Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
hoppa

Kurana göre kız çocuklarının evlilik yaşı

Önerilen İletiler

"Sünnet" nedir sayın ftoyd? Bu kelime size ne ifade ediyor?

 

TDK'na göre "Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz." olarak ifade ediliyor. Yani Muhammed'in yaptıkları müslümanlar için İslam'a en uygun davranıştır; müslümanların da o davranışları örnek alması beklenir. Kaldı ki hiç bir dönemin ahlaki normlarının İslam ve Sünnet ile çelişmemesi gerekir. Bu ülkede sübyancılık üzerine bir anket yapılsa, büyük farkla en aşağılık suç olarak gösterilecektir. Ancak nasıl bir ironiyse, başta Doğu Anadolu olmak üzere hemen her bölgemizde kız çocuğunun 15 yaşın altında olduğu evliliklere sıkça rastlanmaktadır. Üstelik, büyük çoğunluğu müslüman olduğu söylenen bir ülkede internet üzerinden çocuk istismarına en çok rağbet gösteren ülkelerden biri olduğumuz gerçeği de cabası..

 

Evet bu bir kültür sorunudur. Ancak genelde kültürler, dini ritüeller ve motifler üzerine kuruludur. Eğer dini gelenekler bir uygulamayı olağan, hatta örnek alınacak bir davranış olarak sunuyorsa, bu uygulamayı ortadan kaldırmak çok zor olacaktır. Şimdi pek çok arkadaşımız İslam'da böyle bir geleneğin olmadığını, bunun tamamen bir çarpıtma, uydurma ve islamdan soğutma çabası olduğunu iddia edeceklerdir. Ancak bakın pek çok kişinin baştacı olan Fethullah Gülen bile inkar etmiyor:

 

"O, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) ahirete irtihal buyurduklarında daha yirmi küsur yaşlarındaydı: 8-9 yaşlarında iken kadınlık âlemine bir mürşide ve bir muallime olarak İnsanlığın İftihar Tablosu'nun saadet hanesine girmiş...."

 

-http://tr.fgulen.com/content/view/13309/3/-

Bende Sünnet ,, alıntıladığınız gibi hem davranışı hem sözü ifade etmiyor,sünnet bende davranışı ifade ediyor,şekli ifade ediyor,sözün adına ise hadis diyorum,yani peygamberin sözleri gibi aktarılan olgulara hadis diyorum.Ve ben davranıştaki sünnete Kuran doğrultusunda güveniyorum ama sadece ibadetler bazında, ya da Kuran a aykırılık teşkil etmeyecekler bazında.Gelgelelim yine Kuran doğrultusunda hadisleri reddediyorum ve değişmeyen tek şey Allah sözüdür diyorum..Hadislerde Kuranla uyumlu güzel şeyler de varsa bunları bir dedenin nasihatı gibi okuyorum..ve zaten illa hadis diye tutturan ve reddeettiğim için dindar olamayacağımı düşünen kişilerlede bu konularda elimden geldiğince yazışıyorum.

Şimdi inandığım Kitap açısından bakınca çocuk istismarı gibi bir kelimeyi müminlere yakıştırmam sözkonusu olamaz..Sürekli daha kutsalına yakın davranmaya yönlendiren inandığım Kitabım açısından yine örnek alınması gereken ufak yaşta evlilik değil yaşıt eşler kavramıdır.Pek çok kişinin baştacı olan benim de baştacımdır diye bir kaide yok,şahsım adıma dinimi yaşayıp,şahsım adına konuşuyorum.Yani benim din için ihtiyaç duyacağım kişi ,olsa olsa hat safhada arapça bilen ve türkçeyi de çok iyi bilen biri olabilir ki ,ondan da vazgeçtim bir lisan dil olarak kendim öğrenmeye karar verdim..Öğrenmeden ölür müyüm yaşar mıyım işime yarar mı yaramaz mı bilmem,tek bildiğim öğrenmenin sonunun olmadığı..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Bende Sünnet ,, alıntıladığınız gibi hem davranışı hem sözü ifade etmiyor,sünnet bende davranışı ifade ediyor,şekli ifade ediyor,sözün adına ise hadis diyorum,yani peygamberin sözleri gibi aktarılan olgulara hadis diyorum.Ve ben davranıştaki sünnete Kuran doğrultusunda güveniyorum ama sadece ibadetler bazında, ya da Kuran a aykırılık teşkil etmeyecekler bazında.Gelgelelim yine Kuran doğrultusunda hadisleri reddediyorum ve değişmeyen tek şey Allah sözüdür diyorum..Hadislerde Kuranla uyumlu güzel şeyler de varsa bunları bir dedenin nasihatı gibi okuyorum..ve zaten illa hadis diye tutturan ve reddeettiğim için dindar olamayacağımı düşünen kişilerlede bu konularda elimden geldiğince yazışıyorum.

Şimdi inandığım Kitap açısından bakınca çocuk istismarı gibi bir kelimeyi müminlere yakıştırmam sözkonusu olamaz..Sürekli daha kutsalına yakın davranmaya yönlendiren inandığım Kitabım açısından yine örnek alınması gereken ufak yaşta evlilik değil yaşıt eşler kavramıdır.Pek çok kişinin baştacı olan benim de baştacımdır diye bir kaide yok,şahsım adıma dinimi yaşayıp,şahsım adına konuşuyorum.Yani benim din için ihtiyaç duyacağım kişi ,olsa olsa hat safhada arapça bilen ve türkçeyi de çok iyi bilen biri olabilir ki ,ondan da vazgeçtim bir lisan dil olarak kendim öğrenmeye karar verdim..Öğrenmeden ölür müyüm yaşar mıyım işime yarar mı yaramaz mı bilmem,tek bildiğim öğrenmenin sonunun olmadığı..

 

Hadisler yalnızca Muhammed'in sözlerinden ibaret değildir. Hadisler hem sözleri, hem de davranışları konu edinirler.

 

"Ve ben davranıştaki sünnete Kuran doğrultusunda güveniyorum ama sadece ibadetler bazında, ya da Kuran a aykırılık teşkil etmeyecekler bazında."

 

ve

 

"Kitabım açısından yine örnek alınması gereken ufak yaşta evlilik değil yaşıt eşler kavramıdır"

 

demişsiniz. Peki Kur'an'a göre yaşıt bir kızın tarifi nasıl :

 

"Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var." (Nebe'/ 33)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Kızların adet görmesi ile reşit sayıldıkları ve dolayısıyla evlendirilebilecekleri öylesine yaygın bilinen bir İslam uygulamasıdır ki, bundan ne şüphe etmeye yer vardır, ne ayetle desteklenmesine gerek vardır. Muhammed de dahil hiç bir tek imam, müçtehit, bu konuda muhalif bir yorum yapmamışlardır, üstelik bizzat böyle evlilikler yapmış ve yapanlara izin vermişlerdir, izni bırakın teşvik etmişlerdir. Gözü açılmadan sahibini! bulması! adına bu uygulamayı teşvik etmişlerdir. Kimse İran medeni yasasının kafadan yazıldığını düşünemez. Bu o kadar kesin bir konu ki, tartışmaya hiç yer yoktur.

 

Ayete gelince: İki durumdan bahsediyor: "Tereddüt ederseniz" diyerek, iki tereddütlü durumu söylüyor: "âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler"

 

Birinci durum için kullanılan kelime "yeis" yani adetten kesilmiş olma, menapoz durumu olma tereddütü var. Kadın boşanmış veya dul ve adet olmuyor, ama acaba adetten mi kesilmiş, yoksa önceki eşinden hamile de ondan mı adet görmüyor? İkinci durum: Kız dokuz yaşını doldurup gelin gelmiş. En geç dokuz yaşına kadar adet olması gerekiyor ama olmuyor. Acaba biraz geç mi olacak? Öyle ya, makine değil bu, dokuz deyince tık, display resetlenecek! Her iki durumda bekleme süresi üç ay. Daha sonra beklemeye de gerek yok! Demek görmeyecek. Öyle ya canım, zorla değil ya, adet görmüyor? Ölene kadar bekleyecek değil ya? Üç aydan önce adet görürse bekleme biter. Üç ayda hamile olduğu anlaşılırsa bekleme doğuma kadar uzar.

 

Ama dokuz yaş açıkça geçmiyor, doğruya doğru. Bu, namazın geçip "beş vakit" geçmemesi gibi bir şey... Kimse çıkıp "üç vakit" diyemediği gibi, kimse çıkıp "onsekiz yaş" diyemiyor.

 

O yüzden İslamda dokuz yaşında evlendirme ilkelliğinin var olduğunda, ayette 9 rakamı geçmese bile kuşku yoktur. Zaten ayet, hadis ve gelenek bir üçlü sacayaktır, ayrımsanmaları olanaksızdır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Talak boşanma demektir,bahsi geçen ayette boşanmanın kuralları içerisinde baz alınacak noktalara değinilmiştir..

