Zıplanacak içerik
AED

EVRENİN GERÇEK FOTOĞRAFLARI

Önerilen İletiler

apod.gif

Kâinatı Keşfedin! Büyüleyici evrenimizin farklı bir resmi veya fotoğrafı,

her gün profesyonel bir gökbilimcinin yazdığı kısa bir açıklama ile birlikte yayımlanır.

1 Ocak 2007

veil_noao.jpg

 

NGC 6960 : Cadı Süpürgesi Bulutsusu

Sayısal Resim Katkısı ve Telif Hakkı : T. A. Rector (Alaska Üniversitesi), Wisconsin-Indiana-Yale Üniversiteleri ve NOAO Gözlemevi (WIYN), ABD Ulusal Optik Gökbilim Gözlemevi (NOAO), Gökbilim Araştırmaları İçin Üniversiteler Birliği (AURA), ABD Ulusal Bilim Vakfı (NSF)

Açıklama : On bin yıl önce, daha yazılı insan tarihi başlamadan evvel, gece göğünde yeni bir ışık aniden ortaya çıkıp, birkaç hafta içerisinde solmuş olmalı. Bugün, bizler bu ışığın patlayan bir yıldız olduğunu biliyoruz ve genişleyen renkli bulutu Peçe Bulutsusu olarak kayıt altına alıyoruz. Yukarıdaki resimde görülen kısım, Peçe Bulutsusu'nun teknik olarak NGC 6960, gayri resmi olarak da Cadı Süpürgesi Bulutsusu olarak bilinen batı kanadıdır. Hızla ve kontrolsüz biçimde yayılan gaz, renklerini yakınlarda bulunan başka bir gaz kütlesine çarpıp, alevlendirerek elde etmektedir. Bu üstnova kalıntısı, Kuğu Takımyıldızı yönünde, yaklaşık 1400 ışıkyılı uzaklıkta yer almaktadır. Cadı süpürgesi, aslında dolunayın üç katı genişliğinde bir açısal büyüklüğe sahiptir. Parlak yıldız 52 Kuğu, karanlık bir yerden çıplak gözle görülebilir; ancak bu tarihi üstnova ile bir bağlantısı yoktur.

 

Çeviri ve Düzenleme

 

Hazırlayanlar: Robert Nemiroff (MTU) ve Jerry Bonnell (UMCP)

NASA Yetkilisi: Phillip Newman Özel haklar uygulanır.

Gizlilik İlkeleri ve Önemli Uyarılar

NASA / Goddard Uzay Uçuşları Merkezi (GSFC)

Gök Fiziği Bölümü (ASD) ve

Michigan Teknoloji Üniversitesi'nin

bir hizmetidir.www.bulutsu.org

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

apod.gif

 

gammacyg_parkercarboni720.jpg

 

Kuğu'nun Merkezi

Katkı ve Telif Hakkı : İşleme - Noel Carboni, Görüntüleme - Greg Parker

Açıklama : Üstdev yıldız Gama Kuğu, Kuğu Takımyıldızı içerisinde yer alan meşhur yıldız topluluğu Kuzey Haçı'nın tam merkezinde yer alır. Sadr ismiyle bilinen parlak yıldız, Samanyolu Gökadamızın düzlemi boyunca yer alan yıldızlar, toz bulutları ve ışık saçan bulutsular içeren bu çok parçalı muhteşem manzaranın da merkezinde yer almaktadır. Görüş alanı gökyüzünde 3 derecelik (altı dolunay) bir alanı kaplamakta olup, salma bulutsusu IC 1318 ile açık yıldız kümesi NGC 6910'u içermektedir. Gama Kuğu'nun solunda yer alan ve uzun, karanlık bir toz şeridiyle bölünmüş, ışık saçan iki evrensel kanat gibi görünen biçimiyle, IC 1318'in yaygın kullanılan ismi Kelebek Bulutsusu'dur. Gama Kuğu'nun sol üst tarafında, NGC 6910'un genç ve hâlâ sıkıca kenetlenmiş yıldızları yer almaktadır. Gama Kuğu için yapılan bazı uzaklık tahminleri, onu yaklaşık 750 ışıkyıllık bir uzaklığa yerleştirirken, IC 1318 ve NGC 6910 için yapılan tahminler 2000 ila 5000 ışıkyılı arasında değişmektedir.

 

 

 

Çeviri ve Düzenleme

MURAT TUNCAY-TAHİR ŞİŞMAN

www.bulutsu.org

Hazırlayanlar: Robert Nemiroff (MTU) ve Jerry Bonnell (UMCP)

NASA Yetkilisi: Phillip Newman Özel haklar uygulanır.

