İçeriğe atla


Louis Braille


Bu başlığa 12 cevap verilmiş

#1 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 04 Ocak 2006 - 23:15

Görme özürlülerin dünyasını değiştiren ve aydınlatan bir buluşun sahibi olan Louis Braille 4 Ocak 1809'da Fransa'da doğmuştu.

Çocukluğun verdiği bir merak nedeniyle bir gün tek başına babasının çalıştığı ayakkabı tamir atölyesine girmiş, eline geçirdiği bir bıçakla derileri kesmeye çalışırken bıçak elinden kayarak sol gözüne saplanmıştı. Babası çocuğu hemen doktora götürmek yerine mahallede bir kadına götürmüş ve bu kadının uyguladığı yanlış ilaç ve tedavi sonucu Louis Braille’in gözü iyileşmek yerine tamamen kapanmıştı. Üstelik iltihap sağ gözüne de geçerek her iki gözünün kapanmasına yol açmıştı. Daha sonra doktora götürülen Louis Braille için yapılacak bir şeyin kalmadığı anlaşılmıştı. Louis Braille okul çağına geldiğinde varlıklı bir kişi olan Valentin Pauy tarafından 1730'da Dünyada ilk olarak Paris'te açılan körler okuluna gönderildi. Bu okulda görme özürlülerin eğitimi sadece kulak yoluyla ve ezberleme yöntemiyle yapılıyordu. Valentin Hauy gören insanların kullandığı yazıyı kabartma çizgiler haline getirerek görme özürlülerin okuyabileceğini düşünmüş ve karar vermişti. Ancak sonuç başarılı olmamıştı. Çünkü, bu şekilde oluşturulan yazılar görme özürlüler tarafından çok büyük bir güçlükle okunuyordu. Bu yöntemle yazılan kitaplar çok hantal ve kabaydı.

Louis Braille özel bir yazı sistemi üzerinde çalışmalarını sürdürürken aklına gelen her yöntemi denemeye başlamıştı. İplerden, çivilerden, çubuklardan ve kurşunlardan yararlanmaya çalıştı. Bu sıralarda Fransız ordusunda görevli bir subay, geceleri askerlerine düşmandan habersiz gizli emirler göndermek amacıyla bir yazı sistemi geliştirmişti. Gece Yazısı adını verdiği bu sistem çizgi ve noktalardan oluşuyordu. Çharles Barbier adlı bu subay bir gün Paris’teki Körler Okulunu da ziyaret ederek geliştirmiş olduğu bu yazıyı okul müdürüne gösterdi. Bu yazının görme özürlüler tarafından da kullanılabileceğini düşünüyordu. Ancak okul müdürü yazıyı inceledikten sonra görme özürlüler için bu yazının uygun olmadığına karar verdi. Çünkü, bu sistem çok sayıda noktalardan ve çizgilerden oluşuyordu ve oldukça karmaşıktı. Bu arada Louis Braille de Charles Barbier adlı subay tarafından geliştirilmiş olan yazıyı incelemiş ve o da bu yazının görme özürlüler için uygun olmadığı kanaatına varmıştı. En uygun yazı sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda Louis Braille'in kafasında bazı ip uçları belirmeye başlamıştı.

Böyle bir yazının çizgilerden değil sadece noktalardan oluşması gerektiğini düşündü. Artık sıra noktaların sayısı üzerinde en doğru kararı vermeye gelmişti. Louis Braille yaptığı sayısız denemeler ve uzun süren çalışmalar sonunda 1825'de 6 noktadan meydana gelen bir yazı sisteminin, görme özürlüler için en uygun sistem olduğuna karar verdi. Daha sonra 6 noktadan oluşan bu yazı sistemiyle alfabedeki harfleri oluşturdu.

Louis Braille bulduğu yazı sistemini, istediği biçimde geliştirdikten sonra gizli gizli okuldaki arkadaşlarına öğretmeye başladı. Kağıt üzerine noktalarla kabartılmış bu yazı arkadaşları tarafından da çok beğenilerek büyük bir kabul gördü. Ancak öğretmenler bu yazının okulda kullanılmasına karşı çıkıyorlardı.

