İçeriğe atla


Fotoğraf

ERİŞİLMEZ İKON'UN SAHİFESİ.....


Bu başlığa 1106 cevap verilmiş

#1101 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 10 Aralık 2013 - 18:56

..

R-Complex üzerine Kişisel Not:
-Sadness Coplex; Karma; Shuffle Combination
-Esfel-i Sâfilîn;
-Sefillerin en sefili.
-Cehennem'in en aşağı tabakası.
-Sefa'; orak; kılçık; kabuk; Cocoon
-Hook; Sickle; Pointer.
-Bottom layer, the Traditional Scenario.
-the Book

 

**
 

"Nesneleri yabancı ya da rastgele konulmuş  

 yasalardan kurtarabilirsiniz, fakat kendi  

 doğasındaki yasalardan?
 Hayır..

 Üçgenlere, üç-kenarlı kodeslerini yıkmaları  

 konusunda cesaret vermeyin, buna girişmeyin..
 Bir üçgen kenarlarından kurtulacak olursa;    

 yaşamı çok acıklı bir biçimde sona erer."

G.K. Chesterton

..


Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#1102 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 11 Aralık 2013 - 21:24

mevlana-hac%C4%B1-bekta%C5%9F-veli-250x1

 

DERYÂ-YI HÛ..

Filozofdan mı söz etsem yâhut Cenâb-ı Hakk'ın
gemilerinden, deryâlarından mı bahsetsem?

Gemilerinden bahsedeyim, gönül onlardan hoşlanır.
Kül'den söyliyeyim zîra cüz'ü kül'de bil!

Her velî, gönül Nûh'u ve gemicisidir.
Halkla düşüp kalkmayı da tûfan olarak bil!

Arslandan, ejderhadan o kadar korkma.
Asıl akrabandan, tanıdıklarından sakın!

Onlar, seninleyken vaktini boşa harcarlar.
Sen yokken de dedikodunu yapıp dururlar!

Her birinin hayâli, susamış eşek gibi
beden kabından fikir suyu içer.

Onların hayâli, senin hayat denizinden
elde ettiğin çiği emer bitirir.



MEVLÂNÂ
MESNEVÎ-İ ŞERÎF
6. cİLD
2246-2252

..


Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#1103 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 13 Aralık 2013 - 09:55

..

"Dîn sözcüğü Kur'an'ın eski sûre'lerinde yevm ad-dîn,
 kıyamet günü ifadesinde ortaya çıkmıştı; ama sonra
 bu anlamını kaybetmişti."

"Dîn'in bu din, yön anlamında yerleşmiş olduğu kestirilemiyor.    
 Arap filologu onu, dâna'nın aslama ile aynı manayı taşımış
 olacağı eski dilde bulmaya çalışıyor. Batı yorumu ise onda,     
 Arâmiden geçme İranî dana'yı görüyor; ben ise Macdonald'la
 hemfikir olarak bir Arap kökene ve deyn "vecibe" nin bir
 bulaşmasına inanıyorum."
 

M. Gaudefroy-Demombynes

 

**

 Macdonald'da "Dîn şeklinde yazılan kelime için Arap lügatçileri   
 birçok manalar vermekte..olup bu mana kargaşalığı içinde,     
 birbirinden ayrı, 3 dîn kelimesi seçilir:
 1. Arâmî-İbranî dilinden Arapçaya geçmiş olan ve "hüküm"
 manasına gelen kelime,
 2. hâlis Arapça olup "örf ve âdet" manasına gelen ve 1 işaretli
 kelime ile karabeti olan kelime (krş. İbranîce mişpât ve şâphat), 
 3. "dîn" manasını ifade eden ve Farsça vesıtasıyla gelen dîn      
 (daênâ) kelimesi.."
 

B. Macdonald

 

**

 Ve nihayet Louis Gardet:

 

"Dîn'in üç ayrı manasını belirtmek mutat olmuştur:
 1. hüküm, mücazat;
 2. örf, âdet;
 3. din.

 İlki, İbranî-Arâmî köke, ikincisi Arabî dâna/deyn (vecibe/borç)     
 köküne, üçüncüsü de Pehlevî dên (ifşa/din)'e dayanıyor..
 
 Her halü kârda, bahis konusu "dîn" kavramı hiçbir surette        
 Mazdeizm ve İslâm'da tamamen aynı değildir. Aksine , ilk iki,   
 İbranî ve Arabî etimolojiler, birbirlerini etkilemiş gibidir..
 
 Böylece de Arapçanın manaya ait diyalektiği, deyn, "belli bir  
 tarihte ödenecek borç" un dîn "âdet" e geçmesini mucip oluyor.
"Örf ve âdet" de bu kez, "yön" hudâ (Tanrı tarafından verilen) 
 fikrine götürüyor; (İbranî kökün manasında) hüküm vermek de,
 herkesi uygun bir yöne götürmek, ve böylece de mücazaat
 vermek oluyor.

