İçeriğe atla


Fotoğraf

Ağrı Düğün Gelenekleri


Bu başlığa 2 cevap verilmiş

#1 _asi_

_asi_

    Uzman Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 5.000 İleti

Gönderi Tarihi: 15 Ekim 2009 - 14:03

GELENEK VE GÖRENEKLER


DÜĞÜNLER


Ağrı'da gelenek ve göreneklerin, seramonilerin, halk kültürünün en canlı biçimiyle uygulandığı yerler, toplu eğlentiler olan düğünlerdir. Bu göz alıcı eğlenceler daha çok, halkın boş zamanının fazla olduğu ve cebine para girdiği ilkbahar ile sonbahar aylarında yapılır. Düğün, tarafların anlaşmasına göre çalgısız veya çalgılı (davullu-zurnalı) yapılır. Çalgısız (davulsuz-zurnasız) düğünlerde de eğlentiler yapılır, oyunlar oynanıp türküler söylenir. Düğün yapılan mekâna göre kaval, def, tulum, kaset çalınır, düğüne âşık veya dengbej çağrılır; mevlit okutturulur.
Davullu-zurnalı yapılan düğünler uzun sürer ve katılım fazla olur. Her iki şekilde yapılan düğünde gerçekleşen örf ve âdetler, formaliteler aynıdır. Geleneğe dayalı düğünlerin başlangıcı elçiliktir.
Geçmişte, evlenecek oğlanla kızın birbirini görüp konuşmaları, evlenmeğe karar vermeleri gerekmezdi. Önemli olan, oğlanın baba ve anasının kızı beğenmesi idi. Günümüzde bu durum değişmiş, evlenecek eşlerin de istekleri dikkate alınmaktadır.
Kızlar elçilik yapılarak ailesinden istenir. Elçiliğe hatırı sayılan kişiler götürülür.
Oğlan tarafı ön elçilik yapmış, kız tarafından "He" sözü almışsa, yakın akrabalarını ve komşularını alarak elçiliğe gider. Erkekler misafir odasında, kadınlar başka bir odada toplanır. Oğlan temsilcisi geliş sebeplerini söyler. Kız temsilcisi, haberleri yokmuş gibi davranır. Sohbet ve şakalaşmalardan sonra hediye, hil'at ve süt parası kesilir. Geline belge denilen yüzük takılır. Oğlan tarafının götürdüğü tatlı, kuru yemiş, çerez ikram edilir.

Haftalık:

Geline yüzük veya nişan takıldıktan bir hafta ya da 15/20 gün sonra, oğlan tarafı kız evine haftalık götürür. Oğlan ana - babası, birkaç yakın akrabası ziynet, giyecek - yiyecek eşyası alarak kız evine gider. Götürülen ziynetler geline takılır, hediyeler misafirlere gösterilir. Nişan ve düğün günleri belirlenmemişse, haftalıkta kararlaştırılır. Haftalığın diğer bir adı "Gelin Görmesi" dir. Yüzük takma ile düğün arasında dinî bir bayram olursa, bayramda gelin görmeğe gidilir ve götürülen hediyeye "Bayramlık" adı verilir.

Nişan:

