İçeriğe atla


Fotoğraf

Giresun Yöresel Kıyafetleri


Bu başlığa hiç cevap verilmemiş

#1 _asi_

_asi_

    Uzman Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 5.000 İleti

Gönderi Tarihi: 14 Ekim 2009 - 07:21

GİRESUN’DA GİYİM KUŞAM VE KADIN-ERKEK KIYAFETLERİ

GİRESUNDA GİYİM KUŞAM

İl merkezi ve kıyı bölgelerinde çağdaş giysiler giyildiği halde iç kesimlerde geleneksel giysiler yaygındır. Giresun’da peştamal kadın giyiminin değişmez bir parçasıdır. Cepkenler, bindallılar, entariler bu yörede görülmektedir. Kadınlarda başa örtülen, bele sarılan peştamalın değişik türü vardır. Kadınlar başlarına “Keşan Peştamal” denilen gösterişli ve ince bir dokumayı bellerine de düz çizgili veya direkli peştamal diye adlandırılan dokumayı sararlar. Kadınlar eskiden canfes (üçetek) de giyerlerdi. Ev gezmelerinde, düğün ve bayram gibi özel günlerde de kadınlar başlarına altın tepelik, boyunlarına beşibiryerde ve kollarına da hasır bilezik takarlardı. Hasır bilezikler günümüzde de büyük ilgi görmektedir.

Eskiden dokunan yün çoraplara günümüzde pek rastlanmamaktadır. Boyalı yaşmak ve çember, peştamal, entari, hırka ve yelek günlük kadın giyimini oluşturmaktadır. Ayaklara giyilen kara lastik artık kullanılmamaktadır.

Kentte de görülen bu giyimin yanında modern giyim de yaygındır. Erkek giyiminde dağlık kesimlerde aba – zıpka denen paçaları dar, baldırdan yukarısı bol pantolonlar giyilir. Bu giyimde yörenin sert iklimin etkisi vardır. Erkeklerde aba zıpkanın yanında çerkez kayışı, kama, gümüş kamalık, kabalak ve çizme giyilmektedir. Erkekler il merkezinde, kıyı ve kasabalarında ceket ve pantolon giyerler, kasket takarlar.

Günümüzde Giresun halkı modern giyimi kullanmaktadır. Yine köy ve kasabalarda kadınlar ev içinde oyalı yaşmak veya çember, entari, peştamal veya şal giyerler. Ayaklarına; lastik veya kundura giyerler.


KADIN KIYAFETLERİ

Posted Image

Daha çok il merkezinde olmak üzere zenginler tarafından giyilen ipek ve kadife entariler yöreye has motiflerle süslenir. Ekonomik duruma göre altın, gümüş işlemeler göze çarpar. Genelde canlı renklerden oluşan (sarı, kırmızı vs.) serbest kıyafetlerdir. Kumaş olarak; eski yıllarda basma ve pazen olarak mevsimine göre giyinilir. Eskiden Çarşaf ve Ferace giyilirdi. Bindallı ve üçetek tabir edilen elbiseler de giyilirdi. Giyim kumaşları şehir ve köylerde değişmekte olup, ipekten yapma elbiseler kullanılabilirdi.
Eskiden şehirlerde gündelik giysi olarak kadınlarda manusa denilen çizgili, pamuklu, fanusa denilen yünlü ve ipek kadife entariler giyilirdi. Tepelik ve oyalı yemeni başa bağlanırdı. Bu giysiyle sokağa çıkıldığında başa gelen kısma büzgülü ipek, pütükare çarşaf ve peçe takılırdı. Entarinin üstüne Musul çarşaf giyerler. Kenarları 2-3 cm. genişliğinde altın gümüş telle şeritlenmiş, başa kordonla bağlanıp, ucuna altın gümüş toplar, nazar boncuğu yaşlılara felç vurmasın diye bir akik boncuk bulunan peçe ve kıl peçeler takılırdı.
Yatak giysisi olarak; beyaz patiskadan fistolu, kırmalı veya dantelli kurdelelerle süslü gecelik giyilirdi.
Hamam giysisi olarak; Zenginler; altın sırmalı, gümüş telli havlular, üçgen biçimi yaşmaklar, gümüş tas, gümüş nalın, altın ve gümüş kakmalı fildişi taraklar kullanırlardı.Fakirler ise; baş tarafı işli ipekli havlular, yaşmaklar, ceviz nalın, bakır taslar ve pamuk keten peştamallar kullanırlardı.
Sırmalı bohça içinde ikinci beyaz bohçaya sarılmış; gümüş telli sırmalı havlu, yaşmak, altın ve gümüş kakmalı fildişi tarak, gümüş tas, gümüş nalın, kese, sabunluk, hamamda üzerine oturmak için küçük bir halı ve işlenmiş örtü bulunur. Bunun yanında hamamda ipekli ve pamuklu peştamallar da kullanılırdı.

