İçeriğe atla


Fotoğraf

OHA: Avrupa Birliğinden yeni "Amuda Kalk Kriterleri"


Bu başlığa 1 cevap verilmiş

#1 mengutuncbilen

mengutuncbilen

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 29 İleti

Gönderi Tarihi: 01 Aralık 2010 - 11:28

Gönderilen Fotoğraf
Üstte: AB'nin Amuda Kalk Kriterlerini içeren taslaktan Türkiye vatandaşlarının yapması gereken hareketlerden birinin şeması

BRÜKSEL - Avrupa Birliği'nin 1993 Kopenhag Zirvesinde Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini öngören kriterlerin ardından, 11 Şubat'ta yapılan AB Brüksel zirvesinde AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ek kriterler üzerinde anlaştıklarını belirtti.

"Amuda Kalk Kriterleri" olarak bilinen ve Türkiye'nin haberi olmadan işleme geçirilen ek kriterler arasında en gözen çarpan kriterin bu taslağa ismini veren "Her Türkiye vatandaşı AB'ye girebilmek için aynı anda amuda kalkacak" kriteri olduğu düşünülüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, Almanya Şansölyesi Angela Merkel, ve Kıbrıs Rum Kesimi Lideri Dimitris Hristofyas'ın hazırladığı yeni kriterler arasında ayrıca "Tek elle takla atmak", "Burnunu dirseğine dokundurmak", ve "Bacaklarını kullanmadan halata tırmanmak" da bulunuyor.

"Kopenhag kriterlerinin amacı Türkiye'yi mümkün olduğu kadar etkili ve kapsamlı bir şekilde AB ülkeleri seviyesine getirmek," dedi AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn. "Bu yeni Amuda Kalk Kriterlerinin amacı ise Türkiye'nin AB'ye girmeye hazır olduktan sonra bile imkansızı başarabilecek güçte olup olmadığını sınamak. Türkiye eğer Avrupa ülkesi olmak istiyorsa mantıklı ve rasyonel kriterlerin yanı sıra tamamen mantıksızı ve hatta imkansızı becermek zorunda olacaktır. Biliyoruz, bu kriterler biraz ağır, ve Hırvatistan, Karadağ veya Sırbistan gibi diğer aday ülkelere uygulanmıyor, ama inanın ki amacımız ileride Türkiye aramızda görmemek... şey pardon, yani görmek demek istemiştim, yanlış çıktı... hatayı habere yazmıycaksınız değil mi?"

Amuda Kalk Kriterleri arasında en tartışma yaratacak konuların başında bulunanlar "Bütün AB üye ülkelerinin ortak referandumla halklarının %99'unun Türkiye'nin üyeliğine 'Evet' oyu vermesi", ve "su altında 5 dakika nefes tutabilmesi".

"Aslında bu kriterler üzerinde çok sıkı ve sert tartışmalar yaşandı," dedi AB'nin Dışişleri Bakanı Catherine Ashton. "Bir tarafta Sarkozy, Merkel gibi Türkiye'yi AB'de hiç görmek istemeyenler 27 üye ülkede yapılacak ulusal referandumda Türkiye'nin katılımı leyhine %101 oy çıkması gerektiğini savundu. Bu blok ayrıca tek elle amuda kalkma, dizini ayak uçlarına değdirme, ve suyun altında 10 dakika nefes almadan durabilme kriterlerini de savundu. Ama diğer blok'un - yani Türkiye'nin hiçbir zaman AB'ye girmesede yinede girebileceklermiş gibi aldatılmaya devam edilmelerini savunan Türkiye yandaşı gibi görünen blok - bu kriterleri yumuşatmak için iyice direndi. Ve sonuçta tamamen imkansız olmasada, neredeyse tamamen imkansız yeni kriterler üzerinde anlaşmaya varıldı. Şimdiki aşama ise bu kriterleri Türkiye'ye ultimatom olarak sunmak."

