Zıplanacak içerik

Freyja

™ Admin
  • İçerik Toplamı

    2.228
  • Katılım

  • Son Ziyaret

  • Lider Olduğu Günler

    29

Freyja son kazandığı tarih 13 Kasım

Freyja en çok beğeni kazanandı!

İçerik İtibarınız

250 İyi

4 Takip eden

Freyja Hakkında

  • Rütbe
    Kıdemli Üye

Diğer Bilgiler

  • Website URL
    http://
  • ICQ
    0

Profil Bilgileri

  • Cinsiyet
    Kadın
  • Yer
    :D
  • İlgi Alanları
    Efsane ve mitler, doğa yürüyüşleri ve sporları, sinema, astronomi, yeni yerlerle ve yeni insanlarla tanışmak, müzik ve müzikaller, bolca kitap ve bir de kahve tutkusu...

En Son Profil Ziyaretçileri

73.181 profil görüntüsü
  1. İzmir Boyoz Festivali

    şuna kadar
    Düzenlediği birbirinden farklı festivallerle kent yaşamına yeni renkler katan İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kez Radyo Romantik Türk projesi ve organizasyonu; İzmir Ticaret Odası (İTO) ve İzmir Ekonomi Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek Boyoz Festivali’ne evsahipliği yapacak. 3 Kasım’daki sergi ve panelle start alacak festivalin heyecanı, 5 Kasım Pazar günü Gündoğdu Meydanı’ndaki şenlikle doruğa çıkacak. Boyoz yeme yarışmasının da yapılacağı etkinlikte Büyükşehir Belediyesi onbinlerce boyoz, yumurta, peynir ve çay ikramında bulunacak.
  2. Mevta mı, mefta mı?

    Çok sık yapılan hatalardan biri, hatta geçenlerde bir dizide duydum, sürekli mefta diyorlardı. Ama doğrusu "mevta" olacak. Doğru: Mevta Yanlış: Mefta mevta isim (mevta:) eskimiş Arapça mevtā isim Ölü, ölmüş kimse "Kimi mevtasına kefen biçmiyor / Kimi helal rızkı yiyip içmiyor." - Seyrani
  3. Mürekkep mi Mürekkeb mi

    Aslında iki yazım şekli de doğrudur. Kelime normalde mürekkep diye yazılır ancak sert sessizlerin yumuşaması kuralına göre kelimenin sonunda eğer p,ç,t,k sesleri varsa ve ondan sonra gelen ek sesli harfle başlıyorsa bu kelimeler yumuşayarak değişir. p sert sessizi yumuşar b olur : mürekkep - mürekkebi ç sert sessizi yumuşar c olur : ağaç - ağacı t sert sessizi yumuşar d olur : tat - tadı k sert sessizi yumuşar ğ olur : kabak - kabağı mürekkep -bi isim Arapça murekkeb 1. isim Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde "Delikanlının elinden yere kocaman bir mürekkep şişesi düşüp patladı." - R. N. Güntekin 2. sıfat Birleşmiş, birleşik 3. sıfat -den oluşmuş "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir." - M. Kaplan
  4. Istırap mı, Izdırap mı?