NASA / Goddard Uzay Uçuşları Merkezi (GSFC)

Gök Fiziği Bölümü (ASD) ve

Michigan Teknoloji Üniversitesi'nin

bir hizmetidir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

apod.gif

 

oriondeepwide_gendler720.jpg

 

 

Geniş Açıyla Avcı

Katkı ve Telif Hakkı : Robert Gendler

Açıklama : 1500 ışıkyılı uzaklıkta, gece göğünün en çok tanınan takımyıldızlarından birinde yer alan parlak Avcı Bulutsusu ve karanlık Atbaşı Bulutsusu, birbirlerine zıt iki uzay manzarasıdır. Ancak, hidrojen atomlarından gelen salmayı kaydedebilmek için süzülmüş pozlar da içeren bu çarpıcı birleşik görüntüde, bölgede ışık saçan en soluk gaz lifleri bile kolayca izlenebilmektedir. Görüntü, kendisi yüzlerce ışıkyılı genişlikte olan dev Avcı Molekül Bulutu ile bağlantılı olan büyük bulutsuları ortaya çıkarmaktadır. Muhteşem bir salma bölgesi olan Avcı Bulutsusu (diğer adıyla M42), resmin sağ üst tarafında uzanmaktadır. Onun hemen solunda, bazen Koşan Adam olarak da adlandırılan, mavimsi yansıma bulutsularından oluşan belirgin bir küme yer almaktadır. Atbaşı Bulutsusu, merkezin solundaki uzun kırmızı parlaklık üzerinde yer alan küçük bir karaltı, koyu renkli bir bulut gibi gözükmektedir. Alnitak, Avcı'nın Kuşağı'nın en doğusunda yer alan ve Atbaşı'nın solunda görülen en parlak yıldızdır. Alnitak'ın altındaki, parlak salma bulutları ve etkileyici karanlık toz şeritleriyle Alev Bulutsusu'dur. Mavimsi Alnilam ve Mintaka, Avcı'nın Kuşağı'nın yıldız üçlüsünü tamamlamak üzere, Alnitak ile bir çizgi oluşturarak, sola doğru uzanmaktadır.

 

 

Çeviri ve Düzenleme

MURAT TUNCAY-TAHİR ŞİŞMAN

www.bulutsu.org

Hazırlayanlar: Robert Nemiroff (MTU) ve Jerry Bonnell (UMCP)

NASA Yetkilisi: Phillip Newman Özel haklar uygulanır.

NASA / Goddard Uzay Uçuşları Merkezi (GSFC)

Gök Fiziği Bölümü (ASD) ve

Michigan Teknoloji Üniversitesi'nin

bir hizmetidir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

apod.gif

 

hyperion2_cassini.jpg

 

Satürn'ün Hyperion'u : Tuhaf Kraterlerle Dolu Bir Uydu

Katkı Sağlayanlar : Cassini Görüntüleme Takımı, Uzay Bilim Enstitüsü (SSI), Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL), Avrupa Uzay Dairesi (ESA), ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Açıklama : Hyperion'un acayip kraterlerinin dibinde ne var? Bunu kimse bilmiyor. Cevabın bulunmasına yardımcı olmak için, şu anda Satürn'ün yörüngesinde olan robot uzay aracı Cassini, 2005 yılının sonlarında sünger desenli uydunun yanından geçerek, daha önce hiç görülmemiş ölçüde detaylı bir görüntü aldı. Suni renklendirmeyle yukarıda sunulan bu görüntü, genel olarak garip bir yüzeye sahip, tuhaf kraterlerle kaplı, görülmeye değer bir dünyayı gözler önüne sermektedir. Renklerdeki hafif ton farkları, büyük bir ihtimalle yüzey bileşimindeki farlılıkları yansıtmaktadır. Çoğu kraterin dibinde, özellikleri bilinmeyen koyu renkli bir malzeme yer almaktadır. Resimde görülen parlak kısımların yakından incelenmesi, koyu renkli malzemenin bazı yerlerde sadece onlarca metre kalınlığında olabileceğini göstermektedir. Hyperion yaklaşık 250 kilometre genişliktedir ve kendi etrafında karmaşık bir düzende dönmektedir. Uydunun yoğunluğu o kadar düşüktür ki; iç kısmında büyük bir mağaralar sistemine sahip olabilir.

 

Çeviri ve Düzenleme

MURAT TUNCAY-TAHİR ŞİŞMAN

www.bulutsu.org

Hazırlayanlar: Robert Nemiroff (MTU) ve Jerry Bonnell (UMCP)

NASA Yetkilisi: Phillip Newman Özel haklar uygulanır.

NASA / Goddard Uzay Uçuşları Merkezi (GSFC)

Gök Fiziği Bölümü (ASD) ve

Michigan Teknoloji Üniversitesi'nin

bir hizmetidir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

apod.gif

Kâinatı Keşfedin! Büyüleyici evrenimizin farklı bir resmi veya fotoğrafı,

her gün profesyonel bir gökbilimcinin yazdığı kısa bir açıklama ile birlikte yayımlanır.

 

Sevgili 'AED';

 

Farkındalığımızı arttırdığın için teşekkürler..

Lütfen ulaştığın kaynaktan gelişmeler oldukça bizlere aktarmaya devam et...

 

Duyarlı yaklaşımların ve yararlı paylaşımların için... :clover:

Her anlamda bize olan katkılarının devamı dileklerimle... :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

yayın haklarına ilişkin aşağıdaki biligileri artık her resim için vermeyeceğim.

ama tüm ileti ve fotoğraflar için geçerli olduğunu kabul ettiğimiz biline..

