Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
Balzac

Mezara gömülünce en son hoca ile ölü ne konuşur

Önerilen İletiler

Buna iki defa tanık oldum, babam ve annem mezara konduktan sonra dua okuyan hoca en son herkesi mezarın başından uzaklaştırarak ölü ile konuşuyormuş bu doğrumu hurafemi,

 

o an aklıma gelipte sormadım, sorsamda ne kadar doğru cevap alırdım bilemem, bu konuda bilgisi olanlar varmı.

 

yada neden herkesi uzaklaştırıyor bunu bilen varmı.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Buna iki defa tanık oldum, babam ve annem mezara konduktan sonra dua okuyan hoca en son herkesi mezarın başından uzaklaştırarak ölü ile konuşuyormuş bu doğrumu hurafemi,

 

o an aklıma gelipte sormadım, sorsamda ne kadar doğru cevap alırdım bilemem, bu konuda bilgisi olanlar varmı.

 

yada neden herkesi uzaklaştırıyor bunu bilen varmı.

Elbette her müslüman bunu bilir,en aazından bilmeli

Bu olaya telkin denir

Neyi telkin eder,şehadetini

Ölenin, bunu duyduğuna inanılır

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

gayet tabi böyle bir şey yoktur. ölüyle konuşmak diye bir şey söz konusu olamaz.

 

arkadaş bu durumu çok doğal olarak bilinmnesi gereken bir gerçeklikmiş gibi anlatmış. hangi müslümanlıktan ya da islam anlayışından bahsediyor acaba?

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Elbette her müslüman bunu bilir,en aazından bilmeli

Bu olaya telkin denir

Neyi telkin eder,şehadetini

Ölenin, bunu duyduğuna inanılır

 

 

Kuran'da yazdığı yeri söyleyin bakacağım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Valla öbür hocalar ne demeye ölü ile yalnız kalmak ister bilmem ama Oflu hoca cemaati uzaklaştırdıktan sonra cenazeyi yıkayacağım derken dereye düşürmüş. Sonra da cemaate:" Oliye oyle telkin verdum, oyle kuvetli okuyup ufledum ki göğe uçti" demiş. Cemaat pek inanmamış ama homurdanarak dağılmış. Ertesi gün cenaze denizde bulunmuş. Gelmişler Oflu hocaya... Oflu hiç bozuntuya vermemiş:

 

"Ben oni uçurdum, sonra gokte ne halt etti da denize duşti, oni bilmem!" demiş! :lol:

 

Oflusu moflusu, bütün hoca takımı için ise "Ele verir talkını, kendi yutar salkımı" sözü boşuna söylenmemiştir...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kuran'da yazdığı yeri söyleyin bakacağım.

Söyleyemezler.Kuranda ölüm ,ölüm gibi ölümdür.Şehitlere ölü denmemesinde bile Allah katında neler ile karşılaşacakları vardır.Yani dünyada hocayı dinleyip dinlemedikleri,duyup duymadıkları değil.Ölen ilk ölümü yaşayandır ki sonrasında onun bişeyler duyacağı tek zaman diriltileceği hesap günüdür.O zamana kadar ölü ölüdür ve duymaz.Zaten ölüm ulaştıktan sonra duyacağı şahadetinde anlamı olmaz.Bu uygulama tam bir çelişki içerir Kuranla.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Söyleyemezler.

Çok doğru değerlendirme. Kuran'da ruh diye bir kavram yoktur. Ruh ile ne kastedildiği bile belirsizdir. Hristiyanlıkta ruh, Gabriel (Cebrail) yani Ruhül Kudüs'tür. Bunu Kuran da destekler, çünkü Meryem'e gönderilen kişi veya varlık her ne ise ondan ruh diye bahseder. Kuran başka anlamda bir ruh konusunda değerlendirme yapmayı reddetmiştir. Semitik kaynaklı dinlerde insan ruhu yoktur. Ruh Hint-Avrupa kaynaklı dinlerde vardır. Semitik dinler çürümüş cesedi yeniden toplamayı, diriltmeyi (baas) vadeder. Bunun için ruha zaten gerek yok.

 

Fakat Kuran bu bakımdan da çelişkiye düşer. O halde şehitler nasıl rableri katında rızıklanıyor? Ceset rızık tüketmez, ruh da öyle! O yüzden İslam bir "soru sorma, gerçeğini allah bilir, sen bilemezsin, soran kafir olur" dinidir. "Rızık illa gıda olacak diye bir şart yok" itirazı öne sürülemez. Yani rızık bir algı gerektirir. Neyse iddian, açıkça iddia edeceksin. Ruhun var ve ölümsüz olduğunu iddia ediyorsan niye "rabbinin bir emridir" diye geçiştirip savsaklama yoluna gidesin? Kuran hep bu belirsizlik üzerine bir strateji koymuştur. Tamamen belirsizlik üzerine inşa edilmiştir. Belirli olan tek yönü vardır: Tehditler etme ve zevkler vaad etme. Tamamen bu minval üzere tehdit ve vaadleri tekrarlamaktan başka bir içeriği yoktur. Tabii bir de Tevrat'tan alıntı peygamber öyküleri...

