İçeriğe atla


Fotoğraf

ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİ


  • Lütfen cevap vermek için giriş yapınız.
Bu başlığa 19 cevap verilmiş

#1 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 00:44


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ


Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Giriş

İnsan sadece biyolojik bir varlık değil, aynı zamanda, toplumsal bir varlıktır.


Ancak insan, zamanla biyolojik bir varlık olmanın ötesine geçerek psikolojik, sosyal ve kültürel bir varlığa dönüşür. Toplumsallaşma, geniş anlamıyla, yukarıda sözü edilen bu dönüşüm sürecini ifade etmek için kullanılan kapsamlı bir kavramdır. Toplumsallaşma, bireyin başkalarıyla etkileşimde bulunmasını gerektirir.

Çocuğun doğduktan hemen sonra etkileşimde bulunduğu ilk kişiler, aile üyeleri, özellikle de anne babadır. Çocuğun bu kişilerle olan etkileşimi yaşam boyunca önemini korur. Bu nedenle aile, insanın biyolojik bir varlıktan toplumsal bir varlığa dönüştüğü toplumsallaşma sürecinde ilk ve en önemli kurumdur.

Aile, kişilerarası etkileşimin yoğun olarak yaşandığı bir ortamdır. Aile içerisinde hem çocuklarla ana babalar arasında hem de çocukların kendi aralarında her gün süregelen bir etkileşim söz konusudur.

Birbirleriyle sürekli etkileşim halinde olan aile üyeleri arasında zaman zaman anlaşmazlık olabilir.
Hatta anlaşmazlık, tarafların algılayış biçimine bağlı olarak bir çatışmaya da dönüşebilir.
Ailede yetişkinlerin herhangi bir anlaşmazlık ve çatışma durumunda nasıl davrandıkları,
Ailenin özellikle genç bireyleri açısından son derece önem taşımaktadır.

Çocuklar ve gençler, ailede yetişkinlerin anlaşmazlıkları ve çatışmaları nasıl çözmeye çalıştıklarını gözlemleyerek onları taklit ederler. Sonuçta çocuklar da başkalarıyla bir anlaşmazlık ya da çatışma yaşadıklarında benzer yöntemlere başvururlar.

O halde; Ailede çocuklara çatışma çözme becerilerinin öğretilebilmesi için,
Öncelikle anne babaların çatışmaları yapıcı bir biçimde çözme becerilerine sahip olmaları
Ve çocuklara olumlu birer model olmaları gerekmektedir.
Anne babaların bu yönde atacakları ilk adım;
Çatışmaların nedenleri, çatışma karşısında gösterilen tepkiler
Ve bu tepkilerin sonuçları hakkında yeterli bir anlayışa sahip olmalarıdır.
Bunun yanı sıra, anne babalar birer yetişkin olarak sıklıkla başvurdukları çatışma çözme stratejilerinin neler olduğu hakkında da farkındalık geliştirmelidirler.

Çatışma çözme konusunda, "yeterli anlayışa sahip" ve "farklı çatışma çözme stratejilerinin üstün ve zayıf yanlarını bilen" anne babalar, çatışma çözme becerilerini öğrenebilmeleri için çocuklarına olumlu bir model olabilir.

*tna



#2 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:02


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ


Çatışma, bireyin ya da grubun bir seçeneği tercih etmede zorlanması ve
Bu zorlanma sonucu karar verme mekanizmalarında bozulma olarak tanımlanır.
Çatışma, bir bireyin kendi içinde, bir bireyle bir grup arasında ya da
Bir grupla diğer bir grup arasında olmak üzere üç farklı düzeyde ortaya çıkabilir.
Bireyler kendi içlerinde "yaklaşma-yaklaşma", "yaklaşma-kaçınma" ya da "Kaçınma-kaçınma" çatışması yaşayabilirler.


Kişisel ve kişilerarası nitelikteki bu tür çatışmalar, bireylerin belli bir seçenek üzerinde anlaşamamaları ve uzlaşamamaları sonucunda ortaya çıkar. Ancak her anlaşmazlık, kişilerarası bir çatışmaya yol açmayabilir.

Çatışma kendi başına ne iyi ne de kötüdür.
İyi ya da kötü olan, çatışma karşısında gösterilen tepkidir.
Çatışmaya yönelik tepki, çatışmayı, ya yarışmacı ve yıkıcı bir deneyime ya da
İnsana gelişme fırsatı sunan yapıcı bir meydan okuyuşa dönüştürebilir.
Çatışma, yaşamın ve toplumsal bir varlık oluşumuzun kaçınılmaz bir sonucudur.

O halde önemli olan;
Çatışmaya karşı yapıcı bir biçimde nasıl tepki gösterileceğini öğrenmektir.
Çatışmaları yapıcı bir biçimde çözmek ise;
Çatışmanın nedenleri ve çatışma çözme ilkelerine ilişkin bir anlayışın geliştirilmesi ile başlar.


*tna

#3 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:11


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ


Çatışma Nedenleri
:

Kişilerarasında çok farklı nedenlerle çatışma ortaya çıkabilir.
Bu nedenler,
1) kaynakların kıtlığı,
2) psikolojik gereksinimlerin karşılanamaması ve
3) değerlerdeki farklılıklar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır.

Sınırlı Kaynaklar
:

Çatışmalar sınırlı kaynaklar nedeniyle ortaya çıkabilir. Örneğin zaman, para, mal, bilgi, statü, vb.,
kişiler arasında çatışma çıkmasına neden olan kıt kaynaklardır.
Çatışma çözme ilkelerine göre eğer sınırlı kaynaklar nedeniyle bir çatışma ortaya çıkmışsa, taraflar için en iyi çözüm, kıt kaynakları ele geçirmek için birbirleriyle yarışmak değil, kaynakları artırmak için işbirliği yapmaktır. İşbirliğinde taraflar sorun çözme sürecine aktif olarak katılırlar, birbirlerinin çıkarlarını kabul ederler ve yeni seçenekler yaratırlar.
Bu süreç sınırlı kaynakların adil bir biçimde paylaşılmasını ifade ettiği için, genellikle taraflar açısından da tatmin edicidir.