Adet görme bunlardan biri zira boşanılacak kadının hamilelik ihtimali göz önünde bulundurulmaktadır..

Henüz adet görmemişten kasıt evli olunan kadının reşitlik durumunu yada yaşı ile ilgili değildir.Az buçuk bu konularda bilgisi olan bilir zaten her kadın düzenli ve sağlıklı adet görmez..

Gördüğüm kadarı ile iletiyi yazan ve ona alkış tutanların kadınların bu muayyen günleri hakkındaki bilgileri ortada :) adet görme yaşını 10'a yetmedi 9'a kadar indirmenin sebebi duruma vahim bir hava verme çabası değilse bilgisizliktir..

Eşiniz,kızınız,sevgiliniz yoksa..Elinizin altında internet var açın araştırın,bakın bakalım adet görme yaşı dokuzmuymuş..

Ayrıca bu ayetin hemen ardındaki ayetlerin iletiye eklenmeyişi buradaki kastı tüm çıplaklığı ile ortaya koymaktadır.

 

6.

 

 

Ergenliğe girmek, daha önce kanda çok az miktarda olan seks hormonları dediğimiz kızlarda östrojen ve erkeklerde testosteron hormonlarının kanda artmaya başlaması ile birlikte, vücutta daha önce gözlenmeyen bazı belirtilerin ortaya çıkmasıdır.

 

 

 

Ergenliğe kızlarda memelerde tomurcuklanma ve büyümenin başlaması ile girilir. Erkeklerde ise ergenliğin ilk belirtisi testislerde büyüme ile birlikte skrotum (torba) derisinde kızarma ve kalınlaşmadır.

 

 

 

Genital bölge kıllanması bu belirtilerle aynı zamanda olabileceği gibi, farklı zamanlarda da oluşabilir. Genital bölgede ve koltuk altında kıllanmanın başlaması tek başına ergenliğe girildiğinin ölçüsü değildir. Ergenlikten önce, ortalama 6-7 yaşlarında hem kız hem de erkek çocuklarda, böbrek üstü bezinden salgılanan zayıf androjen hormonlar tüylenmeye yol açabilirler. Bu tüylenmeler genital bölgede, nadiren de koltuk altında olabilir. Ancak tüylenmenin fazla olduğu durumlarda nedenlerinin araştırılması gerekir. Bu amaçla çocuk endokrinoloğuna baş vurulması uygun olur.

 

Kızlarda ergenlik 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlar. Kızlarda ergenliğin 8 yaşından önce, erkeklerde ise 9 yaşından önce başlaması normal değildir. Erkeklerde ergenliğin 13.5 yaşına kadar başlamaması, kızlarda ise ergenlik belirtilerinin 14 yaşa kadar görülmemesi de normal değildir. Nedenlerinin araştırılması gerekir.

 

Kaynak

 

-http://www.cocukendokrin.biz/Soru_ve_Cevaplar.htm-

 

 

 

Ergenliğe kızlarda memelerde tomurcuklanma ve büyümenin başlaması ile girilir.

 

diyor uzman kişi.

 

Nebe suresi 33

 

Abdülbaki Gölpınarlı

 

Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar

 

 

Ali Bulaç Meali

 

Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

 

 

Diyanet Vakfı Meali

 

Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

 

 

 

Elmalılı Hamdi Yazır

 

Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.

 

 

Ömer Nasuhi Bilmen

 

Ve nar memeli, hep bir yaşta (cariyeler vardır).

 

 

Süleyman Ateş Meali

 

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

 

 

 

Şaban Piriş Meali

 

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar..

 

 

Allah dünyada bebeklerin evlenmesini normal görmesi yetmiyormuş gibi,üstelik cennete bile bebekleri hizmete sunuyor.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
O yüzden İslamda dokuz yaşında evlendirme ilkelliğinin var olduğunda, ayette 9 rakamı geçmese bile kuşku yoktur. Zaten ayet, hadis ve gelenek bir üçlü sacayaktır, ayrımsanmaları olanaksızdır.

 

Ayrımsanmalar; "GELENEK" ve "DİN"...

Ve karar; (içtihat) olanaksızdır?...

İslam'da 9 yaşında evlenme diye kural yoktur ne Kur'an'da ne Hadis'te göremezsiniz bundan dolayı (9 rakamı geçmese bile)

yazmak mecburiyetinden sonra zorlama bir yorumla "GELENEK" ortaya atıldımı iddia geçerliliğini kaybeder dolayısı ile bu olay kişi insiyatifindedir...

Kişisel düşüncem (acizane) "BULUĞ" deyip 9 yaşında kız çocuğu ile evlenmek gereksizdir zaten ne Kur'an ne Hadis'te yok bilebildiğim kadarı ile ve mal bulmuş mağribi gibi davranmak zaten "çağdaşlarımıza" yakışmaz bu itibarla kişinin,kişilerin yaptıkları "DİN'İ" bağlamaz.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Ayrımsanmalar; "GELENEK" ve "DİN"...

Ve karar; (içtihat) olanaksızdır?...

İslam'da 9 yaşında evlenme diye kural yoktur ne Kur'an'da ne Hadis'te göremezsiniz bundan dolayı (9 rakamı geçmese bile)

yazmak mecburiyetinden sonra zorlama bir yorumla "GELENEK" ortaya atıldımı iddia geçerliliğini kaybeder dolayısı ile bu olay kişi insiyatifindedir...

Kişisel düşüncem (acizane) "BULUĞ" deyip 9 yaşında kız çocuğu ile evlenmek gereksizdir zaten ne Kur'an ne Hadis'te yok bilebildiğim kadarı ile ve mal bulmuş mağribi gibi davranmak zaten "çağdaşlarımıza" yakışmaz bu itibarla kişinin,kişilerin yaptıkları "DİN'İ" bağlamaz.

 

 

Ne yazık ki bu müslümanlar sana sormamış ayıp etmiş sarıgöl. Bi zahmet onları aydınlatıver.

 

post-7-1182192874.jpg

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir gelincik
Gördüğüm kadarı ile iletiyi yazan ve ona alkış tutanların kadınların bu muayyen günleri hakkındaki bilgileri ortada adet görme yaşını 10'a yetmedi 9'a kadar indirmenin sebebi duruma vahim bir hava verme çabası değilse bilgisizliktir..

Eşiniz,kızınız,sevgiliniz yoksa..Elinizin altında internet var açın araştırın,bakın bakalım adet görme yaşı dokuzmuymuş..

 

Evet internetteki araştırmalarda ve doktorların söylediklerine göre , artık adet görme yaşı 10-9 yaşlarına inmiştir.Bilinen başka bir gerçek te sıcak iklimlerde bu yaşın , daha da aşağılara düştüğüdür.

 

Gelelim evlenme yaşına ; bana göre kuranın bu hükmü , olan bir durumdan bahsetmektedir.Bende 9 yaşında evlenilir diye bir kurala rastlamadım.Ancak bu konuda şu denebilir. Kutsal kitabın, çocuk denecek yaştaki evlilikleri hoş görmesi ve bunu engellemeye yönelik hiç bir hüküm getirmemiş olması doğru mudur? Bana göre bu konunun , bu açıdan tartışılması daha uygun düşerdi.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
"Sünnet" nedir sayın ftoyd? Bu kelime size ne ifade ediyor?

 

TDK'na göre "Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz." olarak ifade ediliyor. Yani Muhammed'in yaptıkları müslümanlar için İslam'a en uygun davranıştır; müslümanların da o davranışları örnek alması beklenir. Kaldı ki hiç bir dönemin ahlaki normlarının İslam ve Sünnet ile çelişmemesi gerekir. Bu ülkede sübyancılık üzerine bir anket yapılsa, büyük farkla en aşağılık suç olarak gösterilecektir. Ancak nasıl bir ironiyse, başta Doğu Anadolu olmak üzere hemen her bölgemizde kız çocuğunun 15 yaşın altında olduğu evliliklere sıkça rastlanmaktadır. Üstelik, büyük çoğunluğu müslüman olduğu söylenen bir ülkede internet üzerinden çocuk istismarına en çok rağbet gösteren ülkelerden biri olduğumuz gerçeği de cabası..

 

Evet bu bir kültür sorunudur. Ancak genelde kültürler, dini ritüeller ve motifler üzerine kuruludur. Eğer dini gelenekler bir uygulamayı olağan, hatta örnek alınacak bir davranış olarak sunuyorsa, bu uygulamayı ortadan kaldırmak çok zor olacaktır. Şimdi pek çok arkadaşımız İslam'da böyle bir geleneğin olmadığını, bunun tamamen bir çarpıtma, uydurma ve islamdan soğutma çabası olduğunu iddia edeceklerdir. Ancak bakın pek çok kişinin baştacı olan Fethullah Gülen bile inkar etmiyor:

 

"O, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) ahirete irtihal buyurduklarında daha yirmi küsur yaşlarındaydı: 8-9 yaşlarında iken kadınlık âlemine bir mürşide ve bir muallime olarak İnsanlığın İftihar Tablosu'nun saadet hanesine girmiş...."

