İçeriğe atla


Fotoğraf

BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM

BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM Türkler Kürtler

Bu başlığa 378 cevap verilmiş

#26 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 11.092 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Eylül 2009 - 22:22

Sayın Fuzuli,

DTP'nin PKK odaklı tahrik edici söylemleri mutlaka sizi rahatsız ediyordur.Beni de rahatsız eden çıkışları yok değil.Sadece DTP değil bana rahatsızlık veren,tüm "tek taraflı" yaklaşımlar,çözümler beni rahatsız ediyor.CHP'nin samimiyetsizliği,AKP'nin tutarsızlığı da beni rahatsız ediyor.

Ve yıllarca gözümün içine baka baka "Kürt yoktur,vurun,kesin" naraları atanlar...onlar sadece rahatsızlık etmekle kalmayıp,üstüne bana bedel de ödettiler.

Nedense;herkes Kürt halkını "bu,şu" diye niteler ama kimse,tarafın olduğu yerde tarafların olacağını idrak edemez.Çünkü bu işine gelmez.

Devlet...bu ülkenin vatandaşı olan bana güven vermiyor;Kürt'ler masum değil;devlet hiç değil.

Evet,sağduyu...sadece bu.Ne sağ ne sol;ne A ne B....hepsi palavra!

Saduyu;Kürt'ler derken,savunmaları PKK ile yanıtlamak değildir.Sağduyu Kürt'lerin PKK olmadığını da bilir.Kaldı ki;konumuz insani hak ve talepler.

Sizi tenzih ediyorum;bu ülkede "feodal" diye aklanan vicdanlar oldukça,yukardaki gibi Kürt'leri aşağılayan zihniyetler kendine taraf buldukça;özür dilerim "PKK,sizin eserinizdir" derim.


Buyurun aciklayin insani hak ve taleplerinizi.Siz aciklamak icin hazirlanirken ben size biraz yardimci olayim:

Sizin disinizda bu forumda Kürt savasi veren birkac kisi daha var.Sözüm aynen onlar icinde gecerli.

Kim Kürtleri inkar etti?Inkar derken neyi kastediyorsunuz?
Kim Kürtleri ezdi?Ezdi derken neyi kastediyorsunuz?
Siyasal hak nedir sizce?Kürtlerin siyasal haklari yoktur derken neyi kastediyorsunuz?
Sizce veya sizin siyasal hak diye verdiginiz savas acaba "Kürtlerin kendi kendilerini yönetmeleri"icin olmasin.Bunun adi sizde siyasal hak midir yoksa bölünmemidir?
Bunlarin disinda,buyurun hep beraber:
Kürtler ne olamiyorlar Türkiye de Kürt Türk vatandasi olarak?
Kürt kimligi sizce neden olmalidir?
Neden Kürt kimligi istiyorsunuz?

Siz,sizin gibi düsünmeyen herkesi Nazi olmakla sucladiniz.Halbuki Naziler,Yahudileri,Komünistleri,Engellileri,Romanlari,Türkleri,yakmislardir.
Simdi size soruyorum ve cevap bekliyorum:Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hangi döneminde ve tarihinde,DEVLET Kürt toplumuna karsi savas ilan etti,onlari topluca katletti?
Ve son olarak,siz sayin Mavi,elinizi vicdaniniza koyarak(eger varsa)ve medeni cesaretiniz varsa,su soruyu yanitlayin:PKK Taseron bir örgüt degilmidir,bugün Kürtcülerin yaptiklari calismalar Türkiye'yi bölmeyi amaclamiyormu?


saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...



#27 FUZULİ

FUZULİ

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.097 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Eylül 2009 - 23:01

her beş yılda bir önümüze uzatılan sandık gibi mükemmel bir araç yetmez mi dostum ?


Sandık artık dört yılda bir daha erken gelecek karşımıza.Herkesin gönlünden geçen bir başka.Herkese göre uyuyan uyanık bambaşka.Siyasi yelpazede bir fikri temelin doğruluğunu yanlışlığını tek doğru veya yanlışa indirgemenin bilimsel ölçütü yok kanımca.

Bir vatanda, bir bayrak altında,vatandaşı oldukları tek devleti siyaset üstü herkes sahipleniyorsa fikir ayrılıkları demokrasinin tabiatı olarak doğal algılanmalı ama bizim sorunlarımız çok başka.

MUHABBETLE...
Farkına vardıkça kaybetti anlamını, farkında olduğumu zannettiğim anlamlar.

#28 phantom_lord

phantom_lord

    Genç Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPip
  • 211 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Eylül 2009 - 23:34

Ahmet Altan neler demiş bir bakalım: ( HANİ ŞU BİR KADIN MEMESİNE VATANI SATABİLEN MALUM ŞAHSİYET)




Bu ülkede Evren döneminde kürtçenin yasaklanması bir faciadır.Bundan hiç bir kuşku yok. Ancak bir ülkede kürtçeana dilde eğitim yapmak ayrıdır.Kürtçe konuşma özgürlüğü ayrıdır. Bu ülkede resmi dille eğitim esas olmalı, bunun dışındaki her dil öğrenilebilmeli , bu dillerde kültürel eserler verilebilmelidir, gerektiğinde bu diller için kürsüler, enstitüler açılmalı ve devlet dairelerinde tercüman bulundurulmalı.

Bu ülkede %20 lik nüfusun kürt olduğunu söyleyenler, diğerlerini Türk olarak kabul ediyorlar herhalde . Peki bunun dışında bu ülkede yaşayan boşnaklar ,çerkezler ,gürcüler, lazlar, pomaklar ,arnavutlar vs diğer ırklara ne zaman sıra gelecek yoksa sayın kürt vatandaşlarımız ve yandaşları bu insanları insandan saymıyorlar mı?




Bu ülkede en çok vergi kayıpları, kaçak elektrik ve su kullanımları nedense kürtlerin yaşadığı bölgelerden çıkıyor. İstanbulda kürtlerin çoğunlukta yaşadığı bölgelerde durum aynen böyle. O halde eşit değiller tabi ki. Türkler devlete vergilerini çatır çatır öderken, sırf doğu bölgelerindeki kaçak elektrik kullanımı yüzünden fahiş faturalar ödemekteler.