Temel Psikolojik Gereksinimler
:

Hemen hemen her çatışma, tarafların çatışmaya neden olan temel gereksinimlerini karşılamak için başvurdukları bir girişimi içerir.
Bu girişim tatmin edici değilse, taraflar bir anlaşmaya ulaşmış olsalar bile çatışma devam eder.
Davranışı güdüleyen dört temel psikolojik gereksinim tanımlanmıştır:
  • Ait olma: Bu gereksinime sevgi, katılım ve başkalarıyla işbirliği yapılarak doyum sağlanabilir.
  • Güç: Bu gereksinime, başarılar elde edilerek, bir şeyler tamamlanarak, başkaları tarafından tanınarak ve saygı görülerek doyum sağlanır.
  • Özgürlük: Bu gereksinime, seçeneklere sahip olmakla ve seçim yapmakla doyum sağlanır.
  • Eğlenme: Bu gereksinime, oyun oynayarak ve gülerek doyum sağlanır.

Örneğin;
Birbirleriyle ilişkisi olan iki birey, ait olma gereksinimlerine nasıl doyum sağlayacakları konusunda farklı düşüncelere sahip olduklarında çatışma ortaya çıkabilir;
Ya da taraflardan biri ilişki kurma gereksinimini daha önemli görürken diğeri özgürlük duygusunu sürdürmeyi daha fazla önemsiyorsa aralarında çatışma ortaya çıkabilir.

Çatışma meydana geldiğinde bireyler temelde iki seçimden birini yapabilirler:
Çatışmayı sürdürmek ya da bu sorunu çözmek

Çatışmalarla ilgili sorun çözme stratejileri,
"Tarafların gereksinimlerini göz önünde bulundurmayı",
Ve "Bu gereksinimlere doyum sağlayacak fırsatlar yaratmayı" ifade eder.

Bireyler çatışmayı sürdürme yolunu seçtikleri zaman,
Taraflardan en azından birinin gereksinimleri karşılanmaz.
Hemen hemen her çatışmanın kökeninde karşılanmayan temel psikolojik gereksinimler bulunur.

Değer Farklılıkları:

Değer farklılıkları nedeniyle (örneğin inançlarda, ilkelerde, önceliklerde farklılıklar) ortaya çıkan çatışmaları çözmek daha güçtür. Bireyin bir değere sahip olması, belli bir eylemin (ya da özelliğin) diğer bir eyleme (ya da özelliğe) tercih edilebileceği şeklinde bir inanca sahip olması demektir. Değerler birbiriyle uyuşmadığı takdirde taraflar çoğu zaman "doğru/yanlış", "iyi/kötü" şeklinde düşünürler.

Farklı amaçlar nedeniyle ortaya çıkan çatışmalar da değer çatışmaları olarak görülebilir. Bir amaç çatışmasının kaynağı, taraflardan her biri için ya amacın göreli önemi ya da tarafların farklı amaçlara daha fazla değer vermeleriyle ilişkilidir.

Taraflardan her birinin durumu farklı bir biçimde görmesini ifade eden karşılıklı bilgilendirme, diğer bir deyişle birbirlerinin olaya bakış açılarını öğrenmeleri, çözüm yönünde atılan ilk adımdır.
Eğer taraflar inançlardaki farklılıklar nedeniyle birbirlerini reddetmemeyi öğrenebilirlerse, sorunu daha iyi bir biçimde ele alabilirler.

Çatışma çözme sürecinin temel ilkelerinden biri, tarafların kendi aralarındaki ilişkiyi ve çatışmaya neden olan konuyu birbirinden ayırt edebilmeleridir.

Değer çatışmalarını çözmek için tarafların, çatışan değerlerin altındaki çıkarları araştırmaları gerekir.
Tekrarlamak gerekirse, değer çatışmalarında psikolojik gereksinimler karşılanmamaktadır ve karşılanmayan bu gereksinimler de büyük bir olasılıkla taraflardan her birinin çıkarlarını yansıtmaktadır.


*tna

#4 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:17


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ


Çatışmaya Gösterilen Tepkiler
:

Herhangi bir çatışma karşısında taraflar yumuşak, sert ya da ilkeli olmak üzere üç farklı tepki gösterebilirler.

Çatışmalı bir durum karşısında geri adım atmak, çatışmayı önemsememek, çatışmayı inkâr etmek ya da teslim olmak, herhangi bir çatışma karşısında gösterilebilecek yumuşak tepkilerden bazılarıdır. Bu tür bir tepkinin sonunda taraflardan biri kazançlı çıkarken diğeri kaybeder, bazı durumlarda her iki taraf da kaybeder.

Bir çatışma durumunda taraflardan birinin diğerini tehdit etmesi, bağırıp çağırması, karşısındaki kişiye vurarak ya da iterek fiziksel güç kullanması ise sert bir tepkidir. Bu tür bir tepkinin sonunda da taraflardan biri kazançlı çıkarken diğeri kaybeder. Hatta bazı durumlarda her iki taraf da bundan zarar görür.

Çatışma karşısında gösterilebilecek üçüncü tepki türü ise, karşı tarafı dinlemek, anlamaya çalışmak, isteklerine saygı duymak ve çatışmayı çözmeye çalışmaktır.

Bu tür bir ilkeli tepki sonunda kaybeden olmaz, her iki taraf da kazanır.


*tna

#5 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:21


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ

Ailede çatışma çözme eğitiminin temel amacı;

Herhangi bir çatışma durumunda çatışmaya taraf olan herkesin kazançlı çıkabileceği bir çözüme ulaşma yöntemini öğretmek;

Başta çocuklar olmak üzere bütün aile üyelerini, bu yöntemi etkili bir biçimde kullanabilmeleri için gereken becerilerle donatmaktır.

