İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

RASLANTININ (BİLE) NEDENLERİ VAR MIDIR?

Featured Replies

Gönderi tarihi:

Düzen üretmek mi kolaydır, rasgelelik üretmek mi? Bu ne kadar saçma bir soru, boyaları fırlatıp ortalığı kirletmek tabii ki kolay, halbuki bir tablo yapmak tabii ki zor!

 

Bilimciler ise öyle demiyor! Tam kusursuz bir rasgelelik üretmek, hiç bir nedenselliğe bağımlı kalarak etkilenmeyen ve öbeklenmeyen bir rasgelelik oluşturmanın çok zor olduğunu söylüyorlar. Bu neden gerekli, kırılamaz şifre üretmek için. Bilimsel araştırmalar ancak kuantum ilkelerle çalışan bilişsel makinelerin böyle tümüyle rasgele olduğu sanılan şifreler üretebildiğini, bunu da şimdilik kaydıyla belirtiyorlar. Bu kuantum şifrelerin kırılamazlığına çok güvenmenin de yersiz olduğunu söylüyorlar.

 

En rasgele gibi görünen sistemlerde bile şaşırtıcı bir düzen ortaya çıkıyor. 1881 de İtalyan matematikçi Cesaro, rasgele seçilen iki rakamın 1 den büyük herhangi bir sayıya bölünememe olasılığının pi'nin karesiyle bağlantılı olduğunu göstermişti. Bulduğu formül, istenilen hangi yöntemle iki rasgele sayı seçilirse seçilsin, binde beşlik bir hata olasılığı ile pi sayısı ile eşleşiyordu. Bu yöntemle bir çok rasgele olayı, yıldızlar arasındaki uzaklıklar, bir nehrin kıvrımları ve ve yere atılan cisimlerin konumları, pi sayısı ile eşleştirilebilmiştir.

 

Raslantısal olaylarda şaşılacak ve açıklanamayan kümelenmeler olmakta, eşit dağılım olmamaktadır. Bu kümelenmelerden nedensel anlamlar çıkarmak bazen şaşırtıcı biçimde doğru sonuçlar vermekte, bazen ise kümelenmenin hiç bir nedensel anlamı bulunamamaktadır. Rasgele sayılar söylemesi istenen kişiler genellikle sayı tekrarlamama, eşite yakın dağılım gösteren sayılar seçme eğilimindedir. Doğadaki rasgelelik ise böyle çalışmıyor. Bir anlamı olup olmadığı çok kafa yoran kümelenme ve tekrarlar ortaya çıkıyor.

 

Acaba doğada rasgelelik üretebilen tek makine insan beyni mi? Bir rakam belirlerken bizi o rakamı seçmeye iten hiç bir nedensellik hissetmiyoruz. Hissimiz bizi yanıltıyor mu, doğruyu mu gösteriyor?

 

1970 de rasgelelik üretmek için tasarlanan RANDU yazılımının bilgisayarda belli belirsiz bir düzen ortaya çıkardığı keşfedildi. O günden sonra gerçek bir rasgelelik üretme amaçlı bir çok yazılım geliştirildi. Tüm geliştirilen yöntemlerin hâla gerçekten mutlak bir rasgelelik içerdiğine kuşku ile bakılıyor. Gündelik hayatta piyangoda kazanan numaranın rasgele üretildiğine güvenebiliyoruz.

 

Acaba gerçekten öyle mi? Raslantılar bir anda bir noktada bir mucize yaratıyorlar mı?

 

Ne alaka ama yanıt CERN'de aranıyor! Evren oluşurken eşit sayıda oluşan madde ve anti madde parçacıklarının rasgele bir dağılımla birbirlerini yok etmeleri ve hiç madde oluşmaması gerekirken, evrenin neden maddeden oluştuğu anlaşılamıyordu.

 

İlk kez CERN'de maddenin tam olarak karşı maddeye simetrik davranmadığı, maddenin biraz "torpilli" olduğu kanıtlandı. Yani evren oluşurken değil, hâlen öyle, madde hâlen bu konuda "torpilli" bu bizzat gözlendi! CERN'de anti madde yaratılabiliyor ve madde ile etkileştirilme deneyleri yapılabiliyor.

 

İsviçre basını olayı "doğa yasaları yanlışmış" şeklinde duyurdu. biggrin.gif Tabii ki öyle bir şey yok. Ancak Feynman'ın dediği gibi "daha altta çok şey var." Henüz yeni öğrenmeye başlıyoruz, bilgi çağı henüz yeni açıldı.

