Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

katakuta

Φ Üyeler
  • İçerik Toplamı

    1.124
  • Katılım

  • Son Ziyaret

İçerik İtibarınız

0 Nötr

2 Takip eden

katakuta Hakkında

  • Rütbe
    Kıdemli Üye
  1. katakuta

    Turi sinin ne anlama gelir ?

    Vettiini,vezzeytuni,ve turi siniine ve hazel veledil emin.. "Andolsun o incire,o zeytine,siinin(sina)dağına,ve bu güvenli beldeye.."(Tin Suresi:1-3) Kur'anda Sina Dağına'na niçin yemin edilmektedir? Sina Dağı'nın bir özelliği var mıdır? Nedir? Yoksa Musa'nın,Rabb'biyle buluşmaya gittiği "Tur Dagı" ile "Sina Dagı" aynı dağ midır? Yoksa,Sina daki "Tur dagi"ndan mi bahsedilmektedir? "Sina/Siinin" kelimesinin anlamı nedir? Hangi dilden türevlidir? "Tur" bir dag ismi midir? Yoksa sadece"dag"mi demektir? Ve"Tur" kelimesinin köken anlamı nedir? Sina kelimesi samicedir ve "Sin'e ait" demektir.Ve anlam itibariyle "Sin'e ait olan yer/Sin'in yeri" demektir. Öyleyse,"Sin" kimdir? Eski sami topluluklarca, Sina Yarimadasi neden Sin'e atfedilmistir? Antik Kenan panteonunun baş tanrısıi "EL"(harfiyen ulu,ulu olan ilah demektir)" EL"genel bir isim ve ünvan olmakla beraber,aynı zamanda,"Yerah(ay) ve "Sin" olarakta anilirdi.Yerel kabilelerce "Ay Tanrısı Sin".Sin kültüne baglı kabileler,Sin'in Sina Yarımadası'nda oturduguna inanırlardı. Sina yani Sin'e ait olan yer,Sin'in yeri. Tevrat'ta,Mısır'dan çıkışı gerçekleştiren Israiloğullarının,Sina'nin hemen bitiminde Erden/Urdun Nehri'ni geçtikleri ve Eriha şehrini gördükleri anlatılır.Eriha,aynı zamanda Yeriho,"Ay şehri" demektir.şehir,Ay Tanrısı Sin'e adanmıştı.Yani,Yerah/Sin'in bölgesine dahildi.Tıpkı Sina gibi. Bölgesel isimleriyle Yerah/Sin,genel ismiyle El idi ve panteonun baş tanrının ünvanıydı:El=Ulu olan ilah,baş ilah. Sin olarak anıldığı bölgelerde sembolu AY idi.Ama baştanrı olarak kult hayvanı boğa idi.Betimlemelerde boğanın üstünde duran bir tanrı olarak gösterilir.Baştanrı olarak EL'in olduğu gibi,oğlu Baal'in de sembol hayvanı boğa idi.El,boğa ile okadar özdeşleştirilmişti ki,O'nu anmak için sadece "Tur" demek yeterliydi.Tur,yine semitik dillerde "boğa" anlamindadir. Sina yarımadasının en önemli liman sehri olan "EL-TUR".Bu isim hem boğa anlamina gelir,hemde Boğa El'in şehri anlamına gelir.Ayni zamanda kadim zamanlardan kalma çok eski bir şehirdir. EL/BOGA EL/EL-TUR,mitolojiye göre,emekli olup,yerine oğlu Baal geçtiginde,Sina'daki "Shad-El" dağına çekilmistir.Yine O'nun adını taşıyan birçok dağ mevcuttur Sina'da ve kadim zamanlardan günümüze kadar hala aynı isimlerle anılmaktadır. Sina'nın Sümerce ismi Dilmun/Tilmun idi.Harfiyen "Saf Yaşamın Yeri" demektir. Evet, Tur'un köken anlamı boğadır.Zaten dünya dillerine de küçük söyleniş faklarıyla yayılmıstır.Örnek olarak Latin dillerinde "Tora","Toro" olarak gecer,yani boğa. Bu şekilde "Tur Dağı"nın kelime anlamı "Boğa/Boğa El'in Dağı" demektir. Ve işin gerçegi,Sina dağı'nın nerede oldugu günümüze kadar hala netlik kazanmamıştır.Böyle bir dağ hala bulunup kayıtlara geçirilememiştir . Sina Yarımadası'ndaki onlarca dağ arasında Sina Dagı'nın hangisi olduguna dair hiçbir mutabakat yoktur.Kısacası "Sina" isminde bir dağ yoktur. Açıklamaları şimdilik burada kesip,aklıma gelen bir soruyu sormak istiyorum: Kur'anda Tanrı,putperestlerin tanrısının ismine,dağına,bölgesine neden and içmektedir/Anmaktadır? ... Kur'anda birçok sey üzerine yemin edildigini biliyoruz.