 

Kuran böyle, hadisler de çelişkilidir. Muhammed Bedir'de müşrik ölülerine seslenmiştir. Allahın onlara duyuracağını iddia etmiştir.

 

Daha alta geldiğimizde, Kuran'da hiç bir karine olmadığı halde bütün müslümanlar ruha inanır. Neye dayanarak? Hiç bir şeye... Hint-Avrupa dinleri ile Semitik dinleri kaynaştırarak inanırlar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ruhlar alemi diyerek insanlarin ruhu vardir,ölünce ruh ucar gider diyenler sanirimki cok Yunan Mitolojisi okumus olanlardir.Kuranda insanlarin ruhlari vardir diye hicbir ayet yoktur.Insanlardan nefs olarak bahseder Kuran.

 

Insan inanisa göre nasil yoktan var edilmis ise öldügündede ayni sekilde yok olacaktir.

 

Iste dinin carpitilmasi derken bunlari dile getirmeye calisiyoruz.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

babam ve annem mezara konduktan sonra

 

Allah rahmet eylesin...

Meleklerin soracağı soruları hocanın hatırlatması diye duymuştum.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

 

 

Insan inanisa göre nasil yoktan var edilmis ise öldügündede ayni sekilde yok olacaktir.

 

 

 

Sayın politika, yani öldükten sonra her şey biter mi diyorsunuz, azap veya ödül yok mu diyorsunuz?

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Sayın politika, yani öldükten sonra her şey biter mi diyorsunuz, azap veya ödül yok mu diyorsunuz?

 

Inanisa göre,öldükten sonra azap ve ödül vardir.Yalniz birsey var.Milyarlarca insan sömürülmektedir.Acliktan ölen milyonlar var.Hangi ülkeye giderseniz gidin,o ülke nüfusunun dörtte birinin yarisi refah ve mutluluk icinde yasarken diger yarisi da kendini az cok gecindirecek bir gelire sahiptir,geriye kalandörtte üclük büyük kesim ise yoksulluk icindedir.Bu oranlar ülkeden ülkeye azcok fark olustursada genelde aynidir.Neden bu insanlar yoksulluk icindeler,Allah öylemi istiyor.Hayir denebilir.Peki hayir dedigimizde söyle bir soru cikmazmi karsimiza:Mademki Allah insanlarin yoksulluk icinde olmalarini istemiyor peki neden bu insanlar buna ragmen yoksuldur,yoksul olmalarinin sucu onlardamidir,"Biz istedigimizi zengin eder istedigimizi etmeyiz."derken Allah neden böyle bir yönteme gerek duymustur?

 

Yani milyarlarca insan yoksulluk icinde yasiyor,acliktan ölen milyonlar var.Cocuk doguyor ölecegi güne kadar aclikla bogusuyor.Ve deniyorki Allah onlarin mükafatini öbür dünyada verecek.Peki neden öbür dünyaya kaliyor bu mükafat?Neden bir avuc insan her imkana sahipken milyarlarca insan öbür dünyaya gidene kadar beklemek zorundadir.

 

Yanlis anlasimasin bende inaniyorum ama sorgulamadan edemiyorum.Belki bu sorgulama nedeniyle inancim zayiflamis oluyor ama sorgulamadanda olmuyorki.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Bakın ben tekrar edeyim: Kuran'da ruh saklanır, muhafaza edilir diye bir mevzu yoktur. Baas vaadi vardır. O da kıyametten sonra ölüleri yeniden diriltme vaadidir.

 

İnanmak inanmamak ayrı, ama ne olup ne olmadığını önce bilmek gerekiyor. Yok yani, ruh diye bir iddia yok Kuran'da, arayın tarayın, yok...

 

Meallere kasıtlı ruh kavramı sokulur. Kuran'da "teveffena maal ebrar" der, mealde "ruhumuzu iyilerle al" diye tercüme edilir. Halbuki teveffe vefat yani bildiğimiz, ne bir derin sır, ne kimsenin bilmediği uzay dili! Ruhu almak filan demiyor! Nâ eki biz oluyor, maal yanında, beraber anlamında, ebrar iyiler. Kurtulmuşlar yani, berae'den, yani kurtuluş'tan geliyor.

 

Durum bu yani... İnsanımız neye inandığını da bilmiyor, sadece inanıyor! Hocalar niye ruh anlayışı pompalıyor, anan baban ölecek, sen de hocayı çağıracak, ruhlarına okutturacaksın, hocalar geçimini sağlayacak!

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

 

Yanlis anlasimasin bende inaniyorum ama sorgulamadan edemiyorum.Belki bu sorgulama nedeniyle inancim zayiflamis oluyor ama sorgulamadanda olmuyorki.