 

 

Çeviri ve Düzenleme

MURAT TUNCAY-TAHİR ŞİŞMAN

www.bulutsu.org

Hazırlayanlar: Robert Nemiroff (MTU) ve Jerry Bonnell (UMCP)

NASA Yetkilisi: Phillip Newman Özel haklar uygulanır.

NASA / Goddard Uzay Uçuşları Merkezi (GSFC)

Gök Fiziği Bölümü (ASD) ve

Michigan Teknoloji Üniversitesi'nin

bir hizmetidir.

 

 

eagle_spitzer.jpg

 

Kırmızı Ötesi Dalga Boyunda Kartal Bulutsusu

Katkı Sağlayanlar : ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) / Jet İtiş Gücü Laboratuvarı - Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (JPL-Caltech) / N. Flagey (IAS / Spitzer Bilim Merkezi [sSC]) ve A. Noriega-Crespo (SSC / Caltech)

Açıklama : Görünür ışıkta, bu şeyin tamamı bir kartal gibi gözüküyor. Bölge, yakın zaman önce yörüngedeki robot Spitzer Uzay Teleskobu (SSC) tarafından bugüne kadar görülmemiş detaylarla, kırmızı ötesi dalga boyunda görüntülendi. Yukarıda da görüldüğü gibi, kırmızı ötesi görüntü, gözlemcilerin normalde ışık geçirmeyen toz tabakaları arasından bakabilmelerine ve böylece Kartal Bulutsusu yıldız oluşum bölgesinin tüm karmaşasını daha iyi anlayabilmelerine imkân sağlıyor. Özellikle, resmin merkezinde yer alan üç meşhur sütun, büyük bir ihtimalle bir üstnova patlamasıyla kızgınlaştırılan toza boğulmuş bir vaziyette görülüyor. Kızgın toz, sayısal olarak suni bir kırmızı ile renklendirilmiştir. Görüntünün alt kısmında ise, bazen Kartal Bulutsusu'nun perisi olarak adlandırılan, on ışıkyılı uzunluğundaki sütun görülebilmektedir. M16 olarak etiketlenen büyük salma bulutsusu Kartal, yaklaşık 6500 ışıkyılı uzaklıkta yer almakta olup, yaklaşık 20 ışıkyılı genişliktedir ve Yılan Takımyıldızı yönünde bir dürbün ile gözlenebilir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

thor_cfht.jpg

 

Kanada Fransa Hawai Teleskobu (CFHT)'ndan Thor'un Miğferi

Katkı ve Telif Hakkı : Jean-Charles Cuillandre (CFHT), Hawai Yıldız Işığı, CFHT

Açıklama : NGC 2359, Thor'un Miğferi olan etkileyici ismi ile birlikte, göz alıcı bir salma bulutsusudur. Tabii ki, bulutsunun kanatları hatırlatan görünüşü, bazılarını ona "ördek bulutsusu" demeye itebilir; ancak siz bir bulutsu olsaydınız, hangi ismi tercih ederdiniz? Hangi isimle olursa olsun, NGC 2359, resmin merkezi yakınında görülen ve bir Wolf-Rayet yıldızı olarak sınıflandırılan aşırı derecede sıcak bir yıldızdan gelen enerji yüklü rüzgârlarla şişirilmiş, yaklaşık 30 ışıkyılı genişlikte, kabarcığa benzer bir bulutsudur. Wolf Rayet yıldızları, ender görülen ve saatte milyonlarca kilometre yol alabilen yıldızlararası rüzgârlar yaratan, çok büyük kütleli mavi devlerdir. Yakınlardaki büyük molekül bulutu ile yaşadığı etkileşimin, bulutsunun bu çok karmaşık biçimine ve kavisli şok dalgası* oluşumuna katkıda bulunduğu düşünülmektedir. NGC 2359, Büyükköpek Takımyıldızı yönünde, yaklaşık 1500 ışıkyılı uzaklıkta yer almaktadır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

FlameNML_gendler_rc720.jpg

 

Yakın Çekim Alev Bulutsusu

Katkı ve Telif Hakkı : Robert Gendler, Jan-Erik Ovaldsen

Açıklama : Alev Bulutsusu, tabii ki alevler içinde kalmış değil. NGC 2024 olarak da bilinen bu bulutsunun çekici kırmızımsı rengi, yaklaşık 1500 ışıkyılı uzaklıkta bulunan dev Avcı molekül bulutunun kenarında yer alan hidrojen atomlarının ışıldamasından ileri geliyor. Burada, hidrojen atomları iyonlaşmış veya başka bir deyişle elektronlarını kaybetmiştir ve şimdi atomlarla elektronlar tekrar birleştikçe ışıldıyorlar. Peki ama hidrojen atomlarını iyonlaştıran nedir? Yakın çekim bu görüntüde, koyu renkli örtücü bir yıldızlararası toz şeridi, ışıldayan hidrojenin üzerinde bir karaltı şeklinde duruyor; ve aslında Alev Bulutsusu'nun gerçek enerji kaynağını optik teleskopların gözünden saklıyor. Örtücü tozun içinden kırmızı ötesi dalga boyunda bakıldığında, koyu renkli şeridin arkasında genç ve sıcak yıldızlardan meydana gelen bir küme yer aldığı görülüyor. Bu kümede yer alan büyük kütleli genç bir yıldız, Alev Bulutsusu'ndaki hidrojen gazını iyonlaştıran, enerji yüklü mor ötesi ışınımın muhtemel kaynağıdır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

shadow_opportunity.jpg

 