Tarafların anlaşmasına göre nişan ayrı yapıldığı gibi, düğünle birlikte de yapılır. Nişanda hediye olarak şunlar alınır: Yüzük, altın, bilezik, gelinin giyim ve kullanım eşyası, gelinin aile fertlerine hediye, çerez, misafir şekeri, sigara, yemek eşya ve malzemesi, etlik hayvan.
Nişandan bir veya iki gün önce oğlan babası konu - komşuyu davet ederek çay verir ve isteğini belirtir. Uzak yerlere davetiye gönderilir. Topluca kız evine gidilir. Kız ailesinin yakınları ve köylüler, gelen atlıları misafir ederler. Akşam, getirilen nişan hediyeleri bir tepsi içerisine bırakılarak odada toplanan halka takdim edilir. Oğlanın yakınlarından başlayarak, atlılar geline ne hediye getirmişlerse, adı yüksek sesle söylenerek belirtilir. İsteyen para da atar. Oğlan tarafından gelenler şerbet içmezlerse, onların hatırına bağış yapılır. Sonunda nişan şerbeti içilir, çerez dağıtılır. Benzeri bir uygulama, kadınların toplandığı odada da yapılır. Nişan takıldıktan sonra gelen misafir ve atlılara yemek verilir.
Nişan yüzüğü takma törenine damat gelmemişse ve aynı köylü ise, geline yüzük takıldığı gün veya müsait bir zamanda dağmata da nişan yüzüğü takılır. Geline oğlanın yakını, dağmata gelinin bir akrabası nişan takar. Gelin bu adamın elini öper, eli öpülen de geline bir hediye verir. Damat da kendisine nişan yüzüğü takana hediye takdim eder. Nişan günü kız evi, aldığı nişan armağanları ile birlikte bir sürahi şerbeti tepsi içerisinde dağmata gönderir.
Nişan töreninden önce ve sonra gençler köy meydanında, kız evinin bahçesinde, gece müsait bir binada veya geniş bir ahırda oynar, halay çekerler. Davul ve zurna varsa bu oyun ve eğlenceler daha şen, daha gösterişli olur. Eğer çalgı yoksa, genç erkek ve kızlar ayrı ayrı yerlerde toplanıp türkü söyler, oyun oynar, eğlenirler. Atlıların toplandığı odada da eğlence ve şakalar yapılır. Dengbej veya âşık varsa, türküler söyler.

Düğün:

Düğün gününün belirlenmesine "gün kesimi" denir. Düğüne yakın bir tarihte köyde veya mahallede biri ölmüşse, onun yası kaldırılarak müsaade alındıktan sonra yapılır.
Şehir merkezlerindeki düğünler daha kısa süreli ve Belediye Düğün Salonu, Halk Eğitimi Mer-kezi Salonu gibi yerlerde yapılan törenlerden ibarettir. Bunlar köy düğünleri kadar neşeli ve gös-terişli olmaz. Ancak kapısı ve bahçesi müsait evlerde köylerdekine benzer düğün tören ve şenlikleri yapılır.
Düğünler hayırlı gün diye genel olarak perşembe günü başlar, iki veya üç gün sürer. Çalışma (mesai) günleri ve memurlar da dikkate alınarak, son yıllarda cumartesi ve pazar günlerine kaydırılmıştır.
Düğünden iki-üç gün önce çeyiz açma demek olan "saçı" yapılır. Saçıya sadece kadınlar gider, hediye götürür veya para bahşişi yaparlar.