 

-http://tr.fgulen.com/content/view/13309/3/-

 

sayin,'yam_yam'

yaziyi ta bastan buraya kadar okudum, ikinci saifeyi okumadan yazilan yazilara genel olarak cevap yazmak istiyorum.

Peygamber ilk evliligini daha 25 yasinda iken, kendinden yasca buyuk olan, ve kendisine peygamberlik gelmeden 15 yil once yapmistir.

Ve ilk esi bu dunyadan ayrilana kadar evlenmemistir,oysa o toplumda, cok evlilik gayet dogal bir sey olmasina ragmen,

Hemde cahillik yillarinda olmasina ragmen, daha iman nedir? kitab nedir, bilmez halde oldugu halde, ilk esinin yanina kuma almamistir,

Taaki 53 yasina gelene kadar, ilk esi vefaat etmis,

hicretten sonra evlenmistir.

Bir topluma hatta tum insanliga orneklik teskil edecek, bir insan,

Allahin gonderdigi vahiy dogrultusunda,kendisini, ve ev halkini egitmek durumundadir.

Aile bireyden baslayip topluma yansir,

53 yasinda bir insanin cinsel hazdan dolayi, 9, 10, yaslarinda bir cocukla evlendigini dusunmek, abesle istigaldir.

O ayni zamanda bir ogretmendide,her turlu saibeden dedi kodudan ve fitneden kacinmak gerekiyordu, nikahli esi olmasina ragmen,

Nur suresinde gecen esine atilan iftiradan yinede kurtulamadi,

ya birde nikahli esi olmasa idi, atilacak iftiralari siz dusunun.

O topluma bir ornek olmasi hasebiyle, ornek aile yetistirmek ve bunu topluma yaymak istiyordu,

bununla ilgili ayrintilari ahzab, ve tahrim surelerinde,ve sura suresi, 23. ayette gore bilirsiniz.

 

Sonra talak suresinde gecen 4. ayetten,

daha ay hali olmadik subyan cocukla evlenilir anlami cikmaz.

Eger peygamber kadin duskunu olsaydi, daha peygamberlik gelmeden, bunu yapardi, 53 yasindami aklina geldi subyan cocukla haz icin evlenmek,

Ama bunu kurandaki peygamberi tanimayanlar, ve ya tanimak istemeyenler, idrak edemezler.

Aha ben 45 yasindayim, tek esliyim, birdaha evlenmekmi, Allah yazdiysa bozssun,

adaleti saglayamayacagimi bildigim halde, neden yuvami huzursuz edeyimki,?

sonra peygambere dahi sinirlama getiriliyor, bundan sonra evlenezssin deniyor ayette,

neden hic dusundunmu?

Cunku artik ideal aile yapisi olusmus, ornek alinacak aileden, bir suru aileler olusmusturda ondan.

 

saygilar.

Evren.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Peygamber ilk evliligini daha 25 yasinda iken, kendinden yasca buyuk olan, ve kendisine peygamberlik gelmeden 15 yil once yapmistir.

 

Muhammed 25 yaşına kadar evlenmemiş değil, evlenEmemiştir.

Annesiz-babasız büyüdüğü için içine kapanık büyümüş, çobanlık yapmaktan dolayı asosyalleşmiş, sara krizleri geçirdiğinden dolayı *********** sanılan, bu nedenle toplum tarafından biraz daha ihtiyatle yaklaşılan, toplumun bu tavrı karşısında biraz daha ******* bir hal alan bir adamla hiçkimse kızını evlendirmek istemez. Artık şu 25 yaşına kadar evlenmemiştir masalını geçip, çok eşliliğin ve erken evliliğin olduğu bir toplumda Muhammed neden evlenmemiştir sorusunu sorun ve cevabını bulun.

 

Ve ilk esi bu dunyadan ayrilana kadar evlenmemistir,oysa o toplumda, cok evlilik gayet dogal bir sey olmasina ragmen,

Hemde cahillik yillarinda olmasina ragmen, daha iman nedir? kitab nedir, bilmez halde oldugu halde, ilk esinin yanina kuma almamistir,

 

"daha iman nedir? kitab nedir, bilmez halde oldugu halde, ilk esinin yanina kuma almamıştır" ifadesini dile getiriş tarzından şunu anlıyorum. Kuma almamak erdemdir. Eşe saygıdır. Güzeldir.

 

Böyle düşündüğüne sevindim. Zira laiklik de bu erdemi yasa haline getiriyor.

 

Yukarıdaki yazdığın şeylerden birçok veri elde edilebilir:

 

* Daha "iman nedir, kitab nedir" bilmediği zamanda, ilk eşinin üstüne evlenmeyecek ve kuma getirmeyecek erdeme sahip olan bir insan, "kitap ve iman nedir" öğrendikten sonra bu erdemini kaybetmiştir. Buradan da anlıyoruz ki, getirdiği din ve kitap kadınlar aleyhine işlemiştir, iyi birşey değildir.

 

* Muhammed erdeminden değil, korkusundan ilk eşinin üstüne evlenememiştir. Bu daha doğru bir tespittir. Kendinden 15 yaş büyük olan ve ticari ilişkide "patron" olan bir kadının, bırakın üstüne kuma almayı, o kadının lafının üstüne laf söylemeyemez Muhammed.

 

* Muhammed erdeminden değil, yetersizliğinden dolayı ilk eşinin üstüne evlenememiştir. peygamberlik iddiasından önceki 10 yılı düşünün. ******************** Saadede gelin artık.

 

Muhammed erdeminden dolayı değil, korkusundan ve yetersizliğinden dolayı ilk karısının üstüne ikinci bir eş alamamıştır.

 

53 yasinda bir insanin cinsel hazdan dolayi, 9, 10, yaslarinda bir cocukla evlendigini dusunmek, abesle istigaldir.

 

*******************

 

Ama şunu söyleyebilirim. Muhammed kendi mi istemiştir, yoksa çevresindeki **********, Ayşe'yi ona mı vermişlerdir?

Muhammed'in kendi tercihi olduğunu sanmıyorum. Zira ********* muzdarip bir adam planlı eylemler yapmaktan acizdir. Eylemler spontane gelişir. Çevresinde akıllı adamlar varsa, bu spontane yapılan anlamsız eylemleri "anlamlı ve planlı" imiş gibi gösterirler.

 

Ayşe konusunda da, Muhammed'in 6 yaşında bir kızı görüp, cinsel haz düşündüğünü sanmıyorum. Çevresindeki "yönlendiriciler" onu bu işe sokmuşlardır.

O da buna hayır dememiştir. İlah'ından bir vahiy alıp bu iş yanlıştır dememiştir. İşine gelmiştir.

 

Eger peygamber kadin duskunu olsaydi, daha peygamberlik gelmeden, bunu yapardi, 53 yasindami aklina geldi subyan cocukla haz icin evlenmek,

 

Yapamazdı. Ne kadar canı çekerse çeksin, *******, asosyal, mağaralarda yaşayan ve patron konumunda otoriter bir karısı olan adamın, o otoriter kadından kurtulmadan ve yetersizliğini örtecek bir donanıma sahip olmadan kadın ******* giderebilecek bir pozisyonu yoktur.

 

Saygılar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe
"kitap ve iman nedir" öğrendikten sonra bu erdemini kaybetmiş...

Bu süper bir saptama işte... Yanlı ve tek taraflı bakış açısı insanları nasıl da koşullandırıyor değil mi? Muhammed kutsal bir adam, bitti. Ne yapsa doğru, ne yapsa hikmetli. Su dökse, suyunda boncuk vardır muhakkak!

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
Muhammed 25 yaşına kadar evlenmemiş değil, evlenEmemiştir.

Annesiz-babasız büyüdüğü için içine kapanık büyümüş, çobanlık yapmaktan dolayı asosyalleşmiş, sara krizleri geçirdiğinden dolayı *********** sanılan, bu nedenle toplum tarafından biraz daha ihtiyatle yaklaşılan, toplumun bu tavrı karşısında biraz daha ******* bir hal alan bir adamla hiçkimse kızını evlendirmek istemez. Artık şu 25 yaşına kadar evlenmemiştir masalını geçip, çok eşliliğin ve erken evliliğin olduğu bir toplumda Muhammed neden evlenmemiştir sorusunu sorun ve cevabını bulun.

 

 

"daha iman nedir? kitab nedir, bilmez halde oldugu halde, ilk esinin yanina kuma almamıştır" ifadesini dile getiriş tarzından şunu anlıyorum. Kuma almamak erdemdir. Eşe saygıdır. Güzeldir.