Bir Mars Robotunun Gölgesi

Katkı Sağlayanlar : Mars Keşif Aracı Görevi, Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL), Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Açıklama : Eğer Mars üzerinde gölgenizi görseydiniz ve bu bir insan gölgesi olmasaydı, ne olurdu? O zaman, siz şu anda Mars'ta keşif yapan Opportunity aracı olabilirdiniz. Opportunity ve kardeş robotu Spirit, 2004 yılının başından beri kızıl gezegeni araştırarak, eskiden su olduğuna dair kanıtlar buluyor, iç güneş sistemi boyunca nefes kesici görüntüler gönderiyorlar. Yukarıdaki görüntüde, Opportunity güneşin aksi yönünde Endurance Krateri'ne doğru bakıyor ve kendi gölgesini görüyor. Ön planda, sağda ve solda iki tekerlek görülürken, tuhaf kraterin zemin ve duvarları arka planda görülebiliyor. Opportunity ve Spirit, kızıl gezegenin keşfi için şimdiye kadar üç yıl harcadılar ve güneş sistemimizdeki yaşama en elverişli ikinci gezegenin ıslak geçmişiyle ilgili yeni ipuçları buldular.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

gcenter_spitzer_c11.jpg

 

Gökada Merkezinin Yıldızları

Katkı Sağlayanlar : Susan Stolovy (Spitzer Bilim Merkezi [sSC] / Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü [Caltech]) ve diğerleri, Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL) - Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech), ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Açıklama : Samanyolu Gökadamızın merkezi, gaz ve toz bulutlarının engellemesiyle optik teleskopların meraklı gözlerinden gizlenmektedir. Fakat bu güzel manzarada, Spitzer Uzay Teleskobu'nun kızıl ötesi kameraları çok miktarda tozu aralayarak, gökadanın kalabalık merkez bölgesinin yıldızlarını gözler önüne seriyor. Birçok küçük kareden oluşan yapay renklendirmeli ve oldukça ayrıntılı mozaik görüntü, daha yaşlı, soğuk yıldızları mavimsi renkte göstermektedir. Parlayan kırmızımsı toz bulutları, yıldız doğumevlerindeki genç, sıcak yıldızlarla bağlantılıdır. Gökada merkezi 26.000 ışıkyılı uzaklıkta, Yay Takımyıldızı yönünde yer almakta ve yukarıdaki görüntü yaklaşık 900 ışıkyıllık bir bölgeyi kapsamaktadır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

cometmeteorgalaxy_yoneto.jpg

 

McNaught Kuyruklu Yıldızı Yeni Zelanda Üzerinde

Katkı ve Telif Hakkı : Minoru Yoneto

Açıklama : McNaught, zamanımızın belki de en fotojenik kuyruklu yıldızıdır. Ocak ayının ortalarında kuzey yarımkürede güzel bir gösteri sunduktan sonra, güneye hareket etmiş ve Ocak ayının sonlarından itibaren güney yarımküre gözlemcilerini hayran bırakan uzun ve olağan dışı bir toz kuyruk geliştirmişti. İki hafta önce South Island / Yeni Zelanda'nın Queenstown kasabasından alınan bu şaşırtıcı fotoğrafta, McNaught kuyruklu yıldızı Remarkable Dağı ve Cecil Zirvesi arasında görüntülenmiş. Yukarıdaki görüntünün sağ tarafına parlak kuyruklu yıldız, sol tarafına ise Samanyolu Gökadamızın merkez kuşağı hakimdir. Görüntünün dikkatlice incelenmesi, kuyruklu yıldızın hemen solundaki bir akan yıldızı ortaya çıkaracaktır. Güneş'ten uzaklaşmaya ve sönükleşmeye devam eden McNaught kuyruklu yıldızı, bu ayın sonuna kadar dürbünle güney göklerinde görülebilir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

vela_skyfactory.jpg

 

Görünür Işıkta Yelken (Vela) Üstnova Kalıntısı

Katkı Sağlayanlar : Sayısal Gökyüzü Araştırması, Avrupa Uzay Dairesi (ESA) / Avrupa Güney Gözlemevi (ESO) / ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) FITS Liberator

Renkli Görüntü Birleştirme : Davide De Martin (Skyfactory)