• Ailede bu süreç, ana babaların nasıl bir çocuk yetiştirmek istediklerini kendi kendilerine sormaları
• Ve buna uygun bir çocuk yetiştirme yöntemi uygulayıp uygulamadıklarını sorgulamasıyla başlar.

Pek çok anne baba, başkalarına bağımlı, söylenenlere körü körüne itaat eden, edilgen, sorunlarını hep başkalarının çözmesini bekleyen çocuklar yetiştirmek istemez;

Düşünen, eleştirebilen, sorunlarını kendisi çözebilen, girişimci, Özetle “olumlu çocuklar” yetiştirmek ister.

Ancak sadece istemek, bu niteliklere sahip çocuklar yetiştirebilmek için yeterli değildir.
Ailede uygulanan çocuk yetiştirme tarzının ve özellikle de anne babaların çocukla etkileşim biçiminin bu tür çocuklar yetiştirmeye uygun nitelikte olması gerekir.


*tna

#6 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:27


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ

ÇATIŞMA ÇÖZME STRATEJİLERİ

Farklı kişiler çatışma yönetiminde farklı stratejiler kullanırlar.

Genellikle çocukluk yıllarında öğrenilen bu stratejilerin otomatik bir biçimde işlediği görülür.
İnsanlar çoğu zaman bir çatışma durumunda nasıl davrandıklarının farkında değillerdir.
Şu anda kullanılan çatışma çözme stratejileri çocukluk dönemlerinde öğrenildiğine göre,
şu anda da yeni ve daha etkili çatışma çözme stratejileri öğrenilebilir.

Bir çatışma durumunda, insanların ulaşmak ya da gerçekleştirmek istedikleri iki şey vardır.

Bunlardan biri, aynı zamanda kişilerarası çatışmaya da neden olan,
Bireyin kendi amaçlarını gerçekleştirme isteğidir.

Diğeri ise,
Çatışmaya girilen kişi ile olan ilişkilere verilen önem ya da ilişkileri devam ettirme isteğidir.

Her iki isteğin de, ‘çok önemli’den “hiç önemli değil”e kadar uzanan bir doğrunun değişik noktalarına düştüğü söylenebilir.

Başka bir deyişle,
Çatışmaya yol açan amaç birey açısından ne ölçüde önemlidir?
Çatışmaya girdiği kişi ile olan ilişkileri ne ölçüde önemlidir?

Bu iki faktöre bağlı olarak insanlar birbirinden farklı çatışma çözme stratejileri benimseyebilirler.
İnsanların amaçlarına ve ilişkilerine ne ölçüde önem verdiklerine bağlı olarak başvurabilecekleri her biri bir hayvanla simgelenen beş farklı çatışma çözme stratejisi tanımlanmıştır.


*tna

#7 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:38


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ



ÇATIŞMA ÇÖZME STRATEJİLERİ

İnsanların amaçlarına ve ilişkilerine ne ölçüde önem verdiklerine bağlı olarak başvurabilecekleri her biri bir hayvanla simgelenen beş farklı çatışma çözme stratejisi tanımlanmıştır.


Kaplumbağa (Kaçınma) Yöntemi.


  • Kaplumbağalar çatışmadan kaçınmak için geri çekilirler.
  • Çatışma yaratan sorunlardan ve kişilerden uzak dururlar.
  • Çatışmaları çözmeye uğraşmanın boş bir çaba olduğuna inanırlar.
  • Çaresizlik hissederler.
  • Çatışmayla yüz yüze gelmektense, fiziksel ya da psikolojik olarak geri çekilmenin daha kolay olduğuna (kabuğuna çekilmek gerektiğine) inanır.
Girişkenlik içermemekle birlikte karşı tarafla işbirliği yapmayı içeren bu stratejiyi kullanan bir kişi,

• Ne kendi çıkarlarında, ne de diğer kişinin çıkarlarında ısrarcı olmaz.
• Çatışmanın üzerine gitmez, çatışmayı geçiştirir, erteler ya da geri çekilir.

Kaplumbağa stratejisini şu durumlarda kullanmak uygun olabilir:

1. Elde edilecek ödüller çok yüksek değilse ve kaybedeceğiniz bir şey yoksa (bu sizin için sadece bir deneyim olacaksa).
2. Çatışmayı ele alacak zamanınız yoksa
3. Ortam uygun değilse (“şimdi yeri ve zamanı değil” diyorsanız).
4. Daha önemli sorunların baskısını hissediyorsanız,
5. Çıkarlarınızın gözetileceğine dair hiçbir umut ışığı göremiyorsanız,
6. Çok öfkeli bir kişiyle karşı karşıya iseniz,
7. Tam olarak hazır değilseniz, bilgi edinmeye ve düşünmeye ihtiyaç duyuyorsanız,
8. Duygusal olarak çok fazla yüklüyseniz ve çevrenizdeki diğer kişiler çatışmayı daha başarılı bir biçimde çözebileceklerse.



*tna

#8 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:41


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ



ÇATIŞMA ÇÖZME STRATEJİLERİ

İnsanların amaçlarına ve ilişkilerine ne ölçüde önem verdiklerine bağlı olarak başvurabilecekleri her biri bir hayvanla simgelenen beş farklı çatışma çözme stratejisi tanımlanmıştır.

Oyuncak ayı (Uyma) Yöntemi.

_ Oyuncak ayılar için ilişki çok önemli, amaç pek önemli değildir.
_ Oyuncak ayılar başkaları tarafından kabul edilmeyi ve sevilmeyi isterler.
_ İnsanların ilişkilere zarar vermeksizin tartışamayacaklarını, bir tatsızlık çıkmasın diye çatışmadan kaçınılması gerektiğini düşünürler.
_ Çatışma devam ederse, birilerinin kalbinin kırılacağından ve ilişkilerin zarar göreceğinden ya da bozulacağından korkarlar.
_ İlişkilerini sürdürebilmek için kendi amaçlarından vazgeçerler.
_ Oyuncak ayı sanki “amaçlarımdan vazgeçiyorum ve istediğin şeyi yapmana izin veriyorum; yeter ki beni sev” der gibidir.
_ İlişkilerin bozulmaması için çatışmayı yatıştırmaya çalışırlar.

