Zıplanacak içerik

Radya

Φ Süper Üye
  • İçerik Toplamı

    11.787
  • Katılım

  • Son Ziyaret

  • Lider Olduğu Günler

    237

Radya son kazandığı tarih 20 Temmuz

Radya en çok beğeni kazanandı!

İçerik İtibarınız

1.997 Seçkin

Radya Hakkında

  • Rütbe
    Süper Üye
  • Doğum Günü 22-12-1969

Profil Bilgileri

  • Cinsiyet
    Kadın
  • Yer
    İZMİR
  • İlgi Alanları
    Kaktüs türleri yetiştirme ve arajman tasarımı. El sanatları ( Makrame örgü, tığ işi örgü, geri dönüşüm uygulamaları, batik, kanaviçe, mandala) fotoğraf çekmek, doğadan objeler toplamak, eski eşyalar

En Son Profil Ziyaretçileri

184.815 profil görüntüsü
  1. KAKTÜS VE SUKKULENT TASARIMLARIM

    (Radya's Succulents) #succulents #flowers #cactusflowers #plants #terrarium
  2. Şifalı bitkileri bilinçsiz kullanmanın getirdiği tehlikeler

    Bu 4 Özelliğe Sahip Kişilerin Asla Zencefil Tüketmemesi Gerekiyor: Soğuk algınlığına iyi gelen ve metabolizma hızını arttıran zencefil sağlığıma çok yararlıdır. Ancak bazen zencefil de zararlı olabiliyor. Zencefilin yararlarına dair yazılar okumuşsunuzdur. Sindirime ve soğuk algınlığına iyi gelen zencefil aynı zamanda metabolizma hızınızı arttırır. Ancak zencefilin bazı insanlar için zararlı olduğundan haberdar mıydınız? Eğer siz de zencefilin zarar verdiği kişilerden biriyseniz acilen zencefilin tüketiminizi durdurmanız gerekiyor. 1- Çok zayıfsanız Columbia Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada zencefil tüketiminin metabolizma hızını arttırdığı ve sindirimi düzenlediği görüldü. Ayrıca zencefil tüketiminin ardından hiç hareket etmeseniz bile yağlarınızı yakıyor. Ancak ideal kilosunun altında biriyseniz isteyeceğiniz son şey metabolizma hızınızı arttırmak olur. 2- Pıhtılaşma bozukluğunuz varsa Zencefil, kan akışını hızlandırıyor, tansiyonu dengeliyor ve kas ağrılarını geçiriyor. Ancak pıhtılaşma bozukluğu olanlar için bu çok tehlikeli. Zencefil, pıhtılaşma bozukluğuna sahip kişilerin kullandığı ilaçlarla mücadele ediyor ve ilaçların işe yaramamasına neden oluyor. 3- Hamileyseniz Zencefil tüketimi, hamileleri olumsuz etkiliyor. Hala araştırmalar devam etse de şu ana dek yapılan araştırmaların hemen hepsinde bu kanıtlandı. Yine doktorlar da hamilelerin zencefil tüketmemesini öneriyor. Zencefilde yer alan bazı maddeler hücrelere zarar veriyor ve fetüsün düzgünce gelişememesini sağlıyor. Drugs.com’da yazılanlara göre de hamilelerin zencefil tüketmeden önce doktorlarına danışması şiddetle tavsiye ediliyor. 4- Birden fazla ilaç kullanıyorsanız Zencefil kan akışını hızlandırıyor ve yüksek tansiyonu düşürüyor. Kulağa her ne kadar sağlıklı gelse de eğer ilaç kullanıyorsanız zencefilin olumlu olarak görünen bu etkileri sizi olumsuz etkileyebiliyor. Eğer aynı anda birden fazla ilaç kullanıyorsanız, zencefil tüketimi hakkında doktorunuza tanışmanız tavsiye edilir
  3. Aykırı Profesör