üzerinde durdugum konu,Kur'anda sıkça yemin edilmesi degil -ki,bu defalarca işlendi yazıldı,monotonlaştı artik-,Belki gözlerden kaçan,üzerinde durulmayan küçük ama sarsıcı ayrıntılardan biri olarak,putperestlerin ilahının ismine/dağına/bölgesine yemin edilmesidir! Bu arada yeri gelmişken,Sina Yarımadasındaki kutsal addedilen birkac dagın ismini vermek iyi olacaktır: Gebel Mussa(Bu dağ,peygamber Musa'nın degil,4.yy.de yaşamıs,kerametleriyle ünlenmiş keşiş Mussa'nın adını taşımaktadır.), Azize Katrina Dağı,Umm Shomar Dağı(harfiyen "Sümer'in anası" demektir!),Serbal Dağı,Gebel Murr,Gebel Yallek,Gebel hallal,El Shaddai(Tanrı dağları anlamında kullanılsa da,kadim anlami El'in iki zirvesi/dağı demektir.Musa'ya da tanrısı iki zirvenin arasında konuşmamıydı ?..),Shad El. v.s.... EL, Suriye'den Sina'ya kadar,kadim toplumların inanışlarında çok köklü ve etkili bir ilahtı.Öylesine etkiliydi ki, tek tanrıcılığa geçişte ibranlarin peygamberlerinin bile çoğunun isimlerinde bu etki açıkca görülmektedir.Örn. El-Yesa(Ilyas),Dan-El(Danyal,Daniel),Isma-El(Ismail),Isra-El(Israil-Yakup'un diğer ismi-)v.s..Kult hayvanı boğa olduğu icin,aynı zamanda Boğa-El olarakta oldukça ünlüydü.Musa,rabbiyle görüşmeye gittiginde,kavmi fazla beklemeden buzagıya tapınmaya başlamıştı! Hristiyanlığa bile geçmistir bu pagan tanrının etkileri.Matta incilinde,çarmıhta ölmek üzere olan isa,bakın ne diyor?:". .Eli,Eli,lema sevaktani?.." Türkçesi:"..Tanrım.Tanrım,beni niçin terkettin?.."(Matta-27:46) Ama,cümleyi orijinal anlamında olduğu gibi çevirirsek bakın nasıl sesleniyor tanrısına:"EL'im,EL'im(ilahım),beni niçin terkettin?" Burada resmen,açıkca panteonun baş tanrisi EL anılmaktadır! Bakalım Markos incilinde nasıl geçiyor: "..Elohi,Elohi,lema sevaktani?.."(Markos-15:34) "Elohi" ne demektir? Ibranicede İlahım demektir.Eloh,ilah anlamındadir. Ama,dikkat edilirse,burada yine EL anılmaktadır,çünkü,ELOH" demek,İlah olan El demektir! Yani EL-Ilah! Yani "ilah" kelimesinin kökü de,anlamı da EL'dir! Baştanrı olarak,Tanrıların Babası(panteonun diğer tanrıları çocuklarıdır çünkü)ünvanıyla El'in bir diğer ozelliği de,merhametli ve iyicil bir tanrı olmasıydı. Bakalim,Luka incilinde nasıl anılıyor: "..Baba,ruhumu senin ellerine bırakıyorum.."(Luka-23:46) Baba kelimesi boşuna kullanılmamıştır burada.El'in bir diğer unvanı da "Ab-Adam" idi.Yani,"Insanin Babasi"!,bir diğer unvanı da"Yaratılan Şeylerin Yaratıcı ve Krallığı Tek Verebilecek Olan" İbranlarin tek tanrıcılığa geçişte ve sonrasında,kitaplarını oluştururlarken, çevrelerindeki uygarlıkların mitlerinden,efsanelerinden faydalandıkları gerçeği gözönüne alınırsa,oldukça baskın olan EL tapınımının etkisinin, bütün dinsel kitaplarda açıkca yankılanması oldukça dopal,hatta kaçınılmaz olacaktır. Yoksa,sonradan geliştirilmiş haliyle evrensel bir tanrının değil,büyük bir ortadoğu