İçeriğe atla


Fotoğraf

Nano Teknoloji Nedir? Nerelerde Kullanılır?


Bu başlığa 1 cevap verilmiş

#1 Bekbars

Bekbars

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 7 İleti

Gönderi Tarihi: 13 Ağustos 2008 - 08:24

21. YÜZYILIN EN ÖNEMLİ DEVRİMİ

NANO TEKNOLOJİ - Bekbars.com

Nano Teknoloji içinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli sanayi devrimi olarak nitelendiriliyor. Kirlenmeyen ve kendi kendini temizleyen yüzeyler, bakterisiz ortamlar, birçok hastalığın tedavisi, çizilmeyen arabalar. Aslında birçoğu bugün hayatımıza girdi bile!



Nano teknoloji sayesinde üzerinize giydiğiniz elbisenin veya evlerinizdeki koltukların ıslanmaması, kirlenmemesi mümkün. Otomotiv sektörünün en önemli sorunlarından biri olan araçların üzerindeki boyaların çizilmesi ve kaportalarının aşınması sorunu da nano teknoloji sayesinde çözülüyor.

Çok fazla pencereye sahip olan ve temizlenmesi sorun olan dış cepheler kendi kendini temizleyebiliyor. Ev kadınlarının nefret ettiği mutfak, banyo ve tuvalet temizliği sorun olmaktan çıkmış durumda. Ahşap veya beton yapılar nemden, sudan veya kirden etkilenmiyor.

Aslında doğada zaten var olan mevcut birçok teknoloji hayata geçirilmiş. Örneğin Amazon ve Afrika da balta girmemiş ormanlarda yetişen ve oradaki insanlar tarafından kutsal kabul edilip uğruna tapınılan bir bitki olan Lotus çiçeği hayatı boyunca hiçbir şekilde üzerinde su, yağmur, çamur ve kir barındırmamaktadır. Lotus çiçeğinden esinlenerek hayata geçirilmiş nano teknolojik koruma sistemleriyle elde edilen bu sonuca da lotus etkisi deniliyor.

Dünya ülkelerinin 2008 için bu teknolojiye ayırdıkları pay tam 8,6 milyar dolar. 2015 yılı için belirtilen rakam ise 1 trilyon dolar.


NANO TEKNOLOJİDEN YARARLANAN BİR TÜRK ŞİRKETİ

Bekbars: 2007 yılında faaliyete başlayan Bekbars, Nano teknolojiden yararlanarak tekstilin her türünü, camı, plastiği, ahşabı, çeliği, betonu ve benzeri yüzeylerin kaplamasını (korumasını) yapıyor. Kullanılan ürüner gözle görülmüyor, ürnlerin koruma yapılan yüzeye veya insana herhangi bir zararı olmadığı gibi anti bakteriyel özelliğide mevcut.

Kaplanan yüzeyler lotus çiçeğinde olduğu gibi suyu, kiri ve yağı itme özelliği kazanıyor.
Beğenilerek büyük meblağlara alınan koltuklar, elbiseler, temizliği zaman alan ocaklar, lavabolar, küvetler, duş kabinleri, ankastre ürünler, üzerlerine katran, çamur ve benzeri şeyler sıçrayan otomobiller, sürekli silinmesi gereken pencere camları dert olmaktan çıkıyor. Bekbars’ın sunduğu dış cephe camlarının kendinden temizlenmesini sağlayan ürünüyse bir çok kişiyi mutlu edecek.

Bekbars, www.bekbars.com adlı internet sitesinden kullanıcıları için kaplanan yüzeylerin inanılmaz videolarını sunuyor. Hemen söyleyelim ürünlerin fiyatları neredeyse temizlik maddelerinkiyle aynı. Zaten kaplamanın 1yıl ile 15 senelik ömrü ve sağladığı faydalar göz önüne alındığında fiyatlar hiç de pahalı gelmiyor.


NANO KAPLAMA NEDİR?

