Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Önerilen İletiler

Eğer kedileriniz doğduklarından beri sizinleyse ya da çok küçükken almışsanız, geçici yerlerde başka yere yapmaması titizliklerinden değil ,alışkanlıklarından kaynaklanan bir durum olması kuvvetle muhtemel. Zira benim köpeğimde de aynı durum vardı. Ben 2 aylıken almıştım köpeğimi ve köpeklerin, periyodik aşıları bitene kadar veterinerler dışarıda dolaştırılmasına izin vermiyorlar. Bu nedenle aşılar bitene kadar tuvalet ihtiyaçlarını evde  belirli bir yere alıştırmak zorundasınız. Aşılar bittiğinde  dışarıda kaç saat gezdirirsem gezdireyim  tuvaletini asla yapmıyordu. 4 saat dışarıda kaldığımı bilirim. Eve gelince tuvalet ihtiyacı için  direk olarak alıştığı yere gidip yapıyordu. Dışarıya alıştırmak için epey uğraşmıştım. Keza farklı yerlere gittiğimde de normalden çok daha uzun sürelerde gezdirmek zorunda kalıyorum tuvalet için. Yani onlarında bizler gibi alışkanlıkları var.

 

 

Komşuların gelmeme meselesi ise çok ta umurumda değil açıkçası , keyifleri bilir. Onlar önce baktıkları çocuklara dışarıya çöp atmamasını ve hayvan sevmesini öğretsinler . Ben dışarda gezdirdiğimde bile  kızımın kakasını bir poşet yardımıyla toplayıp ,ortada bırakmıyorum. Temizlik kim o tip düşünenler kim 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ben kedinin aşırı titizliğini gözümle gördüm. Kum bulamadığı için betonun üzerine yaptığı kakasının üzerine örtmek için betonun üzerindeki tozu her yerden merkeze doğru patileriyle süpürerek kakasının üzerine toplamıştı. Hayretten donakalmıştım.

 

Çok akıllı bir kediydi. Zaman kavramını çok iyi bilir, ne istediğini mükemmel anlatır ve ne istendiğini derhal bilirdi. Sanki reenkarnasyon varmış da o önceki hayatında bir insanmış hissine kapılırdım. 

 

Yok hayır ya, önceki hayatında insan olsaydı bu kadar mükemmel bir kedi olamazdı. Kedilere haksızlık ettim. Önceki hayatında insan olması onun kediliğini bozar, mahvederdi. Berbat bir kedi olurdu! laughing.gif 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Pamuk'un artık yeni bir adı var: Attack Cat. Bu adı hak etti. Oyunculuğunu kanıtlayarak ünvanı kaptı. En sevdiği oyun saklanmaca oyunu. Diz çöküp saklanıyorum ve sinsice yaklaşıyor. Eğer burnuma patisini dokundurmayı başarırsa bir puan kazanıyor. Başaramazsa ben bir puan kazanıyorum. Çok dikkatli davranırsam onu 10 - 8 filan yenebiliyorum. Çok sinsi davranırsa o beni yenmeyi başarıyor.

 

Gözüne tırnağı gelirse filan diyen oluyor. Asla böyle bir şey yapmaz. Tırnağını asla çıkarmaz. Yüzüme daha tırnağıyla bir kere dokunduğu olmadı. Gerçi ben yine de saklanmacada milyonda bir olasılığa karşı gözlük takıyorum. Çünkü tırnakları gerçekten hiç bir kedide görmediğim kadar sivri ve kanca biçiminde. Ucunu bir milim kesiyorum, hemen sipsivri yeni bir uç çıkıyor ve iğne kadar sivri. Sakın fazla kesmeyin, kedinin tırnağı canlı dokudur.

 

Ama elime karşı nadiren çok kızarsa acımasız olabilir. Ben de bazen çok kızdırıyorum. Önce sesini korkunçlaştırarak uyarıyor. Ses tonu cırmalamaya hazırlandığını belli ediyor. Ben aldırış etmeyip sıkıştırınca cart! laughing.gif  Napıyım sıkıştırmadan sevilmiyor ki! Pamuk topu gibi, çok tatlı!

