Zıplanacak içerik
Efendi Türkler

Türkiye'nin ETNİK HARİTASI

Önerilen İletiler

insan1, insan2, insan3...

 

Bu sefer de itiraz gelir, insan diye bir canlı sınıfı yok, o da memeli bir hayvandır denebilir. Memeli1, memeli2, memeli3...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Her defasinda örnegini verdiginiz o paragraf amacini asmis bazi ifadelerle dolu olabilir.Ayni arkadas yazinin bir önceki cümlesinde;iyi niyetli etnik kökenli vatandaslarimizi tenzih ediyorum diyerek irkci bir yaklasim icinde olmadigini zaten belirtmistir.

Ülkemizi özellikle Osmanli Devleti'ni yönetenlerin,kendilerine görev verilenlerin cogunun ayri irklardan oldugu gercegi vardir.Bunu inkar edemeyiz.Ve bu ayri irklardan olanlarin,Osmanli tebaasinin bazi kesimlerine karsi dogru kararlar vermedikleride tarih sahifelerinde yerini almistir.

 

Efendim, öncelikle bildiğiniz üzre, Osmanlı İmpratorluğu ile Türkiye Cumhuriyetinin devlet felsefeleri çok farklıdır. Osmanlı'nın millet anlayışı ile Türkiye'nin millet anlayışı da farklıdır.

 

Osmanlı, imparatorluk mantığı çerçevesinde ''çok milletli yapı '' gereğince, '' millet''i ''ümmet '' anlamında kullanırken, ırkı, etniği değil dini esas almıştır. Fakat Osmanlı dahil hiç bir devlet, dış siyasetinde çıkarlarını yok sayıp, yalnızca dinsel yönelimlerle de hareket edemez.

 

Bu bağlamda, Osmanlı tarihinde gördüğümüz Türkmen katliamları, Osmanlı'yı yöneten Sultanların veya Vezirlerin etnik kökenlerinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir. Bu tür katliamların çoğu siyasidir bazıları da devletin yapısı gerektirdiği içindir.

 

Bu nedenle mesela, Sırp kökenli hatta kardeşi papaz olan devşirme Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa'nın Orta Asya Türklerine ulaşmak için gerçekleştirmeye çalıştığı Don ve Volga nehirlerini birleştirme projesine bakılıp, bazılarının iddia ettikleri gibi ne Türkçü olduğuna ne de Müslümancı olduğuna karar verilemez. Bu proje siyasi bir projedir. Osmanlı İmparatorluğunun rakibi Rus Çarlığı'na karşı kullanabilecekleri Orta Asya Türkleri düşünülerek yapılmaya çalışılmıştır.

 

Osmanlı'nın, Şah İsmail'e destek veren Doğu Anadolu Türkmenler'ini katletmesi kararının sebebinin siyasi olması gibi veya Adana civarındaki göçebe Türkmen aşireti Avşarlar'ı yerleşik düzene geçip vergi vermeye zorlamasının sebebinin devletin yapısı ile ilgili olması gibi.

 

Sayın iky53'ün cümlesine gelirsek, bu cümlenin sorunlu olduğunu düşünüyorum.. Bence '' iyi niyetli etnik kökenli vatandaslarimizi tenzih ediyorum ''şeklinde bir giriş, ırkçı düşünceye bir kamuflaj geçirmektir.

 

Kötü niyetli olduğunu düşündüğümüz, '' Türk ''leri anarken yeri, bağlamı olmadan '' Çerkez Ethem '', '' Kürt Nemrut '' gibi etnik kökenleri ile vurgulamak ama aynı yaklaşımı mesela '' Ermeni Soykırımı '' için özür dileyenler arasında olan Tatar görünümlü yazar Cengiz Aktar için veya Tatar kökenli Menderes için kullanmamak bu ırkçı eğilim nedeniyledir.

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ortadan kalkıp gitmiş bu canavar hakkında olumlu hiç bir görüşüm yoktur. Tarihte kara bir leke olan korkunç bir zulüm imparatorluğudur ve layık olduğu yere gitmiştir.