 

 

 

Tüm bunların imtihan olduğunu siz de biliyorsunuz, Cenab-ı Hak kimini evlat vererek, kimini mal vererek, kimini yoksullukla, kimini hastalıkla imtihan ettiğini söylüyor. Dünya üzerinde dertsiz insan var mıdır acaba, kimi dinlesek dert küpü. Allah c.c kendi elçilerini bile dert vererek imtihan etmiş. Ne yapalım dünyaya imtihan için gelmişiz, tahsil hayatı imtihanla geçiyor, Allah imtihan ediyor. Bize düşen bu imtihanları başarmak ama hiç de kolay olmadığı görülüyor. Bizi imtihan edenin yine bize yardımcı olması dileğiyle...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

 

 

Yok yani, ruh diye bir iddia yok Kuran'da, arayın tarayın, yok...

 

 

 

 

İsrâ Sûresinin 85 . Ayetinde

Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir.” Budur yani...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

İsrâ Sûresinin 85 . Ayetinde

Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir.” Budur yani...

Neyse iddian, açıkça iddia edeceksin. Ruhun var ve ölümsüz olduğunu iddia ediyorsan niye "rabbinin bir emridir" diye geçiştirip savsaklama yoluna gidesin? Kuran hep bu belirsizlik üzerine bir strateji koymuştur.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İddiam ruhun olduğu ve öldükten sonra da sadece bedenin toprak olduğu. İnsanoğlunun her şeyi bilemeyeceğini yaratan söylemiş, siz tersini iddia ediyorsanız bilemem. Size göre birine ruhsuz dersek hakaret olmaz sanırım ama bana denirse ben bayağı bozulurum.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Konu kişisel inancımızın ne olduğu değil. Bu konuda Kuran'da ne yazıyor, ne yazmıyor. Kişisel olarak ruha tabii ki inanabilirsiniz, bu ayrı bir tartışmanın konusu olur. Ama şöyle olur bakın: Bu inancınızın dayanağı nedir, Kuran'ı birincil kaynak olarak gördüğünüze göre, bu kadar önemli bir inanç konusundan niye hiç bahsetmemiş, soranları da niye geçiştirmiş olabilir?

 

Yani zor bir şey değil, iddia neyse açıkça ortaya koymaktan niye kaçınılmış olabilir ki? "Allahın işine sen mi karışacaksın" demeyin. Yani her şeyin mantıklı bir nedeni olması gerekiyor. Bu konudaki iddia neyse açıkça ortaya konması gerekmez miydi?

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

:DNiye hiç şaşırmadım?

 

Dur, bir tahminde bulunayım, determinist olduğunuz için. :lol:

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Evet, determinizmin özü, ana fikri tanrının işine karışmaktır diyebilirim. Bu nedenle bir deterministin "bu tanrının işi, ben buna karışmayayım" demesi düşünülemez.

 

Tanrı deterministleri "bir işime karışan da bulunsun" diye yaratmış olabilir! :D

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Tanrı deterministleri "bir işime karışan da bulunsun" diye yaratmış olabilir! :D

 

Hiç sanmıyorum zira hiç kimse işine karışılmasından hoşlanmaz. -_-

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir recep

Allah sinar bazilarini paralariyla bazilarina yoksullukla. Peki nasil mi? Bak mesale senin paran var ama sen parani tek yiyorsun ve kimseyle paylasmiyorsun. Ben de cok fakirim her gun isyan ediyorum .peki neden boyle halbuki ne kadar fark var aramizda tek fark para bunu sen mi dengeleersin yoksa ben kanaatkar olup ben mi ?

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir meryem

Elbette her müslüman bunu bilir,en aazından bilmeli

Bu olaya telkin denir

Neyi telkin eder,şehadetini

Ölenin, bunu duyduğuna inanılır

arkadaşlar bende bildiğim kadarını söyleyecegim ölü gömüldükden sonra sorgu melekleri tarafından suali kolay rahat huzur içinde okunsun die hoca ölüye korkma der ve konuşur buna inanmayan kardeşlerim farz değil telkin sünnettir  bunu bir okuyun Rivayet olunduğuna göre, Sa’d b. Muaz (ra) vefat edince, Allah Resulü (as) cenazesine katılır, cenazede ayak parmak­larının ucuna barsak hareket eder. Bu durum kendisine so­rulunca, meleklerin cenaze törenine çok büyük bir sayıda katıldıklarından dolayı öyle hareket ettiğini, onlara eza etmek istemediğini belirtir.

Rivayete göre Sa’d’ın cenazesine yetmiş bin melek ka­tılmıştır. Cenazenin defin işlemi bitince, oradakiler kabristan­dan ayrılmaya başlayınca, Allah Resulü (as) şöyle buyurur:

 

“Durun hele! Ayrılmayın buradan, kardeşiniz Sa’d için Allah’tan mağfiret ve bağışlanma dileyin. Çünkü o şuanda sorguya çekiliyor.” inanmayan la ahirette buluşur konuşuruz

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.