Zıplanacak içerik

muki

Φ Üyeler
  • İçerik Toplamı

    1.848
  • Katılım

  • Son Ziyaret

İçerik İtibarınız

4 Nötr

muki Hakkında

  • Rütbe
    Kıdemli Üye
  • Doğum Günü 26-10-1923

Profil Bilgileri

  • Cinsiyet
    Kadın
  • Yer
    Tuvalu
  1. muki doğum gününüz kutlu olsun!

  2. Evlilik disi cocuk

    'Bugun ne yaptim' baslikli forumda ertugruld bunlari yazmis. Uygun bir baslikta olmadigindan yeni bir baslik acip kendisine buradan yorum yazmayi daha uygun buldum. Size bakilirsa Avrupa, ohooo almis basini gidiyor. Ama bir de donun kendi ulkenize ve insanlarina bakin. Avrupa'da evlilik disi cocuk diye birsey yoktur, yani bizim anlayisimiza gore olan evlilik disi... Avrupa'da bazi ciftler evli olmadan birlikte yasarlar ve cocuk dogururlar ve kimse de aaaaa!!!!! demez. Kadin, bizde oldugu gibi cocugu ile birlikte mezara gitmez, ya da cocugunu tarlaya gommez, ya da cocugunu polis karakolunun kapisina birakmaz. Ayrica siz insanlari bulusturan kac tane Turk sitesi var biliyor musunuz? Internet elinizin altinda, bir tiklayiverin bakalim karsiniza kac tane cikacak. Internet'te tanisip evlenenlerin Turkiye'de de oldugunu duymuyor, bilmiyorsunuz galiba. Aldatmaya gelince... Turkiye'de bu konuda bir istatistik yapilsa keske derim. (Tabii el altindan, isimsiz) Turkiye'de kimse kompleks icinde degil, ancak dejenere bir toplum oldugumuz ortada. xxxxxxxxxxxxxxxxx Almanya’da Katolik kiliseleri 1999’dan bu yana ‘Musa Bebek Penceresi’ isimli bir uygulamayla, kendilerine bırakılan bebeklere sahip çıkıyor. Bebekler, Katolik inancına göre yetiştiriliyor. İstatistiklere göre, 3,5 milyon gurbetçimizin yaşadığı Almanya’da, Türk kızları her yıl ortalama 2 bin gayrimeşru çocuk dünyaya getiriyor. İsmi belirsiz başka bir Türk kızı da, gayrimeşru bebeğiyle birlikte ‘Musa Bebek Penceresi’ne şu mektubu bırakıyor: “Ben 25 yaşında bir Türk kızıyım. Ailemin istemediği bir genç için anne ve babamı terk edip onunla yaşamaya başladım. Sonra hamile kaldım. Arkadaşım hamile olduğumu öğrenince beni terk etti. Çocuğumu kendi başıma doğurdum. Şimdi ona bakacak durumda değilim ve ailemin haberi olsun istemiyorum. Bunu size teslim ediyorum, sizden ricam onu bir Müslüman olarak yetiştirin.” Almanya’nın Köln kentinde bulunan Musa Bebek Penceresi’ne (Moses Baby Fenster) bir gece yarısı bırakılan beyaz tenli, siyah gözlü, bir kundağa sarılı bebeğin yakasına iliştirilmiş bu mektup Adelheid Ana Çocuk Sığınma Evi’ni harekete geçirir. Sığınma evi Köln’de Müslüman bir aile aramaya koyulur ancak aradan bir ay geçmesine rağmen çocuğa bakacak Müslüman aile bulunamaz. Köln Katolik Birliği Sosyal Hizmetler Vakfı (SkF-Sozialdienst Katholischer Frauen) Başkanı Monika Kleine, bir ay süren arayışı şöyle özetliyor; “Aradığımızı maalesef bulamadık. Çocuk şu anda Katolik bir ailenin yanında büyüyor.” Başvuru sayısı artıyor Musa Bebek Penceresi ismi, Musa Peygamberin bir sepetin içinde Nil Nehri’ne bırakılmasından ilham alınarak konulmuş. Bu uygulamaya 1999 yılında Hamburg’da “Bebek Sepeti” ismiyle başlanmış ancak “sepet” kelimesi çöpü çağrıştırdığı için onun yerine “Musa Bebek Penceresi” tercih edilmiş. Köln’de 2000 yılında uygulanmaya başlayan bu sistem Almanya’da 5 ayrı bölgede bulunuyor. Herhangi bir sığınma evi bünyesinde olduğu gibi Katolik kiliselerinin bir bölümünde de sistem uygulanıyor. Ama Köln’deki uygulama en kapsamlı ve aktif olanı. Yılda ortalama 40 çocuk bu merkeze bırakılıyor. Sokağa bırakılan ve daha sonra bu merkeze ulaştırılan çocuklar bu rakamlara dahil değil. Musa Bebek Penceresi’ne