İçeriğe atla


TÜRKAN SAYLAN’I KAYBETTİK


Bu başlığa 36 cevap verilmiş

#1 Misafir_cloud_*

Misafir_cloud_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 07:09

TÜRKAN SAYLAN’I KAYBETTİK


Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan hayatını kaybetti.

Uzun bir süredir kanser tedavisi gören ve geçtiğimiz gün kan değerlerinin oldukça düşük olması sebebiyle İstanbul Üniversitesi

Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Yoğun Bakım Servisi’ne alınan ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, hayatın kaybetti.


Türkan Saylan son bir haftadır acı çekmemesi için sürekli uyutuluyordu ve kemoterapi tedavisine ara verilmişti.

Saylan’ın hayatını kaybettiğini açıklayan ÇYDD Yönetim Kurulu Üyesi Nihal Kızıl, Saylan’ın 04.30 sıralarında vefat ettiğini belirtti.

Kızıl, ölümünden önce iki oğlu ile bazı ÇYDD yöneticileri ve öğrencilerinin Saylan’ı
n yanında bulunduğunu belirtti.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nden Saylan’ı
n ölümüyle ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Acı haberi alan sevenleri İstanbul Çapa Tıp Fakültesi önünde toplanmaya başladı.

Prof. Dr. Türkan Saylan kimdir ?

1944 - 1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946 - 1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesinde okumuştur. 1963de İstanbul Tıp Fakültesini bitirmiştir.

1964 - 1968 yılları arasında Sosyal Sigortalar Nişantaşı Hastanesinden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını almıştır.

1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalında Başasistanlığa başlamıştır.

1971de İngiliz Kültür Heyetinin bursuyla İngilterede ileri eğitim görmüş, 1974 de Fransada 1976da yine İngilterede kısa süreli çalışmalar yapmış,

1972de doçent, 1977de profesör olmuştur.


1976 yılında lepra (cüzzam) çalışmalarına başlamış, Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfını kurmuştur.

1986da kendisine Hindistanda "Uluslararası Gandhi Ödülü" verilmiştir.

2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütünün Lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır.

Uluslararası Lepra Birliğinin (ILU) kurucu üyesi ve Başkan yardımcısıdır. Avrupa Dermato Veneroloji Akademisinin

ve Uluslararası Lepra Derneğinin üyesidir.

Dermatopatoloji Laboratuvarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasında yer almıştır.


1981-2002 yılları arasında 21 yıl, gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliğini yapmıştır.

1982 - 1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığını,

1981 - 2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğünü yürütmüştür.

Aynı kliniğin öğretim üyesi olarak 2002 yılı sonuna kadar çalışmış ve 13 Aralık 2002 tarihinde emekli olmuştur.


1989da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme

Derneğinin (ÇYDD) kurucularındandır ve halen Genel Başkanlığını yürütmektedir. 1990da oluşan "Öğretim Üyeleri Derneği"nin kurucusudur

ve ilk dönem II. Başkanlığını yapmıştır.

1990da oluşturulan "İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi"nin kuruluşunda görev almış

ve 1996ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatölüğünü yapmıştır.


#2 Misafir_cloud_*

Misafir_cloud_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 07:12

1995’de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı (KANKEV) nın ve

1995de kurulan Türkiye Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı (TÜRKÇAĞ) nın kurucusu ve başkanıdır. Birçok mesleki ve sosyal derneğin üyesidir.

1996da İstanbul Üniversitesi kendisine "Atatürk İlke ve Devrimleri" ödülünü vermiştir. İngiltere dermatologlarının derneği olan

Dowling Kulübü (1978) ve "Kuzey Amerika Klinik Dermatoloji Derneği" (1996) tarafından onur üyesi seçilmiştir.