Cember, Çember, Çömber

Yörede baş örtüsü (Tülbent), yemeni ve yazma olarak da bilinir. İnce ve seyrek dokunmuş, üzerine kalıpla basılmış, elle boyanmış yaprak ve çiçek motifleri bulunan, etrafı çeşitli renklerde ince boncuk, metalik beyaz pul ve iğne oyalarıyla süslü, başta siyah olmak üzere değişik renklerde olan bez bağlanır. Bkz. Resim 3. Çemberin diğer bir adı da “Yaşmak” veya “Bürümcek” olarak da geçmektedir.

Entari

Entari, üçetek veya Bindallı olarak da tabir edilir. Fistan üzerine eskiden “Yaylık” takılırdı. Yöre giyiminde en çok kullanılan model; beli büzgülü entari modelidir. Etek ve yaka kısmı fırfırlı (volanla) veya dilimli; kolları uzun, kol ağızları manşetli veya büzgülü olup lastik takılır.
Yaylık; Genellikle Görele ve çevresinde kullanılır. Fistan üzerine İman tahtası olarak tabir edilen göğsü kapatan bezdir. Günümüzde kullanılmamaktadır.

Yelek

Kolsuz sade modeli ile yeni giyimi, kadife kumaşı ve işlemesiyle eskiyi hatırlatır. Kol ve yaka kenarına işlemenin renginde harç ve uyumlu renkli su taşı geçirilir. Yeleğin sağ ve sol yanı ile arkası eskiden sırma tekniği ile( başta çiçek ve yaprak olmak üzere ) çeşitli desenler işlenir. Tam bele inmez, önde kendiliğinden kapanabileceği gibi gizli kanca veya uçkurla içten bele bağlanır. Çeşitli pamuklu bezlerden yapıldığı gibi en makbulü kadife olanıdır.

Göynek

Beyaz ve krem rengi olan Göynek dokuma keten, kara keten ve bürümcükten yapılmıştır. İçe giyildiği için bu gün kullanılmamaktadır.

İç Donu

Eskiden uçkurlu ve dize kadar uzun, diz kısmı lastikli “Tıman” adı verilen bezden yapmadır.

Peştamal

Entarinin üzerine, bele bağladıkları, genellikle beyaz, kırmızı, enlice çizgili veya kareli peştamallar bağlanır. Buna yörede “Keşan” da denilir. Her gün iş içinde bulunan kadınların tarlada, mutfakta, yolda, pazarda belinde taşıdığı peştamalı oldukça süslü bir giysi olması yanında kadınların çalışırken üst başlarını kirlenmekten koruyan iyi bir önlüktür.

Acem Şalı:

Daha çok yüksek kesimlerde oturan kadınların bellerine sardıkları kalınca bir kuşaktır. Kuşak, sırtında yük taşıyan kadının belinin incinmemesi bakımından bir yastık (arkalaç) görevi görür. Özel gün ve düğünlerde giyilen püsküllü ve desenli yün kuşaklara “ACEM ŞALI” denirdi.Bunun sebebi bu kuşağın Acem ülkesinden gelmesidir.