 Gaudefroy-Demombynes'in "Kıyamet Günü" (yawm al-dîn)
 görüşünde Tanrı'nın her insanoğluna bir yön verdiği gün  
 olmaktadır. Başka yerlerde de Arap filologları dîn'i doğruca
 dâna li..inkıyad etmek ten iştikak ettiriyorlar.
 Bundan böyle de dîn, Tanrı tarafından verilmiş, herkesin  
 inkıyad  etmek zorunda bulunduğu bir emirler kümesi olmuştur."

"Böylece dîn yükümlülük, yön, inkıyad, mücazaatı ifade ediyor.
 İster İbranî-Arâmî anlama, ister eski Arabî köke dayanılsın,   
 kurtulunacak borç (dolayısıyle yükümlülük) ve icbar edilmiş  
 veya inkıyad etmiş kalple takib edilecek yön düşünceleri baki   
 kalacaktır.

 Yükümlülük veya istikameti (yönü) icbar edenin noktai 
 nazarından  dîn,  İbranî kökün "hükm" ü ile birleşiyor; ama  
 yükümlülükten  kurtulacak ve yön alacak kişinin noktai  
 nazarından dîn, en genel ve mutat anlam olan "din" olarak  
 tercüme edilecektir."


Luis Gardet

.
 


Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#1104 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 14 Aralık 2013 - 23:20

.

DENEYİM

Belli bir durum (efektif-aktüel olaylar) ve
içerdiği problemler karşısında bulunan birey,
vaziyeti değerlendirirken eski izlenimlerinden
yararlanır. Olaylara kıymet koyar.

Önceden yaşadığı serüven ve aldığı intıba'lar
bireyin duyu organları ve sinir yapıları üzerinde
genetik bir etkiyi önceden bırakmıştır.
Ve bu etki genelde çözümlenememiş (ego)
bilgilerdir.

Beyin sinir hücrelerinin (nöron) yüklendiği bu
tür bilgiler, karşılaşılan yeni bir durum ile
içerdiği olaylar dizini karşısında, değerlendirim
işleminde(soyut aşama), veri olarak ussal
işleme dahil olur.

Ego verileri, sorunla birleştiğinde gerilimi
artırarak, nöron hücre yapısında iyonlaşım
meydana getirir.

Sonucu, ussal işlev yeterli sonuç vermeyecek,
durum acı çekme ile devam ederek, bireyi
değişime (yeni bilgi edinimi) zorlayacaktır.

Anlaşılan o ki, tahayyül'de olagelen problem,
tasavvur boyutunda çözüme ulaşmadığında
boyun altına inerek, sinir, kas, kemik ve damar
sistemleri düzeninde arızalar meydana getirecek
ızdırap faktörü devreye girecektir.

Bu noktada şöyle bir sonuca varmak mümkündür;
Birey, durum içerisinde çektiği sıkıntının analizini
nedenlere (kozalite) yükleyerek gerçekleştirme
yoluna giderse (günü kurtarma), sorunu çözümsüz
kalır.

Bu nedenleri "gelişim için vesile/occasion" olarak
öngörmek, fırsat bilmek ve ussal sürecin dürüst
kullanıldığı bilgisini ortaya koyar.

.


Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#1105 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 16 Aralık 2013 - 12:17

4226801674_d08fe99ba9_m.jpg
 

"BÜTÜN;  PARÇALARIN TOPLAMINDAN ÖTE
 BİRŞEY'DİR.."


"Herhangi birşeyin bütünsel özelliklerine,
 bu bütünü oluşturan parçaların ayrı ayrı
 çözümlenmeleri ile ulaşılamaz!"

Hareketsiz nesneler birbiri ardına hızla
gösterildiğinde, tek tek algılanabilecekleri
eşiği aşarak hareketliymiş gibi görünür; bu
yanılsamanın en tipik örneği sinemadır.

Fİ VAK'A'sında algılanan hareket, fiziksel
uyaranlar içinde kendi başına var olmayan,
ancak uyaranların birbirleriyle ilintili
özelliklerine bağlı olarak ortaya çıkan bir
deneyimdir.

Gözlemcinin sinir sistemi ve deneyimleri,
fiziksel girdiyi parçalar halinde ve edilgen
biçimde kaydetmez. Tersine, sinir sistemindeki
örgütlenme, tıpkı algılamada olduğu gibi ayrışmış
parçaları hemen bir bütüne dönüştürür.

Bu kabule göre, alınan bir uyaran kümesi'nin
sinir sisteminde ve algı mekanizmasında
örgütlenmesi, koşulların izin verdiği ölçüde
"İYİ" bir bütün oluşturur.

Gestalt

.


Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#1106 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 09 Nisan 2016 - 15:04


Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#1107 Evrim

Evrim

    Deneyimli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPip
  • 539 İleti

Gönderi Tarihi: 23 Nisan 2016 - 23:47

merhaba hocam,

hoş gelmişsiniz clover.gif

 


ey bir elinde mezarcılar yaratan-bir elinde ebeler koşturan doğa-bu seslenişimiz yanlızca sana-bitmedi daha- sürüyor- ve sürecek!




Cevap ekle