'' Sizleri zandan sakındırırım. Çünkü zanla söylenen sözler yalanı daha çok olandır. '' Hz. Muhammed

:)

 

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

O bu, su degilde okudugum bir yazi oldukca ilgimi cekti Turkiyenin nufusu hakkinda yaziyi assagiya alintiliyacagim ama gorunen oki yerli halk olarak azinlik durumundayim suanda :) yerli haklarimin talebini arz ediyorum efendiler.

 

Türkiye'de 'Türkler' dediğimiz nüfus, aslında Türk olmayan ama Türk kültürel havzasının etkisi altındaki unsurları da barındırır, bunlar aslında nüfusun önemli bir kısmını oluşturur. Bu gerçeğin kabulü, homojenizasyonu bozduğuna inandığımız unsurlara tahammülümüzün artmasını mümkün kılar

 

NURHAYAT KIZILKAN

1927 nüfusu sayımına göre Türkiye nüfusu 13 milyon 648 bin kişidir. Yani bugünkü ülkemiz yetişkin nüfusunun büyükanne ve büyükbabalarının sayısı bu kadardı. Peki, bu insanların, Atatürk dâhil, ne kadarı Türkiye sınırları içinde doğmuştu? Araştırmalar, 19.yüzyılın ortasından Cumhuriyet'in kuruluşuna kadar göç süreci içinde, Anadolu topraklarına, ölenler hariç, 5 milyon civarında 'Türk Müslüman' nüfus geldiğini öne sürmektedir.

 

 

'Göçmenlik' günleri

Bu 5 milyon kişinin geldiği tarih ve yerler şöyle detaylandırılmaktadır: (Bu arada sizin de ailenizde 'göçmen' varsa aşağıdaki tarihlere bakıp sizinkilerin ne zaman geldiklerini tahmin edebilirsiniz.) : 1860-1922 arasında milyonu aşan Kırım Tatarı Türkiye'ye gelmiştir. 1859-1879 yılları arasında yine Kırım ve Kafkasya'dan 2 milyon Çerkez gelmiş, ancak bunların tahminen yarım milyonu göç sırasında ölmüştür. 1881-1914 arasında yine Kafkaslardan yarım milyon kişi daha gelmiştir.1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonrası 1,5 milyon Rumeli muhaciri gelmiştir (Bunların 300 bininin göç sürecinde öldüğü tahmin edilmektedir.)

Bulgaristan ile yapılan anlaşma ile 72 bin 500 Müslüman ve Yahudi 1893-1902 yılları arasında ülkeye gelmiştir. 1913'te yine Bulgaristan ile yapılan antlaşmada Osmanlı'dan kabaca 47 bin göçmen Bulgaristan'a, oradan da 49 bin göçmen Anadolu'ya göç ettirilmiştir.

1912 ve 1913'te Balkan Savaşı sırasında gelen 640 bin muhacirin yerleştirilmesi yapılamadan girilen 1.Dünya Savaşı'nda Osmanlı devleti en çok kaybeden ülke olduğundan kaybedilen topraklardan ülkeye göçler sürmüştür. Kurtuluş Savaşı sonrası Yunanistan ile yapılan mübadele antlaşması sonunda Yunanistan'dan 400 bine yakın Türk daha gelmiştir.

Bütün bu göç eden nüfus ve onların çocukları 1927'de sayıldığında 13 milyon 648.270 kişi olarak bulunmuştur. Burada dikkat çeken iki husus vardır: Birincisi, bu nüfusun mevcut nüfus içindeki yüzdesidir. [/b][Alintidir]

 

Benim aklimin ermedigi nokta su oluyor bu yazida 1927 yapilan nufus sayiminda 13milyon 684 bin olan "goclerle pompalanan nufus artisi" nasil oluyorda 84 yilda 70 milyona ulasiyor anlamis degilim 84 yilda nufus 57 milyon artiyor yilda yaklasik 670.000 kisi artmisiz ayda yaklasik 57000 bin kisi gunde 18000 dogmus demek insanlarin isleri gucleri yok surekli cocuk yapmislar 2011 geldigimizde demek nufus tokezlemeye baslamis. Demem suki 70 milyonun nekadari acaba 1927den sonra yerli halk nekadari disaridan gelmis. Devleti yonetenler sirf sorunlari gormezden gelmek icin disaridan goc almis suna degdi buna degmedi sorunlari devamli olarak halinin altina supurmusler ee bugunde ulkede etnik koken tartismasi olmasi gayet normaldir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

