İçeriğe atla


KARA DELİK


Bu başlığa 83 cevap verilmiş

#76 sedelina

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye
  • 13.644 İleti

Gönderi Tarihi: 03 Şubat 2008 - 18:41


İletiyi GörüntüleMarcus, 12-22-2007, 23:28 tarihinde, dedi ki:

Gönderilen Resim

harıka bir resim..

#77 Misafir_Marcus_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 08 Şubat 2008 - 19:49

Gönderilen Resim

Açıklama : Güneşimizde yeni bir çevrim başladı. Geçtiğimiz yıl içerisinde Güneş'in manyetik alanı sıfırlandı ve şimdi on bir yıllık yeni bir dönem başlıyor. Yukarıdaki görüntüde, hidrojen tarafından salınan özel bir renkte görülen şey, yeni güneş çevriminin ilk güneş lekelerinden biri olan güneş lekesi 10982'dir. Parlak güneş lekesinin hemen üzerinde ve her iki kenara doğru uzadığı görülen koyu renkli çizgiler ise Güneş'in manyetik alanı tarafından havada tutulan soğuk iplikçiklerdir. Sıcak ve soğuk bölgeler, birbirlerine göre sırasıyla açık ve koyu renkli bölgeler olarak görülüyor. Bir güneş çevrimi değişen manyetik alan nedeniyle oluşur ve güneş lekesi, taçküre kütle atımı ve püskürtü olaylarının en sık rastlandığı zaman olan güneş maksimumundan, böyle faaliyetlerin göreceli olarak daha nadir olduğu zamanlar olan güneş minimumuna kadar değişir. Güneş minimumları 1996 ve 2007 yıllarında meydana gelmişken, en son güneş maksimumu 2001 yılında meydana gelmişti. Bu arada, yarınki halkalı güneş tutulması daha çok penguenler için olacak. ^_^

#78 Misafir_Marcus_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 08 Şubat 2008 - 19:51

Gönderilen Resim

Açıklama : Yaklaşık 50 milyon ışıkyılı uzaklıkta, Büyük Ayı Takımyıldızı içerisinde yer alan NGC 4013'e uzun zamandır tecrit edilmiş bir evren adası gözüyle bakılırdı. Yandan görülen bu muhteşem sarmal gökada, yassılaşmış diski ve toz şeritleriyle kesilmiş merkezdeki yıldız şişkinliği ile bilinirdi. Fakat bölgenin yukarıda yer alan renkli görüntüsü, NGC 4013'le ilgili daha önce hiç bilinmeyen bir özelliği; gökadanın merkezinden 80 bin ışıkyılı öteye (yukarıya ve sola doğru) kadar uzanan, çok büyük, soluk renkli, ilmik biçiminde bir yapıyı ortaya çıkardı. Dikkat çekici bu yapının ayrıntılı araştırması, onun aslında başka bir gökadaya, muhtemelen de büyük sarmal gökada ile birleşirken kütleçekimsel dalgalarla parçalanan küçük bir gökadaya ait olan yıldızlardan meydana gelmiş bir akıntı olduğunu ortaya çıkardı. Şimdilerde gökbilimciler, yeni keşfedilen bu gelgit akıntısının, NGC 4013'ün radyo dalga boyunda çekilen resimlerinde görülen yüksüz hidrojen dağılımındaki çarpıklığı da açıkladığını tartışıyor ve kendi gökadamız Samanyolu'nun oluşumu ile benzerlikler taşıdığını bildiriyorlar.

#79 Misafir_Marcus_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Şubat 2008 - 11:41

Gönderilen Resim

Açıklama : Bizimki gibi bir gezegen sistemi ne kadar yaygındır acaba? Şimdiye kadar sadece altı gezegen sistemini araştıran yeni bir yöntem kullanılarak güneş sistemimize benzeyen ilk gezegen sistemi keşfedildiğine göre, belki de oldukça yaygındır. Kütleçekimsel mikro merceklenme adı verilen bu yöntem; gezegenleri olan bir yıldız şans eseri olarak daha uzakta yer alan bir yıldızın tam önünden geçtiğinde, ışığı ölçülen yıldızın parlaklığında meydana gelen değişiklikleri inceliyor. Uzaktaki yıldızın ışığı, daha yakındaki sistemin kütleçekimi nedeniyle tahmin edilebilir bir biçimde hafifçe yön değiştiriyor. OGLE-2006-BLG-109 mikro merceklenme sisteminin kısa bir süre önce yapılan ayrıntılı incelemesi, bu parlaklık değişimlerini kendi güneş sistemimizdeki Jüpiter ve Satürn'e benzerlik gösteren iki gezegenle ilişkilendirildi. Ayrıca bu keşif, olası dünya benzeri gezegenleri barındırabilecek iç gezegenlerin de yaygın olabileceğini davetkâr bir biçimde imâ ediyor. BLG-109 gezegen sisteminin nasıl görünebileceği yukarıdaki resimde bir sanatçı bakışıyla gösterilmektedir.

