikdisi yonudur.

 

Yani dindari/dinciyi, dinsizi, dini olmayani degil; her turlu dini hedef alir, inaniri, inancsizi degil; inanci hedef alir, tanriya var yok diyeni degil; tanriyi, zihniyetini, tanrilastirmayi hedef alir.

 

Herhangibir konudaki metafizik (ontolojik/teolojik) etik (milli, politik v.s.) isti degil,izmi hedef alir.

 

Hedefi kisiler ve kisilerin sahiplendikleri ve onlarin hak ve ozgurlugu olan yasam ve iliski degerleri degil; kisileri yonlendiren,izmler, inanclar, ideolojilerdir.

 

Kisilere ve kisilerin kendilerine kimlik ve kisilik degerleri yaptiklari her turlu yasam ve iliski degerlerine, her zaman saygili iken; tum insandisi ve insanlikdisi, ideolojileri, inanclari hedef alir.

 

Kisileri, kendilerini ortaya koyduklari gibi algilar ve tanimaya calisir.

 

Kisiler hakkinda, bir etiket ve yorum icerikli damga vurmaz.

 

Kisileri oldugu gibi kabul edebilmenin yaninda, onlarin her turlu ve her konuda degisime ugrayabileceklerini gozlemi ile baki kilar.

 

Tum yazisma amaci, her konuda kisilerle bilgi, birikim, bilinc v.s. alis verisidir.

 

Kendisine ve kisiligine yonenilmedikce, kisilere ve kisilik kimlik degerlerine yonelmez.

 

Sadece gozlemi ile, dusunce dile getirir ve dogal zihniyetin sorununu ortaya koyar.

 

Mudahele, zorlama, degistirme v.s. gibi bir algisi yoktur. Cunku herkesin kendi akli ile kendi degerlerini ve yonunu kendinin belirliyebileceginin bilinc ve farkindadir.

 

Evrensel insan zihniyeti, insanoglu turunun biri olaninin birey bilinci ve bu bilincin evrensel (mekan) ve insansal (tur) butunlugu ile birlestirimidir.

 

Halihazirdaki dogal zihniyet ve onun akilci, dogrucu, sabit, sahipli, kesinlikciv.s. ve insandisi ve de insanlikdisi her konudaki ve her turlu veri, taban, deger ve tabularinin evrensel ayniliktaki yapisini ve isleyisini disaridan bakis acisi ve notr algi ile tum resminin sorunsal icerigini veren; bilimsel ve bilimsel metoda dayanan bir gozlemdir.

 

Amaci, dogal zihniyet ve dogal egosunun bilinc ve farkindalik ile elimine edilmesi ve sifirlanan bu bilginin, insansal zihniyet olarak yeniden yesermesidir.

 

Evrensel-insan zihniyeti, epistemolojinin yapilandirmacilik bilgisini ve bu bilginin, olusturulmuslugunun cozuculugunu ortaya koyar.

 

Evrensel- insan zihniyetinde, insandisi bir yaraticiya, subje ile bezenmis bir objeye, teolojik/teleolojik olarak ihtiyac yoktur. Yani teoloji/teleoloji disidir. Ontolojik kesinlesmis bir tabani oneren bir ideoloji yoktur.

 

Kisaca, fenomenin arkasinda yer alan, insanoglu soyutlamasinin, numenin teorisini verir. Ayrim algisi yoktur, fakat her turlu farkin fark algisi vardir. Bu temelde de hak ve ozgurluklerin karsilikli yukumlulugunu dile getirir. Fark konusunu ve algi ile taninmasini, saygi; kisinin kendisine ve baskasina zarar vermemesini vicdan olarak algilar.

 

Yaptirimi, yonlendirimi sadece kisinin kendi insiyatifindedir. Gozlemini ortaya koyar, o kadar.

 

Her turlu dogal zihniyet verisinden arindigindan, bu verilerden arinamayanlari ve onlarin kendileri icin kimlik ve kisilik degeri haline getirdikleri bu verileri, kisi adina saygi ile karsilarken; bu verilerin, insanoglunun zihniyette insanlasamamasinin onunde nasil bir engel oldugunu dusunce olarak dile getirir.

 

Birey bilinci ilk asamasidir. Bunu bireyci akilcilik, ben, bencillik, bireycilik, bananecilik v.s. ile karistirmamak gerekir.

 

Her konudaki aklin inancsal dogrularini, kabul/red ikilemi ve karsitligi ile degilde; bunlarin insansal zihniyet adina sorununu gozlem olarak ortaya koyar.

 

Evrensel-insan zihniyeti, insanoglu turu birinin, numenal yetisinin insanlasmasina ve evrensellesmesine yonelik, bir metodolojidir.

 

Kisaca insanoglu turunun bolunmez butun parcasi olan birine kendi kendini her turlu numenal yetisini sorgulayarak insanlastirma ve evrensellestirmedeki gosterdigi yol, yon ve yontemdir.

 

Burada gosterilen yol ve yontem; evrensel-insan zihniyetini kaleme alan yazarin dile getirdiklerinin "harfiyen" uygulanmasi degil; sadece bir kisiye boyle bir kapi oldugunun gosrterilmesi ve kisinin kendi her turlu numenal duzeyiyle, bu kapidan haberdar edilmesi ve eger bu kapidan girilecekse de, bunu kisinin kendi algi ve bilgisi temelinde yapmasidir.

 

Bu baslikta, evrensel-insan zihniyetini dusunce ve davranis olarak dile getiren, dogal zihniyetin; dusunce ve davranis olarak sinirlari disina cikan, insanogluna birey ve onun insanligi temelli dusunce ve davranis tarzini tanistiran, dogal dusuncenin her turlu ve her konudaki evrensel ayniliktaki yapilandirilmisliginin, insanoglu dogal zihniyeti ile nasil olusturuldugunu izah eden ve insanoglunun, zihniyet temelli insana ve insanliga bir birey olarak acilan, zihinsel ve numenal devriminin ne oldugunu, nasil olusturuldugunu dile getirecegim.

 

Evrensel-insan zihniyeti, epistemolojinin yapilandirmaciligini, quafelsefesi, serbest dusunce devrimci sorgulama bunyesinde ve bilimsel ve bilissel temelde, insanoglunun sorunlarini dile getirir.

 

Konu ile ilgilenen arkadaslar, dile gelen dusunceler ile ilgili, algilanmayan kisim ile ilgili olarak, bir aciklama istiyebilirler, her turlu soru sorabilirler, katki yapabilirler ve konunun daha detayli sorgulanmasina yardimci olabilirler.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel-insan Zihniyeti

 

Genelde ve bu bolumde cesitli baslik, kavram ve konular da adi gecen evrensel-insan zihniyetinin ne oldugundan ziyade zihniyet olarak geri planda neyin ne oldugunun nasil olusturdugunu ortaya koymasi asil olandir.

 

Bu temelde evrensel-insan zihniyeti ile her turlu degere, konuya, kavrama bakis acisinin belirli temellerui vardir.

 

Bu temellerin basinda yapilandirmaci bilgi gelir. Yani epistemolojik olarak gercekligin yapilandirilmislik oldugu ve yapilandiraninin da insanoglu oldugudur.

 

Bu temelde yapilandirilan gerceklik; gozlem ve yansi veren fenomendir.

 

Burada bu fenomene insanoglu fenomeni de dahildir. Ayrica insanoglu fenomeni sadece diger fenomenler gibi yapilanmaz, ayni zamanda yapilandirandir da.

 

Yani insanoglu fenomeni kendi fenomeni dahil; kendine gozlem ve yansi veren fenomeni yapilandirir.

 

Burada ana fark yapilandirilanin ne oldugu farkidir. Eger yapilandirilan fenomenin kendisi ise; ortada varliksal, fizik otesi, inancsaal ve ideolojik temel ve tabana gore gerceklestirilmis ve dogrulanmis ve de determinist ve indirgemeci olarak sahiplenilmis, sabitlenilmis, mutlak ve kesin kilinmis, ilk, tek kilinmis bir tartisma soz konusudur.

 

Halbuki bilimsel olarak yapilandirilmis olan fenomenin kendisi degil; sadece onun gozlemi ve yansisidir. Yani yapilandirilan sadece bilgidir ve bu bilgi sadece insanoglu beyninin bir urunudur. Basta bu yapilandirma kavramsal bir yapilandirmadir ve soyut olarak kavram yapilandirilan ne ise onun ile somut/soyut olarak ozdeslestirilmistir.

 

Kisaca gozlem veren fenomenin her turlu gozlemi kavramsal bilgi olarak yapilandirilmistir. Bu bilimsel yapilandirma; bilgisel ve bilissel yapiulandirmadir.

 

Ikinci olan bu yapilandirilmis olanin yapi ve isleyisini kokten ve temelden/tabandan algilayabilmek ve bilisselligine varabilmek adina; bu yapi ve isleyisini konu ve kavramina gore once qua felsefesi daha sonra da serbest dusunce ile ortaya koymak gerekir.

 

Burada bireyin qua felsefesine ve serbest dusuncenin bilisselligine kendini eristirmesi ise ancak devrimci sorgulama ve beyninin numenal devrimi ile mumkundur.

 

Iste evrensel-insan zihniyeti kisaca, yapilandirilmisligin yapi ve isleyisini; qua felsefesi ve serbest dusuncenin eliyle cozumu, cikarsamasi ve ortaya konulmasini saglar. Iste bu saglanan aslinda insanoglunu her turlu insanlastirmayan ve kendi boynuna gecirdigi boyunduruk tutsakliginin egosal, duyusal/duyumsal ve akilci insan beynine giydirdigi ve insana yakismayan ve insani ve insanligi icermeyen elbisesidir. Genelde bilincalti sartlanmisliginin yerllesmisligidir.

 

Evrensel-insan zihniyeti devrimci sorgulama ile once bireyin kendini daha sonra da iliskisindeki etrafini sorgulayan ve sorgulatan ve de numenal insanlik adina yenileyen, ilerleten, cagdaslastiran ve cagdas kalmasini saglayan bir zihniyettir.

 

Bu baslikta gecen her turlu kavram, konu, deger v.s. zaten bu bolumde ve sitenin diger bolumlerinde etraflica aciklanmis ve izah edilmistir.

 

Butun mesele algilamak istemi ve algilamanin oneminin bilinc ve farkina varmak ve de bunu her bir beyince sorun algisi temelinde yaspmaktir.

 

Unutmamak gerekirki, eger ortada sorun algisi yoksa, sorgulama da yoktur. Bu da algi ve bilissellik olarak beynin serbest dusunce ve qua felsefesi bilisselligine erisebilmesinin onunde bir engeldir.

 

Yine daha once aciklandigi gibi, evrensel-insan zihniyeti beynin numenal insanlasmasi yolunda bir kapidir. Her beyin kendi beyninin numenal insanlasmasi yolunda kendi yol yon ve yontemini de belirliyebilir. Onemli olan bu yol, yontem ve yonun numenal insanliga yonelik olmasidir.

 

Iste evrensel-insan zihniyeti, heryonuyle fenomenin ne oldugunu ortaya koyma varliksal inancsal ideolojik tartismasina, yani insandisi ve insanlikdisi dogal ve fenomenal zihniyet tartismasina yonelik bir numenal zihniyet alternatifi, yani insanoglu fenomeninin temel ve tabanindaki fenomenin gozleminin bilimsel, bilissel ve bilgisel dile gelmesi ve insanoglu fenomeninin numenal insanlasmasini saglamak icindir.

 

Buradaki numenal numen temelli soyutu degil; beynin fonksiyonu olan numenal yetiyi isaret etmektedir.

 

Evrensel-insan zihniyeti ve her turlu kavramsal ogesini algilayabilmek; onun metafizik, varliksal, fizik otesi, ideolojik ve inancsal bir degerlendirmenin determinizmi ve indirgemeciligi ile mumkun degildir. Yani materyalizm ya da idealizm ile algilanamaz.

 

Cunku felsefi tabani epistemolojiye dayanir, metafizige degil. Ayrica bilissel bilime ve bilimsellige dayanir. Insanoglunu kendi ortaya koydugu fenomenler ile madde ya da kul temelindeki ozdeslestirmesine de dayanmaz. Cunku kendi fenomeni dahil her turlu fenomeni ve gozlemini ortaya koyan faktorun, alternatifsiz insanoglu oldugu ve onun numenal yetisi ve kavrami oldugunun bilinc ve farkindadir.

 

Bu bilinc ve farkindaliklar ve her turlu fenomenal numenal kendilik bilisselligi; metafizigin bunyesinde yer almaz. Cunku metafizik "var, ol ve inan" kokeninden yola cikarken, evrensel-insan zihniyeti epistemolojinin "bil, bildir, belirt, gozlemle, test et ve yanlisla" koklerinden yola cikar.

 

Evrensel-insan zihniyeti her yonuyle cok genis kapsamli bir algi, bilgi, bilinc, farkindalik ve bilisselliktir. O yuzden genel yerine; konu, kavram olarak degerlendirilebilmesi; algilama adina daha tutarli ve yararlidir.

 

O yuzden de sitemizdeki her baslik, konu ve kavram kendi bunyesini aciklama ve algilama adina bir derinlik ve detaya sahiptir.

