İçeriğe atla


Fotoğraf

Karıncaların bilinmeyen sırrı


Bu başlığa 33 cevap verilmiş

#26 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Temmuz 2012 - 09:57

..

Bu iki satırı okumak için size gerekli olan birkaç saniye içinde:
*Yeryüzünde 40 insan ve 700 milyon karınca doğmaktadır.
*Yeryüzünde 30 insan ve 500 milyon karınca doğmaktadır.

İNSAN :

Boy: 1 ile 2 metre arasında değişen memeli.
Ağırlık: 30 ile 100 kilo arasında.
Dişilerin gebelik süresi: 9 ay.
Beslenme biçimi: Her şey yiyen.
Tahmini nüfus: 5 milyar kişinin üstünde.

KARINCA :


Boy: 0.01 ile 3 santimetre arasında değişen böcek.
Ağırlık: 1 ile 150 miligram arası.
Yumurtlama: Sperm hücreleri stokuna bağlı olarak dilediğince.
Beslenme biçimi: Her şey yiyen.
Tahmini nüfus: Milyarlar ötesinde yaşayan.

Bernard Werber


..

Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#27 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Temmuz 2012 - 10:07

..

İnsanlar karıncalarla çok ilgilenirler, çünkü onların başarılı
bir totaliter sistem kurduklarına inanırlar. Dışarıdan bakıldığı
zaman, karınca yuvalarında, herkesin çalıştığı, itaat ettiği,
özveride bulunmaya hazır olduğu, aynı düzeyde olduğu
izlenimi alınır.
Ve bugün, insanlarda totaliter sistemlerin, tümü başarısızlığa
uğramıştır. O zaman; böcek toplumunun taklit edilmesi
düşünülmüştür.
(Napolyon'un amblemi "arı" değil miydi?)

Genel bir iletişim için karınca yuvasını saran feromonlar
(iletişimi sağlayan sıvı cümle ya da sözcük) günümüzde uydu
kanalıyla yapılan televizyon yayınlarıdır. İnsan, herkes için en
iyisini sunduğu kanısına kapılmakta, böylece mükemmel bir
insan topluluğu yarattığını zannetmektedir.
Olayların mantığı ise böyle değildir.

Doğa, Darwin'in hoşuna gitmese de, en iyilerin üstünlüğüne
doğru gelişmemektedir.
(Esasen hangi kritere dayanarak böyle düşünülüyor?)

Doğa, gücünü çeşitlilikten almaktadır. Ona, iyiler, kötüler,
deliler, ümitsizler, sportmenler, yatalaklar, kamburlar,
tavşandudaklılar, neşeliler, kederliler, akıllılar, siyahîler,
sarı tenliler, kızıl derililer, betazlar..gereklidir. Onun her
dinden, her felsefi düşünüşten, her fanatik görüşten aklı
başında insanlara ihtiyacı vardır.

Yegâne tehlike bu türlerden herhangi birinin diğer bir tür
tarafından ortadan kaldırılmasıdır.

Suni tohumlama yoluyla en iyi cins mısır koçanı tanelerinden
alınan tohumla (an az suya ihtiyaç gösteren, don olayına
dayanıklı, çok taneli koçan veren) ekilen tarlaların salgın
hastalıklardan kolaylıkla sıyrılabildiği görülmüştür. Doğa
tekdüzelikten nefret etmekte ve çeşitliliği benimsemektedir.
Dehasının yüceliği belki de bundandır.

E. Wells


..

Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#28 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Temmuz 2012 - 19:45

..

FEDAKÂRLIK:

Karınca incelendiği zaman, ancak dışarıdan özbenliğine
uygulanan tutkuların etkisi altında hareket ettiği duygusu
uyanabilir.


Kopmuş bir kafa; düşmanın ayaklarını ısırarak veya bir
tohum kopararak hâlâ yararlı olmayı deneyecektir;
kopmuş bir göğüs; çıkış yolunu düşman tarafa yıkmak için,
sürüne sürüne oraya gidecektir.

Bu bir fedakârlık mı?
Siteye körü körüne bağlılık mı?
Kolektivizmin getirdiği bir aptallaşma mı?

