Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

abdullahabdal

Φ Üyeler
  • İçerik Toplamı

    91
  • Katılım

  • Son Ziyaret

İçerik İtibarınız

0 Nötr

5 Takip eden

abdullahabdal Hakkında

  • Rütbe
    Yeni Üye

En Son Profil Ziyaretçileri

5.754 profil görüntüsü
  1. Namaz kılmak İslam’ın Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir açıklama yada ayet yoktur.Kimse gösteremez çünkü yoktur.Namazın nasıl kılınacağı.Ne kadar kılınacağı.Ne zaman kılınacağına dair de ayet yoktur.Hiç kimse namazı açıklayıcı bir söz kuran’da bulamaz ve gösteremez. Göstereceğim diyen olursa Mutlaka Kuran meallerden kontrol ediniz.Kuran da yazanları hadis kitaplarıyla yada başka bir şeyle anlatanlar Allaha ve kurana karşı gelmiş olmaktadırlar.Genel olarak böyle şeylerle çok karşılaşmaktayız. Günümüzde insanları siyasete uygun hareket ettirmek ve onları rahatça kullanabilmek için kuran dışında uygulamalar yapılmakta,insanlar Dinden çıkarılmakta ve Allaha karşı gelmesi sağlanmaktadır. Aşağıda Zerdüş’ün kutsal kitabında namaz nasıl yapılır anlatılıyor.“Zerdüşt namazına başlamadan önce kişi; ellerini, ayaklarını ve yüzünü yıkar, başa takke veya başörtüsü giyip, güneşe doğru dönerek Ashem, Yatha, Kemna Mazda için dua eder. Güneşin doğuşundan öğlen 12:40’a kadar olan namaza Havan Geh, öğlen12:40 ile 15:40 arasındakine Rapithavan Geh, 15:40 ile günbatımına kadarki namaza Ujiren Geh, günbatımından 24:40’a kadar süresi olan namaza Aiwisuthrem Geh denirken 24:40’dan güneşin doğuşuna kadar kılınması gereken namaza ise Ushahin Geh denir.” Bu namaz da ne tesadüftür ki günde tam 5 vakittir! “İSLAM DA namaz Kuran da yazmazken NAMAZ I KİMLER NASIL ANLATIR “işte aşağıda açıklaması okuyun. 1-İkindi Namâzı : Öğle vakti bitince başlar. Bu da: İmâm-ı Ebû Yûsüf ve İmâm-ı Muhammede göre,gölge kendisini meydâna getiren cism kadar uzayınca başlar ve güneş kayboluncaya kadar devâm eder. 2- İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfeye göre ise; gölge kendisini meydâna getiren cismin iki misli olunca başlar, güneş kayboluncaya kadar devâm eder.Fekat, güneş sarardıkdan sonra ya’nî üfuk hattına bir mızrak boyu yaklaşınca, her namâzı kılmak harâmdır. Ya’nî ikindi namâzını bu kadar gecikdirmek harâmdır. Fekat, ikindi namâzını kılmamış ise, güneş batıncaya kadar da kılmak lâzımdır. 3-(Mukaddimet-üs-salât), (Tefsîr-i Mazherî) ve (Halebî-yi kebîr)deki hadîs-i şerîfde buyuruldu ki: fecr doğarken sabâh nemâzını, güneş tepeden ayrılırken öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyu uzayınca ikindiyi, güneş batarken [üst kenârı gaybolunca] akşamı ve şafak kararınca yatsıyı kıldık. İkinci günü de, sabâh nemâzını, hava aydınlanınca; öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyunun iki katı uzayınca; ikindiyi, bundan hemen sonra, akşamı, oruc bozulduğu zemân, yatsıyı gecenin üçde biri olunca kıldık. İşte böyle kuranda olmadığı için aralarında görüşbirliği bile yoktur.Ma’un suresinde Allah namaz kılanı beğen mediğini açık olarak söylemiştir. Dinayet mealinde Namaz kılanlar için Allahın düşünceleri aşağıdaki gibidir. MA’UN-4.5.6.Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,Onlar namazlarını ciddiye almazlar.Onlar gösteriş yaparlar. Kuranda olmayanları Hadislerle yapın diye açıklamak Kuranı ve peygamberini reddetmektir..Allah mecaz yapmadım açıklayıcı ayetler gönderdim diye aşağıdaki ayetlerde yazdırmış.Allah anlatıp açıklayamamış ben onun yerine açıklayayım diyenler Müslüman olabilir mi siz karar verin. ZUMER-27.yemin ederim, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik. EN’AM SURESİ-38 AYET.."Kitapta biz, hiçbir şeyi eksik bırakmadık..." En’am-114:Allah size Kitab’ı açıklanmış indirmişken, ondan başka hakem mi isteyeceğim?(hakem=hadisci) NUR SURESİ-46AYET"Andolsun ki, biz, bilmediklerinizi size açık seçik bildiren ayetler indirdik." BAKARA-159- apaçık ayetleri Kitap’ta açıklamamızdan sonra onları anlamazsınız diyenler var ya, Allah yapılmasını istediğim hiçbir şeyi eksik bırakmadım derken sen nasıl kuranda olmayan bir şeyi insanlara bu Allahın emridir diye şart koşarsın?Bu ayetlerden sonra hala kuran yeterli değildir,Kuranda olmayan şeyler için açıklama gereklidir diye düşünen biri nasıl Müslüman’ım diyebilir. Kuran yeterli değil mecaz var o neden ile hadisçiler olmalı diye düşünen kişiler Kurana ve Allaha karşı gelmiş olurlar.Yukarda ki ayetlerde Allah Mecaz yapmıyorum Kurandan başkasına uymayın demektedir. Kuranda namazın olmadığını söyleyenlere karşılık olarak Kuranda ki SALAT “Dua” olarak namaz anlamında çevrilir. Bu tamamen sahtekarlıktır. Kuranda Namaza dair hiçbir açıklama bulunmazken namaz kelimesinin olduğunu ifade etmek fayda sağlamayacaktır.Bu yalanı söyleyenlerin cehennemden kurtuluşu yoktur. Kandırdıkları insanları da cehenneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.
  2. abdullahabdal

    İslam'da Kuran'ın gezegen ve uzay bilgisi

    İslam'da Kuran'ın gezegen ve uzay bilgisi KURANIN GEZEGEN VE UZAY BİLGİSİ SİZİ ŞAŞIRTABİLİR TRİLYONLARCA YILDIZLAR YERYÜZÜNÜN ÜSTÜNE DÜŞMESİN DİYE GÖKKUBBE TUTULUR ÇÜNKÜ ŞEYTAN TAŞLAMAYA YARAYAN BONCUKLAR YER DEN BÜYÜK OLAMAZLAR HAC-65- İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. GÖK KUBBEYİ BETONARME YAPTIĞI İÇİN YAYILMIŞ YERDEN AYIRABİLECEĞİNİ YAZAR. MİMAR SİNAN IN YAPTIĞI KUBBENİN LAFI MI OLUR.. ENBİYA-30-göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? EV ÇATISI ÖRNEĞİ DÜNYA’YA GÖK KUBBEYİ TAVAN YAPMIŞTIR.GÜNEŞ AY VE YILDIZLARI ASMIŞTIR ENBİYA-32-Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. TAVAN YARILACAK VE ZİYNETLER OLAN BONCUKLAR YILDIZLAR YERE SAÇILACAKTIR TOPLAYABİLİRSİNİZ. İNFİTAR-1-2.Gök yarıldığı zaman.Yıldızlar saçıldığı zaman, GÖK KUBBE HAVADA NASIL DURUYOR ŞAŞIRMAYIN SİZİN GÖREMEYECEĞİNİZ DİREKLER VAR LOKMAN-10-Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. GÖKKUBBEYİ SÜSLEDİĞİ YILDIZLARLARLA ŞEYTAN DA TAŞLAYABİLİRSİNİZ MÜLK-5- göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık SAFFAT-6-Biz, en yakın göğü süs olması için mücevherlerle, yıldızlarla