• Ne girişkenlik ne de işbirliği yapmayı içermeyen bu strateji, güç kullanmanın tam zıddıdır.
Uyma stratejisi izlendiğinde,
• Bir birey diğer kişinin çıkarlarını tatmin etmek için kendi çıkarlarını ihmal eder.
• Bu stratejide bireyin kendi haklarından özveride bulunması söz konusudur.

Oyuncak ayı stratejisini şu durumlarda kullanmak uygun olabilir:


1. Sorun sizin için çok önemli değil, ama diğer kişi için çok önemliyse,
2. Üzüleceğinizi ya da çok yıpranacağınızı hissettiğinizde,
3. “Kazanamayacağınızı bildiğiniz” sürekli bir rekabet halinde olmak sizin için zararlı olacaksa,
4. Mevcut uyumu (dengeleri) korumak çok önemliyse (“Şimdi zamanı değil” diyorsanız).


*tna

#9 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:45


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ



ÇATIŞMA ÇÖZME STRATEJİLERİ

İnsanların amaçlarına ve ilişkilerine ne ölçüde önem verdiklerine bağlı olarak başvurabilecekleri her biri bir hayvanla simgelenen beş farklı çatışma çözme stratejisi tanımlanmıştır.

Köpek balığı (Güç kullanma, rekabete girme) Yöntemi.

 Köpek balıkları kendi çözüm önerilerini kabul etmesi için, çatıştığı kişiyi zorlar
 Ve karşısındaki kişi üzerinde güç kullanmayı dener.
 Kendi amaçları çok önemli, ilişkileri ise önemsizdir.
 Ne pahasına olursa olsun amaçlarına ulaşmayı isterler.
 Başkalarının ihtiyaçlarıyla ilgilenmezler.
 Başkalarının kendisini sevmesi veya kabul etmesi onlar için önemli değildir.
 Çatışmayı, bir kişinin kazanması, diğer kişinin kaybetmesi olarak görürler.
 Elbette kazanan taraf olmayı isterler. Kazanmak, köpek balıklarına başarı ve kendini beğenme duygusu verir.
 Kaybetmek ise zayıflık, yetersizlik ve başarısızlık duygusu verir.
 Gözdağı vererek, güç kullanarak,Çeşitli girişimlerle karşısındaki kişiyi ezmeye çalışarak kazanmaya çalışırlar.
 Girişkenlik içermekle birlikte işbirliğine dayanmayan bu stratejiyi kullanan bir kişi, Diğer kişinin zararına da olsa kendi çıkarlarında ısrar eder.

Güç kullanma ya da rekabet stratejisini şu durumlarda kullanmak uygun olabilir:

1. Kesinlikle haklı olduğunuzu bildiğinizde,
2. Kısa süre içerisinde karar vermeniz gerektiğinde,
3. Muhaliflerini ezen bir kişi ile karşılaştığınızda.


*tna

#10 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:47


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ



ÇATIŞMA ÇÖZME STRATEJİLERİ

İnsanların amaçlarına ve ilişkilerine ne ölçüde önem verdiklerine bağlı olarak başvurabilecekleri her biri bir hayvanla simgelenen beş farklı çatışma çözme stratejisi tanımlanmıştır.

Tilki (Uzlaşma) Yöntemi.

 Tilkiler hem kendi amaçlarına hem de ilişkilerine orta derecede önem verirler.
 Tilkiler uzlaşma ararlar.
 Kendi amaçlarının bir kısmından vazgeçerler.Ve çatıştıkları kişiyi de amaçlarının bir kısmından vazgeçmeye ikna ederler.
 Her iki tarafın da bir şeyler kazanacağı bir çözüm yolu ararlar.
 Böyle bir çözüm bulmak için kendi amaçlarından bir parça fedakârlık yapmaya razı olurlar.

Orta derecede girişimcilik ve işbirliği içeren bu stratejiyi kullanan bir kişinin amacı,
her iki tarafı da kısmen tatmin eden, karşılıklı olarak kabul edilebilir, uygun bazı çözümler bulmaktır.
Bu strateji, uyma ile rekabetçiliğin ortasında bir yere düşer.

Tilki stratejisini şu durumlarda kullanmak uygun olabilir:

1. Amaçlar orta derecede önemliyse ve daha girişken stratejileri kullanmaya değmezse,
2. Eşit statüdeki kişiler çatışmaya taraf olmuşlarsa,
3. Karmaşık bir sorun için geçici bir çözüme ulaşmak gerekiyorsa,
4. Önemli bir sorun için uygun çözümlere ulaşılmak isteniyorsa,
5. Rekabet ya da işbirliği stratejilerinin sonuç vermediği durumlarda,



*tna

#11 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 01:49


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ



ÇATIŞMA ÇÖZME STRATEJİLERİ

İnsanların amaçlarına ve ilişkilerine ne ölçüde önem verdiklerine bağlı olarak başvurabilecekleri her biri bir hayvanla simgelenen beş farklı çatışma çözme stratejisi tanımlanmıştır.

Baykuş (Yüzleşme, işbirliği yapma) Yöntemi.

 Baykuşlar hem amaçlarına hem de ilişkilerine çok önem verirler.
 Çatışmaları, çözülmesi gereken sorunlar olarak görürler,
 Hem kendilerinin hem de diğer kişinin amaçlarına ulaşabileceği bir çözüm ararlar.
 Çatışmaları, taraflar arasındaki gerilimi azaltarak ilişkileri geliştirici bir araç olarak görürler.
 Her iki tarafı da tatmin edecek çözümler arayarak ilişkiyi sürdürürler.
 Böyle bir çözüm yolu bulunmadıkça da tatmin olmazlar.
 Dahası, taraflar arasındaki gerginlikler ve olumsuz duygular ortadan kalkmadıkça tatmin olmazlar.