 

Böyle düşündüğüne sevindim. Zira laiklik de bu erdemi yasa haline getiriyor.

 

Yukarıdaki yazdığın şeylerden birçok veri elde edilebilir:

 

* Daha "iman nedir, kitab nedir" bilmediği zamanda, ilk eşinin üstüne evlenmeyecek ve kuma getirmeyecek erdeme sahip olan bir insan, "kitap ve iman nedir" öğrendikten sonra bu erdemini kaybetmiştir. Buradan da anlıyoruz ki, getirdiği din ve kitap kadınlar aleyhine işlemiştir, iyi birşey değildir.

 

* Muhammed erdeminden değil, korkusundan ilk eşinin üstüne evlenememiştir. Bu daha doğru bir tespittir. Kendinden 15 yaş büyük olan ve ticari ilişkide "patron" olan bir kadının, bırakın üstüne kuma almayı, o kadının lafının üstüne laf söylemeyemez Muhammed.

 

* Muhammed erdeminden değil, yetersizliğinden dolayı ilk eşinin üstüne evlenememiştir. peygamberlik iddiasından önceki 10 yılı düşünün. ****************** Saadede gelin artık.

 

Muhammed erdeminden dolayı değil, korkusundan ve yetersizliğinden dolayı ilk karısının üstüne ikinci bir eş alamamıştır.

 

 

*******************

 

Ama şunu söyleyebilirim. Muhammed kendi mi istemiştir, yoksa çevresindeki **********, Ayşe'yi ona mı vermişlerdir?

Muhammed'in kendi tercihi olduğunu sanmıyorum. Zira ********* muzdarip bir adam planlı eylemler yapmaktan acizdir. Eylemler spontane gelişir. Çevresinde akıllı adamlar varsa, bu spontane yapılan anlamsız eylemleri "anlamlı ve planlı" imiş gibi gösterirler.

 

Ayşe konusunda da, Muhammed'in 6 yaşında bir kızı görüp, cinsel haz düşündüğünü sanmıyorum. Çevresindeki "yönlendiriciler" onu bu işe sokmuşlardır.

O da buna hayır dememiştir. İlah'ından bir vahiy alıp bu iş yanlıştır dememiştir. İşine gelmiştir.

 

 

Yapamazdı. Ne kadar canı çekerse çeksin, *******, asosyal, mağaralarda yaşayan ve patron konumunda otoriter bir karısı olan adamın, o otoriter kadından kurtulmadan ve yetersizliğini örtecek bir donanıma sahip olmadan kadın ******* giderebilecek bir pozisyonu yoktur.

 

Saygılar.

.

 

sayin,BrainSlapper'

*************

size kurandan delil yazmayacagim, cunku kurana inanmiyorsunuz.

Allahtan bahsetmeyecegim, cunku onada inanmiyorsunuz,

*********************

Peygamberlik gelmeden once, en guvenilir kisi addedilen El Emin lakabiyla cagrilan,

Bir insanmi *******?

ne kadar az aklediyorsunuz.

Sonra ilk peygamber oldugu yillarda, her turlu, kirallik teklifini, istedigi kadini, vereceklerini soylemelerine ragmen, bir elime ayi bir elime gunesi verseniz,

davamdan yinede vaz gecmem demistir.

iyi isinize geldiklerini alin isinize gelmedikleri almayin,

esin ustune kuma almamak, laikliktede varmis,

laiklikte umum hanelerde var, cinsel ihtiyaclari gidermeye,

kadinlari kole haline getirmeye,

ne tek esi,

bir kac esle birlikte birbirinden gizli sekilde, yasanti surdulenlere yasal olarak ne yapila biliyor.

Yasal olmayan es her zaman magdur ediliyor, sistem tarafindan,

mirastan pay bile alamiyor, laik yasalarda,

ama kuran tum eslere, mirastan pay veriyor,

bu cok esliligi savunuyorum diye anlasilmamali, tam tersi ben tek esliligi savunuyorum.

ama bu demek degildirki,

cok esli olanlarin yasal olmayan esleri magdur edilsin,

bumu kadin haklarini savunan yasalar,?

zor sartlarda, resmen umum hanelerde calisanlarin disinda, gayri resmi olarak calisan,

kole gibi kullanilan, kadinlara laiklerin vere bilecegi hic bir ozgurluk yoktur.

Verecekleri tek ozgurluk,

acilip sacila bilmeleri, hemde sinirsiz sekilde,

ama namus ortunme adina ne varsa, yasaklanan bir toplumda,

aile yapisi damura ugrar,

ugradida zaaten.

bana eskimis laik yasalardan, onlarin iyiliginden dem vurmayin,

gayri mesru cocuklari, kurtajla kocasinin dahi haberi olmadan aldirma olanagi saglayan bu laik yasalar,

Bu ne demektir biliyormusunuz?

Kadin istedigi sekilde kocasini aldatsin laik devlet kadinin arkasinda, erkek magdurmu olmus , yuvami dagilmis,

kopru alti cocuklarimi olusmus, tinerciler, kapkaccilarmi uretilmis toplumda, bunlarin hic onemi yok,

yeterki laik yasalar, sonsuze dek yasasinmi diyelim,

yoksa,

her on yilda bir yasa degisikliginemi gidelim,

vay rejim tikandi, yap bir sosisli devrim,

yok olmadi bir on yil daha,

al sana muzlu devrim,

yok olmadi al sana sucuklu olmayan veciteryan devrim,

Demekki,

insan oglunun yanilgilari cok hatalari cok,

bu hatalar ta firavundan beli devam ediyor,

elciler duzeltmeye calissada, ******* kervan yuruyor, ata sozu misali,

insanlar yanlislarda diretmeye devam ediyor.

Peygambere kufretmenin suc olmadigi,

ilahlastirilanlari koruma kanunlari olan bir ulkede,

ozgurluklerden bahsetmek,

abesle istigaldir.

 

iyi gunler, geceler,

Sisli havalar,

nasilllar niceler,

sorular icerisinde,bulmacalar,

sisli havalarda bilmeceler.

 

coz dugumu coze bilirsen,

diz yildizi ayi gok yuzune,

Hadi diz dize bilirsen.!

 

Evren.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
sayin,BrainSlapper'

**************

size kurandan delil yazmayacagim, cunku kurana inanmiyorsunuz.

Allahtan bahsetmeyecegim, cunku onada inanmiyorsunuz,

**************

Peygamberlik gelmeden once, en guvenilir kisi addedilen El Emin lakabiyla cagrilan,

Bir insanmi ***********?

 

**************

 

O yazılarda, Kuran'da, hadislerde ve islam tarihinde yaralan bilgilerden yararlanılarak yapılan bir analiz var.

 

Benim yaptığım tek şey soru sormak ve cavep aramaktır:

 

25 yaşına kadar evlenmemiş.

* Peki neden?

Yaşı yaşına başı başına uygun bir kızla evlenmemiş, dul bir kadınla evlenmiş.

* Peki neden?

30 küsür yaşlarında evden yuvadan kaçmış, mağaralarda yaşamaya başlamış, inzivaya çekilmiş.

* Peki neden?

Bazen yüzü mosmor olur, hırıltılar çıkarır, acaip sesler duyduğunu söylermiş?

* Peki bunun bilimsel bir açıklaması yok mu?

Ailesi Mekke'nin önemli bir ailesiymiş deniyor.

* Peki ailesi neden bu çocuğa okuma yazma öğretmedi? Çocukta öğrenmeye engel olan fiziki/mental bir rahatsızlık mı vardı, yoksa ailesi önemli bir aileydi iddiası bir masaldan mı ibaret?

 

Sonra ilk peygamber oldugu yillarda, her turlu, kirallik teklifini, istedigi kadini, vereceklerini soylemelerine ragmen, bir elime ayi bir elime gunesi verseniz,

davamdan yinede vaz gecmem demistir.

 

********muzdarip insanlar rasyonel kararlar alamazlar. Onların yaptığı eylemlere, onları kullanan ve yönlendiren insanlar kendi çıkarlarına uygun anlamlar yüklerler ve bu şekilde propaganda yaparlar.

 

Doğal yaşam hakkında belgesel çeken bir grup bilim adamı ve televizyoncu Anadolu2nun ücra bir köşesinde bir yörük çadırına konuk olular, ssoğulkarın sürdüğü bir zamanda. Çadırda birşey dikkatlerini çeker. Çadırın ortasında bir masa bulunmaktadır. Masanın üstünde de bir soba ve soba borusu doğrudan çadırın dışına verilmektedir. Bilim adamlarına çok ilginç gelir bu. çadırın iyi ısınması için, sobanın mümkün olduğunca aşağıda olması ve soba borularının mümkün olduğunca çadır içinde dolaştırılması ile en maksimum verim alınmaktadır. Ancak yörük evinde neden sobanın çadırın ortasına ve bir masanın üstüne konduğuna anlam veremezler. Acaba insanların yüzyıllardır tecrübe ile öğrendikleri ve bizim henüz keşfedemediğimiz bir fizik kuralı mı var? Bazıları bunun bilimsel açıklamasını yapmaya çalışır. Bir açıklama bulamazlar. meraklarından çatlarlar. Sonra biri sorar, "neden bu sobayı bu şekilde yerleştirdiniz" diye?