Yeni kriterleri içeren resmi metnin silindrik şekilde kıvrılıp, Ankara'daki AB Büyükelçisi Marc Pierini tarafından Türkiye-AB ilişkilerinden sorumlu Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın burnuna sokuldu.

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan yeni kriterler hakkında az ve öz konuşmayı tercih etti.

"Van minüt yahu, van minüt yani, n'oluyoruz?" dedi Sayın Başbakan işaret parmağını sallayarak. "Sarkozy kendi dirseğini burnuna dokundurabiliyor diye biz de mi yapmak zorunda kalacağız? Gerekirse Amuda Kalk Kriterlerini Ankara Kriterleri yapar, yolumuza devam eder gibi görünmeye devam ederiz. Kopenhag Kriterlerini ne kadar ciddiye alıyorsak Amuda Kalk Kriterlerini de o kadar ciddiye alacağız."

Bu arada AB'nin temel şartları arasında olan azami %3'lük bütçe açığının dört misli büyük bütçe açığının oluşumuna göz yumup sahte istatistiklerle AB'ye yutturan tam üye Yunanistan'ın sert bir dille uyarılıp, gerekirse elinin hafif bir şekilde tokatlanması gündemde.

(OHA)


#2 Misafir_bilimselci_*

Misafir_bilimselci_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 01 Aralık 2010 - 12:01

Gönderilen Fotoğraf

Üstte: AB'nin Amuda Kalk Kriterlerini içeren taslaktan Türkiye vatandaşlarının yapması gereken hareketlerden birinin şeması
(OHA)


OHA :) dan ayrıca...

Gönderilen Fotoğraf


Allah'a şükreden futbolcuya Allah'tan yanıt: "Maç takip edecek vaktim yok"

Üstte: Allah'ın haberdar olmadığı Sürmenespor-Bafra Belediyespor maçından Yüce Tanrı'yı bir zerre bile ilgilendirmeyen bir görüntü.

BAFRA, SAMSUN - Üçüncü Lig, Dördüncü Klasman Grubu maçında Sürmenespor'un son dakika golüyle Bafra Belediyespor'u 2-1 mağlup ettiği maçın akabinde takımına galibiyeti getiren golü atan Sürmenespor'lu Kazım Kazmakürek, galibiyetten ötürü Allah'a teşekkür etti.

"Allah'a şükürler olsun kazandık, hem de son saniyede," diye konuştu mutluluğu gözlerinden okunan sağ kanat oyuncusu Kazmakürek. "Yüce Rabbim dualarımı duydu, çok mutluyum. Allah kısmet ederse haftaya Yalıspor maçını da deplasmanda kazasız belasız atlatırız inşallah."

Fakat kendisine konuyla ilgili ne düşündüğü sorulduğunda Allah, şaşkın bir ifadeyle maçla bir alakası olmadığını belirtti.

"Ne maçı ya? Kusura bakmayın ama koskoca Kainatın Yaratıcısı'nın futbol maçı filan takip edecek hali yok... hele Türkiye 3. Lig bilmemkaçıncı Klasman Grubu maçını. Sayın Kazmakürek gol attıysa bu biraz şans, biraz kendi becerisi, biraz da rakip takımın dikkatsizliğinden kaynaklanmıştır. Ama genede kendisini kutlarım."

Bu hafta Türkiye 1., 2., 3. ve amatör futbol ligleri ve 36 diğer spor branşında oynanan toplam 723 maç ve müsabakada galip gelen sporcuların kendisine şükürler, adaklar ve dualar yağdırması üzerine Allah ipi sapı kaçmış bu durum ile ilgili bir basın açıklaması yapma gereğini hissettiğini belirtti.