Merkezi Samsun’da olan ve nano teknolojik yüzey koruma işi yapan Bekbars Türkiye’deki en yetkili firma olarak göze çarpıyor. Bekbars yetkilileri Nano kaplama için: “Nano teknolojik yüzey koruma sistemi nano teknolojisi esas alınarak üretilmiş bir kaplama malzemesidir. İçeriğinde elmas, gümüş, cam ve seramik bulunan bu kaplamanın amacı kaplanan yüzeylerin kir ile temasını en aza indirgemektir. Nano kaplanan yüzeyler su ve yağ gibi sıvı maddeleri itme özelliği kazanırlar, böylece sıvılar yüzey üstüne yapışamazlar ve boncuk tanesi şeklinde kalırlar. Bilindiği gibi Lotus bitkisinin yaprağına düşen yağmur damlaları, yaprağın üzerinden kayarak yere damlarlar. Niçin? Su damlası yaprak yüzeyi ile bir bağlantı oluşturamaz. Bunun etkisiyle su esaslı olan yapışkan maddeler, bal, yağ ve diğer akışkansı sıvılar bu tip yüzeylerde tutunamazlar. Bu olay şimdilerde bilim adamları tarafından ele alınmakta ve bundan Nano kaplamaları vasıtasıyla faydalanılmaya çalışılmaktadır.Temizlik işleri bu sayede kolaylaşmış, bu iş için gerekli zamanda azalmalar olmuş ve temizlik maddelerinin kullanılması yalnızca istisnai hallerde zaruri olmuştur.”diye konuştular.

Peki nano kaplamanın faydaları nelerdir?
Hayatımıza ne gibi kolaylıklar getirebilir?
Zararları var mıdır?
Kimler bu teknolojiden yararlanabilir?
Nerelerde kullanılır?
Pahalı mıdır?



OTOMOBİLİNİZİN DEĞERİNİ ARTIRIYOR

Nanoyla kaplanmış otomobil boyaları taş vurmalarının yarattığı çiziklere karşı dayanıklı hale geliyor. Kaplanan yüzey kir ile teması en az düzeye indirgiyor. Ayrıca, kaplanan yüzey su ve yağ gibi sıvıları itme özelliği kazanıyor. Yüzey temizleme maddelerine ve basınçlı buhar makinelerine gerek kalmadan zift, sinek artıkları ve kuş pislikleri su veya nemli bir bezle temizlenebiliyor. Pastaya ve cilaya gerek kalmadan parlaklık korunuyor.

Dayanma süresi ise yaklaşık 2yıl. Fakat bu hava koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor. Yetkililer 2 yıllık süre zarfında etkinin tamamen kaybolmayacağını fakat azalabileceğini belirtiyorlar. 2 yıl sonunda tekrar yapıldığında ise nano parçacıkları boyanın üstüne daha iyi tutunabildiklerinden ilk yapılan kaplamadan daha etkili oluyor. Kaplama paslanmaya karşıda koruyor. Dolayısıyla aracınızın ömrü uzarken değeri de artıyor.

En zor temizlenen yerlerden biri olan jantlar kaplama yapıldıktan sonra suyla veya nemli bir bezle temizlenebiliyor. Jantlar çok uzun bir süre parlaklığını koruyor.

KAZA RİSKİ AZALIYOR

Nano teknolojik yüzey koruma sistemleri otomobil camında da uygulanabiliyor. Özellikle kötü hava koşulları nedeniyle sürücüler zor durumda kalabiliyorlar. Sağanak yağmur, diğer araçlardan sıçrayan su ve çamur sürücünün görüşünü engellediği için kaza riskini de beraberinde getiriyor. Nano teknolojik kaplama sayesinde görüşünüzün engellenmesi büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Hatta hızınız 80km‘nin üzerindeyse sileceklerinizi çalıştırmaya bile gerek duymuyorsunuz.

Gece yolculuklarında çok sık meydana gelen sorunlardan biri de karşı trafiğin sürücünün gözlerini alması. Kaplama yapılan camla görüşünüz daha fazla netlik kazanırken, karşı trafiğin ışıklarının da gözünüzü alması daha aza iniyor.

Kaplama camların çok kolay temizlenmesine olanak sağlıyor. Camlar kuru veya nemli bir bezle kolayca temizlenebiliyor.Kaplamanın ömrü ön camlarda 6 ay diğer camlarda ise 12 ay veya 20.000km. İstenirse çift bileşenler kullanılarak bu süre iki katına çıkartılabiliyor.