donattık GECE VE GÜNDÜZ EŞİT BİRBİRİNİ GEÇEMEZ.YAZLARI GÜNDÜZ BİRAZ UZUN DİYE DÜŞÜNENLER YALANCIDIR. YASİN-40-Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. ÇALIŞMANIZ İŞ GÜÇ YAPMANIZ İÇİN GÜNDÜZÜ YARATMIŞTIR.GECE VARDİYASI GÜNAHTIR. NEBE-11-Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık. GECEYİ DİNLENMENİZ VE UYUMANIZ İÇİN YARATMIŞTIR.GECE BAŞKA BİŞEY YAPILMAZ GÜNAH ENAM-96-O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da YUNUS-67-O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için; gündüzü ise aydınlık kılandır. DÜNYAYI YAYIP DÜZLEMİŞTİR. YER KÜRE OLSA UÇLARI BUCAKLARI OLDUĞUNU YAZMAZ RAHMAN-33.Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz. DÜNYA DÖNMESİN HAREKET ETMESİN DİYE DAĞLARLA KAZIKLAYIP SABİTLEMİŞTİR ENBİYA-31-Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik. MERKEZİ SABİTLEYİP HAREKETSİZ YAPTI.GÖKKUBBEDE YOL İZLEYİP GÜNEŞ VE AY GİDEBİLİYORLAR YASİN-40-Ne güneş aya yetişebilir,….. Her biri bir yolda gitmektedir. RAHMAN-5-Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir. GECE GÜNDÜZÜ ALLAH DÖNDÜRÜR DURUR DÜNYA YUVARLAK DEĞİLKİ DÖNSÜN NUR-44-Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. GÜNEŞ VE AY GÖKKUBEDE ALLAHIN YAPTIĞI YOLDA HAREKET EDER SABİT DEĞİLDİR ENBİYA-33-O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yolda hareket eder. GECE VE GÜNDÜZÜN DÜNYANIN KENDİ ETRAFINDA DÖNMESİYLE OLDUĞUNU BİLMEZ GECE YARATILIR NEML-86-Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de gösterici olarak yarattık. GÜNEŞ GÖKKUBBEYE ASILI ISITICI VE AYDINLATICI BİR YAĞ KANDİLİDİR NUH-16-Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır?’ NEBE-13-Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık. GÜNEŞ GECE OLDUĞUNDA NEREYE GİDİYOR DEMEYİN .GÜNEŞİ KARA BALÇIĞIN ALTINA SAKLIYOR KEHF-86-Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar buldu. GÜNEŞİN BALÇIKTAN ÇIKTIĞI YERE UZAY GEMİSİ OLMADAN GİDEBİLİYORMUŞ KEHF-90-Güneşin doğduğu yere ulaşınca,güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu. KUZEY VE GÜNEYİNDE RABBİ DEĞİLDİR.GÜNEŞİ O YÖNLERE HAREKETLENDİRMEMİŞTİR RAHMAN-17 .O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir. GÖLGENİZİ ALLAH HAREKETLENDİRDİ UZATTI İSTESEYDİ GÖLGENİZİ SABİTLERDİ FURKAN-45-Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. RÜZGAR ESTİRİP KASIRGA FIRTINA VE SELLERİ MÜJDELİYOR Kİ ÇATILAR UÇUNCA MUTLU OLUNUZ SEVİNESİNİZ FURKAN-48,49-O, yağmurun önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderendir. RIZK VEREMEDİĞİ TPORAKLARDA AĞAÇ YETİŞMEYEBİLİR.GÖLGE OLMASI İÇİN BULUT YARATIR.YAĞMUR İÇİN DEĞİL BAKARA-57-Bulutu üstünüze gölge yaptık. DOLU GİBİ AĞIR BİR BUZ BULUT ÜSTÜNDE OLMAZ- DOLU GÖKTEKİ DAĞLARDAN YAĞDIRILIR. NUR-43- O, gökten, oradaki dağ lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir YILDIRIMLARI(ŞİMŞEĞİ) DİLEDİĞİ İNSANI KORKUTMAK VE İNSANI ÇARPMAK İÇİN YARATMIŞTIR RAD-12-O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, RAD-13-Gök gürlemesi O’na. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. KUŞLAR KANATLARIYLA UÇUYOR SANMAYIN ANLARI ALLAH YUKARDA TUTUYOR.UÇAĞI TUTMASI NORMALDİR ARTIK MÜLK-19.Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları havada ancak Rahmân tutuyor. TAKI ÇOK ÖNEMLİDİR.DENİZLERİ İNCİ KOLYELER SÜS ÇIKARALIM TAKALIM DİYE YARATMIŞTIR NAHL-15-ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. FATIR-12-İki deniz aynı olmaz…..ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. NAVİGASYON VE PUSULA GÜNAH-NEHİRLERİ VE YILDIZLARI YOLLARIMIZI BULALIM DİYE YARATMIŞTIR. NAHL-16.yolunuzu bulmanız için nehirler, yollar meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar. / BİLGİSİZ BİLİMADAMLARI AYNI AĞIRLIKTAKİ ÖRÜMCEK İPEĞİ ÇELİKTEN 5 KAT GÜÇLÜ DEMİŞLER ANKEBUT-41.Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi! KATIRLAR AT İLE EŞEK’İN CİFTLEŞMESİYLE İSTEYEREK OLUŞTURULUR.KURANDA ALLAH YARATTI YAZIYOR NAHL SURESİ -8 AYET -Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları,KATIRLARI ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır." KUTUPLARDA ORUÇ TUTANLAR ÖLMEZ İSE ÇOK SEVABA GİRECEKTİR 6 AY DAYANIN İSTEMİŞTİR BAKARA187.sabahın beyaz ipliği, siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yeyin,için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. İSLAM ÜLKELERİ YÜZDE DOKSANDOKUZ ÇÖLDEDİR MÜSLÜMANLARA RIZK YOK ÜLKELERİNİ ÇÖL YAPMIŞTIR. İSRA-30.Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve kısar.O,kullarından haberdardır ve onları görmektedir. GEMİLERİN SADECE RÜZGARLA YOL ALDIĞINI YAZAR MOTORLU VE BUHARLI GEMİLERİ ALLAH BİLMEZ ŞUARA-32.Denizlerde yüce dağlar gibi gemilerin yürümesi de O’nun kudretinin delillerindendir. O, dilerse rüzgârı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar
  3. Tesettür siyasi bir harekettir. Örtünmenin İslam diniyle hiç bir ilgisi yoktur. Kurandan kanıtlar ve örnekler verdiğim bu yazıyı okuduğunuzda gerçeğin böyle olduğunu kolayca görebileceksiniz. İslam ve Kuran günümüz dünyasına uygun değildir. Kurana uymak zorunluluğu sizi Dünyanın dışına iter. İslamda örtünme zorunluluğu yoktur. Olamazda! Çünkü kadının örtünmesine gerek yoktur. Kuranda kadının sokağa çıkmaması gerektiğini, evinde oturmak zorunda olduğunu yazan ayet vardır. Müslüman kadının sokağa çıkması yasak ve Kuranda müslüman erkeğin karısını sokağa çıkarması yasak, kadın örtünse ne olur örtünmese ne olur. Müslüman kadın belki evinde yakın akrabalara karşı örtünebilir. Kadının evinde bile örtünmesi gerekmez. Çünkü kendini göstermeden perde arkasından konuşup görüşmesi ayeti vardır. Örnek verecek olursak; halanız ve teyzenizden birinin kızlarının evine gittiniz. Sizinle teke tek görüşmesi İslam kuralları açısından mümkün değildir. Başka bir kadın yada erkeğin evde olması durumunda ise, ancak onunla aranızda bir perde ve engel varken konuşabilirsiniz. Kurandaki ayetler buna izin vermektedir. Müslümanım dediğiniz anda buna uymak zorundasınız. Aslında radikal İslamcıların söyledikleri doğrudur. Talibanın Hizbullahın söylediği gibi İslamda evinden çıkamayan