Louis Braille'in görme özürlüler için icat etmiş olduğu yazı sisteminin okullar tarafından kabul edilmesi o kadar kolay olmamıştır. Örneğin; ancak 1854 yılında Fransa'da, 1860'da Amerika Birleşik Devletlerinde, 1868'de İngiltere'de breyl yazının okullarda kullanılması kabul edilebilmiştir.

Sonunda 1918'de ülkeler arasında Louis Braille’in icadı olan Breyl yazı üzerinde tam bir görüş birliğine varılarak diğer yazı sistemlerinin tümüyle terk edilmesi kararlaştırıldı. Böylece noktalar savaşı da sona ermiş oluyordu. Daha sonra 1932'de İngiltere ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yapılan bir anlaşma sonucu bu gün kullanılmakta olan İngilizce kısaltma sistemi kabul edilmiştir. O tarihten bu güne kadar İngilizce kısaltma sisteminde hiç bir değişiklik yapılmamış olması da dikkat çekici bir husustur.

alinti..


Dünya da körlerle ilgili ilk matbaa 1968'de İngiltere'de kurulmuştur. Daha sonra çeşitli ülkelerde kurulan matbaalar ve kütüphaneler yoluyla görme özürlülerin okuyabileceği on binlerce kitabın yazılıp çoğaltılması gerçekleştirilmiştir. Ancak breyl kitapların yazılıp, çoğaltılıp görme özürlülerin hizmetine sunulması ile ilgili matbaacılık ve kütüphanecilik çalışmaları ülkemizde maalesef ihtiyacın çok gerisinde kalmıştır. Bunun en büyük nedeni konuya ilişkin yıllardan beri süren ilgisizlik, duyarsızlık ve ihmaldir. Henüz ülkemizde herhangi bir bakanlık tarafından kurulup, görme özürlülerin her türlü konuları içeren kitap ihtiyacını karşılayabilecek ulusal mahiyette hizmet veren bir kütüphanenin bulunmayışı da bu duyarsızlığın ve ihmalin boyutlarını göstermektedir. Oysa dış ülkelerde kurulmuş olan ve on binlerce breyl kitabı bünyesinde bulunduran, sadece kendi ülkesindeki görme özürlülerin değil, dünyanın her yerinde yaşayan özürlülerin kitap ihtiyacına cevap vermeye çalışan son derece gelişmiş kütüphaneler bulunmaktadır. Ülkemizde bu güne kadar breyl yazıya hak ettiği önem verilememiş ve breyl yazının görme özürlülere sağlayacağı olanaklar yeterince değerlendirilememiştir. Breyl yazının sağladığı olanaklardan yararlanmak demek sadece ders kitapları yazıp çoğaltmak demek değildir. Görme özürlülerinde diğer insanlar gibi her tür konuyu içeren kitapları okuyabilme hakkı olduğunu kabul etmek gerekir.

İşte bu nedenle Altı Nokta Körler Derneği tarafından 1996 yılında yapımı tamamlanmış olan Ankara'daki Eğitim ve Kültür Merkezinde görme özürlülerin her konuyu içeren breyl kitap ihtiyacını karşılayabilmek üzere bir matbaa ve kütüphane kurulması gerçekleştirilmiştir.

Bütün toplumlarda okur-yazar insan sayısını arttırmak için büyük çabalar sarf edilmektedir. Okur yazarlık sadece alfabeyi bilmek değildir. Okur yazar olmak, bir kişinin sosyal ve mesleki yaşamda ilerlemesini, bilgi ve deneyimlerini geliştirmesini saylayabilecek yeterlilikte duygu ve düşüncelerini doğru ve anlaşılır biçimde ifade edebilecek düzeyde okuma, yazma ve konuşma yeteneğine sahip olmak demektir. Bu nedenle yapılan eğitim programları da bu tanıma uygun şekilde hazırlanmalıdır.

Breyl yazının bulunuşu görme özürlülerin yaşamında bir devrim yaratmıştır. Bu devrimin kahramanı ise Louis Braille’dir.

#2 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 24 Kasım 2006 - 20:47

Gönderilen Fotoğraf



"BANA YESILI ANLATIN"


Bir kompozisyon dersinde, "Dogustan kör bir insana, yesil rengi anlatin" demisti ögretmenimiz.

"Kolay" demis, sarilmistik kaleme kagida.

