Zıplanacak içerik
Efendi Türkler

Türkiye'nin ETNİK HARİTASI

Önerilen İletiler

" Emperyalizmle isbirligi yapan Türk olmayanlar yönetiyor"sözünü neden kelime anlamiyla degerlendirmek gerekiyor bunu anlamakta zorlaniyorum.Bence ülkenisin cikarlarini,emperyalizme peskes cekenin etnik kökeni degildir önemli olan.Bir insana "kansiz" dendiginde,bundan o insanin kaninin olmadigimi anlasilmalidir yoksa baska bir anlamimi iceriyor bu söz?Kelimelerin mecazi manalari vardir.Emperyalistlerle isbirligi yapan TÜRK OLMAYANLAR sözcügü etnik anlamda degil mecazi bir anlamda söylenmis bir sözdür.Kaldiki eger gercekten etnik anlamda degerlendirmek gerekiyorsa EVET BASBAKAN GÜRCÜDÜR.Cumhurbaskani Arap asillidir.Özal'da Kürt asilliydi.Simdi yani buyurun cenaze namazinami dememiz lazim.

 

Efendim, bir insanın etnik kökenine bakarak onu potansiyel hain, potansiyel suçlu, potansiyel işbirlikçi olarak görmenin adına tüm dünyada ırkçılık denir. Bir insan, ırkı, etnik kökeni buna müsait olduğu için değil, kendi düşünce yapısı, yetiştiği çevre yüzünden ocu veya bucu olur.

 

Şöyle derseniz anlarım; ırkı Türk olmayan bir Türk vatandaşı, kendi ırkçı veya ümmetçi düşünceleri yüzünden ulusal kimliği benimsemediğinden, doğal olarak ulusal kimliğe ve ulus devlete düşman olabilir.

 

Fakat, bizi yönetenler hep Gürcü, Ermeni, Arap, Kürt, Arnavut'tu o yüzden bu haldeyiz denirse, buna ırkçılık denir. Bu kadar kesin ve nettir. Çünkü, Özal da, Erdoğan da, Gül de temelde ırkçı oldukları, etnik kimliklerini ön plana çıkardıkları için değil, ÜMMETÇİ oldukları için ulusal kimliği benimsemiyor görüntüsü vermişlerdir.

 

Saygılar Sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ben ABD tarafından üretilen yalanlara kanmadığım gibi, SOVYETLER TARAFINDAN ÜRETİLEN YALANLARa da hiç bir zaman kanmamışımdır...

 

Ama kanmışsınız işte efendim :

 

12 Eylül öncesi Sovyetler Türkiye'yi yuttu yutacak, Varşova paktına kattı katacak pozisyon vardı.

 

Hele ki, çok değil 10 sene sonra, bırakın Varşova Paktını, kendi birliğinin dağılmasına bile mani olamadığını bilmenize rağmen, öyle bir pozisyon yaratabildiğine inanmak !

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Efendim, bir insanın etnik kökenine bakarak onu potansiyel hain, potansiyel suçlu, potansiyel işbirlikçi olarak görmenin adına tüm dünyada ırkçılık denir. Bir insan, ırkı, etnik kökeni buna müsait olduğu için değil, kendi düşünce yapısı, yetiştiği çevre yüzünden ocu veya bucu olur.

 

Şöyle derseniz anlarım; ırkı Türk olmayan bir Türk vatandaşı, kendi ırkçı veya ümmetçi düşünceleri yüzünden ulusal kimliği benimsemediğinden, doğal olarak ulusal kimliğe ve ulus devlete düşman olabilir.

 

Fakat, bizi yönetenler hep Gürcü, Ermeni, Arap, Kürt, Arnavut'tu o yüzden bu haldeyiz denirse, buna ırkçılık denir. Bu kadar kesin ve nettir. Çünkü, Özal da, Erdoğan da, Gül de temelde ırkçı oldukları, etnik kimliklerini ön plana çıkardıkları için değil, ÜMMETÇİ oldukları için ulusal kimliği benimsemiyor görüntüsü vermişlerdir.

 

Saygılar Sunarım.

Kelime oyunlari ile bu tartisma uzayacaksa ben cekilirim bu tartismadan,yazilanlari iyice irdelemeden söyle denirse böyle denirse tarzi akil verircesine bir yaklasim ciddiyetini kaybeder,Kim yazmis örnegin "Bizi Cerkezler,Arnavutlar,Kürtler,Ermeniler yönetiyor diye"önce bunu bize verin ki ona göre bir argüman yürütülsün.Ben yazimda Osmanli'nin bir gercegini dile getirdim eger tarihle ilgili benim iddialarimi cürütecek bir teziniz varsa buyurun dinliyorum.Isterseniz size Osmanli'da ki tüm pasalarin etnik kimlilerinide verebilirim.Ama saniyorumki konumuz bu degil.

 

Asil konuyu tartismayip bunu farkli alanlara cekmek konuyu sulandirmaktir.Burada yapilan irkcilik degil,etnik harita üzerinde acilmis olan bir basligi tartismaktir.

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Atatürk'ün söyledigi söz sudur:Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulusuna yardim eden herkes Türk'tür.Bu herkes Türk'tür sözü, kimligi, Türkiye Cumhuriyeti Vatandasi olanlari kapsayan bir sözdür ve bir ülkenin vatandasi olan herkes o ülkenin adi ile anilir burada etnik köken degil vatandaslik ön plandadir.Insanlarin etnik kökeni degistirilemez,öyle birilerinin iddia ettigi gibi Türk vatandasi olmak asimile olmak degildir bu tamamen bilimden uzak ve art niyet dolu bir yaklasimdir amac Türkiye'nin üniter yapisinin bozulmasidir.Kendilerini burada "BENDE TÜRK'üm "diye lanse edenlerin önce ciddi olmalari gerekiyor.

 

 

saygilarl

Bir Amerikali iki sene önce Amerikali olur iki sene sonra askere gider ve o vatan icin ABD bayragi altinda hayatini feda eder.