kadınlar erkeklerin bulunduğu ortamda çalışamaz. Erkeklerle beraber okula gidemez. Sinema ve tiyatroya gidemez. Erkeklerin bulundukları ortamlarda olmaları yasaktır. Kadının şahit olmasinin koşulu, erkek şahit bulunmadığı ortamlarda bir olayın olmasıdır. Çünkü mahkeme ortamında erkekler vardır. İslamda erkeklerin anne, hala,teyze, kızkardeşler dışında akrabalarla dahi aynı ortamda olması yasaktır. Kuranda ki Azhab -33 ayetine göre Kadınların evden çıkartılmaları yasaklanır. Azhab-53 ayetinde ise perde arkasından konuşmaları gerektiğine işaret edilir. Kuranın bu uygulaması kadını sosyal yaşamın dışında tuttuğu gibi, yaşamdan da koparır. Bu kadar ağır uygulama tepki çekeceği ve uygulanmayacağı için, İslamcılar evden çıkma yasağını peygamberin eşleri ve cariyeleri içindir diye yumuşatmaya çalışırlar. Oysa ki, Bir ülkede Kıraliçe artık sokağa çıkamaz diye bir kanun yapılmış olursa, O ülkede yaşayan diğer kadınlar sokağa çıkabilirler mi? Kıraliçeye konulan her yasak hemcinslerine zaten konulmuş demektir. Peygamber eşleri çıkamıyorsa kadınlar hiç çıkamazlar.Yazının ilerleyen cümlelerinde Peygamber eşlerine konulan kuralların diğer kadınlar içinde zorunlu olduğunu örnek ayetlerle açıklayacağım. Nisa-23 ayetinde erkeğe nikah düşmeyen kadınlar sayılmıştır. Müslüman erkeklerin bu nikah düşmeyen kişiler dışında kadınlarla aynı ortamda bulunabilmeleri ancak evlenmeleriyle mümkündür. Anneniz, halalarınız, teyzeleriniz, Kız kardeşleriniz kardeşlerinizin çocukları ve gelininiz dışındaki kadınların sizinle aynı ortamda bulunması yasaktır. Kuran eyetlerine göre; Kardeşlerinizin eşleri, Amcanızın eşleri ve kızları, dayınızın eşleri ve kızları, halalarınızın ve teyzelerinizin kızları bile sizinle aynı ortamda bulunamaz. NİSA-23-Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız,-ANNELERİ ile ZİFAFA girmemişseniz ONLARla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi bir araya getirmeniz. Ancak geçenler başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Nur 31 de ise kadınların kimlere kendilerini göstermeyecekleri sayılmıştır. Babaları, oğulları ve kardeşleri dışında herkesten kendilerini sakınmaları gerekmektedir. Amca ve dayı bile bir kadın için sakıncalı görülür. NUR-31.Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. görünen kısımlar müstesna, zînetlerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! Akraba erkekleri için bile sakıncalı sayılan kadının ev dışında yaşam olanağı kısıtlıdır. İslam, kadına evinin içinde yaşamayı mecburi hale getirir. İslamda kadın sokağa çıkamaz. Kadının Sokağa çıkamamasının nedeni olarak İslam ve Kuranı gösterebiliriz. İslamda nikahsız olarak seksin yaşandığı her türlü olay hatta tecavüz bile zina sayılır. Tecavüzün kanıtlanabilmesi için dört şahit gerekir. Dört şahit bulmanın olanaksız olması nedeniyle şikayetçi olunamaz. Bir kadının dört kişinin gözü önünde tecavüze uğradığını düşünelim. Bu durumda şahit bulunsa bile kadın recm edilecektir. Şeriatta recm edilme nedeniyle kadınlar tecavüz cülerini