İçeriğe atla


Balinalar ve Yunuslar / Yaşadıkları Ortam


Bu başlığa 19 cevap verilmiş

#1 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 17 Ocak 2008 - 03:25

Gönderilen Fotoğraf


Balinalar ve Yunuslar / Yaşadıkları Ortam


Balina, yunusbalığı ve benzerlerini icine alan balinalar takımı , 38 cins ile 90 türden oluşur. Balinalar takımına giren

hayvanların tümü, memeli olmalarına karşın, gecirdikleri yapısal ve bedensel değişiklikler sayesinde, bütünüyle su icinde

yaşarlar.



Gövdeleri torpil bicimindedir, ön bacaklar yüzgeclere dönüşmüştür, arka bacakları yoktur. Suyun icinde, kendilerini

balıklarınki gibi dikey değil, yatay duran güclü kuyruklarıyla iterler. Gövdelerinin genellikle tüysüz oluşu ( oysa öbür

memelilerinki tüylüdür ) , bu takıma giren hayvanların suda kolayca ve rahatca kaymasını sağlar.



Derinin altında bir yağ tabakası, hem ısı yalıtkanı görevi yapar, hem de yüzmeye yardımcı olur. Dış kulak yoktur. Burun

delikleri basın tepesinde ve bir püskürtme deliği bicimindedir. Bu konum, hayvanın suda boğulmaksızın hava solumasını

kolaylaştırır.



Bütün memeliler gibi, balinagiller de yavrularına süt verir. Ne var ki, yavrular sütü emmezler, cünkü, süt emecek olsalardı,

ağızlarına sütle birlikte pek cok deniz suyu da girerdi. Bu nedenle, balinalar takımından dişilerin meme bezleri cevresinde,
bir kas halkası vardır, bu halkayı kasarak, sütü doğrudan doğruya yavrularının ağzına püskürtebilirler. Ayrıca, yavrunun

ağzı ile solunum yolları arasında ilişki bulunmadığı için de, kazayla su yutacak bile olsa, bu su, akciğerlere gitmez.



Balinalarin kemikleri süngerimsidir ve ici yağla doludur: Bu sayede hayvan su üstünde durabilir. Yağlı ve saydam bir salgı,
gözleri denizin olumsuz etkisinden korur.



Balinalar usta dalıcılardır ve gövdeleri, denizin derinliklerindeki büyük basınclara dayanabilecek bicimde değişikliğe

uğramıştır. Oksijen, hayvanın kanında ve kaslarında, onu su altındayken ve soluk almadığı zaman besleyecek kimyasal

maddelerle karışır. Dolaşım sistemleri kanı ic organlardan beyne gönderebilecek bicimde olduğu için, bedendeki oksijen,

hayvan soluk almak için yüzeye cıkıncaya kadar, en cok gereksinme duyulan yerlere gönderilebilir. Dalan insanın zorunlu
olduğu gibi su altındayken basınclı hava solumadıkları için, hızlı bicimde daldıklarında ya da su yüzüne cıktıklarında, öbür

memeliler ( özellikle insan ) için gecerli olan vurgun yeme tehlikesi, balinalar takımı için söz konusu değildir. Koku alma

duyusundan yoksun olan balinaların, dokunma ve işitme duyuları, görme duyusundan çok daha keskindir. Bazi türleri, su

altında cesitli sesler cıkarır ve seslerin yankısını dinleyerek yön bulabilirler ( bu duyunun calışma bicimi ile ( sonar )

sisteminin calışma bicimi aynıdir ) . Ayrıca cıkardıkları seslerin son derece karmaşik bir dil oluşturduğuna da inanılır.


Beyinlerinin büyük olması ve kullandıkları bu karmaşık dil nedeniyle, bircok araştırmacı, balinaların cok akıllı olduklarına,

hatta bazı balinaların insanlar kadar akıllı olabileceklerine inanmaktadır. Balinalar takımı üc alttakıma ayrılır: Dişli balinalar

Gönderilen Fotoğraf...( Odontoceti ) : dişsiz balinalar ( Misticeti ), soyu tükenmiş olan
Archeoceti.

#2 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 17 Ocak 2008 - 03:57

Dişli Balinalar


Dişli balinalar ( Odontoceti ) monofiyodonttur, yani dişleri yaşam boyu değişmeden kalır. Ayrıca, bu hayvanlarda tek bir

püskürtme deliği ve kubbeli, bakışımsız bir kafatası vardır. Bu alt takıma giren başlıca aileler arasında

ırmakyunusbalığıgiller ( Platanistidae ) , gaglibalinagiller ( Ziphiidae ) , ispermecetbalinasigiller ( Physeteridae ) , kücük

yüzgecli yunusbalığıgiller ( Delphinapteridae ) , yunus balığıgiller ( Delphinidae ) sayılabilir.



Irmakyunusbalığıgiller



Irmakyunusbalığıgiller ( Platanistidae ) ..Gönderilen Fotoğraf..ailesi, dört ırmak

yunusbalığı türü içerir. Bunlar, boyları 2 - 3 m arasında degişen,

kücük hayvanlardır, kafatasları yassıdır, ceneleri ince, uzun ve öne doğru cıkıntılı olduğundan bir tür gaga oluşturur.

Gözlerinde mercek bulunmadığından, görme duyuları zayıftır. Boyunları, bedenin geri kalan bölümüne oranla daha

belirgindir.


Bu yunuslara coğunlukla balıkcı tekneleri cevresinde raslanır. Sık sık, kısa dalışlar yaparak avladıkları, dipte yaşayan

balıklarla beslenirler. Bu ailenin bütün bireyleri yerel göcler yaparlar, kücük selsularını ve gölleri, yüzerek aşarlar.


Platanista cinsi: Kuzey Hindistan ırmaklarında yaşayan


Ganj yunusbalığını...Gönderilen Fotoğraf... ( Platanista gangetica ) icerir. Bu hayvan

kördür, duyarlı burnuyla, ırmakların dibindeki camurda yaşayan balık , karıdes ve öteki organizmaları bulup yer.


Inia cinsi: Güney Amerika' nın Amazon ve Orinoco ırmak ağında yaşayan Geofroy yunusbalığı ( inia geoffrensis ) türünü

kapsar. Bu hayvanın ince gagası hafifce aşağı kıvrıktır, geniş burnu kıllarla örtülürdür...


Gönderilen Fotoğraf ...Ganj yunusbalığının tersine, görme duyusu oldukca iyidir.



Lipotes cinsi: Tek türlü, Cin ‚ de dung – Ding gölünde ve göl yakınındaki Yang – dzı ırmağında yaşayan Çin

yunusbalığıdır ( Lipotes vexillifer ) . Hayvan suyun dışındayken, sırt ya da arka.. yüzgeci, bir bayrağa benzer. Hafifce

yukarı... Gönderilen Fotoğraf...kıvrık gagasıyla, yaşadığı gölün ve ırmağın dibinde balık avlar.