Evsahibi yörük şöyle der: Borular küflenmiş, çürümüş. Şehre inip yenisini alamadık. boru kısa geldi. Duman çadıra dolmasın diye boruyu dışarıya çıkaranbilecek kadar yükseltmemiz gerekti sobayı ve biz de bu masayı altına koyduk.

Açıklama bu kadar basit yani.

 

Muhammed'in söylediği sözler ve eylemler de, yörük çadırındaki bilim adamlarının yaptığı gibi, kendi ilgileri ve emelleri doğryultusunda yorumlanmış ve kullanılmıştır.

 

iyi isinize geldiklerini alin isinize gelmedikleri almayin,

esin ustune kuma almamak, laikliktede varmis,

laiklikte umum hanelerde var, cinsel ihtiyaclari gidermeye,

kadinlari kole haline getirmeye,

ne tek esi,

bir kac esle birlikte birbirinden gizli sekilde, yasanti surdulenlere yasal olarak ne yapila biliyor.

Yasal olmayan es her zaman magdur ediliyor, sistem tarafindan,

mirastan pay bile alamiyor, laik yasalarda,

ama kuran tum eslere, mirastan pay veriyor,

bu cok esliligi savunuyorum diye anlasilmamali, tam tersi ben tek esliligi savunuyorum.

ama bu demek degildirki,

cok esli olanlarin yasal olmayan esleri magdur edilsin,

bumu kadin haklarini savunan yasalar,?

 

Kendin de söylüyorsun: yasal olmayan eşler. Laiklik birden fazla kadınla evlenmeyi erdem saymıyor, yasaklıyor, yasadışı ilan ediyor.

 

zor sartlarda, resmen umum hanelerde calisanlarin disinda, gayri resmi olarak calisan,

kole gibi kullanilan, kadinlara laiklerin vere bilecegi hic bir ozgurluk yoktur.

Verecekleri tek ozgurluk,

acilip sacila bilmeleri, hemde sinirsiz sekilde,

ama namus ortunme adina ne varsa, yasaklanan bir toplumda,

aile yapisi damura ugrar,

ugradida zaaten.

 

Herhangi bir teşkilat mensubu olan insanlar o teşkilatın kurallarına uymakla yükümlüdür.

Camiye başı örtülü girilecektir diye bir kural varsa, hayır ben açık gireceğim diyemezsin.

Girmek istersen, örteceksin.

 

İnsaatta çalışan kask giymek zorundadır deniyorsa, giyeceksin, uymak zorundasın.

 

Bunun dışındaki her yerde herkes istediğini giyer veya giymez kimsenin müdahale etmeye hakkı yoktur.

 

bana eskimis laik yasalardan, onlarin iyiliginden dem vurmayin,

gayri mesru cocuklari, kurtajla kocasinin dahi haberi olmadan aldirma olanagi saglayan bu laik yasalar,

Bu ne demektir biliyormusunuz?

Kadin istedigi sekilde kocasini aldatsin laik devlet kadinin arkasinda, erkek magdurmu olmus , yuvami dagilmis,

kopru alti cocuklarimi olusmus, tinerciler, kapkaccilarmi uretilmis toplumda, bunlarin hic onemi yok,

 

Laik yasalar kadınlara gidin kocanızı aldatın demiyor, gizli çocuk yapın demiyor, yuvanızı dağıtın demiyor.

hatat laik yasala, "boşsun, boşsun, boşsun" deyince boşanılamayacağı söyleyip, yuva dağıtma işinden insanları caydırmaya çalışıyor.

 

yeterki laik yasalar, sonsuze dek yasasinmi diyelim,

yoksa,

her on yilda bir yasa degisikliginemi gidelim,

vay rejim tikandi, yap bir sosisli devrim,

yok olmadi bir on yil daha,

al sana muzlu devrim,

yok olmadi al sana sucuklu olmayan veciteryan devrim,

Demekki,

insan oglunun yanilgilari cok hatalari cok,

bu hatalar ta firavundan beli devam ediyor,

elciler duzeltmeye calissada, ********kervan yuruyor, ata sozu misali,

insanlar yanlislarda diretmeye devam ediyor.

 

Hayat nasıl ki durağan değildir, yasalar da öyle. Sonsuza kadar geçerli yasa olabilemez.

Yasaların değişmesi insanlığın yanıldığını göstermez, yaşadığını gösterir.

 

Peygambere kufretmenin suc olmadigi,

ilahlastirilanlari koruma kanunlari olan bir ulkede,

ozgurluklerden bahsetmek,

abesle istigaldir.

 

Topluma malolmuş insanlar eleştirilebilir, onların karikatürü yapılabilir, onlara hakaret de edilebilir, küfür de edilebilir.

Ama laik etik kuralları hakaret ve küfürden kaçınmaya özendirmektedir insanları. Biz de buna uymaya çabalıyoruz.

Bizim düşüncemize katılmayan insanlara, ************************demiyoruz yani.

 

saygılar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
**************

 

O yazılarda, Kuran'da, hadislerde ve islam tarihinde yaralan bilgilerden yararlanılarak yapılan bir analiz var.

 

Benim yaptığım tek şey soru sormak ve cavep aramaktır:

 

25 yaşına kadar evlenmemiş.

* Peki neden?

Yaşı yaşına başı başına uygun bir kızla evlenmemiş, dul bir kadınla evlenmiş.

* Peki neden?

30 küsür yaşlarında evden yuvadan kaçmış, mağaralarda yaşamaya başlamış, inzivaya çekilmiş.

* Peki neden?

Bazen yüzü mosmor olur, hırıltılar çıkarır, acaip sesler duyduğunu söylermiş?

* Peki bunun bilimsel bir açıklaması yok mu?

Ailesi Mekke'nin önemli bir ailesiymiş deniyor.

* Peki ailesi neden bu çocuğa okuma yazma öğretmedi? Çocukta öğrenmeye engel olan fiziki/mental bir rahatsızlık mı vardı, yoksa ailesi önemli bir aileydi iddiası bir masaldan mı ibaret?

 

 

Beni kuranda yazan bilgiler baglar, ama siz onada inanmiyorsunuz,

kurandan delil getirdigimiz zaman, muhammedin hezeyenlari diyorsunuz, sen dememis olabilirsin ama arkadaslarin diyor,

Ama isinize gelen ayet oldugunda hemen alintilayip, **********, kafalari bulandirmak, icin ayeti alintiliyorsunuz,

bu ne yaman celiski.

 

sen uyku halinde nasil horultular cikardigini yanindakine sordunmu, hic korkunc ruyalar gormedinmi>?

Ben cok sahid oldum,

uykuda korkuc sesler cikaranlara,

benim cikardigimada baskalari sahid oldu, hatta gunluk yasantidaki olaylari ruyalarda gorenlerimiz,

dahada ileri giderek, gunluk yasantimizda basimizdan gecen bir olay, daha once ben bunun boyle olacagini gormustum hissi uyandirir,

pekiyi biz olunca cok gorulmuyorda,

ayni olaylari yasayan peygamber olunca cokmu goruluyor.

hic unutma oda bizim gibi yiyen icen melek olmayan bir insan, carsilarda pazarlarda dolasan,

Hatta okuma ve yazmasi olan bir peygamber,

daha sana vahyetmeden once sag elinle yazan biriside degildin der kuran,

bu demek degildirki okuma ve yazmasi yoktu.

cahil olup olmamanin olcutu, okur yazar olup olmamakmidir, sizce?

okur yazar olmayan bir tarim iscisi, okur yazar olan bir kimyagerden daha ihtisas sahibidir tarim isi hususunda,

Ondan dolayi, okuma yazma bilmiyordu demek mantiksizlik olur,

okuma yazma biliyordu,

ama iman nedir, kitab nedir, vahiy nedir,

bu konuda her hangi bilgiye sahip degildi.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
******************

 

O yazılarda, Kuran'da, hadislerde ve islam tarihinde yaralan bilgilerden yararlanılarak yapılan bir analiz var.

 

Benim yaptığım tek şey soru sormak ve cavep aramaktır:

 

25 yaşına kadar evlenmemiş.

* Peki neden?

Yaşı yaşına başı başına uygun bir kızla evlenmemiş, dul bir kadınla evlenmiş.

* Peki neden?

30 küsür yaşlarında evden yuvadan kaçmış, mağaralarda yaşamaya başlamış, inzivaya çekilmiş.