"Yesil, cimen rengidir ; maydonoz yesildir" diye.

Ögretmen, "yalniz cocuklar" diye eklemisti cok gecmeden :


"dogustan gözleri görmeyen bir insana anlatacaksiniz yesili. Agac rengidir, cimen rengidir diyemezsiniz. O, ne agac rengini görmüs, ne de cimen rengini biliyor, unutmayin!" Hemen silgilere sarilmistik. Belli ki yesili anlatmanin en kolay yolunu secmistik hepimiz.


Cok ugrasmis, cok tartismis ama biz o zaman on iki yasinda bir sinif cocuk, basaramamistik yesili anlatmayi.

Ders sonunda ögretmenimiz gecmis kürsünün basina ve bu kompozisyonun yillar önce baska bir gruba, baska bir egitmen tarafindan verildigini anlatmisti.


O grup icinde yalniz bir cocuk anlatabilmis yesili, gözleri hic görmemis olan birine :


"Yesil islaktir" Gönderilen Fotoğraf demis, "Yesil güzel kokulu" Gönderilen Fotoğraf ve

"serindir." Gönderilen Fotoğraf



"Dogustan gözleri görmeyeni elinden tutar götürürdüm bir cayira, yere yatirir ve

"kokla"Gönderilen Fotoğraf derdim. "hisset islakligi". Gönderilen Fotoğraf


"Iste Yesil"
Acik yesil derisiyle yürüyen bir kirkayagi koyardim parmaklari arasina "dokun" Gönderilen Fotoğraf derdim, "iste yesil"

Bir demet maydanoz verir, yedirirdim. Maydanozun kokusunu burnuna iyice cekmesini isterdim.

"Yesil, bu" Gönderilen Fotoğrafderdim." :clover:

#3 siyahx

siyahx

    Uzman Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 4.378 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Kasım 2006 - 20:32

Görme Engelliler ‘OKU’maya devam ediyor

Türkiye’de ilk defa Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü tarafından görme engelliler için geliştirilen ‘OKU’ adlı programa yenilikler eklendi. Görme engellilerin dosyalarını okuyabilmelerini sağlayan program, bu yıl üçüncü sürümüyle görme engellilere e-posta ve internet kullanma özelliklerini de sunuyor.

Yeni işlevlerle görme engelliler artık istedikleri Türkçe içerikli bir internet sayfasına girerek içeriğini dinleyebiliyor ve linkleri takip edebiliyorlar. Program kullanıcıları güncel internet gezinim araçlarında olduğu gibi linkleri takip ederken bir önceki ve bir sonraki linke dönebiliyor ve hatta sık ziyaret edilen sayfaları sıkça kullanılanlar listesine ekleyerek, daha sonra hızlı bir şekilde erişebiliyorlar.

İlk sürümünde olduğu gibi görme engelliler txt veya rtf tipindeki dosyaları okuyabiliyor, txt tipinde dosyalar yazabiliyor ve yazdıkları dosyaların çıktısını yazıcıdan alabiliyorlar. Ayrıca program, zamanı (takvim ve saat) bildiriyor ve dört işlem yapan hesap makinasını içinde bulunduruyor.

Günümüzde giderek daha sık kullanılan elekronik posta, ‘OKU’ sayesinde, artık görme engelliler için de rahatlıkla kullanılabilen bir iletişim aracı oluyor. Kullanıcılar, hesaplarındaki mesajları dinleyip mesaj atabiliyorlar ve gereksiz gördükleri mesajları silebiliyorlar. Görme engelliler ayrıca, istedikleri elektronik posta adreslerini adres defterinde tutabiliyor ve böylece gerek duyduklarında bu adresleri hatırlamak ve bulmak için çok çaba harcamıyor.

Bilkent Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde öğretim görevlisi Doç. Dr. H. Altay Güvenir ve ekibi tarafından
geliştirilen program, görme engellilere bir hizmet olarak yapılmış olup, en güncel sürümleri isteyen herkes tarafından ücretsiz olarak http://www.cs.bilken...tr/~guvenir/Oku adresinden indirilebilir.