    Istırap mı, Izdırap mı? TDk'ya göre kelimenin doğru yazımı IZDIRAP şeklindedir. Ali Püsküllüoğlu, Dil Derneği ve Ömer Asım Aksoy'a göre ise doğru olan yazım ISTIRAP şeklindedir. Böyle durumlarda ben tercihimi kesinlikle TDK'dan yana kullanmazdım. Bu gibi çelişkili durumlarda açıkçası Ömer Asım Aksoy ya da Ali Püsküllüoğlu benim daha çok tercih ettiğim dil bilimcilerdir. Kelime acı, üzüntü, keder anlamına gelmektedir.
  5. “Kadın” kelimesini olumsuz bir kavram olarak, “sakıncalı”, “kirlenmiş”, “bakire-olmayan” olarak yaftalayan ifadeler • Erkek tuvaleti / Bayan Kadın tuvaleti • Erkek yüzücü / Bayan Kadın yüzücü • Erkek öğretmen / Bayan Kadın öğretmen • Erkek arkadaş / Bayan Kadın arkadaş • Erkek yanı / Bayan Kadın yanı (Toplu taşımacılıkta)
  6. Bazı mesleklerin, kelimelerin, ifadelerin sadece erkeklere özgü olduğu varsayımından hareketle, bu tür sözcüklerin önüne gereksiz biçimde “kadın” vurgusu yaparak kadını ötekileştiren ifadelere gerek yoktur. Kadın başbakan: Başbakan Kadın yönetici: Yönetici Kadın milletvekili: Milletvekili Kadın yazar: Yazar Kadın gazeteci: Gazeteci
  7. “Erkek olmayı”, “insan” olmayla özdeşleştiren ve “herkesi” kapsama iddiasıyla kadını görünmez kılan ifadeler! Adam olmak: İnsan olmak Adam gibi: İnsan gibi, layığıyla Adamakıllı: Doğru düzgün Adam yerine koymak/konmak: İnsan yerine koymak Adamdan saymak/saymamak: Saygı duymak/duymamak Adam etmek: Eğitmek Adamına göre davranmak: Kişiye göre davranmak Adamına düşmek: Uzmanına denk gelmek Adam kaçırmak: İnsan kaçırmak Bilim adamı: Bilim insanı Devlet adamı: Devlet insanı Halk adamı İş adamı İnsanoğlu: İnsan Ademoğlu: İnsan Hin oğlu hin: Kurnaz kimse Eloğlu vb.: El, yabancı Erkekliğe sığmamak: İnsanlığa sığmamak
 Tam bu işin adamı: Bu iş için biçilmiş kaftan
Adam olmak: insan olmak Allah Baba: Allah Aydede: Ay Sözünün eri: Sözünü tutan İşinin eri: İşinin uzmanı, üstadı
  8. Dilimize Yerleşmiş Irkçı, Ayrımcı, Cinsiyetçi Söylemler

    Amele: Kimi zaman farkına varmadan birisini küçümsemek için “Amele misin?” diye sorduğunuz olmuyor mu? Amele aslında kol emeğiyle çalışanlara işçi, emekçi denmeden önce kullanılan kelimeydi. Günlük dilde mağanda, ezik vb gibi kelimeler yerine kullanılıyor, sınıfsal ayrımcılığa dair bir kullanımdır. Amele, amele yanığı, amele sümüğü vs. Keko: "Dost", "kardeş", "ağabey" anlamına gelen bu Kürtçe kelime, Türkçe'de ırkçı bir anlam kaymasıyla saf, kolayca kandırılabilen, aldatılmaya ve dalga geçilmeye açık anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Kıro: Kürtçede genç delikanlı anlamındaki söz, günlük hayatta “adab-ı muaşeret bilmeyen, kaba saba davranan ve konuşan adam” anlamında kullanılmakta. Kürtlerin tamamını bu tip insanlarmış gibi algılayan, çarpık bir zihnin ürünü olarak dilimize girmiştir. Varoş: Macarca olan varoş kelimesi yoksul halkın yaşadığı dış mahalle anlamına gelir. Dilimizde kullanılan varoş yoksulluğun zevksizlik, kabalık, görgüsüzlük ve benzeri olumsuz özellikler kattığını ima eden sınıf farklılığına dair bir hakaret öğesidir.
  9. Dilimize Yerleşmiş Irkçı, Ayrımcı, Cinsiyetçi Söylemler

