Zıplanacak içerik
GeceKuşu

Türkiye'nin güncel sorunu nedir?

  

20 üye oy verdi

  1. 1. Türkiye’nin güncel sorunu nedir?

    • Rejim Sorunu
      3
    • Kişisel özgürlükler, İnsan hakları ve hukuk Sorunları
      10
    • Terör Sorunu
      10
    • İrtica Tehditi
      2
    • Ekonomik Sorunlar
      3
    • İşsizlik Sorunu
      5
    • Adaletsiz Gelir dağılımı
      4
    • Eğitim Sorunları
      6
    • Sağlık Sorunları
      4
    • Dış Politika
      3
    • Eklemek istediğiniz diğer sorunlar?
      1


Önerilen İletiler

***

 

Sizce " Türkiye’nin güncel sorunu nedir?"

 

Anket sorularının birbiriyle bağlantılı olanlarını alt alta koymaya çalıştım...

 

Birden fazla sorun olduğunu düşünüyorsanız, tercih edeceğiniz birden fazla seçeneği işaretleyebilirsiniz...

 

Eğer Sorulan 10 soru içinde sizin düşüncenize göre eksik kalan ilave edilmesini düşündüğünüz bir sorun var ise en son seçeneği işaretleyerek yazacağınız iletiyle görüş ve düşüncenizi duyurabilirsiniz.

 

Saygılarımla...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bana göre; " Evrensel İnsan Haklarına dayalı Kişisel Özgürlüklerin kullanımında engeller oluşturan Anayasa ve yasal düzenlemeleri uygulayan Hukuk Sorunları birinci sırada yer alıyor.

 

İkinci olarak; Bir çok farklı sorunu beraberinde yaratan "Ekonomik" sorunlar yer alıyor...

İnsanların yaşam standartlarının daha iyiye ulaştırılmasından çok Kârlılık üzerine kurulu bu sistemin doğal sonuçları olarak, işsizlik ve "Adaletsiz gelir dağılımı" hemen ardında yer alıyor.

 

Devamında her ne kadar uygulanan popülist politikalarla tersi olduğu intibası yaratılmaya çalışılsa da sistem yine karlılık üzerine temellendirildiği için -Uluslar arası ilaç tekellerinin etkisi ve koruması altındaki- Sağlık politikalarının yarattığı sorunlar ve Adım adım paralı eğitime yol alan Eğitim Sorunları peşi sıra geliyor.

 

Devamında Yukarıda belirttiğim biriken ve uygulamalarda ayrımları yaratan o sorunlar, Ülkeyi oluşturan, kişi, topluluk, camia ve etnik farklılıklar arası ittifak ve çatışmalara, üst düzeye çıktığı zamanda Terör sorununa kadar ulaşıyor...

 

Var olduğunu kabul ettiğimiz tüm bu sorunların tepesinde rejim sorunu "Esas Sorun" olarak da kabul edilebilir ama ezilmişliğin verdiği -günlük yaşam koşullarını da kaybedecekleri korkusuyla- bilinçleri yok edilmiş insanların, rejimin düzeltilmesi ile ilgili yapacakları öyle çok şeylerde yok aslında...

 

Bana göre; Burada "Esas Sorun", toplumu oluşturan bireylerin yararına, rejim değişikliğini kavramış ve hedefleyen, toplumsal bilinç sorunudur. Sorunun çözümü; "Evrensel insan haklarını" kavramış , -Emek veren ve Üreten olarak- sınıf bilincini kazanmış insanların örgütlü hareketinin, bireysel ve etnik kazanımlarından daha gerçekci ve evrensel kazanım olduğunu kavramalarında yatıyor...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir £vrensel

Bana göre ülkenin en büyük ve birincil sorunu REJİM sorunudur. İki kişi bir araya gelip te ülkenin sorunlarını konuştuğunda, "düzen bozuk efendim, ilk defa düzenin değişmesi gerek" derler. Düzen değişmediği sürece zaten diğer şıkların(Ekonomi, hukuk, eğitim, sağlık vs.) tümüne düzen tarafından ayar verilecektir. Günümüzde örneği çok açık şekilde gözükmektedir.