"Tarih yazmak,tarih yapmak kadar ehemmiyetlidir.Eger yazan,yapana sadik kalmazsa,degisen hakikat süpheli bir sekil alir ki beseriyetin(insanligin)yolunu degistirir.Biz daima hakikati arayan ve onu buldukca ve buldugumuza kani oldukca söylemeye cesaret eden insanlar olmaliyiz" MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

 

" Her seyden evvel kendinizin dikkat ve itina ile sececeginiz vesikalara dayaniniz.Bu vesikalar üzerinde yapacaginiz tetkiklerde her seyden ve herkesten evvel kendi inisyatifinizi ve milli süzgecinizi kullaniniz."MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

 

Etnik konularda önceleri acilmis olan bircok baslik mevcuttur,ancak anlasiliyor ki hala gercekler saptiriliyor veya gercekler tam olarak yansitilmiyor.

 

Türkiye'de,Türk kökenli olanlarin azinlikta olduguna benzer bir yaklasim zararli bir yaklasimdir.Ve yillardir verilen mücadeleyi haksiz bir konuma getirmektir.

 

Türkiye'nin bir mozaik oldugu iddiasinda bulunanlarin mevcudiyetini biliyoruz ancak Türkiye bir mozaik degildir.Türkiye'yi mozaiklestirmeye calismak bölücülere hizmettir.Mozaik olmanin bilimsel sartlari gerceklesmedikce mozaik olmaktan bahsedilemez.

 

Bir toplumun ya da bir ülkenin etnik yapisinin bilimsel olarak 'mozaik'olarak tanimlanabilmesi icin,bilimsel olarak tanimlanmis ölcütlere dayanilmasi,etnik grup nüfuslarinin tespitinde,grubun ya da kisinin 'kendine bakisina'dayali 'kendi kimlik taniminin'esas alinmasi gerekir.

 

Bilimsel ölcütle ve uluslararasi kabulle,bir ülkenin mozaik olarak tanimlanmasi icin iki sartin birlikte olmasi gerekir.

 

Bu sartlardan birisi "ETNIK CESITLILIK",digeri,ülkede mevcut etnik gruplarin toplam nüfusunun,ülke nüfusunun %35'ini olusturmasidir.

 

Kürtcülerin Türkiye'de ki Kürt nüfusu her gecen gün abartarak vermelerinin altindaki amac,bilimsel gerceklere uymayan nüfus oranlarini manipüle etmeye yöneliktir.Bu nedenle Türkiye'de ki etnik nüfusla ilgili görüslerimizi daha dikkatli ve daha saglam temellere oturtarak aciklamak en dogrusudur.

 

Diger yanda bu etnik harita olayida aslinda amacini asan bir yaklasimdir bence.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Benim aklimin ermedigi nokta su oluyor bu yazida 1927 yapilan nufus sayiminda 13milyon 684 bin olan "goclerle pompalanan nufus artisi" nasil oluyorda 84 yilda 70 milyona ulasiyor anlamis degilim 84 yilda nufus 57 milyon artiyor yilda yaklasik 670.000 kisi artmisiz ayda yaklasik 57000 bin kisi gunde 18000 dogmus demek insanlarin isleri gucleri yok surekli cocuk yapmislar 2011 geldigimizde demek nufus tokezlemeye baslamis. Demem suki 70 milyonun nekadari acaba 1927den sonra yerli halk nekadari disaridan gelmis.

Şimdi efendim, öncelikle nüfus artışı öyle hesaplanmaz.

 

r : yıla veya aya veya güne göre nüfus artış oranı,

 

No : İlk Nüfus değeri

 

N : Son Nüfus değeri

 

n : Son nüfus değerine varana kadar geçen yıl, ay, gün sayısı

 

olmak üzere, formül şudur;

 

1 + r = ( N/No )1/n' dir. Bu logaritmik bir denklemdir. Buna göre yıla göre nüfus artış oranı,

 

1 + r = ( 70/13,5 )1/84'den

 

r = 0,019 yani yüzde 1,9 bulunur.

