Zıplanacak içerik
_asi_

Kars halk şairleri ve aşıkları

Önerilen İletiler

Kars bir sınır kenti olarak birçok kültürün etkileşim alanında kalmış, yöreye çeşitli zamanlarda birçok Türk oymağı yerleşmiştir. Bu nedenle çok zengin ve renkli bir folkloru vardır. Türk oymaklarıyla gelen öğeler, yörede yaşanan savaşlar, kıyımlar, doğal olaylar, yaşam koşulları karşısındaki halkın duyguları halk edebiyatı ürünlerine yansımıştır.

 

 

Aşık edebiyatının yörede çok köklü bir geleneği vardır. XV. Yüzyıldan başlayarak yetişen pek çok ozan Doğu Anadolu Bölgesinde ve Azerbaycan'da etkili olmuştur. Dede Korkut Hikayeleri günümüzde de yaşamakta, aşık toplantıları, atışmaları, halk öykücülüğü canlılığını korumaktadır. Yörenin Türk oymaklarından değişik renkler taşıyan çok zengin bir ortak ürünler dağarcığı vardır.

 

 

Halk Şairleri ve Aşıklar

 

Altay Türklerinin kam, Kırgızların baksı yada bakşi, Oğuzların ozan dedikleri, halk edebiyatının en eski temsilcileri zamanla değişikliklere uğrayarak. Dede Korkut hikayelerinde Korkut Ata kimliğinde ortaya çıkar. Daha sonra XV. Yüzyıl ortalarında Anadolu Türk Beylerinin saraylarında ozan-çalgıcıların yerini aşıkların aldığı görülür. Kars'ta aşıklık geleneği tüm özellikleriyle günümüzde de sürmekte ve yörede pek çok halk ozanı yetişmektedir.

 

Kars'la, Ramazan'da ve uzun kış gecelerinde ya da eğlence ve düğünde aşıklar, ustalardan ve kendilerinden deyişler çalıp söyler, halk Öykülerini anlatır, atışmalar düzenler, muammalarla birbirlerini sınarlar. Bu toplantılarda Dede Korkut Hikayeleri yanında, Aliyar, Cihan Abdullah, Asuman ile Zeycan, Arzu ile Kamber, Kerem ile Aslı, Latifşah, Kiziroğlu, Saraçoğlu, Yaralı Yusuf gibi halk öyküleri anlatılır, dersler çıkartılır.

Şiirleri günümüze ulaştırabilmiş eski aşıklarımızdan bazıları şunlardır:

 

 

 

Toruni (Deruni)

 

XVII. Yüzyıl da yaşadığı sanılmaktadır. Aruzla da şiirler yazmış, bunlarda Deruni, deyişlerde 'Toruni takma adını kullanılmıştır. l628'de doğduğu bilinmektedir. Abaza Mehmet Paşa ile Şemsi Han arasındaki mücadeleyi anlattığı tarihsel destanı günümüze ulaşmıştır. Yöre cönklerinden bir deyiş şöyledir:

 

Güzel köy kahrı

Yandırma dehri

Ver içem zehri

Senin aşkına

 

Gel geçme yandan

Olmuşam benden

Bezmişem candan

Canın aşkına

 

 

 

Dede Kasım

 

XVII. Yüzyıl sonları, XVIII. Yüzyıl başlarında yaşadığı sanılmaktadır. Dikmelaş'lıdır. Azerbaycan ve Türk halk ozanları, o dönemde Dede Kasım'ı usla saymıştır. Yaşamı söylencelere konu olmuştur. Bir görüşe göre Dede Kasım, Tufarganlı Abbas, Kurbani ile Peri, Tahar-Mirze, Cihan ile Abdullah, Yaralı Masum, Aliyar, Mehdi Bey, Ali Kağan gibi türkülü hikayelerin tümünün düzenleyicisidir. Dede Kasım'ın bir deyişi şöyledir:

 

 

Deli gönül ne yanarsın oda sen

Billah bundan hergiz sanga yâr olmaz

Bi ve fanın özü nedi® sözü ne

Bi ve fada gayre i namus ar olmaz.