Bugüne kadar çok sayıda ödüle layık görülmüştür. "Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü" İstanbul Üniversitesi (1996) , "Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü"

(1990) , "Melvin Jones Ödülü" (1991) , "Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü" İncirli Lions (1996) , "Kuvayi Milliye Ödülü" Haliç Rotary (1997) ,

"Fahrettin Kerim Gökay Ödülü" Türk Lions Vakfı (1997) , "Türkiye Ziraatçiler Birliği Dayanışma Ödülü" (1998) , "75. Yıl Ödülü"

Türk Kadınlar Birliği Şişli Şb. (1998) , "Uğur Mumcu - Muammer Aksoy Ödülü" ADD İstanbul Şubesi (1999) , "Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Onur"

Ödülü" (2000) , İtalya "Foyer des Artistes Kurumu Ödülü" (2001) , Cüzzamlı Hastalara verdiği uzun süreli hizmet

ve getirdiği bakış açısı nedeniyle "Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği 2001 Yılı Ödülü", "Atatürk Ödülü" Amerika / Atatürk Topluluğu (2001) ,

"Sanat Kurumu Onur Ödülü" (2002) , "Atatürk / Çağdaşlık Ödülü" Dünya Atatürkçü Kuruluşları (10 Kasım 2003) , "Üstün Hizmet Ödülü" Yıldız Teknik

Üniversitesi (2004) , eğitime yaptığı katkılar nedeniyle "Eğitim Ödülü" TED Koleji, "kendinden once hizmet" ilkesine örnek davranışı nedeniyle "100.

Yıl Mesleki Başarı Ödülü" Rotary Kulübü, "İnsan Hakları Ödülü" İzmir Karşıyaka Belediyesi (2004) ,

"Türkiyenin En İyi Eğitimcisi" Ödülü - Tempo Dergisi (2004) , Kültür Üniversitesinin İstanbul genelindeki üniversitelerin öğrenci

ve öğretim üyeleri arasında yaptığı anket sonucunda "Yılın En Yürekli Kadını Ödülü" (2004) , "Puduhepa Ödülü" - Adana Kütür Sanat Derneği (2005) ,

"Meslek Hizmetleri Ödülü" Ankara Emek Rotary Kulübü (Ekim 2005) , "Toplumsal Barış Ödülü" Barış Radyo, "İnsan Hakları, Demokrasi,

Barış ve
Dayanışma Ödülü" - SODEV Sosyal Demokrasi Vakfı (2005),"İyi Kalpli Ol Ödülü" Türk Kalp Vakfı (2006) ,

"Yılın Başarılı İş Kadınları Ödülü" Dünya Gazetesi (2006) , "ÇEK Eğitim Ödülü", Çağdaş Eğitim Kooperatifi (2006) .

Gönüllü kuruluş olarak; ÇYDDnin Genel Başkanlığını, TÜRKÇAĞ ve KANKEV Vakfı Başkanlığı ile Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı Başkanlığını,

sürdürmektedir.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçilmiştir.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001de YÖK üyeliğiyle görevlendirilmiş ve bu görev Şubat 2007de bitmiştir.

2003 - 2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulunmuştur.

2005 yılı başı olarak, toplam 440 yayını bulunmaktadır. Bunların 50si yabancı dergilerde yayınlanmış tıbbi çalışmaları, 204ü tıbbi,

sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayınlanmış araştırma,

derleme ve olgu bildirimleridir.

2si kitap, 3ü seminer kitabı olmak üzere 5 yayını editör grubunda yer almıştır. 1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri

ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı adlı ve 5 baskı yapan ders kitabı, makalelerini içeren ve üç baskı yapan Cumhuriyetin Bireyi Olmak,

çocukluk yaşamını anlatan ve 4 baskı yapan "AT KIZ", son yazılarının toplandığı ve 2003de yayınlanan Cumhuriyetin Bireyi Olmak II,

2004te Mehmet Zaman Saçlıoğlunca kaleme alınıp T. İş Bankasınca bastırılan, yaşamının öyküsünü içeren ve altı baskı yapan Güneş Umuttan

Şimdi Doğar, 2006da yayınlanan Cumhuriyet Radyoda konuklarıyla yaptığı söyleşilerden oluşan "Geçmişten Geleceğe Radyo Cumhuriyette Çağdaş

İnsan Söyleşileri" olmak üzere altı kitabı yayınlanmıştır. 2005de Cumhuriyetin Bireyi Olmak I ve II, son dönem yazıları da eklenerek genişletilmiş

ve birleştirilmiş baskı şeklinde yayınlanmıştır.

Zehra İpşiroğlunun Türkan Saylanla yaptığı, uzun zaman dilimini içine alan bir söyleşiyi kapsayan kitap Yapıcılığın Gücü 2006da yayınlanmıştır.

14 Nisan 2007 Ankara-Tandoğan ve 29 Nisan 2007 İstanbul-Çağlayan mitinglerinin organizasyonunda ve icrasında bulunmuştur.