HANIMLAR İÇİN BÜYÜK KOLAYLIK

Nano teknolojik yüzey koruma sistemleri hanımlar içinse geçekten büyük bir kolaylık sağlıyor. Hanımların ocak, lavabo, duş kabinleri ve tuvaletler için temizlik maddelerine verdiği paralar, bunların ellerine ve ciğerlerine verdiği zararlar ve tabi harcanan zaman da hanımlar için büyük bir sıkıntı. Fakat nano kaplanan bu yüzeylerin temizlik aralıkları azaldığı gibi yüzeylerin temizliği de yalnızca su veya nemli bir bezle yapılıyor. Zira bu yüzeylerin üzerine yağ bile dökülse yapışması imkânsız hale geliyor. Üstelik de bakteriler kaplamanın ömrü sona erinceye kadar bu yüzeylere nüfuz edemiyor.

Koltuğunuza çay, kahve vb lekelerin oluşması engellenebiliyor!
Nano kaplamanın yapabilecekleri bununla da sınırlı kalmıyor. Özellikle açık renkli koltuk yüzeylerine, hele de beğenilerek büyük paralara alındıysa neredeyse oturulmaya kıyılamıyor. Her an çay, kahve veya başka bir maddenin dökülme riskine karşı nano teknolojik yüzey koruması iyi bir fikir. Kaplanan tekstil yüzeyin leke tutma olasılığı çok az, hatta sıvılar tekstilin üzerinde kalıp içine sızamıyor. Size kalansa bu sıvıyı bir kâğıt havlu ile almak. Kaplamanın ömrü ise 60 yıkamadır.

Ankastre Ürünlerde Parmak izleri önlenebiliyor!
Paslanmaz çelikten mutfaklardaki veya davlumbaz/aspiratör vb. metal eşyalarda sorun olan parmak izleri de büyük ölçüde önlenebiliyor. Bu yüzey de ki yağların ve lekelerin temizliği ise hiçbir temizlik maddesi kullanmadan yalnızca nemli bir bezle silinerek yapılabiliyor.

KENDİNDEN TEMİZLENEN CAMLAR

Özellikle cam miktarı fazla olan yapılarda ya da büyük vitrinli iş yerlerinde dış cephe camlarının temizliği büyük uğraş gerektirir. Fakat nano kaplama yapıldıktan 6 hafta sonra dış yüzeyler kendinden temizlenme özelliği kazanıyor. Kaplamanın dayanıklılık süresi ise yaklaşık 3 yıl. Bekbars yetkilileri bu olayı şöyle açıklıyorlar:

“TiO2'nin 2 özelliği mevcuttur. Bunlardan biri aşırı hidrofil olması, yani suyu kendine çekmesidir. Bu özellik suyun dağılması ve çekilmesini etkiler.Bu etki pencereleri temizler ve aşırıya kaçan durumlarda organik parçacıkları CO2 ve H2O 'ya ayrıştırır. Bu etkinin oluşması için birkaç haftanın geçmesi gerekir, zira Titanyum di oksidin matrisin içine yerleşmesi ve camı mevcut kirlerinden kurtarması gerekir. Kendini ve zemini kurtardıktan sonra çevrenin kirlerini katalitik olarak ayrıştırmaya ve bozmaya başlar. Dağılma etkisi suyun eşit ölçüde dağılımını ve leke bırakmadan kurumasını sağlar.”

Bekbars yetkilileri yine de bu olayın abartılmaması gerektiğini çünkü camların kendinden temizlenmesinin insan eliyle temizlenmesinden daha etkili olmadığını fakat devamlı temizlennememesinden kaynaklanan aşırı kirliliklerin önlenebildiğini belirttiler. Ayrıca koruma yapılan tüm yüzeylerdeki gibi bu camlarında uğraşmadan çok kolay temizlenebileceğini belirtiyorlar. Zira nemli hatta kuru bir bezle yapılan yüzeysel bir temizlik yeterli oluyor.