 

En temeli de fenomenden degil; gozlemden yola cikmasi, fenomen olarak insanoglunu temel almasi ve devriminin de numenal olmasi adinadir.

 

Bu numenal devrim sadece insanoglunu insanlastirmayacak; ayni zamanda beyinin her turlu ufkunu ve insanoglu disinda kalan ve gozlem veren her turlu fenomenin de ortaya koyumunu ve mekansal ve de parcasal fenomenlerin birbirini insanoglu eliyle, adina, ait ve icin numenal zihniyetin devrimi ile yasamak ve yasatmak temelinde degerlendireceginin de bir yol gostericisidir.

 

Hem insanoglu turunun butununu saglama ve hemde her turlu beyin noktalamasinin onune gecme adina ve de yasam ve iliskinin her turlu duzen ve sisteminin insanligi adina cok onemlidir.

 

Cunku insanoglu artik kendi turu bunyesinde her turlu cikarsal savasimi ust/alt dayatimini birakip; yasamina, iliskisine, bilime, bilissellige ve bilgisellige yonelmeli; kendini, mekanini ve de mekandaki baska fenomenleri birlikte yasanacak ve yasayabilen butunun parcalari olarak ele almalidir.

 

Unutmamak gerekir ki, kendi insanoglu varliginin bilinc ve farkina varamayan; baska hic bir seyin de farkinda ve bilincinde olamaz. Sadece yarattigi ideoloji ve inancla zoraki ve sorunlu bir yasam ve iliski ve de duzen kurar.

 

Hani derler ya "kendine hayri olmayanin, kimseye hayri olmaz." Ya da baskalarina karsi bir zihniyetin varligi, once kendi zihniyetinin varliginin bilinc ve farkina varmaktir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel- Insan Zihniyeti

 

Evrensel-insan zihniyeti, insanoglu turu birinin, numenal yetisinin insanlasmasina ve evrensellesmesine yonelik, bir metodolojidir.

 

Kisaca insanoglu turunun bolunmez butun parcasi olan birine kendi kendini her turlu numenal yetisini sorgulayarak insanlastirma ve evrensellestirmedeki gosterdigi yol, yon ve yontemdir.

 

Burada gosterilen yol ve yontem; evrensel-insan zihniyetini kaleme alan yazarin dile getirdiklerinin "harfiyen" uygulanmasi degil; sadece bir kisiye boyle bir kapi oldugunun gosrterilmesi ve kisinin kendi her turlu numenal duzeyiyle, bu kapidan haberdar edilmesi ve eger bu kapidan girilecekse de, bunu kisinin kendi algi ve bilgisi temelinde yapmasidir.

 

Bu baslikta, evrensel-insan zihniyetini dusunce ve davranis olarak dile getiren, dogal zihniyetin; dusunce ve davranis olarak sinirlari disina cikan, insanogluna birey ve onun insanligi temelli dusunce ve davranis tarzini tanistiran, dogal dusuncenin her turlu ve her konudaki evrensel ayniliktaki yapilandirilmisliginin, insanoglu dogal zihniyeti ile nasil olusturuldugunu izah eden ve insanoglunun, zihniyet temelli insana ve insanliga bir birey olarak acilan, zihinsel ve numenal devriminin ne oldugunu, nasil olusturuldugunu dile getirecegim.

 

Konu ile ilgilenen arkadaslar, dile gelen dusunceler ile ilgili, algilanmayan kisim ile ilgili olarak, bir aciklama istiyebilirler, her turlu soru sorabilirler, katki yapabilirler ve konunun daha detayli sorgulanmasina yardimci olabilirler.

 

Ben, acmis oldugum bu koseyi, kendi konusu icinde ilerletecegim.

 

Simdiden bu kose ile ilgilenen yazar arkadaslara tesekkurler.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel-insan Zihniyetinin Asamalari

 

Evrensel insan zihniyetinin iki asamasi var.

 

Birinci asama; degisim, donusum ve baskalasim asamasi.

Ikinci asama; olusum asamasi.

 

Olusum Asamasi.

 

Olusum asamasi, birinci asamanin DURAGAN halini isaret eder. Yani bireyden bagimsiz bir olusmusluk vardir. Bu ister dogumdan itibaren verilen degerler, veriler, tabular olarak algilansin; isterse, soyutlamanin icinde bulundugu asama, dilin, felsefenin, bilimin ve teknigin SU ANKI Epistemolojik gercekligi olarak algilansin.

 

Bu asamada bireyin yapmasi gereken KENDINI OLUSUMA KATMADAN OLUSANI DISARIDAN BAKIS ACISI VE NOTR ALGI ILE GOZLEMLEMEK VE BIR CIKARIM YAPMAKTIR.

 

Bu cikarimin iceriginin kritik, analitik, negatif ve sorunsalin resmi olmasi cok onemlidir. Bunun en buyuk onemi, BIRINCI ASAMAYA GECIS ICINDIR.

 

Sonucta birey birinci asamaya gecemezse, sabitlemis, sahiplenmis, alisilagelmis, yerlesmis ve otomatiklesmis bir zihniyetle, degiseme, donusume ve baskalasima ugrayan soyutlama ve her turlu degisken epistemolojik gercekligin bu asama surecine ayak uyduramaz ve geride kalir. Yani cag disina duser. Bu genel anlamdadir.

 

Ozel anlamda ise, konu tamamen bireyseldir. Ya birey birinci asamaya gecer, Yani birey kendi olusumunu, kendisi kendini sorgulayarak, kritize ederek ve analiz ederek, kendi olusumsal degisimini, donusumunu baskalasimini kendisi saglar; ya da olusmus olan olusum da kalir.

 

Iste bu ozel ve genel anlamlar, bireyin duzeyinin; bilgi, birikim, bilinc, farkindalik, dusunceye yogunlasma, problemin ortaya koyumu, problemin cozumune yonelim v.s. temelinde degisim, donusum ve baskalasimi kendisi saglar.

 

Eger birey olusmuslugun, baskalasim evresinde ise, o bireyi baskalarinin algilamasi, neredeyse imkansizdir.

 

Eger olusmuslugun birey donusum evresinde ise, kendini sorgulamanin en yogun evresindedir ve genelde bireysel bir hareketlilik yasamaktadir.

 

Eger birey olusmuslugun, degisim evresinde ise, hem baskalarinin etkisi/tepkisi altindadir, hem olusmuslugun sabitligine geri donme tehlikesi ile karsi karsiyadir, hem de cok nazik ve kirilgan bir zihniyet donemindedir.

 

Iste bu durumda, bireyin olusmusluga paralelligi normal ve dogal olan siradanliktir.

 

Bireyin olusmuslugu degisime tasimasi, onun en hassas, kirilgan, her yone gidebilecek ve hatta geriye donebilecek donemde oldugunu gosterir.

 

Birey olusmuslugu donusume tasima surecinde ise kendine guveni vardir, ne yaptiginin ve dusundugunun bilincindedir ve degisiminin farkindaligini kendine kendisi yasatir ve baskalarinin da dusunce ve davranislarindan bunu algilar.

 

Birey olusmuslugu, baskalasima tasimissa, hem kendine hem de baskalarina artik yabancidir. Yeni bir kendini olusturma surecindedir ve bu olusturma olusana kadar da kendi kendinle eski yeni mucadelesi vermektedir. Baskalasim olusmussa da, ortada yepyeni bir birey vardir.

 

Iste bir bireyin (birey degisim, donusum ve baskalasim yasayabilmesi icin; birey bilincine ulasmis olmasi gerekir) bu yasami evrensel-zihniyet yasamidir ve bu olunceye kadar surecek olan surekli suregelen bir surectir.

 

Burada birey acisindan en buyuk "sorun" her olusmuslugun hareketlenmesinde, bireyin baskalarindan farklilasmasi, kopmasi ve bu temeldeki yalnizligi v.s. dir. Bunun surekli bir suregen surec bunyesinde oldugunu dusunursen, bireyin devamli bir baskalasim evresinde yasam surdugunu algilarsin. Bu da bireyin bu soyutlamasi acisindan buyuk bir yanlizliktir. Baskalari arasinda yalnizligi yasar ve baskalasimini ortaya koyup koymama secimindeki dusunce ve davranisi, bireyi ya frenler, ya daha da cok yalnizliga iter.

 

En onemli konu ise, bireyin her an ve degisken olarak; sorunlari algilama, soruna yonelme, sorun gormeme, v.s. farkliligindan dolayi; konusuna gore; ayni anda, genelde hem birinci asamanin her evresinde, hem de ikinci asamada oldugu unutulmamalidir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel-insan Zihniyetinin Dusunce ve Mantik Temeli;

 

Kisaca evrensel-insan zihniyetinin algisinin yansima temelini izah etmeye calisayim.

 

Bir, biz variz.

 

Bir de bizim kendimiz dahil yapilandirilmisligimiz var.

 

Yapilandirilmisligimizin, evrensel ayniliktaki yapi ve isleyisi, bizim mankind, insanoglu oldugumuzu ve insanoglu olarak, yapilandirdigimiz yapi ve temelin dogal olarak insandisi ve insanlikdisi oldugunu ortaya koyuyorum.

 

Aslinda kendimiz dahil yapilandirmis oldugumuz bu yapi ve isleyis, human being, yani insan zihniyeti ve onun insanligini tasimiyor ve bir sorun.

 

Ozaman bu sorunu, sorunun dogal insanoglu yapilandirilmisliginin icinde yer almadan, notr algi ve disaridan bakis acisinin, qua felsefesi ile sorunsal resmini vermek gerekiyor.

 

Iste bu biz ve kendimiz dahil yapilandirilmisligin yapi ve isleyis sorununu ve onun her turlu ve herbir insandisi ve insanlikdisi anlam ve icerigini, her turlu yapilandirilmisligin yapi ve isleyis temelinde veren, evrensel-insan zihniyetidir, ana olarak bu sorunu ortaya koyan, 7'li bir yapisi vardir.

 

Basliklar, sifat olarak verilmistir.

 

EVRENSEL; bireyin yasam ve iliskisini surdugu bilinen en genis mekan, bosluk, habitat.

 

INSANSAL;Bunun iki yonu vardir. Birincisi; evrensel mekandaki bir parca olan insanoglu turunun butunu; ikincisi de, bu turun insan oz ve birey gorunusunun dogal dusunceden arinip, tur temelli birliginin, butunlugunun ve beraberliginin dusunce ve davranista insanlasmis bilinci.

 

BILISSEL; Bu da iki turludur. Insanoglunun, soyut metafizik ve etiksel inancsal ideolojik, dogrusal temelli tabu, veri ve degerlerinin ogretisinin ne oldugunu ve nasil olusturuldugunun bilincinde ve farkinda olmak. Insanoglunun, somut bilimsel ve teknolojik verilerinin epistemolojik gercekliginin bilincinde ve farkinda olmak.

 

BILIMSEL; Insanoglunun her turlu inancsal ve ideolojik soyutlardan arinmis, evrensel ve yanlislanabilir, bil kokenli bilgisi ve epistemolojik birikimi.

 

KAVRAMSAL; Insanoglunun, sorusunu var olarak isaretledigi ve yansisini algilayarak kavramlastirip, yansittigi ilkesi. Yani insanoglunun kendi dahil, herseyi ortaya koyumunun ogesi.

 

INSANMERKEZCILIK; Herseyi ortaya koyanin insanoglu oldugu, seyin kendisini ortaya koyamayacagi ve insanoglu olmadan seyin ortaya konamayacagi, ortaya konanin; somut ya da soyut kavram oldugu, turev oldugu ve donuserek ortaya kondugu.

 

Ayrica; insandisi temeller olan; madde ve dusuncenin de hem insanoglunun bir ozelligi, hem de ortaya konan bir kavram oldugu; adi gecenlerin, ortaya konan kavramla ozdeslestigi.

 

EPISTEMOLOJIK; Felsefi konularin, nasil olustugunu, dogal dusunceyi; notr algi ve disaridan bakis acisi ile tum resmini, icinde yer almadan ortaya koyabilme, bilimin anlik siniri, degiskenlik ve surekli suregelen surec, yontemi ve mantigi.

 

Tum bunlar, cok kisa izah edilmistir. Herbiri, istenirse kendi icinde ve bunyesinde detaylandirilabilir ve icerik verilebilir.

 

Goruldugu gibi, evrensel-insan dusuncesinde; insanoglu temelli, yaratilissal ve her turlu yaraticisal, inancsal, ideolojik, dogrusal yanasim ve ayrimci, cikarci, bencil icerik yoktur. Cunku bunlar insanoglu dogal dusuncesinin, insandisi ve insanlikdisi ogelerine aittir.

 

Her hangibir konu uzerindeki bu uc farkli yanasim butununun farklarini asagida bir ozet olarak veriyorum.

 

Evrensel-insan dusuncesi; Birey bilincinin evrensel/insansal/kavramsal/bilissel/bilimsel/insanmerkezci/epistemolojik koklerini temel alan yanasim.

