Zıplanacak içerik
okyanus01

( Gardrob ) uyla dolasanlar

Önerilen İletiler

Bu da ne demek , dediginizi duyar gibiyim ;

Düsüncelerimin bir parcasini sizlerle paylasmak geldi icimden . Söyleki :

 

Hepimiz ( haspel kader ) - kendi istegimiz disinda neydi belirsiz bir hayat sartlari icinde dünyaya gelmisiz.

 

Nerede dogup , hangi aileye mensup , hangi irktan , hangi renkten olmayi hic birimizin dileme sansi olmadi süphesiz.

 

Ve yine hizla gecen su zaman zarfinda , okul , üniversite , is hayati ve yuva kurma telasesi icinde geciverdi yillar.

 

Hayatin bu gürültü ve patirdisi icinde , kendimize ait kisilik veya bir karakter edinmede ,

daha dogrusu hayati sorgulamamiz icin gerekli zamani ve zemini yakalayamadik belkide.

 

Belkide elimize gecen birtakim zeminleri ve firsatlari idrak edip degerlendiremeden kaciriverdik.

 

Buna ragmen bicok seyi veri tabanimiza , yani düsünce tabanimiza almisiz.

Bu aldigimiz veriler zamanla deger yargimiz olmus biz kabul etmis olmasakta.

 

Gerek aile ,gerek almis oldugumuz egitim,gerekse cevre ve icinde yasadigimiz toplumun telkinlerini kendi özümüz ve karakterimiz olarak varsayim icinde yasamaya alismisiz .

 

Ve nitekim bu gün yapageldigimiz bicok fiili ve düsünmekte oldugumuz bicok manayi farkinda olmadan bir baskalari adina gerceklestirmekteyiz.

 

Sorgulayip , arastirip ,tahkik edipte karar aldigimiz kac konu var benligimizde ? Kendi adimiza mi düsünüyoruz ?

Yoksa baskalari adinami ?

 

Cocuklugumuzdan ta su an ki icinde bulundugumuz toplumun sartlarina kadar , gerek aldigimiz egitim gerekse kendi veri tabanimiza ( düsünce kapasitemize ) göre algiladiklarimiz cok seyi kendimize deger yargi , kisilik ve karakter olarak benimsemisiz .

 

Iste bu deger yargilarimiz adeta bizim icin bir kalip , bir koza , bir düsünce kiyafeti gibi beynimizde sekil almistir.

 

Herhangi bir konuda kesin hüküm verdigimiz hersey bu düsünce kiyafetimizin birer sekli oluvermis , yani adeta dikmis oldugumuz o kiyafetin kolu ,yakasi , gömlegi gibi.

 

Siz buna beyninizdeki gardropta diyebilirsiniz , yada örülmüs bir koza .

 

Bazen kendimize dar gelir , bazende karsimizdakine giydirmeye calisiriz bu kiyafeti .

 

Olmayinca da olduramayincada kahreder dururuz hem kendimize hem karsimizdakine .

 

Mutlu olabiliyormuyuz ama ???

 

Karsimizdaki insani o beynimizdeki gardrobumuzdaki kiyafete göre degerlendirip , ya ondan hoslaniyoruz , yada nefret ediyoruz.

 

Bazende bu hosgörüsüzlügümüz siddetin en doruk noktalarina kadar tirmanabiliyor.

 

Esini satirla dograyan insan , " onu cok sevmistim ,, "sevdigim icin öldürdüm,, derken ,

aslinda sevdigi kisi onun kendi gardrobundaki kisiligi dir. Halbukki O hic bir zaman esini sevmemistir.

 

Sadece hoslanmistir.

 

Gardrobundaki kiyafetine uymadigi icin de satirla dogramistir.

Hep isi isten gecincede " cok pismanim ,, der.

 

Karsimizdaki insani oldugu gibi kabul edememizin tek sebebi , o kendimize bictigimiz kisilik kiyafeti yüzündendir.

 

Bu kisinin Gardropculuk yani,birde kozali yönü vardir insanin .

 

Kimi bu kiyafeti cikartabilir ,daha genis düsünmeye baslar.

Kimi ise bunu basaramaz ve git gide kozasini yani dünyasini daha kalin ca örmeye devam eder.

 

Bunun nedeni de kilitlenmis olmak.

 

Düsüncelerini herhangi bir konu hakkinda sabitlemis ve o konu hakkinda gelecek veya olusacak yeni fikirlere beyninin alici alanlarini kapatmis , ve kilitlemistir .