#4 marti_name

marti_name

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.459 İleti

Gönderi Tarihi: 25 Kasım 2006 - 23:15

görme özürlüler için gelistirilmis bir okuma ve yazma sistemidir. kendisi de göremeyen bir fransiz olan louis braille tarafindan 1829'da yaratilmis olup, bir 2*3 matrisinin içine çesitli kombinasyonlarda yerlestirilen noktalardan olusur.
son yillarinda gözleri yavasça bozulmaya ve okumak aci verici olmaya basladiginda aldous huxley de bu alfabeyi ögrenmis, "en güzeli karanlikta okuyabilmek" demistir.

#5 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 29 Aralık 2006 - 21:09

SESİ TANINAN KADIN...

Jale Anıl (59), 1998'den beri Ankara Milli Kütüphane'de 'Konuşan Kitaplar' bölümünde, görme engelliler için gönüllü olarak kitap okuyor. Bugüne kadar 86 kitap okumuş, 1490 adet de 90'lık kaset doldurmuş. "Güneşli bir bahar günü sokakta yürürken, önümde beyaz bastonu ile görme engelli bir genç gidiyordu. Yanına yaklaştım, ‘Yardıma ihtiyacınız var mı?’ diye sordum. ‘Sakarya Caddesi'ne gidiyorum’ dedi. ‘Ben de o yöne gidiyorum’ dedim. Yardımı kabul etti ve koluma girdi…

Görme engellilerin koluna siz değil, onlar girerler. Daha iki adım atmıştık ki, ‘Adınız Jale, değil mi?’ dedi. ‘Sizi sesinizden tanıdım, çünkü şu anda sizin kütüphanede okuduğunuz 'Bir Çift Yürek' adlı kitabı dinliyorum’ dedi. İşte bu an, benim hayatımda alabileceğim en kıymetli hediyeydi. İçim titredi."

Bu anı, 59 yaşındaki Jale Anıl’a ait. Emekli olduktan sonra insanlara faydalı bir şeyler yapmak istemiş. Sekiz yıldır Ankara Milli Kütüphane’de görme engelliler için kitap okuyor. Sesi ise oldukça ‘ünlü’ görme engelliler camiasında. Söylediğine göre, Ankara’da onun seslendirdiği kitapları dinlemeyen görme engelli hemen hemen kalmamış.

Jale Hanım evli ve iki çocuk annesi. Bugüne kadar 86 kitap okuduğunu, bu sıralar da 87’nciyi okuduğunu söylüyor. Milli Kütüphane’nin 1991’de Ankara Oran Lioness Kulübü’nün ‘Konuşan Kitaplık’ bölümüne bağış olarak yaptığı özel okuma stüdyosunda kitapları kasete seslendirdiğini anlatıyor. Bugüne kadar 90’lık kasetlerden 1490 adet doldurmuş.

Her gün kütüphaneye gidiyor Jale Hanım. Sabah sekiz buçukta evden çıkıp, öğlen iki buçuk-üçe kadar kütüphanede kitap okuyor. Kitap okuma işine günde ortalama beş saat ayırdığını söyleyen Jale Hanım, "Bir kitabı okuma süresi, kitabın sayfa sayısına ve puntosuna göre değişiyor. Turgut Özakman’ın ‘Şu Çılgın Türkler’ kitabını 90’lık 17 adet kasete üç haftada okudum. Karacan Yayınları’nın ‘10.000 soruda Türkçe’ adlı üniversiteye giriş test kitabını ise 43 kasete sığdırdım" diyor. Şu anda ise uzmanlık sınavına hazırlanan üniversite mezunu Artvinli görme engelli bir gencin isteği üzerine, Karacan Yayınları’nın KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) Uzman ve Uzman Yardımcılığı Sınavı için hazırlanmış 1034 sayfalık Genel Yetenek-Genel Kültür Test Kitabı’nı okuyor Jale Hanım.