 

Evrensel-insan dusuncesinin, dogal dusunceyi ortaya koyusu;bireysel, epistemolojik gerceklik, notr algi, disaridan bakis acisi, bireysel hak ve ozgurlukler, insansal vicdan (ne kendine ne de baskasina zarar vermemek) ve evrensel saygi(farkin farkina varmak, ne bir farki one cikarmak, ne de bir farki gale almamazlilik etmek-farklarin hak ve ozgurlugu ve esitligi) , cikarsamasal, curutmesel, yanlislamasal, yalanlamasal, tum resim, dusunsel, farkindalik, , antiayrimci, sorgulamali, irdelemeli, cizimsel, sekilsel, yanlamasal v.s.

 

Evrensel-insan dusuncesinin algiladigi dogal dusunce; insandisi, insanlikdisi, yaratilissal (tanrisal,Allahsal, ilahsal, putsal, kutsal v.s.), metafizik, ideolojik, inancsal, dogrusal, determinist, tartismasal, cikmaz, varliksal, varsal, olsal, bireyci akilcilik, ayrimci, cikarci, bencil, etiksel (milli, dini, toresel, ahlaki, geleneksel, tabusal, verisel, degersel, dogaustu, dunya otesi, spekulatif, toplumsal, sosyal, siyasal v.s.), otoriter, gucsel, iktidarsal, totoliter, ikna olma/etme, mudaheleci, psikolojik, karsitli, celiskili, kulaktan dolma, sabit, sahiplenici, kisilik/ kimlik degerli, kesismeli, noktasal, ozdeslestirmeli,tikanik, tekduze v.s.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel-Insan Zihniyeti' nin Bakis acisi

 

Evrensel-insan zihniyetinin bakis acisinin temellerini asagidaki kavramsal, bilgisel, bilimsel, insansal, epistemolojik degerler ve bunlarin qua felsefesi, yaspilandirmaci epistemolojisi ve serbest dusunurlugu ortaya koyar.

 

Evren-Insanogluna, algisal gozlem ve yansi veren ve bilgisel temelde kavram ile ozdeslesen, en genis mekanidir. Buradaki mekan, yer, alan, meydan, bosluk, hiclik v.s. olarak adlandirilabilr. Ozelligi her turlu insanoglu iradesi, varligi ve zaman dahil; olcumunden bagimsiz ve daimidir. Buradaki daimiligin gecerliligi, insanoglu bildirimi ile kesintiye ugratilir ve bu kesintiyi tekrar daimilige tasiyan yanlislanabilirlik ve daimiligin degisim, donusum, baskalasim ve olusum hali olan yeniligidir.

 

Evren insanoglu dahil cesitli yine insanoglu bilgisi ile adlandirilmis, siniflandirilmis parcalardan olusur. Bu parcalarin hepsi ve herbiri birbiri ile evren butunlugu ve bunyesinde ic icedir. Insanoglunun kendisi dahil; bu parcalar mustakil var olan varlik temelinde fenomenal olarak farklilasirlar ve her birinin degisim, donusum, baskalasim ve olusumu sadece evren butunlugu bunyesinde degil; kendi mustakil var olan varlik bunyesindedir.

 

Insanoglunun bu butunlukteki bir parca olarak hem butunu, hem kendi parcasi fenomeni, hem de diger parcalar fenomenleri insanoglu algi, bilgi ve kavrami temelinde ortaya konumu, insanoglunu bu parcalar ve fenomenler arasinda bildirici, belirtici ve ortaya koyucu faktor olarak ve epistemolojik olarak alternatifsiz ve rakipsiz kilar.

 

Iste buradaki insanoglunun bu numenal/kavramsal farkinin belirleyicisi ve belirticisi, kesinti ve bu kesintinin gecerliligi ve yanlislanabilirligi ve yenilenebilirligi temelindedir.

 

Butun bunlar, insanoglu temelli bildirim ve belirtim olarak ozetlenirse;

Daimilik, daimiligin kendi bunyesindeki parcasal degisimi, donusumu, baskalasimi, olusumu, kavramsal kesintinin olgusal gecerliligi, gozlemsel yanlislanabilirligi ve bilimsel yenilenebilirligidir.

 

Buradaki aciklamalari x ve y yapilandirilmisligi olarak aciklarsak;

 

X daimiliginin-parcasal (X' in dortlu gorunusu) degisimi, donusumu, baskalasimi ve olusumudur.

 

Y kesintisinin-Kavramsal (Y' nin uclu goruntusu) gecerliligi, yanlislanabilirligi ve yenilenebilirligidir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel-insan Zihniyetinin Soylevi

 

Evrensel-insan'in INSANSAL ZIHNIYET ve bu zihniyetin KENDIBILINCInin soylevi ve tum dile getirdiklerine, temel teskil eden, SOYLEV asagidadir.

 

KIM (insanoglu turu ve biri) in SOYUTLAMASI (dusuncesi, hareketi, enerjisi, zamani, dili, felsefesi, bilimi, inanci v.s.) NE (soyut/somut, oznel/nesnel, ozel/genel, ozsel/gorunussel, icsel/dissal) dir.

 

NE de, SADECE (epistemolojik olarak) KIMin KAVRAMIYLA IFADE EDILIR.

 

Bunu once formule edelim.

 

KIM-X

SOYUTLAMA-X

KAVRAM-X

NE (Sey)-Y

 

X- karakter, oz, oznel, dogal v.s. olarak;

IKILEM-XX- insanoglu TURU ve BIRI

KARSITLIK-KENDISI (turu ve biri), KARSITI(Kendi dahil, kavram ile ifade edilen herbir NE.

 

Burada, KIM, NEye karsittir. ve KENDISINI KARSITLIK OLARAK olusturur. Kim ile Ne arasindaki bag/iliski de, SOYUTLAMA OLARAK KAVRAMDIR.

 

Burada, NE; TEK, BIR olarak, Ikilem ve Karsiti (y)

KIM; POZITIF olarak, karsitlik ve kendisi (x)

Tek (bir) ve pozitif te, IKILIK olarak NOKTA (Kavram) dir.

 

Bu temelde x-ikilem, karsitlik, kendisi, karsiti (dortlem);

Bu temelde y-bir, pozitif, nokta (uclem) dir.

 

Ifade edilmis, kavram; ifade edilmeden once bir YEDILEM, yani x-4+y-3=7 olusturur.

 

Dolayisiyle, KIMIN SOYUTLAMASI NE, ortaya konmadan (isim, tanim, tarif, varlik v.s.) once, yapilanmis KOKENIN YEDILEM TEMELINE dayanir.

 

NEnin ne oldugunun ortaya koyumu, ve bu ortaya koyumdaki UCLEM TEMELINDEN, hangi temelin temelinde ortaya koyum ise, metafizigin varligin ne oldugu tartismasidir. Bu temellerden (madde, dusunce, kavram), hangisi bir tek temel olarak ortaya atilirsa atilsin, hem butunu veremez, hem ayrimciliktir, hem de diger iki taban ile surekli suregelen bir surec icinde, kisir dongulu bir tartisma icindedir. Yani, tartisma, uclu temelden, hangisinin tek, ilk, once, gercek v.s. olarak NEyi ortaya koydugu tartismasidir.

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel-insan Zihniyeti Bilisselligi

 

Bunca yillik forum ve forum disi yasam ve iliskilerimde, 1994 yilindan beri kendi bireysel ve numenal insanlik adina gelistirdigim dile getirdigim, surekli suregelen bir surec temelinde de daimi olarak sorgulamakta oldugum evrensel-insan zihniyeti beyinsel, dusunsel ve davranissal kullanim ve paylasimini; kendi bireysel yasam ve iliskimin gelistirmesi temelinde aciklayacagim.

 

Burada onemli olan gelismenin benim bireysel olarak nasilsaglandigi degil; gelismeyi getirecek olan dusunsel dusunmenin ogelerinin neler oldugudur.

 

Sonucta her bir beyin eger evrensel-insan zihniyetini algilamak, kullanmak ve paylasmak ister ise; bunu kendi beyninin kendi eliyle yonlendirmesi ile yapacaktir.

 

Bilindigi gibi dunyanin hangi cografya ve toplumunda dogulursa dogulsun, dogan icin hazir onu bekliyen bir sistem, duzen ve her turlu degersel, verisel ve tabusal olumlu ya da olumsuz ondanb istenecek olan ve onubekliyen yonlendirim ve yaptirimlar vardir.

 

Iste dogan bir insanoglu biri, beyninin 3 yasindan itibaren suur algisi olarak egosal, duyusal, akilsal temelde kendini gordugune gore yonlendirmesinin asamalari asagida siralanmistir.

 

Bunun ilk asamasi, kavram, konu olarak bir degerin, verinin ve tabunun gorsel olarak; uygulanisi, savunusu; ya da uygulanmayisi karsi cikisi olacaktir.

 

Iste bu sahiplik ve sabitlik temelindeki beynin ilk bilincalti tepkisidir ve bunun sartlanmasi otomatiklesmesi yerlesmesi ve alisilagelmis bir sekilde sistem ve duzenin de yonlendirim ve yaptirimiyla yasam ve iliskinin temeli haline gelmesi kaciunilmazdir.

 

Ne yazikki cogu beyinler bu yasam ve iliskinin sinirini asamadan ve disini tadamadan yasamlarini yitirmektedirler.

 

Halbuki kisinin bilhassa 16 yasindan sonra bireysellesme yolundaki mucadelesi bundan sonra baslayacaktir.

 

Bunun ilk asamasi, aslinda savunulan ve karsi cikilan her ne ise onun aslinda sabitliginin ve sahipliginin farkina varma ve onu algilama olacaktir. Iste bu asama farkindalik asamasinin bilgilenmenin asamasidir. Iste bu asama yapilandirilmisligin farkina varma ve algilama asamasidir.

 

Bu samada kisi savunu karsi cikisin bir sorun oldugunu algilamas ve kendisini bu sinirlamaya mahkum eden degeri, veriyi ve de tabuyu ve onun ne oldugunu aramaya koyulmustur. Kisice bu bir yerde algilandiktan sonra; arinma/kurtulma asamasina gecer. Bunun da yapilabilmesi adi gecen ve sabitlenilen sahiplenilen kavram her ne ise onun serbeste ermesi, notr algisi ve disaridan bakis acisi ve beyinde sinirlarinin ortadan kalkmasi anlamindadir.

 

Boyle bir durumda iki yol vardir. Bananecilik ve bireycilik. Her ikiside artik o konu ya da kavramin gereksizligi, luzumsuzlugu, asnlamsizligi algisini vererek; ya kisiyi bananecxi yapar, ya da kisiyi bu alginin kendi cikarina kullanmasina yonlendirerek bireyci akilci yapar. Yani kisi bu algisini kendi egosal ve duygusal cikari adina her iki savunu ve karsi cikis olarak kullanir.

 

Yeri gelmisken emperyalist zihniyetin bugun tam da yaptigi ve her iki kutbu carpistirarak kendi cikarini one cikardigini soyliyelim.

 

Iste bir bireyin kendini ve iliskilerinde etrafini insanlastirma algi ve donemi de bu asamadan sonradir. Iste bu asama kisinin hem kendibirinin hem turunun varliginin farkindaliginin yaninda bilincinin algisi asamasidir. Iste bir yerde qua felsefesi denilen bu asama bilincin bilissellige yukseldigi asamadir.

 

Bu asamada artik her turlu sorgulama/sorgulatma, curutme, cikarsama ve ortaya koyma yapilasndirilmis her turlu sorunun yapilandirilmisliginin cozumu asamassidir.

 

Bu asamada birey bireysel olarak numenal insanlik yolunda sadece kendisi degil; baskalarinin da bu yolu elde etme adina sorgulatmasi duzeyidir. Cunku yasam ve iliskileri artik numenal insanlik yoluna yonelmis; beyni, dusunmesi ve her turlu numenal yetisi bunun icin isler hale gelmistir.

 

Kisi devrimci sorgulama adina, artik sonu gelmez, sinirlanamaz, noktalanamaz ve daimi bir dusunme ve numenal yeti gelistirme yasam ve iliskisini araliksiz kendi bireysel olumune kadar surdurecektir.

 

Cunku burada artik bireyin bireyselliginden ziyade insansal ve evrensel numenal insanlasma ve insanlastirmasi soz konusudur.

 

Iste artik kisinin iki yasam ve iliskisi vardir. Birisi kendi icin olan , digeri turu ve de fenomenal olarak algi veren hersey icin olan yasam ve iliskisi.

 

Burada da kendi icin tek bir yonlendirim ve yaptirim soz konusudur. Yasamak ve yasatmak. Buradaki yasatma herkesin nasil yasamak istediginin algisi ve bilisselligidir. Yani bir hak ve ozgurluk ihlali, mudahele, baski, zorlama v.s. gibi bir guc, otorite algisi icerigi yoktur.

 

Burasi detayli olarak "giris" basliginda da aciklanmistir.

 

Simdi bu yazilanlari kisa ve oz olarak siraliyalim.

 

Savunu/karsi cikis-sahiplik/sabitlik temelinde ve bilincalti sartlanmisliginin alisilagelmisliginde- bilincsiz noncognitivizm

 

Sorunun Farkindalik asamasi- Yapilandirilmis sorun-Farkina varma, bilgilenme,

algilama, arinma/kurtulma, notrluk, disaridan bakis acisi, gereksizlik, luzumsuzluk, anlamsizlik-bananecilik/bireycilik-cognitivizm-serbest dusunce

 

Sorunun bilisselligi-Bilinclilik, sorgulama/sorgulatma, curutme, cikarsama, ortaya koyma-insansal/evrensel-qua felsefesi-Yapilandirilmisligin cozumu

 

Evrensel-insan zihniyeti-Yukaridaki her bir asamanin daimi olarak dusunsel ve davranissal dusunmeye ve numenal yetiye tasinmasi, yukaridaki her bir asamanin cozumu, aciklamasi, izahi-Bilgisel, bilissel ve bilimsellik.