Stenodelphis cinsi: Yalnızca La Plata yunusbalığını ( Stenodelphis blainvillei ) kapsar. Bu yunusbalığının uzun, ince bir

gagası ve ücgen biciminde sırt yüzgeci vardır. La Plata ırmağı halicinde ve Güney Amerika ‚ da bu ırmak ağzı cevresindeki
kıyılarda yaşar.
La Plata yunusbalığı ırmakyunusbalığıgillerin en kücüğüdür: Boyu en çok 1,5 m’ dir, ağırlığısa 40 kg’ i çok
ender aşar.


Gagalıbalinagiller



Gagalıbalinagiller ( Ziphiidae ) ailesi, gagaları bulunan, yeryüzündeki bütün denizlerde yaşayan beş balina cinsi ve birçok

tür içerir. Uzunlukları 7 – 9 m arasında değişen bu hayvanların, sırt yüzgecleri kuyruğa çok yakındır ve öbür balinaların

sırt yüzgecleri gibi iceri doğru değil, dışarı doğru kıvrıktır...Gönderilen Fotoğraf... Üst Cenede diş yoktur, alt

cenedeyse yalnızca bir ya da iki cift

diş vardır. Dişilerinde bazen hic diş yoktur. Erkeklerin derisi, genellikle birbiriyle kavga etmekten, yara bere izleriyle

doludur. Sayıları oldukca az olduğundan ve acık denizlerde yaşamaları nedeniyle incelenmeleri güc olduğundan, bu

hayvanlar konusunda cok az bilgi edinilebilmiştir.

#3 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 17 Ocak 2008 - 04:43

Mesoplodon cinsi: Yaklaşık on türü vardır. Bu hayvanlarda yalnızca iki diş ( alt cenenin her iki yanında birer tane ) iyice

gelişmiştir. Mesoplodon grayi türünün üst cenesinde, kücük diş kalıntıları vardır.



Mesoplodon cinsine giren bu balinalar genellikle okyanusun derinliklerinde yaşadıklarından, davranışları konusunda fazla

bir şey bilinmez. Arasıra bazıları kumsallara vururlar ve bazı türleri bu karaya vuran örnekler aracılığıyla bilinir.

Mürekkepbalığı gibi kafadan bacaklıları ve balıkları yedikleri sanılmaktadır.





Ziphius cinsi: Yalnızca bir türü vardır: Cuvier gagalı balinası..Gönderilen Fotoğraf


( Ziphius cavirostris ) . Bu türün erkeklerinde, cenenin

ucunda, ise yarayan iki diş bulunur ( dişilerde bu dişler de bulunmaz ) . Her iki cenede birer dizi göstermelik diş yeralır.

Türün iki rengi vardır, birinde gövde siyah, yüz ve sırtın üst kesimi krem rengindedir. Ikincisindeyse gövde, kurşunımsı acık
kahverengi ve koyu lekelidir.


Cuvier gagalı balinaları 30 – 40 bireylik gruplar halinde dolaşır ve beslenir, cesitli kafadanbacaklıları avlarlar. Sık sık dalar

ve su altında yarım saat kadar uzun süre kalabilirler.





Tasmacetus cinsi: Tek türü tasmacetus shepherdi, 1937 ‚ de Yeni Zelanda kıyısına vuran tek bir birey aracılığıyla tanınır.
Ama bu hayvan da kokuşmuş ve dağılmış olduğundan, ancak iskeletinden bir şeyler öğrenilebilmiştir: Işe yarayan 90

dişinden ikisi çok iriydi ve cenesinin ucundaydı.


Berardius cinsi: ...Gönderilen Fotoğraf...Şişe burunlu iki dev balina türü kapsar:

Kuzey Büyük Okyanus’ ta Japonya’ dan Kaliforniya’ ya kadar uzanan bölgede yaşayan
Berardius bairdi, Güney Büyük

Okyanus’ ta ve çevre sularında yaşayan Berardius arnouxi.


Bu balinaların rengi boz – karardır, bazen karınları beyaz lekeli olur. Boyu 13 metreye yaklaşan bu hayvan, gagalı

balinaların en irilerindendir. Alt ceneleri üst cenenin hafifce önüne cıkar ve alt cenede genellikle iki cift diş bulunur.


Yaklaşık 20 bireylik gruplar halinde dolaşan bu balinalar, sürekli tetikte bulundukarından, yakalanmaları güc hayvanlardır.

Balık ve ahtapot ile beslenirler.



Hyperoodon cinsi: Iki tür şise burunlu balina türü kapsar: Yazın Kuzey Atlas Okyanusu’ nda ördek balinası ya da gagalı

balina ( Hyperoodon ampullatus )... Gönderilen Fotoğraf...Güney Atlas Okyanusu

sularından batıya ve güneye, Avustralya kıyılarına kadar yayılan
Hyperoodon planıfrons. Bu hayvanlar son derece ağırdır,

coğunun ağırlığı üc tonu gecer. Alın , gagadan dimdik yükseldiği

için, şişe burunlu bir görünüş verir. Erkeklerde alın, yaşlandıkca şişer ve centiklenir. Yaşlı erkeklerin alt cenesinde tek bir

diş, bazen de sıra sıra diş kalıntıları bulunur.


4 - 12 bireylik sürüler oluşturur, birlikte gezerler ve iclerinden biri yaralanacak olsa, onu asla bırakmazlar.

#4 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 17 Ocak 2008 - 05:16

Ispermecetbalinasıgiller



Ispermecetbalinasıgiller ( Physeteridae ) aılesi iki cins ve iki tür icerir. Bu balinaların ise yarayan dişleri, yalnızca alt

cenededir. Kafataslarında, ( ispermecet ) adı verilen bir tür sıvı yağla dolu geniş bir organ vardır, teknolojik gerecleri

yağlamakta kullanılan bu yağ, ispermecet balinasını avcılar icin çok değerli kılar. Günümüzde, bir zamanlar eşsiz

değerdeki bu yagın yerini tutabilecek pek cok değerli ve ucuz yapay madde bulunmasına karşın, balina avcısı uluslar,

ispermecet baslinasını, soyunu tüketecek kadar cok avlamaktadırlar.



Ispermecet balinalarının kafatası çok bakısımsız, alt cenesi kücük, dar ve kısadır. Yalnızca alt cenede bulunan dişlerin

kökü yoktur ve sağlam, esnek bir bağdokusuyla uzun bir yarıga tutturulmuşlardır.


