İçeriğe atla


Fotoğraf

Özürlü İnsanlar ve Yaşam


Bu başlığa hiç cevap verilmemiş

#1 Ufuk_efe

Ufuk_efe

    Genç Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPip
  • 246 İleti

Gönderi Tarihi: 14 Haziran 2009 - 01:57

Gönderilen Fotoğraf

Özürlü İnsanlar ve Yaşam


Özürlü Kimdir?

size Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişidir.

Resmi verilere göre Türkiye nüfusunun azımsanmayacak bir kısmı engellilerden oluşuyor.
8 milyon civarında engellisi olan bir toplumun gündeminde yer almayan, maalesef gündem dışı kalmış bir konu bu.

Herkes bedenen de fikren de tamamen sağlam olmayı ister. Evladının doğumunu bekleyen ana-babalara sorulduğunda “ Çocuğunuzun kız mı, yoksa erkek mi olmasını istersiniz? ” sorusuna verilen ortak cevap hep şu olmuştur: “Eli, ayağı, tüm azaları sağlam olsun da kız erkek farketmez, hayırlı bir evlat olsun”

Meseleye sosyolojik olarak bakarsak, özürlüler toplumun turnosol kağıdıdır.
Özürlü insanlarının sosyal hayattaki yerine bakıldığında, bir toplumun nasıl olduğu anlaşılabilir.
Aslında her konuda batıdan örnek verilmesini doğru bulmuyor olmama rağmen, batının özürlülerle ilgili düzenlemeleri ve hassasiyeti takdire şayandır. Bilindiği gibi turnosol kağıdı kimyasal maddelerin şekline göre renk alır.
Toplumumuzun hali ortada, turnosol kağıdını iyiye boyamıyorlar.

Toplum özürlü insanlara şaşı gözle bakıyor, onların dertleri, kederleri, hayat mücadeleleri ve günlük hayatta karşılaştıkları sorunları kimsecikleri ilgilendirmiyor.

Hatta özürlü çocuğu olan bazı aileler bunu utanç vesilesi görüp, çocuğunu toplumdan, eş, dost ve arkadaş çevrelerinden saklama yoluna gidiyorlar. Üniversitelerde akademik kariyerlerin zirvesinde olup da özürlü çocuğunu evlerinden hiç çıkarmayan babalar bile toplumda mevcut.
Oysa ki ne özürlünün ne de ailesinin bu durumdan sıkılmaya ve toplumdan kendini tecrit etmesine gerek yoktur.

İsterseniz siz de şimdi bir empati yapınız.
Sizin ulaştığınız ama özürlü bir insanın asla ulaşamayacağı bir dünyaya hayalen bir yolculuk yapınız.
Kendinizi bir an için onların yerine koyunuz. O zaman onların ne kadar uzağında olduğumuzu yakinen anlarsınız.

Evet sevgili arkadaşlar, hiç hesapta yokken önümüze ansızın, belki de birkaç dakikalığına yardıma muhtaç birisinin çıktığında, farkında olmadan ne büyük bir sınava tabi tutulduğumuzu hiç düşündük mü?

Boyun eğmektense umutsuzluğa düşün daha iyi



Cevap ekle