    Aykırı profesör elinde bir fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında fareyi kutunun içine koydu ve kutuyu kapattı. Kutunun hava almadığı açıktı. Salona dönerek: “Bu kutuya iki gün kimse dokunmayacak dokunan bu dersi geçemez!” dedi ve salondan çıkıp gitti. Salondaki öğrenciler olaya bir anlam verememişlerdi. Kimisi kutunun içindeki fareyi çıkarmayı düşündü ama cesaret edemedi. İki gün boyunca ders görülen sınıfta kutu öylece kaldı. Ne olacağını merak ederek iki gün geçirdiler. İki gün sonunda tekrar dersi olan profesör salona girdi ve kutuya yaklaşarak açtı. Tabi ki, kutunun içindeki fare artık yaşamıyordu. Öğrencilerden birçoğu üzülmüştü. Profesör sınıfa dönerek farenin neden ölmüş olabileceğini sordu. Sınıftan birçok farklı ses ve fikir yükseldi; – Havasızlıktan… – Açlıktan… – Susuzluktan… Her öğrenci olabilecek ihtimalleri saymıştı. Profesör kutuyu havaya kaldırıp içini öğrencilere gösterdi. Kutunun her tarafı kemirilmiş vaziyette ve minik deliklerle kaplıydı. Ardından devam etti; – Görüyorsunuz değil mi? Fare anlaşılan bu kutudan çıkmak için epey mücadele etmiş. Bunu kutunun içindeki minik diş izlerinden ve irili ufaklı deliklerden anlıyoruz. Ancak şu var ki fareyi sizin dediğiniz gibi ne havasızlık nede açlık öldürdü. Farenin ölümüne neden olan iki şey var; Kararsızlık ve Korku… Kararsızlık, çünkü fare kutunun her yerini parçalayıp, her noktayı ayrı ayrı kemireceğine sadece tek bir köşesini ısırıp parçalasaydı ve bunda da kararlı olsaydı o deliği büyütecek ve kutudan çıkıp kurtulacaktı. Korku, çünkü eğer siz öğrenciler benden ve notlarının düşmesinden böylesine çok korkmasaydınız, kutuyu açıp fareyi serbest bırakabilirdiniz. Ancak korkudan dolayı size yanlış gelen bir işe göz yumdunuz!
  4. Bir gülüşü vardı ki..

    Mustafa Kemal Atatürk
  5. Kediler hakkında doğru bilinen yanlışlar

    Çok kedi davranışı değil ama banyo yaptırmanızı sevmiş olabilir mi? daha kolayına gelmiştir belki.. Benim ki asla suya yaklaşmaz, ama hayatımda onun kadar kendini yalayan kedi görmedim. Arada beni bile temizliyor. Takıntılı resmen! Fakat benim gözlemlediğim kadarıyla erkek kediler kendini çok yalamıyor.
  6. Teog yerine gelen yeni sistem belli oldu!

    Bu piyangolar hep benim oğluşuma çatıyor..İlkokula da yeni sistemle başlamıştı.. Aslında sorun sınav sistemi değil. Ben oğluma da söylüyorum. sınavlı ya da sınavsız, test ya da klasik sınav nolursa olsun çalışırsan karşılığını alırsın. Bu sistem ilkokulda da aynı. Oğlumun bir arkadaşı bizim bağlı olduğumuz okula gidebilsin diye bizim evimizde ikamet ediyor görünüyorlar. Bu bizim zamanımızda da böyleydi. Mühim olan kaliteli eğitim..Kafalar değişmedikçe bu ülkede her şey hayal! Az önce okuldan bir veli mesaj attı. Çocuklar 6 ve 7. sınıfların müfredatlarından sorumlu tutulmasınmış imza vereyimmişim. İyide güzelim bu çocuk liseye geçecek, tabi ki de bu zamana kadar öğrendiği konulardan sorumlu..!
  7. Dan Brown BAŞLANGIÇ Kitabında Bahsedilen Sanat Eserleri ve Tüm Yerler

    Şahanesin! Elimdeki kitabı bitirip hemen alıcam bende..Herkese keyifli okumalar..
  8. Üye olup benimle irtibata geçerseniz yardımcı olmak isterim..
  9. Hoş geldin kış, hoş gelmedin grip!:phone:

  10. Rengin50Tonu

    Renkleri seviyorum..
  11. Gün Batımı Fotoğraflarım

    Benim gözümden..
  12. Zihnimizi sakinleştirip, düşüncelerimizi düzene sokmanın yolları.

    Aksiyon planlarınızı hazır edin. Boş boş endişelenmek kadar verimsiz ve zararlı bir huy azdır. Şayet düşündüğünüz kötü senaryolara karşı bir aksiyon planınız yoksa, sadece kafanızı meşgul ediyor ve bir arpa boyu yol gitmiyorsunuz demektir. Oturup sakin kafayla neyin nereye varabileceğini ve buna karşı neler yapabileceğinizi düşünün, hatta bunları bir yere not edin. Ne kadar rahatladığınıza siz de inanamayacaksınız. Biriyle dertleşin. Aklımız ağzımızdan daha hızlı çalıştığı için, düşünme hızımız konuşma hızımızdan kat kat fazladır. Bu yüzden bir dostla dertleşmek düşünce ve duygularımızı toparlamamızı sağlar. Diğer bir deyişle zihnimizdeki maymun, belli bir atlayış hızı ve yolu kazanır. Hatta kim bilir, bazı şeyleri karşımızdakine açıklamaya çalışırken anlamlandırabiliriz bile. Ortam değiştirin. Bazen fiziksel olarak aynı yerde durmak monotonluk hissiyle sıkılmanıza neden olabilir. Çıkıp şöyle bir dolaşmak, ofisteyseniz kahve almaya gitmek ya da çıkıp hava almak bile zihninizi baştan başlatmak için faydalı olacaktır. Uzaklaşın. Fiziksel olarak bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmasanız bile, ruhen uzaklaşabilirsiniz. Sakin ve sözsüz (sözlerine odaklanmayacağınız) bir müzik açın, kulaklıklarınızı takın ve gözlerinizi kapatın. O an kendinizi meşgul etmediğiniz için birden aklınıza çok fazla düşünce üşüşebilir, bunları sakince karşılayın ve “durmaya” devam edin. Aklınızdaki düşüncelerin öncelik sırasına girdiğini, hatta bazılarının yok olduğunu ve gözünüzü açtığınızda daha sakin hissettiğinizi fark edeceksiniz.
  13. Zihnimizi sakinleştirip, düşüncelerimizi düzene sokmanın yolları.