Tabi esir gibi görüyoruz.Onun için eş olarak almışız evimizin, kadını ya da erkeği yapmışız. Ben şahsen çok korkuyorum. Benim %50 'm kürt eşim Türk mazallah beni boşarsa ben ne yaparım.Zaten esir muamelesi de yapıyor sürekli. :)





Böyle bir üstünlük yok .Bu ülkede yaşayan her vatandaş , bu ülkede yaşanılan olumsuzluklardan bir biçimde paylarını aldılar. Bu ülkede parası olmayan her vatandaş hastane kapılarındasürünüyor, yeterli eğitim alamıyor, yeterli beslenemiyor. İnsanlar arasına nifak sokmayın yok kürtmüş, Türk müş, arnavutmuş. Bizim bu topraklardan başka gidecek yerimiz yok. Batarsak hep birlikte batacağız ,kalkınırsakta hep birlikte kalkınacağız.

Ahmet Altan beyefendide sanmasın bu haklar verildiğinde PKK bitecek. Çocu mu kandırıyorsunuz? Küreselleşme politikaları istediğini gerçekleştirmediği ve bölgedeki ulus devletleri parçalamadığı sürece Pkk biter yerine başkaları gelir.
Bakın çevremizdeki karmaşa olan yerlere ,önem arzeden ülkelere hep demokratik haklar bahanesi ile karmaşa yaratılmıştır. Bunlar sadece perdelemedir.



Ellerine sağlık... altına imzamı atarım...

Özellikle Kürtçe eğitim konusunda söylediklerine ca-ı gönülden katılıyorum... Zatem bir başka başlık altında benzer şekilde kendi görüşlerimi ortaya koymuştum...

Bakın arkadaşlar sorun bir ezme hor görme sorunu değil... Hepimizin demokrasiye ihtiyacı var... Bu ülke 1971'leri 1980'leri de gördü... O dönemde Türk-Kürt ayrımı yoktu ve bir bütün olarak toplumun her kesiminden demokrasi talepleri geliyordu...

Şimdi bile demokrasi eksikliği bütün sıcaklığıyla yaşanıyor toplumda... Örnek mi? Çok basit... 1 Mayıs'ta Taksim hala işçilere kapalı... Bu yıl sınırlı bir gösteriye izin verildi... Ancak hala yeterli değil...

Başka örnek mi? Hay hay... Hala daha kitaplar toplatılıyor. Ergun Poyraz hala içerde...

Sadece o mu? Erdoğan hala daha mizah dergilerine tazminat davası açıyor...

Eğer bir açılım gerekiyorsa bu bütün ülke sathında yapılmalıdır. Olay halen daha Kürt sorunu olarak lanse ediliyor... Yapmayın etmeyin... Etnik kimlikten sorun olmaz... Öyle bir kategorizasyona gidersek etnisite kendini gösterir...

Ülkenin bütününde bir demokratikleşmeye ihtiyaç var... Şiddet içermediği sürece herkes düşündüğünü özgürce ortaya koyabilmeli...

Anayasada bulunan vatandaşlıkla ilgili maddeyi etnisite olarak almayın lütfen... Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür diyor hepsi bu? Ne var ki bunda ben anlamadım... MNeden bu kadar deşiliyor??

Bu ülkede İngilizce Fransızca eğitim yapılıyor evet bu doğru ama bu dillerin öğrenilmesi için bu eğitim yapılıyor... Kürtçe'nin seçmeli ders olarak öğretilmesinde hiçbir sakınca yok... Ama örneğin matematik dersinin fizik dersinin kürtçe öğretilmesi olamaz... Bu eğitim birliğine aykırıdır...

Bu ülkede hiçbir etnik grup bir diğerini esir olarak görmüyor, göremez de... Esir olarak görenler aşiret ağaları, büyük holding patronları ve çok uluslu şirketlerin dev sermaye sahipleridir... Onlar da köle olarak gördükleri arasında etnik ayrım yapmazlar... Onlar için emirleri altında çalışan kişiler etnik kökeni ne olursa olsun köledir...

Verhgi konusunda gelince... Ortada daha çarpıcı bir gerçek var arkadaşlar... Kaçak elektrik kaçak su kullanmak da bir kenara, bu ülkenin büyük patronları hiçbir şekilde vergi ödemiyorlar... Vakıf Üniversitesi kuran giriçşimcilere vergi muafiyeti sağlanıyor... Onlardan alınmayan vergiler de emekçinin sırtına yükleniyor ki bütçe açığı büyümesin... Neden sürekli zam geliyor sanıyorsunuz? Artık bütçe açığı katlanılamayacak boyutlara ulaştı da ondan. Ama devlet erkanı pembe tablolar çizmeye devam ediyor.

Devlet silah bıraksın ne demek ya? Nasıl bir mantık bu? Arkadaşlar devletin, özellikle de ordunun silah bırakması demek kaos demektir... PKK'yı geçtim daha büyük tehlikeler ortaya çıkar... Kaldı ki silah bırakmadan müzakere masasına oturmayı isteyen bir terör örgütünün silah bırakacağına da ihtimal vermiyorum çünkü PKK ateşkes ilan ettiği dönemlerde bile en azından mayın patlatmaya devam ediyordu...

Ayrıca evet... ABD'nin Irak'a girerken ettiği vaadleri de unutmamak lazım... Kitle imha silahlarını bulacağız, Irak'a demokrasi getireceğiz... Kitle imha silahları bulundu mu? Tabii ki hayır, çünkü Irak'ta zaten kitle imha silahı yoktu... Hepsi Halepçe ve Duceyl Katliamlarında kullandıldı ve bitti... Zaten Irak'ın kitle imha silahı üretecek bir teknolojisi yoktu ki... Mevcut silahları nereden buldukları aşikar... Peki demokrasi geldi mi Irak'a? Eğer gelen şey demokrasiyse ben de hiçbir şey bilmiyorum...

O nedenle haklar verilecek PKK bitecek masalına inanmıyorum... Ama bu verilmemesi anlamına da gelmiyor elbette... Söylemek istediğim şu: Bütün ülke kapsamında demokratik hak genişletilmesi projesine başlatılmalı, bu kapsamda Kürtler açısından da eğitim kültür ve ekonomi alanlarında gereken yapılmalı; ama bir yandan da terörle mücadele devam etmeli, dağdaki bütün PKK'lılar ya teslim olarak ya da çatışarak inmali...