 

Bu zihniyetin daimi olarak insanlasarak ve insanlastirarak kullanim ve paylasimi.

 

Bu baslikta yazilan ve verilen her bir ogenin, bilginin, aciklamanin uzerine ciltler yazilabir ve her beyin kendi evrensel insan zihniyetini kendi bilisselligi ile gelistirebilir, kullanabilir ve paylasabilir.

 

Bu bir yerde evrensel-insan zihniyetini vucuda getiren dile getiren evrensel-insan lakabinin ve bireysel kisiliginin kendi icin aldigi ve almakta oldugu bir yoldur.

 

O yuzden burada yazilanlarbir yonlendirim ve yaptirtim olarak degil; bir birin kendi kapisi olarak algilanmalidir. Sonucta her bir bir, kendi beynini kendi yonlendirmesinden kendisi sorumludur. Hani bir deyis vardir. Herkes yogurt yer, fakat "her yigidin yogurt yeyisi farklidir"

 

Iste burada yazilanlar yogurt yemek uzerinedir. Herkes yogurt yemek istediginde baskasini taklit etmek yerine, kendi yogurt yiyisini kendi ortaya koyabilir ve uygulayabilir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

X ve Y evrensel kullanim sembolleridir. Bu semboller insanoglu yapilandirilmisligin her turlu yapi ve isleyisinin kokenini ve temelini teskil eder.

 

Bu iki sembolun, insanoglu yetisini kavramsalbilgi olarak ortayakoymasindaki tabani matematiksel olarak; x'in fonksiyonu=y ve y sadece x'e gore ifade edilir ile; kromozomlarin codlanmasi temeline dayanir.

 

Bu kodlanmadan, evrensel-insan zihniyetinin cikarimi yiki x i tasir, x bir x ve bir y tasir seklindedir.

 

Bu temeldeki X ve Y iliskisi;

 

X Y Iliskisi

 

x-y nin ilk algisi karsitlik demektir.

 

Ikinci algisi; y x in fonksiyonudur.

 

 

Ucuncu algisi; y ancak x e gore ifade edilir.

 

 

Dorduncu algisi; y x karakteri gosterir.

 

 

Besinci algisi; y nin kendisi yoktur.

 

 

Altinci algisi X hem kendini hemde y yi tasir.

 

 

Yedinci algisi; y sadece iki x tasir, kendisini tasimaz.

 

 

Sekizinci algisi; sey y ile ifade edilir.

 

 

Dokuzuncu algisi; y bir uclem, x bir dortlemdir.

 

 

onuncu algisi; x in kendisi yoktur, kendisini y ile ifade eder.

 

onbirinci algisi;y x i tamamlar.

 

onikinci ve siniflama algisi;ERKEK X i, DISI Y yi IFADE EDER.

 

Buna en guzel ornek; insanOGLU (MANkind) daki erkeksel karakter icerigidir.

 

Bu fiziksel gorunumlu erkek degil; oz temelli erkeksellik, erksellik ve erk eksellik anlamindadir.

 

Yani dogal zihniyetin ozu kok ve temellerinin sekillenisi erkeksel olarak ortaya konur ve burada erkek=insanOGLU algisi vardir.

 

Buda kadin, disi v.s. nin ayrim farkinin sadece fiziksel oldugunu (goruntu) numen temelinde ve dusunce de ve de soyutlamada disiselligin yer almadigini ve dogal zihniyetin erkeksel oldugu anlamini tasir.

 

Zaten algidaki y nin o yuzden kendisi yoktur ve x karakteri ozu tasidigi ortaya konur.

 

Buna ingilizceden ornek verirsek; man, human, woman (erkegin geldigi yer, womb) male, female orneklerdir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Data Nedir?

 

"Data, aryan kokeni "da" vermek fiilinin, "toplam, ilk verilen" anlamini tasir.

 

Simdi bu datanin bir tumunun analizini yapalim.

 

Eger ortada bir data varsa, o zaman bir veren vardir-QUI

Eger ortada bir data varsa, uzerine data verilen vardir-QUA(OLARAK)

Eger ortada bir data varsa, bunun bir ortaya koyumu vardir-QUIDITY

Eger ortada bir datayi veren varsa (QUI), bunun bir kendisi vardir-SUI

Eger bir kendisi varsa, bunun bir nedeni vardir-CAUSA SUI

Eger bir kendisi varsa, bunun kendisinin bir cesidi vardir-SUI GENERIS

Eger ortada olan bir sey varsa (QUIDDITY), Bunun bir karakteri, ozu, niteligi vardir-QUALITY

Eger ortada bir sey varsa (QUIDDITY), bunun bir gorunumu, niceligi vardir-QUANTITY

 

Iste eger ortada QUIDDITY olarak adlanan bir data varsa, bunun kimi (QUI), Kiminin ne si (QUA), nesinin niteligi (QUALITY) ve niceligi (QUANTITY) kiminin kendisi (SUI), kendisinin nedeni (CAUSA SUI) ve kendisinin cinsi, cesidi (SUI GENERIS) vardir.

 

(QUA) yani ne; kendi karakterine/ozune sahip degildir. Ona (QUI) tarafindan verilen ozellige/oze/karaktere sahiptir. Dolayisiyle, qua'nin sui'si qui karakteri/ozu icerir.

 

Iste bu temelde, ne madde, ne de tanri (herturlusu/herbiri ve hangisi ise, onun akilli tasarimciligi) KENDI (SUI) OLARAK KIM (QUI) DEGIL, SEY/NE (QUA) DIR.

 

Iste bu da bize, bir datanin, quiddity olarak qui'sinin yani kiminin SADECE VE SADECE epistemolojik olarak INSANOGLU TURU ve BIRI oldugunu gosterir.

 

Cunku ne (madde, tanri v.s.), kimin (insanoglu turu ve biri) kendi de dahil, ortaya koydugu bir datadir. Bu dataya, kimin kime verdigi data da dahildir.

 

Iste bu yuzden, her datanin, bir qua olarak, data ne olarak ortaya konarsa konsun (quiddity), qui, yani kim tarafindan verilen, bir NICELIK ve NITELIGI

vardir. Burada kim, kendisine de insanoglu olarak bir nicelik ve nitelik vermistir.

 

Iste, hem bir data, hem de qui, kim ozelligini tasiyan, ve epistemolojik gerceklik olarak bilinen, SADECE ve SADECE INSANOGLU TURU ve BIRIDIR.

 

Iste bu temelde, insanoglu turu ve biri; hem bir data, hem bir kendi(sui ve sui generis/causa sui)) hem bir kim (qui), hem bir ne(qua ve quality/quantity) , hem de, ne ise o (quiddity), icerigi, butunu yetisi v.s. olarak TEK VE ALTERNATIFSIZDIR.

 

Iste sorun a, bu alternatifsizligin zihniyet ve ego olarak ortaya konan, dogalligindadir.

 

Demekki, insansal zihniyet ve insanin selfi, yine bu tek ve alternatifsizden, bir alternatif olarak tureyecektir.

 

En azindan, epistemolojik olarak, tum bu ozellikleri, yeti ve icerigi tasiyan, baska bir canli turu, insanoglu turu ve birine alternatif olabilene kadar.

 

Bunun da kim ve ne olabilecegini, bugunden ortaya koymak inanc ve spekulasyondan baska bir sey olmaz.

 

Ama, surasi da kesindir ki; bu alternatif ne bir tanri, ne de bir madde/nesne temelli qua degildir, cunku qua yi ortaya koyan quidir.

 

Eger boyle bir iddiasi olan varsa, madde veya tanrinin, insanoglu ozellikleri icermeyen bir icerige sahip oldugunu ve kendi kendilerini ortaya koyacak bir qui ve sui olduklarini ve insanoglunun ortaya koydugu qua, quality/quantity ile verilenmediklerini kendi lerine ait datalari oldugunu, bilimsel olarak, gozlem, deney v.s. ile gostermesi gerekir.

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Zi (XYxy) Nedir?

 

Zi'in ne oldugunu ve nasil olusturuldugunu size izah etmek istiyorum.

 

Birincisi, Zi; evrensel pragmatikler olarak; kullanimbilimin-Pragmatics- sembolleridir.XY birlikteliginin yazilisi, Zi; okunusu (Zay) dir.

 

Dogal dusuncenin; ne oldugunu, sinirlarini, ctetolojik koken ve temelini; Quiddity temelinde; nasil yapilandigini ve nasil isleyise sunuldugunu anlatan sembollerdir.

 

Bu sembolleri; bu anlamda algilamak icin; dilin noktasal yapi ve isleyisi degilde; konuya cizimselligin gorselligi ile yanasmak gerekir.

 

Zi aslinda; bir X dir. Size soyle izah edeyim. Buyuk bir X harfinin cizimini dusunun ve bu cizilmis X i gorsel olarak ele alin.

 

X in ust iki ucuna, yani bacagina x ve x; alt iki bacagindan, sol bacagina x ve sag bacagina y yazin. Burada sol bacaginin x olmasinin sebebi; grafikteki sol ucun ve dikey cizginin Y olmasindan kaynaklanir. Yani iki x Y yi verir. Buna ileride deginecegim.

 

X i cizimsel ve gorsel olarak ve bir cisim oldugunu dusunerek elinize alin. Bu X in sag bacagindan tutun ve bakin. Elde ettiginiz ust iki bacakli x ve sol alt bacakli x olacaktir. Bunu daha iyi algilamak icin; Buyuk x in sag y bacagini kesip atin. Ortaya bir y cikacak ve bu y nin uc bacagida x olacaktir.

 

Iste bu y X in fonksiyonu olan, x in motoru olan, x in isleyisi, olan ve SABITLENILEN y dir. Daha iyi algilamak icin; bu y nin; kendisinin ortada olmadigini ve y nin kendisinin degilde; X tarafindan ortaya kondugunu, hatirlayin. Iste bu y nin anlami; X in fonksiyonu yani, nicelik olarak; Xin iki iceriginin tek icerige indirgenmesi anlamini tasir.

 

Ayni X i cevirerek x bacagini keserek, y yi ortaya cikarirsaniz; iki turlu y ortaya cikar. Birincisi, ust iki ucu x ve x alt ucu y; ikincisi ust uclardan biri, sol-sag burada onemli degildir, x digeri y ve alt bacak x

 

Iste X in uc cesit y sinin acilimi budur. Birincisi 3x li acilim. Yani iki x in bir x e indirgenmesi, ikincisi 2x 1y li acilim, yani; iki x in, X in sag bacagini olusturan y ye indirgenmesi ve ucuncusu; ust ucu x ve y nin sadece x e indirgenmesi.

 

Bu sekilsel-cizimsel-gozlemsel X ortasina bir y oturtuldugunda, tum goruntusu ile ortaya cikar. Ortaya oturtula y nin motor olarak donebilen bir y oldugunu dusunurseniz. X in uc y sini de kolayca elde edersiniz. Bu arada; gorsellik kolayligi icin X in uc x bacagini siyaha, bir y bacagini da beyaza boyayabilirsiniz.

 

Simdi, daha detayli bu gorselligi izaha calisayim.(Imzadaki sekilsel/cizimsel gorsellik)

 

X yani buyuk X bacaklari olarak ve soldan saga dogru; xxxy olarak cizilmelidir. Ilk iki x ust bacaklar x ve y de alt sol ve sag bacaktir. Ortadaki Buyuk y mizi, yani X in motorunu, fonksiyonunu ve hareket ettiren sabitini ele alirsak; 3 farkli sekillenisini de soyle gozlemleyebiliriz.

 

Buyuk X in (xxxy) y bacagini "kesersek) ana y motorumuz, yani xxx ortaya cikar. Eger motorumuzu dondurerek ve her seferinde bir x bacagini kesip; y sekline sokarak devam edersek; diger iki y miz, birincisi y(xxy), yani ust iki bacak x ve alt acak y, ve ikinci y miz, yani y(xyx veya yxx) olarak, yani ust sol bacak x sag bacak y ve alt bacak x; ya da ust sol bacak y , sag bacak x ve alt bacak x olarak ortaya cikar.

 

Simdi, normal konusma ve noktasal dilimize geri donerek izah edelim.

 

Buyuk X imiz; xx, yani ikilem; xy, yani karsitlik olarak kendini ortaya koyar ve dogal dusuncenin oz, tabiat ve karakterinin sinirlarini verir.

 

y motorumuz ise; X karakterinin, dile gelisi ve sekillenisinin cizimsel ve gorseli olarak; xx, yani ikilemin y ye yani teke ve karsitina, yani nicelik indirgenmesi;

xy nin yani, karsitligin da; pozitife yani kendine, yani nitelik indirgenmesidir

 

Iste bu nicelik ve nitelik indirgenmesi de; qua yani sifatiyla; noktaya, yani kulak dilinin kullanimina indirgenir. Son y miz tek ve pozitifin, noktaya indirgemidir.

