Zıplanacak içerik

evrensel-insan

Φ Üyeler
  • İçerik Toplamı

    5.905
  • Katılım

  • Son Ziyaret

  • Lider Olduğu Günler

    52

evrensel-insan son kazandığı tarih 7 Eylül 2016

evrensel-insan en çok beğeni kazanandı!

İçerik İtibarınız

329 Çok İyi

evrensel-insan Hakkında

  • Rütbe
    Uzman Üye
  • Doğum Günü 2 Kasım

Diğer Bilgiler

  • MSN
    kitapci756@hotmail.co.uk

Profil Bilgileri

  • Cinsiyet
    Belirtmemiş
  • Yer
    evren
  • İlgi Alanları
    dusunmek / dusundurtmek, sorgulamak / sorgulatmak, epistemoloji sosyo-psikoloji, felsefe, bilim, bilgi alis verisi
  1. evrensel-insan doğum gününüz kutlu olsun!

  2. AKP’den yeni Bir İlk Daha “Atama Milletvekili“

    T.C. tarihinde ve belki de Anadolu'nun tarihinde, tum partilere yolsuzlukta, hirsizlikta, yalanda, iftirada, din istismarinda ve her turlu etik deger istismarinda, gozaltilarda, tutuklamalarda, sivil katliamlarda, baskinlarda, hukuksuzlukta, yargisiz infazda, herhangi bir olayi carpitmada ve farkli yansitmada, basina konulan yasakta, gizli tanikta, yayin yasaginda, hipokritiklikte, ve her turlu anayasa ihlalinde ve bu ihlali devlete, hukumete ve kurum ve kuruluslara ettirmede, piskinlikte, sorum ve yukumlulugu uzerinden atmakta, baskalarini suclamakta ve magduru oynayip kendini acindirmakta kisa akla hayale gelmeyen politik doneklikte "ACIK ARA FARK ATAN" ve bu insanlikdisi, vicdan disi ve etik disi soylem ve eylemlerde "ACIK ARA ONDE GIDEN" AKP, yine hukakta, anayasada "akillara durgunluk verecek sekilde" bir ilke imza atti. Soylenene gore, 3 ILE MILLETVEKILI ATANACAK. Yani, meclisteki milletvekillerinden ucune, kendi illeri disinda bu uc ili verecek ve 3 milletvekili "iki il temsil eden" milletvekili unvani kazanacak! Herhalde, bu uc ilde halkin sectigi milletvekillerini de "terror orgutu uyesi ve terror orgutune yardim etmek" sucundan tutuklayacak. Gerci AKP daha once secilmis devlet gorevlilerini tutuklatarak, bir ilke imza atmisti. Ayrica zaten milletvekillerinin dokunulmazliklari da fiili durumda pek islemiyor. Polis, asker pekala basta guneydogu bolgeleri olmak uzere milletvekiline dokunuyor ve hatta milletvekili oldugu ortama pervasizca, tazyikli su s1k1yor, biber gazi s1k1yor ve gaz bombasi atiyor. Yani birakin dokunulmazligi, milletvekillerinin can guvenligi bile yok. Bakin bu atamayi, kukla basbakan nasil "dusunceli" acikliyor? Ne guzel degil mi, karar al ve uygula. Neymis efendim, o illerdeki vatandaslar sahipsizmis" Dogru ya, o illerde halkin sectigi partinin milletvekilleri "bostan korkulugu" Aslinda ben de merak ettim, "nasil olmus ta bu uc ilden AKP'ye milletvekili cikmamis!" Aslinda merak ettigim, "nasil olupta digger 78 ilden AKP'ye milletvekili ciktigi!"