 

Buna göre de, Türkiye nüfusunun 1928 yılındaki yıllık artışı, 13,5*0,019 =0,256 milyon, yani yaklaşık 256 bin kişi olmuştur.

 

Aylık artışı ve günlük artışı da benzer şekilde hesaplanabilir.

 

Yani, Demem şu ki nüfusu artıranlar 1927'den sonra dışarıdan gelenler değildir..

 

 

 

O bu, su degilde okudugum bir yazi oldukca ilgimi cekti Turkiyenin nufusu hakkinda yaziyi assagiya alintiliyacagim ama gorunen oki yerli halk olarak azinlik durumundayim suanda yerli haklarimin talebini arz ediyorum efendiler.

 

Devleti yonetenler sirf sorunlari gormezden gelmek icin disaridan goc almis suna degdi buna degmedi sorunlari devamli olarak halinin altina supurmusler ee bugunde ulkede etnik koken tartismasi olmasi gayet normaldir.

Devleti yonetenler sirf sorunlari gormezden gelmek icin disaridan goc almis ne demek ? 1927'den sonra gelenlerin neden geldiğini de iyi araştırmanız gerekir. Hiçbir ülke iş gücüne ihtiyacı yoksa kolay kolay göçmen almaz. Sorunların olmasını göçmenlere bağlamak da ırkçılık yapmaktır. Bugün Avrupa'da yaşanan sorunların temelinde de göçmenlere bu ırkçı bakış yatar.

 

 

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Atatürk'ün bahsettiği Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun hazırlayıcıları arasında olan Mahmut Esat Bozkurt'un, yukarıda bahsi geçen konuşmadaki ırkçı düşünceleri, Adalet bakanlığından ayrıldıktan 3 sene sonra sivil vatandaş sıfatıyla ifade ettiği kendi özel düşünceleridir. Onun sözlerinin Turkiye Cumhuriyetini bağladığını düşünmek abesle iştigaldir. Hatta İnönü tarafından görevden alınmasında onun bu fikirlerinin bilinmesinin de payı vardır.

Efendim, burada bir tekzip yapma durumundayım.

 

Mahmut Esat Bozkurt'un 18 Eylül 1930'da Ödemiş Yaylasında yaptığı konuşmanın tam metni şudur :

 

Düne kadar vapurlarda, şimendiferlerde (trenlerde) memleketimizin bütün ticari ve mali müesseselerinde kimler çalışıyordu ve bunlar kimlerin elinde bulunuyordu? Türk olmayanların değil mi? Bugün kimin elindedir? Türklerin! Bütün bunlar CHF'nin siyasetinin mahsulüdür. Bağlar, bahçeler, hatta dağlar, ovalar, mal mülk memleketin iktisadiyatı Türk olmayanların elinde değil miydi? 

 

Bugün bütün bunlar Türklerin eline geçti. Düne kadar yabancıların yanında amelelik yapan binlerce Türk'ün bağ, bahçe, mülk sahibi olduğunu görüyoruz. CHF'denim. Çünkü bu fırka bugüne kadar yaptıkları ile esasen efendi olan Türk milletine mevkiini iade etti. Benim fikrim, kanaatim şudur ki, dost da düşman da dinlesin ki bu memleketin efendisi Türk'tür. Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır. "

 

Şimdi bu sözleri, Mahmut Esad Bozkurt'un 1927 yılında Lahey Adalet Divanı'nda Fransa'ya verilmiş olan Kapitülasyonların fiilen kaldırılmasını  sağladığı bilgisi ve '' Öz '' kelimesinin kullanım anlamının 30'lar Türkiye'sinde bugün anladığımızdan farklı olarak '' kendisi '' anlamına geldiği bilgisi ile birlikte değerlendirecek olursak ırkçılık içermediğini söyleyebiliriz.