    İbne: Arapça'da bn kökünden gelen ibn, ubne kelimelerinden türetilmiş ve oğul, evlat anlamına gelen bu kelime Türkçe'de pasif eşcinsel erkek anlamında kullanılmaktadır. Türkçe’de bu kelime Negatif bir anlamda kullanıldığından cinsiyet ayrımcılığı ya da ayrımcılığa işaret eder. Tamamen homofobik bir kelimedir. ****: Evlilik dışı bir ilişki sonucu dünyaya gelmiş ve bu sebeple babası belli olmayan çocuk anlamına gelen bu kelimenin hakaret olarak kullanılması evlilik harici durumlarda yaşanan cinselliği "ahlaksızlık" olarak gören zihniyetin bir sonucudur. Bu kelime TDK'da "kalleş, kurnaz, kötü niyetli kimse, terbiyesiz, arsız" şeklinde tanımlanmıştır. Bu ilişkiden dolayı burada bir kabahat varsa bile bunda herhangi bir payı olmayan çocuğu kötü görmek, göstermek ve onu tanımlayan bir kelimeyi pek çok olumsuz durumun karşılığı olarak kullanmak son derece adaletsiz ve yanlıştır. Hayvan: Hayvan kelimesinin hakaret olarak kullanılması, "insan türünün üstünlüğü varsayımına dayanarak belli hayvan türlerinin sömürülmesi ya da ayrımcılığa uğratılması” şeklinde tanımlanan türcülük kavramına denk düşmektedir.
  10. Dilimize Yerleşmiş Irkçı, Ayrımcı, Cinsiyetçi Söylemler Kızılderili: Türkçe'de Yerli Amerikalılara verilen bu terim, bu kişileri, ten renkleri üzerinden tanımladığından ayrımcı ve hakaret içeren bir terimdir. Kızılderili yerine Amerikan yerlisi, yerli Amerikalı kullanılabilir. Kızılderili kelimesi yerine Amerikan yerlisi denilmesi tercih edilmelidir. Yamyam: Yamyam kelimesi anlam olarak insanın, kendi türünden varlıkların (insan) etini veya iç organlarını yeme eylemi ya da alışkanlığıdır. Yamyamlık eylemini gerçekleştiren kişi yamyam olarak adlandırılır. Ancak dilimizde bu kelime hakaret amaçlı siyahi insanlara yönelik kullanılır. Bu sn derece ırkçı bir söylemdir. Çingene: Romanlar, Türkiye'de her ne kadar daha çok 'Çingene' olarak ifade edilseler de, kendileri "Çingene" yerine "Roman" denilmesini yeğlerler. Çingenelerin göçebe yaşam tarzı yerleşik toplumlarınkinden farklı olması nedeniyle günümüzde çoğu zaman, yerel halk tarafından hırsızlık, büyücülük, çocuk kaçırma gibi eylemlerle suçlanmışlardır. Çingeneler halihazırda yaşadıkları bütün ülkelerde ayrımcılığa tabi tutulmaktadır. Bu kati olarak ırkçı, ayrımcı bir kelimedir ve nefret içeriği taşımaktadır. Çingene kavramı yerine Roman denilmesi tercih edilmelidir Zenci: Günümüzde hakaret kabul edilerek kullanılmayan "negro" sözcüğü Latince "niger" (siyah) sözcüğünden İspanyolca ve Portekizce'ye geçmiştir. Türkçe'ye zaman zaman "zenci" olarak çevirilse de Arapça kökenli zenci sözcüğü ile negro sözcüğü arasında anlam benzerliği haricinde bir dilbilimsel ilişki yoktur ve fakat zenci kelimesi yer yer ve söylendiği zaman ve duruma göre hakaret anlamı taşımaktadır. Bununla birlikte geçmişte siyahî insanları aşağılamak için kullanılmasından dolayı kullanımından kaçınılır. Zenci kavramı yerine Afro-Amerikan ya da siyahi denilmesi tercih edilmesi daha uygun olur. Apaçi: Amerikan yerlilerinin bir türüdür. Türkçe'de bu kelime "özenti, çakma ve çirkin" anlamında müzik, dans ve giyim üzerinden kendine has bir modernleşme çabası içinde olan insanlara yöneltilmiştir. Buram buram sınıfsal ayrımcılık kokar. Dürzi: Suriye'nin Havran ile Lübnan'ın dağlık bölgelerinde yaşayan ve Sunni mezhepler tarafından din dışı ilan edilerek baskı altında tutulmuş olan mezhebin adıdır. TDK'nın ağır hakaret ve küfür sözü olarak tanımladığı bu kelime genel olarak ahlaki düşkünlüğü ve her türlü karakter bozukluğunu tanımlayan bir anlamda kullanılmaktadır. Daha özel kullanımları arasında “karısını, kızını, yakınlarını pazarlayan kadın satıcısı” gibi imalar da vardır. Yörük Ne Bilir Bayramı, Lık Lık İçer Ayranı / Dağdan İnme Yörük, Ne Erik Bilir Ne Koruk: Akdeniz ve Ege bölgelerinde yaygın olarak kullanılagelen ve Yörükleri Yörükleri aşağılamayı güden ırkçı bir deyiştir. İki Eşek Bir Çerkez: Çerkezleri aşağılamayı güden