 

Hangi düzen diye sorulursa eğer, elbetteki sosyalist düzen diyeceğim. Sosyalist düzen, sömürenin değil sömürülenin, tüketenin değil üretenin sahip olduğu düzenidir. Başarılabilmesi, emperyalizm engeliyle kararlı bir şekilde mücadeleye bağlıdır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ankette ki soularin hepsi ülkemizin güncel sorunlaridir.Ben bu sorulardan 'bu güncel degil'diyebilecegim bir soru bulamadim.Türkiye bu sorunlarin varliginda baska bir mecraya kaydiriliyor.Bence bu mecra Türkiye'nin ekseninin kaymasi ve oldu bitti bir rejime gecilmesidir yani ikinci cumhuriyet denilen dinci bir cumhuriyete gecistir.

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Adalet mülkün temelidir. Hukuk sorunu varsa, hukuk adına hukuksuzluk yapılıyorsa tuz da kokmuş demektir ve diğer sorunların hepsi zaten bunun ardından sökün eder. Başka sorun aramaya gerek yok, aramadan kendileri gelirler.

 

O yüzden en büyük sorun hukuk adına hukukun katledilmesi, yandaş hukuku uygulanmasıdır. Nokta. Başka söze gerek olduğunu sanmıyorum.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir £vrensel

O yüzden en büyük sorun hukuk adına hukukun katledilmesi, yandaş hukuku uygulanmasıdır. Nokta. Başka söze gerek olduğunu sanmıyorum.

 

İrdeleyelim bakalım başka söze gerek varmıymış?

 

Kültür: İnsanoğlunun biyolojik olarak değil de sosyal olarak kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve maddi olmayan ürünler(dil, düşünce, gelenek, işaret sistemleri, kurumlar, yasalar, aletler, teknikler, sanat yapıtları vs.) bütünü.

 

Yani burada hukuku bir milletin veya devletin kültürüne içkin görmekteyiz. Kültürü gelişmemiş bir milletin hukuku da gelişmemiş olacaktır. Örnek; ortaçağ hukukunu uygulamakta olan ülkeler.

 

Dikta, faşist bir rejimde egemen kişi veya gurupların hukukunun uygulandığını biliyoruz. Evrensel hukuk ise demokratik rejimlerde uygulanabilir ancak.

 

Emperyalizmin baskısı altındaki yoz kapitalist bir ülkede ise, hukuk her zaman varlıklı kesimin yararına olacak eşitlik sağlamak imkansızlaşacaktır.

 

Evrensel hukuk, demokratik rejime geçmiş, demokratik kültüre sahip bir toplum tarafından uygulanabilir ancak.

 

Sosyologların dediği gibi, kültür devrimi(eğitim) sosyal devrimlerin(rejim değişikliği) ayrılmaz parçasıdır.

 

Bu sebeple ülkemizin en büyük sorunu bozuk düzendir(rejim). Kaldı ki cümle içerisinde kullanılan "uygulanmasıdır" kelimesi rejim'i ihtiva etmektedir. Hukuku uygulayacak olan devlet, bağlayıcı olan da rejim türüdür.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

rejim,(sistem,ilke,ideoloji) bir toplumun güclü yada yerinde saymasin da EN büyük etken..

 

yakin tarihimizden en carpici örnek ise almanya..

 

1945 de iki farkli rejim´in denetimine giren ayni irk,din,dil ve kültüre mensup bu toplumun marksist,ateist,komünist rejim tarafindan idare edilen dogu almanya yerinde sayarken,özgürlükcü,demokrasi yanlisi kapitalist rejim ile yönetilen bati almanya dünyada hatiri sayilir ve gipta edilen bir seviyeye yükselmisdir..

 

"isci cenneti" ! olarak lanse edilen marksist rejim´den cani pahasina kacan iscileri durdurmak icin ateist/marksist rejimin 1961 de insa ettigi "berlin duvari" da bir ise yaramadi ve 1989 da ateist,marksist,sosyalist rejim cöktü..