Ispermecet balinaları bütün denizlerde rasltanan, sürüler halinde yaşamayı seven hayvanlardır. Yiyeceklerini okyanusun

derinlerinde avladıkları icin, kıyıya pek seyrek yaklaşırlar. Başlıca besinleri,


400 – 600 metre derinlikte yakaladıkları bir cesit mürekkepbalığıdır.



Kogia cinsi: Tek türü cüce...Gönderilen Fotoğraf... ispermecet balinası dır

( Kogia breviceps ) . Uzunluğu 3 – 4 metre arasında değişir. Incecik gövdesinin sırtı kara dursuni, karnı pembemsi kursuni
renktedir.





Physeter cinsi: Ispermecet balinası ya da kasalotu ( Physeter catodon ) icerir. ( Amberbalığı ) da denen bu balinaların

boyunun 40 m’ yi bulabildiği söylenir, ama genellikle 18 metre kadardırlar. Üstelik bu uzunlukta olanlarını bile bulmak cok

güctür, cünkü balina avcıları, bu hayvanları genc yaşta avlar.


18 metre uzunluğundaki bir ispermecet balinasının...Gönderilen Fotoğraf... ağırlığı

50 ton kadardır. Kafası cok iridir: Hayvanın toplam ağırlığının

yaklaşık ücte birini oluşturur. Alt cenedeki dişler üst cenedeki ceplere girer, bu ceplerde de birkac diş kalıntısı bulunabilir.
Püskürtme deliği S biciminde ve öne doğru yöneliktir.


Ispermecet balinasının barsaklarında ( amber ) adı verilen çok değerli bir madde bulunur, bu madde koku tutma yeteneğini
taşıdığından parfüm sanayisinde kullanılır. Ama günümüzde parfüm yapımcıları, bir zamanlar ağırlığınca altın değerinde

olan amberin yerine başka maddeler bulmuşlardır. Bir ispermecet balinasının barsagında bes yüz kiloya yakın amber

bulunduğuna raslanmıştır.


Ispermecet balinaları iki tür sürü oluştururlar: Birinci tür, haremin dişileri, yavrular ve bunları koruyan bir erkekten oluşur,

ikinci türse, yalnızca bekar erkekleri icerir.



Kücükyüzgecliyunusbalıpıgiller



Kücükyüzgecliyunusbalığıgiller ( Delphinapterius ) ailesi iki tür kapsar: Beyaz balinalar yada belugalar: nar balinaları. Her

iki tür de Kuzey kutbu cevresindeki sularda yaşar ve arasıra ırmaklardan yukarı cikar. 100’ ü aşkın bireyden oluşmuş

sürüler halinde yaşayan ve buzların oradan oraya sürüklenmesine göre göc eden bu hayvanlar, buzun altına sıkışıp

kalırlarsa, buzu kırıncaya kadar kafalarıyla vururlar. Her iki tür de deniz dibinde avlanır, balıkları , kafadanbacaklıları ve

kabuklu hayvanları yer.



Delphinapterus cinsi: Beyza balina ya da belugayı ( Delphinapterus leucas ) icerir.

Bu hayvanın rengi,...Gönderilen Fotoğraf... yaşı ilerledikce acılır, koyu kurşuni ya da

siyahtan, kirli sarıya ve hayvan dört, bes yaşına geldiginde beyaza dönüşür. Üst cenede on alt cenede sekiz diş vardır.

Sirt yüzgeci yoktur.


Beyaz balinalar, suyun dısında da kolayca duyulabilen cesitli sesler cıkarırlar. Cevik hayvanlardır, sırtüstü bile yüzebilirler.
Beyaz balina, yağı ve eti icin bütün Kuzey denizlerinde avlanır.





Monodon cinsi: Tek türü narbalinasıdır ( Monodon monceros ) . Erkek narbalinalarının bir tür uzun boynuzu vardır.

Bunlar, gercekte,...Gönderilen Fotoğraf... alt cenedeki tek dişin üst dudağı delerek

2 – 3 m uzamasının sonucudur. Bu dişlerin hayvanın hic bir isine yaramadıigı sanılır. Insanlar uzun süre bu dişi değerli

saymışlar, eski Kuzey halkları bu boynuzları, ( ünikorn ) denen efsane hayvanının boynuzu diye satmışlardı.

Narbalinasının dişleri, günümüzde de cesitli yerlerde kullanılmaktadır.

#5 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 17 Ocak 2008 - 05:39

Yunusbalığıgiller



Yunusbalığıgiller ( Delphinidae ) ailesi, yunusbalıkları ve domuzbalıklarından oluşur. 18 cins ve 62 kadar türü vardır. Bütün

okyanuslarda ve bircok büyük irmağın haliclerinde yaşarlar. ( Yunusbalığı ) adı genellikle, ağız kesimi gaga gibi uzamış ,

ince akıcı bicimli gövdeli kücük balinagiller için ( domuzbalığı ) adıysa, ağız kesimi küt ve gövdesi tıknaz balinagiller için

kullanılır.


Bu hayvanların her iki cenedeki dişleri de işe yarar. Balinagillerin en hızlı ve en ceviklerinden bazıları bu ailedendir: Sık sık
suyun dışına, oldukca yukarı sıcrarlar ve saate 25 deniz mili hız yapabilirler. Coğunlukla gemilerle yarışırlar ve teknelerin

cevresinde oynaşırlar.


Steno cinsi: Tek türü, Atlas Okyanusu, Büyük Okyanus ve Hint Okyanusu’ nun ılık sularında, Bengal körfesinde,

Kızıldeniz, Akdeniz ve Antil denizinde yaşayan
pürtüklü dişli...Gönderilen Fotoğraf


yunusbalığıdır ( Steno bredanensis ) . Bedeninin üst kesimi seyrek benekli ve lekeli, koyu maviye calan kursuni renktedir.
Karın kesimiyse pembe, kursuni lekelidir. Dişlerinin yüzeyi pürtüklü, girintili cıkıntılıdır. Üst ve alt cenelerin her birinde 20

– 27 diş vardır. Bu yunusbalığının alışkanlıkları bilinmemetedir.



Sousa cinsi: Eski Dünya’ nın hem tatli, hem tuzlu sularında yaşayan beş kadar türden oluşur, cilli yunusbalığı ( Sousa

lentiginosa ) Güney Hindistan ve Seylan’ in kıyılarında, kursuni yunusbalığı ( Sousa plumbea ) Doğu Hindistan kıyısından

Malaka boğasına kadar uzanan bölgede, Borneo yunusbalığı


( Sousa borneensis ) Çin kıyısı acıklarında, Batı Afrika yunusbalığı ( Sousa teusii ) ise, Kamerun ile Batı Afrika Senegal

cevresinde yaşar.