Peki, bu işi neden yapıyor? Gönüllü okuyucu olmak nereden aklına gelmiş? Emekli olmuş bir arkadaşının kızı vesilesiyle bu işe giriştiğini söyleyen Jale Hanım, "Arkadaşımın kızı Milli Kütüphane’de Konuşan Kitaplık bölümünde gönüllü kitap okuyuculuğunu biliyormuş. Onunla birlikte bu işe başladık. Beni bu işe iten en önemli şey manevi haz. Pozitif enerji ile yükleniyorum. ‘Emekli olduktan sonra ne yapabilirim’ diye kendimi sorguladım ve kendimi sosyal çalışmalar için motive ettim. Zaman zaman evime yakın olan huzurevine de giderim. Oradaki yaşlılarla sohbet ederim. Ayrıca himayemizde olan ve çok iyi okuyan ortopedik engelli bir çocuğumuz var. Onunla ilgilenirim. Lisede okuyan görme engelli bir öğrenci var. Ailesi Doğu’da. Onunla da sık sık ilgileniyorum.

Benim felsefem şöyle, iyilik-doğruluk-bilgi-çalışmak ve sevgi. Ben bunu bir şemsiyeye benzetirim. İyilik-doğruluk-bilgi-çalışmak şemsiyenin telleri, sevgi de şemsiyenin bezidir."

"Herkesi gönüllü olmaya davet ediyorum"

Jale Hanım, Türkiye’de engelli insanların yeteri kadar desteklenmediğine inanıyor. Gönüllülüğün ise hiç yaygın olmadığını söyleyen Jale Hanım, görme engellilerin özellikle kitap konusunda ciddi sıkıntı çektiklerine değiniyor: "Kabartma üniversite test kitapları, yabancı dil kitapları en büyük eksikler arasında yer alıyor.

Milli Kütüphane’de Konuşan Kitaplık Bölümü Sorumlusu Ramazan Bakırcı, iletişim fakültesi mezunudur ve görme engellidir. Yüksek lisans sınavına girmek için İngilizce kabartma kitaplarını Türkiye’de bulamadı ve kendisine eşimin Amerika’da yaşayan okul arkadaşı kanalıyla İngilizce kabartma gramer kitapları getirttik. Ayrıca görme engellilerin beyaz baston sıkıntıları da var. Türkiye’deki bastonların içinden geçen lastik hemen deforme olduğundan, baston çabuk hırpalanıyor. Kanada’ya giden bir arkadaşımızdan rica ettik. Bu konuyla ilgilendi ve hâlâ Kanada’da yaşayan Türk kolonisi ülkemizdeki pek çok görme engelliye baston yardımı yapıyor."

Jale Hanım, toplumun engellilere acıyarak yaklaştığını, engellilerin de bundan çok rahatsız olduklarını dile getiriyor. Engellilerin de hayatın içinde yer alabileceklerini söyleyen Jale Hanım, engelli insanlardan çok şey öğrendiğini de sözlerine ekliyor:

"Ben bilgisayarla ilgili çok eksik bilgimi, görme engelli gençlerden öğrendim. Toplumumuz engelliler için o kadar duyarsız ki... Milli Kütüphane, Eskişehir yolu üzerindedir. Caddeyi oldukça genişlettiler ve dolayısıyla kaldırımlar daraldı. Bu kaldırımlara abartılı, devasa aydınlatma direkleri de dikildi ki, bırakın engellileri, engelli olmayanların bile yürümekte zorluk çektiği bir hale getirdiler. Hele bu aydınlatma direklerinin bir tanesi kütüphaneye giriş merdivenin tam önünde. Ve bu kütüphaneye görme engelliler gelip gidiyorlar."

Bir kitap da siz okuyun!
Gönüllü olarak kitap okumak istiyorsanız, aşağıdaki adres ve telefonlara başvurabilirsiniz:
· www.seslikitapgonulluleri.com

Bu sitede gönüllüler, görme engelliler için kitap okuyor. Burada okunan bütün kitaplar ise İstanbul Beyazıt Kütüphanesi Görme Engelliler Bölümü’ne CD olarak bağışlanıyor.

· İzmir Görme Özürlüler Kitaplığı: 0232 483 30 23
· Ankara Altınokta Körler Derneği Kitaplığı: 0312 363 77 45
· İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi Görme Engelliler Bölümü: 0212 522 31 67
· Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi Görme Engelliler Teknoloji Merkezi: 0212 359 54 00

yasadikca.com

#6 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 06 Ocak 2007 - 04:43

Louis Braille, 4 Ocak 1809 tarihinde Paris yakınlarında küçük bir kasaba olan Coupvray’da doğdu. 6 Ocak 1852 tarihinde Paris’te vefat etti.