 

özgürlük düsmani her sistem eninde sonunda cökmeye mahkumdur cünkü zulüm ile abad olunmaz nitekim,demokrasinin,laikligin kaymagini yiyen bireylerde özgürlügün en yogun oldugu rejimlerdir.

 

üyesi oldugum bir foruma gönderdigim yaziyi konuyla ilgisi oldugunu düsündügümden buraya alintilamakta bir mahsur görmüyorum..

 

ateizm,felsefeyse eger elbette bunu yönetime yansitacak,yansitmasi da dogaldir zira bütün komunistler ateisttir cünkü komunizmin temeli ateizmdir..

hatta

pkk´a ideolojisi de ayni sekilde ateist düsünceden ve komünist bataklikdan beslenir zira pkk militanlarin beyin yapicilari da marks ve yandas ideologlardir..

ateizm

"din/ideoloji" degildir diyen "Good Bye Lenin" filminden ne anlar ?

 

film´de gecen bir bölüm;

"...sosyalist anne pencereden devasa coca-cola yazısını görür ve oğluna o kapitalist içecek değil mi der.

ve

çocuk da

hayır anne

onlarla yeni anlaşma yaptık

onlar da

sosyalist

bizden.

der..............................................................................."

 

dogruya direnen yanlisin kurbani olur..

 

slm.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

rejim,(sistem,ilke,ideoloji) bir toplumun güçlü yada yerinde saymasın da EN büyük etken..

 

***

özgürlük düşmanı her sistem eninde sonunda çökmeye mahkumdur çünkü zulüm ile abad olunmaz

nitekim,demokrasinin,laikliğin kaymağını yiyen bireylerde özgürlüğün en yoğun olduğu rejimlerdir.

 

***

ateizm,felsefeyse eger elbette bunu yönetime yansıtacak,yansıtması da doğaldır zira bütün komünistler ateisttir çünkü komünizmin temeli ateizmdir..

***

doğruya direnen yanlisin kurbani olur..

 

Yukarıdaki kısaltılarak örneklenmiş alıntıda yazılanlarla, aşağıdaki başlık sorusu arasında ben hiç bir ilişki kuramadım...

 

Sizce " Türkiye’nin güncel sorunu nedir?"

 

Lütfen başlığı takip eden bir arkadaş, aymazlığımı hoş görüp beni bilgilendirerek aydınlatabilir mi?

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir £vrensel

Başlık konusu; Sizce " Türkiye’nin güncel sorunu nedir?".

 

"Türkiyenin güncel sorunu bozuk düzendir(rejim)" diyenlere, sn. gaffar, adil düzenin kapitalizm olduğunu, bunu da iki Almanyay'ı misal göstererek anlatmaya çalışmış. Ama tabi çok genişleterek konu dışına çıkmış gibi gözüküyor.

 

Sn. gaffar şunu hiç unutmalalı ki, her değerde olduğu gibi, özgürlüğün de sınıflara göre farklı uygulandığında, birisi için olağan olan özgürlük, diğerisi için çok kıymetli hatta erişilmez olmaktadır. Kast ettiği "özgürlük düşmanı rejim", sömürü bir özgürlükse eğer, sömürüye izin vermez.

 

Sosyologların, "iktisadi özgürlüğü olmayanın siyasi, sosyal özgürlüğü de olmaz" tespitleri bilimseldir.

 

Sn gaffar, uygulanan vahşi kapitalist rejimle, belli bir sınıfın, belli devletlerin geliştiğini, diğerlerinin yerinde saydığını hatta gittikçe gerilediğini biliyordur sanırım.

 

Dünyada eşitlikçi sosyal düzenlerin kuruluşu elbette sömürü düzenlerinin aleyhinedir. Emperyalizmin birinci görevi, böyle düzenlerin kurulma girişimlerini engellemek. Kurulmuş olanları da yıkmaktır.