Almanlardan sonra en çok Türkler ilgi gösteriyor. Bu yüzden sistemin tanıtım broşürleri Almanca, Türkçe ve Arapça olarak hazırlanmış. Merkez yöneticileri din, dil ve ırk ayırımı yapmadan hizmet vermeye çalıştıklarını belirtiyor. Ancak Musa Bebek Penceresi’ne bırakılan bebekler, kısa bir süre sonra koruyucu bir Katolik aileye veriliyor. Çocukların iyi bir Katolik olarak yetişmesi için, bu aileler takip ediliyor. Köln’deki Musa Bebek Penceresi, Adelheid Ana Çocuk Sığınma Evi bünyesinde yer alıyor. Her iki birim de doğrudan Köln Katolik Kadınlar Birliği Sosyal Hizmetler Vakfı’na (SkF) bağlı çalışıyor. SkF, kadınlar ve uzmanlardan oluşan bir birlik. Burada çalışanların çoğu gönüllü üyelerden oluşuyor. Amacını, toplumsal dairenin kenarına itilen ve zor şartlar altında yaşam savaşı vermeye çalışan kadınlara yardım eden bir kuruluş olarak açıklayan SkF, Türkçe yaptığı tanıtımında kendisini Türkiye’deki Diyanet teşkilatına benzetiyor; “Katolik kilisesi bünyesinde faaliyet gösteren bir sosyal yardım birliği olarak İncil’in esaslarına dayalı hayır görevlerini üstlenmiştir ve böylece merkezi bir diyanet kuruluşunu teşkil eder.” Çocuklara isim veriliyor Musa Bebek Penceresi, bağlı bulunduğu birime ait binaların dış kısmına yapılmış özel bir bölmeden ibaret. Anneyi kimse görmüyor, kamera kullanılmıyor. Anne pencereyi açıp çocuğunu bıraktıktan sonra kapı otomatik olarak kapanıyor. Alttan ısıtmalı küçük yatak bir dakika içinde alarma geçiyor ve 24 saat hazır bulunan görevliler çocuğu alıp ilk kontrollerini yapıyor. Altı temizlenip kıyafetleri değiştirilen bebek, sağlık kontrolünden geçiriliyor. İsmi takılan, oyuncaklar verilen çocuğun fotoğrafı da çekiliyor. Anneye 8 haftalık bir pişmanlık süresi tanınıyor. Bu zaman diliminde bebek daha önceden belirlenmiş yaşlı bir Katolik çifte geçici evlat veriliyor. 8 hafta sonunda anne kuruma başvurmazsa o zaman çocuk daimi aileye teslim ediliyor. Bu sırada sığınma evi çocukla ilgili bütün bilgileri her yıl gözden geçirip dosyalıyor. Bu bilgiler çocuğa 16 yaşından sonra veriliyor. Adelheid Ana Çocuk Sığınma Evi’nin müdiresi ve Musa Bebek Penceresi sorumlusu Eva Winkler-Jansen sistemi şöyle anlatıyor; “Bu sistem çocukların sokağa bırakılıp ölmesini engellemek için vardır. Sistemimiz çok güvenilirdir. Anneyi görmüyoruz ve takip etmiyoruz. Bebek bırakıldıktan hemen sonra alarm çalıyor ve görevlilerimiz müdahale ediyor. Çocuklar Katolik ailelerin yanına verilip yetiştiriliyor. Pişman olup gelen anneler oldu. Kendilerine çocuklarını verip onları hayata hazırlıyoruz. Eğer anne hazır değilse o zaman 3 yılı geçmeyecek şekilde bizimle birlikte kalıyor. Biz de onun hayata hazırlanmasına yardımcı oluyoruz.” Her yıl 2 bin gayrimeşru çocuk Federal İstatistik Dairesi’nin bir başka verisine göre ise Türk kızları ile ilgili korkunç bir sonuç ortaya çıkmış durumda. Verilere göre Türk nüfus arasında evlilik dışı (babası belli olmayan) dünyaya gelen çocukların sayısı aşırı derecede artıyor. Almanya’da her yıl ortalama 2 bin Türk kızı evlilik dışı çocuk dünyaya getiriyor. Bu rakam Alman kızları arasında bin 700 olarak kayıtlara geçmiş. Almanya’da ortalama 3,5 milyon Türkün yaşadığı düşünülürse ortaya çıkan tablo, gurbetçilerimizin içinde bulunduğu bunalımı anlatmaya yetiyor. Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre bazı yıllar 2 bin ortalamasının üzerine çıkılmış. 