Denizlerde ve ırmak haliclerinde yaşayan bu yunusbalıkları, şişe burunlu ve pürtüklü dişli yunuslara benzerlerse de,

omurgalarında 10 – 15 omurun eksik olması ve dişlerinin daha çok olmasıyla onlardan ayrılırlar. Gagaları uzun ve başın

geri kalan bölümünden ayrıdır, yüzgeclerinin de dibi geniştir. Ortalama uzunlukları 1 – 3 m arasında değişir. Türlerin

coğunun sırti boz, siyah ya da kurşunidir, karın kesimleri daha acık renktir. Borneo yunusbalığı ile Çin yunusbalığı

beyazdır.


Soluk alırken yuvarlanan bu yunusbalıkları, tek olarak ya da genellikle birbirine çok yakın yüzen kücük sürüler halinde

dolaşırlar.



Gönderilen Fotoğraf...Sotalia cinsi: Beş türden oluşur. Brezılya yunusbalığı ( Sotalia

brasiliensis ) Rio de Janeiro körfezinde, Guyana yunusbalığı ( Sotali guianensis ) Guyana kıyılarında, soluk renkli

yunusbalığı ( Sotalia Pallida ) , ırmak yunusbalığı ( Sotalia fluviatilis ) ve Tocantins yunusbalığı ( Sotalia tucuxi ) ise

Amazon ırmağı ile geniş kollarında ve Tocantins ırmağında yaşar
. Bu türlerden ilk ikisi körfez ve haliclerde bulunur, öteki

ücüyse, ırmaklarda yaşar ( sular yükselince zaman zaman göllere kadar cıktıkları da olur )



Bazı arasitrmacilara göre, Amazon ırmağı yunusları gercekte ayrı bir tür değil, ayni türün cesitli yaslardaki hayvanlarıdır.


Brezilya yunusbalığının sırtı mavi kursuni ya da siyah, karnı beyazdır. Gözleri, bedeninin yanları, göğüs yüzgecleri,

kuyruga kadar uzanan siyah bir seritle cevrilidir. Sırt yüzgecinin her iki yanında parlak sarı birer leke vardır. Guyana

yunusbalığının üstü siyah , donuk kurşuni ya da boz yanınları ve karnı pembe, mor – kursuni ya da beyazdır.



Tatlisu yunusbalıklarının üstü mavi ya da inci rengi kursuni, önü arkasına oranla daha koyu, karnı beyazdır. Sırt rengi,

ağzın köşesinden göğüs yüzgeclerinin dibine kadar, belirgin bir cizgi oluşturur. Gaganın ve sirt yüzgecinin ucu beyazdır.

#6 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 17 Ocak 2008 - 06:20

Stenella cinsi: Ilık sularda yaşayan benekli yunusbalığı türlerinden ( 10 tane ) oluşur: Mavi-beyaz yunusbalığı

Gönderilen Fotoğraf( Stenella caeruleoalbus ), kücük yunusbalığı


( Stenella attenuata )...Gönderilen Fotoğraf, alınlı yunusbalığı


( Stenella frontalis, Stenella graffmani, Stenella longirostris, Stenella microps, Stenella plagiodon, Stenella styx, Malaysia
yunusbalığı ( Stenella malayana ) Stenella alope. Erişkinlerde bedenin üst kesimi, boz – kursuni ya da siyah, alt kesim

daha acık renktedir. Bazı türlerin lekeleri beyazdır, bazılarının baş, omuz ve sırtlarında beyaz, ten rengi ya da mavi cizgiler
vardır. Hayvan gemilerle yarışırken ya da teknelerin cevresinde oynarken sudan firladığınında , bu renkler, benekler

görülebilir. Bu cinsin üyeleri balıkla beslenirler.





Delphinus cinsi: Üc türü vardır. Yunusbalığı ( Delphinus delphis ) , dünyanin her yerinde, ılık ya da sıcak denizlerde

yaşar, bazen soğuk sularda da görülür, kızıl karınlı yunusbalğı ( Delphinus roseiventris ) , Banda denizinde ve Torres

boğazında bulunur
, kap yunusbalığı ( Delphinus capensis ), Güney Afrika ve Japonya dolaylarında yaşar. Bu

yunusbaliklarinin iyice belirgin gagaları, alından V biciminde bir oyukla ayrılır. Cenenin her iki yanında 40 – 50 dişleri

vardır.



Bular yunusbaliklarinin en hızlılarıdır: Genellikle saatte 3 – 4 deniz mili hızla giderlerse de 25 deniz miline kadar hız

yapabilirler. Balıklar ve kafadanbacaklılarla beslenirler ve 20 – 100 bireylik sürüler olutururlar. Coğunlukla gemilerin

cevresinde oynaşırlar.



Yunusbalığı boz ya da siyahtır, yanlarında cizgiler ya da seritler bulunur, karın altı beyazdir, göz ile burun arasında koyu

renk bir cizgi uzanır.





Grampus cinsi: Yalnızca bir türü vardır, Risso yunusbalığı ( Grampus griseus ) . Bu yunusbalığı A.B.D ‘ nin doğu ve batı

kıyıları acıklarında, Kuzey Atlas Okyanusu’ nda , Güney Afrika’ da , Akdeniz Kızıldeniz, Japonya, Cin, Avustralya ve Yeni
Zelanda’ da yaşar.





Tursiops cinsi: Dünyanın her yanına yayılmış iki tür şise burunlu yunusbalığını icerir: Tursiops truncatus ve Tursiops gilli.

Eriskinlerin ağirlığı 160 – 230 kg ..Gönderilen Fotoğraf..arasında değişir. Üstü siyah,

mavimsi kurşuni ya da mavidir, kuyruk yüzgecleri ve yan yüzgecleri koyu renk, karın kesimiyse acık renktir. Gagası ya da
ağız kesimi kısadır, cenelerin her iki yanında 20 – 26 diş vardır.


Turisops truncatus, Kuzey Amerika’ nin doğu kıyısı acıklarında en cok raslanan yunusbalığı türüdür. Genellikle beş ya da

daha cok birey bir arada gezer. Ceşitli balıklar, köpekbalıkları, mürekkepbalıkları, vatozlar ve karideslerle beslenirler.





Lagenorhynchus cinsi: Cizgili, beyaz yanı ve beyaz gagalı beş yunusbalığı türünden oluşur. Bu türlerin coğu, renk ve

işaretleriyle ayırt edilir. Genellikle sırtları siyah ya da kurşuni,..Gönderilen Fotoğraf

karın acık renktir. Bedenlerinde cesitli cizgi ve lekler vardır.

Lagenorhynchus albirostrisin gagası beyazdır. Lagenorhynchus obliquidensin bedeninin yanlarında, parlak sarımsı ve boz

– kurşuni cizgileri vardır.