* Peki neden?

Bazen yüzü mosmor olur, hırıltılar çıkarır, acaip sesler duyduğunu söylermiş?

* Peki bunun bilimsel bir açıklaması yok mu?

Ailesi Mekke'nin önemli bir ailesiymiş deniyor.

* Peki ailesi neden bu çocuğa okuma yazma öğretmedi? Çocukta öğrenmeye engel olan fiziki/mental bir rahatsızlık mı vardı, yoksa ailesi önemli bir aileydi iddiası bir masaldan mı ibaret?

 

 

 

********** muzdarip insanlar rasyonel kararlar alamazlar. Onların yaptığı eylemlere, onları kullanan ve yönlendiren insanlar kendi çıkarlarına uygun anlamlar yüklerler ve bu şekilde propaganda yaparlar.

 

Doğal yaşam hakkında belgesel çeken bir grup bilim adamı ve televizyoncu Anadolu2nun ücra bir köşesinde bir yörük çadırına konuk olular, ssoğulkarın sürdüğü bir zamanda. Çadırda birşey dikkatlerini çeker. Çadırın ortasında bir masa bulunmaktadır. Masanın üstünde de bir soba ve soba borusu doğrudan çadırın dışına verilmektedir. Bilim adamlarına çok ilginç gelir bu. çadırın iyi ısınması için, sobanın mümkün olduğunca aşağıda olması ve soba borularının mümkün olduğunca çadır içinde dolaştırılması ile en maksimum verim alınmaktadır. Ancak yörük evinde neden sobanın çadırın ortasına ve bir masanın üstüne konduğuna anlam veremezler. Acaba insanların yüzyıllardır tecrübe ile öğrendikleri ve bizim henüz keşfedemediğimiz bir fizik kuralı mı var? Bazıları bunun bilimsel açıklamasını yapmaya çalışır. Bir açıklama bulamazlar. meraklarından çatlarlar. Sonra biri sorar, "neden bu sobayı bu şekilde yerleştirdiniz" diye?

Evsahibi yörük şöyle der: Borular küflenmiş, çürümüş. Şehre inip yenisini alamadık. boru kısa geldi. Duman çadıra dolmasın diye boruyu dışarıya çıkaranbilecek kadar yükseltmemiz gerekti sobayı ve biz de bu masayı altına koyduk.

Açıklama bu kadar basit yani.

 

Muhammed'in söylediği sözler ve eylemler de, yörük çadırındaki bilim adamlarının yaptığı gibi, kendi ilgileri ve emelleri doğryultusunda yorumlanmış ve kullanılmıştır.

 

 

 

Kendin de söylüyorsun: yasal olmayan eşler. Laiklik birden fazla kadınla evlenmeyi erdem saymıyor, yasaklıyor, yasadışı ilan ediyor.

 

 

 

Herhangi bir teşkilat mensubu olan insanlar o teşkilatın kurallarına uymakla yükümlüdür.

Camiye başı örtülü girilecektir diye bir kural varsa, hayır ben açık gireceğim diyemezsin.

Girmek istersen, örteceksin.

 

İnsaatta çalışan kask giymek zorundadır deniyorsa, giyeceksin, uymak zorundasın.

 

Bunun dışındaki her yerde herkes istediğini giyer veya giymez kimsenin müdahale etmeye hakkı yoktur.

 

 

 

Laik yasalar kadınlara gidin kocanızı aldatın demiyor, gizli çocuk yapın demiyor, yuvanızı dağıtın demiyor.

hatat laik yasala, "boşsun, boşsun, boşsun" deyince boşanılamayacağı söyleyip, yuva dağıtma işinden insanları caydırmaya çalışıyor.

 

 

 

Hayat nasıl ki durağan değildir, yasalar da öyle. Sonsuza kadar geçerli yasa olabilemez.

Yasaların değişmesi insanlığın yanıldığını göstermez, yaşadığını gösterir.

 

 

 

Topluma malolmuş insanlar eleştirilebilir, onların karikatürü yapılabilir, onlara hakaret de edilebilir, küfür de edilebilir.

Ama laik etik kuralları hakaret ve küfürden kaçınmaya özendirmektedir insanları. Biz de buna uymaya çabalıyoruz.

Bizim düşüncemize katılmayan insanlara, ******************** demiyoruz yani.

 

saygılar.

 

Ama yutubun yaptigi hakaret sayiliyor degilmi,

ondan dolayi mahkeme karariyle erisimi engelleniyor.

peygambere yapilan hakarete bile hapis cezaasi yokken,

laiklige gosterdiginiz saygi ve tapinmayi,

Muslumanlarin Allaha yapmasini, yasaklamak,

kendi kurumlarini dokunulmaz kilmak, firavunlasmaktan, ve onun adimlarini izlemekten baska bir sey degildir.

saygilar.

Evren.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Kızlarda ergenlik 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlar. Kızlarda ergenliğin 8 yaşından önce, erkeklerde ise 9 yaşından önce başlaması normal değildir. Erkeklerde ergenliğin 13.5 yaşına kadar başlamaması, kızlarda ise ergenlik belirtilerinin 14 yaşa kadar görülmemesi de normal değildir. Nedenlerinin araştırılması gerekir.

 

Bu müthiş endokrolonojik bilgileri verirken bir şeyi unutmuş olmalısın,kız çocuklarında adet görme ergenliğin son safhalarından biridir.

14 yaşına kadar görülmemesi normal olmayan şey adet değildir ergenlik belirtileridir.Nitekim sağlıklı kadınlarda adet görme yaşı 13 yada 14 tür.

 

 

Evet internetteki araştırmalarda ve doktorların söylediklerine göre , artık adet görme yaşı 10-9 yaşlarına inmiştir.Bilinen başka bir gerçek te sıcak iklimlerde bu yaşın , daha da aşağılara düştüğüdür.

 

***********

Birde şu adet görme yaşını 10-9 düştü demişsiniz ya demekki bu anormal bir durum bunun sebebini neye bağlıyor uzmanlar biliyormusunuz peki?Hormonlu gıdaların sağlık üzerindeki tehdidine..

Yani arkadaşların adet görme yaşı olarak tayin ettikleri yaş mümkün olmayan bir yaş,bakın sizde artık 10-9 inmiştir demişsiniz.

 

Herneyse burada kadınların adet görme yaşı tartışılmıyor burada mevzu bahis olan bir ayet var ve o ayetle ilgili açıklamalarda yeterince yapıldı sanıyorum.Artık isteyen istediğini alır...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Beni kuranda yazan bilgiler baglar, ama siz onada inanmiyorsunuz,

kurandan delil getirdigimiz zaman, muhammedin hezeyenlari diyorsunuz, sen dememis olabilirsin ama arkadaslarin diyor,

Ama isinize gelen ayet oldugunda hemen alintilayip, ***********, kafalari bulandirmak, icin ayeti alintiliyorsunuz,

bu ne yaman celiski.

 

Sayın evren,

 

Biz Kuran'ın ilahlardan yıldızlardan geldiği iddiasını kabul etmeyiz. O nedenle Muhammed'in hezeyanları, halüsinasyonları deriz.

Ancak Kuran, içeriği, doğrularıyla, eğrileriyle, tarihin belirli bir döneminde yaşayan belirli bir toplum hakkında fikir edinmemizi sağlayan değerli bir kaynaktır.

Biz o kaynağı, tarihi kaynak olması bakımından değer veririz.

Kaynağın içindeki yanlışları da, yine o kaynağın içindeki çelişkilerle gösteririz, bilimsel verilerle yanlışlara dikkat çekeriz.

 

sen uyku halinde nasil horultular cikardigini yanindakine sordunmu, hic korkunc ruyalar gormedinmi>?

Ben cok sahid oldum,

uykuda korkuc sesler cikaranlara,

benim cikardigimada baskalari sahid oldu, hatta gunluk yasantidaki olaylari ruyalarda gorenlerimiz,

dahada ileri giderek, gunluk yasantimizda basimizdan gecen bir olay, daha once ben bunun boyle olacagini gormustum hissi uyandirir,

pekiyi biz olunca cok gorulmuyorda,

ayni olaylari yasayan peygamber olunca cokmu goruluyor.

 

Arkadaşım, her insan horuldayabilir, aksırabilir, öksürebilir, bunlar sorun değildir. Biz Muhammed'i bu nedenle eleştirmiyoruz.

Muhammed'in bu sıradan eylemlerine özel anlamlar yüklenmesine "aha vahiy geliyor, bundan hırlıyor" denmesine itiraz ediyoruz.

 

Ha ben horlarken, birisi çıkar da, "aha bu sesler BrainSlapper'in ilahlarla özel bir dilde mesajlaşmasının kanıtıdır" derse, o arkadaşın saçmaladığını söylemek elbette ki senin hakkındır. Bu düşünceni ifade etmen, saygısızlık veya hakaret olarak nitelendirilemez.