Toy adı da verilen düğünlerde, bir de "toy babası" tayin edilir ki, bu düğün yapan adamın komşusu, kirvesi yahut yakın bir akrabası olur. Düğünü olan (toy babasına) önceden bir hediye verir. O da, düğün işlerine yardımcı olur, vekillik yapar, gerektiği yerlerde bahşiş verir. Bazı köylerde toy babası, oğlanın sağdıcıdır. Formaliteleri yerine getirir, birçok harcamaları o yapar.
Düğüne (kız evine), oğlan tarafı atlıları ile topluca gider. İlk gün davul çalar, toplananlar oynar.
O akşam gelinin eline kına yakılır. Kınanın kalan kısmı erkek evine yollanır. Kına tepsisi, üzerinde mumlar yanar vaziyette ortalığa gelince, orada bulunanlar, tepsiye para bırakırlar. Erkek evinde yapılan çabuk biter ve ayrıntılı olmaz. Esas tören kız evinde yapılır. Kız evindeki kına gecesine, saçıda olduğu gibi yalnız kadınlar katılır. Gelinin çeyizi köylülere / misafirlere gösterilerek sayılır. Bu işlemin adı, çeyiz yazma'dır.
Kız evindeki eğlence geç saatlere kadar devam eder. Harman yerinde, evin bahçesinde veya müsait bir mekânda yapılan düğünde halaylar çekilir, yörenin oyunları oynanır, düğün türküleri söylenir. Düğün eğlencesine katılmayıp odada oturanlar da kendi aralarında çeşitli oyunlar sergiler, şakalar yaparlar. Âşık yahut dengbej varsa, türküler söyler, dinleyenleri eğlendirir.
Nişan için alınan hediye ve yiyecekler, düğün için de alındığından, kız babası misafirlere, komşulara yemek verir.
Gelin evinde yapılan eğlenceler bitince, gelin törenle evden çıkarılır. Gelinin çıkarılmasına, ata, arabaya bindirilmesine oğlan akrabalarından bir yenge eşlik eder.
Gelin çıkarılmadan birkaç saat önce çeyiz yollanır. Gelinin erkek kardeşi, çeyiz sandığı evden dışarı çıkarılacağı sırada sandık üzerine oturur, bahşişini almadan sandığı vermez. Gelin kapıdan dışarı çıkarken bir kişi kapıyı basar; önemli ve kıymetli bir hediye almadan gelini bırakmaz. Buna "kapı basması" denir. Ayrıca gelinin erkek kardeşi, gelinin kemerinin altına para yahut başka bir armağan koyar ve belini bağlar. Gelin ata bindirilip uğurlanırken, arkasından su serpilir. Gelin çıkarılırken, evin önünde topluluk oluşur, davul-zurna farklı, biraz acıklı havalar çalar.
Gelin alayı yolda giderken önü kesilir ve bahşişler alınır. Eskiden gelin atla götürülürken yolda at yarışları yapılırdı. Birinci olan at, müjde yastığını oğlan evine ulaştırarak hediyeler alırdı. İkinci, üçüncü gelen atlara da hediyeler verilirdi.
Gelin oğlan evine yaklaştığı sırada, damat sağdıcı ile birlikte evin damına çıkar. Başlarına bir pardesü çekmiş halde gelini beklerler. Gelin kapıda attan / taksiden indirilirken damat bacadan gelinin başına demir para ve karışık meyve atar, elmayı gelinin başına vurmaya çalışır. Gelin ba-ba evinden çıkarılırken ve oğlan evine indirilirken silâh atılır.

Düğüne oğlan evinde devam edilir. Misafirlere komşulara ve düğün için orada bulunanlara ye-mek verilir. Düğün yemekleri genel olarak etli yemek, pilav ve yoğurttur. Durum ve zamana göre bunlara eklemeler olur. Yemeği yapan aşçı bahşişini almadan servis yapmaz. Buna "kazan ağzı açma" denir. Ağrı'da sünnet, nişan ve düğün yemeklerinde içki bulundurulmaz.
Yemekten sonra düğün eğlenceleri devam eder. Oyunlar ağırlıklı olarak halaydır. Gelini de oyuna çıkarırlar, gelin oynarken gelinliğe ve elbisesine, damatın yakasına para takılır. Gelinin bu şekilde oynatılmasına, damat ile el ele tutup halayda yer almasına "gelini kuyruklama" adı verilir.
Geline götürülen hil'at ve hediyelerin takdimi de çoğunlukla bu sıralarda olur. Atlıların getirdiği hediyelerin takdimi, nişandaki gibi bir kişi tarafından orada bulunanlara yüksek sesle duyurularak ve gösterilerek yapılır. Düğün eğlenceleri gecenin uygun bir saatinde bitirilince, sağdıç, damadı tokatlayıp gelin odasına bırakır.
Düğünden üç gün sonra gelin ve damat önce anne ve babalarına, sonra tüm aile büyüklerine el öpmeğe giderler. Bu ziyarette kendilerine armağanlar verilir.



#2 Misafir_Misafir_*

Misafir_Misafir_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 02 Kasım 2016 - 17:24

eh işte

 



#3 Misafir_4.sınıf_*

Misafir_4.sınıf_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 03 Kasım 2016 - 18:02

Teşekkürler



Cevap ekle