#80 yam_yam

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.235 İleti

Gönderi Tarihi: 18 Şubat 2008 - 17:50

İletiyi Görüntüle_AngeL_Cara, 12-17-2007, 22:03 tarihinde, dedi ki:

Kara deliklere dogru gidildikce zaman yavaslamaktadir, aslinda zaman yavaslamaktadir derken insanlarin hareketleri organlarinin calismasi yavaslamaktadir, bir kara delige dogru yaklasilirken butun canlilarin hizi azalir ve butun organlari, uzuvlari yavas hareket eder. Ayrica kara delige giren cisimler geri cikmamaktadir. Kara deliklerde ki zaman nasildir? Kara deliklerde zaman durmus mudur? Kara delikler de ne vardir ki buna sebebiyet vermektedir? Buyuk bir cekim mi vardir???
Gunese de yaklasildikca yavaslama gerceklesiyor mu???? Gerceklesiyorsa, gunesin cekim alanina girildigi icin mi???

İki tip karadelik vardır ; birisi Güneş'ten daha büyük kütleli yıldızların içlerine çökmesi ile oluşan yıldız kütleli karadelikler, diğeri de çok büyük gaz bulutlarının çökmesiyle ya da gökadaların son derece kalabalık merkezlerindeki yıldız ve gaz kütlelerinin birleşmesiyle milyonlarca, hatta milyarlarca güneş kütlesindeki“süperdev kütleli karadelikler” dir.

Karadeliklerin merkezi "tekillik" olarak adlandırılır. Ne yazık ki Big Bang anında olduğu gibi tekillik için de bildiğimiz fizik yasaları geçerli değildir. Ancak kütleçekiminin zamanı etkileyen bir faktör olduğunu biliyoruz. Kütleçekimi arttıkça zaman yavaşlar. Karadeliklerin uzay zamanda dipsiz kuyular oluşturduğunu göz önüne aldığımızda, tekillik noktasında bir zamandan söz etmek de anlamsızlaşıyor. Bunun için "tekillik noktasında zaman işlememektedir" diyebiliriz; ta ki aksini gösteren bir fizik kuralı geliştirene kadar.

"bir kara delige dogru yaklasilirken butun canlilarin hizi azalir" ifadesi tam olarak doğru değildir. Ancak bir gözlem yapacaksanız, kara deliğe yakın olan cismin bulunduğu ortamda zaman daha yavaş aktığından, gözlemci için yavaş hareket ediyormuş gibi algılanır.

#81 Misafir_demirefe_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 19 Şubat 2008 - 00:04

En çok merak ettiğim şey, karadelik içinde bilgi saklanabilir mi? Bunu şundan merak ediyorum: Kuantum düzeyde bir bilgi kalıtımı sağlayacak bir teknoloji gelişebilir ve bu yolla bilginin sonsuz kalıtımı sağlanıyor olabilir mi? Ne bileyim, canlılığın yeniden ortaya çıkmasını sağlayacak genetik kodlar gibi...

Bir ara Hawking'in bu konuyu tartıştığını duymuştum. Fakat henüz böyle bir konuda somut bir şeyler söylemekten uzağız. Kuantumun daha gelişmesi gerekiyor. Malum kuantum yasaları klasik fizik yasalarına uymuyor. Klasik fiziğimizi tekillik içine gönderemeyiz. Bunun henüz hiç bir yolunu bilmiyoruz.

Bilimin alacağı daha ne kadar çok yol var değil mi? Ama birkaç yüzyıldaki hızlı gelişmeye bakıp, güneşimizin daha milyarlarca yıl parlayacağını düşününce...