Burada insani eylemleri ve zaafiyetleri kınamıyoruz. Bu eylemlere atfedilen metafizik anlam yükleme çabalarına itiraz ediyor ve bilimsel açıklamalar getiriyoruz.

 

Ama yutubun yaptigi hakaret sayiliyor degilmi,

ondan dolayi mahkeme karariyle erisimi engelleniyor.

 

youtube'a erişimin engellenmesini doğru bulmuyoruz, kutsamıyoruz, aksine kınıyoruz ve nihayet başka bir kararla bu yasak kalkıyor.

 

peygambere yapilan hakarete bile hapis cezaasi yokken,

laiklige gosterdiginiz saygi ve tapinmayi,

Muslumanlarin Allaha yapmasini, yasaklamak,

kendi kurumlarini dokunulmaz kilmak, firavunlasmaktan, ve onun adimlarini izlemekten baska bir sey degildir.

 

Laiklik bir anlayıştır, tapınma ve saygı mabudu değildir.

Müslümanlar'ın inançları da beni ilgilendirmez.

Bir adamın Kaf Dağının arkasında devlerolduğuna inanması beni alakadar etmiyorsa, başka bir adamın Allah isimli bir ialahın onu sevenleri öbür dünyada sınırsız yiyecek ve sınırsız sekse garkedeceğine, onu sevmeyenleri de kepahanede kızartacağına inanması da beni alakadar etmez.

İsteyen istediğine tapar. İneğe tapana da bişey diyemem, sineğe tapana da, görünüz ve görünmez putlara da tapana da bişey diyemem.

Beni ilgilendiren şey, bu inançların, benim yaşam alanıma müdahale etmemesidir.

 

Saygılar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
Sayın evren,

 

Biz Kuran'ın ilahlardan yıldızlardan geldiği iddiasını kabul etmeyiz. O nedenle Muhammed'in hezeyanları, halüsinasyonları deriz.

Ancak Kuran, içeriği, doğrularıyla, eğrileriyle, tarihin belirli bir döneminde yaşayan belirli bir toplum hakkında fikir edinmemizi sağlayan değerli bir kaynaktır.

Biz o kaynağı, tarihi kaynak olması bakımından değer veririz.

Kaynağın içindeki yanlışları da, yine o kaynağın içindeki çelişkilerle gösteririz, bilimsel verilerle yanlışlara dikkat çekeriz.

 

 

 

Arkadaşım, her insan horuldayabilir, aksırabilir, öksürebilir, bunlar sorun değildir. Biz Muhammed'i bu nedenle eleştirmiyoruz.

Muhammed'in bu sıradan eylemlerine özel anlamlar yüklenmesine "aha vahiy geliyor, bundan hırlıyor" denmesine itiraz ediyoruz.

 

Ha ben horlarken, birisi çıkar da, "aha bu sesler BrainSlapper'in ilahlarla özel bir dilde mesajlaşmasının kanıtıdır" derse, o arkadaşın saçmaladığını söylemek elbette ki senin hakkındır. Bu düşünceni ifade etmen, saygısızlık veya hakaret olarak nitelendirilemez.

Burada insani eylemleri ve zaafiyetleri kınamıyoruz. Bu eylemlere atfedilen metafizik anlam yükleme çabalarına itiraz ediyor ve bilimsel açıklamalar getiriyoruz.

 

 

 

youtube'a erişimin engellenmesini doğru bulmuyoruz, kutsamıyoruz, aksine kınıyoruz ve nihayet başka bir kararla bu yasak kalkıyor.

 

 

 

Laiklik bir anlayıştır, tapınma ve saygı mabudu değildir.

Müslümanlar'ın inançları da beni ilgilendirmez.

Bir adamın Kaf Dağının arkasında devlerolduğuna inanması beni alakadar etmiyorsa, başka bir adamın Allah isimli bir ialahın onu sevenleri öbür dünyada sınırsız yiyecek ve sınırsız sekse garkedeceğine, onu sevmeyenleri de kepahanede kızartacağına inanması da beni alakadar etmez.

İsteyen istediğine tapar. İneğe tapana da bişey diyemem, sineğe tapana da, görünüz ve görünmez putlara da tapana da bişey diyemem.

Beni ilgilendiren şey, bu inançların, benim yaşam alanıma müdahale etmemesidir.

 

Saygılar.

Bunda bir sorun yok, isteyen istedigine tapsin,

ama dayatma olmasin,

yok burasi benim alanim bu alana muslumanlar giremez derler,

Ama kendileri muslumanlarin alanina bal gibi girerler,

ne isi var laik devlette, muslumanlari uyutma , pardon diyanet kurumunun, veya ilahiyat fakultelerinin.

sakin buna din ozgurlugu demeyin.

Allahin gonderdigi dinmi,

yoksa resmi ideolojinin dayattigi dinmi.

 

******************************

 

fikirsel saygilar.

Evren.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Bunda bir sorun yok, isteyen istedigine tapsin,

ama dayatma olmasin,

yok burasi benim alanim bu alana muslumanlar giremez derler,

Ama kendileri muslumanlarin alanina bal gibi girerler,

ne isi var laik devlette, muslumanlari uyutma , pardon diyanet kurumunun, veya ilahiyat fakultelerinin.

sakin buna din ozgurlugu demeyin.

Allahin gonderdigi dinmi,

yoksa resmi ideolojinin dayattigi dinmi.

 

Sayın evren,

 

Size katılıyorum, laik bir devlette, diyanet kurumu olmaz.

Bu yanlışı laik sistem yapıyor ve koruyor diye, bu yanlışı onaylayacak değilim.

 

Saygılar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Ne yazık ki bu müslümanlar sana sormamış ayıp etmiş sarıgöl. Bi zahmet onları aydınlatıver.

Offffffffffffffffffffffffff heryerde karşıma çıkıyorsun be *********!!! Her yer de !!!! Napmaya çalışıyorsun?İnsanlığı ele geçirmeye mi?Kendi dinini(!)oluşturmaya mı?Sen zaten Allaha inanmış olsan bile sırf şu yaptığın hareketle bile cehennemliksin be !!!

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
Offffffffffffffffffffffffff heryerde karşıma çıkıyorsun be *********!!! Her yer de !!!! Napmaya çalışıyorsun?İnsanlığı ele geçirmeye mi?Kendi dinini(!)oluşturmaya mı?Sen zaten Allaha inanmış olsan bile sırf şu yaptığın hareketle bile cehennemliksin be !!!

 

iyide cehennemede inanmiyor,

varinca gorur nasil olsa,

o zaman yazdiklarimiza, keske dediklerini dinlemis olsaydim der ama ,

artik oradan buraya tekrar donmek yok,

inkarinizdan dolayi tadin azabi denecek,

neyse,

bu dunyada serbest isteyen istedigi gibi inansin,

sonuc ahirette,

ahirette bilimsel olarak isbat edilemediginden inanmiyorlar,

Bilimi tanri edinmisler,

Bilmem anlata bildimmi?

saygilar.

Evren.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir YARASA
Bilimi tanri edinmisler,

 

Tanrının hatası olmaz ve yanılmaz. Bilim ise hatalarıyla gelişir ve yanlışlanabilir.

Öyelse bilimden tanrı olmaz.

Kafanıza göre insanları olmadık biçimlerde yargılamayınız...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
Tanrının hatası olmaz ve yanılmaz. Bilim ise hatalarıyla gelişir ve yanlışlanabilir.

Öyelse bilimden tanrı olmaz.

Kafanıza göre insanları olmadık biçimlerde yargılamayınız...

 

YARASA,

Size bir soru?

En guvendigin bilim adami Allaha ve son vahyine teslim olsa, ve gercek yolun bu oldugunu soylese,

Ne dersin,

Kafayi yemismi dersin,

yoksa hafizasini kaybetmismi dersin?

Yoksa o sozune guvenilir bir insandi zaten o yamuk konusmaz, bende Allaha inaniyor, ve son vahyine teslim oluyorummu dersin.!

saygilar.

Evren.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir YARASA
YARASA,

Size bir soru?

En guvendigin bilim adami Allaha ve son vahyine teslim olsa, ve gercek yolun bu oldugunu soylese,

Ne dersin,

Kafayi yemismi dersin,

yoksa hafizasini kaybetmismi dersin?

Yoksa o sozune guvenilir bir insandi zaten o yamuk konusmaz, bende Allaha inaniyor, ve son vahyine teslim oluyorummu dersin.!

saygilar.

Evren.

 

 

Kişilşerin inançları beni ilgilendirmez. Hala şunun ayrımını yapamamışsınız: bilim inanç işi değildir, ama din inanç işidir. İkisinin yolları ayrıdır. Karşı durduğum nokta, ispatlanamayacak şeyleri dini hurafelerle varmış gibi kabul edip bilimselmiş süsü vermek. Her neyse...