Hayır, karınca yalnız başına da yaşamasını bilir.
Onun güruha ihtiyacı yoktur, isyan dahi edebilir.

O halde niçin fedakârlık yapıyor?

Çalışmalarımın eriştiği aşamada söyliyebileceğim şudur:
alçak gönüllülükten, tevazudan..

Görülüyor ki ölüm onun için birkaç saniye öncesine kadar
yükümlü olduğu çalışmasını sekteye uğratacak kadar
önemli değildir.

E. Wells


..

Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#29 Efendi Türkler

Efendi Türkler

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 5.771 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Temmuz 2012 - 20:43

..


Doğa, Darwin'in hoşuna gitmese de, en iyilerin üstünlüğüne
doğru gelişmemektedir.
(Esasen hangi kritere dayanarak böyle düşünülüyor?)

Doğa, gücünü çeşitlilikten almaktadır. Ona, iyiler, kötüler,
deliler, ümitsizler, sportmenler, yatalaklar, kamburlar,
tavşandudaklılar, neşeliler, kederliler, akıllılar, siyahîler,
sarı tenliler, kızıl derililer, betazlar..gereklidir. Onun her
dinden, her felsefi düşünüşten, her fanatik görüşten aklı
başında insanlara ihtiyacı vardır.

Yegâne tehlike bu türlerden herhangi birinin diğer bir tür
tarafından ortadan kaldırılmasıdır.

Suni tohumlama yoluyla en iyi cins mısır koçanı tanelerinden
alınan tohumla (an az suya ihtiyaç gösteren, don olayına
dayanıklı, çok taneli koçan veren) ekilen tarlaların salgın
hastalıklardan kolaylıkla sıyrılabildiği görülmüştür. Doğa
tekdüzelikten nefret etmekte ve çeşitliliği benimsemektedir.
Dehasının yüceliği belki de bundandır.

E. Wells


..

------------------------------
Gönderilen Fotoğraf

#30 Efendi Türkler

Efendi Türkler

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 5.771 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Temmuz 2012 - 20:50

..

FEDAKÂRLIK:

Karınca incelendiği zaman, ancak dışarıdan özbenliğine
uygulanan tutkuların etkisi altında hareket ettiği duygusu
uyanabilir.


Kopmuş bir kafa; düşmanın ayaklarını ısırarak veya bir
tohum kopararak hâlâ yararlı olmayı deneyecektir;
kopmuş bir göğüs; çıkış yolunu düşman tarafa yıkmak için,
sürüne sürüne oraya gidecektir.

Bu bir fedakârlık mı?
Siteye körü körüne bağlılık mı?
Kolektivizmin getirdiği bir aptallaşma mı?

Hayır, karınca yalnız başına da yaşamasını bilir.
Onun güruha ihtiyacı yoktur, isyan dahi edebilir.

O halde niçin fedakârlık yapıyor?

Çalışmalarımın eriştiği aşamada söyliyebileceğim şudur:
alçak gönüllülükten, tevazudan..

Görülüyor ki ölüm onun için birkaç saniye öncesine kadar
yükümlü olduğu çalışmasını sekteye uğratacak kadar
önemli değildir.

E. Wells


..


Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf

#31 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Temmuz 2012 - 04:06

..
EVREN:

Evren karmaşıklığa doğru gidiyor.
Hidrojenden helyuma, helyumdan karbona.
Her gün daha karmaşık, her gün daha yanıltıcı,
eşyaların değişim yönü bu oluyor.

Bilinen bütün gezegenler içinde, yeryüzü en
karmaşık olanıdır. Isısının değişken olabileceği
bir bölge içinde bulunmaktadır. Okyanuslar ve
dağlarla kaplıdır. Pratikte, yaşam tarzının
yelpazesi ne kadar tükenmez olarak düşünülse
de, zekâlarıyla hepsinin üstünde olarak
değerlendirilmesi gereken iki grup vardır:
karıncalar ve insanlar.

Tanrının dünyayı bir deney için yarattığı söylenebilir.
Bilinçlenme yolunda, hangisinin daha çabuk
ilerleyebileceğini görmek için, tamamen çatışan iki
felsefeye bağlı iki soy ortaya çıkmıştır.
Amaç, muhtemelen gezegende toplumsal bir
bilince varmak.
Bütün türlerin beyinlerinin kaynaşması.
Bana göre, bilinç yolunun gelecekteki evresi bu
olacaktır.


