Zıplanacak içerik
Misafir Marcus

KARA DELİK

Önerilen İletiler

Misafir Marcus

Kara delik uzayda bir anafor olarak çekim alanına giren her cismi içine çeken bir uzay doğasıdır.

Ancak bunu daha bir açmak gerekiyor.Uzayda yer alan her yıldız aslında bir güneştir.Ve bu hüneşler

milyarlarca yıllık bir ışık hızıyla yaşlanmakta ve sonlarını hazırlamaktadır.Uzayı bir jöle olarak düşünebiliriz.

Oradaki yıldızların (ateş toplarının) küçülmesiyle enerji sıkışması sonucu büyük patlamalar meydana gelir.

Ve jöle ( uzay ) daki yıldız ( ki buna yıldız ölümleride denir) o mevcut jölenin içine göçer.İçte orada yarattığı hacim bir kara delik oluşturur.Gerçekten 360,000 km ışık hızıyla hareket eden bir anafor çekimiyle çekim alanına giren her cismi içine çekmektedir.DAHASI bu madde bu hızla kara deliğe girdiğinde bir ışık hüzmesi haline gelmektedir.Yani MARCUS kara deliğe yanlışlıkla düşse anında bir ışık olacaktır.İzafiyet teoriseide burada önem kazanıyor.

Benim asıl merak ettiğim evren değil.Evrenin ardındaki geniş boşluk.Bu durum bana kafayı yedirttirecek besbelli...Bilim adamları bu konuda çok şanslı...

Onlar en azından bulgu ve deneylerle bir fikre ulaşabiliyorlar.Ve bunu benimseyebiliyorlar.Asıl hastanalik olanlar benim gibi insanlar.

Bilinmezin bilinirliğini görme isteğindeki benim gibi tuhaf insanlar....

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

gammacygparkercarboni72am7.jpg

 

Açıklama : Üstdev yıldız Gama Kuğu, Kuğu Takımyıldızı içerisinde yer alan meşhur yıldız topluluğu Kuzey Haçı'nın tam merkezinde yer alır. Sadr ismiyle bilinen parlak yıldız, Samanyolu Gökadamızın düzlemi boyunca yer alan yıldızlar, toz bulutları ve ışık saçan bulutsular içeren bu çok parçalı muhteşem manzaranın da merkezinde yer almaktadır. Görüş alanı gökyüzünde 3 derecelik (altı dolunay) bir alanı kaplamakta olup, salma bulutsusu IC 1318 ile açık yıldız kümesi NGC 6910'u içermektedir. Gama Kuğu'nun solunda yer alan ve uzun, karanlık bir toz şeridiyle bölünmüş, ışık saçan iki evrensel kanat gibi görünen biçimiyle, IC 1318'in yaygın kullanılan ismi Kelebek Bulutsusu'dur. Gama Kuğu'nun sol üst tarafında, NGC 6910'un genç ve hâlâ sıkıca kenetlenmiş yıldızları yer almaktadır. Gama Kuğu için yapılan bazı uzaklık tahminleri, onu yaklaşık 750 ışıkyıllık bir uzaklığa yerleştirirken, IC 1318 ve NGC 6910 için yapılan tahminler 2000 ila 5000 ışıkyılı arasında değişmektedir..

 

Büyüleyici bir güzellik....

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus
Aslinda dusuncelerin bana yabanci gelmedi hic...Her insan bunu yasar...Bazilari dusunmeye devam eder abzilariysa bunlari unutur...

bence sen hala kafa yormaya devam et ole olmasi dusunmemekten daha guzel.....

 

Bu arada resme bayildim...

 

Evet düşünmemek düşünmekten daha kötü bencede.Ama gel bide onu bana sor? :D

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir demirefe

Uzayın dingin sonsuzluğu ve büyüleyici, görkemli ihtişamı, olaganüstü güzellik ve ürperticilikte kozmik gösterileri, insanoğlunun hayatında görebileceği en muhteşem şeydir ve her türlü övgünün, hayranlığın ötesinde bir aşktır...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus
Uzayın dingin sonsuzluğu ve büyüleyici, görkemli ihtişamı, olaganüstü güzellik ve ürperticilikte kozmik gösterileri, insanoğlunun hayatında görebileceği en muhteşem şeydir ve her türlü övgünün, hayranlığın ötesinde bir aşktır...