SAYGI VE SEVGİLERİMLE

#29 mavi olmayan gökyüzü

mavi olmayan gökyüzü

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 5.562 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 01:29

Sayın mavi olmayan gökyüzü insani hak ve talepleri dillendirenler bunu PKK ilişkili bir zeminde konuçlanıp dillendirirlerse bu soruna iyi niyetli yaklaşanları dahi savunmasız, hareketsiz bırakırlar.AKP iyi niyetli bir çıkış yaptı diyelim.Bu adımı zinhar reddetenler ve iyi niyetli şüpheyle karşılayanlar var.Bu ortamda DTP'ye çok büyük rol düşüyor.Kendini öyle bir konumlandırmalı ki bu soruna iyi niyetli çözüm arayanlara köstek olmamalı.DTP'ye bakıyoruz operasyonların durdurulmasından, durdurulmazsa çok kötü olacağı gibi tehdit içeren cümleler kuruyor, Öcalan'ın yok sayılamayacağından bahsediyor.Bu tavır doğru, çözüm isteyen bir tavır mıdır Allah aşkına?Diğer tarafta devleti,kendini hiç suçlu görmeyen bir tavır var bu da aşikar.

Bu sorunu çözmek için adım atan, insiyatifi elinde bulunduran ise en büyük desteğini Türklerden alan Türkler adına konuştuğunu var saydığımız AKP tarafı ve destekleyenler.Konu pamuk ipliğine bağlı.Yitip giden binlerce can var.Güvensizlik hat safhada.Çözüm isteyenler, arayanlar ne söylediklerine çok dikkat etmeli.

MUHABBETLE...


Sayın Fuzuli,

Kürt Açılımı yada Demokratik Açılım üzerine özellikle Turkish'de pek yazma olanağımız olmadı.Maalesef burda tüm yazılanlarda sadece ben ve sen kavgası asıl yazılması gerekenleri gölge de bıraktı.

AKP,Diyarbakır'da "Kürt Sorunu,benim sorunumdur" dedi.Bu sözler hafızamızda ki tazeliğini korurken,Diyarbakır'da yaşanan olaylara atıfta bulunarak,"Kadın,çocuk demeden ezip geçeriz" ile bizi oldukça şaşırttı."Ya sev ya terk et" cümleleri ile de çok farklı olmadığını çok net bir şekilde gösterdi.

Ve şimdi...

AKP,ben bu sorunun çözümünde varım diyor.Toplumun belirli kesimleri ile görüşülüyor,çözüm için arayışlarda bulunuluyor.Samimi olup olmadığı tartışılır,ancak gerçekten bu sorunun çözümünde ki iyi niyetliler için samimiyete bakmaksızın, ciddi bir beklenti oluşuyor.

MHP,üstlenmesi gereken misyon gereği,yine "Vatan-Millet-Sakarya" ile millileşiyor,bu da yetmiyor;herkese dağın yolunu gösteriyor.

CHP,sosyal demokratımız.Misyonunu tamamlamış da "MHP söylemlerini çalıyor".İlginç,gerçekten ilginç.

DTP...dediğiniz gibi çözüm için olması gereken yerde değil.Ben de DTP'nin politikasını tasvip etmiyorum.Aysel Tuğluk,kalkıp Kürt'ler ayrılığı konuşur tarzında cümleler kuruyor,Türk'te bunu onaylıyor.

AKP,zaten Sayın Başbuğ'un verdiği ayar ile sınırları çizdi.Muhalefet şimdi kendisini alkışlıyor,CHP yine askeri siyasete sokmakla şahlanıyor.MHP,alanlarda harbe çağıracakmış edasında.

Tüm bunlar olurken,insanlar ciddi anlamda kutuplaşıyor.Kimi bölünecek bir vatandan kimi anlayışızlıktan dem vuruyor.

Siyaset çatışıyor,ne yapacağımızı bilmiyoruz.Karalamalar diz boyu,çocuklar bile kavga ederken bu kadar çirkinleşemyor.

DTP...Öcalan diyor,PKK diyor.Bu da çözümü zorlaştırıyor.DTP'de bunun farkında.Ben "temsiliyetim PKK değil,muhatttabın kendisi benim" desem de tüm Kürt'ler benim gibi düşünmüyor.

Ben siyasi arneda ki çıkmazı değil,kendime göre bakışı yazacağım.

Çözüm;

-Köklü bir anayasa değşikliğinden geçer.Sadece Kürtler'in değil,bu ülkede yaşayan tüm insanların hak ve taleplerine cevap verecek bir anayasa olmalı bu.Devletin karşısında halkı,halkın karşısında da devletin ödev ve görevleri "sosyal bir hukuk devleti" sınırlarında,net yasalar ile belirlenmeli.

-Demokrasi amaç olmalı,demokrasinin araçları devlet tarafından geliştirilmeli,halk tarafından sahiplenmeli.

-Hukuk "keyfiyetin" gölgesinde sıyrılabilmeli.

-Dil,insani bir taleptir.Kürt dili resmi dil olsun edebiyatına girmeyeceğim;Kürt Dili'nin önünde ki engeller kaldırılsın.Mesela bir TRT-6;Hükümetler ile değişecek bir "hikmet" değil,yasalarla desteklenecek bir açılım olsun.

-Hesaplar sorulsun.PKK yada derin devletin işlediği cinayetlerin hesabı teker teker sorulsun.

...

Gecenin bir yarısı sıraladıklarım,ne DTP ne de PKK'nın talepleriidr.Benim istediklerim.Bunu Türkiye Cumhuriyet'inin bir vatandaşı olarak istiyorum.İşkencenin,sansürün,hak gaspların ve açlığın değil;aydınlığın Türkiye'si için bunu istiyorum.

DTP,söylemleri ile çözümsüzlüğü mü getiriyor;iyi niyetleri mi sorguluyor.İyi o zaman,biz yine insani talepler ile çıkalım yola.Bakalım,Kürt'ler devletine güvenince,DTP nerede saf tutacak!