Kolon – Kolan

Yassı ve enlice bağ. Kalın yünden dokunur. Kaytandan daha incedir. Kadınların; sırtında yük taşımada kullandıkları, ayrıca bellerine sardıkları bir bağdır.

Çorap

Yün ve ince sağlam pamuk ipliğinden dokunmuş Fildegoz adı verilen değişik renklerde motiflerle süslü diz kapağının altına gelecek şekilde uzunca örülmüş çoraplar giyilir. Bkz. Resim 9. Örgü desen ve motiflerine göre değişik adlar alırlar. Örneğin, erik yaprağı, burma, saç örgüsü, yıldız, çiçek, kilim, baklava ve muska gibi. Değişik renk ve motiflerde örülen bu çoraplara alaca çorap adı verilir.

Yemeni

Bir çeşit hafif ve kaba ayakkabı. Altı kösele olup değişik renkte deriden alçak topuklu olarak yapılır. Bkz. Resim 10. Dağ köylerinde deriden yapılan çarık, çapula, yemeni, kent merkezinde ve sahil köylerinde mest, kundura giyilir. Ayrıca kara lastik, içi pamuklu bezle kaplı olduğu için ayağı terletmediğinden daha çok kullanılır.


TAKI VE AKSESUARLAR

Gümüş Tepelik

Cumhuriyet öncesi gümüş tepeliği yalnızca genç kızlar takar, gelinler ve evli hanımlar altın tepelik takarlar. Tepelikler genellikle duvak yerine kullanılan saf ipek örtünün üzerine, genç kızlarda ise; iğne oyalı şifon eşarp üzerine takılır. Günümüzde ise bunlar kullanılmamaktadır.

Göğüse Takılanlar

Yörede takı olarak altın, gümüş ve elmas her zaman rağbet görmüştür. Bazı takı türleri günümüze kadar özelliğini bozmadan gelmiştir. Yörede en çok beşibiryerde takılır. Bu altının yanlarına Osmanlı adı verilen Reşat Liralar takılır. Önceden kurdeleyle bağlanarak boyna takılan gerdanlık, günümüzde zincire dizilerek takılır. Bkz. Resim 11. Kulağa ise; elmas küpe, altın küpe (hasır işi) takılır. Yörede liralarla birlikte boğaza at boncuğundan küçük, çeşitli göz alıcı rengarenk boncuklar bağlanır. Bu lira ve boncuklar renkli bezden yapılmış bir bağ ya da renkli bir kurdeleyle dizilmiştir.

Kola Takılanlar

Genç kızlar gümüş bilezik, gelinler altın bilezik (hasır bilezik) takarlar. Her gelinin mutlaka hasır bileziği bulunur. Aile durumuna göre her iki kola da takılır.

Yüz Süslemeleri

Fındığın ateş üzerinde yakılarak elde edilen kömürden kaşlara “Rastık” çekilirdi. Yüze ise pudra sürülürdü. Bugün kozmetikten yararlanılıyor. Yine eskiden Geyik Mantarının sütünü kaşlara sürerek kızılımtırak bir boyama yaptıkları da söylenmektedir. El içlerine ise kutsal sayılan ve halen daha kullanılan “Kına” yakma olayı vardır.


ERKEK KIYAFETLERİ

Posted Image

Erkeklerde kostüm olarak hakim yaka beyaz gömlek, üstüne düğmeli yelek onun üstüne ise uzun kollu belden bağlamalı aba giyilir. Altta belden bağlamalı Zıpka, ayaklarda el örme çorap, üzerine diz hizasında çizme giyilir. Başta ise aba-zıpka kumaşından yapılmış kulak üzerinden bağlamalı “KABALAK” adı verilen başlık kullanılır. Aksesuar olarak, boyunda zincirli gümüş hamaylı, omuzdan asılıp bel hizasına inen zincirli gümüş tütünlük, göğüs hizasına takılan beşli gümüş köstek zincirleri, belde ise çerkez kayışı ile kılıflı kama ve tabancalık takılır. Kostüm kumaşının ana rengi siyahtır. Esas giyimin dokuması; “KARAMANTU” denilen keçi yününden yapılma, adına “ÇÖPÜR” denilen ve siyah renkli bir kumaştır. Bu kumaş kalın olup, 25 cm.lik enlilikte kazık denilen dokuma tezgahında elle dokunurdu. Oldukça ağır bir kumaştır. Bugün ise normal siyah renkli kumaşlardan yapılmaktadır.