Açıklama : Patlama çoktan sona ermiş ancak sonuçları halen devam ediyor. Yaklaşık on bir bin yıl önce, Yelken Takımyıldızı'nda yer alan bir yıldız, daha henüz yazılı tarihin başında yaşayan insanların kısa bir an görebilecekleri tuhaf bir ışık noktası yaratacak şekilde patlarken görülmüş olabilir. İşte o yıldızın dış katmanları, yıldızlararası madde ile çarpıştığında bugün halen görülebilen bir şok dalgasına neden olmuştur. Kabaca küre şeklinde olan ve genişleyen bu şok dalgası, x-ışınında görülebilmektedir. Yukarıdaki görüntü, yaklaşık 100 ışıkyılı genişliğinde olan ve dolunayın 20 katı çapında görülen bu lif görünümlü devasa dalganın büyük bir kısmını görünür ışıkta yakalamıştır. Patlayan yıldızdan çıkan gazlar, ilerledikçe bozunup yıldızlararası madde ile tepkimeye girdikçe, çok çeşitli renklerde ışık ve enerji kuşakları yaratmıştır. Yelken Üstnova Kalıntısı'nın merkezinde ise, her saniye kendi etrafında ondan fazla kez dönen nükleer bir madde kadar yoğun bir yıldız olan, bir atarca kalmıştır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

rosette_gendler.jpg

 

Rozet Bulutsusu

Katkı ve Telif Hakkı : Robert Gendler

Açıklama : Rozet Bulutsusu, başka bir isimle bu kadar hoş görünebilir miydi? Yeni Genel Katalog'un (New General Catalog - NGC) atadığı NGC 2237 numarası bile, bu süslü salma bulutsusunun görüntüsünü bozuyormuş gibi görünmüyor. Bulutsunun içinde, NGC 2244 olarak numaralandırılmış, genç ve parlak yıldızlardan oluşan bir açık küme yer alıyor. Bu yıldızlar, yaklaşık 4 milyon yıl önce bulutsunun içerdiği malzemeden oluşmuşlar ve onlardan gelen yıldız rüzgârları, bulutsunun merkezinde sıcak gaz ve tozdan oluşan bir katmanla yalıtılmış bir delik açıyor. Sıcak küme yıldızlarından gelen mor ötesi ışınlar, çevredeki bulutsunun ışımasına neden oluyor. Rozet Bulutsusu, yaklaşık 100 ışıkyılı genişliğinde olup, yaklaşık 5000 ışıkyılı uzaklıkta yer almaktadır. Bulutsu, Tekboynuzlu Takımyıldızı yönünde, küçük bir teleskopla görülebilir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ngc2440_hst_c720.jpg

 

Gezegenimsi Bulutsu NGC 2440

Katkı Sağlayanlar : ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Avrupa Uzay Dairesi (ESA), K.Noll (STScI)

Teşekkür : Hubble Miras Ekibi (Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü [sTScI] / Gökbilim Araştırmaları İçin Üniversiteler Birliği [AURA])

Açıklama : Gezegenimsi bulutsu NGC 2440, uzaydan alınan bu çarpıcı görüntüde ilgi çekici bir papyon biçiminde görülüyor. Bulutsu, evriminin beyaz cüce evresine giren güneş benzeri bir yıldız tarafından fırlatılıp atılan malzemelerden meydana gelmiştir. Bulutsunun merkezinde yer alan yıldızdan uzağa doğru kıvrılmış yoğun katmanlar da dahil olmak üzere, NGC 2440'ın dikkat çekecek kadar karmaşık iç yapısının detayları ortaya çıkarılmaktadır. Görüntünün merkezi yakınında yer alan yıldızın kendisi, yaklaşık 200.000 kelvin derecelik yüzey sıcaklığı ile, bilinen en sıcak yıldızlardan biridir. Denizci takımyıldız Pupa (Puppis) yönünde, Dünya gezegeninden yaklaşık olarak 4000 ışıkyılı uzaklıkta yer alan bulutsu, bir ışıkyılının üzerinde bir genişliğe sahiptir ve enerjisini merkezdeki yıldızdan gelen mor ötesi ışınlardan almaktadır. Yapay renklendirmeli bu görüntü, Hubble'ın Gelişmiş Araştırma Kamerası'nda meydana gelen arıza sonrası, halen etkileyici bir görüntüleme kapasitesi sunan Geniş Açılı Gezegenimsi Kamerası 2 (WFPC2) tarafından, bu ayın başlarında kaydedilmiştir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

pillars5_hst.jpg

 

M16 : Yaratılış Sütunları

Katkı Sağlayanlar : J. Hester, P.Scowen (Arizona Eyalet Üniversitesi), Hubble Uzay Teleskobu (HST), ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Açıklama : Yukarıdaki resim, günümüzün en meşhur görüntülerinden biri haline geldi. Hubble Uzay Teslekobu tarafından 1995 yılında çekilen bu görüntü, moleküler hidrojen gazı ve tozdan oluşan sütunlarda ortaya çıkan, buharlaşan gaz küreciklerini (BGK*) göstermektedir. Dev sütunlar birkaç ışıkyılı uzunluğundadır ve içlerindeki gaz, kütleçekimsel olarak büzülüp yıldız oluşturacak kadar yoğundur. Her bir sütunun ucunda yer alan parlak ve genç yıldızlardan gelen yoğun ışıma, düşük yoğunluklu malzemenin buharlaşarak, yoğun BGK'lerden meydana gelen yıldız doğumevlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. M16 açık yıldız kümesi ile bağlantılı olan Kartal Bulutsusu, yaklaşık 7000 ışıkyılı uzaklıkta yer almaktadır. Yaratılış sütunları, yakın zaman önce yörüngedeki Chandra X-Işını Gözlemevi tarafından tekrar görüntülendi ve çoğu BGK'nin güçlü bir x-ışını kaynağı olmadığı anlaşıldı.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

marsridges_mro.jpg

 