Belkide bu yüzden karsisindakin insani anlamakta güclük cekiyordur.

 

Hayati insana zor kilan sebeblerden biri de belkide bu kisitli düsünceler olsa gerek .

 

Her insanin görüs ufkuna göre iyi ve kötü , dogru ve yanlis izahi vardir.

Kisinin görüs mesafesi ne kadar keskin ise o kadar net görür etrafi.

Ya bakis acisi kisitli olanin ?

Ne kadar görüs mesafesi olabilirki ?

 

Bazen iki insan ayni noktaya bakarda , biri digerinden farkli görür ve algilar.

Bakisla görüs arasindaki fark yasanir aslinda hayatta !!!

 

Herkes bakar ,ama herkes göremez !!!

 

Bazi konular hakkinda hemfikir olabiliyoruz .

Yinede karsimizdakinin baska konuda farkli düsünüyor oldugunu bilmek bile ona karsi yaklasimlarimizi yönlendirebiliyor.

 

Bu ,karsimizdaki insani beynimizdeki sabit düsünceligimiz , kilitlenmis olmamizin , gardrobumuzdakine göre degerlendirdigimizin yüzündendir.

 

HOSGÖRÜ EKSIKLIGINDENDIR !!!

 

Hayati sadece 5 duyumuzla algilarken ve kendimize bu 5 duyu ile koza örerken , bu kozamizin disindaki gelismelerden habersiz kalmanin kendimize ve karsimizdakine verecegi zararlari hesaplayamiyoruz.

 

YA ALGILAYAMADIKLARIMIZ ???

 

TÜM HAYAT ALGILADIGIMIZ KADAR MI ???

 

DISIMIZDAKILERI KOZAMIZIN ICI KADAR DEGERLENDIREBILIYORUZ FARKINDAMIYIZ ???

 

BU DURUMDA KARSIMIZDAKINI NE KADAR TANIYORUZ ACABA ???

 

SÜREKLI KARSIMIZDAKINI O GARDROBUMUZDAKI KIYAFETE UYDURMA YERINE O NU ANLAMAYA CALISMAK DAHA MANTIKLI OLMAZMI ?

 

SEVIYORUM DERKEN ONUMU YOKSA ONDAKI BENIMI SEVIYORUZ ???

 

Sosyal hayatiniza bakin ;

anlasamayan ciftler , hosgörüsüzlügün adini SIDDETLI GECIMSIZLIK diye sebeblendirirler.

 

Hosgörünün yerine dargörüs hakim olunca , siddetin tehlike lambalari yanmaya baslar.

 

Siddet , ilk önce beyinde baslar , en tahammül edilemez hali aldigindada eyleme dönüsür .

 

Dargörüslülügün varacagi boyut , kitle imha silahlari ile es degerdir.

 

EVET BÜTÜN MESELE HOSGÖRÜ !!!

 

INSANI ESYAYI DOGAYI HANGI KRITERE GÖRE SEVMELIYIZ ?

 

ICIMIZDEKI KOZAMIZIN SARTLARINA GÖRE MI YOKSA HER BIR BIRIMI OLDUGU GIBI KABULLENEREK MI ?

 

NE ZAMAN ANLIYACAGIZ KARSIMIZDAKINI FARKLILIGINDAN DOLAYI SEVMEMIZ GEREKTIGINI ?

 

AKSI TAKTIRDE ONU DEGILDE ONDAKI ( BEN ) I SEVDIGIMIZI NE ZAMAN ANLIYACAGIZ ??

 

 

Sahi , konumuzun basligi gardrobu ile dolasanlar demistik degilmi .

Sahi biz zaman gelir en sevdigimiz elbiseyi dahi artik gözümüze hitap etmiyor diye , veya modasi gecmis diye atabiliyoruz kullanilmaz hale getirebiliyoruz degilmi .

 

Birzamanlar cok deger veripte üstümüzde severek tasidigimiz o kiyafet sanki bir anda en ilkel sayilacak bicimde olabiliyor.

 

Beynimizdeki kilitli bir takim ilkel düsünceleride bir kenara atabiliyormuyuz ?

 

Fikirlerimizi düsüncelerimizi sürekli ( update ) yani güncellestirmek gerekiyor dostlar .

 

Hayatinin gecmisteki herhangi bir aninda "bu böyle idi" diye inandigin bir konuyu kozanda öylece hapsettiysen,

 

ve o konuda her tür yeni acilimlara ve gelismelere beynini kapali tuttu isen,kimseyi suclamaya hakkin yok demektir .