 

Kendini sevdirmeyi başaramadığı kimse olmadı. Kediden aşırı korkan eşim bile kedinin çok tatlı ve iyi bir arkadaş olduğunu kabul etti. Pamuk (Attack Cat) türlü şakalar yaparak önceleri korkutsa da sempatisini kazanmayı başardı. Ne maskaralıklar yaptı sevimliliğini ona kanıtlamak için. İki ayak üzerinde ellerini açarak bile yürüdü! grin.gif 

 

Bir de kediden bulaşan toksoplazma gondii paraziti hakkındaki ön yargıları yıkmam gerekti. Bu parazitin sadece hamilelikte bulaşması halinde tehlikeli olduğunu, daha önce bulaşmasının ise tersine aşı etkisi yapıp bağışıklık sağladığını anlatmam gerekti. Bunun sonucunda zafer Pamuk'un oldu, ev nüfusuna kaydolmayı başardı! 93.gif 

 

Not: Toksoplazma gondii'nin tek ara konağı kedigiller. Ancak insanların doğrudan kediden alma olasılığı çok düşük. Dışkısı ile direk temas eden eli, yıkamadan ağıza götürmek gerekiyor. Daha çok, kedi dışkısı ile bulaşmış marul gibi salata malzemelerini yıkamadan yemekle bulaşıyor.

 

Dikkat etmesi gerekenler ise hamile olan kadınlar. Cenine geçerse çok kötü etkiliyor. Hamile olunmayan durumlarda çok belirsiz semptomlarla atlatılıyor ve bağışıklık kazanılıyor.

 

Dünyada çok daha korkunç parazitler var. Şistozit denen tatlı suda sadece yürümekle bile bulaşan bir parazit hastalığının yakaladığı dünyada en az yüzelli milyon insan var ve iç organları kemiren çok kötü bir parazit. Yine koyun - köpek döngüsünde bulunan ve insanlara bulaşabilen akciğer kisti hastalığı tedavisi çok zor bir hastalık. Tabii ki parazitli koyun akciğerini çiğ yemedikçe köpeğe bulaşmaz. Koyun akciğerinde parazit kistleri belirgindir. 

 

İnsandan insana bulaşan parazitler de var. İnsanlardan mı soyutlanacağız? Hayır. Sadece önlem alacağız. Hayvan dostlarımızda olduğu gibi... Parazitlerin olmadığı bir doğa en azından şu an için olanaksız. 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Attack Cat tam bir teknoloji hastası. Titreşen telefona bayılıyor, klavyede gezinmekten ve abuk subuk şeyler yazmaktan, bilgisayarı bip bip bip öttürmekten zevk alıyor, üstelik yazdıklarını silmemi engellemek için klavyeye yatıyor, yazıcının üzerinde uyumak ise hobisi! Bazen de Assault on Terror oyununda teröristlere saldırarak bana yardım etmeye çalışıyor! laughing.gif

 

Ne zaman yardım ermeye kalkışsa teröristler beni vuruyor ama neyse... tongue.png

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kedi ile insanın dostluğu ne zaman başladı?

 
page_kediyle-insanin-dostlugu-ne-kadar-e
 
  • Tarih18.12.2013 15:21

Çin'de yapılan kazılarda insanların çok uzun zamandır kedileri kemirgenleri uzak tutmak için kullandığını gösterdi

T24

 

Çin'de yapılan kazılarda elde edilen bulgular, 5 bin yıl önceki çiftçilerin kedilerle birlikte yaşadığını gösterdi. Amerikan Proceedings of the National Academy of Science dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Çinliler'in kedileri tahıllarla besledikleri ve bu şekilde evcilleştirmeyi başardıkları tahmin ediliyor.

Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre, Pekin'deki Çin Bilim Akademisi'nden Yaowu Hu ve ekibi, Çin'in Şansi vilayetindeki Kuanhucun adlı köyde buldukları ilk kediye ait olduğu düşünülen sekiz kemik parçasını inceledi. Araştırmacılar, radyo karbon testi sonucu bulguların 5 bin 300 yıl öncesine dayandığını tespit etti. Bu dönem vahşi kedilerin evcilleştirilmeye başlandığı düşünülen zamana denk geliyor. Bulgular, o dönemki kedilerin bugün Avrupa'daki evcil kedilerden daha büyük, ancak Avrupa'daki vahşi kedilerden daha küçük olduğunu ortaya koydu.

KED%C4%B01(1).jpg

Bilim insanları, Çinlilerin 5 bin yıl önce kemirgenleri uzak tutmak için kedi beslediğini düşünüyor. Tahıl ya da gıda maddelerini saklamak için kullanılan toprak kapların da farelerin çok zor girebileceği şekilde biçimlendirildiği vurgulanıyor.

Kediler bugün de en çok sevilen evcil hayvanların arasında yer alıyor. Yaowu Hu başkanlığındaki ekipten araştırmacılar, dünya genelinde 500 milyondan fazla ev kedisi olduğunu belirtiyor. Ancak kedilerin atalarının tam olarak nasıl evcilleştirildiği konusundaki bilgiler hâlâ kısıtlı.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evet kedinin çok özgür bir karakteri var ve insana hiç minneti yok. Bu yüzden nankör olarak tanımlanıyor. Ama ben kedinin tam da bu özgür karakterine hayranım. Asla arabesk takılmaz. Onu sevdiğiniz sürece sizi sever. 

 

Kedi köpekten daha önce evcilleşti. Buna rağmen köpek çok değişim geçirdiği halde, kedi çok az değişim geçirdi. Bu da özgür karakteri sayesinde...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kedi köpekten daha önce evcilleşti. Buna rağmen köpek çok değişim geçirdiği halde, kedi çok az değişim geçirdi. Bu da özgür karakteri sayesinde...

 

Tam tersine. Köpek çok daha önce evcilleştirildiği için daha az vahşi. Zaten Kurt atalarından dolayı sürü hayvanı ve sahibini Alfa Kurt sanıyor, ona biat ediyor.

 

Kedi ise, hem geç evcilleştirildiği, hem de doğada bağımsız, tek başına yaşayan bir hayvan olarak, kimseyi takmıyor, daha vahşi ama buna kesinlikle nankör denemez. 

 

Buna rağmen, yavrudan alınıp tek başına yetiştirilenlerde köpek bağlılığı da görülebiliyor, hatta canını yaksanız bile sabredebiliyor, tek bir tırnaklı pati bile atmıyor. Sizi annesi sanıyor. :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Tam tersine. Köpek çok daha önce evcilleştirildiği için daha az vahşi. Zaten Kurt atalarından dolayı sürü hayvanı ve sahibini Alfa Kurt sanıyor, ona biat ediyor.

 

Kedi ise, hem geç evcilleştirildiği, hem de doğada bağımsız, tek başına yaşayan bir hayvan olarak, kimseyi takmıyor, daha vahşi ama buna kesinlikle nankör denemez. 

 

Buna rağmen, yavrudan alınıp tek başına yetiştirilenlerde köpek bağlılığı da görülebiliyor, hatta canını yaksanız bile sabredebiliyor, tek bir tırnaklı pati bile atmıyor. Sizi annesi sanıyor. smile.png

Evet aynen dediğiniz gibi.Evde köpek beslediğim için biliyorum. Köpekler evde de sürüsü ile birlikte yaşadığını sanıyor. Evdeki herkes onun gözünde  aynı değil. Evde    kendine bir lider seçiyor. Diğerlerinin komutlarını takmazken seçtiği liderin komutlarını harfiyen yerine getiriyor. Örneğin bizim evde köpeğimin seçtiği lider benim. Çocuklarımın benimle birlikte evden çıkması bile onu kıskandırmaya yetiyor  ve  özellikle kızımın odasını dağıtıyor. :) 

 

Yavruyken alınan kedilerde de köpek bağlılığı var gerçekten .Kedi besleyen bazı arkadaşlarımda bu durumu ben de gözlemledim.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Obama'nın Ayasofya'yı ziyaretinde okşadığı Gli isimli sevimli kedi bir anda ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. 
Şaşı kedi Gli, doğma büyüme Ayasofyalı. 2004’te, müzenin çıkış kapısındaki görevli kulübesinin altında doğdu. Annesi ve hatta anneannesi de burada doğmuş, yaşamış. Kendisi müzenin 6 kedisinden biri, en kıdemlisi. 