 

Burda bu sahsiyet ne kadar tanir ABD yi iki senede, bir insan bir ülkeyi ne kadar tanir göc ettigi ülkeye bu kadar kisa zamanda.

 

Burda ne kadar tanidigi degil yasamak istedigi yasadigi topraklar ugruna feda etmesidir..kendisini..

 

Yillardir yasadigi yer itibariyle yasadigi topraklari tanimazliktan gelen insanlarin siyasal takintilari vardir bu takintilarini Irkcilik düzeyini cikaracak kadar takintili olabiliyorlar..

 

Bu asilacaktir Sayin politika bizim ülkemizin ne ABD ne AB onlardan hic bir eksigi yoktur Irkcilik konusunda onlara ders verecek kadar..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Amerika tarafindan uydurulan yalanlara nasil kanildigini ve ülkeyi yönetenlerin bu yalanla nasil 1950 yilindan beri hala Komünizm üzerinden nemalanan siyasetciler tarafindan yönetildigini gördük.Bunu simdilik,AKP ic konjuktüre yönelik olarak degistirip,Milli Degerlerden bahsedenleri tehlike göstermeye ve bu siyasetle AB/D'nin gözüne girmeye calisti.Siyasetinde ne oldugunu son 8 yilda fazlasiyla yasadik.

 

Dün bu milleti Komünizmle korkutanlar simdide Ulusalcilikla korkutuyorlar. Dün Komünizm,ABD emperyalizminin karsisindaki tehlikeydi, simdi ABD-AB emperyalizminin karsisindaki tehlike Ulus devlettir.Ulus devletleri yikmak kolay degildir. Mustafa Kemal devrimleri ile pekismis olan bu ulus devletinide korumakta asla tereddüt etmeyecekti. Silah icad oldu mertlik bozuldu atasözünden cikarak, yillardir yapilan yikici psikolojik operasyonlarla bu ulusun hassasiyetleri öldürüldü. Bayragim diyen fasist, ulusum diyene irkci denmeye baslandi. Bir takim fonlarin ve cemaatlerin satin aldigi gazeteci isimler bu psikolojik savasa katilarak destek verdi hala da vermekteler. Onlara karsi olanlar ise iktidari olusturan cemaatlerin ahlak disi senaryolari ile tutuklandilar.

 

Türkiye'nin etnik haritasi üzerinde manipülasyonlar yapilarak isgalcilerin, Sevr döneminde BM'ye havale etmis olduklari maddelerin tekrar gündeme getirilmesi icindir. Kürtcülerin toplantilarinda, seminerlerinde adini hep öne cikardiklari konu, Güneydogu Anadolu bölgesi üzerine, isgal gücleri tarafindan Sevr'e konulmus olan Kürdistan maddesidir.

 

Ülkemizi yönetenlerin Sevr yanlisi olmalari ise bize, Atatürk'ün,GAFLET DALALET VE HIYANET sözlerini hatirlatiyor.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Ama kanmışsınız işte efendim :Hele ki, çok değil 10 sene sonra, bırakın Varşova Paktını, kendi birliğinin dağılmasına bile mani olamadığını bilmenize rağmen, öyle bir pozisyon yaratabildiğine inanmak !

Afganistan'da pozisyon yaratabildi ama, Macaristan'da, Çekoslavakya ve Polonya'da yarattığı, hatta Finlandiya'da yaratmaya kalkıştığı gibi. Bana masal anlatmayacaksınız, masala karnım tok! Emperyalistin her türünü iyi tanırım, batısını da doğusunu da...

 

ABD on yalan üretmişse Sovyetler bin yalan üretmiştir. Ben on yalana kanmadım ama siz binine kanmış görünüyorsunuz!

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Şu ırkçılık konusu üzerinde de durmak isterim. Türkiye'de bir insan Türk gibi, yani TC vatandaşı gibi davranır. Etnik kökeni örneğin Ermeni ise de TC vatandaşı olarak, yani Türk olarak davranır. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Ermenistan vatandaşı bir Türk kökenli varsa o da bir Ermeni olarak davranır. Yunanistan vatandaşı Türk kökenli, Türk ırkçılığı yapıp Yunanistan'ın altını içerden oyma hakkını kendinde göremez. Ermenistan veya Yunanistan anayasasına bağlıdır, o sözleşme ile Ermeni veya Yunan toplumunda yaşamaya sözleşmiştir. Aksi halde iltica eder Türkiye'ye.

 

Dolayısıyla bir insan Türkiye'de örneğin Ermeni çıkarları uğruna ülkesinin içini kemiriyor, Ermeni menfaatlerini ülkesi aleyhine kovalıyorsa, onun Ermeni kökenli olduğunu vurgulamak, ırkçılık olsun için yapılan bir vurgu değildir. Tam tersine o kişiyi ırkçılık yapmakla suçlamak anlamı taşır. Yani sözleşmesi altında yaşadığı ülke çıkarlarını değil, ırken bağlı olduğu ülkenin çıkarlarını kovalıyor, yani ırkçılık yapıyor. Halbuki ırkçılık yapmaması, ırkını dikkate almadan sözleşmesi altında yaşadığı ülkenin çıkarlarını savunması gerekiyordu.