Biri grafiker diğeri hekim iki oğlu ve iki torunu vardır.


#3 Misafir_S.e.t.h_*

Misafir_S.e.t.h_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 07:45

Başımız sağolsun, hep iyiler mi ölüyordur nedir :(

#4 Misafir_demirefe_*

Misafir_demirefe_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 11:06

Başımız sağolsun, hep iyiler mi ölüyordur nedir :(

Tabii ki böyle bir şey yok. Herkes ölür, hepimiz öleceğiz. Türkan Saylan gibi ölümü doğal karşılayan insan az görülür. Hiç ölmeyecek gibi yaşadı, hayatta yapılacak olan da budur, zaten de sadece bedeni artık aramızda değil, o kadar... Bu da son derece doğal bir süreç... Türkan Saylan yalnız değil, sırada hepimiz varız! Bunda da herhangi bir acaiplik yok! :)

#5 Tengeriin boşig

Tengeriin boşig

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.532 İleti

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 12:12

Tabii ki böyle bir şey yok. Herkes ölür, hepimiz öleceğiz. Türkan Saylan gibi ölümü doğal karşılayan insan az görülür. Hiç ölmeyecek gibi yaşadı, hayatta yapılacak olan da budur, zaten de sadece bedeni artık aramızda değil, o kadar... Bu da son derece doğal bir süreç... Türkan Saylan yalnız değil, sırada hepimiz varız! Bunda da herhangi bir acaiplik yok! :)


Güzel yorum budur işte...
Ekleme yapamıyorum...
Sağolasın...

Herkes yalan söyler...


#6 Misafir_gelincik_*

Misafir_gelincik_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 14:12

Dolu dolu yaşadı ve unutulmayacak eserler bıraktı. İnsanların eğitimi için çaba harcadı . Bundan daha güzel ne olabilir. Başımız sağolsun.

#7 DİPNOT

DİPNOT

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.736 İleti

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 18:06

Tabii ki böyle bir şey yok. Herkes ölür, hepimiz öleceğiz. Türkan Saylan gibi ölümü doğal karşılayan insan az görülür. Hiç ölmeyecek gibi yaşadı, hayatta yapılacak olan da budur, zaten de sadece bedeni artık aramızda değil, o kadar... Bu da son derece doğal bir süreç... Türkan Saylan yalnız değil, sırada hepimiz varız! Bunda da herhangi bir acaiplik yok! :)



Dolu dolu yaşadı ve unutulmayacak eserler bıraktı. İnsanların eğitimi için çaba harcadı . Bundan daha güzel ne olabilir. Başımız sağolsun.



:clover: :clover:

Sayın demirefe ve sevgili Gelincik farklı düşünmüyorum...
Acımız büyük...
Saygılar....

DİPNOT...


#8 Taylan Abi

Taylan Abi

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.874 İleti

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 18:39

:clover: :clover:

Sayın demirefe ve sevgili Gelincik farklı düşünmüyorum...
Acımız büyük...
Saygılar....

DİPNOT...


Bu sabah ben de hepiniz gibi üzüntü ile öğrendim haberi,başımız sağolsun. Ancak beni daha fazla üzen birşey daha oldu. Ve anladım ki üzülmeye bile vaktimiz yok artık, hepimizin daha farklı, daha fazla görevi ve ödevi var.

Siyasetle ve gündemdeki olaylarla pek alakası olmayan, bunları takip etmeyen ancak çok yakınım olan bir insanla Sayın Saylan'ın ölümü üzerine bu sabah şöyle bir konuşma geçti aramızda. Soruyu ben sordum;

--Türkan Saylan vefat etmiş duydun mu?
--Evet. Allah rahmet eylesin.
--Amin. Çok fedakarlıklar yapmıştı, eminim bu ülke onu arayacaktır.
--Herkes işi gücü bırakır üzülür şimdi. Misyonerlikle alakalı olduğu da söyleniyordu, buna ne diyeceksin?
--Gazetenin bulmaca sayfasından başka bölümünü okumazsın ama bunları nereden nasıl duyarsın bilmiyorum. Neye dayanarak söyledin bunu? Hangi kanıtlanmış olayını biliyorsun? Annesi sonradan müslüman olmuş diye mi söylüyorsun? İnsanlık adına büyük işler yapmış diye mi söylüyorsun? Kızlarımız için eğitim kampanyaları yaptığı için mi söylüyorsun? Laikliğe sahip çıktığı için mi söylüyorsun? Ergenekon diyerek sabahın köründe evini basan devletin adalet sistemi nerdeymiş Türkan Hanım bu işleri yaparken? Aynı memlekette yaşamamışız sanki, nasıl müsaade edilmiş kendisine yıllarca, 74 yaşındaydı bu insan! Nasıl bunca ödüle boğulmuş yerli yabancı platformlarda? AKP dedi diye mi misyoner şimdi? ... gibi estim yağdırdım resmen, hatırlamıyorum sözlerimin bir çoğunu...
Ve gelen cevap beni şoke etti.
-Ama ben bu söylediklerini daha önce hiç duymamıştım!