Kabalak

150 – 170 cm. uzunluğunda, 24-25 cm. eninde çuha, karamanduladır, sağlam parlak kumaş yada şayak; Şayak: kaba bir şekilde dokunmuş, dayanıklı yünlü kumaş, iplikleri köyden köye ve çuhadan daha seyrek olarak dokunmuş lacivert veya siyah renktedir. Bkz. Resim 12. Kaba örgülü olmakla birlikte sıcak tuttuğundan özellikle köylüler ve kasaba esnafı arasında ceket (aba) ve pantolon (zıpka) kumaş olarak kullanılmıştır. Ortası başa yerleştirilecek şekilde dikilir. Bağlığın tepesine bağlı püskülü vardır. Önde 6 cm. eninde 20 cm. uzunluğunda kaytan işlemesi vardır. Arka tarafında 10 cm.’lik bir yırtmaç vardır. Bu yırtmaç kabalağın iyi ve rahat bağlanması için yapılmıştır. Uzun kısımları uç kısımlarından içe doğru 30 cm. astarlıdır. Başa sarılarak kulak üstünde fiyonk şeklinde bağlanır.

Gömlek – Mintan

El tezgahlarında 1900-1909 yıllarında erkekler için; Koluzobba denilen eriş ve arağazı (dokuma tezgahlarında enine alınan iplik, atkı ipek ve bürümcümle dokuma bir çeşit gömlek), yine yarım koluzobba yahut melez deline ipeği az ve bürümcüğü fazla ikinci çeşit gömlek Hilaliye denilen çin pamuğu ve ayrıca ipek ve bürümcük karışık dokunan erkek gömleğidir. Şimdi ise beyaz-siyah, siyah-beyaz çizgili bezden yapıldığı gibi, beyaz patiska, poplin veya ipekli kumaştan dikilen hakim yaka kolları manşetli bol bir giysidir. Bkz. Resim 13. Yaka; boğaz üzerinde iki üç düğme ile iliklendiği gibi sol omuz üzerinde de iliklenir. Düğmeler siyah renktedir.

İç Göynek

Yakasız ve önden üç düğmeli olarak uzun veya kısa kollu olarak kullanılır. İki tip olarak mevsimine göre, yazın Kara keten kumaşından yapılanı, kışın ise yün olanı giyilmektedir.

Yelek

Ön kısmı siyah kumaştan dikilmiştir. Arka kısmı boydan boya astarlıdır Yeleğin iç astarı Karamanduladan olduğu gibi ipekten de olur. Yaka kısmında 12 cm. eninde sırma işlemeler vardır. Sol omuza yakın bir konumdan aşağıya doğru bir dizi düğme ile iliklenir. Bkz. Resim 14. Bu düğmeler simetrik olarak sağda bulunur. Kullanılan düğmeler siyah veya metalik beyaz renkte (gümüşten) olur. Kol altında cepler bulunur. Gömleğin üzerine giyilir. Kruvaze yelek, çift tarafı düğmeli olup, yeleğin arkası köprü bağı ile bağlamalı, yaka kenarları kaytan işlemelidir.

Aba-Cepken

Siyah şayak kumaştan yapılmıştır. Yakasız, kolları astarlı olduğu halde bedeni astarsızdır. Sağ ve sol tarafta birer cebi vardır. Kruvaze olarak sağ solun üstüne kapatılır.




Cevap ekle