 

KILITLI BIR ANLAYISIN CEVRESINE VEREBILECEGI COK SEY KALMAMISTIR.

 

SAHI SIZ SARTLANMALARINIZDAN ÖZGÜR DÜSÜNEREK TÜM BIR GÜN GECIRDINIZMI ?

 

BU GÜN KARSIMA CIKAGELECEK HER TÜRLÜ OLAY KABULÜMDÜR DEDIGINIZ OLDUMU ?

 

SABAH KALKTIGINIZDA SIZE YENI BIR GÜNÜN HEDIYE EDILMIS OLMASI SEVINCIYLE , BIR BÜTÜN GÜN TEBESSÜM ILE DOLASABILDINIZMI ?

 

HICBIR SEYE SITEM ETMEDEN ÜFF CEKMEDEN ?

 

SIZE NASILSINIZ DIYE SORULDUGUNDA , CEVABINIZ NE OLUYOR GENELDE ?

 

BIR GÜNÜ FARKLI YASAMAYI DENEDINIZMI ?

 

 

GARDROPSUZ , KOZAZIS , SARTSIZ , HAYATI OLDUGU GIBI KABULLENEREK GECECEK BIR GÜN.

 

 

Deneyin , bir gün olsun farkli bakin dünyaya .

Göreceksinizki , algilamakta oldugunuz cok sey , tuttugunuz asya hoslandiginiz ve kin güttügünüz insan ,

hersey tamamen farkli görünecektir gözünüze.

 

Yanmak veya yanmamak sizin elinizde.

Mutlu olmak veya olmamak gercekten insanin kendi elinde.

 

Zaten istesenizde istemesenizde karsinizdaki bircok seyi degistirmeye muktedir degildiniz .

Ancak beyindeki bir takim bilgileri düsünceleri ( update ) güncellestirirseniz , dünyanizi farkli boyutta algilamaniz mümkündür.

 

SADECE ESKI VERSIONLARI UPDATE YAPMALISINIZ BU KADAR . ANLAYISINIZI YENILEMELISINIZ YANI.

 

Elle tuttugunuz , gözle gördügünüz . yani bes duyu araci ile degerlendirmelerinizin disinda olusan bicok gelismelerden bahsediyorlar bugünün bilim adamlari.!

 

Bes duyunuzdan azade düsünmeden , bicok boyutlari yasayamaz hissedemezsiniz.Bunun icin beyninizin alici alanlarini acik tutmalisiniz.

Her tür ilim ve bilime acik olmalisiniz.

 

Red etmek , itham etmek , kabul etmemek en kolay dürtü.

Marifet ise anlayamadiginizi arastirmak üzre zamana birakmaktir.

 

ZEKA , BES DUYUMUZUN VERDIGI ALGILARI VERI TABANIMIZDA YANI BEYNIMIZDE DEGERLENDIREREK ISLEVE SOKTUGUMUZ SEYLERDIR .

 

VE BUNLAR KISITLIDIR DÜSÜNÜLÜRSE.

 

AKIL ISE BUNLARIN ÖTESINDE BIR SEY , SINIRSIZ DÜSÜNEBILMEKTIR AKIL .

 

SINIRSIZ DÜSÜNEN LE BES DUYUSU NUN IZNI KADAR DÜSÜNEBILENIN ARASINDA KI FARK AYNI OLUR MU ???

 

BU DURUMDA SU CIKIYOR ORTAYA , HER BIR BIRIME VERDIGINIZ DEGER YA ZEKA ÜRÜNÜDÜR BIR YERE KADAR VE KISITLIDIR .

 

YADA AKIL ÜRÜNÜDÜR KI BU SINIRSIZ VE EBEDIDIR .

 

Siz siz olun hayati izleyin ve herseyin bir hikmete dayali oldugunu idrak etmeye calisin.

 

Ben yeryüzüne insanlari elestirmeye irdelemeye gelmedim,

kisitli yasamimi icinde yasadigim sartlarin hikmetini ögrenmem gerektigine inaniyorum.

 

Ya yarin sartlarini bilmedigim bir ortamda gözlerimi acarsam , tipki gördügümüz rüyalar gibi ?

 

Ya bes duyumuzun disindaki boyutlar var ise ?

 

Bana kisi ve kisilikleri elestirmekle gecistirdigim bir hayatimin ne gibi faydasi olurki ?

 

Düsünen ve Sorgulayan bir toplum olma dilegiyle hoscakalin.

 

Sevgi ve Saygilarimla

okyanus01

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.