• Hem girişkenlik hem de işbirliği içeren bu strateji, kaçınmanın tam zıddıdır.
• İşbirliği, her iki tarafın da çıkarlarını tam olarak karşılayan bazı çözümler bulmak için diğer kişiyle birlikte çalışma çabasını içerir.
• Bu strateji, iki bireyin de çatışmanın altında yatan çıkarlarını tanımayı ve her iki tarafın da çıkarlarını gözeten bir seçenek bulmayı içerir.

Baykuş stratejisini şu durumlarda kullanmak uygun olabilir:


1. Başkasının yaşamı söz konusu olduğunda,
2. Bütün sorumluluğu siz üstlenmek istemediğinizde,
3. Arada büyük bir güven duygusu varsa,
4. Diğer kişiden taahhüt elde etmek istediğinizde,
5. Kin, husumet, vb. gibi yoğun duygularla uğraşmanız gerektiğinde,



*tna

#12 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 02:00


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ



ÇATIŞMA ÇÖZME STRATEJİLERİ

İnsanların amaçlarına ve ilişkilerine ne ölçüde önem verdiklerine bağlı olarak başvurabilecekleri her biri bir hayvanla simgelenen beş farklı çatışma çözme stratejisi tanımlanmıştır.


Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, her stratejinin kullanılabileceği durum farklıdır.
Hiç kimse her çatışma durumunda aynı stratejiyi kullanmak istemez. Kaldı ki bu iyi bir yöntem de değildir.

Örneğin, gerçek yaşamda bir defaya mahsus olmak üzere etkileşime girdiğimiz ve çatışmaya düştüğümüz kişilerle olan çatışmayı çözmek için (örneğin hiç tanımadığınız ve belki de bir daha hiç karşılaşmayacağınız bir kişiden bir araba satın alırken) güç kullanma stratejisine başvurabilirsiniz.

Ama her gün birlikte olduğunuz, örneğin aynı işyerinde çalıştığınız bir kişiyle çatışmaya girdiğinizde bu stratejiyi kullanmamanız gerekebilir. Buna rağmen farklı kişiler farklı farklı stratejileri daha sık kullanabilirler.

Bir anne baba olarak eşinizle ve özellikle çocuklarınızla ilişkilerinizde ortaya çıkan çatışmaları çözmek için en çok hangi stratejiyi kullandığınızı kendinize sorabilirsiniz.

Yukarıda açıklanan çatışma çözme stratejileri arasında sadece baykuş ile simgelenen yüzleşme ve işbirliği stratejisi ile her iki tarafın da kazançlı çıkacağı çözümler bulunabilir. Diğer stratejiler kullanıldığında taraflardan en azından biri kaybeder, diğeri kazanır ya da her ikisi de kaybeder. O halde ailede çocuklara özellikle işbirliğine yönelik çatışma çözme yönteminin ve bu yöntemin gerektirdiği becerilerin öğretilmesi gerekmektedir.


*tna

#13 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 02:04


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ


Çatışma Çözme Süreçleri

Kişilerarası çatışmaları çözmede başvurulmak üzere geliştirilen yapılandırılmış sorun çözme süreçleri vardır. Müzakere, arabuluculuk ve görüş oybirliği ya da uzlaşma ile karar verme, bu süreçler arasında yer almaktadır. Müzakere, aralarında anlaşmazlık olan tarafların başkalarından yardım almaksızın ya kendilerinin ya da temsilcilerinin anlaşmazlığı birlikte çözmek amacıyla yüz yüze geldikleri bir sorun çözme sürecidir.

Arabuluculuk, “arabulucu” denen tarafsız bir üçüncü kişinin de yardımıyla, tarafların ya da temsilcilerinin, aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için birlikte çalışmak üzere yüz yüze geldikleri bir problem çözme sürecidir.

Uzlaşma yoluyla karar verme ise grupla sorun çözme sürecidir. Bu süreç, aralarında anlaşmazlık olan tarafların ya kendilerinin ya da temsilcilerinin, anlaşmazlığa taraf olan herkesin destekleyebileceği bir eylem planı hazırlayarak bir araya geldikleri ve işbirliği ile anlaşmazlığı çözmeye çalıştıkları bir süreçtir. Bu sürece üçüncü şahıslar da katılabilir, ancak zorunluluk yoktur.

Yukarıda açıklanan çatışma çözme süreçlerinin etkili bir biçimde uygulanabilmesi, dört temel ilkenin anlaşılmasına bağlıdır.

1. Kişilerle sorunları birbirinden ayırma:
Herhangi bir çatışma durumunda insanlar genellikle çatışmaya yol açan sorunla, çatışma yaşadıkları kişiyle olan ilişkileri arasında ayırım yapmakta zorlanırlar. Tarafların öncelikle bu ayırımı yapabilmeleri gerekir.

2. Pozisyonlar üzerinde değil, çıkarlar üzerinde odaklaşma:
Pozisyonlarla çıkarlar arasındaki farkın anlaşılması, sorunları çözmek için son derece önemlidir. Sorunlar tarafların pozisyonlarındaki farklılıklardan değil, çıkarlarındaki farklılıklardan dolayı ortaya çıkar.
Pozisyonlar bireylerin ne istediklerini belirler. Çıkarlar ise tarafların aldıkları pozisyonun altında yatan güdülerdir. Çıkarlar doğru saptanmadığı sürece taraflar ancak geçici olarak bir anlaşmaya ulaşabilirler.