 

Yok illa (yine örneğin) Ermenistan'ın çıkarlarını kollamak istiyorsa, gitsin Ermenistan'a, orada yasal, normal, etik tarzda ülkesi adına çalışsın, burada değil, orada Ermeniliğini göstersin demektir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

türkiye,ingiltere almanya vs.vs. neden ırk isimleridir devletin ırkı olur şayet devletin ırkı yoksa neden ırk ismi veriliyor ve sadece bir ırka öncvelik verilerek devletin adı o ırkın ismi oluyor.arkadaşlar devlet adil ve tarafsız olamlıdır,adaletin gereği tarafsızlığını açık bir şekilde göstermelidir ama siz devletin adını ırk ismi olarak verirseniz tarafsızlığınızdan şüphe duyulur devletin ırkı yoksa devletin adından tut hiç bir şeyinde ırk olmamalıdır ama derin dünya devleti dünyayı ırkçılığın olmadığı herkesin insan olduğu bir çatı altına toplayacağına dünyayı ırkçı devletlere bölmüştür ben bunun nedenini çözemedim görüşü olan varsa buyursun.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Afganistan'da pozisyon yaratabildi ama, Macaristan'da, Çekoslavakya ve Polonya'da yarattığı, hatta Finlandiya'da yaratmaya kalkıştığı gibi. Bana masal anlatmayacaksınız, masala karnım tok! Emperyalistin her türünü iyi tanırım, batısını da doğusunu da...

 

ABD on yalan üretmişse Sovyetler bin yalan üretmiştir. Ben on yalana kanmadım ama siz binine kanmış görünüyorsunuz!

 

Fakat beyefendi, bu şekilde yalnızca mantık yürütmeyle, zanla olaylar analiz edilmez ki, yapmayın efendim, olur mu öyle şey ?

Sizin mantığınız şuna benziyor mesela :

 

'' TSK'nın geçmişte darbe yapmış olması bugün de yapacağının bir kanıtıdır '' Oysa, eğer elinizde bunu destekleyecek sağlam delilller yoksa bu söylediğiniz dediğiniz gibi tam bir masal olur.

 

Bir ülkenin emperyalist olması, geçmişte ülkeler işgal etmiş olması onu ancak olağan bir şüpheli yapar ancak tartıştığımız olay gibi bir konuda hakkında aleyhine halen bir delil bulunamamışsa bunun adına, evet, masal anlatmak denir efendim. Üzerinden 30 sene geçmiş bir olay hakkında yapılan yüzlerce araştırma, üstelik Sovyetler dağıldıktan sonra tüm gizli arşivleri ortaya serildikten sonra bile böyle bir ilintinin olmadığını çok net olarak ortaya koymuş, tam aksine olayın bir NATO tezgahı olduğunu kanıtlamışken, 40 sene öncesine ait bir yalana inanıp hala savunabilmek, masallara yatkın bir zihine de sahip olmayı gerektirir. Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kelime oyunlari ile bu tartisma uzayacaksa ben cekilirim bu tartismadan,yazilanlari iyice irdelemeden söyle denirse böyle denirse tarzi akil verircesine bir yaklasim ciddiyetini kaybeder,Kim yazmis örnegin "Bizi Cerkezler,Arnavutlar,Kürtler,Ermeniler yönetiyor diye"önce bunu bize verin ki ona göre bir argüman yürütülsün.Ben yazimda Osmanli'nin bir gercegini dile getirdim eger tarihle ilgili benim iddialarimi cürütecek bir teziniz varsa buyurun dinliyorum.Isterseniz size Osmanli'da ki tüm pasalarin etnik kimlilerinide verebilirim.Ama saniyorumki konumuz bu degil.

 

Asil konuyu tartismayip bunu farkli alanlara cekmek konuyu sulandirmaktir.Burada yapilan irkcilik degil,etnik harita üzerinde acilmis olan bir basligi tartismaktir.

 

Rica ederim efendim. Yazdıklarım akıl vermek değildir asla, kendi fikrimi ifade etmektir nacizane.

 

Şimdi istedğiniz gibi o cümleyi vereyim ve buyrun bakalım nerede kelime oyunu varmış :

 

Hangi etnik gruptan olursa olsun bu ülkenin vatandaşı olan iyi niyetli insanları tenzih ederek söylüyorum bugüne kadar Türkiye'yi niçin Türklerin yönetmediği,neden bizi yönetenlerin hep Gürcü,Ermeni,Arap,Kürt,Arnavut...olduğu düşünülürse ülkemizin bugünkü durumunu anlamak hiç de zor olmaz.Büyük Atatürk boşuna söylememiş:"Başınıza getireceğiniz insanların kanındaki cevheri iyi araştırın." diye.

 

ırkı türk olsunda çamurdan olsun yaklaşımı çok açık efendim yapmayın etnik türk olmayanların iyi niyetlileri ve kötü niyetlleri var ama etnik türk olanlar için bu ayrım yok etnik türk olmayanların kötü niyetli olanları ülkeyi yönettiyse yada yönetiyorlarsa buradan çıkan sonuç kötü niyetli etnik türk yokturdur efendim

 

Türkiye'yi kimlerin yönettigine gelince;Tarihlerin yazdigi gercekleri gözardi ederek sonuca varamayiz.Gercek su ki;Osmanli'da Türklerin hicbir fonksiyonu olmamistir devlet yönetiminde.Cünkü Türkler sadece padisahlarin savas zevklerinin giderilmesinde kullanilan askerleri olusturuyordu.Yeniceriler Türk degildi onlar para ile adam öldürenlerdi.Türkler ise karavana yiyerek savasiyorlardi.Osmanli'da söz sahibi olmak icin;ya arnavut,ya sirp,ya cerkez,ya ermeni ya Kürt olmak gerekiyordu.Simdi bunlari söylemenin irkcilikla nasil bie iliskisi var onu cözemiyorum.Türkiye'yi TÜRKLER DEGIL BASKALARI YÖNETIYORDU demek neden irkcilik olsun.HITLER Avusturyaliydi derken irkcilikmi yapilmis oluyor,Avusturyalilara hakaretmi ediliyor.Hayir.Türkiye'yi cerkezler yönetiyordu derken de Cerkezlere hakaret edilmiyor.

 

" Emperyalizmle isbirligi yapan Türk olmayanlar yönetiyor"sözünü neden kelime anlamiyla degerlendirmek gerekiyor bunu anlamakta zorlaniyorum.Bence ülkenisin cikarlarini,emperyalizme peskes cekenin etnik kökeni degildir önemli olan.Bir insana "kansiz" dendiginde,bundan o insanin kaninin olmadigimi anlasilmalidir yoksa baska bir anlamimi iceriyor bu söz?Kelimelerin mecazi manalari vardir.Emperyalistlerle isbirligi yapan TÜRK OLMAYANLAR sözcügü etnik anlamda degil mecazi bir anlamda söylenmis bir sözdür.Kaldiki eger gercekten etnik anlamda degerlendirmek gerekiyorsa EVET BASBAKAN GÜRCÜDÜR.Cumhurbaskani Arap asillidir.Özal'da Kürt asilliydi.Simdi yani buyurun cenaze namazinami dememiz lazim.

 

Efendim, bir insanın etnik kökenine bakarak onu potansiyel hain, potansiyel suçlu, potansiyel işbirlikçi olarak görmenin adına tüm dünyada ırkçılık denir. Bir insan, ırkı, etnik kökeni buna müsait olduğu için değil, kendi düşünce yapısı, yetiştiği çevre yüzünden ocu veya bucu olur.

 

Şöyle derseniz anlarım; ırkı Türk olmayan bir Türk vatandaşı, kendi ırkçı veya ümmetçi düşünceleri yüzünden ulusal kimliği benimsemediğinden, doğal olarak ulusal kimliğe ve ulus devlete düşman olabilir.

 

Fakat, bizi yönetenler hep Gürcü, Ermeni, Arap, Kürt, Arnavut'tu o yüzden bu haldeyiz denirse, buna ırkçılık denir. Bu kadar kesin ve nettir. Çünkü, Özal da, Erdoğan da, Gül de temelde ırkçı oldukları, etnik kimliklerini ön plana çıkardıkları için değil, ÜMMETÇİ oldukları için ulusal kimliği benimsemiyor görüntüsü vermişlerdir.

 

Kelime oyunlari ile bu tartisma uzayacaksa ben cekilirim bu tartismadan,yazilanlari iyice irdelemeden söyle denirse böyle denirse tarzi akil verircesine bir yaklasim ciddiyetini kaybeder,Kim yazmis örnegin "Bizi Cerkezler,Arnavutlar,Kürtler,Ermeniler yönetiyor diye"önce bunu bize verin ki ona göre bir argüman yürütülsün.Ben yazimda Osmanli'nin bir gercegini dile getirdim eger tarihle ilgili benim iddialarimi cürütecek bir teziniz varsa buyurun dinliyorum.Isterseniz size Osmanli'da ki tüm pasalarin etnik kimlilerinide verebilirim.Ama saniyorumki konumuz bu degil.

 

Asil konuyu tartismayip bunu farkli alanlara cekmek konuyu sulandirmaktir.Burada yapilan irkcilik degil,etnik harita üzerinde acilmis olan bir basligi tartismaktir.

 

İşte memleketimizde bazı milliyetçi-ulusalcı aydınların yaptıkları hata budur efendim. Kendisini Türk milletinden saymayan bazı etnik olarak Türk olmayanlar var diye, yani onların bu ırkçı yaklaşımı karşısında aynı biçimde karşılık vermek. Ulusal kimlikte ısrar yerine meseleyi etnik zeminde ele alıp, etnik kimlikleri potansiyel düşman görmek.

 

Asıl konu bu tuzağa düşmektir.

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

devlet adil olmanın gereği olarak herkesi insan olarak görmeli ırkçı yaklaşımlardan uzak durmalıdır işte bu yüzden devletin adı ırk ismi olamaz olursa ozaman o ırka ayrıcalık yapmış olur ve tarafsız ve adil davranmamış olur,devletin ırkçı olmadığını göstermek için devletin adı ırk ismi olmamalıdır ve hiç bir ırka ayrıcalık yapılmamalıdır herkesi insan olarak görmelidir ama develetin adı ingiltere,fansa,japonya,italya,türkiye gibi isimler verilirse bu ırkçılığa girer bu o develetlerin ırçı olduklarını gösterir ve sadece o ırkların hakkını gözettikleri anlamına gelir oysaki adalet ve insanlık tüm insanlığın hakkını gözetmek demektir ama böylesi parçalanmış devletlere bölünmüş dünya sadece kendi milletini düşünür buda doğru değildir ama her nedense derin dünya develeti dünyayı birleştireceğine ırkçı devletlere ayırmıştır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Rica ederim efendim. Yazdıklarım akıl vermek değildir asla, kendi fikrimi ifade etmektir nacizane.

.

.

.

Saygılar sunarım.

 

Olay,Kendini Türk milletinden saymayan bazi etnik olarak Türk olmayanlarin varligi degildir.Bu forumda hickimse etnik köken olarak Türk olmayanlara karsi incitici bir yaklasimda bulunmamis israrla Türkiye Cumhuriyeti Vatandasi olanlarin siyasi olarak Türk etnik olarak Türk olmadiklari söylenmistir.Yani etnik olarak Türk olmayanlarin irkci yaklasimlarina karsi kimse irkci bir yaklasimda bulunmamistir.Sadece onlardan vatandas olarak vatandaslik görevini yerine getirmelerinin dogru olacagi söylenmistir.

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe
Sizin mantığınız

Kusura bakmayın, ben bu anlattığınız mantıktan ne bir şey anladım, ne anlamanın bir yolunu görebiliyorum. Sovyetler kurulmasından kısa bir süre sonra işgallere girişmiş ve işgal ettiği ülkelerde son derece katı bir baskı ve zulüm düzeni kurmuş, baş kaldırmak isteyenleri en zalim ve acımasız şekillerde ezerek kan kusturmuş, yıkılıp yok oluncaya kadar da işgal politikalarını bir an vazgeçmeden sürdürmüştür. Şimdi artık olmadığı için "geçmişte işgalciydi, şimdi de işgalcidir" diyebilmemizin bir yolu zaten yoktur. Yok yani, olmayan şey işgal veya başka bir iş yapabilir mi?

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Ben Türkiye'de Türkçülük yapan bir tek Nihal Atsız ve ona bağlı grubu biliyorum. Başka da ırkçı MHP dahil yoktur. Benim MHP ile başım hiç hoş değildir, o yüzden savunmaya filan kalktığım sanılmasın. Ama ırkçı filan değildir. Olsa şimdiki durumundan iyi olurdu, hiç olmazsa ne olduğunu kolayca tanımlardık. Türkiye'de ırkçılık diye bir tehdit hiç denecek kadar yoktur. Böyle bir risk söz konusu bile değildir. Türkiye'de iki ana tehdit vardır, etnik bölücülük ve dincilik.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Her ülkede oldugu gibi muhakkakki Türkiye'dede irkci düsünenler vardir.Buna zaten yok demek gercekci olmaz.Ne varki eger bircok ülke ile karsilastirildiginda Türkiye bu tarz akimlarin yok denecek kadar az oldugu bir ülkedir bundanda gurur duyariz.

 

Türkiye'de bazi olaylari irkcilik penceresinden görnme aliskanligi belirli cevrelerde siyaset olarak kendini gösterir.Bu cevreler:Dinci,bölücü ve asiri sol kesimdir.Ülkemizde evet bazi olaylar olmustur,örnegin Kahraman Maras olayi,Sivas Madimak olayi gibi olaylar.Bunlar irkci degil tamamen mezhepci yani dinci yaklasimlarin ürünüdür.Kahraman Maras'ta yasanan vahim katliamin sorumlulari,Alevi yurttaslarimizi irk gözeterek degil mezhep gözeterek katletmislerdir.Alevilik irk olmadigi icin bu saldiriyi IRKCI bir saldiri olarak göstermek yanlistir.Madimak olayida aynen böyledir:Irkci degil dinci bir saldiri sonucu yine 37 Alevi aydinimiz yakilmistir.

 

Alevilik denince Türklük akla gelmelidir.Cünkü Anadolu Aleviler ile Türklesmistir.Eger gercekten bu yasanan katliamlari degerlendirmek gerekirse,bu iki katliamdada Türk irkina yapilmis bir saldiri oldugu konusunda birlesmemiz gerekir.

 

Bu saldirilari yapanlardan dinci kimligi tasiyanlar bugüne kadar pismanlik duymamis ve her platpormda yaptiklari katliami bir gurur konusu yapmislardir.Yani bugün bile ayni katliami yapmaktan geri kalmayacaklarini her firsatta belirtmislerdir.Cezaevinden tahliye edilen Hizbullahcilarin "ISLAMDA PISMANLIK YOKTUR"demeleri buna bir örnektir.Bu katliamlari yapanlarin siyasi kimlige sahip olanlari ise artik o günlerin geride kalmis oldugunu,böyle olaylarin artik mümkün olamiyacagini üzerine basa basa vurgulamaktadirlar ve bu da eger düsünülürse özelestiri anlamini icerir.

 

12 Eylül anayasasi ile önleri acilan 28 Subat ile iktidar koltuguna kavusan bugünkü iktidarin, Türk vatandasi olan Türk etnik kökenli olmayan yurttaslar icin gerekli düzenlemeleri yapmamasi nedeniyle bu vatandaslarimiz bazi alanlarda aktif görev alamiyorlar.Devletin tüm kadrolarini dincilerle dolduran AKP iktidari sünniligin tüm diger mezheplere egemen olmasi icin calismakta,M.Sevket Eygi gibi Osmanlicilarda sünnilik yok edilmeye calisiliyor diyerek Alevi düsmanligi yapiyor.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kusura bakmayın, ben bu anlattığınız mantıktan ne bir şey anladım, ne anlamanın bir yolunu görebiliyorum. Sovyetler kurulmasından kısa bir süre sonra işgallere girişmiş ve işgal ettiği ülkelerde son derece katı bir baskı ve zulüm düzeni kurmuş, baş kaldırmak isteyenleri en zalim ve acımasız şekillerde ezerek kan kusturmuş, yıkılıp yok oluncaya kadar da işgal politikalarını bir an vazgeçmeden sürdürmüştür. Şimdi artık olmadığı için "geçmişte işgalciydi, şimdi de işgalcidir" diyebilmemizin bir yolu zaten yoktur. Yok yani, olmayan şey işgal veya başka bir iş yapabilir mi?

 

Efendim kusura bakmayın ama ben de sizin anlattığımı anlamamanızdan bir şey anlamadım. Mesele bugün SSCB olmaması ise, evvelki yazıma bir ilave yapalım o zaman, yazdığımın mantığı yine de değişmez :

 

 

Fakat beyefendi, bu şekilde yalnızca mantık yürütmeyle, zanla olaylar analiz edilmez ki, yapmayın efendim, olur mu öyle şey ?

 

Sizin mantığınız şuna benziyor mesela :

 

'' TSK'nın geçmişte darbe yapmış olması bugün de yapacağının bir kanıtıdır ''

 

Oysa, eğer elinizde bunu destekleyecek sağlam delilller yoksa bu söylediğiniz dediğiniz gibi '' tam bir masal '' olur.

 

'' SSCB'nın geçmişte işgaller yapmış olması 70-80'lerde Türkiye'yi de işgal edeceğinin bir kanıtıdır ''

 

Oysa, eğer elinizde bunu destekleyecek sağlam delilller yoksa bu söylediğiniz dediğiniz gibi '' tam bir masal '' olur.

 

 

Bir ülkenin emperyalist olması, geçmişte ülkeler işgal etmiş olması onu ancak olağan bir şüpheli yapar ancak tartıştığımız olay gibi bir konuda hakkında aleyhine halen bir delil bulunamamışsa bunun adına, evet, '' masal anlatmak '' denir efendim.

 

Üzerinden 30 sene geçmiş bir olay hakkında yapılan yüzlerce araştırma, üstelik Sovyetler dağıldıktan sonra tüm gizli arşivleri ortaya serildikten sonra bile böyle bir ilintinin olmadığını çok net olarak ortaya koymuş, tam aksine olayın bir NATO tezgahı olduğunu kanıtlamışken, 40 sene öncesine ait bir yalana inanıp hala savunabilmek, masallara yatkın bir zihine de sahip olmayı gerektirir.

 

Not : '' SSCB son derece katı bir baskı ve zulüm düzeni kurmuş, baş kaldırmak isteyenleri en zalim ve acımasız şekillerde ezerek kan kusturmuş olduğu '' söylemi de CIA tarafından üretilip yayılmış bir yalandır. KGB'nin arşivleri de dahil SSCB arşivleri tamamen açılmış, Stalin dönemi dahil mahkum sayıları, mahkeme kararları yayınlanmıştır.

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bu forumda hickimse etnik köken olarak Türk olmayanlara karsi incitici bir yaklasimda bulunmamis israrla Türkiye Cumhuriyeti Vatandasi olanlarin siyasi olarak Türk etnik olarak Türk olmadiklari söylenmistir.

 

Hangi etnik gruptan olursa olsun bu ülkenin vatandaşı olan iyi niyetli insanları tenzih ederek söylüyorum bugüne kadar Türkiye'yi niçin Türklerin yönetmediği,neden bizi yönetenlerin hep Gürcü,Ermeni,Arap,Kürt,Arnavut...olduğu düşünülürse ülkemizin bugünkü durumunu anlamak hiç de zor olmaz.Büyük Atatürk boşuna söylememiş:"Başınıza getireceğiniz insanların kanındaki cevheri iyi araştırın." diye.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Dolayısıyla bir insan Türkiye'de örneğin Ermeni çıkarları uğruna ülkesinin içini kemiriyor, Ermeni menfaatlerini ülkesi aleyhine kovalıyorsa, onun Ermeni kökenli olduğunu vurgulamak, ırkçılık olsun için yapılan bir vurgu değildir. Tam tersine o kişiyi ırkçılık yapmakla suçlamak anlamı taşır. Yani sözleşmesi altında yaşadığı ülke çıkarlarını değil, ırken bağlı olduğu ülkenin çıkarlarını kovalıyor, yani ırkçılık yapıyor. Halbuki ırkçılık yapmaması, ırkını dikkate almadan sözleşmesi altında yaşadığı ülkenin çıkarlarını savunması gerekiyordu.

 

Yok illa (yine örneğin) Ermenistan'ın çıkarlarını kollamak istiyorsa, gitsin Ermenistan'a, orada yasal, normal, etik tarzda ülkesi adına çalışsın, burada değil, orada Ermeniliğini göstersin demektir.

 

Hangi etnik gruptan olursa olsun bu ülkenin vatandaşı olan iyi niyetli insanları tenzih ederek söylüyorum bugüne kadar Türkiye'yi niçin Türklerin yönetmediği,neden bizi yönetenlerin hep Gürcü,Ermeni,Arap,Kürt,Arnavut...olduğu düşünülürse ülkemizin bugünkü durumunu anlamak hiç de zor olmaz.Büyük Atatürk boşuna söylememiş:"Başınıza getireceğiniz insanların kanındaki cevheri iyi araştırın." diye.

 

Şimdi efendim, hem sayın Politika'ın hem de sayın demirefe'nin yaptığı tanımları doğru buluyorum ve zaten aynı ilkelerde birleşiyoruz.

 

Fakat, bu yukarıdaki yazıda bahsedildiği gibi '' bizi yönetenlerden '' mesela Arnavut kökenli olduğu bilinen Kenan Evren'i bir ele alalım :

 

Kenan Evren, Türkiye'de örneğin Arnavut çıkarları uğruna ülkesinin içini mi kemirmiştir, Arnavut menfaatlerini ülkesi aleyhine mi kovalamıştır ? Ya da başka bir ülkenin mi ?

 

Onun için, onun Arnavut kökenli olduğunu ülkenin bugünkü kötü durumunun sebebi olarak vurgulamak, ırkçılık olmaz mı ?

 

Hiç Türk kökenli birisi ülkesinin içini kemirmemiştir, başka ülkelerin menfaatlerini kendi ülkesi aleyhine kovalamamıştır diyebilir miyiz ? Buna hakkımız var mı ?

 

Bir de şu var; biz birisini beğenmiyoruz diye herkes de bizim gibi beğenmemek zorunda da değildir.

 

Ama beğenmediğimiz insanların etnik kökenini vurgulamak da yanlıştır.

 

Bana kalsa şöyle ifade etmek daha doğru olurdu :

 

'' Bugüne kadar Türkiye'yi niçin Türklerin yönetmediği,neden bizi yönetenlerin hep '' Amerikalı '' olduğu düşünülürse ülkemizin bugünkü durumunu anlamak hiç de zor olmaz.''

 

Ki böyle bir genelleme de yanlıştır. Bizi yönetenler arasında ''Amerikalı'' olmayanlar da vardır.

 

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Tartışmaya katkı sunmak açısından.....(20-ocak-1923)

“Ahmed Emin Bey - Kürt sorununa temas buyurmuştunuz. Kürtlük sorunu nedir? Bir iç sorun olarak temas buyurursanız çok iyi olur.

 

Mustafa Kemal - Kürt sorunu bizim yani Türklerin çıkarına olarak da kesinlikle söz konusu olamaz. Çünkü bildiğiniz gibi bizim milli sınırımız içinde var olan Kürt unsurlar o şekilde yerleşmişlerdir ki pek az yerlerde yoğundur. Fakat yoğunluklarını kaybede kaybede ve Türk unsurunun içine gire gire öyle bir sınır doğmuştur ki, Kürtlük adına bir sınır çizmek istersek türlüğü ve Türkiye’yi mahvetmek gerekir. Sözgelimi, Erzurum’a kadar giden Erzincan’a, Sivas’a kadar giden Harput’a kadar giden bir sınır aramak gerekir. Ve hatta Konya çöllerindeki Kürt aşiretlerini de gözden uzak tutmamak gerekir. Dolayısıyla başlı başına bir Kürtlük düşünmektense, bizim Teşkilat-ı Esasiye Kanunu gereğince zaten bir tür yerel özerklikle oluşacaktır. O halde hangi livanın halkı Kürt ise, o­nlar kendi kendilerini özerk olarak idare edeceklerdir. Bundan başka Türkiye’nin halkı söz konusu olurken o­nları da beraber ifade etmek gerekir. İfade olunmadıkları zaman bundan kendilerine ait sorun yaratmaları daima mümkündür. Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem Kürtlerin hem de Türklerin yetki sahibi vekillerinden oluşmuştur ve bu iki unsur, bütün çıkarlarını ve kaderlerini birleştirmişlerdir. Yani o­nlar bilirler ki, bu ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olmaz.”

Ayrıca....

12 Aralık 1922 tarihli Lozan oturumda, İsmet İnönü "Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Türklerin olduğu kadar Kürtlerin de hükümetidir. Çünkü Kürtlerin gerçek ve meşru temsilcileri Millet Meclisi´ne girmiştir. Türklerin temsilcileriyle aynı ölçüde ülkenin hükümetine ve yönetimine katılmaktadırlar. Kürt halkı ve meşru temsilcileri, Musul Vilayeti’nde oturan kardeşlerinin anayurttan ayrılmasına razı değillerdir"

Irkçılık mı demiştiniz..?

Zilan Deresi cesetlerle dolunca İsmet Paşa noktayı koydu: “Bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur” (Milliyet, 31 Ağustos 1930)

Irkçılık mıdemiştiniz.??

Ödemiş'te bir konuşma yapan Adalet Bakanı Mahmut Esat (Bozkurt) ise lafı gevelemeyecekti: “Biz Türkiye denen dünyanın en hür ülkesinde yaşıyoruz. Mebusunuz inançlarından samimiyetle bahsetmek için buradan daha müsait bir ortam bulamazdı. Onun için hislerimi saklamayacağım. Türk bu ülkenin yegâne efendisi, yegâne sahibidir. *********. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler!” (Milliyet, 19 Eylül 1930

 

saygılar...

 

Efendim, internette bolca bulunan bu bilgileri tarihi konjonktürü içerisinde değerlendirmek gerekir.

 

İlk olarak, Atatürk, Kürtlerin emperyalistlerin oyununa getirilmeye çalışıldığını görerek, onların Türkiye'den kopmasını önlemek için, yeni kurulan ülkede doğal olarak Kürtlerin de yönetimde söz sahibi olacaklarını belirtme gereği duymuştur. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu gereğince zaten şimdiki İl Özel İdareleri gibi bir yapının mümkün olacağını söylemiştir. Fakat, 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra böyle bir idare tarzının bu tür isyanların önceden haber alınıp bastırılması için uygun olmadığını görmüş ve vazgeçmiştir.

 

İnönü de, Lozan da, Musul ve Kerkük için İngilizlerle yaptığı pazarlıklarda Kürt'lerin Türkiye'ye olan bağlılığını vurgulamış hatta Musul ve Kerkük'te Wilson İlkeleri uyarınca Plebisit ( referandum ) önermiştir. Ancak İngiliz hükümeti temsilcileri buna yanaşmamıştır.

 

Türkiye ekonomisine ağır darbe vuran Ağrı isyanlarından sonra söylediği sözler ise, emperyalistlerce kullanılan etnik Kürt milliyetçiliğini önlemek ve kontrol altına almak için uygulayacağı tedbirler arasında olan ülkedeki herkesi evvela tek bir ulus haline getirmeye yönelik olağanüstü döneme ait söylemlerdir. Ve hatırlamak gerekir ki İnönü de Kürt kökenlidir.

 

Unutmayalım ki, o yıllarda hiç bir ülkede antlaşmalar dışında azınlıkta kalanların etnik hakları yoktu Avrupası, Amerikası dahil. Monarşiyi yıkıp Cumhuriyeti kuranların doğal olarak tasfiye etmek istediği monarşik döneme ait feodal unsurlara azınlık hakları vermek, vatandaş kavramını yerleştirmeye çalışan devrimin amaç ve ilkelerine asla uymazdı.

 

Atatürk'ün bahsettiği Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun hazırlayıcıları arasında olan Mahmut Esat Bozkurt'un, yukarıda bahsi geçen konuşmadaki ırkçı düşünceleri, Adalet bakanlığından ayrıldıktan 3 sene sonra sivil vatandaş sıfatıyla ifade ettiği kendi özel düşünceleridir. Onun sözlerinin Turkiye Cumhuriyetini bağladığını düşünmek abesle iştigaldir. Hatta İnönü tarafından görevden alınmasında onun bu fikirlerinin bilinmesinin de payı vardır.

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

türkiye,ingiltere almanya vs.vs. neden ırk isimleridir devletin ırkı olur şayet devletin ırkı yoksa neden ırk ismi veriliyor ve sadece bir ırka öncvelik verilerek devletin adı o ırkın ismi oluyor.arkadaşlar devlet adil ve tarafsız olamlıdır,adaletin gereği tarafsızlığını açık bir şekilde göstermelidir ama siz devletin adını ırk ismi olarak verirseniz tarafsızlığınızdan şüphe duyulur devletin ırkı yoksa devletin adından tut hiç bir şeyinde ırk olmamalıdır ama derin dünya devleti dünyayı ırkçılığın olmadığı herkesin insan olduğu bir çatı altına toplayacağına dünyayı ırkçı devletlere bölmüştür ben bunun nedenini çözemedim görüşü olan varsa buyursun.

 

Efendim derin dünya devleti olmaz, gizli dünya örgütü olur o ve öyle bir şey yoktur. olsa bile dünya birleşik miydi ki gizli dünya örgütü bölmüş olsun. dünya ne zaman birleşmiş ki ?

 

bir çok milletin olduğu yerde o devlete '' konfederasyon '' denir. ismi de herhangi bir milletin ismi olmaz. SSBC gibi. ama bir çok ırkın bulunduğu yerde devletin ismi ırk ismi olabilir. eğer o ırk herkesin geninde biraz var ise yani dağılmışsa problem teşkil etmez. millet vatandaşlık bağı demektir. ırk ile aynı şey değildir.

 

devletin ismi insan devleti olsa bu diğer insan isimli devletlerle karışır karıştırılır. insan1, insan2, insan3... devletleri diye ayırsak bu sefer niye birinci ben değilim diye itiraz edecekler kavga çıkacak. en iyisi demişler ki burada en az mesela 500 yıl yaşayan ırk hangisi ise onun ismini verelim. zaten 500 senede o ırk dağılmıştır hepimizde biraz vardır o ırktan, onun için devletin ismi o ırkın ismi olsun demişler.

 

Saygılar sunarım.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Şimdi efendim, hem sayın Politika'ın hem de sayın demirefe'nin yaptığı tanımları doğru buluyorum ve zaten aynı ilkelerde birleşiyoruz.

.

.

.

Saygılar sunarım.

Her defasinda örnegini verdiginiz o paragraf amacini asmis bazi ifadelerle dolu olabilir.Ayni arkadas yazinin bir önceki cümlesinde;iyi niyetli etnik kökenli vatandaslarimizi tenzih ediyorum diyerek irkci bir yaklasim icinde olmadigini zaten belirtmistir.

Ülkemizi özellikle Osmanli Devleti'ni yönetenlerin,kendilerine görev verilenlerin cogunun ayri irklardan oldugu gercegi vardir.Bunu inkar edemeyiz.Ve bu ayri irklardan olanlarin,Osmanli tebaasinin bazi kesimlerine karsi dogru kararlar vermedikleride tarih sahifelerinde yerini almistir.

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ülkenin güvenligi,bagimsizligi gibi sorunlarin cok hassas olmasi ve ülkemizdeki malum bir kesimin Ingiliz oyunlari ile farkli amaclar pesinde olduklarinin artik sir olmadigi o dönemlerde devlet olarak alinmis olan tedbirleri irkcilik olarak nitelemek aslinda irkcilik yapmak anlamina gelir.Toplumun bir kesimini baska bir kesimine karsi kin ve nefret söylemleriyle kiskirtmak irkciliktir.Bunu yapanlarin INSAN HAKLARI,DEMOKRASI gibi birtakim gerekcelerin arkasina saklanmalari onlarin irkci yaklasimlarini ortadan kaldirmaz.

Bu son paragraf sizinle ilgili degildir sayin Canrasid.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

SSCB

Ortadan kalkıp gitmiş bu canavar hakkında olumlu hiç bir görüşüm yoktur. Tarihte kara bir leke olan korkunç bir zulüm imparatorluğudur ve layık olduğu yere gitmiştir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Finlandiya, Rus ve Sovyet işgaline karşı kahraman direnişin en onurlu örneğini veren ülkedir. Anlatılır: Bir Fin köylüsüne yüzbinlerce Rus askerinin Finlandiya’ya doğru taarruza geçtiği söylenmiş. Köylü hiç istifini bozmadan ve telaşlanmadan son derece doğal bir ses tonuyla: “O kadar insan nereye gömülecek?” diye sormuş.

 

Finlandiya Çarlık zamanında işgal edilmişti. Bu işgal Finlilerin milli duygularını harekete geçirdi. O zamana kadar bir Fin milleti oluşmamıştı.

 

Bolşevik ihtilali olunca Rus kuvvetleri çekilmek zorunda kaldılar. Yine de tamamen çekilmediler. Ruslar Finlandiya’yı önemsiyorlardı, tamamen bırakmak istemiyorlardı. Büyük ölçüde ovalık olan bu ülkeyi işgal kolay, savunmak zordur çünkü.

 

General Mannerheim Almanların da yardımıyla Ruslara karşı Beyaz Ordu direnişini başlattı ve bir sene içinde Rusları ülkeden kovdu. Ardından 1919 da bağımsız Fin Cumhuriyeti kuruldu.

 

30 Kasım 1939 da Ruslar hür bir cumhuriyete karşı tekrar işgale girişti. Fakat Kızıl Ordu şiddetli bir direnişle karşılaşarak ağır kayıplar verdi. Fin köylüsü doğru söylemişti. Fakat Finliler savaş alanında kazandıklarını görüşme masasında koruyamadılar. Finlandiya’nın bir kısmı Sovyet işgali altına girdi.

 

22 Haziran 1940 ta Almanya Sovyet işgali altında olan Fin bölgelerini işgal etti. Finlandiya zorunlu olarak Almanlarla birlikte savaşa girdi.

 

Almanya savaşı kaybetmesine ve Almanların çekilip yerlerini Sovyet Kızıl Ordunun almasına karşın General Mannerheim yine sahneye çıktı ve Beyaz Ordu’yu yeniden canlandırdı. İşgal altındaki Fin topraklarını kurtardı. Ancak Sovyetler yeniden saldırdı. 100 bin Finli’nin ölümüne ve 50 bininin sakat kalmasına ve 450 milyon dolar maddi zarara yol açan korkunç bir savaş oldu. Yıl 1944.

 

Sonunda Sovyetler bugünkü Finlandiya sınırlarına çekilmeyi kabul ettiler. Finlandiya bugün "Beyaz Zambaklar Ülkesi" adıyla anılmaktadır...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

 

Bizi yönetenler arasında ''Amerikalı'' olmayanlar da vardır.

 

 

Bana göre bu genellenebilir, yaşananlardan anlaşılan sadece kendisinin '' Amerikalı'' olmadığını sananlar var; yani her yol Washington a çıkmış.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.