 

 

Nazar eyle gör bu dünya nicedi®

Kimi bezirgândı® kimi hocadı®

Serv ağacı her ağaçtan ucadı®

Aslı yokdu® budağında bâr olmaz

 

 

 

Aşık Tüccari (1720-1805?)

 

Selim'in Tiknis (Büyükdere) köyünden Bektaşi halk ozanıdır. Yaşamı üzerine fazla bilgi yoktur. Döneminde baş aşık sayılmıştır. Yaralı Mahmud İle Mahbut Han, Zohre Han, Eşref Bey yaygınlaştırdığı halk öykülerinin dendir. Cönklerde şiir ve destanları vardır:

 

Aşağıdaki dörtlük Kağızman'daki bir cönkten alınmıştır:

 

 

Hicren orağında gam köşesinde

Geldi dert benimle imtihan oldu

Yığıldılar hicran seyircileri

Açıldı bir dükkan, bir divan oldu.

 

 

 

Aşık Şenlik (1850-1913)

 

Karapapak oymağındadır. Asıl adı Hasan'dır. Çocukluğu çobanlıkla geçmiş, yörenin ünlü saz ve söz ustalarından ders almıştır. Revan'daki bir düğünde kendini çekemeyen aşık ve hanlarca ağıllandığı? söylenir. Kimi Azeri ozanları yanında Köroğlu, Dadaloğlu, Karacaoğlan etkisinde kendine özgü bir şiir geliştiren Aşık Şenlik, Doğu Anadolu ve Azerbaycan'da ünlüdür. Şiirlerinde doğa, aşk, yaşam, ölüm, yiğitlik yanında din ve tasavvuf konularına da yer vermiştir. Ya¬şanan olaylardan esinlenerek düzenlediği Latifşah, Sevdakar, Salman Bey hikayeli halk türkülerinin tüm özelliklerini taşımaktadır. İsmail Aşıkoğlu 1938'de öykülerinden Sevdakâr'i, yaşam öyküsü yanında şiirlerinden örneklerle yayınlamıştır. Aşık Şenlik'le ilgili en kapsamlı çalışma Ensar Aslan'ın 1975'te yayınladığı Çıldır'lı Aşık Şenlik adlı kitabbıdır. Aşığın ünlü bir deyişinden bir bölümü şu şekildedir:

 

 

 

 

 

Havayı, hevese ciğerini yakma

Erenler verdiği köze yazıhtır

Her gördüğün mahbub dilbere bakma

Sorarlar hesabı gözden yazıhtır

 

Sefil Şenlik beyan etti işarı

Bize taksim erenlerin erkanı

Her yerde biler mi şeref bostanı

El gadrin bilmesse sözen yazıhtır

 

 

 

 

 

Kağızmanlı Hıfzı (1893 1918)

 

Asıl adı Recep olan Kağızmanlı Hıfzı, Mevlevi'dir. Medrese öğrenimi görmüş, köy imamlığı ve çiftçilik yapmıştır. Kağızman'da bir Ermeni soykırımında şehir olmuşt ur. 15 yaşlarında şiir söylemeye başlayan Hıfzı'nın dizelerinde duygusal öğeler ağır basar. Genç yaşta ölen amca kızı Ziyade için söylediği ağıt ünlüdür. Koşma, semai, destan türünde yazdığı otuz deyişi Kağızmanlı il Recep Hıfzı adlı kitapta toplanmıştır. Amca kızı Ziyade için yazdığı ağıttan iki dörtlük

 

Emmim kızı aç kapıyı gireyim

Hasta mısın halin hatrın sorayım

Susuz degil misin bir su vereyim

Çaylarda çalkalanan sellerin hani

 

Yatarsın gaflette gamsız kaygusuz

Nini balam nini kalma uykusuz

Hem garip hem çıplak hem aç hem susuz

Felek fukarası malların hani

 

 

 

 

Aşık Avâsl (1886-?)

 

Sarıkamış'ın Oluklu köyündendir. Asıl adı Hüseyin YİĞİT'tir. Deyişlerinde yöre yaşamını. Sarıkamış'ta yapılan savaşları, halkın çaresizliğini dile getirmiştir. Bunlar içinde Birinci Dünya Savaşı sonrasında yazdığı Sarıkamış destanı ünlüdür.