Aynı zamanda akıllı da. Müze görevlisi arkeolog Defne Tekay, kış aylarında mihrabın önündeki spot ışıklarının yanında ısındığını anlatıyor. Yazın, daha serin olduğu için müze içindeki mermer küplerin üzerine taşınıyor. Gli’nin gözleri doğduğundan beri şaşı. Görevliler, bebekken tüyleri gri olduğu için adını Gri koymak istemiş, ama sonra şaşı olduğu için espri olsun diye Gri’yi Gli yapmışlar.
Turistlere çok yakın davranıyor ve objektiflere poz veriyor. Defne Tekay, Gli’nin kendini sevdirme ve sevimli davranma özelliğinin atalarından geldiğini iddia ediyor. Müze müdürü Ahmet Haluk Dursun “Onlar Bizans Kraliyet Kedileri” diyor. 

Gli’nin 2006 yılında bir mahalle kedisinden dişi yavrusu oldu. Karakız adı verilen yavru 29 Ekim’de bir otobüsün altında kaldı ve öldü. Tek yavrusunu da kaybeden Gli, aynı yıl kısırlaştırıldı.
Gli, Obama okşarken çekilen fotoğraflarından sonra hem turistlerin hem de medyanın ilgi odağı oldu. Gelen ziyaretçilerin kedi maması ve sosisle beslediği Gli çok yemekten artık yerinden kımıldayamaz hale geldi. Yoğun ilgiden dolayı agresifleşen ve kendini artık kimseye sevdirmeyen Gli için Ayasofya'da 'şöhrete yenik düştü' yorumları yapılıyor.
Gli, şimdi kendi adına açılan isimli özel bir blogla adını dünyaya duyurmaya hazırlanıyor

 

 

1474428_10152110231984182_822384259_n.jp

 

1452202_10152110231904182_1952059700_n.j

 

1535400_10152110231914182_295930997_n.jp

 

1532160_10152110232124182_1050879348_n.j

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kedinin mi, köpeğin mi önce evcilleştiği sorusunun cevabı, tarım mı önce başladı hayvancılık mı sorusuna bağlı. İnsanlar önce avcı-toplayıcı idi. Sonra tarıma başladılar. Hayvancılık ise daha sonra başladı. Çünkü doğada hayvan boldu ve hayvancılığa ihtiyaç yoktu. Tarım ise çok daha gerekliydi, çünkü her bitki yenecek kıvamda değildi. İyilerini seçip yetiştirmek gerekiyordu. Hayvancılık yapmak için ise önce yetiştirilecek hayvanların evcilleşmesi gerekirdi. Buna ise zorlayıcı bir etken yoktu.

 

Köpeğin avda yardımcı olması da düşünülebilir ama buna da ihtiyaç yoktu. İnsanlar toplu halde ve çeşitli tuzaklar kurarak avlanıyorlardı. 

 

Üstelik kedinin bir çaba olmaksızın kendiliğinden evcilleşmiş olması çok muhtemel. Hububat depolanınca fareler geliyordu, tabii kediler de peşlerinden. İnsanlar kedilerin gelmesine izin veriyorlardı, hatta gelmelerini teşvik ediyorlardı. Kediler de insanlara yakın yerlerde yavrulamaya başladılar. Bu yavruları insanlar seviyor ve koruyorlardı. Böylece kedi-insan ilişkisi kendiliğinden başladı.

 

Köpeği ise insanlar evcilleştirmek için çaba sarfetmiş olmalılar. Besledikleri hayvanları korumak için. Kedi ile insanın besini ortak değil. Ama köpek ile ortak. Rekabetin ortadan kalkması ve ortaklık daha uzun zaman almıştır.