KİRLENEN VE RENGİ DEĞİŞEN PVC’LER

Yağmur, kar ve toz her zaman pencerelerin silinmesi ve temizlenmesi için neden oluştururlar. Ama bununla genelde iş bitmez, çünkü çerçeve de kiri tutar ve bu kir plastiğe öyle yapışır ki temizlenmesi de bir o kadar güç olur. Nano teknoloji sayesinde geliştirilen plastik kaplaması, kirin sadece yüzeyde kalmasını ve nemli bir bez ile kolayca silinmesi veya az bir su ile akıtılması için yeterli oluyor.

Evlerde kullanılması için birde nanosilgi üretilmiş. Süngere benzeyen ve kullanıldıkça eriyen bu ürün özellikle ev hanımlarının çok işine yarıyor. Bu lekeler her hangi bir temizlik maddesine gerek kalmadan silgi ile rahatlıkla silinebiliyor.

Nanosilginin marifetleri bununla da kalmıyor. Bina cepheleri, duvarlar, zeminlerdeki çizgi ve lekeler, duvarlara yapılmış resim ve yazılar, kalıcı markalamalar, baskı boyaları, mühür mürekkepleri, duvar boyası ve zamk kalıntıları, yapışmış çiklet kalıntıları, rengi değişmiş metaller, kurşun kalem izleri, lastik izleri, zift ve bunlar gibi lekeleri temizlik maddesine gerek kalmadan yalnızca biraz su ile temizleyebiliyor. Silginin fiyatı ise yalnızca 3YTL.


HİZMET İŞLETMELERİNDE TASARRUF

Oteller , restoranlar, alış veriş merkezleri, hastaneler vb. kapalı yaşam alanlarında ise geç kirlenen, temizlik maddeleri kullanılmasına gerek kalmadan kolaylıkla temizlenen mutfak, tuvalet ve diğer alanların bu teknolojiyle kaplanması kendileri açısından paradan ve zamandan tasarruf sağlarken müşterileri açısından da tercih edilen unsur olacaktır.

Zemin için yapılan kaplamalar ise özellikle eğlence salonları ve gastronomi işletmelerindeki kırmızı şarap ve benzeri çıkarılması zor lekeler için iyi bir çözüm. Bunların dışında, araba tamirhanelerinde, araba yıkama tesislerinde, ve benzeri yerlerdeki zeminin kir, yağ, ve diğer maddelerle kirlenmesine karşı yapılan zemin kaplaması bu tip kirliliklere karşı uzun süreli bir korunma sağlayarak, bunların zemine nüfuz etmelerini önlüyor.Temizlik yalnızca su ile yapılabildiği gibi zemin kaplaması emici olmayan yüzeylerde 5 yıl emici olanlarda da 15 yıl gibi uzun süreli koruma sağlıyor. Kullanımıysa püskürtülerek yapıldığından hayli kolay.



İNŞAAT SEKTÖRÜNDE REKABET

Nano teknoloji inşaat sektörüne de damgasını vuruyor. Nano teknolojiden yararlanılarak uygulanan zemin- beton kaplaması mineral kökenli zeminlerin aşınmalara ve kirlenmelere karşı dirençli olmasını sağlıyor.

Bu kaplama çimento, beton veya bina cepheleri gibi gözenekli malzemeler için sızdırmazlık sağlıyor. Ürünün ilk tatbikinizden sonra her tür gözenekli yüzeyde görünmez, su sızdırmaz, kir geçirmez ve ültraviyole ışınlarına karşı dayanıklı bir yüzey elde ediliyor. Bu sektörde ki kullanım alanları ise saymakla bitmiyor. Lifli çimento, tuğla, kiremit, klinker, kaplama malzemeleri, fayanslar taş plakalar, mineral zeminler, doğal taşlar, mermerler, mutfak tezgahları kaplamanın kullanılabileceği alanlar olarak göze çarpıyor.

Bunların dışında, mezar taşlarının ve heykellerin kirlenmesi ve renklerinin değişmesi de kaplama sayesinde engellenebiliyor.

Püskürtme yöntemiyle uygulanan bu kaplamanın dayanıklılık süresi ise 15 yıl. Dış etkenlere bağlı olarak bu süre uzayabiliyor.