 

Konuya dönersek, Türkiyenin güncel sorunu, tüm değerlere içkin olan rejim sorunudur. Eşitlikçi sosyal düzen kurulmalı, kültür eğitimi de birlikte verilmelidir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir skydavar

Başlık bence, "güncel " değil "temel sorun " ne olmalıydı. Bu nedenle bir sıralama yapmanında doğru olduğunu düşünmüyorum. Temel sorun tesbit edilmediği sürece diğer sorunlarda peşi sıra patlayacaktır. Yani hepsi birbirine bağlı.

 

Eğitim , sağlık vs yapılan tüm düzenlemeler arap saçına dönecektir. Zira temelsiz bir yapının ayakta durması mümkün değildir.

 

Bu noktada sorunlara hangi pencereden bakılacağı önemli. Kapitalist anlayış? Sosyalist anlayış? Ya da tamamen ülkeye özgü bir çözüm mü? Kapitalist anlayışla daha fazla sömürüldüğümüz ve her geçen gün daha yoğun ve içinden çıkılmaz sorunlar yaşadığımız ortada. Sosyalist anlayış bu ülke de denenmedi. Ülkemize özgü çözüm Atatürk tarafından denenmeye çalışıldı ama oda sürdürülemediği için tam bağımsız , ekonomisi güçlü bir ülke yerine yarı sömürge bir ülke haline getirildik.

 

Sanırım her şeyin üzerinden silindirle geçilip yeni bir ülke inşaa etmek gerekiyor.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Dikkat ettim,Türkiye'nin en güncel veya en temel sorunu olan IIRTICA sadece bir oyla siradisi birakilmis.Halbuki terör ve rejim sorunu IRTICA sorunundan kaynaklanmaktadir.Terör sorununu neden dinciler hafife alirlar acaba.Veya Seyh Said neden Kürtcü isyanlarin basindaydi veya Said-i Kürdi denilen sahte peygamber neden Seyh Said'le birlikte olamadigina üzülmüstür?

 

Kürtcü isyanlari yönetenlerin dinci olmalari ile bugün PKK'yi mesru göstermeye calisan dinci tabakasinin baglantisi ne olabilir?

 

Neden dincilerle,bölücüler birbirleriyle kankadir?

 

IRTICA Türkiye'nin en büyük sorunudur ve öyle saniyorum ki arkadaslar kisisel özgürlükler baglaminda IRTICA'yi yeterince güncel görmüyorlar.Halbuki son 10 yilda irtica 10 yil öncesine bakarak cok büyük bir mesafe katetmistir.Said-i Kürdi'nin filminin yapilmasi bile irticanin boyutlarini anlatiyor bize.

 

Sorunlara dogru teshis konmadigi sürece,Türkiye sorunlardan arinamaz.Nihat Genc'in " biz 10 yil önce bugün dikta rejimiyle ülkeyi yönetenlerin özgürlük isteklerine adam gibi karsi duramadik "demesi cok anlamlidir.Yine ayni hataya yani irticayi özgürlük olarak degerlendirme gafletine düsüyoruz.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Evrensel'i nokta koymamak görüşünde ve politika'yı hukuktan başka önemli sorunların da varlığı görüşünde haklı buldum.

 

O halde şöyle diyelim. Bozuk düzene çeki düzen vermeye ilk ve en acil nereden başlamak gerekir? Tabii bunu yapabilecek bir güç ortaya çıkar, bu faşist kabus dönemi biterse. Bana ABD bu işten sonuç alana kadar bitmez gibi geliyor, o ayrı. ABD bu noktaya kadar getirdiği işi asla yarım bırakmayacak, başka bir oluşuma fırsat vermeyecektir diye düşünüyorum. Yani Sevr planları yaklaşık doksan yıldır kursakta kalmış, doksan yıldan sonra lokmaları yutacak ortam oluşmuş. Kim fırsatı teper?

 

Ama faraza bu karanlık kabus bitti, ilk neşter nereye atılmalı? Konuyu böyle alalım. Yoksa sorun tabii çok ve önem sırasına koymak bile zor olabilir.