  3. Daha once de belirttigim gibi, Turkiye'deki rejim ve sistemde; hic bir zaman "kendi basina/politikadan bagimsiz/iktidardan bagimsiz/ Tum toplumun farkli degerlerini temsil eden, koruyan" bir devlet olmamistir. Anayasa da soyle yazar. Yukarida ozellikle koyulastirilmis nitelikler, T.C. Devleti tarihinde pratikte uygulamada ve islerlikte hic bir zaman vuku bulmamistir. Milli dayanisma- Pratikte, 1980'lere kadar surmustur. Ataturk milliyetciligine baglilik- 2003'ten itibaren gunumuze kadar giderek yokolmustur. Baslangicta belirtilen- Birinci madde, yani "Turkiye devleti bir cumhuriyettir." Maddesindeki "cumhuruyet" ten ne algilandigina bagli. Cumhur, bugunku anlami ile halk demektir. "yet" eki de, "idare" demektir. Yazili olana degilde, uygulamaya bakildiginda "halk idaresi" sadece ve sadece niteliksel olarak halkin sectigi iktidar dir. SECIMDEN SONRA IRADE TAMAMEN SECILENME VERILMISTIR. Dolayisi ile halk sadece PARTI SECER, KISI SECMEZ. Secilen parti, eger nicelik olarak parlementoda cogunlugu saglarsa, DEVLET TE HUKUMETTE PARTININ ELINDEDIR. Laik- Laiklik "devletin dini olmamasi, din uzerinde bir tarafi olmamasidir." Bu da carpiktir, Cunku Diyanet direk devlete baglidir ve vatandasin parasi ile islem gorur. Ustelik sunni mezhepcidir ve dinde sunniligi hakim ve ustun kilar. AKP iktidari ile birlikte, diyanet ve din cok daha belirgin baskici hale gelmis ve one cikmistir. Bu acidan, kim nerede ve nasil devleti kullanarak bir elestiri ya da devletin uygulamalarina karsi cikis gosteriyorsa, bu DEVLETE DEGILDIR. CUNKUI BAGIMSIZ BIR DEVLET ULKE DE HIC OLMAMISTIR. Bugunku fiili olarak guneydogudaki "devlet terorune" yani devlet bunyesindeki ordu ve polis ve de ozel tim temelli silahli guclerin ablukasina ve saldirilarina ve de yine "devlet teroru" olarak, devlet yetkililerinin ve basta polisin, ulke bunyesindeki anayasayi ihlal eden, toplanti saldirilarina, gozaltilara, baskinlara, tutuklamalara verilen cezalara, mahkemelere ki buna anayasa mahkemesi de dahil, baktigimizda DEVLETI DEGIL, DEVLETI KENDI POLITIK VE EKONOMIK CIKARI ICIN KULLANAN IKTIDARA, ONUN HUKUMETINE, MECLISINE Kisaca AKP'ye bakmak gerekir. Iste bu yanilgi, ister istemez kiside ya da kurumda "devlete karsi gelme" algisi yarattigindan, ister istemez cikari olanlar "devlete karsi olmak" istemezler. Nitekim, KANAL D Beyaz Show'unda yasanandan dolayi "ozur dilemis" ve biz provakasyona geldik, biz devletin yanindayiz" demister. Bugun ozelde tum devleti, hukumeti ve her turlu bu temeldeki kurum ve kuruluslari POLITIKA YONLENDIRMEKTE VE KULLANMAKTADIR. Bu da 2002'den beri AKP iktidari ve git gide totoliterlesen ve otoriterlesen ve bunu da baskanlik adi altinda anayasaya tasimakisteyen RTE'dir. Cunku, uluslararasi olarak ici rahat degildir. Yaptiklari ve soylediklerinin hemen hemen hepsi, anayasa sucudur. Yoksa, ulke icinde