Bu cinsin üyelerinde bircok omur, kısa gagalar, sivri uclu sırt yüzgecleri ve sivri uclu yan yüzgecler bulunur. Cenelerin her

iki yanında 22 – 45 dişleri vardır. Büyüklü kücüklü sürüler oluştururlar. Lagenorhynchus acutus ve Lagenorhynchus

albirostris 1 000 – 1 500 bireylik sürüler halinde gezerler, ama bircok tür, daha kücük gruplar halinde yaşar. Bu hayvanlar
yunusbalıklarının coğu gibi oyuncu değildir ve şise burunlu yunusbalıklarının yaptığı gibi yiyecek atılınca gemilerin

cevresinde oynaşarak dolanmaz. Bu türler dünyanın her yanına dağılmışlardır.





Feresa cinsi: Tek türü, Feresa attenuatadır. Ama bazı Japon araştırmacıları iki türden oluştuğunu öne sürerler: Feresa

attenuata, Feresa oculta. Bu cinsin üyelerine cok ender raslanır: Kuzey ve Güney Büyük Okyanus’ ta Afrika kıyısı

acıklarında görüldükleri olmuş ve yalnızca dört örneği kayıtlara gectiği için, bu cins konusunda çok az bilgi elde

edilebilmiştir. Cenelerin her iki yanında 10 – 13 dis vardır. Ele gecen bireylerden bir tanesinin rengi koyu kurşuniydi,

dudaklarının cevresinde beyaz cizgiler, gerisinde de beyaz bir kesim bulunuyordu.



Gelişim Hayvanlar Ansiklopedisi- Alıntılar

.
.
.

#7 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 17 Ocak 2008 - 23:39

Cephalorhynchus cinsi: Güney denizlerinde yaşayan dört tür Commerson yunusbalığından oluşur. Bedenlerinde cok

belirgin lekeler görülür. Chphalorhynchus commersoniinin geniş beyaz –siyah lekeleri vardır. Öteki türlerin sırtları siyah,

karınları beyazdır. Gaga yoktur ve her cenenin her yaninda 25 – 32 diş bulunur. Bu yunuslar coğunlukla soğuk sularda

yaşar, karides ve mürekkepbaligi yerler. Alışkanlıkları konusunda cok az sey bilinmektedir.



Orcinus cinsi: Tek türü vardır, katil balina yada falyanos ( Orcinus orca ) . Kuzey ve Güney kutup sularında cok bulunan

bu hayvana, başka denizlerde de raslanır. Cesitli ısıdaki sulara karşı olağanüstü bir dayanıklıgı vardır. Hepcildir.


Katil balinaların ağzı küt,..Gönderilen Fotoğraf.. yuvarlaktır, gözünün üstünde ve

arkasında beyaz lekeler bulunur. Karın beyaz, sırt siyahtır.

Yüzerken geniş, dik sırt yüzgecleri, coğunlukla deniz düzeyi üstünde görülür. Cenelerin her iki yanında 20 – 24 iri, güclü

diş vardır.


Katil balinalar sürü halinde avlandıları icin iri avlara da saldırabilirler. Ağız ve boğazları fokları, kücük morsları ve öteki

balinagilleri yutabilecek kadar geniştir. Buz üstünde yemek istedikleri bir hayvan görür görmez, hemen buzun altına girip

kırarlar. Buz parcalanınca av suya düşer, katil balinalar, bir metre kalınlıgındaki buzları bile kırabilecek güctedirler.


Lissodelsphis cinsi: Sırt yüzgecinden yoksun iki tür vardır: Büyük Okynus’ ta Japonya’ dan Kaliforniya’ ya kadar uzanan

bölgede yaşayan
Kuzey nunusbaligı..Gönderilen Fotoğraf.. ( Lissodelphis borealis ) Güney yarıkürenin her

yanında bulunan güney yunusbalığı ( Lissodelphis peroni ) .


Kuzey yunusbalıgının boyu 2.5 metre kadardır, bedenin üst kesimi, yüzgecleri, kuyruğu siyah, karnı beyazdır.


Güney yunusbalığının boyu 1,5 – 2 metre, sırtı ve başının tepesi siyah , gagası, yüzgecleri, yanları, kuyrugu ve karnı

beyazdır.


Her iki türün de gagası kısa ve belirgindir, her cenenin her iki yanında 43 – 47 arası sivri, keskin diş bulunur. Sırt

yüzgecleri yoktur. Balık ve kafadanbacaklılarla beslenirler. Sık sık suyun dışına sıcrayan , hareketli hayvanlardır.





Legenodelphis cinsi: Tek bir türü vardır: Borneo yunusbalıgı. ( Lagenodelphis hosei ). Bu tür, Borneo’ da Lutong

ırmağının ağzında
ele gecirilmiş bir kafatası ve bir iskelet aracılıgıyla tanınır..

Gönderilen Fotoğraf ..Boyu 2,5 metre kadardır, cenelerin iki yanında 40 – 44 diş

vardır.

#8 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 08 Haziran 2008 - 14:20

Gönderilen Fotoğraf....PLAJDA ’BADEM’ NÖBETİ

MUĞLA’nın Milas İlçesi’ne bağlı Ören Beldesi sahilinden ayrılmayan Akdeniz foku ‘Badem’in dün kendisiyle oynamaya

başlayan Asım Küçükosmanoğlu’nun üzerine çıkarak suya batırmaya çalışması yeni bir tartışma başlattı.


Kemerköy Termik Santrali’nde memur Murat Sert’in, "Denizde karşıma çıkarsa Badem’i zıpkınla acımadan vururum"

demesi sahildekiler tepki gösterirken, ‘Badem!"e kimsenin zarar vermemesi için jandarma nöbet tutmaya başladı.


Günlerdir Ören Plajı’ndan ayrılmayan, dün de kendisiyle oynamak isteyen avukat 65 yaşındaki Asım

Küçükosmanoğlu’nun üzerine çıkarak boğulma tehlikesi yaşamasına neden olan ‘Badem’ yine ilgi odağı oldu.

Yalı Muhtarı ve balıkçı Memduh Orhan’ın Ören Plajı’ndaki 8 metrelik ‘Emre’ adlı balıkçı kayığında güneşlenen, bazen de

denize giren Badem’i görmek isteyenler sahile akın etti. Bazıları Badem’le hatıra fotoğrafı çektirdi.



Sahile gelenlerin arasında bulunan Kemerköy Elektrik A.Ş.’de (KEAŞ) memuru 46 yaşındaki Murat Sert, ‘Badem’in

saldırısından çekindiği için birçok kişi gibi denize giremediğini ileri sürdü. Murat Sert, "Ben buraya yüzmeye geldim. Ama

Badem saldırdığı için denize giremiyorum. Onun kadar benim de yüzme hakkım var.

Ben zıpkınla balık avlamak için denize indiğim anda Badem karşıma çıkarsa, hiç acımam onu vururum.