Louis Braille ölmeden önce şunları söylemiştir:

Hayatımda yalnız üç kez ağladım.
Gözümü kaybettiğim zaman,
karanlığın içinde yazının nuruna kavuştuğum zaman
ve
hayatımın boşa gitmediğini anladığım zaman.
Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen FotoğrafGönderilen Fotoğraf

#7 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 04 Ocak 2008 - 03:25

Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf




Link



#8 bursercan

bursercan

    Uzman Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPipPip
  • 3.745 İleti

Gönderi Tarihi: 02 Şubat 2008 - 14:43

gercekten bu konuda duyarlı oldugunuz ıcın tesekkur ederım.elınıze saglık.

#9 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 02 Eylül 2008 - 13:01

SESİ TANINAN KADIN...

Jale Anıl (59), 1998'den beri Ankara Milli Kütüphane'de 'Konuşan Kitaplar' bölümünde, görme engelliler için gönüllü olarak kitap okuyor. Bugüne kadar 86 kitap okumuş, 1490 adet de 90'lık kaset doldurmuş.
.
.
· İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi Görme Engelliler Bölümü: 0212 522 31 67



gercekten bu konuda duyarlı oldugunuz ıcın tesekkur ederım.elınıze saglık.


Bende vakit ayiripta okudugun icin Sercan, tesekkür ederim... :clover:


Görme engelliler kütphanesi hizmette

Kütüphane seferberliğinde seyyar kitap rojesiyle 1 milyona yakın kitabı Istanbullularla buluşturan Büyüksehir Belediyesi,

bu yil 100 okula 100 kütüphane hediye edecek.


Istanbul' da ihtiyaci olan 100 okul, bu yil 1000' er kitaptan olusan kütühaneye kavusacak. Projenin sahibi, Istanbul

Büyüksehir Belediyesi.


Büyükşehir, Seyyar Kitap Projesi' yle bugüne kadar 1 milyon adede yalan kitabı otobüsler de, tramvaylar da, metrolar da,

vapurlar da, deniz otobüslerin de ve banklarda Istanbullulara' la buluşturdu.


Görme engellilere sesli kitap Kitap seferberliginde görme engelliler de unutulmuyor. 100 bine yakin seyyar kitap da görme
engelliler icin sesli hale getirildi. Su anda 11 kütühane ve beş " gezici kütüphane" ile Istanbullular' a ulaşan ve

kütüphanelerdeki kitap sayisım yüzde 500 oranında artıran Büyükşehir Belediyesi, 1999 yılında yaklaşık 108 bin olan

kütüphane okuru sayısını da 432 bine cıkardi.


Büyükşehir Belediyesi, gecen mayıs ayında 15 bin 540 adet kitap bulunan Ümraniye Atakent Nail Bayraktar Halk ve

Cocuk Kütüphanesi' ni 15 bin 576 adet kitap bulunan Orhantepe Halil Inalcik Halk ve Cocuk Kütüphanesi' ni ve 80 görme

engelli okuyucunun aynı anda faydalanabileceği, 3 bin adet sesli kitabin yer aldigi Eyüp 100 Okula, 100 Kütüphane

Kampanyasi' ile okullarda okuma alıskanlığı kazandırilmak isteniyor.


Görme Engelliler Kütüphanesi' ni hizmet soktu 100 okula, 100 kütüphane Büyüksehir Belediyesi, 100 Okula 100

Kütüphane Projesi' ni hayata geciriyor.


Istanbul' da ihtiyaci olan okullara 1000' er kitaptan oluşan kütüphane yapılacak. Proje sayesinde ögrenciler, bu yıl toplan

100 bin yeni kitaba kavusacak. 2009 yılında da devam edecek kampanya ile 100 okul daha kütüphaneye kavusacak.


#10 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 06 Ocak 2009 - 03:10

Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf :clover:

#11 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 04 Mart 2009 - 21:56

Gönderilen Fotoğraf



Biyonik Göz, Engelli Gözleri Açtı

İngiltere'de biyonik göz nakledilen ve görme yeteneğini 30 yıl önce kaybetmiş bir adam,

ameliyat sonrasında kuvvetli ışıkları algılayabildiğini söylüyor.