 

Seyin "budur" undan yola cikar ve 7 limizi tamamlarsak; diyelim sey "kalem" olsun; dilin noktalamasi temelinde; kalem; noktanin pozitif ve tek aciliminin, yani ucleminin, pozitifin, karsitlik ve tekin ikilem acilimiyla, yani karakteriyle olusturulmustur.

 

Yani sey, ya da "budur" temelli kalem ortaya konmadan once; dogal dusunce bu 7li olusturumun temelinde kalemi ortaya koyar. Burada Kalem somutu yerine; istenirse sevgi soyutu da "budur" temelinde ele alinabilir. Cunku; dogal dusuncenin evrensel ctetolojik quiddity sinin yapilanisi ve sekillenisinde "budur" ister somut, ister soyut olsun sonuc degismez. Ayni yapi ve islerlik gecerlidir.

 

Iste "budur", yani seyi; ne olarak olusturan isimlememizden onceki 7 limiz. sekillenis olarak ve noktalanma temelinde; tek, ya da bir, pozitif ve nokta; karakterimiz, tabiatimiz, ozumuz ise X temelli; ikilem ve karsitliktir.

 

Iste soyut ya da somut olsun her seyin "budur" u bir uclem ve karakter olarakta bir dortlem, yani bir 7 lemdir.

 

Iste bu 7 lem; dogal dusuncenin evrensel ve ctetolojik koken ve yapilanisinin ve sekillenisinin ve dusunceye sunulusunun quiddity yi "budur" yapan ogeleridir.

 

Tum sorun, tartisma, cikmaz, mucadele, dogruluk, v.s. de iste bu 7 lemin; noktasal dil yapisini cizimsel ve gorsel kullanilamamanin bir sonucu olarak ortaya cikar. Cunku kulak ve noktalama dili; insanogluna boyut olanagi tanimaz. Yani dogrulugun, dogru ve yanlisini bir arada noktalama ve kulak dili yoluyla ortaya koyamazsiniz. Ancak tekini koyabilirsiniz. Bu da hangi teki olursa olsun; diger teki goz ardi eder ve diger teki ortaya koyanla da tartisir.

 

Iste bu da iletisimin; iletimsel ve tek tarafli, noktalamasal iceriginin bir sorunudur.

 

Insanoglunu bu sorundan tamamen kurtaracak olan; cizimsel-sekilsel-gorsel bir dilin boyutsal iletisiminin yaratilmasidir.

 

Bu konuda bilimsel-felsefi-linqual-etimolojik calismalar var.

 

Iste kulak dilinin bu noktalamasal isleyisinin sorununu gorebilmek te; farklarin farkina varabilmek ve quiddity'nin ikinci anlami olan; tartismanin "gereksizligini" gostererek, cikarsama yollu curutmek metodudur.

 

Bu da dogal dusuncenin; 7 leminin disindan bakis acisi ve cikilamiyan zaman da da; notr alginin uygulanisidir.

 

Cunku pozitif dogrular arasi yapilan ideolojik/inancsal/ zamansal/yaratilissal/insandisi/insanlikdisi/ayrimci/ yanasim; sadece sorun, guc, otorite, iktidar, bireycilik, cikar, kesmekes, celiski, spekulasyon, doga ustuluk, dunya otelik, ve ikna olma-etme de baska bir acilim getirmez.

 

Bu ne bilginin ve bilimin ilerlemesini getirir; ne de insanoglunu dusunce ve davranista insan yapar. Sadece pozitif dogrular temelli ispatlar, kanitlar; ya da inancsal temelde dogrular/yanlislar/varlar/yoklar.

 

Bu yazi; evrensel-insan dusuncesinin; birey eliyle, evrensel/insansal/kavramsal bakis acisinin ortaya koydugu sorunun her turlu koken ve temelinin izahidir. Algilanmasi, kavranmasi "zordur" ama; yeterki ilgi-etki-onem temelinde; algilanmak ve kavranmak istensin.

 

Evrensel-insan; dusuncesinin kavranmak ve algilanmak isteyen her bir kismini; soruldugunda yada deginildiginde; birey eliyle aciklamaktan, bikmaz ve usanmaz.

 

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Quiddity of Zi (XYxy)

 

Basligin ingilizce olmasinin sebebi; Quiddity kavraminin, aciklanma ihtiyaci oldugudur. Cunku Turkce de bu kavramin aciklanisi, pek te icerigini vermemektedir. Once basligin turkcesi; Zi (XYxy)'in Quidditiy'si. Gorulecegi uzre; sadece tamlamanin aciklamasi yapildi.

 

Quiddity kavraminin; iki farkli tanimi vardir. Bunlardan birincisi;;" tartismadaki, gereksiz detaylari ve itirazlari ortaya koyarak; tartismadan kurtulma", diger anlami da; " iddianin, tezin, savin v.s. alisilmis, yerlesmis sabitlesmis, elde edilmis v.s. mucadelesi, tartismasi, cekismesi v.s. Bu tanimlarda v.s. ler; her kelimenin anlaminin olabilecegi ve benzer bir kelime kullanilabilecegi icindir.

 

Ikinci tanimi da; "seyi, 'ne', yani "budur" olarak ortaya koymanin ozu/seyin oz tabiati" ya da; Seyi, "budur" yapan ne ise, o" anlami vardir.

 

Quiddity'nin iki farkli tanimsal anlamini verdikten sonra; bildiginiz gibi; Zi (XYxy), okunusu, zay; evrensel pragmatiklerin dogal dusuncenin ctetolojik koken ve temelini veren, sembolleridir.

 

"Quiddity of Zi" in; iki ana dali vardir. Bunlardan birincisi;causa sui dali; digeri ise Qui dalidir. "Causa sui""Kendine ait cinsinin/cesidinin nedenselligi demektir.

 

Bu arada nedensellik; felsefenin; etioloji adi altinda ortaya konusudur.

 

"Causa Sui" dalinin;self, yani kendi ve counterself, yani; hem karsi, hem de tamamlayici kendi kollari vardir.

 

Counter- on ekini algilamak icin, soyle bir ornek verebiliriz. Eger seyin selfi erkek ise; counter self, disi olur. Ama; ayni zamanda, hem erkegi disi ile tamamlama vasfiyle insanogludur.

 

"Quiddity of Zi" in ikincisi; qui, yani kimdir.Qui de; Qua, yani sifatiyla; quantity, yani nicelik ve quality, yani nitelige ayrilir.

 

Eger butun bunlari siralarsak;Zi (XYxy)'in Quiddity'si; hem kendine ait cinsinin nedenselligi; hem de kim? sorusunu icerir.

 

Bu arada; kim sorusunun, linquistics koken olarak; tum sorularin ilki oldugunu da hatirlatayim ve cevabinin da, yine etimolojik temelde, ingilizcedeki ucuncu erkek sahis eki olan "he" oldugunu belirteyim. Yani, erkek, o.

 

Burada Zi; nedenselligi aciklayan gorevi uslenir. Cunku; Qui, yani kim sorusu ve cevabi; quiddity'nin oz tabiatinin karakterini verir. Bu karakterde; qua, yani; nicelik, nitelik sifatiyla; karakterin olusumunu, sekillenisini verir.

 

Daha once de izah ettigim gibi; sekillenis; Y uclemi; yani bir pozitif noktadir. Buradaki, bir, niceligi; pozitif, niteligi nokta da causa sui yi ve onlarin nitelik ve niceligini verir.

 

Buradaki X sekillenisin karakteri olarak; bir niceliginin ikilemini ve pozitif niteliginin karsitliligini verir. Iste causa sui'nin de; nicelik ve nitelik indirgenmesi, dilin kulaga hitabindan dolayi, noktasal yapisinin; ikilemin, tek ile; karsitligin da;ister kendi, ister karsiti olsun, sonucta pozitif ile noktalanisi ve bu iki noktalamanin,yani; tek (bir) ile pozitifin boyutsuz noktada ozdeslesmesidir.

 

Burdan da Zi'in 7 lisi ortaya cikar. ikilem, karsitlik, kendisi, karsiti, bir, pozitif ve nokta.

 

Iste bu 7 li de; dogal dusuncenin, evrensel ctetolojik yapilanisi ve sekillenisinin koken ve temelini olusturur. Bu da Zi'in yukarida iki farkli anlamiyla aciklanan quiddity'sidir.

 

Dolayisiyle, dogal dusunce daha dillenmeden; sorun koken ve temeli uzerine kurulmustur. Her dillenisi de; tartisma, mucadele, atisma, satasma, v.s. kisaca SORUNun dile getirilisidir.

 

Cozum ise; hem bu sorunun icinde yer almadan ve tum resmi ile ortaya konabilmesine, hem de ortaya konan soruna; disaridan bakilarak, notr yanasilmasina baglidir.

 

Iste dogal dusuncenin, degismez ve sorgulanmaz, postulati, maximi, axiomu belgiti v.s.; yaratilissal/inancsal/ideolojik/dogrusal/insandisi/insanlikdisi/ iceriginin; bencil/cikarci/ayrimci/guc/otorite/iktidar yansitmasidir.

 

Zi'yi kavramak ve algilamak; birey bilincinin insansal/evrensel/kavramsal/epistemolojik/bilissel/birey-insanmerkezci dusunce ve davranisidir.

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Insanoglu Turu ve Birinin Uclu Alternatifsizligi

 

Insanoglu turu ve birinin, kendi disinda kalan, diger canli/cansiz parcalar ve butun temelinde, uclu yetiye sahip tek tur oldugunu ve alternatifinin bulunmadigini ortaya koyacagiz.

 

Bu alternatifsizligin temelini SOYUTLAMA YETISI teskil eder. Bu soyutlama yetisi de, insanoglunun beyninin !? isaretleri olan "var" algisinin, sorusuna ve cevabina dusunce olarak "gebe kalip" bu gebeligin sonucu, soru ve cevabin kavram olarak dogmasidir.

 

Simdi buradan insanoglunun bu uclu soyutlama yetisine ve onun soyut/somut temeline bakalim.

 

"!?" yu beyni ile algilayan, dusunce olarak gebe kalan ve dogumu kavram olarak yapan, KIMDIR? Bu soruya, insanogluna bir alternatif olarak cevap vermek mumkunmudur?,

 

Hayir, epistemolojik olarak mumkun degildir. Cunku, henuz soyutlama yetisi olan baska bir kim yoktur. Yarin, insanogluna en yakin tur olan maymun turunun boyle bir yeti kazanmasi ve insanogluna alternatif olarak soyutlama ortaya koymasi; bilimin ve bilimselligin calismalari temelinde ve maymun turunun evrimsel olarak gelisesi temelinde, kesin olarak olumsuz bir cevap vermek ve konuyu sonlandirmak mumkun degildir.

 

Bu kim, ayni zamanda, verdigi tum cevaplarla, kendi turu de dahil olmak uzere, ne yi ortaya koymaktadir. Peki insanoglu turunun, bir ne ortaya koyucu olarak alternatifi var midir?, Cevabimiz gene, epistemolojik olarak, "hayir" olacaktir. Sonrasi ise, her turlu gelisimin insanoglu disinda bir NELEME yetisi olacaktir.

 

Peki, insanoglu bir kim olarak ve alternatifsiz kim olma temelinde, yine alternatifsiz ne yi ortaya koyan olarak, bunu nasil basarir?

 

Iste buda, insanoglu soyutlamasinin, soyut temelini veren, kavramlastirma, KAVRAMI, KIM ILE VE NE ILE OZDESLESTIRME temelindedir.

 

Iste insanoglunun, hem nesnel, hem de oznel temelini veren, kavram ile ozdeslestirme yetisi, epistemolojik olarak alternatifszdir.

 

Bu alternatifsizligin algilanamamasinin altinda, insanoglu turu ve biri faktorunun algilanamamasi ve insanoglunun kim olarak ve ne olarak ortaya koyduklarinin, sanki kimin ve nenin kendi adina kendini, insanoglu turu ve biri disi, baska bir guc veya faktor olarak ortaya koydugu izlenimi verir.

 

Iste b insandisi temelli izlenim, insanoglunun kendi kendisini "kandirmaktan" baska bir icerik tasimaz.

 

Sonucta "doganin kanunu budur, dogal olan budur" derken, aslinda " ben (insanoglu turu ve biri) doganin boyle bir kanunu oldugunu ortaya koyuyorum, dogal olarak ortaya konan bu durum, benim (insanoglu turu ve biri), ortaya koyumumdur" dediginin henuz, bilincinde ve farkinda degildir.

 

Cunku, ne doga; DOGALLIK OZELLIGINE VE OZNELLIGINE SAHIPTIR, NE DE "BEN DOGAYIM" SEKLINDE KENDI KENDINI ORTAYA KOYABILECEK BIR KONUMDADIR.

 

Burdan, dogalligin, dogaya insanoglu monologuyla verilen ve insanoglu turu ve biri ozelliklerini tasiyan bir oznellik oldugu, doga, nin da; insanoglu var temelli !? isaretinin, cevabi olan bir kavram oldugu ortaya cikar.

 

Buradan da, varinin yansisi algilanan ve algisi, kavram ile ozdeslestirilerek yansitilan "Doga" EKLENTISI yetmiyormus gibi, bir de buna oznel ve insanoglu ozelligi olan DOGALLIK ICERIGI EKLENMISTIR.