ırkçı bir deyiştir. İzmir'in / İstanbul’un Havasıyla Kızına Güven Olmaz: İzmirli/İstanbullukadınları yönelik cinsiyetçi bir deyiştir. Karamanın Koyunu, Sonra Çıkar Oyunu: Bir kişi ya da duruma tam güvenilmediği durumlarda kullanılan bu ayrımcı deyişin kökeni, Osmanlı Beyliği ile Karamanoğlu Beyliği arasındaki iktidar mücadelesine kadar uzanır. Laz Kafalı: "Aptal" anlamında kullanılan, Lazları aşağılamaya yönelik ırkçı bir deyiş. Mal Bulmuş Mağribi Gibi: Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan, Kuzeybatı Afrika Bölgesi'nde yaşayan ve "Mağrip" olarak adlandırılan insan topluluklarını aşağılamak için Osmanlı Devleti döneminde uydurulmuş ayrımcı bir deyim. Acemi Nalbant, Kürt Eşeğinde Dener Kendini: Mesleğinde yeni olan kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar." anlamına gelen ayrımcı bir atasözü. Aynı atasözünün gayri-Müslimler üzerinden de dillendirildiği görülmektedir. Moskof, Moskofun Oğlu, Moskof Gavuru: Ruslara yönelik bu ayrımcı deyiş, Soğuk Savaş döneminin Türkiye'deki yaygın söylemlerinden bir tanesiydi. TDK'nın Güncel Sözlüğü'nde "Rus" kelimesinin karşılığında halen bu deyiş bulunmaktadır. Senin Bu Yaptığını Çorumlu Bile Yapmaz: Çorumluları ötekileştirmeye, aşağılamaya yönelik bir deyiş. Afyon'un kaymağı, Konya'nın manyağı: Konyalıları ötekileştirmeye, aşağılamaya yönelik bir deyiş. Gavur İzmir: Birinci Dünya Savaşı sonunda, İzmir'in uzun bir süre Yunan işgali altında kalması sonucu şehire yapılan iki yönlü ayrımcı bir yakıştırma. Bu yakıştırma, uzun yıllar siyasiler tarafından da kullanılmış hala da kullanılmaya devam etmektedir.
  11. Bu deyişler ise kadına yönelik şiddeti mazur gören, mazur gösteren deyişlerdir ki asla kullanılmamalıdır. "Kocanın vurduğu yerde gül biter." "Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek yanaşmaz." "Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin." "Kadının yüzünün karası, erkeğin elinin kınası." “Kadın erkeğin şeytanıdır” “Dişi yalanmazsa erkek dolanmaz”
  12. "Elinin hamuruyla erkek işine karışma." "Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur." “Erkek getirmeyi, kadın yitirmeyi bilmeli.”(2) “Erkek sel, kadın (avrat) göl.”(2) "Erkek vefakar, kadın cefakar." “Kadının fendi, erkeği yendi.”(2) “Pekmezi küpten, kadını kökten al.”(2) “Tarlanın taşlısı, karının (kadının) saçlısı. "A.. olanın dini olmaz." "Avrat malı, kapı mandalı" / "Karı malı, hamam tokmağıdır." "Avrat yürekli" "Avrattan vefa, zehirden şifa" "Benim derdim inekle dana, karının derdi sürmeyle kına." "Çirkin karı ev toplar, güzel karı düğün gezer." "Dam damlamasından, karı vızırtısından durulmaz." "Eksik etek" "Karı gibi konuşma!" "Karıya sır verme, kındarayla tög silme." "Kaşık düşmanı" "Keseye kadın eli girerse bereket gider." "Saçı uzun, aklı kısa" "Kadının şerri, şeytanın şerrine eştir." “Kadın var ev yapar, kadın var ev yıkar” "Kadın erkeğin şeytanıdır." "Kadın kısmına sır verilmez." "Kadın yüzünden gülen, ömründe bir kere güler." "Kadını sırdaş eden esrara tellal aramaz." "Kadının biri ala, ikisi beladır." "Kadının hükmettiği evde mutluluk olmaz." "Kadının sofusu şeytanın maskarası." "Kadının şamdanı altın olsa mumunu dikecek erkektir." "Kadının yüklediği yük, şuraya varmaz." "Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsini s... cinsine çeker." "Karı gibi kırıtma!"
  13. Kadın bu deyişlerde ikinci sınıf vatandaştır, değeri hayvanla birlikte ölçülür. Kadın tek başına karar veremeyen, karar verme yetisi olmayan bir insandır. "Al atın iyisini yiyeceği bir yem, al avradın iyisini giyeceği bir don." "Kızı (kendi) gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar (varır) ya zurnacıya.” “(Kızın) boyu bacadan mı aştı?” “Komşu kızı almak, kalaylı kaptan (tastan) su içmektir.” “Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün (ineğin) başlısı.” “Tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden.” "Kız beşikte (kundakta), çeyiz