AHŞABIN ÖMRÜ UZUYOR

Nano teknolojik kaplama bir çok yüzeyde olduğu gibi ahşap yüzeylerde de etkili oluyor. Suyun ahşabın içine geçmesini önlüyor, kirleri itiyor ve UV ışınlarına karşı dayanıklılık sağlıyor.

Özellikle işlenmemiş ahşap yüzeylerde etkili olan kaplama, ahşap evler, ahşap masalar, ahşap garaj kapıları, verandalar veya bahçe çitleri gibi uzun süre kire, neme ve küflerin olumsuz etkilerine maruz kalan yerlere karşı koruma sağlıyor.

Çevrenin etkilerine karşı uzun süreli koruma sağlayan bu kaplama sayesinde yapının veya ahşap eşyanın ömrü de uzamış oluyor. Dolayısıyla sonradan çıkabilecek masraflar daha ilk baştan önlenmiş oluyor.

Ahşap ve taş kaplamaları özellikle restorasyon gerektiren tarihi yapıların ömrünün uzaması için etkili bir yöntem.



BEKBARS YETKİLİLERİ UYARIYOR:
Şu an piyasada nano teknolojik bir çok ürün satılmaktadır. Bu gelecekte daha da artacaktır. Piyasada bulunan ürünlerin çoğu her yüzeye uygulanabilmektedir. Bu ürünler genelde geçmişte kalan ve geliştirilmemiş ürünlerdir. Her yüzey birbirinden farklı özelliktedir, dolayısıyla her yüzey için ayrı ayrı geliştirilmiş özel bir nano teknolojisi uygulanmalıdır. Biz bu konuda en yeni gelişmeleri takip etmekteyiz. Merkezi Almanyada bulunan Percenta AG bizim iş ortağımızdır ve nano teknolojik yüzey kaplamaları hakkında dünyada ki en iyi ve en etkili kuruluştur. Şu anda araştırma ve geliştirme laboratuarlarımızda yaklaşık 300 adet ürün incelenmekte ve geliştirilmektedir. Tüketicilerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta ise piyasada bulunan Nano ürünlerinde balmumu, teflon, sıvı yağlar ve silikon gibi zararlı maddeler bulunmaktadır.Bunlar işlemin çalışmasını engelleyen bir tabaka oluşturarak kaplamanın ömrünü kısaltırlar. Bizim ürünlerimizde Silikon, Akril veya Teflon bulunmaz.Piyasada bulunan birçok ürünün hava alma işlevleri yoktur. Bir Nano kaplamasının hava alma özelliği bulunmuyorsa kaplamanın altında bulunan malzemede hızla küf oluşur.



TÜRKİYE’DE NANO TEKNOLOJİ
Türkiye 21. yüzyılın teknoloji devrimi olarak nitelendirilen nanoteknoloji konusunda çalışmalara başladı. Devlet planlama teşkilatı, Türkiye’deki bütün üniversitelerin ve şirketlerin ortak projelerle kullanabileceği bir nanoteknoloji merkezini hayata geçirdi. Bilkent üniversitesi’nde kurulan Ulusal nanoteknoloji araştırma merkezi , 2007 yılı içerisinde hizmet vermeye başladı.

Dünya’daki diğer şirketler gibi Türk şirketler de bu teknolojiden yararlanarak geliştirdikleri ürünleri pazara sunuyor. Nano Manyetik ve Nano Sis adlı şirketler yüzde 99 yerli imkânlarla geliştirdiği mikroskopları, dünyaya ihraç ediyor.

Türkiye’de nanoteknoloji konusunda araştırma yapan diğer merkezlerden bazıları şu şekilde sıralanıyor: Anadolu Üniversitesi İleri Teknolojiler Araştırma Birimi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Nanoteknoloji ve Nanobiyoteknoloji Araştırma Merkezi, Gebze İleri Teknoloji Enstitüsü Nanoteknoloji Merkezi.

PEKİ, NEDİR BU NANO TEKNOLOJİ?