 

Bence ilk ve en acil hukuk şaibeden kurtarılmalı. Fikir ve düşünce suçluları bile değil, zanlıları derhal bırakılmalı, hayal ürünü halisünasyon davaları derhal düşürülmeli. Bu hukuku hukuk adına katleden uyduruk delil yaratan görevliler derhal görevden alınıp hukuk katliamının hesabı sorulmalı...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe
Neden dincilerle,bölücüler birbirleriyle kankadir?

 

Osmanlı döneminde Osmanlı dış siyasetçileri Avrupa ve Rus görüşlerini izlerlerdi. Ruslarla Avrupalılar doğal olarak farklı görüşler öne sürerlerdi. Bu durumda işler yolunda gidiyor demekti. Fakat ne zaman Ruslarla Avrupalılar aynı görüşte olurdu, işte o zaman Osmanlılar tehlike çanlarının çaldığını anlarlardı.

 

Şimdi de ABD ve AB ortak direktifle irticayı tehdit algısı olmaktan çıkarın diye emrettiklerine ve yaptırdıklarına göre, demek en büyük tehdit irtica imiş diye anlamak gerektiği gün gibi ortada!

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

En önemli güncel sorunun hukuk ihlalleri olduğunu düşünüyorum. Ülkenin genel olan en önemli sorununun da EĞİTİM olduğunu sanıyorum. Tüm bu sorunların çözümünü sağlayacak eğitimin uzmanlarca, siyaset karıştırılmadan yeniden yapılandırılması gerekir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Türkiye'yi yöneten cemaatlerdir bu artik inkar götürmez bir gercektir.Cemaatlerin istedikleri degisiklik,Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin feshedilmesi ve bir Islam cumhuriyeti kurulmasidir.Bunda basarili olurlar olmazlar diyemiyorum cünkü 10 yil icersinde ele gecirmedikleri hicbir kurum ve kurulus kalmamistir.En önemlisi yargiyi ele gecirmislerdir.Dolayisiyla belki ilk bakista en güncel sorun hukuk olarak karsimiza cikiyorsa da egri oturup dogru konusalim ki cemaatler safdisi edilmedigi yani irtica önlenemedigi sürece hukukta bir düzelme olmasi mümkün degildir dolayisiyla Türkiye'nin en güncel veya en temel sorunu hukuk degil irticadir.Hukuk irticanin elinden kurtuldugu zaman düzelebilir ancak.

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

bu ülkenin vatandasi didinir, cabalar, calisir bir yerlere gelir,makam ve söz sahibi olur ve katiyen kimsenin aklina "ele gecirmedikleri hicbir kurum ve kurulus kalmamistir" ithamina maruz kalmaz müslüman olmadiginiz sürece..

 

bu nasil bir zihniyet ?

 

 

 

slm.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Her akli calisan insan biliyor ki biz dinciler veya cemaatler derken asla dindarlardan bahsetmiyoruz,din tacirlerinden,insanlarin duygularini sömüren,Allahla aldatip devleti yikmaya calisanlardan ve kendilerini müslümanim diye yutturmaya calisanlardan bahsediyoruz.Bunlar 90 yildir bu cumhuriyeti yikmak icin her kaliba girdi her boyaya boyandilar.Dün Amerika'ya karsiydilar simdi onunla cumhuriyeti yikmak icin isbirligi yapiyorlar,dedik ya her kaliba girip her boyaya boyandilar diye.Birde masum rollerini oynamalari var ki sorma gitsin.Kendilerinden olmayanlari "bunlar yahudi diye yaftalayan,bu ülkenin kurtaricisina ahlaka sigmayan hakaretler yapan"din bezirganlari,cennette arsa satisi yapan ve Ali Riza Demircan gibi ve cennette erkeklere 3-4 kadin müjdeleyen sahte müslümanlardan bahsediyoruz.