pagan tanrısının bariz etkisidir bu yankılanan. "Tanrı" anlamıyla özdeşleştirilmiş EL',tek tanrıcı dinleri oluşturanlarca geliştirilerek,evrensel bir tanrı haline getirilmiştir. O,ilk başlarda "ILU"(harfiyen,ulu) idi(Akkadca),kadim putperest samilerce "EL" oldu.Tektanrıcılığa geçiste "ELOH",panteonun diger tanrıları,yani çocuklarıyla beraber "ELOHIM" yani -ilahlar-oldu.Arap yarımadasında ise "EL-ILAH",yerel söylenişlerde"AL-ILAH",daha sonra ise bildiğimiz sekliyle "ALLAH" yani "Ulu olan ilah"! oldu Ay Tanrısı Sin olarak tapınıldığı zamanlarda,Sina Yarımadası'na O'nun ismi verildi:SİNA=Sin'e Ait/Sin'e ait olan yer,bölge. Baştanrı olarak ta Boğa-El ünvanıyla,Sina'nin bir çok dağına,deresine hatta çölüne bile ismi verildi:Shad-EL(El Dağı,El-Shaddai(El'in iki zirvesi/Tanrı dagları),El-Arish(El Deresi),El-Tih(El Colu.Aslında bu bir platodur ve Israilogullarinin bu yerde dolaştıkları iddia edilir.Bu yüzden,"Badiyeth el-tih" diye de anılır,yani "Dolaşma Çölü" ve saire.. Evet.., Şeytan ayetleri olarak nitelendirilen ve kurandan çıkartılan,Lat,Uzza,Menat gibi putların isimleri zikredilen ayetler konusunda bu kadar hassas olan Allah,Tin Suresi'nde neden putperestlerin en büyük tanrısının adını anmaktan,andiçmekten imtina etmemiştir? Muhammed,El/Sin kültü hakkinda bilgi sahibi miydi? (Olmaması çok düşük bir ihtimal olarak görünüyor.) Aslında bunlar cok küçük sorular! Sayfa ilerledikce çok daha büyük ve radikal sorulara da geleceğim. Turi siniine'nin kadim anlamını yukarıda verdim: Günümüzde ne kadar "Sina Dagı" olarak çevrilip kabul edilse de, putperest sami topluluklarca anlamı "Sina'nin Boğasi" idi! Muhammed bunun kadim anlamını bilmeden de Kur'ana almış olabilir mi? Peki ya gercek anlamının farkında ve bilinçli olarak kitaba aldıysa? İşte o zaman durumun boyutları daha da değişecektir: Muhammed'in en baştan beri El inancına bagli olduğu iddiasi radikal de olsa bir soru olarak ortaya sürülebilecektir. Sina yarımadasndaki "Boğa El"e yemin edilmesi/dikkat çekilmesi bu sorunun sorulmasını da daha haklı bir hale getirecektir. Böyle devam edersek su sonuca da varabiliriz: Muhammed, El inancını revize ederek yeni bir din oluştururken, El'i de geliştirip evrensel bir tanrı haline getirmiş olabilir. Bu hiç te yabana atılacak bir iddia değildir, çünkü ilk tek tanrıcı dinin çıkışından hemen önceki son dönemlerde, kadim yakındoğu halklarınca El zaten artık görünmez ve heryerde olan bir tanrı niteliklerine büründürülmüstü! Bunlardan başka ortaya sürebileceğimiz cıkarımlar da var mı? Elbette. Ama bunlar çıkarım olmaktan ziyade, ezoterikçilerin inanışlarına yakın,özgün olmayan iddialar olabilir: Örn, El diye bir "ilah"(daha dogrusu 'efendi') gerçekten vardı. Muhammed ile de temas kuran ve yönlendiren o idi. Kitaptaki söz konusu yemin ile de kendi varlığına biraz üstü kapalı bir atıfta bulundu."Ab-Adam" yani "Insanin Babasi" unvaniyla da kadim zamanlarda Dünya'ya inen ve insanı yaratan "Göksel Atalar"ın bir temsilcisi olarak,-öğreten, yetiştiren rab- olarak yapmıştı herşeyi onlara göre. Sonuç olarak çıkarımlar,iddialar çoğaltılabilir, hatta teoriler bile geliştirilebilir bu konu hakkında. Özellikle müslümanlar -ki,konu aslında sadece müslümanları ilgilendirmekte!