Yunanca “nannos” kelimesinden gelen ve “cüce” anlamı taşıyan nano, bir fiziksel büyüklüğün bir milyarda biri olarak tanımlanıyor ve genellikle metre ile birlikte kullanılıyor. Nanometre, 5 ila 10 atomun ardı ardına dizilmesinden oluşan, metrenin 1 milyarda biri ölçüsündeki uzunluğu temsil ediyor. İnsan saç telinin çapının yaklaşık 50 bin, DNA molekülünün ise 2,5 nanometre olduğu düşünüldüğünde, ne kadar küçük bir ölçekten bahsedildiği daha net anlaşılıyor. Ya da bunu bir futbol topunun Dünya’ya olan büyüklüğü gibi düşünebilirsiniz.Nanoteknoloji, 1–100 nanometre ölçeğinde fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapıların anlaşılması, kontrol edilmesi ve atomsal seviyede değiştirilip fonksiyonel hale getirilmesi olarak tanımlanıyor.



Nanoteknoloji, yakın gelecekte tüm dünyanın sanayi kollarına ve insan hayatının her yönüne yön verecek. Nano Teknoloji, Atom ve molekül ölçeğinde özel yöntem ve tekniklerle yapıların, materyallerin ve araçların inşa edilmesini; bu ölçekte ölçme, tahmin etme, izleme ve yapım faaliyetlerinde bulunmayı ve bu ölçeğin bazı temel özelliklerinden yararlanma kabiliyetini ifade eder.Bilgi teknolojileri ve internet geleneksel-kurulu piyasalarda ve mevcut teknolojik altyapı içerisinde yaşamımızı değiştiren uygulamalara sahne olmuştur. Nano teknoloji kullandığımız aletler, bilgisayarlar, yapılar, elbiseler ve materyalleri değiştirecek ve yeni ürünler, piyasalar ve yaşam tarzını gündeme getirecektir.



Nano teknoloji, yalnızca minyatürize olmuş ürün ve üretim yapıları ortaya çıkarmayacaktır; bunun yanı sıra üretim sürecinde kullanılan materyaller atom ve moleküler düzeyde ele alınıp işleneceğinden atom (kuantum) fiziği devreye girecektir. Almanya bu konular üzerinde öncülük yapmaktadır ve 1 Milyar Dolardan fazla Nano-araştırmasına yatırım yapmaktadır. IBM, Fujitsu ve Intel´de Nano teknik dâhilinde mikroskobik küçüklükte Çipler üretmek için çalışmaktadırlar.

Bilgi teknolojileri ve internet geleneksel-kurulu piyasalarda ve mevcut teknolojik altyapı içerisinde yaşamımızı değiştiren uygulamalara sahne olmuştur. Nano teknoloji kullandığımız aletler, bilgisayarlar, yapılar, elbiseler ve materyalleri değiştirecek ve yeni ürünler, piyasalar ve yaşam tarzını gündeme getirecektir. Devlet ya da devlet büyüklüğündeki işletmeler artık nano teknolojiyi bir adım ileriye götürecek atılımlar içinde olmak zorundadırlar. Ya bir adım ileri ya da yüzlerce adım geriye düşeceklerinin farkına bir an önce varmalılar. Nano teknolojiye sahip çıkan mutlaka kazanacaktır.



SAĞLIK VE NANO TEKNOLOJİ
Diğer yandan sağlık alanına yönelik olarak yapılacak akıllı nano robotlar, hastalığın teşhisini koymada önemli görevler üstlenecek ve gerektiğinde hastalıklı bölgelere ilaç vererek tedavi gücünü arttıracaklar. Ayrıca, Nano teknoloji ile işlenmiş gümüş, bakterilerin üremesini engelleyebiliyor ya da yaşamlarını zorlaştırıyor. Nano gümüş olarak adlandırılan işlem bir aşı görevi üstleniyor. Nano gümüş kaplanan yüzeyler bakterilere geçit vermiyor. Asıl uygulama alanları, bakterisiz ve mikropsuz ortamların yaratılması gereken ortamlar. Özellikle hastaneler ve mutfaklar için oldukça faydalı olacak bir buluş.