şikayet edememektedirler. Evlilik dışı ilişkinin kanıtlanması için bu tecavüz bile olsa dört şahit gerektirmesi şeriatta kadını eve kapatır. Çünkü İslamda her türlü kadın erkek ilişkileriyle ilgili anlaşmazlıklar da kadın ölür erkeğe hiç bir şey olmaz. İslamda Muhammedin yaptığını yapmak “sünnet” sayıldığı için, Muhammedin yaşadığı gibi yaşamak onu örnek almak zorunluluğu vardır. Müslümanlar onun giyindiği gibi giyinmeye, onun gibi sakal bırakmaya, onun gibi tuvalet yapmaya çabalarlar. Kuranda onun yaptığını yapmak ayetlerle anlatılır bu ayetleri yazının ilerleyen yerlerinde okuyabileceksiniz. Ayetlerde müslümanlara Muhammedi örnek alması öğütlenmiştir. Ayetlerin dışında bir Kuranda olmayanı tamamlayıcı hadisi şerif ler vardır. Konuyla ilgili bazı hadisler şunlar. "Peygamber hiç bir vakit ayak üstünde işemedi" (Hanbel 4/196; 6/136,192,213). "Peygamberin ayak üstünde işediğini gördüm" (Buhari 4/60,62; Hanbel 4/246; 5/382,394). “Bıyıkları kısaltın, sakalları uzatın;”(Buhârî, Libas, 63-64; Müslim, Tahâret, 52; Ebu Dâvûd (4199) “Hz. Âişe (anlatıyor: “Rasulullah buyurdular ki: ‘On şey fıtrattandır: Bıyığın kesilmesi, sakalın uzatılması, misvak, istinşak (burna su çekmek), mazmaza (ağza su çekmek), tırnakları kesmek, parmak mafsallarını yıkama, koltuk altını yolmak, etek traşı olmak, intikâsu'lmâ yani istinca yapmak.’ ”(Müslim, 56 (261); Ebû Dâvûd, Tahâret 29, (53); Tirmizî, Edeb 14 Muhammedin yaptıklarını örnek almak zorunluluğunu aşağıda azhab-37 ayetinde net olarak görmekteyiz. Bu ayette Muhammedin kendi geliniyle evlenmesinin nedeni olarak, ilerde bir baba evlatlıklarının karısıyla evlenmek ister ise, Muhammedi örnek alsınlar ve sıkıntı yaşamasınlar diye yazar. Kuran Müslümanların Muhammed gibi davranmaları halinde sıkıntıları kalmayacağını yazar. Müminlere örnek olduğunu yazar. AZHAB SURESİ-37.Zeyd, eşinden yana senin isteğini yerine getirip eşini boşayınca, onu seninle evlendirdik ki, Evlatlıklar eşlerinden yana babalıklarının isteklerini yerine getirip onları boşadıklarında, Müminlere evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda bir zorluk olmasın.Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir. Bu konuyla ilgili olarak Burhan dergisi 2013 yılı 89.sayısında Dr.Emin Işık şöyle açıklama yapmaktadır. “Bütün dinler peygamberler vasıtasıyla uygulanmıştır. Peygamberin vazifesi sadece tebliğ etmek değildir. Peygamber sadece dini bildirmekle kalmaz o dinin nasıl uygulanacağını da öğretir.Din, Allah’ın emrettiği şeyi Peygamberin gösterdiği gibi yapmaktır. Mesela Allah namazı emretmiştir; nasıl kılınacağını ise Peygamber Efendimiz göstermiştir. Onun gösterdiği şekilde kılınırsa ancak Allah o ibadeti kabul eder. Bir kimse; “Allah namazı emretmiş ama ben onu bildiğim gibi yaparım, kendi kafama uydururum” derse o namaz kabul olmaz. Kur’an’da; “egıymussalate” buyurulur, o kadar… Niye namaza secdeden başlamıyoruz da kıyamdan başlıyoruz? Neden Fatiha’yı kıyamda okuyoruz da oturunca okumuyoruz? Bunların hepsini yerli yerince Peygamber Efendimiz öyle gösterdiği için öyle yapıyoruz. Bakın şunu unutmayın: Din, Peygamberin yaptığını yapmaktır. Çünkü onun yaptığı, Allah tarafından tasdik edilmiştir. Bu konuda ayet-i kerimede mealen şöyle buyrulmaktadır: “Peygamber size neyi verirse onu alın, Peygamber sizi neyden sakındırırsa da ondan uzak durun.” (Haşr Suresi, 7)” HAŞR-7.Allah’ın, diğer memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet hâline gelmesin diyedir. Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah’ın azabı çetindir. Kuran Muhammedin yaşamının örnek alınması gerektiği konusunda kesin ayetler vermektedir. İslamda dört kadınla evlenileceğini söyleyen kişiler, Muhammedin dörtten çok fazla karısı olduğunu unutmuş gözükürler. AZHAB SURESİ-21.Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır. Kuran'ın oldukça büyük bir bölümünü oluşturan geçmiş kavimlerin ve peygamberlerin hayatlarının bizlere anlatılmasının amacı sizce ne olabilir? Olaylardan ve onların yaptıklarından örnek alınması içindir. Kuranda anlatılan kavimlerin büyük bölümü, kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamış, onlara düşmanlık göstermiş kavimlerdir. Bu taşkınlıklarından dolayı Allah'ın azabıyla yeryüzünden silindiği yazılıdır. Allah Kuran'da, bu helak olaylarının sonraki insanlara da birer ibret olması gerektiğini bildirir. Örneğin Allah'a isyan eden bir grup Yahudi'ye verilen bir ceza anlatıldıktan sonra,"Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici bir ceza', iman sahipleri için de bir öğüt kıldık" denmektedir. BAKARA-66.Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık. Yazımın başında Muhammedin ve eşlerinin davranışlarının Müslümanları neden bağlayıcı olduğunun açıklamasını yapmak zorunda kaldım. Kadının eve hapsolması günümüz dünyasında kabul edilebilecek bir şey değildir. İslamın yok olması anlamına gelir. Bu nedenle inkar etmeye çalışmaları dışında çıkar yolları yoktur. Evden çıkmama sadece peygamber eşlerine aittir gibi savunma işlemine kalkışanlar olabilecektir. Yukarda açıklamalar sonucunda kadınlarını sokağa çıkarmama emrinin sadece muhammedin eşlerini ve cariyelerini kapsamadığını, Müslümanları kapsadığını anlatmış oldum. Kadınlar konusunda bu kadar önemli bir zorunluluğun İslam alemince bilinmediğini düşünebilirmiyiz? Tabi ki hayır. Bu ayetleri ve peygambere uyma zorunluluğunu bilen islamcılar, kadınlar konusunda bu açıklamayı neden yapmamışlardır? Bunun nedeninin günümüz kadınına Kuranın emride olsa böyle ilkel bir uygulamayı kabul ettiremiyecek olmalarıdır. Bu cemaat yada tarikat liderleri Kurana ve islama uymak yerine İslam ve kuranı kendilerine uydurmaya çalışmışlardır. Peygamber eşlerine yaptırılan Kuran emri neden kadınlara farz olmasın? Kuranda “Ey Muhammed üç gün oruç tut” diye bir ayet olsaydı Müslümanlar bu üç gün orucu tutmayacaklarmıydı ? “Ey peygamber hanımları Cuma namazı kılın” diye emir olsaydı. Tüm kadınlar Cuma namazlarına gitmek zorunda kalmayacaklarmıydı? AZHAB-33. Ey peygamber hanımları evlerinizde oturun ve ilk