"Lütfen, bana teşekkür etmeyi bırakın artık, vallahi billahi sizin futbol, voleybol, masa tenisi, güreş, boks maçınız filan benim umurumda değil. Çok işim var ve inanın kainatı, evreni, ahireti, dünyayı yönetmekten maç filan izlemeye vakit kalmıyor, hele hele bilmem ne maçında kimi kazandıracağım ya da bilmem kime gol attıracağım filan gibi ufak tefek saçma sapan şeylerle uğraşacak hiç halim yok. O yüzden artık bana bu konularda dua etmeyi falan bırakın. Her gün dünyadan üç milyar civarında - evet doğru okudunuz, ÜÇ MİLYAR civarında - abuk sabuk dua alıyorum... yani 3 yaz, ardına dokuz tane sıfır ekle, o kadar... her bendenizin günü... Yok Allah'ım sabır ver, yok işim iyi gitsin, yok piyango çıksın, yok sınavım iyi geçsin, yok bilmem kim beni sevsin, yok kaybettiğim bileziği bulayım, yok gol atıp kazanayım... yeter artık gına geldi. Biraz da kendiniz halledin şu işleri be. Size boş yere mi beyin verdim? Ben bile çoğu zaman seli, fırtınayı, depremi, toprak kaymasını, açlığı, kuraklığı, savaşı, katliamı filan önleyemiyorum... al işte Haiti'de bir deprem daha oldu şimdi... kaldı ki sizin saçma sapan kendi başınıza halledebileceğiniz abuk sabuk sorunlarınızla uğraşacam. Şimdi müsade ederseniz Andromeda yıldızkümesinde bir Süper Nova'yla meşgul olmam gerekiyor."

Allah'ın verdiği basın toplantısı yine de Sürmenespor'lu Kazım Kazmakürek'i dua etmekten caydırmadı.

"Allah'ın izniye haftaya Yalıspor'a karşı galip gelir, kısmet olursa orada da bir veya daha fazla gol atarım, Allah nasip ederse..."

Evren'de herşeyi görebilme ve duyabilme yetisi olmasından ötürü bazen bin pişman olduğunu ifade eden Allah'ın, daha yeni basın toplantısı vermesine rağmen bir futbol duası daha duyması üzerine, Ulu Tanrı Andromeda'dan dönüp biraz sinirli bir şekilde konuyu kapatmaya çalıştı.

"Oğlum Kazım, sen n'aparsan kazanırsın, biliyon mu? Egzersizlerini yaparsan, esneme hareketlerini düzenli olarak yerine getirirsen, antrenmanlarına aksatmadan çıkarsan, iyi beslenirsen, sigaradan alkolden uzak durursan, teknik direktörünü dinlersen, takım arkadaşlarınla iyi anlaşırsan, biraz da hırslı olursan, HEM GOL ATARSIN HEM MAÇ KAZANIRSIN! Benim araya girip langırt oynar gibi ayağındaki topu kendi elimle rakibinin kalesine atmama gerek kalmaz, anladın mı oğlum? Bu saçmalığa son ver. Şimdi izin verirsen İran'ın nükleer füzesini inşa etmeye yardımcı olmak için çağrılıyorum yine... adamlara sanki dadı oldum artık, yok Allah'ım şunu yap, yok Allah'ım bunu yap, yok Amerika'yı İsrail'i ortadan kaldır, utanmasalar Ahmedinecad'ın donunu değiştirtcekler... Her neyse, pardon, kendimi kaybettim, işim biraz stresli... sana Yalıspor maçında başarılar dilerim Kazımcım."

Bu arada Bafra Belediyespor oyuncuları son dakika golüyle niye Sürmenespor'a maç kaybettiklerini ve bunu hakkedecek ne yaptıklarını sorgulamaları üzerine, Yüce Rab şöyle konuştu:

"Anladığım kadarıyla futbol 90 dakika oynanır, doğru mu? E o zaman konsantrasyonunu kaybedersen golü de yersin. Üstelik gördüğüm kadarıyla Selami kademeye girmekte geç kalıyor. Bunu anlamak için Allah olmaya gerek yok."

(OHA)




Cevap ekle