3. Ortak yarar sağlayan seçenekler üretme:
Tarafların kendilerini bir karar verme baskısı altında hissetmeden, çatışmanın çözümü için seçenekler üretmeye odaklaşmaları gerekir. Tarafların ortak çıkarlarını içeren ve farklı çıkarları yaratıcı bir biçimde tartışabilecekleri seçenekler üretebilmeleri için, bu aşamada beyin fırtınasına başvurulabilir. Bu süreçte temel kural, eleştiriden uzak durmaktır.

4. Nesnel ölçütler kullanma:
Seçenekleri değerlendirmek için, her iki tarafın da kabul edeceği adil ölçütler bulmak ve bunlara uymak gerekir.


*tna

#14 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 02:10


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ


Çatışma Çözmek İçin Gereken Temel Beceriler


Yukarıda belirtilen çatışma çözme ilkelerinin etkili bir biçimde kullanılabilmesi, bireylerin 6 grupta toplanan temel çatışma çözme becerilerine sahip olmalarına bağlıdır.

Bu temel beceri alanları şunlardır:

1. Yönelim (Oryantasyon) becerileri:

Bu gruptaki beceriler, etkili çatışma çözme sürecine uygun değerleri, tutumları, inançları ve öncelikleri içerir.
Bunlar arasında “şiddete başvurmamak”, “şefkat ve empati”, “adalet, dürüstlük”, “hoşgörü”, “kendine saygı”, “başkalarına saygı”, “farklılıkları bir zenginlik olarak görme” ve “tartışmaya değer verme” yer almaktadır.

2. Algısal beceriler:
Bu gruptaki beceriler, çatışmanın altında nesnel gerçeklerden çok algılanan gerçeklerin bulunduğuna ilişkin bir anlayışı içerir. İçinde bulunulan durumu diğer tarafın gördüğü gibi görmeye çalışmak, yani “Empatik davranmak”, kişisel korkuları kabul etmek için “Kendimizi değerlendirmek”, görüş alış verişini kolaylaştırmak için “yargılamayı ve karşılıklı suçlamaları terk etmek” bu beceriler arasında yer alır.

3. Duygusal beceriler:
“Öfke”, “engellenme”, “korku” ve “diğer duyguları” etkili bir biçimde yönetmeyi sağlayan davranışları içerir. Duyguların etkili bir biçimde iletilebilmesi için “dil dağarcığını geliştirmek”, “duyguları saldırganlık” ve “kışkırtıcılık içermeyecek şekilde ifade edebilmek”, “başkalarının duygusal patlamalarına tepki göstermemek” için öz denetim alıştırmaları yapmak, bu grupta yer alan becerilerdir.

4. İletişim becerileri:
Olgular ve duygularla ilgili karşılıklı görüş alış verişine olanak sağlayan dinleme ve konuşma davranışlarını içerir. Etkin dinleme davranışlarından yararlanarak konuşanı anlamak için dinlemek, anlaşılacak şekilde konuşmak, duygusal açıdan sorumluluk yükleyen ifadeleri daha nötr ya da daha az duygu yüklü ifadelerle aktarmak gibi beceriler bu grupta yer alır.

5. Yaratıcı düşünme becerileri:
Bireylerin sorunları “değişik bir biçimde tanımlamalarını” ve “yenilikçi kararlar vermelerini” olanaklı kılan davranışları içerir.
Bu grupta yer alan beceriler arasında “sorunları farklı bakış açılarından ele almak”, “sorun çözme sürecine karşılıklı yararı gözeterek yaklaşmak”, “çok sayıda seçenek üretmek” ve “seçenekleri ayrıntılı bir biçimde değerlendirmek” ve “geliştirmek için beyin fırtınası yapmak” yer alır.

6. Eleştirel düşünme becerileri:
“Analiz ve sentez yapabilme”, “hipotez geliştirme”, “tahminlerde bulunma”,
“stratejiler oluşturma”, “karşılaştırmalar yapma” ve “değerlendirme” gibi davranışları içerir.

“Mevcut ölçütleri tanıma ve bunları açıklığa kavuşturma”, “nesnel ölçütler oluşturma”, “seçeneklere karar verirken nesnel ölçütleri kullanma”, “daha sonraki davranışları planlama” gibi beceriler bu grupta yer alır.



*tna

#15 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 02:14


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ


Ailede Çatışma Çözme Becerilerinin Çocuklara Öğretimi


Ailede eşler arasında, anne babalarla çocuklar arasında ya da çocukların kendi aralarında kişilerarası çatışmalar ortaya çıkabilir. Kaynaklar kıt, bireylerin psikolojik gereksinimleri ve önem verdikleri ilkeler ya da değerler farklı olduğu sürece, kişilerarası etkileşimin en yoğun olduğu aile içi ilişkilerde çatışmanın ortaya çıkması doğal ve kaçınılamaz bir olgudur. Daha önce de belirtildiği gibi, aslında çatışma kendi başına iyi ya da kötü bir olgu değil, nötr bir olgudur. Çatışmayı iyi ya da kötü olarak nitelendirmeye yol açan şey, insanların çatışmaya yaklaşım biçimi ve çatışma karşısında gösterilen tepkilerdir.

Özellikle ana babalarla çocuklar arasında ya da çocukların kendi aralarında ortaya çıkan çatışmalar karşısında, ana babaların nasıl davranmaları gerektiği konusunda, 1960’lı yıllardan bu yana önemli gelişmeler kaydedilmiştir. 1960’lı yılların ortalarında eğitim psikologları ana babalara, çocuklara ne yapmamaları gerektiğini değil, ne yapmaları gerektiğini söylemelerini önermişlerdir.

Örneğin çocuğa “yaramazlık yapma” demek yerine “rahat dur” demek tercih edilmelidir. Olumlu çocuk yetiştirme akımı olarak adlandırılan bu yaklaşım, olumsuz davranışı değil, olumlu davranışı vurgulamayı önermektedir.