-bütün bunlara karşı çıkacaklar, burada verilen hiçbir çıkarımı,yorumu ve iddiayi kesinlikle kabul etmeyeceklerdir. Öyleyse: Hala ortada olan bir soru var ve cevaplanması da yine onlara aittir: -Kur'an da kadim putperest toplumların en büyük tanrısının adına niçin andiçilmekte/anılmaktadır?- Elmalılı tefsiri" .................................................................................................................. Müslümanların beyninin nasıl hadim edildiğini, şu yukarıdaki halkın sırtından geçinen teologlar= guruhunun yakın zaman temsilcilerinden "alim" muhteremin gayet faideli! yorumlarını okuyarak muşahade edebilirsiniz!.. Kıvırmalarını, sallamalarını, binbir dereden su getirme çalışmalarını, binbir renkli anlamlar çıkartıp yuklediğini ve yutturmaya ve aynı zamanda konuyu başından savmaya çalıştığını görebilmeniz ve , o yorumlarını ciddiyetle ve dikkatle iyice okumanızı öneririm. Gerçekleri gizlemek çok kolaydır. Yeterki maskeniz din adamlığı olsun. Elmalılı'da gerçi, kendinden önceki"guruh"un yorumlarını aktarmış. Kendisinden birşey katacak hali yok tabii.Onlar için ilim, diğerlerinden kopyalamaktır çünkü. Onlar için ilim,salla,uydur,yutturabilirsen yuttur'dur. Bu tefsirde bir kere öncelikle, -kesin bir bilgi- verilmemektedir/verilememektedir. Değişik fakih ve müfessirlerin yorumları sunulmaya çalışılmaktadır sadece. Dikkat edilirse hiçbiri,"sin, ve diğer kelimelerin anlamı kesin olarak şöyledir,budur" diyememektedir.Hepsi de kendi faraziyelerince değişik anlamlar yüklemeye ve sunmaya çalışmışlardır. Dolayısıyla o kadar laf kalabalığının içeriginde,ortaya konulan bir"bilgi" yok! Dikkat edilirse yine, SIN kelimesi hakkında putperest devirlerdeki gerçek anlamını vermek,en azından atıfta bulunmak bile sözkonusu değil o müslüman guruhun yorumlarında. Bundan özenle kaçınıldığını bariz bir şekilde görülmektedir. Halbuki, binlerce yıldan beri,ilk pagan tapınım devirlerinden,tek tanrılı! dinlere kadar bütün olaylar ayni coğrafyada geçmektedir. Ama nedense, o kelimenin kadim anlamına,kökenine değinmek istemezler! Yoksa, çok şey "sarsılır" çünkü..SIN kelimesinin,kıyısından,etrafından dolanır,dolandırırlar da gerçek manasına gelmezler. SIN içinde,TUR için de böyle. Bilirler ama söylemezler. Öyle birşey olamaz çünkü. Putperestlerin ilahları kur'anın yorumlarına giremez! Ama bal gibi,gün gibi kur'anın içine girmistir! Çıkartamayacaklarına göre, karın ağrılarıyla kıvranarak ve kıvırtarak meseleyi değişik anlamlar uydurarak halledeceklerdir. Din adamliğının temel görevlerinden biri de "inandırmak" değil mi?! Başarıyorlar işte. Peki..,sözü edilen "Sina Dağı" o guruhun iddia ettigi gibi(aslinda iddia bile edemiyorlar ya neyse) Musa'nın tanrısıyla konuştuğu anlatılan dağ mıdır gerçekte? Yada,sina dagı derken,tur dagından, Musa'nın on emrin yazılı olduğu levhaları aldığı iddia edilen dağdan mı bahsedilmektedir? O guruh buna bile bir net açıklama getirememekte!..Tabii, böylesine muğlak bir kitabı açıklamaya çalışırken mecburen çok sey