zaten kendi ifadesi ile "parlemento buz dolabina kalkmis/rejim fiili olarak degismistir." Yani T.C. devleti artik bir cumhuriyette degildir ve ikinci maddesindeki nitelikleri de tasimaz. Fiili olarak politik guc tek bir kisinin eline gecmistir. Isleyis diktatorluk,istenen baskanlik ise bunun anayasalkilifidir. Parlementonun islemedigini ise hep beraber 7 haziran sonrasi gorduk. Yani RTE=AKP=DEVLET=HUKUMET=ORDU=YASAMA=YURUTME=YARGI=MECLIS=MAHKEME=GOZALTI=TUTUKLAMA=GIZLILIK=YAYIN YASAGI=TUTUKLAMA=SIYASET tir. Tabi fiili olarak butun bunlar; =ANAYASA/HUKUK/HAK/OZGURLUK/ADALET/ESITLIK IHLALLERI O DA = KATLIAMLAR INSANLIKDISI VE VICDAN DISI ALGI OPERASYONU Goruldugu gibi, iktidarin vermeye calistigi; PKK=KURD HALKI=TERORIST O da =Biat etmeyen/bertaraf olan/baris isteyen/insanligi ve vicdani olan/direnen/karsi cikan/hak ve ozgurluk, hukuk, adalet isteyen Yani iktidarin karsi cikma donemine gore taktigi her turlu lakap "parallel, ulusalci,militarist, baazci, Esadci, Ruscu, hain, ihanet eden, din dusmani, Birde iktidarin esitlerine son olarak "etik olma" temelindeki etik olmayanlari ekleyelim. =YOLSUZLUK=HIRSIZLIK=GOREVI KOTUYE KULLANMA=KULHAKKI YEME=YALAN=IFTIRA= Kisaca "politik/ekonomik cikar ugruna her seyi mesru ve mubah kilma/baskalarini kullanarak, sorumluluk ve yukumlulukten kacma/baskalarini suclayarak kendini temize cikarma/"beni kandirdilar" siari ile de herdaim magduru oynama. Zaten hic bir olayda hic bir devlet ya da hukumet yetkilisinin gorevinden istifa etmemesi de bunu gosterir. Neden etsin ki, oolaydan sorumlu/yukumlu olan o degil ki! Yalniz gorevden alma ve baskasini atama ise tamamen "kendine kayitsiz/sartsiz biat/taraf" temelindedir. Ne olsa insanoglu hali, bugun kendine kayitsiz/sartsiz biat eden ve taraf olani, ya gun gelir; iktidar "kendine ayak bagi olmasin diye" bertaraf eder, ya da gun gelir, eskiden taraf olan, degerleri, yaptiklari ve soyledikleri ile artik biat etmemekte ve taraf olmamaktadir, o zaman da yerinden alinarak bertaraf ettirilir. Buna en guzel ornek, ulusalcilar ile paralelin yer degistirmesidir. Paraleli kullanarak, ulusalcilari iceri atan iktidar;daha sonra ulusalcilari kullanarak paralelcileri iceri atmistir. Her iki durumda da sorumluluk/yukumluluk uslenmemis "beni kandirdilar" diyerek magduru oynamistir. Yaziya donersek, Turkiye'de devlet yoktur; iktidarin devleti vardir ve devleti kendi politik/ekonomik cikari icin kullanir ve harcar. Iktidara karsi eylem ve soylemleri de "bak devlete karsi geliyor" olarak lanse eder. Yarin herhangi bir sorunda diyelim sokaga cikma yasaklari konusunda, hic suphesiz yine sorumluluk/yukumluluk almayacak, direktif verdigi valiyi/kaymakami ve emniyet ile orduyu suclayacak ve "beni kandirdilar" diyecektir.
  4. Politik Bilimde, Politik Gücün Niteliği