Kimse de bir şey diyemez" sözleri, hayvanseverleri isyan ettirdi.




‘AKLINDAN ZORU VAR’

~~

Allah acil sifalar versin, ne diyeyim ki ben burada baska..

~~



Muğla Çevre ve Orman İl Müdürlüğü Hayvanları Korumu Kurulu’nda görevli Mediha Tekin, KEAŞ memuru Murat Sert’in bu

sözlerine tepki gösterdi. Tekin ve Sert arasındaki tartışmanın kavgaya dönüşmesini araya giren jandarmalar önledi.


Mediha Tekin, "Plajın ortasında bağıra bağıra Badem’i suçlayan, denize girdiğinde zıpkınla vurup öldüreceğini açıkça ilan

eden kişi hakkında suç duyurusunda bulunacağım. ‘Badem’ bu kadar çocukların ve insanların sevgilisi olurken, herkes

onu korumaya çalışırken,

‘Badem’i öldüreceğini bağıra bağıra övüne övüne söylemesi, aklından zoru olduğunu gösteriyor" dedi.



Memduh Orhan’ın 8 metrelik teknesinin üzerinde uyuyan Badem’i korumak için üç jandarma eri görevlendirildi. Muhtar

Memduh Orhan "Badem yaklaşık üç haftadır benim teknemde yatıyor. Artık o benim ve Örenlilerin sevgilisi oldu.


Gönderilen Fotoğraf...‘Badem’le birlikte balığa çıkıyoruz, Gökova koylarını dolaşıp


yeniden geri geliyoruz" diye konuştu.


Memduh Orhan ve arkadaşları, daha sonra ‘Badem’i de alarak tekneleriyle Gökova’ya açıldı.

#9 Muziçko

Muziçko

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 84 İleti

Gönderi Tarihi: 31 Ağustos 2008 - 02:54

bilgi için teşekkür ederimm...
"Her sözümüz dudaklarda gülüş oldu.Dönmek ihtimali yok artık, o gülüşler düş oldu"

#10 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 03 Aralık 2008 - 00:52

Gönderilen Fotoğraf....Yunusların hızının sırrı çözüldü



İleri teknoloji ölçümlerin kullanıldığı yeni araştırmaya göre, yunuslar hızı hızla yön değiştirme

güçlerinden kaynaklanıyor






Amerikan Fizik Derneği konferansında sunulan araştırmada, araştırmacı Tim Wei,

70 yıllık çözülmesi çok zor olan sorunun sonuçlandığını belirterek, "İlk olarak, bulmacanın çözüldüğünü düşünüyorum.

Yunuslar, Gray ve diğer insanların hayal ettiğinden çok daha güçlüler " dedi.



1936 yılında İngiliz zoolog James Gray, şüpheci bir şekilde yunusların

saniyede 9 metre hızla yüzdüklerini gözlemlemişti.

Yunusların gerekli gücün onda birini üretebileceğini tahmin etmişti ve yunusların cildindeki bir şeyin

su altındaki sürtünme gücünü artırdığını ve yüksek hıza ulaşabildiklerini tasarlamıştı.



Birçok biyolog Gray'in çelişkisini uzun süre reddetmesine rağmen, yunus vuruşunun gücünü belirlemek için

çalışma yapmadı.

Güçlü yüzücüler olan yunusları gözlemlemek için, araştırmacılar Amerikan donanmasından emekli olmuş

Primo ve Puka isimli 2 yunusu incelediler.

Araştırmacılar, suyun hareketini görünmez yapan küçük köpüklerle dolu özel tasarlanmış bir tank kullandılar.

Tank yunusların hızlarını videoya almak için çok küçük olduğu için sudaki kuyruk performansları da videoya kaydedildi.

İtme kuvveti yunusların ağırlığına ve kuyrukları tarafından yaratılan ölçümlere göre hesaplandı.


Köpüklerin hamlesini izlemek için yazılım kullanan araştırmacılar, hızın derecesini yunusların kuyruğunun

ürettiği güce (yaklaşık ortalama 100 kg) çevirmek için havacılık ve uzay araştırmalarındaki enerji ölçüm kavramlarını

kullandılar.

Bu miktardaki itme kuvvetinin ortalama düzeydeki olimpiyat yüzücüsünden yaklaşık 6 kat daha fazla olduğunu buldular.

Hatta yunuslar yüzme fenomeni Michael Phelps'ten 3 kattan daha hızlı yüzebiliyorlar.

Benzer kas hacmi olmadan yüzücünün kıyafetleri bile Phelps'e avantaj sağlayamaz.

Biyoloji Profesörü Frank Fish, bunun bir çelişki olmadığını belirteret,

"Yunusların bunu yapmak için her zaman kasları vardı. Gray yanılmıştı" dedi.


#11 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 10.870 İleti

Gönderi Tarihi: 03 Aralık 2008 - 23:41

Dislisini dissisini bilmemde,Armutlu Mudanya arasina cok geliyor yunuslar.Onlari hep seyreder ve keyif alirim onlarin suyun icinde ucarak dalmalarindan,birde balik sürüsüne rastladilarmi tam eglence oluyor ozaman.Kiyida cocuklar alkislamaya ve bagrismaya basladiklarinda kiyiya o kadar yaklasirlar ki sanirsiniz gelip cocuklarla birlikte yüzecekler.Gerci yillar önce yavru bir yunus Armutlu balikcilari tarafindan beslenerek büyütülmüstü.O yavru yunus gezinirken cocuk seslerini duyarak onlarin yanlarina gelir ve onlarla cocuk gibi suyun icinde bir süre oynasir sonra tekrar yerine dönerdi.
Insanlardan kötülük gelmiyecegini hisseden bir hayvan insanlara sokulmakta bir sakinca görmez.Önceleri kediler hep kacardilar insanlardan son yillarda kacmaz oldular artik,demekki insanlarimizin hayvan sevgisinde bir farklilasma yasaniyor.

saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...



#12 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 04 Mart 2009 - 01:42

Gönderilen Fotoğraf



Pembe yunus balığı bulundu...!


Amerika'da Louisiana Gölü'nde dünyanın ilk pembe yunus balığı fotoğraflandı

Erik Rue adlı bir bot kaptanı tarafından çekilen bu görüntülerin yarattığı yankı bitmek bilmiyor

Suları tuzlu olan ve Meksika Körfezi'ne dökülen Louisiana Gölü'nün bu inanılmaz sakini bilim dünyasını şok etti



Gönderilen Fotoğraf


Annesinin yavru pembe balinayı bir an olsun yalnız bırakmadığını söyledi fotoğrafı çeken kaptan


Şu an sadece görüntüler üzerine konuştuklarını belirten zoolojistler ise bunun muhtemelen albino bir yunus olduğunu söylüyor

Dünyanın ilk pembe yunusu, ABD'nin Lousiana kentindeki Inland Gölü'nde, görüntülendi.