1998 yılında 2 bin 137, 1997’de 2 bin 75 ve 2000 yılında 2 bin 52 Türk kızı evlilik dışı çocuk dünyaya getirmiş. MONİKA KLEİNE*: TÜRK KIZLARI DA BİZE SIĞINIYOR Aslında bebek kutusu uygulaması Ortaçağa dayanır. O dönemde de manastırlarda kadınların bakamadıkları bebeklerini içine koyabilecekleri pencereler vardı. Biz bu uygulamayı örnek aldık. Zaten vakfımızın temeli 104 yıl önce atılmıştı. Tabiatımız gereği ayrım yapmıyoruz. İnsanlar için çıkış yolu kalmadığı noktalarda biz devreye giriyoruz. 33 ayrı projemiz var ve bunların hepsi uygulamada. Bize çocuklarını bırakan Türk kızları da var. Biz hiçbir şekilde bunların kimliklerini deşifre etmiyoruz. Hangi milletten çocuk bırakılmış onu rahatlıkla anlıyoruz. Ancak aileye verirken bunu kesinlikle açıklamıyoruz. Bizim felsefemiz bu. Sadece Türk bebekleri değil, Türk kızları da bize sığınıyor. Ve sayıları oldukça fazla. Türk dernekleriyle şimdiye kadar herhangi bir temasımız olmadı. Özellikle de saklanmak zorunda kalan bir Türk kızıyla ilgilenmemiz gerekti. Hamile kalıp evden kaçan ya da zorla evlendirilmek istediği için evinden kaçan Türk kızları bize başvuruyor. Şunu belirtemeliyim ki Türk kızları ciddi bir kültürel çatışma içerisinde yaşıyor. Hapishanelerdeki Türk kadınları ile de ilgileniyoruz. Mesela, uyuşturucu suçundan hapishanede bulunan, sekiz aylık bebeği ile birlikte sınırdışı edilmek istenen uyuşturucu bağımlısı bir kadınla şu anda ilgileniyoruz. Bu kadın sınırdışı edilecek ve İstanbul’da onu karşılayıp ilgilenecek bir kurum veya kuruluş bulamadık. Adelheid Ana Çocuk Sığınma Evi’nin yanı sıra bir sığınma evimiz daha var. Her ikisinde de birçok Türk kadını ve kızı bulunuyor. Ama güvenlik gerekçesiyle buraların adreslerini gizli tutuyoruz. Haşim Söylemez xxxxxxxxxxxxxxxxx Bebeğini Toprağa Gömüp Terk Etti Konya’da 27 yaşındaki S. V., evlilik dışı ilişkiden dünyaya getirdiği bebeğini boş arsada canlı canlı toprağa gömüp terk etti. Arsada oyun oynayan çocukların şans eseri bulması sonucu ölümden kurtulan kız bebek, hastanede tedâvî altına alınırken, S. V. da polis tarafından yakalandı. Vücudunun büyük bölümü toprağa gömülen minik bebek, ölüme terk edilirken, saat 21.00 sıralarında düğün için mahalleye gelen ve boş arsada oyun oynayan çocuklar, ağlama sesi duydu. Çalıların altında, vücudunun büyük bölümü toprağa gömülü bebeği gören çocukların haber vermesiyle olay yerine giden mahalle sakinleri, moraran ve ölmek üzere olan bebeği gömüldüğü yerden çıkarıp Konya Numune Hastanesi’ne götürdüler. Tedaviyi üstlenen Dr. Nazım Önder, bebeğin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu söyledi. Dr. Önder: “-Bebek bize geldiğinde kolunda ve sırtında morluk ile gözünde şişlik vardı. Göbeği tam bağlanmamıştı. Göbeğini bağladık. Sağlık durumu iyi değil. Akciğerinde bir sorun var. Kolundaki morlukların doğum sırasında oluştuğunu, sırtındakilerin ise toprağa temas nedeniyle oluştuğunu düşünüyoruz. 3.3 kilogram ağırlığında bir bebek. Ümit ediyoruz yaşar.” dedi. (Hürriyet, 19 Haziran 2006) xxxxxxx Van'ın Başkale İlçesi'nde evlilik dışı ilişkiden hamile kalan ve doğum yaptıktan iki gün sonra ağabeyi tarafından öldürülen Naile E.'nin amcasının kızı B.E.'nin (24) de evlilik dışı hamile kaldığı anlaşıldı. xxxxxxx Kız kardeşine, "Seni kim hamile bıraktı?" diye soran Selahattin Sezgen, cevap veremeyip ağlamaya başlayan Meryem'in gözyaşlarına aldırmayıp göğsüne ve başına 2 kez ateş etti. 7 aylık hamile olduğu öğrenilen Meryem, karnındaki bebeğiyle birlikte hayatını kaybetti. Silah sesine uyanan aile fertleri, durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, evde elindeki pompalı tüfekle şok haldeki Selahattin Sezgen'i gözaltına aldı.
×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.