Kaldı ki;çözümsüzlüğü sadece DTP ile açıklamak da çok doğru değil.Açılım kelimesinden enfeksiyon kapmışçasına sürekli bize hastalığı,yıkımı anlatan muhalefete ne demeli,

Şu yazar çizerlerin "nefreti körükleyen" yazılarına ne demeli,

Şu "vatan haini" ilan etme merakından,"vatanseverliğin" ne demek olduğunu unutan zihniyete ne demeli,

Şu yüce milliyetçilerin ağza alınmayacak ifadelerine ne demeli...?

Bakınız,sadece DTP değilmiş şiddetin dilini kullanan.

Evet,sağduyu!Sayın "Ali_01" bunu yapabilmiş,diğer arkadaşlarımız zaten cevap yazmasalar da cevaplarını bildiğim arkadaşlar.Siz ve kısmen Demirefe'ye bunun için veryansın ettim.

Düşmanlarım bana ne yapabilir ki?
Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum!
Hapsedilmem uzlet,
Sürgün edilmem hicret,
Öldürülmem şehadettir....

İbn-i Teymiyye


#30 yam_yam

yam_yam

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.251 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 11:30

Şüpheci olmanın ne kadar önemli ve gerekli olduğuna ilişkin çok güzel bir örnektir bu. Bir kaç gün önce mail adresimde "Bir Türk Olarak Kürtlere Soruyorum" başlığı ile bir mesaja rastladım ve okurken kanım dondu. Bir gazetecinin tamamen ırkçı söylemler üzerine böyle bir yazı kaleme alamayacağını düşündüm. Biraz araştırdığımda karşıma şu çıktı :

-http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&KategoriID=&ArticleID=1001944&Date=11.10.2008&b=Can-

İnternette dolaşan sahte mail
Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik, kendi adıyla internette dolaşan ve “Bir Türk olarak Kürtlere soruyorum” başlığını taşıyan yazının kesinlikle kendisine ait olmadığını açıkladı. Hakan Çelik, e- mail yoluyla yayılan yazının Türkler ve Kürtleri birbirine düşürme niyeti taşıdığını vurguladı.



Hakan Çelik’in açıklaması şöyle:

Bir süredir internet sitelerinde dolaşan ve “Bir Türk olarak Kürtlere soruyorum” başlığını taşıyan yazı, haber ve forum grupları arasında hızla yayılmaktadır.
Söz konusu yazının benimle ve Ankara temsilcisi olarak görev yaptığım Posta Gazetesi ile kesinlikle ilgisi yoktur. Böyle bir yazı kaleme almadığım gibi yazıda geçen düşünceleri savunmam da mümkün değildir.
Yaşanan terör eylemlerinden Kürtlerin tamamını sorumlu tutan, ırkçı ve aşırı milliyetçi unsurlar taşıyan yazı olsa olsa iki halkı birbirine düşürmek isteyen kötü niyetli çevreler tarafından kaleme alınmıştır.
Kürt sorununun, Türkiye’nin toprak bütünlüğü içinde demokrasi ve hukuk kurallarına uyularak çözülmesini savunan ve bu konuda yüzlerce yazı yazmış bir gazeteci ve televizyoncu olarak benim ve gazetemin adının kullanılarak böyle bir yazının internette dolaşıyor olmasını üzüntüyle karşılıyorum.
Benim ve kurumumla hiçbir ilgisi olmayan söz konusu yazının kontrolsüz bir şekilde internet ortamında yayılıyor olması, internetin, bilgilerin çarpıtılması
ya da fabrikasyon söylentilerin yayılması açısından nasıl korumasız bir yer haline geldiğinin bir örneğini oluşturmaktadır.
Kişilerin hak ve özgürlüklerini ihlal eden, güvenliklerini tehlikeye sokan haber ve bilgilerin kontrol edilmeden internete servis edilmesi, hepimizin yararlandığı bu mecranın güvenilirliğini tehlikeye sokmaktadır. İnternetin özgürlüğünü sonuna kadar savunan bir gazeteci olarak, interneti kullananları ve bu ortama bilgi ve görüntülerle katkı sağlayanları, internetin güvenilirliğine zarar verecek girişimlerden kaçınmaya davet ediyorum.
İnternet sitelerini, benimle hiçbir ilgisi olmayan bu yazıyı çekmeleri, forum ve iletişim gruplarını ise bu yazıyı e- mail yoluyla birbirlerine göndermemeleri konusunda uyarıyorum.


Kanaatimce birileri ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Daha dikkatli olmakta fayda var..


GELSE DİLBER-İ AHU, OLSA YEVM-İ RAMAZAN
DİLBER-İ AHU MU EFDAL YOKSA YEVM-İ RAMAZAN

YE İÇ EĞLEN SÜR SEFASIN DİLBERİN
ZİRA KAZASI VAR RAMAZAN'IN KAZASI YOK DİLBERİN

Blogım için : http://www.turkish-m...-yam-yams-blog/

#31 Misafir_ali0_1_*

Misafir_ali0_1_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 14:00

Çok teşekkür ederiz bu bilgi için. Böyle bir üslup, böyle bir genelleyici suçlamayla yazılmış bir yazının mevcudiyeti beni çok üzerdi ve zaten bu başlığı okuduğumda bir Türk olarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak dehşete düşmüştüm. "Milletin sonu iyi değil" dersiniz ya bazen işte bu yazı bana Almanları, Sırpları ve benzerlerini hatırlatmıştı.
Sayın yam_yam'ın verdiği bağlantı önemli bir yayında böyle bir yazının yer almadığını bize gösterdi ama ya içinde bulunduğumuz ortamda ve belki de başka ortamlarda aldığı tepkiler.
Lütfen dikkat! Hiçbir mesele böyle çözülmez.

#32 ucansahin

ucansahin

    Genç Üye

  • Yasaklanmış
  • PipPip
  • 317 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 14:25

Bu irkci sorulara cevap bekleyenler önce yurtdisindaki göcmen Türkiyelilere benzeri soru soran Nazi irkcilarinin sorulani cevaplasinlarki, irkci sorularin insani nasil rencide ettigini anlasinlar. Konuyu bu noktalara kadar getirmenin bir amaci olmali galiba. Diyacek baska bir cümle bulamiyorum. Söyleyecegim sadece "yazik bize".