Bu yaklaşımın uzantısı olan Etkili “Ana babalık Eğitimi” modeli de olumlu çocuk yetiştirme akımına bir ivme kazandırmıştır. Çocukların tüm davranışları, kabul edilebilir ya da kabul edilemez olmak üzere iki genel kategoriye ayrılabilir. Herhangi bir davranışın kabul edilebilir olup olmaması, davranışın yapıldığı ortama, davranışı yapan kişiye ve ana babanın o andaki psikolojik durumuna göre değişebilir.

Ana babanın kabul edilemez olarak nitelendirdiği bir davranışın, çocuğun mu yoksa ana babanın mı hayatını aksattığı önemlidir. Eğer bir davranış çocuğun hayatını aksatıyorsa, bu davranışın yol açtığı sorun bizzat çocuğun sorunudur ve çocuk bu sorunu çözme sorumluluğunu üstlenmelidir. Eğer kabul edilemez davranış ana babanın hayatını aksatıyorsa, o zaman sorun ana babanın sorunudur ve bu sorunu çözme sorumluluğunu ana baba üstlenmelidir. Ana babalar çoğu zaman çocukların sorunlarını kendileri üstlenmekte ve çocuklar adına sorunları çözmeye çalışmaktadır. Bu durumda da çocuklar sorun çözme becerilerini geliştirecek fırsatlar bulamamaktadır.

Eğer ana babalar çocukla aralarındaki iletişim engellerini aşabilirlerse, çocuğun söylemek istediklerini etkili bir biçimde dinleyebilirlerse, çocuğu savunmaya iten “sen iletileri” göndermek yerine “ben iletileri” gönderirlerse, çocukların sorun çözme becerileri artacaktır. Bu modelin en zayıf yanı, “ben iletileri” sonucunda çocuğa davranışlarının başkaları üzerindeki etkilerinin doğrudan bildirilmesi (örneğin “eşyalarını dağınık bir şekilde oraya buraya bıraktığın zaman öfkeleniyorum ve kendimi engellenmiş hissediyorum” gibi) ve çocuğun bunu düşünmesine fırsat vermemesidir.

“Ben Sorun Çözebilirim” (BSÇ) adlı programın dayandığı model de, yukarıda sözü edilen olumlu çocuk yetiştirme akımının son halkasıdır. Etkililiği üzerinde en fazla araştırma yapılan sorun çözme yöntemi olduğu belirtilen (BSÇ) programı ile, çocuklara 4 yaşından itibaren kişilerarası sorun çözme becerilerinin öğretilebileceği vurgulanmaktadır.

Çocuklara “ne” düşünmeleri gerektiğini değil, “nasıl” düşünmeleri gerektiğini öğreten Ben Sorun Çözebilirim programı, üç ön beceri üç de sorun çözme becerisi içermektedir.

Ben Sorun Çözebilirim programı ile çocuklara kazandırılan sorun çözme ön becerileri ve sorun çözme becerileri şunlardır:

Sorun Çözmek İçin Gerekli Ön Beceriler
1. Çocuklara, sorun çözme sürecinde kullanılan ve BSÇ dili olarak adlandırılan sözcük dağarcığının öğretilmesi
2. Çocuklara hem kendi duygularını hem de başkalarının duygularını tanıma yollarının öğretilmesi
3. Diğer kişilerin bakış açısını dikkate almanın öğretilmesi

Bu ön becerilerin öğretiminden sonra da, çocuklara aşağıda belirtilen sorun çözme becerileri öğretilmektedir.

*tna

#16 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Şubat 2009 - 02:20


AİLEDE ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN ÖĞRENİLMESİ

Sorun Çözme Becerileri

1. Birden fazla çözüm yolu düşünme
2. Her çözüm yolunun olası sonuçlarını dikkate alma
3. Hangi çözüm yolunun seçileceğine karar verme.

Ben Sorun Çözebilirim programı, herhangi bir sorunun çözümünü yine çocukların bulmaları ilkesine dayanır.
Yetişkinler çocuğa somut çözüm önerisinde bulunmaz.
Yetişkinin görevi, açık uçlu sorular sorarak çocuğun düşünmesini sağlamaktır.
Bu amaçla yetişkinler herhangi bir sorun karşısında çocukla şu tür konuşmalar yaparlar.

* Ne oldu? - * Sorun nedir?

Bu soru yetişkinlere, çocuğun soruna bakış açısını öğrenme fırsatı sağlar.
Yetişkinler sorunun ne olduğunu bildikleri varsayımıyla hareket etmek yerine,
sorunu çocuğun tanımlaması için bu soruyla başlamalıdır.

 " ___olmadan (örneğin o sana vurmadan) önce ne olmuştu? "
Bu soru, davranışların kendiliğinden ortaya çıkmayacağını, kesinlikle bir nedeni olduğunu
ve bu nedenin ne olabileceğini çocuğun düşünmesine ve anlamasına fırsatı verir.
 " ___olunca (örneğin, o sana vurunca) ne hissettin? "
Bu soru, çocuğun o anda hissettiği duyguları tanımasına yardımcı olur.
 " Sen __ yapınca (örneğin onu annesine şikayet edince) ne oldu? "
Bu soru, çocuğun kendi davranışının diğer kişiler üzerindeki etkilerini anlamasına
ve konuda düşünmesine yardımcı olur.
 Sen __ yapınca (şikayet edince) o ne hissetmiş olabilir? "
Bu soru, çocuğun kendi davranışlarının diğer kişilerde yol açtığı duyguları tanımasına yardımcı olur.
 " Sen __ yaptıktan sonra (şikâyet ettikten sonra) sonuç ne oldu? "
Bu soru, çocuğun kendi davranışlarının sonuçlarını düşünmesini sağlar.
 " ___yapmaktan (şikâyet etmekten) daha başka ne yapabilirdin? "
Bu soru, çocuğu başka seçeneklerinin de olduğunu
ve yaptığı davranışın yapılabilecek tek davranış olmadığını düşünmeye yönlendirir.
 " __ yapmak (onu başkasına şikâyet etmek) sence iyi bir fikir mi? (Uygun bir fikir olduğunu düşünüyorsanız, “öyleyse bunu deneyebilirsin” diyebilirsiniz) "
Bu soru, çocuğun farklı seçenekleri değerlendirmesine yardımcı olur.
 " Burası__yapmak için (onu şikâyet etmek için) sence uygun bir yer mi / uygun bir zaman mı ?” “Bunun için daha uygun bir zaman düşünür müsün ? ”
Bu soru, çocuğun, bir davranışın kabul edilebilir olup olmadığının, o anda içinde bulunulan yere ve zamana göre değişebildiğini anlamasına yardımcı olur.