Gönderilen Fotoğraf



Yunusu ilk gören Kaptan Erik Rue, "Bir anda suyun yüzeyinde açık renk bir şey gördüm. Hareket ettiğini fark ettim.

Bunun pembe renkte bir yunus olduğunu anladığım zaman nasıl heyecanlandığımı anlatamam. Daha önce buna benzer bir şey görmemiştim.


Gönderilen Fotoğraf


Bütün vücudu tamamiyle pembe renkteydi. Sağlıklı görünüyordu. Rengi dışında her şey normaldi ve çok güzeldi." ifadelerini kullandı.

Sevimli yunusun, gözlerinin kırmızıya çaldığını da belirten Rue, pembe renkli yunusun albino hastası olduğunu ilk başta düşünmemişti.

Ancak bilim adamlarının gözlemlerine göre bu sıradışı yunusun renginin tuhaflığı albinoya bağlı olduğu ifade edildi.



Gönderilen Fotoğraf



#13 Misafir_Domuzbağı_*

Misafir_Domuzbağı_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 04 Mart 2009 - 01:59

Gönderilen Fotoğraf

Yunus sesi zeka dostu

Yunusların çıkarttığı sesler, bebeklerin zeka gelişimi için mucizeler yaratıyor. Peru'da hamile kadınlar, bebeklerinin zeka ve sinir sistemlerinin daha iyi gelişmesi için düzenli olarak 'yunus terapisi' görüyor. Hamileler, Wayra adlı yunusun çıkarttığı sesi bebeklerinin daha iyi duyması için karınlarını bu sevimli hayvana yaklaştırıyor. İlginç terapiyi uygulayan anne adaylarının sayısı hızla artarken, uzmanlar, "Yunus sesi, bebekler için çok faydalı" diyor.

Saygılar...

#14 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 24 Mart 2009 - 00:51

Gönderilen Fotoğraf



80 balina ve yunus balığı kıyaya vurdu

Avustralya'da bir plajda yaklaşık 80 balina ve yunus, yine bilinmeyen bir nedenle kıyıya vurdu.

Bölgede toplu ölüm vakalarının son günlerde arttığı ve nedenin bilinmediği belirtildi.

Ülkenin güneybatısındaki Hamelin plajında karaya vuran balina ve yunusların çoğunun öldüğünü belirten yetkililer,

halen sağ olan 25 kadarının görevliler ve gönüllüler tarafından kumdan kurtarılarak suya geri döndürülmeye çalışıldığını kaydetti.

Balinaların Antartika sularına ulaşmada kullandıkları göç yolu üzerinde bulunan Avustralya'nın Tasmanya bölgesinde

son aylarda benzeri toplu kıyıya vurmanın sıklıkla görüldüğünü ifade eden bilim adamları,

bunun nedeninin henüz bilinmediğini, ayrıca son dönemde artan bir şekilde görülen balina

ve yunusların birlikte kıyıya vurmasının da alışılmadık bir durum olduğuna işaret etti.

#15 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 11 Haziran 2009 - 03:07

Gönderilen Fotoğraf...Dev balinaya gemi çarptı




Dünyada yaşayan en büyük canlılardan biri olan mavi balina geminin çarpmasıyla öldü.

Mavi balinanın cesedi Oregon State Universitesi'nin araştırma gemisi tarafından Kalifornia açıklarında

Santa Barbara Kanalı'nda bulundu.


Pasific Storm isimli araştırma gemisiyle dev mavi balinanın su üstüne çıkmış ölüsüne rastlayan araştırmacılar

üniversitede ceset üzerinde araştırmalar yapacak

Araştırmacılar dev balinanın, yoğun bir deniz trafiğine sahip olan Los Angeles'a gelen bir kargo gemisi tarafından

öldürüldüğünü düşünürken, üniversite yetkilileri bu konuda bir yorumda bulunmuyor.


Bu fotoğraf ilk kez Natioanl Geographic'in web sitesinde yayınlandı.

Balinaya yaklaşan Pasific Storm adlı geminin uzunluğunun 25 metre olduğunu belirten uzmanlar balinanın

da tahmini olarak 22 metre uzunluğunda olduğunu düşünüyor.


Oregon Üniversitesi mavi balinalar üzerindeki uzmanlığıyla tanınıyor.

Mavi balinalar dünyanın en büyük canlıları olarak biliniyor. Hatta dinazorlardan bile daha iri oldukları varsayılıyor.

Boyları 30 metreye kadar ulaşan dev canlıların ağırlıkları ise 100 - 150 tona çıkıyor.

Ağızları 100 insanı kavrayacak büyüklükte, kalpleri ise bir küçük otomobil büyüklüğünde tarif ediliyor.


Yaşam süreleri açısından da en uzun yaşayan canlılardan biri olan dev mavi balinalar, ortalama

110 yıl yaşıyor.


Denizlerin en büyük canlısı aynı zamanda en fazla ses çıkaranlardan biri.

Bir jet motoru ile benzer ses çıkaran mavi balinaların çıkardıkları bu sesler insan kulağının duyamacağı kadar düşük

frenkansta.

Genellikle Kuzey Atlantik ve Kuzay Pasifik'te yaşıyolar.

Ve tehlikesiz hayvanlar listesinde bulunuyorlar.


#16 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 12 Haziran 2009 - 01:42

Gönderilen Fotoğraf



YUNUSLA SOM BALIĞI İLE ÖLÜM DANSI Yunusların som balıklarıyla ölüm dansı objektiflere böyle yansıdı.

İki taraf arasındaki akrobatik savaş genellikle yunusların zaferiyle sona eriyor.

Yunusların, som balıklarıyla birlikte göründüğü bu fotoğrafta kazanan taraf hızını

ve zamanlamayı doğru ayarlayan taraf oluyor.

Uzun burunlu yunuslar bir som balığı avladıklarında hemen bir sonraki kurban için yeni bir plan yapmaya koyuluyor


Gönderilen Fotoğraf




Amatör fotoğrafçı James Moore tarafından yakalanan bu fotoğrafta avcının avına kilitlendiği an gözler önüne seriliyor.

37 yaşındaki amatör fotoğrafçı James Moore, "Som balıklarınınn gelme zamanı yılın en müthiş zamanı.

8 yunus som balıklarıyla birlikte kıyıya yakınlaştı.

Nefeskesici bir manzaraydı.

Gelen yunuslar belkide uzun burunlu yunusların en irileriydi.

Çünkü su soğuk ve beslenmek için çok fazla seçenekleri var.

Yunuslar gerçekten çok güzel ancak çok zeki ve ölümcül" diyor.