 

Buradan da, insanoglunun gorunussel nesne eklentisinin, ilk el eklenti, onun gorulmeyen, ozsel eklentisinin de ikinci el eklenti oldugu ortaya cikar.

 

Bu temelde de, ideolojik inancsal dogrularin hepsi, ilk el degil; ikinci el eklentilerdir. Ilk el eklenti algilanmadan ve farkina varilmadan, ikinci el eklentiyi algilamak ise, mumkun degildir.

 

Iste bu temelde, once ILK EL EKLENTI OLAN NESNE ALGILANMALI KI, IKINCI EL EKLENTI OLAN OZNENIN ALGILANMASI MUMKUN OLSUN.

 

Tabi buda, oznelligin, yaraticiya verilmesi, ya da nesne ile ozdeslestirilmesi, yapilmaz ise, mumkundur.

 

Yoksa, nesnel, ya da oznel tanrilastirma kacinilmazdir. Yani, alternatifsizligi, epistemolojik olarak algilayamama.

 

Tabi bu arada, insanoglu turu ve biri faktorunun, bu temelde, ve dogal zihniyet ve dogal egonun eliyle, teslimiyeti temelinde, TANRILASTIRILMASI DA; yapilacak, en son "hatadir"

 

Sonucta, tanri, tanrisal dusunce degil; tanrisal zihniyetin, bilinc alti yerlesiminin olumlu/olumsuz yonlendirimi KENDI TURU VE BIRINI KENDI ELIYLE TANRILASTIRMA durumundadir. Tabi, dogal zihniyetin ve dogal egonun, bilinc alti yonlendiriminin "son duragi olarak"

 

Sonucta, insanoglu turu ve birinin, dogal zihniyet ve dogal egosunun, bencil, ayrimci, cikarci v.s. temelinde guc ve otorite yoluyla tanrilastirilmasi, ROBOT BIREYLER VE ITAAT EDEN CEMAATLER anlamini tasir. Bu da, insanoglu turu ve birinin, sahip oldugu vucudunu, yonlendirilen dusunce ve davranis ile, kendi istedigi gibi degil; kendinden istendigi gibi, yonlenmesidir.

 

Iste BIREY BILINCININ onemi burda, bir kez daha ortaya cikmaktadir. Cunku alternatifsizlik, epistemolojik olarak, insanoglu turu ve birinin disindadir. Ama, insanoglu turu ve biri kendi bunyesinde, bu her turlu tanrilastirma zihniyetinden, kendinden istendigi gibi degil, kendi istedigi gibi kendini yonlendirerek, kurtulacak ve arinacaktir. Iste bu INSANSAL ZIHNIYET alternatifi, yine insanoglu turunden cikacaktir, daha once epistemolojik olarak bir maymun turunden, cikmaz sa!

 

Belki de, bir maymun turunun soyutlama yetisine sahipligi, tarihsel olarak; tum insanoglu turunu birbirine baglayacaktir ve insanoglu kendi turu ici "cekismeyi, yarisi, ust/alt iliskisini ve biri birini teslim almayi, biri birine hukmetmeyi, yonlendirmeyi v.s." birakacaktir, kim bilir!

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel-insan Dusuncesinin, Dogal Dusunceyi Ortaya Koyusu

Insanoglunun tek dusunce sekli olan dogal dusuncenin yapilanisini, sekillenisini islevini ve islerligini tum ogeleriyle birlikte aciklayalim.

 

Dogal dusuncenin ogeleri; evrensel pragmatiks sembolleri olan X ve Y dir.

 

Dogal dusunce X /islevini/yukumlulugunu/gorevini,, Y /sifatiyla/olarak yerine getirir.

 

Y sadece X /egore/acisindan/bakimindan, //belirtilmis/dillendirilmis/ifade edilmis/tir.

 

Dogal dusunce ile ifade edilmis A (ki burada A soyut/somut/oznel/nesnel herhangibirseydir)'ya gelince;X acisindan, Y sifatiyla isler durumda kilinmistir.

 

Buradaki A nin X acisi, Anin ikilemi, yani A vardir ve A dir, ile A nin karsitligidir, yani olumlu A ve olumsuz A

 

A nin X acisi, Y sifatiyla; A nin ikileminin (A vardir ve A dir), karsiti olarak tek A'ya; ve yine Y sifatiyla, A nin karsitliginin (olumlu A ve olumsuz A) kendisi olarak pozitif A ya indirgenmistir.

 

Pozitif A ve tek A da, yine Y sifatiyla nokta A ya indirgenmistir.

 

Iste, X acisindan ve Y sifatiyla A oldurumu; once ikilemin ve karsitligin tek ve pozitife; sonra da tek ve pozitifin noktaya indirgenmesiyle ifade edilmistir.

 

Dolayisiyle, A yi dogal dusuncenin sekilleyisi/yapilandirisi ve islerlige koyusu, bu 7'li kokendedir.

 

Sorun ise; bu 7'li koken ile olusturulan A nin temelinin ifade edilmesinde ve kisir dongu temelli tartismasinda yatar. Sorunun en belirgin yani; 7'li kokeni oldugu gibi temel almak yerine, temeli sadece dir/dir/dur olarak noktalamaktir. Yani, tum tartisma ve sorun; Koklerden hangisinin temel alinacagi sorunudur.

 

Bu sorunun kokeni de; dil yapisinin noktalamasina ve goz yerine kulaga hitabindan kaynaklanir.

 

Halbuki gozun sekilsel/cizimsel/boyutsal gorme yani ele alindiginda; noktalamanin yerini, yanlama; noktanin yerini de cizgi alir.

 

Iste evrensel-insan dusuncesi, dogal dusuncenin tum kokenini, ancak; cizgileme, yanlama, yoluyla; noktalanan 7'liyi aciga cikararak ortaya koyar.

 

Dogal dusunce; bu 7'li kokeni; tek bir temele indirgeme tartismasini kisir dongu olarak surdururken; evrensel-insan dusuncesi, temelleri veren 7'li kokeni cizgileme/sekilleme/yanlama yoluyla ortaya koyar.

 

Simdi, dogal dusuncenin; kokeni gozardi edipte, kokendeki hangisini temel alma cikmazini/tartismasini ortaya koyalim.

 

A hangisidir? Kendisi mi/karsitimi?

A hangisidir? Tek mi/pozitif mi?

A neyi icerir? karsitligimi/ikilemi mi?

A nin kendisi nedir? monizm mi/dualizm mi?

A hangi monizm dir? soyut mu/somut mu?/oznel mi/nesnel mi?

 

Sorun sadece hangisi ni temel secmekte degil; A var ve A dir da da yasanir.

 

A var midir/yok mudur?

A ..mi dir/degil midir?

A olumlu mudur/olumsuz mudur?

kisaca A hangisi ile ozdeslesir?

 

Bu 7'li koklerden birini temel yapma alisilagelmisliginin sorunu, uzar gider.

 

Halbuki; temel, 7'li koktur. Iste dogal dusunceyi isler duruma getiren bu 7'li kok ortadadir ve bu koklerden hangisi temel sorusu ise; mantiksal degildir.

 

Dogal dusuncenin gercegi; 7 kokle temellenmis olmasidir. Hangisi dogru/iyi/uygun/ v.s. sorusu ve verilen cevabin dogruluguna inanmak ve bu inanci da bir ideolojiye/teoriye oturtmak ise; sorunun gercek kokenidir.

 

Zaten ayrimcilikta; bu 7'li kokun farklarini tek bir farki one cikarmak ve diger farklari yok saymak veya gale almamaktan kaynaklanir. Cunku, bu 7'li koken; noktalama dili yuzunden; bir temelin altinda kaybolmustur da; sorun bu bir temelin hangi temel oldugu sorusuna verilecek cevabin tartismaya/guce/otoriteye/bencillige/inancsalliga/dogrusalliga/ ve cevapsiz kaldiginda da, yaratilissalliga acilmasidir.

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Dogal zihniyet cesitleri/Evrensel-Insan Zihniyeti Bagi/Farki

 

Insanoglunun, tum tarihsel yasam ve iliski suresi boyunca, kok ve temelsel olarak yonlendirip, yapilandirdigi yapi ve isleyisinin cesitleri vardir.

 

Ilki bilincaltidir.

Ikincisi aklin inandigi dogrudur.

Ucuncusu Pozitivizm, yani pozitif dusuncedir.

Dorduncusu modernizmdir (yapisallik, yapilandirmacilik degil)

Besincisi, post modernizmdir (yapisallik ustu, post yapisallik)

 

Evrensel-insan zihniyeti ise, bunlarin disindadir.

 

Simdi sira ile, bu dogal zihniyet cesitlerini aciklayalim. Bunu yaparken de, Tanrilastirma ve tanri ornegini kullanalim.

 

Insanoglu tanrilastirma temelli tanri fikrini ortaya attiktan sonra (bunun nasili mesajimizin konusu degil), bu fikri ortaya atan yerde bulunan toplumun dogan her ferdi, bu dusunce ona vererek yetistirilir. Iste kisinin, bu temelde yetismesi ve bunu sanki programlanmis gibi aynen yasam ve iliskisinde uygulamasi, bilincaltidir.

 

Ikinci asama, kisinin bundan rahatsizlik duymasi asamasidir. Burada da, kisi bu rahatsizligini, ya kendini ikna ederek kendine uygular, ya da ikna edemez ve karsi cikarak kendine uygular. Iste kisinin bilincalti ile bilincsiz bu cabasi, aklin inandigi dogrusudur.

 

Ucuncusu, yani pozitivizm; aklin inandigi dogrusunun, ister bilincalti verilen olsun, ister, kisinin buna karsi cikarak dogrulamasi olsun, ortada bir savunu ve "baskasini kendi gibi dusunmeye ikna etme" mucadelesi vardir.

 

Buraya kadar olan durumda, ortada olan ve verilen tek bir tanri soz konusudur. Yani, toplum bu tanriya alternatif bir tanitimla karsilasmamistir.

 

Teknik ve bilimin gelismesi, dunya uzerinde yasayan insanoglunun bulunduklari cografya disinda, birbirleri ile iletisimi getirmistir.

 

Burada ortaya yeni bir tur pozitivizm cikar. Bu pozitivizmde olan bir tanrinin, varligi yoklugu degil; konu alternatif bir tanrinin devreye girmesidir.

 

Bu acidan, iki turlu gelisme olur. Bir olan tanrilar arasi, bilincalti ve aklin dogrusunun mucadelesine, hem alternatif tanrinin, bilincalti ve aklin dogrusu mucadelesi kendi tanrisi bunyesinde eklenmis, hem de bir tanridan diger tanriya transfer ve iki tanri arasi savunu/karsi cikis mucadelesi baslamis, en onemlisi; tanrilari ortak degerlendirenlerin de bir tanri savunu birligi ile, tanrilari ortak degerlendirenlerin bir tanri karsi cikisi birligi ortaya cikmistir.

 

Bunu eger tanrilarin dunya cografyasi ve tarihsel gelisim ve cografya cesitliligi ve gelisen teknik ve bilimsel iletisim olarak algilarsak; hem her tanrinin, kendi bunyesindeki kutuplasmasi, hem de tanrilar arasi savunu ve karsi cikis birlikteligi cesitlenmektedir. Iste bu bilincalti pozitivizmidir.

 

Asil konu, bilincli ve farkinda olarak aklin yaraticiligi pozitivizmidir. Bu dunya butunlugu acisindan, bir cografya ve toplumda, meydana gelir. Zaten tanri farklari dfa da bu pozitivizm ile iyice algilanacaktir.

 

Soyle dusunelim. Bir kisi ciksin ve akil yurutsun "benim bir tanrim var, ben bu tanriyi savunmak, ya da bu tanriya karsi cikmak yerine, OLAN TANRIYA ALTERNATIF OLARAK NEDEN KENDI TANRIMI YARATMIYAYIM" iste bu dusunce, hem olanin disina cikan, hem de yeni bir tanri yaratan modern dusuncedir. Zaten tanri cesitleri de, boyle ortaya cikmistir.

 

Iste post modern dusunce de bunun tam zittidir, yani olani oldugu gibi red etme veya olani, olmayacak sekilde, iliskilendirme (dinler arasi dialog gibi), yine bu dusuncenin devami olan, olan sekilde, yaratilacak ileride olacak olanlariu da onceden algilayip, karsi cikma, yani "ben olan hic bir tanriyi savunmuyorum, ama bu gunumuzle sinirli degil, yarin bir tanri daha yaratilsa, onu da savunmam; karsi cikarim" temelli, olanin disina olabilecekler olarak cikan ve olan temelli olabilecekleri de red eden bir anlayistir.

 

Iste butun bu zihniyet, dogal zihniyet bunyesindedir ve verilen tanri ornegi, her konuya,dile, felsefeye, teknige, bilime tasinabilir. Nitekim tarihin gelismisligine bakilirsa, tasindigi da gorulmustur.

 

Peki, insanoglunun bu zihniyette geldigi nokta nedir?, ortada bir olan ve olanin temelinde olacak olan ve ortada bir olana olacagin temelinde karsi cikan.

 

Bu iki dusunce de, dogal zihniyeti kendi bunyesi disina cikartmayan, kendi sinirlarina mahkum eden bir zihniyettir.

