İçeriğe atla


Fotoğraf

Hidayet Türkoğlu röportajı


  • Lütfen cevap vermek için giriş yapınız.
Bu başlığa hiç cevap verilmemiş

#1 Admin

Admin

    Süper Üye

  • ™ Admin
  • 47.655 İleti

Gönderi Tarihi: 07 Haziran 2011 - 14:06


İnsan bu güzellikten nasıl kopar

Röportaj: Cengiz Semercioğlu

Geçtiğimiz günlerde NBA’de Orlando Magic forması giyen Hidayet Türkoğlu ve eşi Banu ile buluştum, keyifli bir röportaj yaptım. 2 yaşında bir kızları olan çifte “Liseden beri hiç ayrılmadınız mı?” diye sorunca, Hidayet’ten son derece romantik bir yanıt aldım: “şunun gibi bir güzellikten ayrılabilir mi insan!”

Slam dergisi tüm zamanların en iyi 500 oyuncusundan biri seçti seni. 11 yıl önce NBA’e giderken bunu tahmin ediyor muydun?
- H.T: Bugüne kadar elde ettiğim en iyi sıfatlardan biri oldu bu. şu an bulunduğum konumdan dolayı çok keyifliyim. Bu noktalara geleceğimi gerçekçi konuşmak gerekirse hiç beklemiyordum. Hayalim NBA’e adım atmak ve orada bulunmaktı. Ama zaman geçtikçe ve kendimi geliştirdikçe “neden olmasın” demeye başladım.

Ne kadar daha kalmayı planlıyorsun Amerika’da?
- H.T: Orlando’yla üç sene daha kontratım var. şimdi 32’yim, o zaman 35 olacağım.

Bir daha kontrat yenileme durumun olur mu?
- H.T: Fiziki olarak kendimi iyi hissedersem neden olmasın. O anki durumuma göre karar vereceğim. Belki birkaç yıl daha oynarım, belki yeter deyip son birkaç senemi Türkiye’de oynayarak geçiririm.

11 yıldır Amerika’dasınız, hayatınızda ne değişti? şimdi daha mı az yoksa daha mı çok özlüyorsunuz Türkiye’yi?
- B.T: Doğruyu söylemek gerekirse Amerika’daki yaşama daha fazla adapte olduğumuz için ilk yıllara göre daha az özlüyoruz. Ailelerimiz de sıklıkla geldiğinden

Türkiye özlemiyle yanıp tutuşmuyoruz.
- H.T: Yılın dokuz ayını orada geçiriyoruz. Düzenimiz iyice oturdu. Kurulu düzenimiz orada olduğu için ister istemez evimiz de orası oluyor.

TORONTO BİZİM İÇİN KABUS GİBİYDİ

Amerika’da yaşadığınız yerler içinde en çok nereyi sevdiniz, Florida’yı mı?
- B.T: Tabii ki Florida ve Orlando benim favorim.

Peki Orlando gibi sıcak bir yerden Toronto’nun soğuğuna gitmek zor olmadı mı?
- B.T: Kabus gibi oldu hem de! Ama Orlando’daki evimizi hiçbir zaman bozmadık.
- H.T: Toronto’ya gitmeden önce, altı senemizi orada geçirmiştik çünkü... Orlando’yu tatile gideceğimiz, hep yaşayacağımız yer olarak gördük.
- B.T: Toronto çok soğuktu ve kızımız Ela daha bebekti. Ben sezon içinde kaçıp Orlando’ya geliyordum. - 27 dereceyi gördüğümüz zamanlar oldu.
- H.T: Hiç hatırlatma... Bir de ben soğuktan nefret eden bir insanım.

Belki Toronto’daki performansını da bunlar etkilemiştir.
- H.T: Etkilemiştir mutlaka. şehir olarak çok güzel bir yer Toronto. Ben sadece soğuk ve basketbol açısından şikayetçiydim. Orlando’daki performansımı yakalamak istedim, olmadı. Onlar beni farklı şekilde oynatmaya başladı ve bundan memnun değildim.
- B.T: Toronto macerası iyi ki bitti yani...