 

Cumhuriyeti yikmak icin mücadele edip cezasini cekenleri "sapla giymedi diye asildi" yalaniyla masum göstermeye calisanlardan bahsediyoruz.Gercek müslümanlar bu ülkenin haysiyet ve serefini,ulusun namusunu kurtaran büyük insan Atatürk'e herzaman saygi göstermis ve sevmistirler.Onlarin ne cumhuriyetler ve ne de Atatürkle sorunlari vardir.

 

Bu ülkede gercek müslümanlara kimse ne zorluk cikartmistir ne ibadetlerini yasaklamistir.

1927 Türkiye'sin de 14,425 okula karsi 28,,705 cami vardir.Bu ülkede müslümanlara eziyet var diyenlerin bir parca utanmalari ver aynaya bakmalari gerekir.Köy Enstitülerini birtakim yalan ve iftiralarla kapatip kirsal kesimi egitimsiz birakanlar yüzleri kizarmadan,Latince Alfabeye gecilmis olmasini halkin cahil kalmasina gerekce gösteriyorlar.

 

Bu din bezirganlari bugün bile o kadar cami fazlasi olmasina ragmen hala cami yapmak icin birbiriyle yarisirken hicbirinin aklina birde okul yaptirmak gelmez,cünkü okulda okumakla adam olunuyor.

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

bu ülkenin vatandasi didinir, cabalar, calisir bir yerlere gelir,makam ve söz sahibi olur ve katiyen kimsenin aklina "ele gecirmedikleri hicbir kurum ve kurulus kalmamistir" ithamina maruz kalmaz müslüman olmadiginiz sürece..

 

bu nasil bir zihniyet ?

 

 

 

slm.

 

Nedim Şener ve Hanefi Avcı böyle demiyor. Makamları ele geçirmek için her şeyin yapıldığını, iftiraların atıldığını söylüyorlar. Bunları yapanlar da bir cemaatin üyesi olduğu söylenen insanlar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir £vrensel

bu ülkenin vatandasi didinir, cabalar, calisir bir yerlere gelir,makam ve söz sahibi olur ve katiyen kimsenin aklina "ele gecirmedikleri hicbir kurum ve kurulus kalmamistir" ithamina maruz kalmaz müslüman olmadiginiz sürece..

 

bu nasil bir zihniyet ?

slm.

 

Didinip çabalamakla, el emeği ile hiç bir yere gelinmez. Ülkede bu gibi emekçileri görüyoruz. Ev kirası bile ödeyemiyorlar.

 

Makam ve söz sahibi olmak için kişi, kurum ve kuruluşları ele geçirmek gerekir. Deniz Feneri (bir yere gelmişleri) buna en somut örnektir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Politika haklı. Hukuku dejenere eden cemaatler. Sonuçtan nedenlere doğru gidersek irticayı, eğitimsizliği, duyarsızlığı... Bunları hep görürüz.

 

Adalet mülkün temeli ve her şeyin kokmasını önleyen tuzdur. O da koktuğunda hiç bir kokuşmamışlık kalmaz.

 

Tuzun niye kokmuş olduğu sorusu ise irticadan başlayarak eğitimsizliğe, sömürü ve kapitalizmin öyle istemesine kadar zincirleme gider...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Nedim Şener ve Hanefi Avcı böyle demiyor. Makamları ele geçirmek için her şeyin yapıldığını, iftiraların atıldığını söylüyorlar. Bunları yapanlar da bir cemaatin üyesi olduğu söylenen insanlar.

 

 

bilhassa cemaat´in lideri hakkin da iftira atanlar bahsini ettiginiz zihniyet ve yandaslariydi.. ecevit sahip ciktiginda karaoglan´i afaroz edenler de ayni zihniyet mensuplariydi..