Nano teknolojilerinin sağlık alanında da önemli gelişmelere yol açacağı belirtiliyor. Gelişmelerin özellikle kanser tedavisinde yeni açılımlar yaratacağı düşünülüyor. Yakın bir zamanda, kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin ortadan kalkacağını söylemek yanlış olmaz. Hayal edilenlerse şaşırtıcı: Nano konteynırlar ile ilaçları vücudumuzun istenilen bir bölümüne güvenli bir şekilde ulaştırabileceğiz. Nano robotlar ile hücrelerimizi onarıp, vücudun bağışıklık sistemini kontrol altında tutabileceğiz. Kemik içi protezler de bu teknoloji kullanılarak yapılacak.

Kanser vakalarında kullanılan ilaçlar, kanserli hücrelere ulaşamadan etkisini yitiriyor. Ama nano parçacıklar bu konuda daha ısrarcı; kanserli hücrelerin büyümesini önlüyor ve onları yok ediyor. Ayrıca ameliyatlarda kullanılan aletlerin geliştirilmesinden kimya ve elektronik alanındaki gelişmelere kadar nano teknolojinin kullanım alanı çok geniş. Vücuda gönderilecek programlanabilir makinelerin kullanımları çok geniş olabilir. Hatta vücuda ek bir bağışıklık sistemi de kazandırabilirler. Hedef hücrelerin özellikleri programlandığında, mesela grip virüslerine saldırabilirler ve bünye hastalanmadan virüs istilasını durdurabilir. Aynı zamanda vücuttaki her bulguyu rapor edip doktorluk da yapabilirler.

EVİMİ BEYAZLATAYIM DERKEN CİĞERLERİ KARARTMAYIN

Genellikle ev kadınları tarafından bilinçsizce yapılan ev temizlikleri ileride büyük sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu temizlikler sırasında yapılan yanlışların ileride çok ciddi sağlık sorunlarına sebep olabileceği konusunda bayanları uyarıyor.
Çoğu evde yapılan temizlikler sırasında bayanların yaptığı bazı yanlışlardan dolayı ciddi sağlık sorunları ortaya çıkıyor. Yapılan temizlik sırasında kullanılan temizlik malzemelerinin bilinçsiz bir şekilde kullanımı ciddi akciğer ve solunum rahatsızlıklarını ortaya çıkarıyor.
Bayanlar çoğu kez lavabo ve fayansları temizlemek için çamaşır suyu ve tuzruhunu karıştırarak temizlik yapıyorlar. Bu karışım sonucunda çok fazla klor gazı ortaya çıkıyor, bu klor gazının akciğerlerde tahribat yapıyor, bunun sonucunda astım benzeri şikâyetler ortaya çıkıyor. Uzmanlar Bunun astımdan daha farklı bir durum olduğunu, tıpta RADS (reaktif havayolları disfonksiyon sendromu) olarak tanımlandığını belirtiyorlar. Bu karışıma maruziyet ne kadar yoğun olursa akciğerlerdeki harabiyet o kadar kalıcı oluyor, bazı kişilerin akciğerlerinde geri dönüşümsüz değişiklikler ortaya çıkabiliyor ve sürekli nefes darlığı çeken hastalar haline gelebiliyorlar. Bu yüzden bayanların çok dikkatli olmaları gerekiyor. Bayanlar piyasada bulunan kaliteli temizlik maddelerini seçmeliler.
Tek başına çamaşır suyu da tehlikeli; ama çamaşır suyu ve tuzruhu çok daha zararlı. Uzmanlar bayanlar evimi beyazlatayım derken ciğerlerini karartmasınlar diye konuşuyorlar.
www.bekbars.com
Serkan Ekinci
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Uzmanı

#2 regg

regg

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 1 İleti

Gönderi Tarihi: 29 Ekim 2008 - 00:09

Mucizevi bir teknoloji. İlk başlarda tereddüt etmiştim,inanmamıştım fakat arabamı ve evimi nanoladıktan sonra gerçektende bir devrim olacağına inandım. Alerjik hastalığı olan karım için evdeki eşyalardan toz kapmaması ve sağlıklı bir ortamda yaşamak için ideal çözüm olduğuna inanıyorum. Tavsiye ederim. Sevgilerle Ahmet Safa...



Cevap ekle