Bazen gündelik küçük hesaplar gözümde hiçleşiyor. Everett'in paralel evrenler kuramına dalıp gitmek istiyorum...

#82 lena

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.479 İleti

Gönderi Tarihi: 10 Nisan 2008 - 18:31

Bence parelel evrenler yok hatta big bangın da aslı yok çünkü big bang ın açıldığı bir boşluk var, buna göre de patlamanın geri tepme alanı olması icap ediyor gerideki diyer boşluk.

#83 Misafir_demirefe_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 26 Nisan 2008 - 07:11

İletiyi Görüntülelena, 04-10-2008, 19:31 tarihinde, dedi ki:

Bence parelel evrenler yok hatta big bangın da aslı yok
Bilimsel verilerle desteklenen konulara inanmıyor, fakat hakkında hiç bir bilimsel veri bulunmayan Marduk gibi konulara inanıyorsunuz.

Niye böyle tersine bir durum oluşuyor acaba?

#84 Misafir_birce_*

  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 18 Ekim 2009 - 18:19

Alıntı

İki fizikçisinin, ortaya attığı bir iddia komplo teorisi meraklılarında büyük heyecan yarattı. Tanrı parçacığı da denilen Higgs parçacığını bulmak için CERN'de yapılan deneyin karadelik yaratarak zaman tüneli açacağı iddia edilmişti. Şimdi 2 saygın fizikçi bu tünelle deneyin gelecekten sabote edildiğini öne sürdü...



Hakkında en fazla komplo teorisi üretilen konulardan biri olan CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile ilgili bugüne kadar bir çok iddia ortaya atıldı. Bir diğer adı “Tanrı parçacığı” olan Higgs parçacığı üretmek için çalıştırılacak olan Hadron’un, dünyayı yutacak bir karadelik yaratacağı, zaman yolculuğuna neden olarak gelecekten insanların gelmesine neden olacağı bunlardan bazılarıydı.




Dünyanın merakla beklediği gün, Eylül 2008’di. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, dünyanın gözleri önünde deneyine başladı. Ancak deney, mıknatıslarda gerçekleşen bir arıza nedeniyle durduruldu. 8 milyar dolar harcanan ve 15 yıl süren araştırmalar, ertelendi. Daha sonra CERN’den yapılan açıklamada deneyin Aralık ayında yapılacağı söylendi.

CERN uzmanları, Tanrı parçacığını bulmalarına engel olan arızayı arayadursun, dünyanın en önemli iki fizikçisinin, ortaya attığı bir iddia, bilim dünyasını karıştırdı ve internetteki komplo teorileri sitelerinde büyük heyecan yarattı. Kopenhag’daki Niels Bohr Enstitüsü uzmanı Holger Bech Nielsen ve Kyoto’daki Yukawa Fizik Teorisi Enstitüsü’nden Masao Ninomiya tarafından kaleme alınan iki makalede, Hadron deneyinin gelecekteki bazı insanlar tarafından bilerek sabote edildiği öne sürüldü.

Önce fizik sitesi arXiv.org sonra da New York Times gazetesinde yer alan “Büyük Hadron Çarpıştırıcı’na Gelecekten Bir Etki” ve “LHC’nin Üzerindeki Gelecek Etkisi” adlı iki makale yazan uzmanlar, şunları söyledi: “Higgs parçasının elde edilmesi, belki de dünyamız ve doğamız için yıkıcı bir etki yaratacak. Belki de gelecekte yapılan bir etki veya müdahale ile bunun önüne geçiliyor. Tıpkı, dedesine gençliğinde otobüs çarpmasını engellemek için gelecekten gelen bir torun gibi”.




Nielsen ve Ninomiya, teorilerine kanıt olarak da 1993’te Higgs parçacığını bulmak için ABD’de yapılan deneyi gösterdi. El Kaide şüphesi United States Superconducting Supercollider’daki deney de milyarlarca dolar harcandıktan sonra iptal edilmişti.

Yazarlar, bilim ne kadar ilerlese de Higgs parçacığı deneylerinin sorunla karşılaşacağını, bunun da gelecekteki müdahaleler yüzünden olduğunu söyledi. İddiaların, bu hafta CERN’de El Kaide bağlantılı bir Fransız araştırmacının bulunmasıyla aynı zamana gelmesi, internetteki komplo teorilerini artırdı.