 

slm.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Türk ordusunu safdisi etmek icin bedelli askerlik oyununa basvurarak profesyonel orduya gecis icin manevralar yapiyorlar.Yani Türk ordusunun silahli birimi olan Türk Silahli Kuvvetlerinde savas gerektiginde para ile asker alinip cepheye gönderilecek.Amac ortadadir.Türk ordusu geleneksel yapisi itibariyle ve ülkemizin stratejik önemi göz önüne bulundurulursa bölgesinde hatiri sayilir bir güctür sadece bölgesinde degil dünyanin sayili güclü ordularinin arasindadir.Dinciler yani Siyasi Islamcilar ki ben bunlara gericiler diyorum yani mürteciler Türk ordusunun bugünkü Atatürk'cü ve Laik yapisini hazmedememislerdir.Kuruldugu günden bu yana Türk ordusunu saf disi edebilmek icin kirli bir mücadele verdiler.

 

Türk ordusunun icerisnde asla ideoloji yoktu.olmamasi icin bu ordudan sorumlu kurumlar gereken calismalari yaptilar.Türkiye Cumhuriyeti ordusunun icersinde ne sagci yani dinci ve ne de solcu yani komünist barinamiyordu.Belki inanmayanlar olabilir ama Türk Ordusunun icinde ibadetini yapmak isteyene asla müdahale edilmemistir.Müdahale edilen sadece yikici akimlardi.ABD/AB'ci AKP iktidara gelince ilk is olarak ordunun icindeki ideolojik yapilanmalara özellikle dinci yapilanmalara yesil isik yakmis ve ordunun kendi icersinde bir icra olan YAS kararlarini sivil idareye devrederek orduyu bu yetkiden azletmistir.Yani ordu icersindeki yikici bir faaliyetin failini ordu kendi bünyesinde ortadan kaldiramiyacak buna sivil yönetim karar verecektir.Bu acikca Orduyu etkisiz kilmaktir.Bunu yapanlarda mürtecilerdir.Yani Allahi kullanarak menfur amaclarini gerceklestirmek isteyenlerdir.

 

Irtica dün de Türkiye'nin en temel sorunuydu bugünde o sorun katmerleserek devam etmektedir.

 

Kisilerin din ve inanc özgürlügü irtica degildir bunlari biribirine karistirmamak gerekir.Biz inanc özgürlügünü degil inanc özgürlügü maskesinin altinda yürütülen hain planlardan bahsediyoruz.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Türk ordusunun bugünkü Atatürk'cü ve Laik yapisini hazmedememislerdir.

 

 

“..Bu açıdan bakıldığında Atatürk için kullanılan “Ulu,” “Yaratıcı,” “Yüce” benzeri sıfatların dinî referanslarının da bulunması, 1945 yılına kadar Türk Dil Kurumu sözlüklerinde “din” kelimesinin mecazî anlamda kullanımına örnek olarak “Kemalizm Türk’ün dinidir” cümlesinin verilmesi tesadüfî değildir.

Bu dinselleşmenin toplumun eğitimli tabakalarında ciddî bir etki yarattığı şüphesizdir.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’yi ziyaret eden Grace Ellison’a bir Maarif müfettişi tarafından yapılan,

“Bizim peygamberimiz Gazimizdir.

Biz o Arabistanlı şahıs ile ilişkimizi sona erdirdik.

Muhammed’in dini Arabistan’a pek uygundu; ama bize yaramaz” yorumu bu etkiyi yansıtan ilginç bir örnektir.”(M. ŞÜKRÜ HANİOĞLU)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Sultan Abdülmecid'in dogum günü diye Vahdettin'in dogum gününü hem de Dolmabahce'de kutlamak Türkiye'de ki irticanin hangi boyutlara ulasmis oldugunu gösteriyor.Irtica sadece inanc alaninda degildir siyasi alanda da irtica vardir ve Vahdettin'in dogum gününün kutlanmasi bu irticanin tipik bir örnegidir.

Vahdettin,devleti Inglizlere satmis ve kendiside onlarin kucagina siginmistir,Vahdettin onurlu bir insan olsaydi bi siginti olarak ömrünü gecirmezdi.Ayni onursuzluk Vahdettin'i Islamin halifesi olarak görme özürlü olanlarda da vardir.Bunlar Atatürk'e bu nedenle karsidirlar cünkü onur denilen ve kendilerine yabanci bir kavrami Atatürk onlara ögretmek istemistir.

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.