#33 Misafir_gelincik_*

Misafir_gelincik_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 14:27

Sayın yam_yam ın verdiği bilgi ne yazık ki, böyle bir yazının olmadığı konusunda , böyle olayların ve yazılanların yanlış olması konusunda değil. Kendi adıma cevaplarsam eğer , iletilerime baktığınızda genellemenin yanlış olduğunu ,ama bu tür olaylarla ve burada yazamayacağım daha kötüleriyle karşılaştığımı anlatmaya çalıştım. Kürt vatandaşlarımızın etnik kimliklerini tehdit unsuru olarak kullandıklarını da ve bunlara gülüp geçtiğimizi de söyledim. Bir çok arkadaşımızda çok sert bir yazı olduğunu zaten belirtmişler.


Ama gerçek olan bir şey var , senelerdir halk arasına sokulmak istenen etnik ve dinsel ayrımcılık artık iyice belirginleşmiştir. Bu ortamda bu tür yazıların internet ve diğer ortamlarda hızlı bir biçimde yayılması ,ateşi daha fazla körüklemekten başka bir işe yaramamaktadır. Ben de dahil olmak üzere, bu konulara ciddi eleştiriler getiren bir çok arkadaşın bu eleştirilerinin sadece fikir bazında olduğuna inanıyorum. Ama bu ülkede büyük bir kesimin aynı bilinç düzeyinde olmadığı düşünülürse , bu tür yazıların ne gibi sonuçlar doğuracağını tahmin etmek hiç güç olmasa gerek.

#34 ucansahin

ucansahin

    Genç Üye

  • Yasaklanmış
  • PipPip
  • 317 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 14:29

Şüpheci olmanın ne kadar önemli ve gerekli olduğuna ilişkin çok güzel bir örnektir bu. Bir kaç gün önce mail adresimde "Bir Türk Olarak Kürtlere Soruyorum" başlığı ile bir mesaja rastladım ve okurken kanım dondu. Bir gazetecinin tamamen ırkçı söylemler üzerine böyle bir yazı kaleme alamayacağını düşündüm. Biraz araştırdığımda karşıma şu çıktı :

Kanaatimce birileri ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Daha dikkatli olmakta fayda var..

Ne yaziki birilerininde tam bekledigi bir yorumki baksaniza derhal harekete gecip insanlardan ciddi ciddi cevap bekliyorlar. Evet cok dikkatli olmamiz gerekli ve insanlarin gercek yüzlerinide görmeliyiz.

#35 mavi olmayan gökyüzü

mavi olmayan gökyüzü

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 5.562 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 14:53

Şüpheci olmanın ne kadar önemli ve gerekli olduğuna ilişkin çok güzel bir örnektir bu. Bir kaç gün önce mail adresimde "Bir Türk Olarak Kürtlere Soruyorum" başlığı ile bir mesaja rastladım ve okurken kanım dondu. Bir gazetecinin tamamen ırkçı söylemler üzerine böyle bir yazı kaleme alamayacağını düşündüm. Biraz araştırdığımda karşıma şu çıktı :

Kanaatimce birileri ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Daha dikkatli olmakta fayda var..


Posta Gazetesini takip etmiyorum.Zaten yazılanların ilk cümlesini okuduktan sonra,hemen okumayı bıraktım.Benim de kanım dondu.Bunun yazılıp yazılmayacağı konusunda birşeyler düşünmedim,sadece yazık dedim.Bunu okuyan bir Türk, kolayca Kürt'e hesap sorabilir;Kürt'de beni adam yerine koymuyorlar diye tepki gösterebilir.Hiçbir sağduyu bunu istemez!Teşekkür ederim,sağduyunuz ile bize "kuşku"nun değerini gösterdiğiniz için.


...
Sayın yam_yam'ın verdiği bağlantı önemli bir yayında böyle bir yazının yer almadığını bize gösterdi ama ya içinde bulunduğumuz ortamda ve belki de başka ortamlarda aldığı tepkiler.
Lütfen dikkat! Hiçbir mesele böyle çözülmez.


Ve teşekkür etmem gereken diğer bir forumdaşım.

Sayın Ali0_1,

Baştan beri göstermeniz gereken tavrı koydunuz.Çoğu forumdaşım,yazılanları açıklamaya çalışırken,kem küm ederek haklılıklarına gerekçeler üretirken,hatta "ver bakalım bana cevabı" havasında,baştan sona ırkçılık kokan bu yazıya cevap beklerken,siz yazdıklarınız ile yalnız olmadığımızı gösterdiniz.

Değerli forumdaşlarım,

Ben o yazının tamamını okumadım,önemsemedim.Benim önemsediğim,pc'nin başına oturup yazı yazacak kadar okumuş insanlarımızın bu nefrete olan taraftarlığı.

Evet,lütfen dikkatli olalım.Bu ülkeye verilecek en büyük zarar,çıkacak bir kardeş kavgasıdır.Siyasilerimiz,yazar çizerlerimiz,aydınlarımız ayrılığın bayraklarını ellerinde taşıyorlar,biz taşımayalım.Hiçbirimiz çocuk değiliz.

Düşmanlarım bana ne yapabilir ki?
Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum!
Hapsedilmem uzlet,
Sürgün edilmem hicret,
Öldürülmem şehadettir....

İbn-i Teymiyye


#36 mavi olmayan gökyüzü

mavi olmayan gökyüzü

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 5.562 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 15:13

Sayın Politika,

Ben baştan PKK ile olan tavrımı çok net gösterdim.Bir daha,bir daha sormanın anlamı ne.Bu ülkede yapılan sistematik yanlışlar oldu.Bu yanlışlara olan tepkilerin üstüne yine yanlışlarlka gidildi.

PKK,benim için de terör.Derin devletin teröründen farkı yok.

İkisi de "benim için beni öldürdü"Gönderilen Fotoğraf

Farkımız,ben hem devlete hem PKK'ya nedenler ile yaklaştım,siz nedense PKK terör derken,ısrarla PKK ile Devleti karşılaştırma yoluna gittiniz.

Ayrıca ben Kürt savaşında değilim...yanlış anlamışsınız.

Düşmanlarım bana ne yapabilir ki?
Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum!
Hapsedilmem uzlet,
Sürgün edilmem hicret,
Öldürülmem şehadettir....