    Insanoglu turunun birinin, iki turlu yasam ve iliskisi vardir. Kisisel Toplumsal Bu her iki yasam ve iliski cesidi de, sadece metafizik (varliksal, fiziksel, somut ve niceliksel), etik (degersel, zihinsel/davranissal, soyut, niteliksel) ve estetik (dissal, gorunussel, fiziksel, somut) uzerine dayanir. Halbuki tum yasam ve iliskisi, aslinda zihinde bicimlendirdigi ve davranisa somuta tasidigi degerler uzerinedir. Kisisel olarak bir kisinin her turlu yasam ve iliski degeri, ona; topluma uyum saglasin diye dogustan itibaren verilir. Insanoglu kisisinin, toplum bunyewsindeki yasami da cesitli yonlendirim ve yonetimlere tabi tutulur. Bu da en basta kisiyi ve toplumu yonetenm ve yonlendiren, politik guctur. Burada konumuz bilim ve felsefe oldugundan, aslinda politik olarak hic sorulmayan su soruyu soralim. Politik gucun kaynagi nedir, politik guc nereden gelmektedir? Zaten bu soru bize, simdiye kadar toplum,umuzca hic bilinmeyen ve kelime, kavram ve islerlikolarak ta akilda hafizada hic olmayan ve politik olarak sadece tek bilinen (hiyerarsik model) modele, rakip ikinci modeldir. Bu modelin, politika ve politikbilimdeki original adi " Percolation-up model" dir. Bu ne turkce de ne de Turkiye toplumunda hic mevcut olmamis bir modeldir. Bu modele gecmeden once, tum dunyaca bilinen ve uygulanan tek modeli ortaya koyalim. Bunun da original adi " Drip-down model" dir. Burada ki fark sadece kelime ve kavramlarda degil, ISLERLIKTE VE UYGULAMADADIR. Ilki "up" ikincisi "drip-down" olarak pratikte uygulamada ve islerlikte farklilasir. Bu turkiye'nin hic bilmedigi ilk modele deginmeden once, herkesce bilinen ve dunyada uygulanan, ikinci modele gecelim. Ikinci model "Yukaridan asagiya dogru sarkan ve damlayan ve de damlarken de genisleyen hiyerarsik modeldir. Yani politik guc, liderlerde yoneticilerdedir ve liderler yoneticiler, halka kendi kurallarini dayatirlar ve halki bu dayattiklari kurallar ile organize ederler. Bu kurallarin en belirgini, anayasadir. Diger yasalar bu anayasaya bagliolarak sekillenir. Bu bilinen modele gore, rejimler cesitlidir. Tek kisinin toplum uzerindeki idaresi- otokrasi Bu monarsi olabilir, yani babadan ogula gecer, ya da diktatorluk olabilir, tek kisi tum politik gucu eline gecirir. Bir zumre, aile, grup v.s. nin idaresi- Oligarsi Burada da tek kisi yerine, tum toplumu kapsamayan bir kesim vardir. Burada ilkrejim, otoriter bir system iken, ikincisi totoliter bir sistemdir. Simdi sozde yani ozde olmayan demokrasinin, bu hiyerarsik modeldeki yerin e bakalim. Bu liderlerdeki politik gucu, devcirmek Adina; halka secim hakki verilmistir. Iste demokrasi bu anlamdadir ve sistemin adi parlementer sistemdir. Buradaki demokrasi de ISLEYISTE DEGIL, SADECE KAGIT UZERINDEDIR. Ayrica, bu parlementer sistemde, parlementonun, meclisin kimi ve kimleri temsil ettigi de demokratikligin islerligi duzeyidir. Bu da halk Adina ve kesimleri Adina, katilimci demokrasiye kadar cikar. Iste buradaki "CIKMAK" FIILI KILIT NOKTA YANI ILK MODELDEKI "UP" NOKTASIDIR. Kisaca ikinci secenekteki hiyerarsi de, DEMOKRATIK UYGULAMA ve ISLEYIS lidere baglidir ve halki icermez. Yani, CUMHURIYET YA DA DEMOKRASI OLARAK, HALKIN TEMSILCILERININ IRADESI VARDIR, HALK IRADESI YOKTUR. O yuzden de "halk idaresi" olarak gecer. Yani irade liderde, ama halkin sectigi liderde dolayisi ile idare de ondadir. Tek gostermelik demokrasi, halkin secim ile nicelik ile liderini degistirebilme hakkidir. Gorundugu gibi, hersey nicelige dayanir. Yani HALKIN IRADE OLARAK NITELIGI SOZ KONUSU DEGILDIR. LIDER HANGI NITELIGI ISTERSE ONU DAYATIR, HALK TA BUNU BEGENMEZSE BASKA LIDER SECER. Simdi gelelim, demokrasinin, tarih sahnesine nicelik olarak degil de, islerlik uygulama ve nitelik olarak cikisina. Iste bu birinci modeldir. Simdi birinci modelimizin, hiyerarsik ve tek bilinen ikinci modelden farki. Politik guc VATANDASLARIN ELINDEDIR. VATANDASLAR BU POLITIK GUCU, SECTIKLERI LIDERE VERIRLER. Iste burda direk demokrasi baslar. Yalniz bu dogru degildir, cunku; tum tarih boyu, SECILEN LIDERLER KALICI VE GUCLU HUKUMETLERI ILE, VATANDASLARINI GALE ALMAZLAR. Aslinmda burada da demokratik baslayip, demokrasinin islerlikte kaybedilme tehlikesi