Mars'taki Beyaz Dağ Sırtları

Katkı Sağlayanlar : Yüksek Çözünürlüklü Görüntüleme Bilimsel Deneyi (HiRISE), Mars Keşfi Yörünge Aracı (MRO), Ay ve Gezegen Bilimleri Laboratuvarı (LPL) [Arizona Üniversitesi], ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Açıklama : Mars'taki bu beyaz sırtlara yol açan şey nedir? Beyaz sırtları gösteren ve aralarında Mars yörüngesinden şimdiye kadar alınmış en yüksek çözünürlüklü görüntülerin de yer aldığı bu resimler, geçen yıl içerisinde Mars Keşfi Yörünge Aracı (MRO) tarafından çekildi. Şu anda önde gelen varsayım, beyaz sırtların; suyun yer altı çatlaklarından akması, buraları beyazlaştırması ve çevredeki kayalıkların kenarlarını keskinleştirmesi sonucu oluştuğu yönünde. Milyonlarca yıl boyunca, yüzeydeki rüzgârın koyu renkli kayaları erozyona uğratması, beyaz sırtların ortaya çıkmasına neden oluyor. Suyun yarattığı bu tür beyazlaştırma etkileri Dünyamızda iyi bilinmektedir. Bu varsayım özellikle ilgi çekici, çünkü yer altı suları kırmızı gezegendeki mikrobik hayatı desteklemiş olabilir. Yukarıdaki görüntü, Mars'taki devasa Valles Marineris vadisinde yer alan Candor Chasma bölgesinde, bir metre boyutuna kadar olan yüzey özelliklerini ortaya koymaktadır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

triton_voyager2.jpg

 

Triton : Neptün'ün En Büyük Uydusu

Katkı Sağlayanlar : Voyager (Gezgin) 2, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Açıklama : William Lassell, 1846 Ekim'inde yeni keşfedilen gezegen Neptün'ü gözlemliyordu. Neptün'ün bir halkası olduğu yolunda, daha geçen hafta yaptığı bir gözlemi doğrulamaya çalışıyordu. Ancak, bu sefer de Neptün'ün bir uydusu olduğunu keşfetti. Kısa zaman sonra Lassell, halkanın yeni teleskobundaki kırılma bozukluğunun bir sonucu olduğunu buldu, fakat yeni uydu Triton yerini korudu. Triton'un yukarıdaki görüntüsü, şimdiye kadar Triton'un yanından geçen tek uzay aracı olan Voyager 2 tarafından, 1989 yılında çekildi. Voyager 2, tuhaf bir yörüngesi ve dönüşü olan bu dünyada, büyüleyici bir yüzey, ince bir havayuvar ve hatta buz yanardağlarına ait kanıtlar buldu. Alaycı bir biçimde, Voyager 2 de Neptün'ün etrafındaki ince ve eksiksiz halkaların varlığını doğruladı. Ancak bu halkalar, Lassell için oldukça görünmez olacaklardı!

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

hillaryoutcrop_spirit.jpg

 

 

Mars'a Saldırı

Katkı Sağlayanlar : M. Di Lorenzo ve diğerleri, Mars Keşif Aracı Görevi, Cornell Üniversitesi, Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL), Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA); Teşekkür : Aviation Week

Açıklama : Spirit keşif aracı, 2005 Eylül'ünde Mars'a tekrar saldırdı... Yukarıdaki resimde askeri bir saldırı gibi gözüken, aslında yalnızca bilimsel bir girişim. Spirit'e, Husband Tepesi'nin zirvesi yakınlarında yer alan ilgi çekici bazı kayaları yakından incelemesi emri verilmişti. Yukarıdaki görüntüde, Spirit'in kamerası, aracın Alet Kullanım Cihazı'nı Hillary adı verilen kayalara yakından bakmaya giderken yakalamış. Spirit keşif aracı ve ikizi olan diğer araç Opportunity, üç yılı aşkın süredir kızıl gezegeni inceliyorlar. Hem Spirit, hem de Opportunity, Mars'ın bazı kısımlarının bir zamanlar su barındırdığını destekleyen kanıtlar buldular

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

m95_cfht.jpg

 

Çubuklu Sarmal Gökada M95

Katkı ve Telif Hakkı : Jean-Charles Cuillandre (CFHT), Hawai Yıldız Işığı, Kanada Fransa Hawai Teleskobu (CFHT)