 

müthiş bir güzellikle ifade etmişsin demirefe tebrikler... :clover:

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

tethys2cassinihf1.jpg

 

Satürn'ün Uydusu Tethys'teki Büyük Havza

Katkı Sağlayanlar : Cassini Görüntüleme Takımı, Uzay Bilim Enstitüsü (SSI), Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL), Avrupa Uzay Dairesi (ESA), Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

 

Açıklama : Bazı uydular böyle bir çarpışmada ayakta kalamazlardı. Satürn'ün büyük uydularından biri olan 1000 kilometre çapındaki Tethys bu çarpışmada ayakta kalmayı başardı; ama bugün büyük bir çarpma krateri olan Odysseus'u gösterişle taşıyor. Bazen Büyük Havza olarak da adlandırılan Odysseus, Tethys'in önde giden yarımküresinde yer alıyor ve o büyük yaşını kule gibi yükselen duvarlarının iç taraflarında bulunan daha küçük kraterlerin göreli miktarıyla sergiliyor. Bir diğer büyük krater olan Melanthius ise uydunun gece gündüz çizgisi yakınlarında görülebiliyor. Tethys'in yoğunluğu su buzuna yakındır. Sayısal olarak iyileştirilmiş olan yukarıdaki görüntü, geçen Temmuz ayında, Satürn'ün yörüngesinde bulunan robot uzay aracı Cassini tarafından, araç bu büyük kar topunun yanından hızla geçerken çekilmiştir.

 

Çok güzel........

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

solarultrasoundsunds7.jpg

 

Bilimadamları tarafından ilk defa Güneşin içinde üretilen enerjinin uzaya taşımasını sağlayan gizemli dalgalar tespit edildi.

Araştırmacılar , Alfven Dalgaları olarak bilinen bu gizemli enerjik sarsıntılar ile ilgili buluşlarının güneş hakkındaki diğer fenomenler olan, güneşin manyetik alanı, muazzam sıcak tacı yada en dış atmosferi gibi mekanizmalara ışık tutması bekleniyor. Buradan güneş üzerindeki sarsıntıları izleyebilirsiniz.

 

Ulusal atmosferik araştırmalar merkezi NCAR 'dan gökbilimci Steve Tomczyk'a göre : "Alfven dalgaları bizlere güneşin işleyişi ile ilgili temelleri ve dünya üzerine etkilerininin nasıl işlediği üzerine bir pencere açabilecektir."

 

Bir sicim üzerinde hareket eden dalgalar benzeri Alfven dalgaları güneşin manyetik alanı üzerinde ilerleyerek uzaya ulaşmaktadır. Gökfizikçileri güneşden çok daha ötelerde bu dalgaları tespit etmiş olsalarda, şimdiyedek hiç, yıldızımız üzerindeki bu ufak ve çok hızlı sarsıntıları izleyebilecek kadar yaklaşamamışlardı...

 

kaynak: bulutsu.org

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

iapetuspavasmallkz8.jpg

 

Müthiş bir Armoni

 

Katkı Sağlayanlar : Cassini Görüntüleme Takımı, Uzay Bilim Enstitüsü (SSI), Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL), Avrupa Uzay Dairesi (ESA), Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Üç Boyutlu Görüntü : Patrick Vantuyne