73 yaşında olan ve soyadını açıklamayan Ron adlı hasta, Londra'daki Moorfields Göz Hastanesi'nde bundan yedi ay önce deneysel

bir ameliyat geçirmişti.


Ron, Argus II olarak adlandırılan biyonik gözüyle, yollardaki beyaz çizgileri takip edebildiğini, hatta çorapları ayırabildiğini söylüyor.

Biyonik göz, güneş gözlüğüne eklenen bir kamera ve video işleme cihazı yardımıyla yakaladığı görüntüleri, gözün hemen dışındaki küçük bir

alıcıya kablosuz olarak iletiyor.


Alıcı da gelen verileri çok ince bir kablo ile retina üzerine yerleştirilen bir dizi elektroda yolluyor.

Çalışma prensibi

Normal gözde ışığa tepki veren retina tabakası gözün arka kısmında yer alıyor.

Yerleştirilen elektrotlar harekete geçirildiğinde mesajlarını optik sinirler aracılığıyla beyne yolluyor.

Beyin de hangi elekrodun harekete geçirildiğinden yola çıkarak, aydınlık ve karanlık görüntüleri algılayıp ayırt edebiliyor.

Bilim adamlarının umudu ise hastaların anlamlı görüntülere çevrilen görsel kalıpları nasıl yorumlamaları gerektiğini öğrenmesi.

Biyonik göz, ABD'li Second Sight (İkinci Görüş) adlı bir firma tarafından geliştirildi.

Şu ana kadar dünya genelinde toplam 18 kişiye bu cihazdan yerleştirildi. Bu ameliyatların üçü de Londra'daki Moorfield's hastanesinde yapıldı.

RP hastalarına

Cihaz, Ron gibi, retina yapısını bozan kalıtımsal bir dizi hastalığı tarif eden retinitis pigmentosa (RP) nedeniyle görme yeteneğini

kaybeden kişilere yardımcı olmayı hedefliyor.


Bu hastalık türü, normal olarak çocukluk yıllarında teşhis edilip yıllar içinde gelişiyor.



Ron'un biyonik göz ile yaşadıklarını anlatan bir belgesel de BBC'de bugün yayınlanıyor.

Gönderilen Fotoğraf







Görme engelliler için para ölçer
Görme engelliler için üretilen Para-Ölçer’in dağıtımı başladı

1 Ocak 2009 tarihinde tedavüle giren Türk Lirası banknot ve madeni paraların görme engelliler tarafından kolaylıkla tanınmasını sağlamak amacıyla

üretilen "Para-Ölçer"in dağıtımına başlanmıştır.

"Para-Ölçer" sayesinde görme engelli vatandaşlarımız, hssem Türk Lirası banknotları hem de madeni paraları ölçerek kupür değerlerini kolaylıkla tespit

edip birbirinden ayırt edebileceklerdir.

Yenilenen tasarımları, değişen boyutları ve gelişmiş güvenlik özellikleri ile kullanılmaya başlanan yeni banknot

ve madeni paraların toplumun her kesimi tarafından rahatlıkla, en iyi ve doğru şekilde kullanılması amaçlanmaktadır.

Bu çerçevede görme engellilerin alışverişlerinde Türk Lirası ve Kuruş kullanırken paraları kolaylıkla tanıyabilmelerini sağlayacak

"Para-Ölçer"lerin üretilmesi yönündeki çalışmalar tamamlanarak dağıtıma başlanmıştır.

Para-Ölçerler belirlenen merkezlere ulaştırılmıştır

Görme engellilere yönelik çalışmalar yürüten Türkiye Körler Federasyonu, Türkiye Görme Engelliler Federasyonu,

görme engelli çocukların eğitim gördüğü ilköğretim okulları ile rehabilitasyon merkezleri ve tüm Merkez Bankası şubelerine

"Para-Ölçer"ler gönderilmiştir.

Federasyon üyesi dernekler tarafından üyelerine teslim edilecek olan "Para-Ölçer"ler söz konusu derneklere

üye olmayan vatandaşlarımız tarafından, Merkez Bankasının Türkiye genelindeki tüm şubelerinden de temin edilebilecektir.