Açıklama : Neden bazı sarmal gökadaların merkezi etrafında bir halka bulunuyor? İlk ve en başta ele alınması gereken konu, M95'in büyük ve güzel çubuklu sarmal gökadaların en yakınımızdaki örneklerinden biri olmasıdır. Hawaii / ABD'de yer alan CFHT Teleskobu tarafından kısa zaman önce çekilen yukarıdaki görüntüde, parlak mavi yıldızlarla dolu açık kümeler takip edilerek görülebilecek yaygın sarmal kollar, koyu renkli toz şeritleri, milyarlarca soluk yıldızın dağınık parıltısı ve gökada merkezi boyunca yer alan kısa bir çubuk görülebilmektedir. Halbuki, birçok gökbilimcinin ilgisini çeken şey, merkezdeki çubuğun hemen dışında, gökada merkezinin etrafında yer alan halkadır. Chandra X-ışını Gözlemevi'nin kısa zaman önce çektiği resimlerin de gösterdiği gibi, halkayı çevreleyen x-ışını dalga boyundaki ışımanın kaynağı, büyük bir ihtimalle yeni üstnovalardır. Halkanın uzun dönemdeki kararlılığı ayrı bir araştırma konusu olsa da; yakın zamanlı gözlemler, halkanın bugünkü parlaklığının, yıldız oluşum miktarında yaşanan kısa dönemli bir patlama nedeniyle en azından arttığını göstermektedir. NGC 3351 olarak da bilinen M95, yaklaşık 50.000 ışıkyılı genişliğindedir ve Aslan Takımyıldızı yönüne bakıldığında küçük bir teleskopla görülebilir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

horizonmoon_nasa.jpg

 

Uzaydan Mavi Hilâl

Katkı Sağlayanlar : Sefer 13 Tayfası, Uluslararası Uzay İstasyonu, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Açıklama : Ay'a neler oluyor böyle? Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ)'ndaki astronotlar, 2006'nın Temmuz ayında Dünya çevresinde sürüklenirken, ufkun çok ötesinde havada süzülen hilâl evresinde bulunan bir Ay görüntüsü yakaladılar. Yukarıdaki bu görüntü ilginç; çünkü, Ay'ın bir kısmı mavi, bir kısmı kayıp görünüyor. Her iki etki de Dünya'nın havaküresi tarafından yaratılıyor. Hava molekülleri mavi ışığı gittikçe daha iyi dağıtarak, güzel bir günde yer gözlemcileri için gökyüzünü, astronotlar için de ufku mavileştirir. Bu havaküre molekülleri, güneş ışığını yansıtmanın yanı sıra ay ışığını da saptırarak, Ay'ın alt kısmını gözden kaybolmuş gibi gösteriyor. Fotoğrafta yukarıya doğru bakıldıkça, gittikçe incelen havaküre solarak siyahlaşmaya başlıyor.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

NGC1365_master650.jpg

 

NGC 1365 : Görkemli Ada Evren

Katkı ve Telif Hakkı : Yıldız Gölgesi Uzaktan Gözlemevi-Güney (SSRO-South) (R. Gilbert, D. Goldman, J. Harvey, D. Verschatse) - PROMPT (D. Reichart)

Açıklama : Çubuklu sarmal gökada NGC 1365, yaklaşık 200.000 ışıkyılı genişliğiyle gerçekten görkemli bir ada evrendir. Kimyasal takımyıldız Ocak (Fornax) yönünde, yalnızca 60 milyon ışıkyılı uzaklıkta yer alan NGC 1365, çok detaylı bir biçimde incelenmiş olan Ocak Gökada Kümesi'nin hakim üyelerinden biridir. Yukarıda görülen renkli görüntü, çubuğun her iki ucunda ve sarmal kollar boyunca yer alan yoğun yıldız oluşum bölgelerini olduğu kadar, gökadanın parlak çekirdeğini boydan boya kesen toz şeritlerini de gayet net gösteriyor. Çekirdekte ise çok büyük kütleli bir kara delik bulunuyor. Gökbilimciler NGC 1365'in belirgin çubuğunun, gaz ve tozları bir yıldız oluşum kargaşasının içine doğru çekip, merkezde yer alan kara deliğe yutulacak malzeme sağlayarak, gökadanın evriminde çok önemli bir rol oynadığını düşünüyorlar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

970401C_lodriguss720.jpg

 

1997 Yılının Büyük Kuyruklu Yıldızı : Hale-Bopp

Katkı ve Telif Hakkı : Jerry Lodriguss (Işığı Yakalamak)

Açıklama : Hale-Bopp kuyruklu yıldızı, yalnızca on kısa yıl önce güneşin etrafından dolanmış ve Dünya gecelerinde izlenmeye değer, göz kamaştırıcı bir manzara sunmuştu. Kuyruklu yıldızın 1 Nisan 1997'deki günberi geçişinden hemen sonra kaydedilen bu çarpıcı görüntü, Hale-Bopp'un hafızalara kazınan o beyazımsı toz kuyruğu ile mavi iyon kuyruğunu gösteriyor. Bu resimde, iyon kuyruk kuzey göğü boyunca 10 derecenin üzerinde bir uzunluğa erişip, Kahraman Takımyıldızı'ndaki çift yıldız kümesi yakınlarında solarken, kuyruklu yıldızın beyaz çekirdeği ise Zincirli Prenses (Andromeda) Takımyıldızı'ndaki parlak yıldız Elmak (Almach - γ And)'ın yanında yer alıyor. Hale-Bopp'u hatırlıyor musunuz? Fotoğrafçının, resimde ön planda görülen 12 ve 15 yaşlarındaki oğulları hatırlıyor. Gelen tüm haberler dikkate alındığında, Hale-Bopp'un Mayıs 1996'dan, Eylül 1997'ye kadar çıplak gözle görülebildiği bildirilmişti.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

aurora1_wikipedia.jpg

 