Evet arkadaşlar, üzülmeye vaktimiz olmadığını anladım. Daha en yakınlarımızda olanlar bile böyle iftiralara kulak kesilmiş, sorgusuz sualsiz ve nedensizce inanmış olabiliyor. Diyeceksiniz ki o senin arkadaşının ayıbı.
Olabilir.

Ama benim arkadaşlarımdan o kadar çok ki sokakta. Sizin sokakta bile arkadaşım var benim. Eminim.

Bir öldük ama bin dirilmeliyiz.

#9 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 11.088 İleti

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 19:24

Dr.Necip Hablemitoglu yazmis oldugu "KÖSTEBEK"adli eserinde,Türkiye'de Emniyet teskilati icinde ve medyanin bir kesiminde faaliyette bulunan Fetulahci örgütlenmeden belgeleriyle bahsederek,bugün yasanan olaylarin 2000'li yillarin baslarindan bu yana yasananlarin devami oldugunu bizlerin gözleri önüne koymaktadir.

Cagdas Egitim Vakfi'na karsi düzenlenen komplolari,Fetulahin ajanlari tarafindan cekilen resimlerin nasil montajlanarak dinci medyada halka empoze edildigini,kimlerin iftiralara kurban gittigini tek tek belgeleyip okuyucuya sunmustur.Onu bosuna katletmediler.

TÜrkan Saylan'a karsi dinci kesimin ve AKP'li yarginin yaptigi saldirilar aslinda Türkiye'nin cagdas bir ülke olmasina karsi yürütülen operasyonlardir.Bu operasyonlarda dinciler,pkk'lilar,ikinci cumhuriyetciler ve Fetulahcilar omuz omuza mücadele vermektedirler.


saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...



#10 Misafir_demirefe_*

Misafir_demirefe_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Mayıs 2009 - 19:35

dinciler,pkk'lilar,ikinci cumhuriyetciler ve Fetulahcilar omuz omuza mücadele vermektedirler.

Son günlerde okuduğum en doğru tespit...

Türkan Hoca hakkında laiklik düşmanlarının sıkıntısı şuydu: Onlar gencecik beyinleri kandırıp kendi yanlarına çekip beyinlerini yıkarlarken başkaları uyuyor, Türkan Hoca ise uyumuyor, çalışıyordu. Cemaatlerin kapacağı beyinleri onlara bırakmıyor, sahip çıkıyordu.

Bunlara Türkan Hoca'dan daral gelmesinin, sabah kalkıp nerden tutturup onu da ergenekona katsak hesabıyla kıvranmalarının tek nedeni buydu. Türkan Hoca bana hiç ölmüş gibi gelmiyor. Esprili konuşmalarına hâla gülüyorum, hiç keder hissetmiyorum. Sanki hâla yaşıyor gibi, zaten de yaşıyor...

#11 asaf-ı sahaf

asaf-ı sahaf

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 42 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 03:07

Son günlerde okuduğum en doğru tespit...

Türkan Hoca hakkında laiklik düşmanlarının sıkıntısı şuydu: Onlar gencecik beyinleri kandırıp kendi yanlarına çekip beyinlerini yıkarlarken başkaları uyuyor, Türkan Hoca ise uyumuyor, çalışıyordu. Cemaatlerin kapacağı beyinleri onlara bırakmıyor, sahip çıkıyordu.

Bunlara Türkan Hoca'dan daral gelmesinin, sabah kalkıp nerden tutturup onu da ergenekona katsak hesabıyla kıvranmalarının tek nedeni buydu. Türkan Hoca bana hiç ölmüş gibi gelmiyor. Esprili konuşmalarına hâla gülüyorum, hiç keder hissetmiyorum. Sanki hâla yaşıyor gibi, zaten de yaşıyor...