 

Kedinin insan eliyle daha az değişmesi, özgür karakterinden kaynaklanıyor. Yani nankör diye nam salan yapısından...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kedinin mi, köpeğin mi önce evcilleştiği sorusunun cevabı

" Kediler köpeklerden binlerce yıl sonra evcilleştirilmiş. Bu hayvanların bugün bile köpeklerden çok daha bağımsız yaradılışı olması belki buna bağlanabilir. "

 

( tr.wikipedia )

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kopekler insanoglu tarafindan daha cok "bekci" olarak algilanarak degerlendirildi. Bu da bir yerlesim konusu. Yani gocebe toplumlarda bekci algisi pek yoktur.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kedinin mi, köpeğin mi önce evcilleştiği sorusunun cevabı, tarım mı önce başladı hayvancılık mı sorusuna bağlı. İnsanlar önce avcı-toplayıcı idi. Sonra tarıma başladılar. Hayvancılık ise daha sonra başladı. Çünkü doğada hayvan boldu ve hayvancılığa ihtiyaç yoktu. Tarım ise çok daha gerekliydi, çünkü her bitki yenecek kıvamda değildi. İyilerini seçip yetiştirmek gerekiyordu. Hayvancılık yapmak için ise önce yetiştirilecek hayvanların evcilleşmesi gerekirdi. Buna ise zorlayıcı bir etken yoktu.

 

Köpeğin avda yardımcı olması da düşünülebilir ama buna da ihtiyaç yoktu. İnsanlar toplu halde ve çeşitli tuzaklar kurarak avlanıyorlardı.

Tarıma ilk başlangıç toplayıcılık yapan Kadınlar eliyle olmuştur ama bu tarım artı değer üretecek nitelikten yoksun olduğu için, hububat biriktirecek bir durum da olmamış olmalı. Dolayısıyla, zaten zor olan ve bir garantisi olmayan avcılığın kolaylaştırılması adına kurtun evcilleştirilmesinin önce olması daha mantıklı görünüyor. Hatta evcil hayvancılığın bile tarımdaki gelişmeler, keşfedilecek yöntemlerden daha önce olması daha akla yakın.

 

Göçebeler için kedi evcilleştirilmesi gibi bir konu zaten olmadığından, göçebeliğin etkisi otomatikman tartışma dışı.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Hububat biriktirip saklamaya çok uygun türden gıda. Yetiştiricilik başladığı anda depolama da başlamış olmalı bence. Avcılık tarımın bulunuşundan çok sonraya kadar devam etmiştir. Hayvan yetiştiricilik çok sonra başlamıştı diye düşünüyorum.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Hububat biriktirip saklamaya çok uygun türden gıda. Yetiştiricilik başladığı anda depolama da başlamış olmalı bence. Avcılık tarımın bulunuşundan çok sonraya kadar devam etmiştir. Hayvan yetiştiricilik çok sonra başlamıştı diye düşünüyorum.

 

Hububatın biriktirip saklamaya uygun bir gıda olarak niteliğinden önce, ortada hububat biriktirilebilecek kadar çok üretim yapabilecek bir yöntem, teknik olması gelir.

 

O nedenle, depo gereksinimi doğacak nicelikte hububat üretim teknikleri geliştirilmeden önce, istikrarsız et arz eden, garantisi olmayan avcılık yerine garantili etin arzı imkanını veren hayvan evcilleştirmenin daha önce olması daha mantıklı. Hem avcılık için hem de bekçilik için Kurdu evcilleştirmenin daha önce olması da bu nedenle daha mantıklı.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Avcılık için kurda ihtiyaçları yoktu. Kurt avda rakipti. Hububatı ise tarıma başlamadan bile yabani türlerden biriktirebilir ve onu koruması için kediye ihtiyaç duyarlardı. Kedi rakip ise değildi. Zaten yiyeceği insanın istemediği küçük canlılardı. Bu nedenle evcilleştirmek için bir çaba da gerekmiyordu, kendiliğinden evcilleşmişti. 