 

Destandan iki dörtlük

 

Canlar figan eder koyma yasında

Dağlar aciz kaldı fırag sesinde

Nehameler herap oldu pasında

Kars'ı gören ne verana yetişsin

 

Tozanh'da kalabalık tutuştu

Ahlı selim köye velvele düşsün

Göçün önü Olukluya yetişsin

Şimdi görün ne tayına yetişsin.

 

 

 

 

Murat Çobanoğlu (1940 - 2005)

 

1940 YILINDA Kars istasyon mahallesinde doğmuştur. Küçük yaştan beridir aşıklıkla iç içe yaşadı. Babası da Kars'ın ünlü aşıklarından Gülistan ÇOBANOĞLU ve aynı zamanda Murat ÇOBANOĞLU' nun ustasıdır.

 

İlk olarak 1967 yılında Konya Aşıklar Bayramında genç yaşında birinci olunca, tüm Türkiye'de ad aldı. Bu arada çeşitli etkinliklere katıldı. Yurt içi ve yurt dışı turneleri oldu. Hepsinde birbirinden güzel başarılar kazandı ve namı iyice yayıldı.

 

1990 yılında Kültür Bakanlığı'nda Devlet Sanatçısı unvanını alarak şu anda sanatı sürdürmektedir. Evli ve 4 çocuk babasıdır. Kars'ta ozanlar kahvesinin sahibidir. Halen en başarılı aşıklarımız arasındadır.

 

Murat ÇOBANOĞLU’ nun ilk iki eseri (bestesi) aşağıya çıkarılmıştır.

 

Bir fendile geldi geçti

Kiziroğlu Mustafa Bey

Hışmı dağı deldi geçti

Kiziroğlu Mustafa Bey

Bir beyin oğlu zor beyin oğlu.

 

Vay ben ona eş olaydım

Anadan onbeş olaydım

Keşke ondan kardeş olaydım

Kiziroğlu Mustafa bey

Bir beyin oğlu zor beyin oğlu

 

Bir atı var ala paça

Mecel vermez kırat kaça

Az kaldı ortamdan biçe

Kiziroğlu Mustafa bey

Bir beyin oğlu zor beyin oğlu

 

 

Hay edende haya teper

Huy edende huya teper

Köroğlu’ nu Suya teper

Kiziroğlu Mustafa bey

Bir beyin oğlu zor beyin oğlu

 

SEVDİĞİM YAR

 

Sevdiğim yar bana göndermiş name

Rüzgar dokunmamış dal ister benden

Bir lezzet olması demiş dadında

Hiç arı görmemiş bal ister benden

Nerden alayım nerden bulayım

 

Ne bir ağacım var nede bir bağım

Ne bir yuvam vardır nede otağım

Ne bir sedirim vardır nede konağım

Al kumaş içinden şal ister benden

Nerden alayım nerden bulayım

 

Kaşları karadır kipriyi oktur

Feleye karşılık oyunum yoktur

Bir kuzu bulamam koyunum yoktur

Yinede bir sürü mal ister benden

Nerden alayım nerden bulayım

 

ÇOBANOĞLU derki iz bula bilmem

Kışın çok ararım yaz bula bilmem

İnsanlarda doğru söz bula bilmem

Yalan söylemeyen dil ister benden

Nerden alayım nerden bulayım

 

Kars'ın yetiştirdiği günümüz aşıklarından bazılarının doğum tarihleri ve mahlasları şöyledir: Şeref Taşlıova (1938-Taşlıova), Murat Çobanoğlu (1940-2005), Mevlüt İhsani (1928-İhsani), Sefer Taşkıran (1942-Firgani), İsmail Cengiz (1928-Azeri), Nuri Çırağı (1949-Çirağı), İhsan Deniz (1930-Şahbazoğlu).

 

Ayrıca Arif TELLİOĞLU, Orhan KARADAĞOĞLU, Maksut FERYADI, Emrah NAROĞLU, Ali Rıza EZGİ, Mürsel SİNAN, Önder ERDAĞI ve Günay YILDIZ ilin önemli aşıklarındandır.

 

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.