Türkan Saylan İster Onların Dedikleri Gibi Din Düşmanı Olsun
İster Anti Türban olsun
UMRUMDA DEĞİL
kendisi türkiyenin yetiştirdiği en seçkin en değerli insanlardan biridir
onların da en önlerinde yer alır
eğitime ve sağlık alanında yaptıklarını henüz hiç bi hükümet yapamadı
Kendisie Allahtan Rahmet dilerim.
Bir de Vakit Gaztesine Bşe Dcem
" eğer onlar o hakaretleri din adına yaptık diyorlarsa
BEN O DİNDEN DEĞİLİM KARDEŞİM"
Önce Bak,Sonra Dinle,Sonra Düşün,Sonra Gör
En Son Konuş
...

#12 Yayamaz Kayımca

Yayamaz Kayımca

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.654 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 03:40



Türkiyenin aydınlık yüzü Türkan hocayı sonzuluğa ,aydınlık yarınların ışığıyla uğurluyoruz.

Güle güle Türkan Saylan degerli insan.. .
:clover:

                                         muhakkak ki ruhumun benim gözümden kaçacak kadar uzak köşelerinde bir şeytan saklı

 

 

 


#13 Yayamaz Kayımca

Yayamaz Kayımca

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.654 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 03:45

Türkan Saylan darbecinin kralıdır!

Mustafa Mutlu VATAN GAZETESİ



Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’ın evinde “Ergenekon araması”nın yapıldığını öğrenince şaşırmadım.

Tam “Neden şaşırmadığıma şışırmış bir şekilde” televizyonları izlerken, sağolsun Mehmet Altan imdadıma yetişti.

CNN Türk’e gelişmeleri değerlendirirken, “Darbeciler elbette yargılanmalıdır” dedi.

Tabii ya, olay bu:

DARBECİ bunların hepsi!

Hele Prof. Dr. Türkan Saylan’ın darbeciliği yıllar öncesine dayanıyor.

Yaptığı darbeler, saymakla bitecek gibi değil üstelik:

İlk darbesini lepra hastalığına karşı yaptı bu çılgın kadın! Toplum tarafından dışlanan, doktorların bile ellerini sıkmaktan korktuğu cüzzam hastalarını bağrına bastı. Tıptaki bütün gelişmeleri ülkemize getirerek, binlerce cüzzamlıya hayat verdi. 25 yıl boyunca ülkenin gezilmedik bir karış toprağını bırakmadı ve gittiği her yerde cüzzamlı aradı. Sonunda cüzzama karşı inanılmaz bir DARBE YAPTI!

Cinsel yolla bulaşan Behçet hastalığını da unutmadı. Onlarca poliklinik kurdu; Behçet’e DARBE YAPTI!

Bu hastalıklarla mücadele etmek için dolaştığı Anadolu’da bir büyük hastalık daha keşfetti: Aileler kız çocuklarını okutmuyorlardı. Hemen kendisi gibi “darbeci” birkaç arkadaşıyla birlikte bir dernek kurdu ve “Anadolu’da Bir Kızım Var, Öğretmen Olacak” kampanyası başlattı... Kızlarını okutmak istemeyen babalara DARBE YAPTI!

“Kardelenler Kampanyası”nı başlattı, tutuculuğa DARBE YAPTI!

“Bilgi Toplumu Kızları”yla, cahilliğe DARBE YAPTI!

“Her Kızımız Bir Yıldız” diyerek, kaderciliğe DARBE YAPTI!

“Geleceği Taşıyan Kızlar” la, geçmişe DARBE YAPTI!

“Bir Işık da Siz Yakın”la, karanlığa DARBE YAPTI!

“Geleceğin Doktorları”na destek verdi, tüm hastalıklara DARBE YAPTI!

Yardımseverlerden topladığı paralarla onlarca okul, yurt yaptırdı; Milli Eğitim Bakanlığı’na DARBE YAPTI!

Yetişkinler için okuma yazma, meslek edindirme kursları düzenleyerek, işsizliğe DARBE YAPTI!

Anadolu’daki okulları müzik aletleriyle donattı, sessizliğe DARBE YAPTI!

Bugüne kadar 70 bine yakın çocuğa burs vererek, yoksulluğa DARBE YAPTI!