Açıklama : Iapetus'un eşleğinde*, önde giden karanlık yarımküresi boyunca ve hatta daha da ötelere uzanan bu tuhaf dağ sırası, iki renkli olan bu Satürn uydusuna belirgin bir biçimde ceviz görünümü vermektedir. Cassini uzay aracının bu hafta içerisinde yanından hızla geçerken çektiği yakın çekim görüntülerden faydalanılarak hazırlanan yukarıdaki olağanüstü 3B görüntüye, kırmızı/mavi gözlüklerinizi kullanarak bakıp, bu sıra dışı özelliği inceleyebilirsiniz. Aslına bakarsanız, bu sıradağın eşlek simetrisi ve ölçeğine (yaklaşık 20 kilometrelik genişlik ve yüzeyden 20 kilometreye varan yükseklik), güneş sisteminin başka hiçbir yerinde rastlanmamıştır. Bu benzersiz özellik, Cassini'nin 2004 yılında gönderdiği görüntüler sayesinde keşfedilmiştir. Iapetus'taki bu dağ sırası aşırı kraterli ve bu nedenle de çok yaşlı görünmektedir; ancak bahse konu yer biçiminin nedeni gizemini halen korumaktadır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

sagurowr4.jpg

 

Açıklama : Bir dolunayın doğumu çok etkileyici bir gökyüzü manzarası yaratabilir ve dolunaylar birçok farklı ada sahip olabilir. Örneğin, bu geceki dolunay, yani kuzey yarımküredeki sonbahar ılımına yakın zamanda görülen dolunay, yaygın bir biçimde Hasat Ay'ı olarak adlandırılmaktadır. Folklorik bilgiye göre, bu adlandırma duruma gayet uygundur; çünkü çiftçiler ürün yetiştirme mevsiminin sonunda gece geç saatlere kadar çalışıp, ekinleri ay ışığında hasat ederler. Aynı geleneklere göre, Hasat Ay'ını takip eden dolunay da Avcı Ay'ı olarak adlandırılır. Ancak, Amerika'nın güney batısına yapılan bir seyahat sırasında çekilmiş olan ve ay doğumu ile ilgili saygı duyulacak görüntülere yapılmış olan yukarıdaki katkı, gayet uygun bir biçimde Saguaro (Kaktüs) Ay'ı olarak adlandırılırabilir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

burclarns1.jpg

 

Burçlar ışığı ve sahte şafak

 

Açıklama : Olağanüstü bir ışık üçgeni, önümüzdeki iki ay boyunca, Dünya'nın kuzey yarımküresindeki gözlemciler için güneş doğmadan önce doğu ufku yakınında özellikle parlak olacak. Bir zamanlar sahte şafak olarak da nitelendirilen bu ışık üçgeni, aslında gezegenler arası toz parçacıklarından yansıyan ışık, yani burçlar ışığıdır. Bu üçgen, geçtiğimiz Temmuz'da, Şili'deki Paranal Gözlemevi'nden çekilen yukarıdaki karenin sol tarafında açıkça görülebilmektedir. Burçlar kuşağı tozu, temel olarak Güneş'in yörüngesinde gezegenler ile aynı düzlemde, yani tutulum düzleminde dönmektedir. Burçlar ışığı yılın bu zamanında oldukça parlak olur; çünkü toz şeridi güneş doğarken neredeyse dik konumda olur ve bu nedenle de ufka yakın kalın hava tabakası görece parlak durumdaki yansıyan tozu örtemez. Burçlar ışığı, Dünya'nın kuzey yarımküresindeki insanlar için Mart ve Nisan aylarında, gün batımından hemen sonraları da parlak olmaktadır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
iapetuspavasmallkz8.jpg

 

Müthiş bir Armoni

 

Katkı Sağlayanlar : Cassini Görüntüleme Takımı, Uzay Bilim Enstitüsü (SSI), Jet İtiş Gücü Laboratuvarı (JPL), Avrupa Uzay Dairesi (ESA), Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)

Üç Boyutlu Görüntü : Patrick Vantuyne

Açıklama : Iapetus'un eşleğinde*, önde giden karanlık yarımküresi boyunca ve hatta daha da ötelere uzanan bu tuhaf dağ sırası, iki renkli olan bu Satürn uydusuna belirgin bir biçimde ceviz görünümü vermektedir. Cassini uzay aracının bu hafta içerisinde yanından hızla geçerken çektiği yakın çekim görüntülerden faydalanılarak hazırlanan yukarıdaki olağanüstü 3B görüntüye, kırmızı/mavi gözlüklerinizi kullanarak bakıp, bu sıra dışı özelliği inceleyebilirsiniz. Aslına bakarsanız, bu sıradağın eşlek simetrisi ve ölçeğine (yaklaşık 20 kilometrelik genişlik ve yüzeyden 20 kilometreye varan yükseklik), güneş sisteminin başka hiçbir yerinde rastlanmamıştır. Bu benzersiz özellik, Cassini'nin 2004 yılında gönderdiği görüntüler sayesinde keşfedilmiştir. Iapetus'taki bu dağ sırası aşırı kraterli ve bu nedenle de çok yaşlı görünmektedir; ancak bahse konu yer biçiminin nedeni gizemini halen korumaktadır.