#17 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Temmuz 2009 - 12:59

Gönderilen Fotoğraf



Fotoğraftaki genç deniz aslanı 'avcılık yeteneği' ile bilinen katil balinayı fena halde kızdırmışa benziyor.

Ölümüne bir takibi gösteren bu fotoğraflar Arjantin'de çekildi.



Gönderilen Fotoğraf


Gönderilen Fotoğraf


#18 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 13 Ekim 2009 - 00:55

Gönderilen Fotoğraf


Balinalar şehirleşme kurbanı



ABD’de, Harvard Üniversitesi tarafından yayımlanan ’’Şehir Balinaları’’ kitabı, insan kaynaklı sebeplerden dolayı balina neslinin büyük tehlike altında olduğunu bir kez daha ortaya koydu.



35 bilim adamının 25 yıllık çalışmasının ürünü olan kitap, ABD’nin doğu sahillerinde yaşayan 300 ile 450 arasındaki Balen (Gerçek) balinası üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarını içeriyor.




Kitapta, iklim değişikliği, şehirleşme ve kirlilik gibi insan kaynaklı nedenlerden dolayı Balen balinalarının birbirleriyle iletişim kurmalarının yüz yıl öncesine göre yüzde 10 ile yüzde 35 arasında azaldığı belirtildi.



Balinaların iletişim kaybının ana nedenlerinden birinin artan gemi trafiği olduğu vurgulanan kitapta, gemilerin çıkardığı seslerin balinaların birbirleriyle iletişim kurduğu ses frekanslarını etkilediği ifade edildi.



Kitapta, balinaların birbirlerini duymalarını sağlayan ses frekanslarını, ABD’nin doğu sahillerindeki şehir gürültüsü
ve denizdeki gemi trafiği nedeniyle elde edememeleri, iki insanın bar veya disko gibi gürültülü ortamlarda birbirlerini duyamamasına benzetilirken,
bu tür iletişim kayıplarının da balinaların çoğalmasını engelleyici nedenlerden biri olduğu


#19 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 11 Kasım 2009 - 16:56


Gönderilen Fotoğraf



Ünlü sualtı yaban hayatı fotoğrafçısı bu müthiş anı yakalamak için ölüm ile burun buruna geldi...

Sualtı yaban hayatını fotoğraflayan ünlü fotoğraf sanatçısı Amos Nachoum Antartika'daki dalışında müthiş kareleri yakalayarak yine klasını konuşturdu...

Oldukça zor ve soğuk hava şartlarında dalan ve bir pengueni avlamak için suya dalan leopar fokunun o keskin sivri dişleri ile göz göze

gelen Nachoum, soğukkanlılığını korudu ve ortaya bu inanılmaz kareler ortaya çıktı...

Gönderilen Fotoğraf

Daha önce de okyanusların en vahşisi olarak bilinen beyaz köpek balığıyla burun buruna gelen


ve eşine rastlanmayan bir kareyi 'gülümseyen köpekbalığını' görüntülemeyi başaran ünlü sanatçı, daha pek çok güzel fotoğrafa da imzasını attı...



Gönderilen Fotoğraf



LEOPAR FOKU



Süper avcı, normal şartlar altında doğada yetişkin halde iken başka türler tarafından avlanılmayan veya av türlerini kontrol altında tutan avcı canlılar.

Ayrıca süper yırtıcı, alfa yırtıcı, doruk yırtıcı, doruk avcı, veya büyük avcı isimleriyle de anılırlar.


Leopar foku (Hydrurga leptonyx) Pars foku ya da Deniz leoparı olarak da bilinir fokgiller (Phocidae) familyasından Güney kutbu sularında yayılmış bir fok türü.

İsmini lekeli derisi ve tüm foklar içinde en yırtıcısı olmasından alır. Penguenler ve genç foklar gibi sıcak kanlı diğer omurgalılar ile beslenmeyi tercih ederler




Özellikleri


Leopar fokları son derece hidrodinamik bir vücuda sahiptirler. Bu onların su içinde fevkalade hızlara ulaşmalarına olanak verir.

Kafası o kadar yassıdır ki nerdeyse sürüngen şeklinde bir etki bırakır.


Ön yüzgeçler uzun olduğundan leopar foku bu ön yüzgeçlerin aynı anda güçlü çırpılmasıyla suyun içinde haraket eder.


Bir erkek leopar foku 3 m uzunluğunda iken dişiler hemen hemen 4 m gelebilirler.

Ağırlık erkeklerde 270 kg bir dişide ise nerdeyse 400 kg gelir.


Renk üst kısımda koyu gri alt kısımda ise gümüş beyaz olup başında ve yanlarında gri lekeler vardır.


Yaşam alanı

Leopar foku Antarktika denizlerinde bulunan bir hayvandır. Antarktika Kıtası'nın civarında parça buzların kenarında haraket eder.

Genç hayvanlar sıklıkla Subantarktika adalarında karaya gider ve buralarda onlara tüm yıl boyunca rastlanır.

Ender olarak dolaşan ya da şaşırmış olan hayvanlar Yeni Zelanda Avustralya ya da Ateş Toprakları'na ulaşırlar

#20 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 03 Aralık 2009 - 18:04



Dünya Özürlüler Günü




Gönderilen Fotoğraf







Bursa'da, Dünya Özürlüler Günü etkinlikleri kapsaminda 5 otistik çocuğun, Yunus Eğlence Merkezi'nde bulunan 2 yunusla terapisine başlandi.



Nilüfer Lions Kulübünce, gün dolayisiyla düzenlenen etkinlik çerçevesinde Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi'nden 5 otistik çocuk,


Yunus Eğlence Merkezi'ne getirildi.



Burada önce 2 yunusu uzaktan seven çocuklar, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmani eşliğinde yunuslarla birlikte yüzdü.


Çocuklarin yunuslarla kurduğu iletişim izleyenlerin dikkatini çekti.


118K Lions Kulüpleri Engelliler Destek Komitesi Başkani Prof. Dr. Nihat Sapan, engellilere yönelik birçok projelerinin bulunduğunu belirterek,


''Bu projemizde, 5 otistik çocuğumuz günde yarimşar saatten 10 gün özel terapi alacaklar.



Yunusla terapinin önemini dünyada bilmeyen yok. Umariz bu çocuklarimizda da önemli gelişmeler görülür'' dedi.

Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi Başhekim Yardimcisi Esin Selimoğlu ise hastanelerinde çocuklara

gereken eğitimin verildiğini ifade ederek, ''Ilk kez yunusla terapiyi deniyoruz.

Yunuslarin engelli çocuklarda yarattiği fark biliniyor.

Bu projeyi hayata geçirenlere teşekkür ediyoruz'' diye konuştu.



Cevap ekle