Bu kanallar aracılığı ile "Para-Ölçer"e ulaşamayan görme engelli vatandaşların,

Merkez Bankası’na veya tanıtım kampanyasını yöneten Bersay İletişim Danışmanlığı’na telefon, elektronik posta

ve benzeri yollarla başvuruda bulunmaları halinde, Türkiye’nin neresinde olurlarsa olsunlar, "Para-Ölçer" adreslerine teslim edilecektir.

Böylece tüm görme engellilerin "Para-Ölçer"e ulaşmaları sağlanmış olacaktır.


Türk Lirası banknotlarda görme engelliler için büyük kolaylıklar var

Görme engellilerin ihtiyaç ve beklentileri özellikle dikkate alınarak tasarlanan Türk Lirası banknotlarla görme engelli vatandaşlarımızın hayatı

kolaylaşacaktır.

Farklı boyutları, üzerlerinde yer alan holografik şerit folyo ve etkin kullanılan kabartma özellikleri ile yeni banknotlar temel ayırt edici özellikleri

güçlendirilmiş olarak dolaşıma çıkarılmıştır.

Görme engelli vatandaşlarımız, "Para-Ölçer"ler olmadan da aşağıda belirtilen özelliklere dikkat ederek Türk Lirası banknotları rahatlıkla tanıyıp

kullanabileceklerdir:



1. BOYUT FARKI:

Farklı değerdeki banknotlar farklı boyutlarda basılmıştır. Türk Lirası banknotların ebadı, kupür değerinin büyüklüğüyle doğru orantılıdır.

Tüm banknotların uzun kenarında bir küçük kupüre göre 6 mm, kısa kenarında ise ikili grup olarak 4 mm fark oluşturulmuştur.

En küçük kupür olan 5 Türk Lirası banknotun uzunluğu 130 mm, her kupürde 6 mm artışla, 200 Türk Lirası’nın uzunluğu 160 mm’dir.

5 ve 10 Türk Lirası’nın kısa kenarları 64 mm, 20 ve 50 Türk Lirası’nın kısa kenarları 68 mm, 100 ve 200 Türk Lirası’nın kısa kenarları ise 72 mm’dir.

2. KABARTMA NOKTALARLA KUPÜR SIRASI:

6 kupürden oluşan banknotların ön yüzlerinin sol üst kenarında, kupür değerine göre küçükten büyüğe doğru,

Braille alfabesiyle 1’den 6’ya kadar sayı ile kupür sırasını gösteren kabartma noktalar yer almaktadır.

3. HOLOGRAFİK ŞERİT FOLYO:

Banknotların ön yüzünde, bugüne kadar ilk kez kullanılan ve el temasıyla da kolaylıkla hissedilebilen holografik şerit folyo yer almaktadır.


4. KABARTMA BASKI:


Ayrıca, Yeni Türk Lirası banknotlarda olduğu gibi, tüm Türk Lirası banknotların ön yüzünde parmakla hissedilebilen kabartma baskı

uygulamasına, artırılarak devam edilmiştir.


#12 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 27 Haziran 2009 - 22:03

Görme engelliler için kitap okuyacak


Kokain bulundurmak ve kullanmaktan 24.5 yıla kadar hapsi istenen şarkıcı Deniz Seki,

cezaevinde görme engelliler için sosyal bir projeye imza atacak.

Halen Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'nde tutuklu bulunan Deniz Seki, cezaevinde kurulacak özel

stüdyoda görme engelliler için kitap okuyacak.

Seki'nin dışında gönüllü kadın mahkûmların da seslendireceği kitaplar,

Boğaziçi Görme Engelliler Merkezi'ne verilecek.

Proje için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü eşi Hayrünnissa Gül'den de destek istenecek.



AYVA'DAN DESTEK ALDI


TBMM'nin ilk görme engelli milletvekili Lokman Ayva, projeyi elinden geldiğince destekleyeceklerini

söyleyerek "Cezaevindeki kadınlardan görme engelliler için böyle anlamlı bir destek almak

çok güzel bir çalışma.

Sonuna kadar destekliyorum. Çalışma gönüllülük ilkesine dayanıyor" dedi.


#13 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 06 Ocak 2010 - 14:17

Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf

Gönderilen Fotoğraf

Gönderilen Fotoğraf:clover:





Cevap ekle