 

Dediğim gibi kişilerin inançları beni ilgilendirmez. Bu bilim adamı da olsa aynı, annem babam olsa da aynı. Benim önem verdiğim ve mantığımla değerlendirdiğim şey bilimin kendisidir. Sorunuzu şu şekilde sorsanız daha mantıklı olurdu kendi açımdan: "bilim yaratıcının varlığını İSPATLADI" (ispatladı diyorum, kabul ediyor demiyorum dikkat ediniz).

 

Kısacası Evren,

Ben bilim adamına değil bilime güvenirim bu konularda. Bilimsel verilere veya ispatlara bakarım. Verisi yoksa, ispatlanamıyorsa ve tamamen inanç meselesi ise kişinin kendi içinde kalır. Bir yığın insan buna göre hareket etmek zorunda değildir...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Muhammedin ayşe ile 9 yaşında evlendiği ile ilgili hadislere itiraz eden müslümanlar bu ayete ne diyecekler bakalım.

 

Talak suresi

 

1- Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.

 

2- Sürelerinin sonuna vardıklarında onları güzelce tutun, yahut güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun. Şahidliği Allah için yapın. İşte Allah'a ve son güne inanan kimseye öğütlenen budur. Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu yaratır.

 

3- Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.

 

4- Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdetini görmemiş bulunanlardan eğer şüphe ederseniz (iddetlerinin nasıl olacağında tereddüt ederseniz), onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları, doğum yapmalarıdır. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

 

 

Bilhassa 4 üncü ayete dikkat edin

 

Adet görme yaşını ortalama 10 alırsak demekki 9 yaşındaki kız çocuklarının evliliğine izin veriyor kuran

inanin bu durumu ben burda ögrendim aydinlattiginiz icin tesekkürler :clover: iyi ki varsiniz.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
Kişilşerin inançları beni ilgilendirmez. Hala şunun ayrımını yapamamışsınız: bilim inanç işi değildir, ama din inanç işidir. İkisinin yolları ayrıdır. Karşı durduğum nokta, ispatlanamayacak şeyleri dini hurafelerle varmış gibi kabul edip bilimselmiş süsü vermek. Her neyse...

 

Dediğim gibi kişilerin inançları beni ilgilendirmez. Bu bilim adamı da olsa aynı, annem babam olsa da aynı. Benim önem verdiğim ve mantığımla değerlendirdiğim şey bilimin kendisidir. Sorunuzu şu şekilde sorsanız daha mantıklı olurdu kendi açımdan: "bilim yaratıcının varlığını İSPATLADI" (ispatladı diyorum, kabul ediyor demiyorum dikkat ediniz).

 

Kısacası Evren,

Ben bilim adamına değil bilime güvenirim bu konularda. Bilimsel verilere veya ispatlara bakarım. Verisi yoksa, ispatlanamıyorsa ve tamamen inanç meselesi ise kişinin kendi içinde kalır. Bir yığın insan buna göre hareket etmek zorunda değildir...

 

NEML SURESİ (Resmi Mushaf : 27 / İniş Sırası : 48)

76. Hiç kuşkunuz olmasın ki bu Kur’an, İsrailoğullarına, ihtilafa düştükleri şeylerin birçoğunu anlatıyor.

 

77. Ve elbette o, inananlara bir kılavuz ve rahmettir.

 

78. Rabbin, o İsrailoğulları arasında hükmünü verip gereğini yapacaktır. Aziz’dir, Alim’dir O.

 

79. Allah’a dayanıp güven, çünkü sen apaçık gerçeğin üzerindesin.

 

80. Sen, ölülere işittiremezsin. Eğer dönüp giderlerse, sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

 

81. Ve sen, düştükleri sapıklıktan körleri de çıkaramazsın. Teslim olmuş kişiler halinde ayetlerimize inananlardan başkasına sesini duyuramazsın.

 

82. O söz tepelerine indiğinde, yerden onlar için bir dabbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.

 

83. O gün her ümmetin içinden ayetlerimizi yalanlayanlardan bir zümre derleriz de onlar, toplu halde ortaya sürülürler.

 

84. Geldiklerinde Allah onlara: “Ayetlerimizi, onlara ilminiz yeterli olmadığı için mi inkar ettiniz yoksa başka bir iş mi yaptınız?” der.

 

85. İşledikleri zulümler yüzünden o söz tepelerine inmiştir; artık tek kelime söyleyemezler.

 

86. Görmediler mi; biz geceyi içinde dinlensinler diye, gündüzü de gösterici bir ışık olsun diye oluşturduk. İşte bunda, inanan bir topluluk için elbette ibretler vardır.

 

87. Sura üfürüleceği gün, Allah’ın dilediği dışında herkes, göklerdekiler, yerdekiler dehşet içinde kalacaktır. Hepsi boynunu bükmüş bir halde O’nun huzuruna gelir.

 

88. Sen dağlara bakar da onları donuk-durgun görürsün. Oysa ki onlar, bulutların dolaştığı gibi dolaşmaktadır. Herşeyi güzel ve mükemmel yapan Allah’ın sanatıdır bu. Yaptıklarınızdan gereğince haberdardır O.

 

89. İyilik ve güzellik getirene, getirdiğinden daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan güvene çıkmışlardır.

 

90. Kötülük getirenlerin ise yüzleri ateşte sürtülür. Sadece yapıp ettiklerinizle cezalandırılırsınız.

 

91. “Ben, sadece bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Orayı saygıya layık kılmıştır O. Herşey O’nundur. Ben, müslümanlardan olmakla emrolundum.”

 

92. “Ve Kur’an okumakla emrolundum. Artık kim yola gelirse kendi nefsi için gelir. Sapmışa gelince, böylesine de ki: ‘Ben uyarıcılardan biriyim. Hepsi bu!’”

 

93. Ve şöyle yakar: “Hamd olsun Allah’a. O size ayetlerini gösterecek de siz onları tanıyacaksınız. Senin Rabbin, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.”

================================================================

Eger o gun yakiyn olarak gorecegine, inanman sana bir fayda verecekse, sen o gun inan sayin yarasa,

ozellikle 82 nolu ayette gecen yaratik yerden ciktigi zaman, zaaten is isten gecmis olacak,

o yaratik bile insanlarin inanmadigina sahidlik edecek,

Tiipki peygamberin yasadigi donemde,

peygamberin kavminin kurani tarkedilmis biraktigina sahidlik ettigi gibi.

 

[025.030] [DI] Peygamber: «Ey Rabbim! Doğrusu milletim bu Kuran'ı terketmişti» der.

 

Dusune biliyormusunuz,

peygamberin yaptigi sahidlik gibi, yerden bir yaratik cikacak,

ve oda ayni sahitligi yapip,

neml suresi 82. ayette gecen sozu soyleyecek,

iyide neden bir suru ayeti buraya aldin, sadece onu alsaydinya dememeniz gerekiyor,

cunku konunun butunlugune gore hareket etmek gerekiyor,

ondan dolayi, ayetleri bir yerden baslayarak almak ve kuran icerisinde arastirmak gerekiyor,

bir konu arastirilirken cimbizlama bir ayet alinipta, tap diye buraya yapistirilirsa,

o konuyu carpitmak isteyenlere malzemeden baska hic bir ise yaramaz,

sayin yarasa, inancla bilimi ayri tutamazsiniz, ikiside birbirini tamamlarlar,

Kuran hic bir bilime hic bir arastirmaya karsi degildir,

Neden o zaman muslumanlar buluslar yapmiyor diye sorarsaniz,

o sorun Kuranin degil, muslumanlarin sorunu,

Bu neml suresi 82 nolu ayet gelecekte olacak olan bir olayi haber veriyor,

tipki ayin da gelecekte yarilacagi gibi,

Yani kamer suresinde ay yarildi diye gecmesi,

[054.001-2] [DI] Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: «Süregelen bir sihir» derler.

 

ayin bin 1400 yil once yarildigini, bir parcasinin Alinin bahcesine dustugunu gostermez.

Kuranda gelecekte olacak olan olaylar, baazen olmus bitmis gibi anlatilir,

aslinda olup bitmedi ilerde oyle olacak,

ama insanlar, illa bir seye baglamak, ve o olayin icerisine o konuyu hapsetmek icin,

bunu yapmaktadirlar,

oysa daha ay yarilmamistir,

ayinda ilerde yarilacagi, yerden bir yaratiginda ilerde cikacagi,

daha su an bile henuz gerceklesmemis olan olaylar oldugunu bilmemiz acisindan yazdim.

bu olaylar ilerde geceklesecek, ama o olaylar gerceklestiginde insanlarin inanmis olmalari hic bir anlam ifade etmeyecek,

Allah o gun yalniz gormedigi halde rahmandan korkanlara merhamet edecek,

saygilarimla,

sayin,

yarasa.

 

Evren.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.