    Derin karın nefesleri alın. Hepimiz nefes alıyoruz, fakat hepimiz doğru nefes almıyoruz. Uzmanlar, göğüs kafesi yerine diyaframı, yani karın bölgesini şişiren derin nefesler almayı ve bu sırada sadece nefes alış verişinize odaklanmayı öneriyor. Karın nefeslerinin odaklanmada ve kafayı boşaltmada etkili olduğu düşünülüyor. Etrafınıza film izler gibi bakın. Etrafınızda olup bitenden kendinizi ayrıştırmak için bir film izlercesine etrafa bakmak faydalı olabilir. İnsanların ne giydiğine, sokaktaki kedinin nasıl yürüdüğüne, köşedeki dükkandan hangi seslerin geldiğine dikkat edin. Bu, aklınızı bir süreliğine dinlenmeye bırakmanıza imkan verecektir. Aklınıza dadanan düşünceleri not edin. Zaman zaman zihnimiz sadece hatırlamak zorunda olduğumuz şeylerle bile gereğinden fazla yorulur. Önemli bir işe konsantre olmaya çalışırken aklınıza sürekli market alışverişinde unutmamanız gerekenler geliyorsa, bunları bir yere not edip aklınızdan çıkmalarına izin verin. Yalnız, nereye not aldığınızı unutmamanız gerek! En kötü olasılığı düşünün. Hayır, öneriyi yanlış yazmadık. Kafanızı kurcalayıp duran bir iş ya da başka bir konuyla ilgili olabilecek en kötü senaryoyu düşünmek, sonuçsuz bir endişeden çok daha iyidir. Çünkü çoğu kez, “en kötü ne olabilir?” diye kendimize sorduğumuzda aldığımız yanıtlar, bu kadar kafa yormamızı gerektirecek kadar korkunç olmaz. Örneğin, yaptığınız bir hata size işinizi mi kaybettirir yoksa ufak bir uyarı ile sıyrılır mısınız? Şayet gerçekçi yanıtınız uyarı ise, bunun saatlerce kafanızı kurcalamasına gerek yok diyebilir ve rahatlayabilirsiniz.
  14. Daldan dala atlayan zihnimizi sakinleştirip, düşüncelerimizi düzene sokmanın 8 yolu Şu an tam da bu durumdayım. Galiba uygulamak en çok bana iyi gelecek.. Hadi bakalım: Ay başı geldi, kirayı yatıracaktınız, unuttunuz mu? Kira demişken, evle ilgili işler var, onları da hatırlamanız gerek. Mesela usta çağırılacak… Yarınki toplantıda ne giyeceksiniz, sunumu nasıl yapacaksınız? Bugün bekleyen işlerinizi bırakıp sunumla mı ilgilenseniz acaba? Bu arada dün iş arkadaşınızın davranışı neydi öyle, onu da bir konuşup halletseniz iyi olur. Akşam markete uğranacak, alınacakları unutmamak gerek… Cumartesi günü kahvaltı var, ona da bir şey götürmeli… Bunların hepsini, hatta daha fazlasını aynı anda düşünme pratiği tanıdık geldi mi? Çoğumuz gün sonunda fizikselden ziyade zihinsel olarak bitkin hissetmekten şikayet ediyoruz. İş yoğunluğundan ötürü olduğunu sandığımız bu yorgunluk ve bitkinlik hissi aslında çoğu zaman, kafamızda aynı anda dolaşan düşünceleri yakalamaya ve hepsine yetişmeye çalışmaktan ileri geliyor. Dikkat dağınıklığına ve iletişim bozukluklarına neden olabilen bu durum kontrol altına alınmazsa zamanla ciddileşerek kontrolsüz öfke, korku ve paranoya yaratabiliyor. Tıpkı bir maymun gibi daldan dala atlayan zihnimizi sakinleştirmenin birkaç basit yolu var. Neler mi?
  15. Kanaviçe Örnekleri

    Bu başlığın açıldığı iyi olmuş. Ben kanaviçe işini çok seviyorum. Küçükken annem boş boş oturmama sinir olurdu. O zamanlarda bana zorla bir örtü işletmişti. Şimdi büyük bir keyifle yapıyorum annem görüyorsa gözlerine inanamıyordur..:) Üsttekiler benim işlerim, bu başlıkta beğendiğim başka işleri de paylaşırım artık..:)
×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.