İbn-i Teymiyye


#37 alper01

alper01

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 5 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 15:19

selamunaleykum bugun katildim bu siteye insallah hayirli olur.tartismalara bugunden girmek ters geliyor fikirlere saygi inceliktir vatana sahip cikmakta niceliktir.tesekkurler boyle bir site actiginiz icin

#38 FUZULİ

FUZULİ

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.097 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 15:21

Buna da şükür...
Farkına vardıkça kaybetti anlamını, farkında olduğumu zannettiğim anlamlar.

#39 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 11.092 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 15:23

Sayın Politika,

Ben baştan PKK ile olan tavrımı çok net gösterdim.Bir daha,bir daha sormanın anlamı ne.Bu ülkede yapılan sistematik yanlışlar oldu.Bu yanlışlara olan tepkilerin üstüne yine yanlışlarlka gidildi.

PKK,benim için de terör.Derin devletin teröründen farkı yok.

İkisi de "benim için beni öldürdü"Gönderilen Fotoğraf

Farkımız,ben hem devlete hem PKK'ya nedenler ile yaklaştım,siz nedense PKK terör derken,ısrarla PKK ile Devleti karşılaştırma yoluna gittiniz.

Naziler ha,geçin artık Nazileri sadece kemikleştirmeye;ruhu yeter yaşatmak isteyene.

Ayrıca ben Kürt savaşında değilim...yanlış anlamışsınız.

PKK'yi terör örgütü olarak gören siz DTP hakkinda tamamen farkli bir görüstesiniz,PKK ve DTP ayni yolun iki farkli yolculari olduguna göre DTP'yi Kürtlerin temsilcisi olarak nasil gösterebilirsiniz,ayni iddiayi PKK icinde söyleyenler var.
Ayrica ben size bircok sual sordum fakat siz hepsini teget gectiniz,ben cevap bekliyorum sordugum suallere...
saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...



#40 YARASA

YARASA

    Deneyimli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPip
  • 747 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 23:21

Şüpheci olmanın ne kadar önemli ve gerekli olduğuna ilişkin çok güzel bir örnektir bu.


Verdiğin bilgi için teşekkürler sayın yam_yam.
Bana kalırsa, bu yazıyı kimin yazdığı ve kime yüklediği bence önemli değil.
Bu yazı, bu sitede uzun zamandır dile getirdiğimiz bir çok şeyin özeti.
Yine söylüyorum, sert yazılmış bir yazı. Ancak içerisinde önemli noktalara değiniyor.
Ve hala bazı arkadaşlar, bu yazıya faşist ve milliyetçi demenin ötesinde, içeriği ve soruları hakkında bir cevap vermiyor. "Aman ne faşist" "aman ne ırkçı" "aman ne sert" "aman böyle olur mu?"nun dışında bir cevap göremedim muhalif olanlardan...

Şimdi o yazı içinden teker teker cümleler ve sorular seçip mi sormak gerekiyor bunu söyleyin bana? (Herkese soruyorum)

Bu cümleleri teker teker dile getirdiğimizde tartışılıyor da, hepsi bir arada olunca neden soğuk duş etkisi yaratıyor?

Yazıyı eleştirenler tek bir aksi söylemde bulunmuş değiller. Ya suçlamalar ve çirkin eleştiriler ya da "aman zaten asılsızmış" diyorlar... Siz yazının içeriği ile ilgilenin. Kimin yazdığı ile değil... O soruları tek tek sordurtmayın bana.

...memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler...
Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
.................
BİLİM YAPIN! YAPAMIYORSANIZ TAKİP EDİN!


#41 harita

harita

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 1 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 23:38

''GÖZÜNDEKİ ÇÖPÜ GÖRMEZ, ELALEME ŞAŞI DER!''

Yazdığınız bu atasözünü gerçekten çok beğendim.
Yanlız burada küçük bir problem var. Öncelikle bu atasözünü sizin anlamanız lazım.
Eğer siz anlayabilirseniz bütün problemlerin çözüldüğünü göreceksiniz.



'Posta' Gazetesinin Ankara temsilcisi Hakan Çelik'in yazısı:
BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM
.
.
.
Bu özlü söz ülkemizin içine düşürülmeye çalışıldığı ''Kürt fesadını'' ne de güzel anlatıyor değil mi?



#42 mavi olmayan gökyüzü

mavi olmayan gökyüzü

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 5.562 İleti

Gönderi Tarihi: 06 Eylül 2009 - 00:01

PKK'yi terör örgütü olarak gören siz DTP hakkinda tamamen farkli bir görüstesiniz,PKK ve DTP ayni yolun iki farkli yolculari olduguna göre DTP'yi Kürtlerin temsilcisi olarak nasil gösterebilirsiniz,ayni iddiayi PKK icinde söyleyenler var.
Ayrica ben size bircok sual sordum fakat siz hepsini teget gectiniz,ben cevap bekliyorum sordugum suallere...
saygilarla


Bakın bunu Kürtçe eğitim topiciğinde Sayın Cyrano'da sormuş.Orada DTP ile ilgili sorunuza cevap vereceğim.Diğer sorularınızın yanıtını vermiştim zaten.Siz ne yazacağımı çok iyi biliyorsunuz.

Düşmanlarım bana ne yapabilir ki?
Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum!
Hapsedilmem uzlet,
Sürgün edilmem hicret,
Öldürülmem şehadettir....

İbn-i Teymiyye


#43 ucansahin

ucansahin

    Genç Üye

  • Yasaklanmış
  • PipPip
  • 317 İleti

Gönderi Tarihi: 06 Eylül 2009 - 10:36

Yazıyı eleştirenler tek bir aksi söylemde bulunmuş değiller. Ya suçlamalar ve çirkin eleştiriler ya da "aman zaten asılsızmış" diyorlar... Siz yazının içeriği ile ilgilenin. Kimin yazdığı ile değil... O soruları tek tek sordurtmayın bana.