sandıkta." "Ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma." "Bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır." Erkeksiz avrat, yularsız at” "Avradı er zapdetmez, ar zapdeder." "Avradı eri saklar, peyniri deri." "Avrat var arpa unundan aş yapar, avrat var buğday unundan keş yapar." "Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar." "Avrat var zavranı zort, avrat var hazreti mülk." "Avradın dolaşığı, akşamdan sabaha kor bulaşığı." "Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez." "Buyurmadan tutan evlat, gün doğmadan kalkan avrat, deh demeden yürüyen at." “Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.” "Eti ciğer eden de avrat, ciğeri et eden de." "İyi ipek kendini kırdırmaz, iyi kadın kendini dövdürmez." "Kadın erkeği rezil de eder, vezir de." "Kadın kocasının çarığı, anasının sarığıdır."
  14. Kadın doğduğu andan itibaren ötekileştirilip, aşağılanır ve değersizleştirilir. "Beş kız bir oğlanın yerini tutar mı? / Oğlansız evde duman tüter mi "Bir (ev) gemi donanır, bir kız (çıplak) donanmaz.” “Bir evde iki kız, biri çuvaldız biri biz.” "Kız doğuran tez kocar." "Kız yükü, tuz yükü." "Kızı kıza koşarsan *****, oğlanı oğlana koşarsan deyyus olur." "Kızın var mı, derdin var." / "Kızın var mı, sızın var. “Kızını dövmeyen, dizini döver.” "Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün." "Oğlan doğurdum, oydu beni; kız doğurdum, soydu beni." "Oğlan olsun deli olsun, ekmek olsun kuru olsun." "Oğlandır oktur, her evde yoktur." "Oğlanı her karı doğurmaz, er karı doğurur." "Kız çocuğu ya er koynunda, ya yer koynunda." "Kız evde olsa da elden sayılır." "Kız girdi on üçüne, ya erdedir ya yerde." “On beşinde kız, ya erde gerek ya yerde" "Alma soysuzun kızını, sürer anasının izini." “Ana gezer, kız gezer, bu çeyizi kim düzer.” "Ana ile kız, helva ile koz." "Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar." "Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış." "Ananın bahtı kızına." "Ananın çıktığı dala kızı salıncak kurar." "Anasına bak, kızını al; kenarına (kıyısına, tarağına), bak bezini al.” “Oğlan (atadan) babadan öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.”
  15. Kadına Yönelik nefreti, Ayrımcılığı Körükleyen Deyimler, Deyiş, Atasözleri Geçmişimizden günümüze kadar gelen bu deyimleri, deyiş ya da atasözleri o kadar içselleştirimişiz ki kadın olduğumuz halde bazen bizim bile düşünmeden kullandığımız oluyor. Oysa bir an önce bunlara karşı bir farkındalık geliştirilmeli. Okuyunca göreceksiniz bu deyimlerin kimi homofobik, kimi cinsiyetçi, kimiyse ırkçı. Eğer bu deyimlerle kastedilmek anlam bilinirse onların yerine kullanabileceğiniz başka bir deyiş mutlaka vardır. Herkes önce kendi kapısını süpürsün deyişinde olduğu gibi hepimiz önce kendi dilimizi bu söylemlerden temizlesek ne güzel olmaz mı? KIZ VE KADIN AYRIMI Öncelikle aslında kadın cinsiyetini kız ve kadın diye ikiye ayırmak bile başlı başına bir ayrımcılıktır. Burada kız diyerek, bekar ya da henüz bekareti bozulmamış olanı; kadın diyerek evlenmiş ya da bekaret bozulmuş olanı ifade ederler. Oysa toplumda kadın ve erkek cinsiyetleri vardır, kız, kadın ve erkek cinsiyetleri değil... KADINA KADIN DİYEMEMEK - KADIN YERİNE BAYAN / HANIM KULLANMAK Ne enteresandır ki kadına kadın demenin hakaret sayıldığı bir toplumda yaşıyoruz. Kadına kadın dendiğinde sanki ona kötü bir şey söyleniyormuş, hakaret ediliyormuş ya da kaba davranılıyormuş gibi algılanır. O yüzden kadın demek yerine bayan, hanım gibi kelimelerin tercih edildiği görülür. Amacımız eğer cinsiyet belirtmekse: kadın ve erkek kelimeleri kullanılır. Bay ve bayan kelimeleri hitap için kullanılır. Kibarlık olsun diye cinsiyet belirten anlarda kadına bayan ya da hanım denmez. Kadına kadın demek kaba bir durum değildir. Bu kadını cinsel kimliğinden uzak tutmaya çalışan erkek egemen sistemin kadına dayattıklarının bir sonucudur.
×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.