 

O nedenle önce kedi evcilleşmiştir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İnsanlar Avcılık için hep araçlara ihtiyaç duymuşlardır. Kurttan evcilleştirdikleri Köpek de bu araçlardan biridir. Köpek, avda rakip olan Kurdun düşmanı olmuş, insanlara avdaki yetenekleri ile yardımcı olmuştur.

 

Yabani hububat türlerinin günlük ihtiyaç fazlası olarak biriktirilebilmesi için ancak çok geniş arazilerin taranması gerekir.  Bu da günlerce süreceğinden, yabani türlerin biriktirilmesi gibi bir konu asla mümkün olamayacaktır. Dolayısıyla, yabani hububat biriktirilmesi ve onun farelerden korunması için kedi evcilleştirilmesi gibi bir konu da olamaz.

 

Zaten, kedinin evcilleşmesi demek, onun kendi iradesi ile ve insanlarla çıkar örtüşmesine uygun bir sebeple insanlara yaklaşması da değildir. 

 

Kedinin evcilleşmesi demek, yavru iken alınıp, yetiştirilerek beslenmesinin insana bağlı hale gelmesi demektir. Kentlerde sokakta yaşayan her köpek evcildir ama her kedi evcil değildir.  Evcil kedi ise zorda kalmadıkça yemek için fareyi tercih etmez.

 

Yerleşik hayatta bile insanların sahip olduğu hazır etler vs.ler varken, fare avlamak kedinin tercih edeceği bir şey değildir. Öyle olsa, köylüler kedileri severdi. Ama köylüler kedileri sevmez. Çünkü, Kedi bu bakımdan kendilerine zararlı olabilir.

 

Dolayısıyla, hububat ambarlarının etrafında farelere karşı kedilerin dolaşmasına izin vermek de kedinin evcilleştirilmesi değildir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Dolaylı yoldan kabullenme var yine. Yine ortada kuyu var bahanesiyle kenardan dolaşılmış. Hububat deposunda kediler dolaşınca orada yavrularlar. Yavruları seven ve koruyan insanlar hemen onları evcilleştirir. Hele annesi ormanda ölüp geri dönmeyen yavrular oldu mu al sana evcil kedileriniz oldu... Hayırlı olsun. Bol bol sevin, çok sevin. Görüp göreceğiniz dünyanın en tatlı hayvancıklarıdır.  Daha tatlısı yoktur... biggrin.png

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Hububat deposunda kediler dolaşınca orada yavrularlar. 

 

smile.png Asıl dolaylı kabullenme ve ortadaki kuyudan dolanma bu cümlede. Yabani hububat türlerinin biriktirilemeyeceği anlaşılınca, tarımın artı değer oluşturabilecek kadar teknik gelişmelere sahip olduğu devirde, yani hayvan ( tabii köpek de ) evcilleştirmeden sonraki devirde, tarıma bağlı yerleşik düzende kedi evcilleştirilivermiş, neyse. 

 

Kedi gibisi yoktur, o ayrı. Mesela, ben şimdiki aklım ile o devirde yaşayan ilkel insan olsam, kediyi köpek ile beraber evcilleştirirdim tabii. Avdan yeterince et ile dönüp, şöyle güzel bir Karaca Kuzusu çevirmesi yaptıktan sonra uzun kış gecelerinde mağarada oynardık hep beraber. grin.gif Ama bir dakka vazgeçtim, yiyemem ben karacayı da, çevirmesini de...sad.gifaptalkafam.gif  O da bir can taşıyor !