Yakalandığı “amansız hastalığa” aldırmadı, doktor arkadaşlarının birkaç ay ömür biçmelerine inat yaşama sarıldı; kansere DARBE YAPTI!

O hasta haliyle ülkede olup bitenlere sessiz kalmadı; Atatürk devrimlerine ihanet edenlere DARBE YAPTI!

Hastalıktan konuşamayacak haldeyken bile meydan meydan dolaşıp tehlikeye dikkat çekti; “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” partiye DARBE YAPTI!

Tüm bunları yaparken çağdaşlıktan, çok seslilikten, demokrasiden ödün vermedi. Gittiği her yerde, “Ne şeriat, ne darbe” diye haykırdı; DARBECİLERE DARBE YAPTI!


***

İşte bu yüzden gönül rahatlığıyla haykırıyorum ki; darbecinin kralıdır Türkan Saylan!

Onun evini aratan, derneğinin hesaplarına el koyduran, 70 bine yakın öğrencisinin burslarını ödenemez hale getirenler de...

Onları ayakta alkışlayan Mehmet Altan gibi “demokrasi kahramanları” da haklı!

Hastalığına aldırmayın, gözünün yaşına bakmayın. Kaldırılmış olan idam cezasını, sırf onun için yeniden getirin...

Yoksa bugüne kadar devirdiği karanlıkların, savaştığı hastalıkların hatırı kalır...

Haydi; “Ergenekon Tatili”ne çıkan Sayın Başbakan... Dön Ankara’ya, topla Meclis’i de bitiriverin şu işi!


ASIN BU DARBECİ KADINI!


*****


SIRA!


Dünkü gözaltıları ve aramaları izlerken, aklıma dünyaca ünlü Alman şair ve tiyatro yazarı Bertolt Brecht geldi...

Bir şiirinde aynen şunları yazmıştı:

“Naziler önce komünistleri tutukladılar; komünist değilim diye ses çıkarmadım.

Sonra Yahudiler’i tutukladılar, Yahudi değilim dedim, sesimi çıkarmadım.

Sosyal demokratları tutukladılar, savunmak bana mı kaldı dedim, sesimi çıkarmadım.

Sıra bana geldiğinde etrafta tutuklanmama ses çıkaracak kimse kalmamıştı!”


***

Umarım sıra size gelmez!

                                         muhakkak ki ruhumun benim gözümden kaçacak kadar uzak köşelerinde bir şeytan saklı

 

 

 


#14 APHRODITES

APHRODITES

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 6 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 09:48

Kim Ölümden Korkmaz?

Ölüm, yaşamın en değişmez gerçeğidir…
Herkes er veya geç öleceğini bilir…
Kimi insan ölümden korkar…
Kimi korkmaz…
Kimi onu vakur bir biçimde karşılar…
Kimi zavallılaşır, ölmeden ölür.
***
Eğer hayal kurmayı biliyorsan…
Eğer kurduğun hayalleri gerçekleştirmek için plan yapabiliyorsan…
Eğer planlarını uygulayabilecek iraden varsa…
Eğer ideallerini dünya nimetlerine, paraya pula, yüz binlerce dolara tercih edebilmişsen…
Eğer dünyanın ve ülkenin saygısını kazanmışsan…
Eğer ulusal ve evrensel bütün ödüllere layık görülmüşsen…
Eğer kendini insanlığın ve toplumun uzun dönemli gelişmesine adamışsan…
Eğer toplumda ezilenlere, dışlananlara özel olarak hizmet sağlamaya yönelmişsen…
Eğer toplumdan dışlanan hastalıkları rutin tedavi hizmetleri arasına sokarak normalleştirebilmişsen…
Eğer toplumdan dışlanan hastaları yeniden insan haklarına, hasta haklarına, insanca ve saygın muameleye avuşturabilmişsen…
Eğer kadınları, kızları erkek egemen feodal toplumun boyunduruğundan kurtaracak olan eğitime ağırlık vermişsen…
Eğer kendinden sonra gelecek kuşaklara bile hizmet edecek kurumlar kurmuşsan…
***
Eğer kendini demokrasinin ve insan haklarının geliştirilmesine adamışsan...
Eğer “Ne şeriat ve darbe” demişsen...
***
Eğer binlerce öğrenci, asistan, meslektaş yetiştirebilmişsen…
Eğer önleri kapalı on binlerce umutsuz gence yepyeni ufuklar açabilmişsen…
Eğer sağlık ve eğitim alanlarındaki devrimci atılımlar için toplumu harekete geçirebilmişsen…
Eğer fon ve kaynak bulabilmiş, para ve insan gücü seferber edebilmişsen…
Eğer sivil toplum örgütleri kurup, ideallerini topluma mal edebilmişsen…
***
Eğer sana yapılan bütün haksızlıklara, atılan bütün iftiralara sırtını dönebilmişsen…
Eğer enerjini, aklını, zamanını, yapılan saldırılara yanıt vermeye değil, ideallerinin olumlu atılımlarını gerçekleştirmeye yoğunlaştırabilmişsen…
Eğer evin basıldığında asaletini koruyabilmişsen…
Eğer haksız yere itham edildiğinde karşı saldırıya tenezzül etmemişsen…
Eğer devlet ve medya tarafından yargısız infaza uğratıldığında savunma yapmak yerine, “İşlerimi bitirmek için daha yaşamam lazım” diyebilmiş, projelerini gerçekleştirmeye devam etmişsen…
Eğer en umutsuz zamanlarda insanlara umut aşılayabilmişsen…
Eğer bu yozlaşan toplumda, gençler için bir örnek, bir model olabilmişsen…
Eğer hastalandığında, sağlık mücadeleni de “örnek bir hasta” olarak yapabilmişsen…
Eğer son sözlerin olarak “Randevularımı yerine getirdim, görevlerimi yaptım” diyebilmişsen…
***
İşte o zaman ölümden korkmazsın!
Işıklar içinde yat Türkan Saylan
!