câhiliyet devrinde olduğu gibi sokaklara çıkmayın ve dua edin ve zekât verin ve itâat edin Allah'a ve Peygamberine. Ancak ve ancak Allah, ey Ehl-i Beyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz bir hale getirmek diler. Kadınlar konusunda Kuranın uygulaması kadınların evlerini karargah yapmasıdır. Bu uygulama ile kadınların evlerinden çıkmaması istenmektedir. Bir kadın ben müslümanım diyor ise, evinden çıkmamak zorundadır. Bir erkekte Müslümanım dediğinde karısının evden çıkmasına izin vermeyecektir. Erkek izin verirse, kadında evden çıkarsa ortada Müslümanlık kalmayacaktır. Müslüman kadınlar evde başka erkekler olduğunda ortada görülmeyecek perde arkasında olacak ve kendisini göstermeyecektir. Günümüzde kadınlar evden çıktıkları gibi, ayrıca çalışan kadınlar da vardır. Tesettür kıyafeti giymekle Müslümanlığının devam ettiğini düşünen kadınlar vardır. Karısı tesettür giydiğinde Müslümanlığının devam ettiğini zanneden erkekler vardır. Tesettürü yapan kendini örttüğünü düşünen müslümanım deyip çalışıyor. Gezmeye eğlenmeye gidiyor. Bu nasıl bir Müslümanlıktır. Ben müslümanım diye söyleyenlerin evinde oturma zorunluluğun var. Kuran ayetlerine uymayanların Müslümanım diye söylemesi ikiyüzlülük olur. AZHAB-53.Ey iman edenler! Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır. İman eden Müslüman erkeklere yapılan ikaz çok önemli. Dikkat ederseniz bu ikaz peygamber eşlerine değil, ziyarete gelen erkeklere yapılıyor. Peygamber eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin diyor. İşte üzerinde durmamız gereken cümle budur. Burada geçen perde arkası sözünden ne anlamalıyız. Eğer peygamber eşlerinin yüzlerinin kapalı olması gerektiği anlatılmak istense, bu emrin gelen misafirlere değil de, direk peygamber eşlerine söylenmesi gerekirdi. “Ey peygamber eşleri gelen misafirlere yüzlerinizi göstermeyin” şeklinde olması gerekirdi. Eve gelen misafirlere seslenilerek, peygamber eşlerinden bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin diye yazıyor. Eve gelen namahrem erkeklerle perde arkasından konuşulması gerektiği açık ve net ortadadır. Kadının üstünü örtün kapatın emri değildir. Bu ayette geçen perde arkasından isteyin sözlerinden yola çıkarak, ne yazık ki kadınların baş ve yüzlerini göstermemesi, peçe takması gerektiği öne sürülmüştür. Hâlbuki anlatılmak istenen sadece ev içindedir. Yukarıdaki ayetler kadınların sokağa çıkmayıp evde oturmaları gerektiğini, erkeklerle ancak perde arkasından görüşebileceklerini kendilerini göstermemeleri gerektiğini, her konuda Muhammedi örnek alarak onun yaptığını yapmalarını anlatmaktadırlar. Muhammedin ne yapıyorsa sende yap anlamındadır. Sonuç olarak kadınların tesettür ve örtünme diye bir zorunluluklarının olmadığı görülmektedir. Çünkü evden çıkmalarının ve kendilerini göstermelerinin yasak olduğu bilinirken tesettüre ihtiyaç kalmamaktadır. Kaynaklar; Kuranmeali,org.Diyanet işleri bşk. Kuran meali. Burhan dergisi. Şubat-2013 sayı;89
×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.