 

Milli marşımızdaki '' kahraman ırkıma...'' ifadesinin bugün kullandığımız biyolojik manası ile alakası olmadığı örneğini de düşünürsek bu da bununla aynıdır.

 

Ayrıca bir yanlış bilgiyi daha özür dileyerek düzelteyim :

 

Mahmut Esad Bozkurt'un bu konuşması Adliye Vekilliği'nden ( şimdinin Adalet Bakanlığı ) istifa ettikten 3 sene sonrasına değil, istifa etmesinden yaklaşık 2 ay öncesine aittir ve istifa ettikten sonra da milletvekilliği devam etmiştir.

 

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Hakan can

Amerikanın desteklediği ve Cia üzerinden dünya politkası kurduğu düzen Amerikaya Aittir Bu yukarıda verilerin Objektif olmadığı Aksine yıllar içinde Amerikan politikaları gereği nasıl değiştiğinin gerçek örneği Okuyun isterim saygılarımla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bu sefer de itiraz gelir, insan diye bir canlı sınıfı yok, o da memeli bir hayvandır denebilir. Memeli1, memeli2, memeli3...

Iste burdaki fark "memeli" fizikselfarki degil, "zihinsel" soyutlayan beyin farkidir.

 

Insanoglu turu memelilerden hayvandan yas da baska bir turden fiziksel ve evrimsel olarak degil, beyinselve zihinsel soyutlama yetisi degeri ve bunlari somutlastirabilmesi ile farklilasir.

 

Ayrica ve zaten tum bu etigin etnik farklari da, insanoglu zihninin bir urununun, davranisa yasam ve iliskiye somut olarak ve sahiplenme olarak tassinmis halidir.

 

Insanoglu disindaki baska bir turde, soyutlama yetisi ve soyutu somutlastirma becerisi henuz yoktur.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir BATIHAN GÜZEL

Arkadaşım Türk ulusu 52 milyona düşmüş AZINLIĞIM DEYİP DEYİP AYRILIYON

NEREYE KADAR GİDİCEN

ULUSUMUZ NEKADAR AZALACAK YOKSA

ULUS DAĞILDI MI BABACIM HA?

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir terekeme

arkadaşlar Allah aşkına Türkiyede bu araştırmada belirtilen farsları gören duyan oldumu

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Anadolulu ilk çiftçilerin genetik olarak günümüz Anadolulularından çok günümüz Güneybatı Avrupalılarına benzediğini de belirtmek gerekiyor. Yani ilk tarım göçlerinden sonra da Bakır ve Tunç Çağlarında, yine Roma Dönemi ve sonrasında devam eden göçler, insan toplumlarının sürekli karışmasını ve genetik yapının zamanla değişmesini sağlamış.

İlgili makale:
Lazaridis v.d., 2016, Biorxiv, "The genetic structure of the world’s first farmers", dx.doi.org/10.1101/059311.

 

Gunumuzdeki toplumların genetik yapıları dolayısı ile etnik tahlilleri sanılanlardan cok uzak. Sadece inanc ve törelerini sürdürmekteler.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir MathewPolve

Amerika diyor ki : "Bu darbe tesebusu beraber arast?ral?m..."

 

Akla hemen su 2 olas?l?k geliyor :

1- Darbeyi bunlar nas?l gizlediler bizden... ona bakmal?y?z...

2- Darbeden haberdard?k ama nerede hata yapt?lar "bizim cocuklar", birde bu yonle bakal?m...

 

Turkiye kesinikle reddeder ve etmeli ile iyi eder... ama kendisine bu soruyu sormal? ve cevab?n? ivedikle bulmal?...

 

 

Bildigim Turkiyese bu sorunun pesine dusmeyecektir. Cevab? ac?k b?rak?p ve komplo teorilere kap?y? aralayacakt?r.

Niye boyle davrand?g?n? soranlara soyle yan?tlayabiliriz. Cevaplar onu rahats?z edecektir...

 

Bence bunun arkas?nda cemat memat yoktur... TSK kendisidir. Darbe oluyor diye sevinen kemalistlerdir ve sonra husrana ugray??p "Bunu Erdogan tezgahlad?" diyen Ulusalc?lard?r... bence...

 

.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.