Sayin YARASA kusura bakmayin ama bu tip irkci sorulari akli basinda hic kimse ciddiye alipta cevap vermek gibi bir hataya düsmez. Bunun cevabini gene aslinda soranlar kedilerince cok iyi biliyorlar. Sorularin arkasinda yatan zihniyet zaten herkes tarafindan anlasilmistir. Bakin siz sadece kendi sorularinizi görüyorsunuz, ama size sorulanlari görmüyorsunuz. Ben mesela bu sorulara cevap bekleyenlerin önce yurtdisinda yasayan Türk göcmenlere yöneltilen benzeri sorulara bir cevap vermesi gerekir demistim.
Sizin mantiginzdan yola cikarsak Alman nazilerinin de göcmen Türkiyeliler hakkinda yaptiklari suclamalar ve iftiralar hakli olmasi gerekli. Bu nasil bir mantik anlasilir degil. Yani 75 milyonluk Türkiye'nin tüm kötü islerini agirlikli olarak bir azinligin üzerine atmak kadar insanlik karsiti bir suclama ve sorgulama olabilirki?

Umarim yanlisinizi anlamissinizdir.

#44 ucansahin

ucansahin

    Genç Üye

  • Yasaklanmış
  • PipPip
  • 317 İleti

Gönderi Tarihi: 06 Eylül 2009 - 10:52

Güzel bir atasözü vardır. ''GÖZÜNDEKİ ÇÖPÜ GÖRMEZ, ELALEME ŞAŞI DER!''

Bazi insanlar artik her yola basvurmaya basladilar. Kendi irkci söylemlerine gazetecileride alet edip onlar yazmis gibi isim vererek güya sözümona bu irkci tutumu mesrulastiracaklarini saniyorlar. Basliktaki yazinin ismi verilen gazete ve sahis tarafindan yayinlanmadigi isbatlandi. Madem bu sorular irkci degil ve sadece masumhane sorular neden böyle baskalarini alet ediyoruz kendi emellerimize?

Diger taraftan yukarida alintiladigim atasözü gercekten cok dogru. Gözündeki cöpü görmeyipte elaleme sasi diyenler ortada. Bakin Susurluk cete mensuplari kim, Türkiye'nin mafyasi kim, faili mechulleri yapanlar kim, devletin kasasini soyanlar, banka bosaltanlar kim, arazi mafyasi kim görelim. Yani artik konuyu bu noktaya getiren zihniyetten nasil bir demokratik cözüm beklenir büyük bir soru.

#45 YARASA

YARASA

    Deneyimli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPip
  • 747 İleti

Gönderi Tarihi: 07 Eylül 2009 - 00:09

Yazının içinde çok önemli, tartışılması ve özeleştiri getirilmesi gereken noktalar ve cevaplanması gereken sorular var dediğimiz halde gelen yanıtlar hala havada ve asılsız. Zaten işine gelmeyen bir eleştiriyi cevaplamanın ve konuyu değiştirmenin en kolay yolu ya altı boş suçlamalara girişmek ya da konuyu dağıtmak adına sorulara soru ile cevap vermektir :).

...memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler...
Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
.................
BİLİM YAPIN! YAPAMIYORSANIZ TAKİP EDİN!


#46 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 11.092 İleti

Gönderi Tarihi: 07 Eylül 2009 - 00:29

O yazinin icerigine katiliyorum,dogrudur.Herne kadar öyle bir yazi yanlis anlasilmalara meydan verebilecek kadar oturakli bir yazi isede yazida bahsedilen noktalarin cogusu gercektir.Farkinda olmadan Kürt vatandaslarimiza verilen tavizler Türkiye'de herkesime verilmemistir.Yaziyi yazana ve o yazinin icerigini dogru bulanlara yafta takmak yerine saglikli bir düsünceyle o yazinin gercek yanlarini tasdik etmek gerekir.


saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...



#47 jeune

jeune

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye
  • 9.396 İleti

Gönderi Tarihi: 07 Eylül 2009 - 02:37

bu ınsanlar neden topraklarından evlerınden goc etmıs buyuk sehırlere
fuhus kapkac gasp hırsılık gıbı suclarda neden hep bu ınsanların adı gecıyo
bende bır turk olarak turklere soruyorum
yaralı bir kuşa ağlarız da bir damla gözyaşı dökmeyiz ömrümüze..

#48 Dogrucudavut

Dogrucudavut

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.773 İleti

Gönderi Tarihi: 07 Eylül 2009 - 03:16

'Posta' Gazetesinin Ankara temsilcisi Hakan Çelik'in yazısı:
BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM


Sahte de olsa, bu yazıdaki ''Kürtler'' genellemesi çok yanlış ve tehlikeli, ırkçı, ayrıştırıcı bir yaklaşımdır.

Halbuki, bu yazıda ''Kürtler'' kelimesinin yerine, ''DTP'li Kürtler'', ''DTP ve PKK'yı destekleyen Kürtler'' ifadeleri yazılmış olsaydı doğru olurdu.

Ancak, bu haliyle de cevaplandırılmamasının önünde bir engel de yok. Çünkü, yazı, DTP'nin ''DTP'ye oy vermeyenler Kürt değildir'' söylemi göz önünde tutularak okunduğunda, Hitler benzetmeleri ile kaçmak, konuyu dağıtmak yerine, muhataplarınca pekala cevaplanabilir.

Ama bu bağlamda Kürtler kelimesi tırnak işareti içerisine alınarak yazılsaydı sorular doğru adrese yönlendirilmiş olurdu.
“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. “( Uğur Mumcu )
“İnsanlara en büyük iyilik, akıllarını kullanmayı öğretmektir.” ( Mollıere )
“Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur.”( Rıckover )

#49 ''biji tirkiye''

''biji tirkiye''

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.137 İleti

Gönderi Tarihi: 07 Eylül 2009 - 12:27

Diyalog arayışı ve egemenin dili

Diyarbakır'da yapılan 1 Eylül mitingi, egemenlik diline karşılık ezilen bir halkın diyalog arayışıdır aynı zamanda. Mitingde yapılan konuşmalar, egemenlik dilinin boyun eğdirme, statükoyu sürdürme politikasının eskisi gibi yürütülemeyeceğinin kitlesel olarak haykırılmasıdır. Ezilen bir halkın egemenlere uyarısı olarak da algılanmalıdır.
Miting konuşmacılarıyla katılımcılarının dili ve üslubu, diyalog arzusunu en üst seviyede tutup, orada barışın koşullarını yaratma isteği ve eğiliminin ifade edilmesidir.

Diyalogu isteyenler, onun peşinden koşup ısrar edenlerdir, yani özgürlükçülerdir.