 

harıka bır renk...

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

psp0048471745cutb720vf3.jpg

 

Mars'taki Bir Deliğin Yakın Çekimi

 

Açıklama : Mars Keşfi Yörünge Aracı üzerinde yer alan HiRISE cihazı tarafından, kısa zaman önce alınan bu yakın çekim resimde görülen 150 metre genişliğindeki gizemli çukur, eski bir Mars yanardağı olan Arsia Mons'un kuzey kenarında bulunuyor. Yükselmiş kenarlar ve çarpışma kraterlerinin diğer özelliklerinden yoksun olan bu ve benzeri diğer çukurlar, ilk önce Mars Odyssey ve Mars Global Surveyor uzay araçlarından görünür ışık ve kırmızı ötesinde alınan görüntülerde tespit edildi. Görünür ışıkta çekilen görüntüler yalnızca içlerindeki karanlığı gösterirken; kırmızı ötesi ısı verileri, bu açıklıkların Mars yüzeyinin epey derinlerine kadar indiğine ve belki de yeraltı mağaralarına gün ışığı sağladıklarına işaret ediyordu. Bu yeni görüntüde ise, çukurun duvarları kısmen güneş ışığıyla aydınlanmış ve neredeyse dik gibi görünüyor. Buna karşılık en az 78 metre derinlikte olan zemin ise hâlâ görünmüyor. Bu koyu renkli Mars çukurlarının Havai yanardağı krater çukurlarına benzer olarak, lav akıntılarındaki çökme çukurlarıyla bağlantılı oldukları düşünülüyor.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ürkütücü bir resımdı...ve çok gizemli.orada olup bakmak isterdım

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus
ürkütücü bir resımdı...ve çok gizemli.orada olup bakmak isterdım

 

Sevgili Sedelina,bu konulardaki ilgine takibine hayran olmamak elde değil...

Sağol varol hep ol :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

ssltalarrj5.jpg

 

Güneytacı Takımyıldızı'nın Süslü Taçları

 

Açıklama : Güneytacı Takımyıldızı'nda yer alan bir yıldız oluşum bölgesinin bu yapay renklendirmeli görüntüsünde; genç yıldızlardan gelen x-ışınları ile toz ve yıldızlardan gelen kırmızı ötesi ışık birleştirilmiştir. Bu küçük yıldız kümelenmesi, uygun bir biçimde Süslü Taç Kümesi olarak bilinir. Bizden yalnızca 420 ışıkyılı uzaklıkta yer alan küme, çok farklı kütlelerde gelişim gösteren yıldız ve önyıldızların görece yakın bir görünümünü sunmaktadır. Gözlemler, enerji yüklü x-ışınlarının Süslü Taç yıldızlarının sıcak ve yayılmış havakürelerinden geldiğini öngörüyor. Heyecan uyandıran çoklu dalga boylu bu görüntü yaklaşık iki ışıkyıllık bir bölgeyi kapsamaktadır ve yörüngedeki Chandra Gözlemevi (x-ışını) ile Spitzer Uzay Teleskopu (kırmızı ötesi)'ndan alınan veriler kullanılarak üretilmiştir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

astroidow7.jpg

 

Hemen herkezin merak ettiği bir konuda kuşkusuz,göktaşlarınının dünyamıza çarpma ihtimali üzerinedir.

Hoş bunu uzaya ve bilime önem verenler için söylüyorum.Gerisi zaten kısır bir döngü,kısır bir dönme dolap..