 

Iste evrensel-insan zihniyetinin, burada ilk farki ortaya cikar. Bu olan ve olan paralelinde olabilecek olan ve bu olana olabilecek olarak karsi cikan, zihniyet bunu NEYE/KIME GORE SAPTAMAKTADIR?, iste bu sorunun cevabi iki acilim saglar, birincisi; neyin ne oldugunu, NASIL OLDURULMUS seviyesine cikarir. Ikincisi, butun ...e gorelerin, aslinda bir insanoglu yapilandirilmisligi oldugunu, bunu temellerine ve kokenine yapiyi ve isleyisi bulup ortaya cikarmak icin yonelimi saglar.

 

En onemliside, butun bu olanlarin ve olabilecek olanlarin ve karsi cikislarin, bunun asil kaynagini, faktorunu veren insanogluna odaklasmasini, tartismanin geldigi kaynagi ve butun farkliliklarin bu kaynaktan kaynaklandigini algilatir.

 

Iste bu da algilanirsa, geriye bir tek sey kalir. "iyi guzel de, butun bu tartismalarin her turlu koken ve temelleri insanoglu faktorune dayaniyorsa, bunlarin insanlik ve evrensellik ile bagi ne?"

 

Iste bu soru, sizi; dogal zihniyetin, koken ve temellerinin, aslinda insanlik ve evrensellik uzerine degil de; insandisi ve insanlikdisi uzerine kuruldugunu algilatir.

 

Iste evrensel-insan zihniyeti, bu algi temelinde; hem tum ve her konuda olan, olabilecek olan ve buna karsi cikan her turlu tartismanin, bir insanlik sorunu oldugunu algilar hem de, butun bu sorunu ortaya atan insanoglu faktorunun kendi varligi olarak bu tartismanin icinde olmadigini ve bu tartisma ugruna yasamini feda ettigini ortaya koyar.

 

Bu da sadece kaynagin ne oldugunu algilatmak ile kalmaz, ayni zamanda kaynagin varliginin bilinc ve farkindaligini verir ve kaynagin ortaya attiklarini tartismak yerine, kaynagin kerndisinin tartisilmasi gerektigini ortaya koyar.

 

Bu da en basinda, tartisan kaynagin, tartisma yerine, kendisinin ne oldugunu algilamak adina, ve uygulamalarinin kendi ozune uygun olup olmadigini algilama adina, KENDINI SORGULAMASIDIR.

 

Iste evrensel-insan zihniyeti, bunu yaparken olan bunyesinde bir taraf tutmaz, notr algilar ve olana disaridan bakar. Ama, yeni bir olan yaratmak pozitivizmi yerine, olandan ve olabilecek olan ve olmayandan tamamen arinmayi ve kurtulmayi ve bunun yerine olabilecek ve oldurulacak olanin, sadece insanlik icermesini, insan faktoru olmasini ve insanoglunun kerndi disinda bir olani, kendinin ustune cikarmamasini veya ona teslim olmamasini ortaya koyar.

 

Bunu yaparken, hem modern, hem post modern pozitivizmin disinna ciktigi gibi, aklin inandigi dogrularin da disinda kalir. Kisaca, insanoglunun dogal zihniyet olarak getirdigi her turlu deger, veri, cesit, tabu, dogru, kesinlik, mutlak, pozitif v.s. sinirlarinin onunu sinirsizlastirir ve ozgur birakir, tek bir bilinc ve farkindalikla; INSAN VE INSANLIK ZIHNIYETI FARKI ile.

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Disaridan bakis acisi

 

Birseyi butun ebatlari ve icerigiyle gormek icin ve onu layikiyle ifade edebilmek ve resmini cizebilmek icin disaridan bakmak gerekir.

 

seyin icinden bakarak,seyi ortaya koymak mumkun degildir.Cunku eger seyin icinden bakiyorsaniz,zaten seyi oldugu gibi gormeniz mumkun olmadigi gibi,bakarken de bulundugunuz yeri goremezsiniz.Cunku bakis aciniz iceride bir noktadandir ve bulundugunuz o noktayi gormeniz ve anlatabilmeniz mumkun degildir.

 

Ingilizce'de kendinden bakis acisi-yani iceriden bakis acisi: worm's eye view.

kendi disindan bakis acisi-yani disaridan bakis acisi: bird's eye view.

olarak izah edilir.Bu farki Turkce'de ortaya koymak oldukca zordur.Bir kisi birsey soyluyorsa o, o nun fikridir,algisi turkce'de cok yaygindir.

 

Halbuki herhangi birseyi oldugu gibi anlatmakla,kendi gorusunu katarak anlatmak farkli seylerdir.Aslinda haberlerde buna cok rastlanir.bir kazada uc kisi oldu demek,kazada olen sayisini ortaya koymak demektir,ama uc kisi sundan oldu demek,kisisel gorus belirtmek ve haberin objektifligini bozmak demektir.

 

Bunu ayirmak cok zor,hatta imkansizdir.Sonucta objektif veya subjektif kendi kendini ortaya koyamayacagina gore;mutlaka bunlari ortaya koymak icin bir ozneye-subjeye gerek vardir.

 

Iste bu oznenin-subjenin ortaya koydugu objektif yada subjektif konu,bir ozne-subje tarafindan ortaya kondugu icin,o ortaya konanda koyanin oznelligi-subjektivitesi olmamasi mumkun degildir.Cunku ayni seyi ortaya baska bir ozne kendi oznelligiyle koyabilir.Bu da ayni objektif yada subjektif ortaya konan olgunun farkliligini getirir.

 

Yani dile gelen yazinin, ya yazarin kendi gorusu, ya da yazara gore ortaya konanin ne oldugudur.

 

Eger ikincisiyse,o benim kisisel gorusum degil-yani benim savundugum ya da karsi ciktigim degil-

benim algiladigimdir.Iste bu algi kisisel yorum icermez,sadece bird's eye view olur.

 

Aslinda bu anlatmaya calistigim seyi Turk'ce de anlatmak ve anlamak cok zordur.Cunku dil ve toplum yapisi ve yetistirilis olarak boyle bir gelenegimiz yoktur.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Notr Algi Uzerine

 

Dogal dusuncenin evrensel yapilanisi ve isleyisi, notrlugu algilayamaz.

 

Dogal dusunce de notrluk, ya nihilizmin "hic" ligi, ya pozitivizmin, "yok" lugu, ya "belirsiz" ya da "0" olarak algilanir. Bunlarin hic biri notrunun algisini vermez. Cunku hepsi bir pozitif anlam, icerik, ifade ve ortaya konus tasir.

 

Notrluk; negativitenin toplaminin, algi vedisaridan bakis acisi ile, yani anlam, icerik, ifade v.s. nin icinde yer almadan ve pozitiviteye donusturulmeden kavramlaozdeslesen, soyut veya somutun oldugu gibi ortaya konmasidir.

 

Noturluk; pozitivite eklentilerinin soyut yada somutla ozdeslesen kavram uzerinden, hic bir anlam, ifade, icerik icermeyene kadar suregelen cikarsamasi ve tum negativitenin, pozitive donusmeden ortaya konmasidir.

 

Notrluge ulasabilmek icin, somutu veren; soyutu ve onun soyutlamasini ve soyutu veren, somutun soyutlardan hem soyut hemde soyutlama olarak cikarilmasidir. somut ve soyutun birbirini elimine edecek sekilde ortaya konmasidir. Iste tabulu rasa ve onun elde edilmesi, bu notrlestirme islemidir.

 

Bir cesit, ayniligi ayiran farklarin cikarimi ve ayniligin tum ayrimlarinin ve farklarinin ortak bileskesi oldugunun ortaya konmasidir.

 

Buda ancak notrlestirmeyi gerceklestirecek olanin, uzerinde notrleme gerceklesecek olana disaridan bakabilmesi ve uzerinde notrlesme gerceklesecek olanin anlam ifade, icerik olarak pozitivizminin dogrulugunun veya dogrulanan pozitivizmin, yanlisla karsi dogrulanmasinin icinde yer almamak demektir.

 

Notrlestirme ve notrleme; dogal dusuncenin temellerini veren evrensel aynilik kokenine ulasmak icin ve sorunun ayniliginin bilincine ve farkina varabilmek icin gerekli olan cikarsama islemidir. Bunun uygulanmasinin sebebide tamamen dogal dusunce isleyisini isleyiste degilde; yapilanistan curutme ve elimine etme, yani yapilanisinin ortaya koydugu isleyisten arinma ve kurtulmadir.

 

Tum bunlar, anlam, icerik, ifade verilerek bag kurulan soyutlarin, soyut bir deger, ya da genel bazinda ortaya konmasinin verdigi sorunun algilanmasi ve bu sorunun verdigi "rahatsizligin" ortadan kaldirilmasi bilinc ve farkindaligi oldugunda mumkundur.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Zi (xxyx) Bilgisi ve Bilisselligi

 

Evrensel insan zihniyetinin, yapilandirmaci epistemoloji, serbest dusunurluk ve qua felsefesi temelinde, dogal zihniyetin yapilandirilmis bilgi yapi ve isleyisini aciklayacagim.

 

Zi Knowledge (Zi bilissel bilgisi) olarak evrensel-insan zihniyetinin adlandirdigi bu yapilandirilmisin bilgi temelli x ve y evrensel kullanim sembolleri ile yapilandirilmis 7'li yapisi asagidadir.

 

Cizimsel/sekilsel olarak algilanmasi mumkun olan bu aciklamanin, dilin noktasal izahi ile yapilacak olmasi, bir yerde dile gelenlerin zihinde sekillendirilmesini ve cizime/gorsellige tasinmasini gerektirmektedir.

 

Bilgi yapilandirilmisliginin 7'lisi; Algi, kavram, gozlem, duyu, duyum, ozne ve nesnedir.

 

Buradaki siniflanis; Alginin ikilemi; fenomenal duyu/varlik ve numenal duyum/inanc Kavramin karsitligi; ifadesel ozne ve nesnedir.

 

Buradaki x ikilem ve karsitlik olarak, Duyu/varlik, duyum/inanc ve ozne/oz, nesne/gorunustur.

 

Bilgiyi veren y, Algi kavram gozlem isleyisteki y ler; Alginin duyu ve duyumsalligi; kavramin oznel ve nesnelligi olarak ortaya konabilir.

 

Burada ozneyi-soyut, oz, ozel, icsel ve dusunsel olarak;

Nesneyi de-somut, gorunus, genel, dissal ve maddesel olarak

 

Bu konuda degilinecek bir nokta da bilgi temelli yapilandirilmisligin gercek ve gerceklik ile olgu farkidir.

 

Gercek-ideolojik, akilsal, dogrusal iken;

Olgu-Teorik, bilissel ve yanlislanabilir olandir.

 

Iste bu da bize; gercegi, kesin, sabit, degismez, mutlak v.s. kilarken; olguyu, degisken yenilenir, yanlislanabilir, gecerli kilmaktadir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Antropocentrism-Insanmerkezcilik

 

Antropocentrism, yani insanmerkezciligin; evrensel-insan dusuncesindeki algisini size bildirmek istiyorum.

 

Ne demektir insanmerkezcilik?, insanmerkezcilik, konulara/soyuta ve somuta, bilimsel, felsefi ve her turlu soru-cevap dialogunda, sadece insan yeti ve becerisi, dusuncesi, algisi, kavrami, temelinde bakmak demektir.

 

Dogal dusuncenin, mustakil var olan varliga; insandisi bakis acilarini hatirlarsak; materyalizm, yani madde; idealizm, yani tanri, pozitivizm; ise mustakil var olan varliga "yok" demektedir. Burada gorundugu gibi, materyalizmin merkezi, madde; idealizmin merkezi, tanri, ya da her turlu yaratici, pozitivizmin ise, her ikisini de red etmesidir.

 

Dogal dusuncenin gercek/evrensel varliga bakis acisi ise; ralizmin nesnel merkezciligi, kavramciligin (kavramsallikla karistirilmamalidir), oznel merkezciligi ve isimciligin ise, her ikisini de inkar eden "yok" merkezciligidir.

 

Evrensel-insan dusuncesi, insanmerkezcilik temelinde, varliga ve herseye, ki buna insanin kendisi dahil; epistemolojinin, evrensel, bilgisel, bilissel, bilimsel ve kavramsal temelinde baktigindan, merkez insan butunudur. Zaten, bu insan butunu; hem madde ve nesne, hem dusunce ve ozne, hem somut ve hem soyut, ayrica hem ozel ve hem genel ve hem gorunussel ve hem ozsel, hem dissal ve hem icseldir.

 

Zaten; tum dogal dusuncenin varliga, ister mustakil, ister gercek/evrensel yanassin; yanasan insan oldugundan, onun kendi ozellikleri, biribirine rakip olmaktadir ve bu rekabeti de, kavramin diyalektik ifade karsitligi verir.

 

Soyle ozetlersek; insanin kendi dahil, uzerinde yasam ve iliski surdugu dahil, kendi disinda kalan turler canli veya cansiz dahil; ve de tum soyutlar, bilim, felsefe, dil dahil; hepsi insanmerkezci bir yeti, beceri ve alginin bir urunudur.