--------------------------------
EMRE KONGAR / Cumhuriyet

#15 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 11.088 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 11:42

Dün aydinlar vardi Reha Muhtar'da,ikisi vardi ki,Taraf veya Vakit'ten icazet almis gibiydiler,Lale Mansur ve Deniz Akcali.Evet onlari dinlerken Türkan SAYLAN'a saygim bir kat daha artti,aydinlar adina o ikisinden utandim,demek ki bizde aydin adiyla neler varmis neler.Bu ikisi Cumhuriyet mitingine karsi cikmakla kalmiyor ayni zamanda mitingi yapanlarin Ergenekoncu olduklarini bile söyleyecek kadar Cumhuriyete karsiydilar.Cumhuriyet mitingleri,bagimsiz bir Türkiye icin,darbeye ve seriata karsi,hukukun bagimsiz olmasi icin yapilmisti,hapisteki cocuklarin bu mitingle ilgisi yoktu cünkü konu onlar degildi.Ama bu iki aydin her nedense onlardan bahsedilmemis diye Cumhuriyet mitingini süpheli buluyordular.Mantika bakarmisiniz.Cumhuriyet mitinglerinde polise tas atan cocuklarin adi gecmedi diye o mitingleri yapanlari Ergenekoncu diye adlandirmaya calisiyorlar.


saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...



#16 Misafir_gelincik_*

Misafir_gelincik_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 19:15

Saylan'ın kurucusu olduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin kız çoçuklarını okula göndermek için yürüttüğü Kardelenler Projesi'ne büyük destek veren Sezen Aksu, Türkan Hoca'ya bir mektupla veda etti. İşte Sezen Aksu'nun mektubu:


"Türkan Saylan Hoca'nın ardından...
Sevgili Türkan Hocam,

Bu gidişiniz insana elinde olmadan bir burukluk, bir öksüzlük duygusu yaşatıyor ama yine de biliyoruz ki kızlarımız bizimle beraberken yaptıklarınız sayesinde hiç de öksüz kalmadı aslında... Çünkü onlara açtığınız yol, ilahi bir şekilde şevkatle her zaman ileriyi işaret edecek.

Son sözlerinizde, ölüme hazır olduğunuzu söylemişsiniz. Siz sadece ölüme değil, her zaman herşeye hazır, farkında, hayatı olduğu gibi karşılayarak, onu değerli kılacak katma değerler üreterek yaşadınız.

Türkan Hocam, Siz sonsuz bir hizmet sorumluluğu ve aşkı ile çalışırken bir ucundan elinizden tutanlardan biri olmuş olabilmek, hayatın en değerli lütuflarından benim için.