söyleyeceksin ama, sonuçta dişe dokunur hic birşey söylememiş olacaksın! Tekrar ediyorum: Açın haritalari bakın! En büyük teologlara gidin sorun! Tarih ve coğrafya uzmanlarına gidin sorun! İmkaniniz varsa gidin yerinde arayın! "SINA DAĞI" adında bir dağ bulamayacaksınız! Çünkü o isimde bir dağ YOK! Hic kimse de size,"sina dağı şuradadır, su dağdır" diyemeyecektir! Çünkü sayfanın ilk iletilerinde vurguladıgım gibi: Tur-i Sina/Siniine,"Sina'nin Bogasi\ilahi"/"Sina'daki Boga El/ilah" demektir! Tamlamanin original ve kadim anlamı budur! Hangi teolog(din bilgini!)yada adami size "Sina, ay tanrisi Sin'e ait olan/yer/bolge demektir. Orta ve yakindogudaki cogu sehrin,dagin,bolgenin,hatta derenin, colun bile isimleri ya putperestlerin tanrilarina aittir, yada onlarla iliskilidir" demez, diyemez! . Evet..,simdi birazda "SİN"i tanıyalım: Sümerce ismi "Nan.Nar"-anlamı harfiyen:Parlak Olan/Işıldayan- Kısaltılmış ismiyle "Nanna" diye anılırdı. Aynı ilahın, Akkadca ve samice adı, günümüze kadar "SİN" olarak geldi aynı anlamla(parlak olan,ışıldayan). Kenan(Filistin)panteonunda ise baş ilah olarak "EL" unvanıyla anılmaya başlandı. Zamanla da isim olarak kendisiyle özdeşleştirildi. Kenan metinlerinde kendisini "Yerah" ve karısını da "Nikhal/Nakhl" diye tanımlar.Yerah, yerel dillerde küçük telaffuz farklarıyla, Yeriho ve Eriha diye de anılırdı. Yerah, sami dilinde "Ay" anlamına gelir, daha çok Sin diye tanınan tanrıdır ve "Nikhal" ise Ay Tanrısının eşinin Sümerce adı olan Nin.Gal'in sami diline uyarlanışıdır. O eski zamanlarda, Asya ve Afrikayı birbirine bağlayan yarımadaya, "Tanrıların Kutsal Yeri"ine O'nun adı verildi: SİNA=Sin'e Ait olan/yer/bölge. Sümercedeki adıyla Nan.Nar, panteonun yeryüzündeki baş tanrisi Enlil'in oğlu olarak geçer metinlerde.Daha sonra samilerce baş ilah olarak kabul edilmiştir.. Hükmü altındaki şehirlere iyicil davrandığı, cömert ve adil olduğu, bu yüzden aynı zamanda "Nanna Baba" diye sevecenlikle çagrıldığı da yazılıdır. Aynı zamanda meşhur adalet ve güneş tanrısı "UTU/SAMAS"in da babasıdır. Putperest sami kabilleler arasında hayli etkili ve yaygın bir tapınım olan El/Sin kültünün, çok eski zamanlardan beri Sina yarımadasıyla ilişkilendirilmesi gayet doğaldır, çünkü, samilerin göçebe toplulukları,Kuzey Suriye'den Sina'ya hatta Mısrr'a kadar devamlı etkinlik içindeydiler. Evet..,burada SİN kelimesinin gerçek anlamını verdik. SİN=Parlak olan,ısıldayan. Sembolu hilal idi. Ve bu sembolun islamın sembolu olan hilalle hiçbir farkı yoktur! Baş ilah olarak EL ismiyle de kült hayvanının boğa olduğunu yukarıda hayli işlemiştik.Ve El olarak, Sina'daki birçok dağa,dereye, hatta çöle bile isminin verildigini örnekleriyle gösterdik. Tur kelimesinin gerçek original ve kadim anlaminin BOĞA olduğunu ve EL'in, EL-TUR yani Boğa El olarak ta çağrıldığını da gösterdik. hatta, El,boğa ile o kadar özdeşleştirildi ki,sadece "TUR" demek bile yeterliydi onu anmak için. Evet, O, adının verildiği kadim yarımadanın boğasi olarak çağırılıyordu! Tur-i Sinin= Sina'nin Boğası! Original şekliyle açıklaması budur!
×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.