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İnsanlar zaten yabani tohumları saklamak için toprağa gömdüklerinde filizlendiklerini görünce tarımı keşfettiler. Kedilerin zaten küçük canlılarla beslendiklerini biliyorlardı. Bu da son derece işlerine gelen, istedikleri bir durumdu. Kediler sadece fareyi değil, tüm küçük canlıları avlamaya bayılırlar. İşler kendiliğinden geliştiği için kediler önce evcilleşti. Kurdun evcilleşmesi ise bu kadar kendiliğinden ve kolay olmadı. Bunun için hayvancılık yapılmaya başlanması beklendi, kurdu uysallaştırmaya çaba gösterilmesi gerekti. Demek ki yabani tohumlar toplanmadan zaten tarım başlamamış. İnsanlar avcı-toplayıcıyken kedi evcilleşmiş. Köpek ise insanlar avcılığa devam edip tarım geliştikten sonra hayvancılığın da başlamasından sonra evcilleşmiş. Arada bayağı bir zaman var. Kedinin önce evcilleştiği son derece kesin.

 

Kedinin az değişmesi, özgür bırakılmasından. O görevini zaten kendiliğinden yapıyordu. Köpeğe ise görevinin öğretilmesi gerekiyordu. Bir tek köpeği eğitmek günümüzde bile belli bir süreç aldığına göre, köpeği eğitmeyi öğrenmek ne kadar süre ister, belli... 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Şimdi, yukarıdaki varsayıma göre, insanların avcı-toplayıcı iken kedi evcilleştirebilmesi mümkün değildir. Zira, avcı-toplayıcılar göçebedir ve göçebe oldukları için de gıda depolama olanakları zaten yoktur. smile.png

 

Bir kaç annesiz kalmış Kurt yavrusu bulunması ve bir kaç nesil sonra doğal bir yapay seçim ( vahşi olanlar insandan uzaklaşır zaten kalanlar seçilir ) ile evcil özelliklerinin başat haline getirilmesi sonucu, böylece halen avcılık-toplayıcılıkla iştigal eden insanlara avda yardımcı olması kolaydır.

 

Bir de Yetişkin Köpek eğitim süreci ile Yavru Köpek eğitim sürecini birbirine karıştırmamak gerekir. Yavru köpek kolay eğitilir.

 

Ayrıca, Köpeğin görevi bizim istediğimizdir. Kedinin doğal " görev"i her zaman bizim istediğimiz olamayabilir. Mesela, Buzul Çağının sona ermesi ile büyük otçulların kuzeye göçü sonucunda Avcı-Toplayıcı insanlara av için küçük hayvanların kalması, Kedinin doğal " görevi "nin insanlara rakip olması anlamına gelmiş olması gerekir. Ki zaten Avcı-toplayıcılar, yerleşik düzene geçmedikçe yanlarında Kedi dolaştırmaları mümkün değildir. Hele bir de yanlarında Evcilleştirdikleri Kurt ( Köpek ) varken....smile.png

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Avcı-toplayıcı çağındaki göçebelik sonraki dönemlerdeki göçebelik gibi değildir. İlkel insanlar hayvan ataları gibi bir alana sahip çıkar ve orayı korurlardı. Ne zaman ki kaynaklar azalır, sadece o zaman yer değiştirirlerdi. Bu süreç ise kedinin ömrü içinde olan bir olay değildi. Muhtemeldir ki insanlar daha iyi avcı olan kedi yavrularını beraberlerinde taşıyorlardı. 

 

Köpek zaten yavru iken eğitilir. Büyük köpeğin eğitiminden tam istenilen sonuç alınmaz. Üstelik bu köpek. Kurt da değil. Burada önemli olan köpek eğitimi yöntemlerini geliştirmenin ilkel insanlar için zaman alması, ama kedi için bir eğitim çabası gerekmemesi.

 

İnsanlar kedinin avladığı hayvanları pek avlamazlar. Hadi avlasalar bile bu bir rekabet konusu olamaz. Ama ceylan, geyik gibi hem kurdun, hem insanın avı olan hayvanlar, uzunca bir süre iki tür arasında rekabetin sürmesi anlamına gelir.

 

Tarım yabani tohumların saklamak için gömülmesiyle kendiliğinden keşfedildi. Kedi de kendiliğinden evcilleşti.

 

Hayvancılık ise belli bir çabayla sonra başladı ve köpek de belli bir çabayla sonra evcilleşti. 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.