Karmaşanın bir sonraki düzeyi..

Bununla beraber iki lider tür de, paralel bir gelişme
yolunu seçtiler.

-İnsan, akıllı olmak için beynini koskocaman bir
boyuta ulaştırıncaya kadar şişirmiştir.
Bir nevi pembemsi büyük bir karnıbahar.

-Aynı sonucu elde etmek için, karıncalar çok etkin
iletişim sistemlerine bağlı binlerce küçük beyin
kullanmayı tercih etmişlerdir. Mutlak değer itibariyle
karıncaların küçük parçalardan karnıbahar bileşiğinin
içinde, insan karnıbaharının içinde olduğu kadar
konu veya akıl mevcuttur.

Fakat bu iki akıl biçimi paralel olarak gideceği yerde
birlikte hareket ederse acaba ne olur?

E. Wells


..

Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#32 İNTERLOCK

İNTERLOCK

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.085 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Temmuz 2012 - 12:41

Gönderilen Fotoğraf

DOGON'LAR:

Mali'de Dogon'lar Gökyüzü ile Yeryüzünün birleşmesi
sırasında Yeryüzünün cinsel organının bir karınca
yuvası olduğunu düşünürler.

Bu birleşmenin sonucu olarak dünya oluştuğu zaman
dişilik organı bir ağıza dönüşmüş ve oradan da söz
söyleme yeteneği ile maddî destek veren dokuma
tekniği çıkmıştır.
Karıncalar bu tekniği, sonra insanlarada aktarmışlardır.

Günümüzde hâlâ doğurganlık ayinleri karıncaya bağlı
olarak yapılmaktadır. Kısır kadınlar, Tanrı Amma'nın
kendisini döllemesi için bir karınca yuvası üzerine
otururlar.

Fakat karıncalar insanlar için yaptıklarında bu kadarla
da kalmayıp onlara, evlerini nasıl inşa edeceklerini de
göstermişlerdir. Ve nihayet onlara suyun kaynaklarını
bile belirtmişlerdir. Çünkü Dogonlar su bulmak için
karınca yuvalarının alt kısmını kazmak gerektiğini
anlamışlardır.

BEN KÜÇÜK İKEN:

Ben küçük iken toprağın üzerine uzanır, saatlerce
karınca yuvalarını seyrederdim.
Bu, bana televizyondan daha "gerçek" görünürdü.

Karınca yuvasının dikkatimi çeken gizlerinden biri de şu
oldu: hoyratlıklarımdan birinde istemeden yaraladığım
karıncalardan niçin bazılarını alıp götürüyorlardı da,
bazılarını ölüme terk ediyorlardı?
Halbuki hepsi de aynı büyüklükte idi..
Hangi seçim kriterine dayanarak bir birey önemli veya
önemsiz olarak düşünülebiliyordu?


..

Bİ MOORTİP VERSİYONU..


#33 LaRsiE_

LaRsiE_

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.546 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Temmuz 2012 - 15:22

karınca yuvasına 10 ton çimento döküyorlar ve sonrası :)


Lütfen Bilgisayar ve Programlarla İlgili Sorunlarınızı Önce Sitede Aratın

Daha Sonra ÖM Atınız...



Bazı Şeyleri Kontrol Edemezsin Çünkü Sen Sadece Senaristsin Elinde Bir Kuklasın Ve Oynadığın Bu Şey Senin Kaderin...


#34 sevdaninzillisi

sevdaninzillisi

    Yeni Üye

  • Yasaklanmış
  • Pip
  • 10 İleti

Gönderi Tarihi: 10 Nisan 2016 - 16:37

lütfen karıncaları öldürmeyin, eğer evinizde varsa ucuzluk mağazalarında 1tlye diş macunları var alın onlardan ve gezdikleri yerlere sıkıın. diş macunundan nefret ederler ve bir daha o bölgeye kesinlikle girmezler sizde bir canlıyı öldürmeden evinizden uzaklaştırırsınız





Cevap ekle