Zamanın ve mekanın hiçbir önemi yok. Hiç umulmadık anlarda, hayatın herhangi bir köşesinden, hayırlı nefesinizi yüzümüzde hissedeceğimizden eminim.

Şimdilik hoşçakalın...
Sezen."

#17 Misafir_demirefe_*

Misafir_demirefe_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 19:48

Ben kararlıydım, Türkan Hoca için bugün gözümden hiç yaş damlamayacaktı, onun esprili anlatımları yayınlandıkça gülecektim. Fakat ummadığım darbe, hastalarından geldi. Onun şefkatle, sevgi ile yaklaşarak tedavi ettiği hastaları konuşunca sözümü tutmayı başaramadım. Yeri dolmayacak galiba diye içim burkuluverdi ve olan da o zaman oldu...

Onu eleştirenler mi? Bahisleri bile değmez...

#18 Misafir_S.e.t.h_*

Misafir_S.e.t.h_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 19:53

Ben kararlıydım, Türkan Hoca için bugün gözümden hiç yaş damlamayacaktı, onun esprili anlatımları yayınlandıkça gülecektim. Fakat ummadığım darbe, hastalarından geldi. Onun şefkatle, sevgi ile yaklaşarak tedavi ettiği hastaları konuşunca sözümü tutmayı başaramadım. Yeri dolmayacak galiba diye içim burkuluverdi ve olan da o zaman oldu...

Onu eleştirenler mi? Bahisleri bile değmez...

Benim de cenazesine giremeyip dışarda beklerken bugün, etrafımda göz yaşı dökenleri görünce yaşardı gözlerim. Bir meleği kaybettik bugün.

#19 Misafir_gelincik_*

Misafir_gelincik_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 20:11

Duygulanmamak mümkün mü ? Ardında binlerce insan ve her biri yaptıklarından kendilerine düşen payı almış. Bir insanın öldükten sonra arkasından , bu kadar güzel şeyler söyletebilecek , işler yapmış olması ne kadar güzel.

#20 Misafir_S.e.t.h_*

Misafir_S.e.t.h_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 20:21

Gönderilen Fotoğraf

#21 Misafir_bilimselci_*

Misafir_bilimselci_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 19 Mayıs 2009 - 22:35

Gönderilen Fotoğraf



#22 muki

muki

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.029 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Mayıs 2009 - 00:49

Bir hayata bunca aydınlığı sığdıran ve etrafına da saçan bir insanın vefatına üzülmemek elde mi!

HAYATA KORKUSUZCA BAKANLAR, ÖLÜMDEN KORKMAZLAR.

Rahat uyu!

Dinler ateş böcekleri gibidir: Parlayabilmek için karanlığa gereksinim duyarlar.
Tüm dinlerin koşulu, yaygın olan belirli bir derecede cehalettir -ki
sadece bu havada yaşayabilirler ancak.


Mihail Bakunin.


#23 DİPNOT

DİPNOT

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.736 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Mayıs 2009 - 09:17

Dün Türkan Saylan hanfendiyi uğurlama törenindeydim...

İsmi Türkiye’
de gericiliğe, hukuksuzluğa, kadınları ikinci sınıf varlıklar olarak gören zihniyete karşı mücadelede çağdaş ve özgür bir Türkiye için bütün bedel ödeyenlerin bir meşalesi ve simgesi olacaktır...
Güle güle Türkan hocam..
Bize öğrettiğin çok şey oldu...
Yürekten teşekkürler... :clover:

DİPNOT...


Gönderilen Fotoğraf

#24 nyx-fallen angel

nyx-fallen angel

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 2.975 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Mayıs 2009 - 20:08

Bir hayata bunca aydınlığı sığdıran ve etrafına da saçan bir insanın vefatına üzülmemek elde mi!

HAYATA KORKUSUZCA BAKANLAR, ÖLÜMDEN KORKMAZLAR.

Rahat uyu!


:clover:
• Isterseniz yanlıs düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düsünün. (Doris Lessing)

24.8.4.


#25 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 11.088 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Mayıs 2009 - 20:41

Abdullah Gül,cenazeye celenk göndermeyle ilgili olarak 'Ben nereye cicek gönderildi nereye gönderilmedi takip edemem 'demis.Haklidir,haklidir da peki ya birileri Cumhurbaskani adina Ermeni anitina celenk koysa bundan da mi haberi olmayacak acaba?


saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...





Cevap ekle