doğal erozyon ve yokolan tabiat
#1
Gönderi Tarihi: 04 Haziran 2009 - 22:33
Bütün bunları görüyoruz, görmeyenlere anlatmak zorundayız, herkes kendi bölgesindeki Çevre Koruma ve Güzelleştirme Derneklerin üye olmalı, yakınlarınıda üye yapmalı... Böylelikle çevre konusunda sivil toplum olarak söz sahibi olunabilir...
Evlerimizde bitkiler yetiştirebiliriz onları çoğaltabiliriz dostlarımıza armağan edebiliriz, yediğimiz meyvelerin çekirdeklerini kurutup saklayarak bir yıl sonrasında onları gittiğimiz her yerde toprağa ekebiliriz... Hatta boş arazilere, boş kırsallara çekirdekler ekebiliriz... Çevremizde bulunan büyük küçük bütün alanlara ağaç dikebiliriz...
Ve her sene özellikle Tema'nın kampanyalarına katılıp mutlaka ağaç dikimi etkinliklerine destek verebiliriz...
Bütün bunlar herkesin rahatlıkla yapabileceği şeyler ve Çevre konusunda duyarlı olan herkesi duyarsızları uyarmaya davet ediyoruz, Çevre Koruma derneklerine destek olun ve çevre konusunda daha çok ilgili ve bilgili olmak zorundayız...
Yakınlarımızıda teşvik etmeliyiz...
Saygılar
#2
Gönderi Tarihi: 06 Haziran 2009 - 02:30
Fotoğrafları bu linkte:
fotoğraf
Tohumdaki bilince yaklaşmanız dileklerimle
Sevgiler/bir dost
Ağaçlandırma çalışmalarında birinci gaye birim alandaki topraktan en yüksek odun hasılatı almaktır.
Bu gayeye ulaşmak için ağaçlandırma çalışmalarında; yetişme ortamı şartları iyi olan ve özellikle yoğun kültür metotlarının uygulanabileceği sahalarda Hızlı Gelişen Türlerle yapılacak dikimlere önem verilmektedir.
Ağaçlandırma alanlarında monokültürden kaçınmak için en az % 30 oranında yapraklı türlere yer verilmektedir. Bu oranın sağlanmasında doğal yapraklı türlerin gelişme özellikleri, yangına karşı dirençleri ve yetişme ortamı özellikleri dikkate alınmakta, mevcut yapraklı türlerin muhafazası ve yeni yapraklı tür dikimi suretiyle karışım sağlanmaktadır.
Ağaçlandırma çalışmaları sırasında doğal flora ve faunanın oluşturduğu ekosistemin korunması ve geliştirilmesi amacına yönelik önlemler de alınmaktadır. Bu bağlamda; doğal vejetasyon içerisindeki endemik (sadece Ülkemize veya o yöreye özgü) türler ile Ihlamur, Kestane, Ardıç, Yabani Kiraz, Alıç, Üvez, Porsuk, Şimşir gibi türlerin yanı sıra tıbbi ve aromatik özellik taşıyan türler de münferit veya gruplar halinde muhafaza edilmektedir.
Göl, gölet ve baraj havzasındaki mevcut doğal türler aynen muhafaza edilmekte ve ıslah önlemleri alınmaktadır. Ayrıca meyili yüksek olan alanlardaki doğal türler, cins ve vasıflarına bakılmaksızın korunmaktadır. Dere içi yapraklı vejetasyonu olduğu gibi muhafaza edilmektedir. Muhafaza edilen dere içi vejetasyonu içerisindeki kuru ve dejenere olmuş bireyler sahadan uzaklaştırılarak mevcut türlerin gelişmesine imkan tanınmaktadır.
Orman köyleri civarındaki ağaçlandırma çalışmalarında yeterli genişlikte tampon saha bırakılmaktadır. Bu tampon sahalar gerektiğinde özel ağaçlandırmalara konu edilmekle birlikte, yetişme muhiti şartlarının elverdiği ölçüde tali ürün veren ve yöre halkının dikilmesini istediği Kestane, Ihlamur, Ceviz, Fıstıkçamı yada hızlı gelişen Kavak, Akasya, Okaliptus vb. türlerle plantasyonlar yapılmaktadır.
#3
Gönderi Tarihi: 07 Haziran 2009 - 21:34
Anadolunun gittikçe çoraklaşan topraklarına ve çöl olma riski ile karşı karşıya olan alanlarına planlamayla ağaçlandırma çalışmaları yapılması için hem bireysel katkıda bulunmalı hemde yerel yöneticileri teşvik etmeliyiz. Bu taleplerimizi Orman Bakanlığına mail ve mektup yolu ile bildirirsek ciddiye alınacağımıza eminim...
Tabii çevre ve orman bakanlığı internet sitesine ulaşabilirseniz
Çok çalışıyorlar herhalde sitelerine ulaşılamıyor

