Egemen dilin yapısı militarist sözcüklerle donatılmış, diyalog karşıtı bir özellik taşır ve her zaman baş eğdirmeyi amaçlar, çünkü kendisi ezendir. Egemenin dili 'sahip olmak', 'fethetmek', 'bulup yok etmek', 'tedip ve tenkil etmek' ve 'etkisiz hale getirmek' vb. sözcüklerden oluşmaktadır ve genellikle şiddet içeriklidir.
'Kürt Açılımı' konuşulmaya başlandığı günden bu yana egemen dilinin kırıp dökmeye meyilli dili hiç susmadı.
Bu sürede en çok sözü edilen 'üniter devlet' kavramı bana hep militer çağrışımlarda bulunuyordu. Bu kavram, istenen, arzulanan ya da açımlanması düşünülen her neyse, Kürt sorunun barışçıl demokratik çözümü olarak anlaşılmasını engellesin diye hep dile getirilen bir kalkan görevini görmekteydi.

Bunlar klasik egemenlik döneminin, yani feodal çağın temsilcileri olarak MHP ve CHP gibi partilerdir ve bu anlayışın gözükara savunucularıdır. Ne tesadüf ki, iki parti liderinin ad ve soyadlarının baş harfi, D.B'dir.
Çağımızın ve coğrafyamızın yeni egemenliğinin temsilcisi ise AKP'dir. Bu partinin genel başkanlığı ve yöneticilerinin dili ve üslubu klasik egemen diliyle bazen yakınlaşıp bazen uzaklaşıyorlar. Kendi dilini tam olarak oluşturamadığından tedirgin ve güvenilir olmayan bir tarz ve üslupları dikkat çekiyor.

Bize gerekli olan ise barışın ve özgürlüğün dilidir. İmla kurallarıyla, yazım kılavuzuna uygun ve konuşma adabına aykırılık sergilemeyen bir barış diline ihtiyacımız vardır.
Ünlü sivil itaatsizlik ve barış eylemcisi Mahatma Gandi'nin şu sözü aktüeldir ve güncel sorunumuza denk düşmektedir: 'Yumruğu sıkılı olanla barış olmaz!'

Geçtiğimiz gün kuvvet komutanları devir teslim töreni yaparken, yeni Hava Kuvvetler Komutanı'nın 'Son teröristi etkisiz kılana kadar mücadeleye devam...' sözleri aklıma Gandi'nin o ünlü sözünü düşürdü.

Bu yılın Nisan ayında Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, ülkede ateşkes ve barış koşulları konuşulurken, ABD gezisi sırasında o sözü söylemişti. O söz, ordunun resmi görüşü olarak yansıtılıyor ki, egemenin dilinin bütün niteliklerine haizdir. Barışın dili toplum içerisinde yer buldukça ve geniş kesimlerde taraf buldukça, bu söz tehdit amaçlı olarak ortaya sunuluyor.

Oysa Diyarbakır'da yapılan 1 Eylül miting konuşmacılarının diline baktığımızda, insanlığın derinliğinden gelen, içeriden ve içtenlikli bir sesle arzulanan diyalog haykırılmaktaydı.
'Eğer tek taraflı değil de çift taraflı silahlar sustuğunda dün Hakkari'de bir acı yaşadık. Ben bir Kürt evladı olarak çıkıp derim ki; 'Askere sıkılan kurşun bundan böyle bana sıkılsın.' Türk aydını, Türk politikacısı da çıksın desin ki 'Bundan böyle gerillaya sıkılan kurşun bana sıkılsın' Çünkü ölmekle, öldürmekle bu sorun çözülmez. Artık vicdanlarımızı ortaya koyma, vicdanlarda ortaklaşmanın zamanı gelmiştir de geçmiştir.'

Osman Baydemir'in bu sözleri, barış için yakaran vicdanının sesidir. Egemen dil, bu sözün karşısına bildiğimiz sözleri mermi olarak namluya sürmekte gecikeceğini beklenmemelidir. Bu dile geçit vermemek amacıyla diyalog karşıtlığı görevini yerine getirmek için, 'terörle mücadele sürecektir' kılıfına büründürülmüş sözlerini yetiştirecektir. Çünkü ezilenin dili, egemenliğe karşı başkaldırı olarak algılanmaktadır.

DTP Eş Başkanı Ahmet Türk'ün 'Kürt sorunu onurlu bir barışla çözülsün, ikinci günde Allah canımı alsın' sözü de insani ve duygusal yanıyla dikkat çeken, fedakârlık düşüncesiyle yükselen diyalog arayışının en üst dilidir. Artık bundan ötesi yoktur. Türk egemenlerinin ilgisini çekmeyebilir ama, egemen dilinin esiri olmamış duyarlı Türk insanına 'damardan' işlediğini, onun yüreğine hitap ettiğine kuşku duymuyorum.

Şimdi burada şu soru sorulabilir: Peki egemenler şimdiki dili değiştirmeyecekse, Kürt sorunu nasıl çözülür ya da 'Açılım' nasıl son bulabilir?

Bunun da iç ve dış dinamiklerin gücü ve etkisiyle çözüm sağlanacaktır. Belki bir süre daha klasik egemenlik dilinde direnç gösterilebilir ve diyalog karşıtlığı sürdürülebilir ama bu sorunun çözümü er ya da geç gerçekleşecektir. Çünkü konjonktür bunu emrediyor.
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür.
Behr bi devê kûçka heram nabe. - Deniz itin ağzıyla haram olmaz.

#50 Misafir_demirefe_*

Misafir_demirefe_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 07 Eylül 2009 - 16:54

Sağduyu Kürt'lerin PKK olmadığını da bilir.

Ne kadar açıklama yaparsak yapalım, ezber tekrarı değişmiyor. Kürtler=PKK olmadığını en güçlü biz savunuyoruz. Bu eşitliği savunan tam tersine açılım saçılım yanlıları. "Haklar yüzünden terör oluyor" demek, bu anlama geliyor. Biz de diyoruz ki haklar sorunu Kürtlere mahsus değil. Anayasa zaten tüm vatandaşları eşit tutuyor, "Ama Kürtler daha eşittir" diye bir madde eklemek olamayacağına göre sorun nedir?



Cevap ekle