Alaska Üzerinde Kuzey Işıkları

Katkı Sağlayanlar : Joshua Strang, ABD Hava Kuvvetleri (USAF), Wikipedia

Açıklama : En yüksek dağdan daha yüksekte, en yüksekteki uçaktan daha yukarıda, kuzey ışıkları krallığı yer alır. Kuzey ışıkları çok nadir olarak 60 kilometrenin altına inerler, ama 1000 kilometreye kadar uzanabilirler. Kuzey ışıkları, Güneş'ten gelen şok dalgalarında yer alan enerji yüklü elektron ve protonların, dünya havayuvarında yer alan moleküllere çarpması sonucu meydana gelir. Uzaydan bakıldığında Dünya'nın manyetik kutupları üzerinde, sık sık daire şeklinde bütün bir kuzey ışığı görülebilmektedir. 2005 yılı Ocak ayında çekilmiş olan ve güzelliği sayısal olarak artırılan yukarıdaki fotoğraf, Bear Lake (Ayı Gölü), Alaska / ABD'de yer alan donmuş manzara üzerinde yer alan muhteşem kuzey ışıklarını göstermektedir. Bu görüntü, Wikipedia Commons'ta yapılan oylamada, 2006 Yılın Fotoğrafı olarak seçilmiştir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ngc4258_compc.jpg

 

NGC 4258'in Kolları

Katkı Sağlayanlar : X-ışını : Yuxuan Yang (Maryland College Park Üniversitesi - UMCP) ve diğerleri, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Chandra X-Işını Gözlem Merkezi (CXC)

Optik : Sayısal Gökyüzü Araştrması (DSS) / Kırmızı Ötesi : NASA, Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL) - Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) / Radyo : ABD Ulusal Radyo Gökbilim Gözlemevi (NRAO), Birleşik Üniversiteler AŞ (AUI), ABD Ulusal Bilim Vakfı (NSF)

Açıklama : Daha çok M106 olarak bilinen parlak sarmal gökada NGC 4258, yaklaşık 30 bin ışıkyılı genişlikte ve kuzey yarımküre takımyıldızlarından Avköpekleri takımyıldızı yönünde, 21 milyon ışıkyılı uzaklıktadır. Bu birleşik resimde görülen sarı ve kırmızı tonlar, gökadanın hızla ilerleyen sarmal kollarını görünür ve kırmızı ötesi ışıkta göstermektedir. Fakat x-ışını ve radyo verileri (mavi ve mor); yıldızlar, gaz ve toz gibi daha tanıdık izlerle aynı hizada olmayan iki ayrı sarmal kolu ortaya çıkarmaktadır. Aslına bakılırsa, x-ışını ve radyo verilerinin incelenmesi, doğal olmayan bu kolların şok dalgalarıyla ısınmış malzemeden meydana geldiğini işaret etmektedir. Radyo dalga boyunda gökadanın merkezinden kaynaklandığı belirlenen güçlü fıskiyeler, büyük bir olasılıkla şok dalgalarını NGC 4258'in kollarına doğru yönlendiriyor.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

redsquare_tuthill.jpg

 

MWC 922 : Kırmızı Kare Bulutsusu

Katkı ve Telif Hakkı : Peter Tuthill (Sydney Üniversitesi)

Açıklama : Bir bulutsunun kare biçiminde görünmesine sebep ne olabilir acaba? Henüz kimse bundan tam olarak emin değil. MWC 922 olarak bilinen sıcak yıldız sistemi, her nasılsa, bu şekildeki bir bulutsunun içine yerleşmiş gibi görünüyor. Yukarıdaki görüntü, Kaliforniya'daki Palomar Dağı'nda yer alan Hale Teleskobu ile Havai Adaları'ndaki Mauna Kea'da yer alan Keck-2 Teleskobu'ndan alınan kırmızı ötesi dalga boyunda çekilmiş görüntülerin birleşimidir. Kare bulutsu konusunda önde gelen varsayımlardan biri, merkezdeki yıldız veya yıldızların gelişme dönemlerinin son aşamalarından birinde, bir şekilde gaz konileri püskürtmüş olmasıdır. MWC 922 için bu koniler şans eseri neredeyse dik açılarla birleşmiş ve yandan görülüyorlar. Koni varsayımını destekleyici bir kanıt olarak, görüntüde yer alan ve koni duvarları boyunca ilerlemiş olabilecek çapraz parmaklıklar gösteriliyor. Araştırmacılar, başka bir açıdan bakılsaydı, konilerin üstnova 1987A'nın dev halkalarına benzer görülebileceğini; bunun da MWC 922'de yer alan bir yıldızın günün birinde kendi kendine patlayarak benzer bir üstnova meydana getirebileceğine işaret ettiği yolunda kuramlar üretiyorlar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.