Çok sık seyahat eder misiniz? NBA yıldızları tatilde nereyi tercih eder?
- H.T: Valla ben Fethiye’yi tercih ederim (gülüyor).
- B.T: Meksika’yı seviyoruz bir de... Florida’ya yakın yerler tercih sebebimiz; Bahamalar gibi... Miami zaten kapı komşusu. Los Angeles ve New York’a da gidiyoruz...

Hidayet’in her maçına gider misin?
- B.T: Orlando’daki maçları kaçırmam. Ela doğmadan önce deplasmanlara da gidiyordum.

BU GÜZELLİKTEN KOPABİLİR Mİ İNSAN?

Çocukluk aşkı mıydı sizinki?
- H.T: Lise aşkı...

Eh çocukluk aşkı sayılabilirmiş...
- B.T: Doğru, daha 16 yaşındaydım.
- H.T: Banu çocuktu diyebiliriz yani (gülüyor)... 18 sene bitti işte...

Sonra hiç kopmadınız mı?
- B.T: Hayır, hiç kopmadık.
- H.T: 11 sene beraber yaşadık.

Hani lise aşkıdır, sonra biter, üç beş yıl sonra yeniden birleşilir falan...
- B.T: Hayır hayır, biz hiç kopmadık.
- H.T: Yahu hocam, şunu seven bir daha kopabilir mi gözünü seveyim! şunun gibi bir güzellikten ayrılabilir mi insan!

DALLAS KAZANSIN!

Finalde kimi destekliyorsun; Dallas mı, Miami mi?
- H.T: Dallas’ın kazanmasını istiyorum.

Neden?
- H.T: Arkadaşlarım olduğu için... Ayrıca hem yaş hem de kariyer olarak Dallas’ın hak ettiğini düşünüyorum. Yaş olarak bir daha bu fırsatı yakalayamayacak oyuncular var kadrolarında. ınşallah onlar kazanır.


AMERİKA’DA EN SEVDİKLERİ ÜÇ ŞEY

BANU
1- İnsanların güleryüzlülüğünü...
2- Özgür bir yaşam olmasını ve herkesin kendi hayatını yaşamasını...
3- Eğitim sistemini... ınşallah Ela da orada okur.

HİDAYET
1- ınsanların bana gösterdikleri sevgi ve saygıyı...
2- Seyahat etme fırsatı vermesini; sürekli farklı şehirlere gidiyorum.
3- Çok fazla restoran alternatifi olmasını; değişik restoranlara gidip farklı yemekler denemeyi...

AMERİKA’DA EN SEVMEDİKLERİ ÜÇ ŞEY

BANU
1- ınsanların sosyal hayatları çok az...
2- Meze kültürleri yok...
3- Herkesin kendi başına yaşıyor ve hayatları monoton...

HİDAYET
1- Hiç balık kültürleri yok. Türkiye’den en çok özlediğim şey balık...
2- Arkadaşlık olmaması. Ben Türkiye’deki ailemle günde iki kez konuşuyorum; takım arkadaşıma “Kardeşinle en son ne zaman konuştun?” diye soruyorum, “Dört ay önce” diyor... O da bir iş içindir mutlaka!
3- Banu’nun dediği gibi sosyal hayatları yok.

HASTANEDE GÖNÜLLÜ OLARAK ÇALIŞIYORUM

Hidayet antrenmandayken senin günün nasıl geçiyor? Neler yapıyorsun?
- B.T: Ela 2 yaşında oldu, okula başladı. Artık kendime daha fazla zaman ayırabildiğim için bir hastanede gönüllü olarak çalışmaya başladım.

Ne yapıyorsun hastanede?
- B.T: Çocuk rehabilitasyonunda çalışıyorum.
- H.T: Etrafı temizlediği söyleniyor.
- B.T: Evet, “Çocukları mutlu edecek her şeyi yapıyorum” deyince, arkadaşlarım “Oda da mı temizliyorsun?” diye soruyor. Oda temizlemiyorum ama gerekirse onu da yaparım.

Görevin ne peki tam olarak?
- B.T: Pediatrik yoğun bakımdayım... Çocukları ve ailelerini mutlu edecek şeyler yapıyorum. O gün canları bir şey istiyor diyelim, o şeyi temin ediyorum. Odalarını dekore ediyorum. Birinin doğum günü varsa parti düzenliyorum.



Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf