İçeriğe atla


Fotoğraf

Kadınlarda cinsel uyarı bölgeleri......


Bu başlığa 2 cevap verilmiş

#1 Yayamaz Kayımca

Yayamaz Kayımca

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.584 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Kasım 2008 - 05:11

Kadın cinselliği oldukça karmaşıktır ve bu özelliğiyle erkeklerden belirgin şekilde ayrılır. Kadınlar cinsel ilişkide erkeklere göre çok daha fazla seçicidirler ve bir erkeği yeterince tanımadan onunla cinsel bir beraberliğe "sıcak bakmazlar". Kadınların çoğunun erkeklerden farklı olarak duygusal anlamda "bir şeyler hissetmeksizin" bir erkekle beraber olmaya istekli olmayacakları rahatlıkla söylenebilir.

Ünlü psikanalist Karen Horney eserlerinde insanın doğasının temelde sevgi veya güç arayışı içerisinde olduğunu ve bir insanın davranışlarını yönlendiren en önemli etkenlerden birinin bu arayışını tatmin etmek olduğunu ima etmiştir. Bu görüşe göre insanların bazıları diğerlerinin kendilerini sevmesine önem verirken, diğerleri sevilmekten çok güçlü olmak peşindedirler. Bu görüşün devamında Horney, kadınların yapısal olarak daha çok sevgi odaklı, erkeklerin ise güç odaklı olduğu görüşünü taşıdığını ifade etmiştir. Yani Horney'e göre kadın için bir erkeğin sevgisini kazanmış olmak ön plandayken, bir erkek için ön planda olan kadının onu güçlü görmesidir.

Karen Horney sevgi ve güç arayışının cinselliğe de yönlendiğini, kadının cinselliği daha çok "seviliyor olmanın" bir ifadesi olarak gördüğünü, erkeğin ise cinselliği "güçlü olmanın, kadına sahip olmanın" bir ifadesi olarak görme eğiliminde olduğunu belirtmiştir.

Cinsel Uyaranlar

Uyaran, beynimizin bilinçli bölgesinde bize bir duygu yaşatan ve bizi belli bir davranışa yönlendiren bir mesajdır. Refleks uyaranlar bizi otomatik davranışlara yönlendirirken karmaşık uyaranlar öncelikle bir "his" yaşamamızı sağlar ve daha sonra bizi harekete geçirir.

Beynimiz çok çeşitli uyaranları algılama yeteneğine sahiptir. Tüm uyaranların ortak özelliği duyu organlarımız vasıtasıyla alınması ve bir kimyasal mesaja dönüştürülerek beynimize aktarılmasıdır.

Gözler, kulaklar, burun, tad alma organlarımız ve cildimizle algıladıklarımız yukarıda anlatılan bir şekilde beynimize ulaştırılır ve bir tepkinin doğmasına neden olur. Sevdiğimiz birinin görüntüsü veya sesi bize daha farklı bir duygu yaşatırken, sevmediğimiz birini görmek veya sesini duymak bize yaşattığı olumsuz duyguyla bizi o kişiden ruhsal veya fiziksel olarak uzaklaşma davranışında bulunmaya yönlendirir.

NLP adı verilen ve son zamanlarda giderek yaygınlaşma eğiliminde olan öğretiye göre insanlar duyularında seçici davranmaktadırlar. Bazı insanlar dokunsal, bazıları işitsel, bazıları ise görsel uyaranlardan daha fazla etkilenmekte ve daha çok etkilendikleri uyaran onlarda daha bariz davranış değişikliği oluşturmaktadır.

Bu görüş cinsel uyaranlara aktarıldığında çıkan sonuç şudur:

Bazı insanlar dokunulmaktan, bazıları cinsel içerikli konuşmalardan ve seslerden, bazıları ise cinsel içerikli görüntülerden diğer uyaranlara göre daha fazla etkilenmekte ve kişinin tercih ettiği uyaran onu cinsel açıdan daha fazla uyarmaktadır.

Bir örnek vererek bu teori daha iyi anlaşılabilir hale getirilebilir: Bir erkek, daha önceden beraber olduğu bir kadını yalnızca sözleriyle etkileyebilmeyi başarmış, bir başka kadın ise ona "dokunulmaktan çok hoşlandığını, ancak sözlerin onu fazla etkilemediğini" söylemiştir. Bu iki kadından ilki duysal yönelimli, ikinci kadın ise dokunsal yönelimli bir kadındır.

Genel olarak söylemek gerekirse erkekler daha çok görsel ve işitsel eğilimli, kadınlar ise daha çok dokunsal ve işitsel eğilimlidir. Kadınlar erkeklerden farklı olarak pornografik yayınları seyretmekten fazla zevk almaz, duygusal olarak "bir şeyler hissettikleri" erkeğin ona temas etmesinden hoşlanırlar.

Kadınların Dokunulmaya Duyarlı Bölgeleri

Sinir uçlarının diğer bölgelere göre belirgin bir şekilde yoğun olması nedeniyle kadınların çoğunda genital bölgenin en duyarlı bölgesi klitoristir ve en güçlü orgazmlar bu bölgenin uyarılmasıyla ortaya çıkar.

Her kadının yapısı diğerine göre farklıdır ve kendini iyi tanıyan bir kadın dokunulduğunda kendisini en çok uyaran bölgeyi iyi tanır.

Kadınların çoğunda memeler, meme uçları, dudaklar ve vajina dokunulmaya duyarlı diğer bölgelerdir. Yine boyun bölgesinde bazı noktalar, kulak memeleri, bacakların iç yüzeyleri ve karın cildi çoğu kadın için cinsel açıdan oldukça uyarıcıdır.

Kadınların sıklıkla işitsel yönelimli olmaları nedeniyle eşleri tarafından kulaklarına fısıldanan güzel sözler de kadınları etkiler.

Kadınların dokunulmaya duyarlı bölgelerini belirlemeleri, cinsel ilişkiye hazırlık aşamasının en güzel şekilde yaşanabilmesi ve kadının cinsel ilişkiye mükemmel bir şekilde hazırlanabilmesinin sağlanabilmesi açısından önemlidir. Her duyarlı erkeğin eşinin dokunulmaktan hoşlandığı bölgeleri iyi bilmesi gerekir.

Bazı kadınların dokunulmaya duyarlı bölgeleri o kadar "hassastır" ki, kadın bu bölgeye uygulanan bir uyaranla orgazm olabilir.

G Noktası ( G Spot)

G noktası, Graefenberg adlı bilim adamı tarafından 1944 yılında tarif edilen ve vajina ön duvarının ortalarında yer alan bir bölgedir.

G noktasının varlığı veya orgazmdaki önemi bazı doktorlar tarafından reddedilmekte, bazıları ise G noktasını vajinal orgazm oluşumunun merkezi olarak kabul etmektedir.

Kadının Ejakulasyonu (Boşalması)

Kadında orgazmı sonrasında bazen aynen erkekteki ejakulasyona (boşalmaya) benzer bir sıvı geldiği saptanmış olmakla beraber bu sıvının aslında idrar olduğu ve kadındaki "ejakulasyon" yani "boşalma" olarak tarif edilen olayın muhtemelen orgazm esnasında idrar kaçağı olduğu sonradan anlaşılmıştır.

Gerçekten de hiçbir idrar kaçırma şikayeti olmayan bir kadında güçlü bir orgazm sonrasında istemsiz idrar kaçağı olabilmektedir.

SüReKlİ MuTlUlUk DuRuMu İlAn EdİyOrUM


#2 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 10.800 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Ocak 2009 - 23:32

Kadın cinselliği oldukça karmaşıktır ve bu özelliğiyle erkeklerden belirgin şekilde ayrılır. Kadınlar cinsel ilişkide erkeklere göre çok daha fazla seçicidirler ve bir erkeği yeterince tanımadan onunla cinsel bir beraberliğe "sıcak bakmazlar". Kadınların çoğunun erkeklerden farklı olarak duygusal anlamda "bir şeyler hissetmeksizin" bir erkekle beraber olmaya istekli olmayacakları rahatlıkla söylenebilir.
.
.
.
Kadında orgazmı sonrasında bazen aynen erkekteki ejakulasyona (boşalmaya) benzer bir sıvı geldiği saptanmış olmakla beraber bu sıvının aslında idrar olduğu ve kadındaki "ejakulasyon" yani "boşalma" olarak tarif edilen olayın muhtemelen orgazm esnasında idrar kaçağı olduğu sonradan anlaşılmıştır.

Gerçekten de hiçbir idrar kaçırma şikayeti olmayan bir kadında güçlü bir orgazm sonrasında istemsiz idrar kaçağı olabilmektedir.


G noktasina ulasmak manuel mümkün olmamaktadir,bu nedenle yapay organ gerekiyor.Gnoktasi bilimsel ve tibben ispatlanmistir.

Kadinin bosalmasi olayi ise sizin anlattiginiz tarzda bilimsel bir veri degil.Yani kadindaki sivi bosalma olmasa bile idrar olarak nitelenemez.

saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...



#3 AED

AED

    Deneyimli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPip
  • 887 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Ekim 2009 - 20:39

Konuya bir katkıda bulunayım..
Günümüzde özellikle orgazm sorunları olan kadınlar için
G noktası bir aşıyla genişletilmekte..
Ve bunun sonucu olarak kadında orgazm daha uzun ve güçlü olmakta..
konuya ilişkin bir alıntı ekliyorum : kaynak: veteknoloji.com

G Noktası : Doktor G noktamı genişlet


İngiliz bilim adamları geçtiğimiz yıllarda orgazmı kolaylaştıran bir aşı geliştirdi.

Londra’daki Cinsel Sağlık Merkezi’nde geliştirilen kolajen bazlı aşıya "G Shot" adıyla patent alındı. G noktasının bulunduğu vajina duvarına yapılan aşının kadınların daha kolay ve uzun orgazm olmasını sağladığı ileri sürülüyor.

Alman jinekolog Dr. Ernest Grafenberg, cinsel ilişki sırasında, kadının cinsel organı içindeki bir bölgenin uyarıldığında kabardığını, bu şekilde kadının cinsel ilişkiden aldığı zevkin de arttığını 1950 yılında keşfetti.

Bu keşfini aynı yıl International Journal of Sexology dergisinde yayınladı. Makale tıp dünyasında bir devrim sayıldı. Bugüne kadar hiç değinilmeyen bir konuydu bu. Dr. Ernest Grafenberg ünlü makalesini yayımladıktan 7 yıl sonra öldü. Daha sonra yapılan araştırmalardan bazıları da Graenberg’i haklı çıkarttı. Kadınların birçoğu bu noktadan uyarıldıklarında cinsel ilişkiden daha fazla zevk aldıklarını belirtti.

Gönderilen Fotoğraf



SOYADIN BAŞ HARFİ
Bu erojen bölge, ilk kez 1982 yılında bir bilimsel makalede Dr. Grafenberg’in soyadının baş harfi ile anıldı ve sonra da o bölgeye G noktası denildi. Dr. Grafenberg bu noktanın vajinanın yaklaşık 3-4 santim içinde olduğunu yazmıştı. Ancak bazı doktorlar buna katılmadı ve tam olarak nerede olduğu konusu günümüze kadar hep tartışılır halde kaldı. Süngersi bir his veren 12 santim çapındaki vajinal bölgenin içindeki G noktasının yeri aradan geçen 58 yıldır halen tartışma konusu. Çünkü G noktasının tam yeri kadından kadına farklılık gösterebiliyor.

G noktası Jinekolog Dr. Louis Matlock’un "G shot" adındaki aşı için patent alması ile yeniden gündeme geldi. Doktor, orgazm aşısı da denilen bu müdahaleyle kadınların G noktalarının arka bölümüne aşı yaptı ve kolajen bazlı maddeyi deri altına zerk etti. Bu nedenle de G noktasının alanı büyüdü, çıkıntı yaparak vajinanın daralmasına yol açtı. Bu da cinsel ilişkide hazzı artırdı. Aşı deneyleri sırasında kadınların yüzde 85’i uygulamayı "inanılmaz" olarak değerlendirdi. Özellikle de cinsel hayatı mutsuz olan kadınlar bu aşıya ilgi gösterdi. İlk uygulamalar İngiltere yapıldı ama aşıyı ABD’li kadınlar popülerleştirdi.

10 dakikada yapılıyor etkisi 6 ay
G Shot aşısı Türkiye’de yayılmaya başladı. Bu aşıyı uygulayan doktorlardan olan Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Op. Dr. Cevher Önay aşı için "G noktasını büyüterek kadınların daha kolay orgazma ulaşmasını, daha çok ve uzun orgazm olmasını sağlıyor. Bu aşı ile mutsuz cinsel yaşamlar mutlu hale geliyor" yorumunu yapıyor. Önay, "ABD’de hızla yaygınlaşan ve Türkiye’de de uygulanmaya başlanan G Shot yani G noktası büyütme işlemi, cinsel ilişkiden yeterince zevk alamayan ya da normal zevk alıp da daha fazla zevk almak isteyen tüm kadınlarda G noktasının olduğu bölgeye yapılıyor. Tüm işlem 10 dakika sürüyor. Aşıdan sonra kişi normal hayatını sürdürmeye devam edebiliyor, hatta aynı günün akşamı cinsel ilişkiye bile girebiliyor" diyor.

Gönderilen Fotoğraf

G noktası aşısını uygulayan Estetik ve Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Oytun İdil de aşıyı şöyle anlatıyor: "İnsan vücudunun tüm dokularında bulunan maddelerden üretilen ve aşıda kullanılan dolgu maddesi, 4-6 ay arasında vücut tarafından eritiyor. 6 ay sonra yeniden aşı yaptırmak gerekiyor. Bu uygulamayı yaptığım kadınlar orgazmın, klitoral orgazmdan çok daha farklı ve daha yoğun olduğunu ifade ettiler. Çünkü iyi ve kaliteli bir orgazmın arkasında anlayış, sabır ve uyum kadar G noktasının uyarılması da yatıyor. Birkaç santim büyüklüğündeki G noktası alanının genişlemesi ile cinsel ilişki daha da zevkli hale geliyor."

Op. Dr. Nazmi Bayçın da aşının yapılabilmesi için ilk olarak hastanın cinsel organının içine lokal anestezi uyguladıklarını söylüyor: "Bu işlem sırasında kadınların canı yanmıyor. Ama biz iğneyi yapmadan önce bölgeyi uyuşturuyoruz. Hastalarımızın aşı sırasında ve sonrasında yapmaları gereken tek şey uzanıp dinlenmek" diyor.

Aşının en zor bölümü G noktasının bulunması. Doktorlar hastanın G noktasını parmaklarıyla bulurken hastadan da yönlendirme yapmalarını istediklerini söylüyorlar. Daha sonra bulunan bölüm ameliyat kalemi ile çizilip ardından iğne yapılıyor. Aşının fiyatı kliniğe ve doktora göre 1000 ile 1850 dolar arasında değişiyor.

KİMLERE YAPILAMAZ
G Shot, kanama hastalığı olanlara, ciddi alerjik reaksiyon geçirmiş kişilere, kan sulandırıcı ilaç alanlara, nörolojik mesane hastalarına, idar yolu enfeksiyonu geçirenlere ve hamilelere uygulanamıyor.

...Sonra birden anladım ki, yıllardır, ama uzun yıllardır bu trende yaşıyorum...ama, bunu nasıl, neden anladığıma hâlâ şaşıyorum.. ve hep aynı büyük, aynı umutlu türküyü söyleyerek, sevdiğim şehirlerle sevdiğim kadınlardan boyuna uzaklaşıyorum, ve hasretlerini etimin içinde işleyen bir yara gibi taşıyorum,.ve bir yerlere yaklaşıyorum, bir yerlere yaklaşıyorum...

NAZIM HİKMET




Cevap ekle