 

Biz kritik bir nesiliz, büyük gelişmelerin eşiğindeyiz ama çoğunu göremeyeceğiz! sad.gif Ancak bundan sonra her nesil böyle hissedecek unsure.gif fazla üzülmeye de gerek yok! smile.gif

  • 3 hafta sonra...
Gönderi tarihi:

Bilimde Kaos tartışmaları artıyor ve bilim giderek felsefenin rolünü daha fazla üstlenir oluyor.

 

Son olarak Penrose ve Gurzadyan tarafından "Eon kuramı" adı verilen kuram ortaya atıldı. Bu kavram mitolojiden alınma ve "sonsuz ömür" gibi bir anlama geliyor. Kuramı anlamak için biraz geriye gitmek gerek.

 

Penzias ve Wilson tarafından keşfedilen CMB (Cosmic Microwave Background) yani evrensel mikrodalga fon ışımasının keşfi, astronomide devrim yaratmıştı. Bu, evrenin ilk oluşumunun fosil kanıtıydı.

 

CMB ilk keşfedildiğinde homojen olarak algılanmıştı. Her yönde aynıydı. Dingin, yaprak kıpırdatmayan bir atmosfer gibi durgundu. Hemen bir uydu hazırlanmaya girişildi ve 2001 de fırlatıldı. WMAP adı verilen uydu CMB de farklılıklar saptamayı başardı! Bu uydunun sağladığı veriler üzerinde tartışmalar hızlandı.

 

Önce dağılımın rasgele olduğu öne sürülüyordu. Uydunun çıkardığı haritalarda bir düzen görülmüyordu. Işıma rasgele yoğunlaşmalar gösteriyordu ve bu yoğunlaşmalar "tanrının parmak izleri" olarak adlandırıldı. Dağılıp homojen biçimde yayılması gereken kozmik patlamaya tanrı yer yer fırça darbeleri vuran bir ressam gibi desenler oluşturarak galaksilerin yoğunlaşmalarını sağlamıştı! Böylece madde topaklaşmış, galaksiler, güneşler ve gezegenler oluşmuştu, tıpkı kesilen sütte oluşan topaklanmalar gibi CMB homojen kalmamıştı.

 

Eon kuramı ise evrenin düzenliliğini önceki başka evrenlerden devraldığını söylüyor. Bunu kanıtlamak için WMAP verilerinin rasgele değil, Kolmogorov dağılımı adı verilen bir düzen içerdiğini söylüyor. Kuram tartışmalara yol açtı ve bir çok farklı ekip WMAP verilerini ayrı ayrı yeniden gözden geçirdi. Ekiplerin tamamı verilerde düzenli içiçe küresel dalgalanmalar belirledi.

 

Bilgisayar simülasyonları ile bu dağılımın doğrulanması üzerinde çok spekülasyon yapıldı. Ancak evrenin oluşumunu bilgisayarda simüle edemeyeceğimizi herhalde kabul ederiz diye düşünüyorum. Mutlaka atladığımız veriler olacak ve simülasyonu gerçekle aynı birebirlikte oluşturamayacağızdır. Yani "tüm verileri, tüm değişkenleri bilgisayara girdik, hiç eksik veri yok, gir(e)mediğimiz tek değişken tanrının iradesi olduğu için böyle oluyor bu simülasyonlar" diye iddia herhalde edemeyiz!

 

Eon kuramı Big Bang'in süper karadeliklerin çarpışması sonucu oluştuğunu söylüyor. Bu kurama kadar "patlama" teriminin uygun olup olmadığı tartışılıyordu, patlama değil enflasyon (şişme) denmesinin daha uygun olacağı söyleniyordu.

 

Fakat Eon kuramı doğruysa evrenin öncesi var ve evrenin düzenliliği, evrenler neslinden kalıtladığı bir genetik, bu bir... İkincisi ortada gerçekten bir patlama var, hem de süper karadeliklerin çarpışmasıyla oluşan, tüm evrene içiçe küresel şok dalgaları ile yayılan ve yankısı 13,7 milyar yıldır dinmemiş olan, WMAP uydusunun kulaklarının hâla duyabildiği bilinen en şiddetli patlama...

 

Kaos belirlenemez bir karmaşa mı, bu karmaşayı ancak tanrının müdahale etmesi belirli hale getirir ve çözer mi, yoksa düzen evrenin ayrılmaz bir parçası, canlı genetiği gibi neslinden kalıtladığı bir özellik (ve güzellik) mi... Sonsuzdan beri gelen bir düzen mi var...

 

Yani determinizm mi, indeterminizm mi...

Gönderi tarihi:

Ek: Asla "bilim felsefeyi yok edecek, tek söz sahibi bilim olacak" diye bir iddia ortaya atmıyorum. Bu bence olanaksız. Felsefe her zaman var olacaktır...

 

Keşke böyle bir iddiam olabilseydi, çok isterdim... :)

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.