 

Sonucta bu kavramlastirma, tek tarafli, pozitif, noktasal ve tektir. Kavramlasanin "beni boyle kavramlastirma, ben bu degilim" deme olanagi yoktur. Olsa bile, bu dialogu algilayacak bir insan yeti, beceri ve algisi yoktur.

 

Oyuzden ne sorar ve neye cevap verirsek verelim, bunun bir bilgi ve turev oldugunu ve insan merkezli oldyugunu unutmayalim.

 

Isin ilginci, bu tek tarafli kavramlastirmanin ifadesel karsitlik tartismasinin diyalektigi de, baska bir canli ve cansizdan ya da butunden degil, ya da insandisi madde ve yaraticidan degil; yine insanin kendisinden gelmektedir.

 

Su insan aslinda garip bir yaratiktir. Once varlar ve sonra o varladigini doner diyalektik olarak, ya kabullenir, ya red eder. Halbuki varladigini, epistemolojik gerceklik temelinde, sorgulasa, sabitlemese, sahiplenmese, ve yeni bir gercekle yanlislayarak ilerlese, ne bu tartismalar ve ne de bu insanlikdisi yerlesmis, alisilagelmis ve kalicilastirilmaya calisan, diyalektik tartisma cikmazinin teke indirgeme ideolojik inanci olur.

 

Iste insanoglu, ne zaman bu "bosa kurek cekmenin" ve kendi turune, kendinin her turlu zarar verdiginin bilincine varir, iste o zaman; bu dogal dusunceyi icinde yer almadan sorgular ve onun evrensel ve sorunsal tum kokenlerinin her turlu temelini yanlislamaya ve curutmeye yonelir. Aksi, insanoglunun dusunce ve davranista ve toplumsal sistemlenis ve duzen kurusunda, "birbirini yemekten ve birbirine oyle veya boyle ustunluk kurma yarisindan" gordugu zararin bilincine varamamasidir.

 

Iste evrensel-insan dusuncesi bu bilinci verir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensellesmek Uzerine

 

Evrensel insan hipotez ve doktrininin, en onemli kokenlerinden biri de, insanlasmaktan sonra, insanoglunun evrensellesmesidir. Herseyi soyutlamasiyla ortaya koyan insanoglunun, bu da bir soyutlamasidir. Her soyutlasmada oldugu gibi, ne anlama geldigi, ona verilen icerik ve kurulan bag ile paraleldir.

 

Evrensel insan'in evrensellesmeye verdigi icerigi burada aciklayacagim. Kurulacak bag ise, her bir birin; kendi duzey bilgi, bilinc, birikim, gozlem v.s. temelli yasam ve iliskisindeki algisina ve evrensellesmeyi bu yasam ve iliskisinde ne kadar onemsedigine, ilgilendigine, etkilendiginde ve gerekli gordugune baglidir.

 

Kavramimiz evrendir, neden evren; evren, gunumuzde insanoglunun epistemolojik temelde en genis olarak ortaya koydugu, mekan, habitat, yasanacak yer v.s. dir.

 

Eskiden, en genis mekan olarak kullanilan terimler; dunya, doga temelli kavramlar ile ortaya konuyordu. Yine eskiden, bazi okurlar hatirlayacaktir "dunya vatandasi" temelli bir kavram turemisti, bu bugun de gecerlidir.

 

Gerci komunizm, ya da diyalektik materyalist, marxizm "Tum dunya proleterleri birlesin" temelli bir acilim getirmis olsa da, bunun tum insanoglu turunu iceren bir cagri oldugu soylenemez. Ayrimciligi ise, ideolojik inancsal bir dogru olmasi, sistemlesmeye yonelik olmasi ve siyasi bir icerik tasimasidir.

 

O zaman; insanlasmanin, mekansal ayrimciliginin tum turunu icermeyisi ortadadir. Cunku insanlasmak, sadece insanoglunun o veya bu ideolojik inancsal dogrusu temelli ayrimci bir kismina degil; tum insanoglu turunun birligi, butunlugu ve beraberligine yoneliktir.

 

Iste dogal dusunce koken ve temelleriyle dogumundan sonra yetisen ve buyuyen insanoglu, sadece dogdugu cografyanin tarihsel ve etiksel deger ve tabularini alarak ve onlara sahiplenerek ve de onlari sabitleyerek buyur ve bolgesel, ayrimci bir savasim verir.

 

Hem insanoglunun tarihini, hem de farkli cografi yerlesmisligini goz onune getirirsek ve bu gunun yetistirilen insanoglu birini dikkate alirsak, neredeyse her bir kendi kisilik ve kimlik degerlerini savunacak kadar, turu butunlugunde ve bunyesinde ayrilmistir.

 

Insanoglu sosyal bir varliktir ve tek degil, turun bir tek biridir. Yani mekan olarak nerede yasarsa yasasin, yasam ve iliskilerini kendi turunun diger birleri ile birlikte kurmak ve sistemlestirmek, yani turu ile birlikte yasamak zorundadir.

 

Iste insanoglunun boyle bir yasami, bir olarak gerceklestirebilmesi icin, hem dogal dusuncenin koksel ve temelsel, dogumdan itibaren verdigi, her turlu ayrimci, cikarci ve bolgesel, toplumsal deger veri ve tabularin ne oldugunu, neden verildigini ve bunlarin karsisinda kendinden ne istendigini algilamak ve bilincine varmak durumundadir.

 

Bunlarin yasam ve iliskilerinde, tek alaninin kendi yasaminin onunde bir savasim olarak kullanma oldugunun bilincinde ve farkinda olmak durumundadir.

 

O zaman diyecegi sudur " Ben bir birey olarak A cografyasinda dogdum, bu cografya da bana bir suru etiksel ideolojik inancsal deger veri ve tabular dogru olarak verildi ve benden bunlara kisiligim ve kimligim temelinde sahip cikmam, bunlar icin mucadele etmem ve bunlari yasamimin onune koymam isteniyor.

 

Neye karsi, ya benimle ayni cografyada dogupta, farkli; ya da baska bir cografya da dogupta farkli etiksel ideolojik inancsal deger, veri ve tabulari dogru olarak sahip cikan, benim gibi; onlari yasaminin onune bir kimlik ve kisilik degeri olarak koyan ve onlar ugruna mucadele verip, yasamlarinin onune koyan kisilere karsi.

 

Peki yapilan ne, ideolojik inancsal bir dogru farkinin, "hangisi dogru?, benim ki dogru/seninki yanlis" temelli ve dogrulugu hic bir zaman bilimsel olarak kanitlanamayan bir ne icin mucadele edildigi izah edilemeyen bir mucadele.

 

Bu mucadele, ne bana ne de mucadele eden baskasina, bir insansal deger vermedigi, kazandirmadigi gibi, tum insansal degerleri de alip goturuyor. O zaman ben neden boyle bir mucadeleye gireyim.

 

Peki ne yapayim, birincisi, herkesin, kendi kisilik ve kimligi icin olusturdugu farkli degerleri algilayayim, kendi kisilik ve kimlik degerlerimin farkini algilayayim ve kendi degerlerime sahip cikarken, baskalarinin da degerlerine saygi gostereyim ki, onlarda benim degerime saygi gostersinler.

 

Yani, degerler icin mucadele etmeyeyim. Herkesin farkli degerini, notr ve disaridan bakis acisi ile algilayayim. Ustelik basarabilirsem de, tum bu hem bana verilen ve insanoglu turunu bolen, ayiran, cikarci v.s. degerleri sorgulayarak onlardan kurtulayim/arinayim, hem de kurtulamayanlari notr algilayayim.

 

Yani insanoglunun en genis mekaninda her farkli cografyasinda, her farkli tarihinde verilen tum bu etiksel, ideolojik inancsal ve dogru ile sahiplenilen, sabitlenen ve dogru mucadelesi verilen tum bu degerlerin, insanoglunun hem insansal, hemde tursel butunluk olarak yasamasinin onunde bir engel oldugunu algilayayim.

 

Iste mekanin, neresinde dogulursa dogulsun, verilen bu tabularin kendi aralarinda icerik farki olsa da, insanligin onunde bir engel olma farki yoktur.

 

Demekki, bu etiksel, ideolojik inancsal tabular, mekanin her cografyasinda, her tarihinde veriliyormus. O zaman benim mekan olarak hangi cografyada yasarsa yasasin, bir insanoglu turu ile birlikte, beraber ve butunluk icinde yasayabilmem, bu degerlerin ortadan kalkmasina, ya da en azindan, disaridan bakilarak notr algilanmasina baglidir.

 

Ozaman evrensellesmek; mekanin hangi cografyasi ve tarihi olursa olsun, hangi icerikte bir etiksel ideolojik inancsal dogru savunursa savunsun, bunlarin hepsi, insanoglunu ayiran, cikarci tabulardir ve bunlardan arinmak gerekir oldugunu algilamaktir.

 

Ayni zamanda da sahiplenen ve sabitleyen insanoglunu bu konuda notr algilamak ve hic bir sekilde, hic bir kimseyle, etiksel ideolojik inancsal dogru savasimina girmemek gerekir. Hic bir ideolojik inancsal etiksel dogruyu da sahiplenmemek ve sabitlememek gerekir.

 

Iste insanoglu birinin, insansal icerik olarak, mekansal anlamda kendi turunun baska bir biri ile birlikte ve butunluk icinde yasam ve iliski surebilmesinin icerigi ve kurulan bagi bu evrensellik algisi, bilgisi, bilinci, farkindaligidir."

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Icindekiler:

 

Bu baslik altinda, hem gelen yanitlarin hangi mesaja yonelik olarak geldigini algilamaK, hem de yanit verecek olan yazar arkadaslara yanit kolayligi saglamak amaci ile belirli bir mesaj sayisina ulastiktan sonra, basliktaki mesajlari baslik ozeti olarak "icindekiler" basligi altinda toplayacagim.

 

Unutulmamasi gerekir ki, dile gelen bir bilgi ve dusunce sadece yaziyi konuyu kavrami v.s. dile getiren yazarin duzeyincedir.

 

Herhangi bir konu, kavram v.s. ancak baska yazarlarin konuya istiraki ile daha bir detay ve algi kolayligi kazanir.

 

Bu da dile gelenlere yapilacak her turlu bilgi ve dusunce katkisi, soru ve algilamaya yonelik katki ile saglanacaktib.

 

Icindekiler:

 

Baslik-Giris

2-Evrensel-insan Zihniyeti

3-Evrensel- Insan Zihniyeti

4-Evrensel-insan Zihniyetinin Asamalari

5-Evrensel-insan Zihniyetinin Dusunce ve Mantik Temeli;

6-Evrensel-Insan Zihniyeti' nin Bakis acisi

7-Evrensel-insan Zihniyetinin Soylevi

8-Evrensel-insan Zihniyeti Bilisselligi

9-X Y Iliskisi

10-Data Nedir?

11-Zi (XYxy) Nedir?

12-Quiddity of Zi (XYxy)

13-Insanoglu Turu ve Birinin Uclu Alternatifsizligi

14-Evrensel-insan Dusuncesinin, Dogal Dusunceyi Ortaya Koyusu

15-Dogal zihniyet cesitleri/Evrensel-Insan Zihniyeti Bagi/Farki

16-Disaridan bakis acisi

17-Notr Algi Uzerine

18-Zi (xxyx) Bilgisi ve Bilisselligi

19-Antropocentrism-Insanmerkezcilik

20-Evrensellesmek Uzerine

21-Icindekiler

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Zi(XY)'nin Sekilsel/Cizimsel Gorunusu

Yukaridaki mesajda, noktalama dili (yazi dili) ile aciklanmaya calisilan, acilimlarin cizimsel anlatimi ve imzada yer alan sekiller, asagidadir.

 

Bu cizimsel/gorselligin; evrensel-insan'in dusuncesinin algilanmasina ve kavranmasina yeni bir isik ve aciklik getirecegini dusunuyorum.

 

Isteyen arkadaslar, eger sekiller veya konu ilgi-etki-onem acisindan isterlerse; istedikleri yerin sorulariyla daha detayli acilimina yardimci olabilirler.

 

X11.png

 

 

 

X22.pngX44.png

 

 

 

 

x33.png

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evrensel-Insan'in Avatari

 

Evrensel-insan'in avatarinin, daha detayli ve net gorulebilmesi icin; buraya buyutulmusunu ilistiriyorum. Boylece, avatarin tum ogeleri okunakli ve rahatca gorulup, secilebilir hale gelmis olacak.

 

75730419.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Zi (XYxy)' nin Bolgeleri

 

XX-Y'yi verdiginden, yani; ikilem karsitina indirgendiginden, tum sekillerdeki XX'in olusturdugu bolgeler, Y Bolgesi;

 

XY-X' i verdiginden, yani; karsitlik kendisine indirgendiginden, tum sekillerdeki XY' nin olusturdugu bolgeler de, X Bolgesidir.

 

Bunun sekilsel gorunumu asagidadir.

 

xy5s.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Dogal Zigniyetin Yedigen Gorunumu

 

20090436.jpg

 

Bu sekli dikkatli gozlemlersek; 3 tane x ve bir tane de y gorebiliriz.

 

Yukaridaki cizim/sekil 11 nolu mesajda noktasal dil ile aciklanan x ve y combinizasyonlarinin toplamidir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.