Bu tür konuşmalarla çocuk kendi davranışının nedenleri, davranışlarının başkaları üzerindeki etkileri, davranışlarının olası sonuçları üzerinde düşünmeye yönlendirilir. Yetişkin, hiçbir zaman çocuğa belli bir çözüm sunmaz. Kaldı ki çocuklar başkalarının çözüm önerilerini benimsemeye pek de istekli değildir. Eğer çocuklar çözümü kendileri bulurlarsa, bunu uygulamaya koyma olasılıkları da daha fazladır.

Çatışma çözme becerileri, tıpkı bir çocuğun bisiklete binmeyi öğrenmesi gibi, zamanla ve başlangıçta başarısızlıkla sonuçlanabilecek bazı denemeler sonucunda gelişir. Herhangi bir çatışma ya da sorun karşısında yetişkinler aceleci bir yaklaşımla çocuklara somut çözümler önermemeli, çocuğu düşünmeye yönlendirmeli, çocuğun başlangıçta hata yapabileceğini kabul etmeli ve bu yöntemi ısrarla ve tutarlı bir biçimde uygulamalıdır. Her konuda olduğu gibi çatışma çözme konusunda da anne babalar çocuklarına model olduklarını da kesinlikle unutmamalıdırlar.


*tna

#17 Misafir_gelincik_*

Misafir_gelincik_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 19:46

Konuyu baştan sona ilgiyle okudum.Gerçekten güzel bir paylaşım ve herkesin öğreneceği ve yararlanabileceği bilgiler. Emeğinize sağlık.

#18 birkumtanesi

birkumtanesi

    Genç Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPip
  • 197 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 21:17

Ben de gelinciğe katılıyorum. Herkes için çok yararlı olacağına inanıyorum.Çok teşekkürler. :clover:

#19 fittirik

fittirik

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 31 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2009 - 21:54

Oyuncak ayı (Uyma) Yöntemi.

_ Oyuncak ayılar için ilişki çok önemli, amaç pek önemli değildir.
_ Oyuncak ayılar başkaları tarafından kabul edilmeyi ve sevilmeyi isterler.
_ İnsanların ilişkilere zarar vermeksizin tartışamayacaklarını, bir tatsızlık çıkmasın diye çatışmadan kaçınılması gerektiğini düşünürler.
_ Çatışma devam ederse, birilerinin kalbinin kırılacağından ve ilişkilerin zarar göreceğinden ya da bozulacağından korkarlar.
_ İlişkilerini sürdürebilmek için kendi amaçlarından vazgeçerler.
_ Oyuncak ayı sanki “amaçlarımdan vazgeçiyorum ve istediğin şeyi yapmana izin veriyorum; yeter ki beni sev” der gibidir.
_ İlişkilerin bozulmaması için çatışmayı yatıştırmaya çalışırlar.

• Ne girişkenlik ne de işbirliği yapmayı içermeyen bu strateji, güç kullanmanın tam zıddıdır.
Uyma stratejisi izlendiğinde,
• Bir birey diğer kişinin çıkarlarını tatmin etmek için kendi çıkarlarını ihmal eder.
• Bu stratejide bireyin kendi haklarından özveride bulunması söz konusudur.

Oyuncak ayı stratejisini şu durumlarda kullanmak uygun olabilir:


1. Sorun sizin için çok önemli değil, ama diğer kişi için çok önemliyse,
2. Üzüleceğinizi ya da çok yıpranacağınızı hissettiğinizde,
3. “Kazanamayacağınızı bildiğiniz” sürekli bir rekabet halinde olmak sizin için zararlı olacaksa,
4. Mevcut uyumu (dengeleri) korumak çok önemliyse (“Şimdi zamanı değil” diyorsanız).


*tna

oyuncakda olsa ayıyla çatışılmaz.sonunda ayı bu.sarılmayın.birden kafasını döner ısırır.kulağını koparır.uzak dur.dolaba koy.

#20 GeceKuşu

GeceKuşu

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.709 İleti

Gönderi Tarihi: 30 Kasım 2009 - 05:22

oyuncakda olsa ayıyla çatışılmaz.sonunda ayı bu.sarılmayın.birden kafasını döner ısırır.kulağını koparır.uzak dur.dolaba koy.


Bu başlıkta gerçekten önemli ve ciddi bir konu paylaşılırken senin neden böyle bir yaklaşım gösterdiğini...
Ve seni anlamak, kavramak amacıyla bütün iletilerini tek tek okudum...

Anladım ki sen çok şeker ve esprili bir kişiliğe sahip olmak için elinden geleni yapmaya çalışıyorsun...

Ama sevgili "fıttırık" yaşam her zaman ve sürekli 'tiye' alınacak kadar yumuşak bir yapıda değil...

Bazen ciddiye alınmayı da hak ediyor...

Ve yaşamı senden farklı algılayıp ciddiye alanlara karşı saygılı olmayı da...

sevgilerimle...Gönderilen Fotoğraf

tn_gallery_20009_592_19353.jpg

Herkes Kültürü Kadar Yaşlı,

Bilincinde Olduğu Kadar Olgun,

Öğrenme İsteği Kadar Gençtir...