 

Efendim,göktaşlarının dünyaya çarpma olasılıkları çok azdır.Ama imkansız değildir.

Gelin güneş sistemnideki gezegenleri tek tek sayalım.

 

merkür

venüs

dünya

mars

jüpiter

satürn

uranüs

neptün

plüton

 

dünyamız üzerine gelebilecek göktaşları öncelikle plüton

ardından sırasıyla neptün,uranüs,satürn,jüpiter,mars

gibi gezegenleri teyet geçmek zorundadır..Durun daha

bitmedi,bütün bunları aşabilen bir göktaşını başka bir sürpriz

beklemektedir.Yukarıda resmettiğim astroidler.Bütün bunlarıda

geçerse bir gök taşının dünyaya çarpma şansı tıpkı at yarışı

gibi altılıyı tutturma ihtimaliyle aynı orantılıdır.

Fakat altılıyı tutturanların olduklarını varsayarsak...

BU olasılık dışı bir kavram değildir.bELİRTMEK İSTERİM. :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Marcus

Samanyolu derinliklerinde yatan ve nezamandır ölüm orucuna girmiş devasa bir karadelik vardır. Sagittarius A* olarak bilinen bu dev 4 milyon güneş kütlesini bünyesinde barındırır.

Fakat muazzam kütleçekimine rağmen son yapılan araştırmalar devimizin yılda sadece dünya kütlesinin komik derecede az bir yüzdesi kadar madde hazmettiğini göstermiştir. Bilinmeyen bir sebepten dolayı karadelik üzerine çok az bir madde düşmekte ve bu nedenle devimiz bu aralar epey sakin durumdadır(radyasyon etkinliği oldukça düşük seviyelerde). Fakat bir canavar elbette önceden olduğu gibi şimdide arada bir birşeyler atıştırmaktan geri durmaz..

Geçen hafta Seattle da yapılan amerikan astronomi topluluğu buluşmasında Caltech'den Michael Muno ve araştırma ekibi Sagittarius A* 'nın 60 yıl önce iri bir parça madde hazmettiğini rapor ettiler. Bu olay merkezden dış katmanlara doğru yol alırken etraftaki gaz katmanlarını aydınlatan bir X-ışını atımını tetikledi. NASA nın Chandra X-ışını gözlem uydusunu kullanan Muno karadelikten birkaç düzine ışık yılı ötedeki gaz katmanlarından yansıyan X-ışınları tespit ettiler. 3 Yıllık periyotda X-ışınları bulutlar arasında ilerlerken ışımanında tipi ve yoğunluğununda değiştiği gözlemlendi ki bu tip yansımalar -light echoes- olarak adlandırılır.

Parlama sırasında sürekli yansımalar yapan X-ışınları Sagittarius A* nın X-ışını dalga boyunda parlaklığını 100 000 kat arttırdı.

Karadeliklerin üzerine yağan maddeyi ne verimlilikte X-ışınlarına dönüştürebileceğini teorik modellerden bilen ekip 2 yıllık bir süre zarfında karadeliğe düşmüş olan maddenin merkür kütlesinde olduğunu hesaplamışlar.

Bu olayın nasıl cereyan ettiği açıkça bilinmemekle beraber bir olasılık olarak merkür boyutlarında karasal bir gezegen şanssız bir biçimde karadeliğin kütleçekimsel pençesine yakalanıp, muazzam gelgitlerle liğme liğme olduktan sonra parçalarının karadeliğin cehennemine çekildiği tahmin ediliyor. Alternatif olarak karadelik etrafında dönmekte olan aynı miktarda madde yığınının stabilitesini yitirip karadeliğe yağmış olabileceği de düşünülüyor.

Yinede ne olursa olsun bu karadeliğin ilk atıştırması değil, Muno ve ekibi karadeliğin daha uzaklarındaki bulutlardan yayılan X-ışını salımlarını izleyerek karadeliğin sıksık böyle beslenme cinnetleri geçirdiğine işaret ediyorlar. ayrıca Muno " daha büyük boyutlarda bu prosesin geçmişde birçok defa tekrarlandığını düşünüyoruz" diye ekliyor.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.