vardir. Yalniz boyle bir modelin olabilmesi icin, anayasa dahil; hic bir hiyerarsik yasanin olmamasi gerekir. Mesela Birlesik Krallik'ta bir anayasa yoktur. Monarsi olmasina ragmen, parlementer demokrasi yururluktedir. Yani ilk modele cok uygundur ve zaten tarihindeki rejim degisikliklerri de bu temelde olusmustur. Cunku alttan gelen direncin gelisimini onleyecek bir anayasasi yoktur. Tarihte bu ilk modele ornek, ABD'nden verebiliriz. Afrika kokenli amerikalilar, kendilerinin 2. sinif vatandas yerine konmasina itiraz ettiler direndiler ve elde ettikleri sivilguc ile, kendilerini sisteme Kabul ettirdiler. Esit vatandas hakkini kazandilar ve uygulamaya koydular. Fakat federe hukumet, elindeki gucu kullanarak yeni kanunlari ve mahkemelieri dayatarak, tekrar hiyerarsik ikinci modeli uyguladi. Burada ilginc bir nokta. Hiyerarsinin, karsiti olan herhangibir kelime ya da kavram henuz insanoglu olusturmamis. Zaten sorun da burda, ister ilk modeldeki gibi politik guc asagidan yukariya, ister ikinci modeldeki gibi, yukaridan asagiya olsun; sonunda bir yoneten ve onun hiyerarsisi mevcut. Simdi bazilarimiz, Sosyalizmdeki modeli, birinci modsel olarak dusunebilir. Yani "uretim gucunun, uretim iliskisine ters" gelmesini. Yani "devrim" I bir ilk model olarak dusunebilir. Yalniz unutmamak gerekir ki, devrimde de sosyalizmde de v.s. halen guc NICELIK VARLIKSAL SOMUT olarak vardir, yani NITELIK, DEGERSEL, SOYUT olarak degil. Yani sinifsal temelde, isci sinifinin burjuvaziye olan ustunlugu ve idaresi IRADESEL DEGIL, SAYISAL temeldedir. Yani sosyalizm gelse bile, bu ISCI SINIFI IDARESI ancak olabilir, ISCI SINIFI IRADESINI BILINCINI NITELIGINI TASIMAZ. Simdi sistemlere bakalim. Otoriter- monarsi, diktatorluk Totoliter- Oligarsi Parlementer- Cumhuriyetci ya da democrat Bu temelde uniter bir devlet, herhangi birisi olabilir. Ya da federative, birlesik, birlik devleti olabilme Adina parlementerdir. Buradaki parlementoya ya da halkin secim hakkina da pek aldanmayalim. Cunku monarsilerde oligarsilerde de parlemento ve halkin secimi olabilir. Bu temelde POLITIK OLAN AMA TUMTOPLUMUN DEGER FARKINI KAPSAMAYAN DEVLETLERE BAKALIM. Milli devletler- tek bir milli kokenin ustunlugu ve hakimiyeti soz konusudur. Dini devletler- tek bir dinin ya da mezhebin hakim ve ustunlugu soz konusudur. Uniter devletler- devletin tek bir dini mezxebi ya da etnik kokeni hakim ve ustun olarak yoktur. Ulke ve toplum bunyesindeki digger dini ya da milli farklarin da devlet korumasini ve guvencesini yasam hakkini saglar. Uniter devletler, federative, birlesik ve birlik de olabilir. Ozgur birey devleti de. Bu tip uniter devletlerde, devlet bireyi icin vardir. digger politik devletlerde ise, vatandasdevleti icin vardir. Simdi bir senaryo hazirlayalim. Bu senaryoyu da ulkemizin ve toplumumuzun farkli etik degerlerinden verelim. Elimizde, turk, kurd, sunni, alevi ve bunlarin disinda kalan (mesela ermeni hristiyan), sinif temelli (isci sinifi), dini ve milli kokeni olmayan (mesela ateist ve enternasyonel) bir toplum var. Yalniz burada verilen etik farklar, belirgin ve one cikan hakim ve ust farklardir. Politik olarak, politik gucu; tek birine versek- otokrasi, bir gruba versek oligarsi, olacak. Demokrasiyi one cikaralim ve parlementokuralim. Burada birisi nicel cogunlugu secse- devlet onun devleti olacak yani totoliter ve bu otokrasiye donusebilir. Demek ki bu degerleri bir arada yasatabilmek icin, OLAYA NICELIKSEL DEGIL; NITELIKSEL BAKMAK DURUMUNDAYIZ. Yani her bir degeri ESIT VE ANTIAYRIMCI TEMSIL EDEN BIR PARLEMENTO. DEVLETIN DE OZGUR BIREY DEVLETI OLMASI POLITIK GUCUN TOPLUMUN HER BIR FARKLI HALKININ VE ETIK DEGERININ ESIT VE ANTIAYRIMCI OLARAK ELINDE OLMASI HIC BIR ZAMAN POLITIK GUCU KENDISINI TEMSIL EDENLERE VERMEMESI Kisaca sadece HALKIN NICELIK OLARAK SECMISLERININ IDARESI VE IRADESI DEGIL; HALKIN KENDISININ IDARESI VE FARKLI DEGERLERININ ESIT VE ANTIAYRIMCI ADIL IRADESI. Iste bu da tum bu degerlerden insanlik ve insan olma Adina zihinsel ve davranissal olarak arinmis ve arinmayanlarin da her turlu hak ve ozgurlugunu vermis ve herhangibir degerin herhangibir degeri ihlal etmesini, mudahele etmesini ve de ustunluk ve hakimiyet kurmasini hukuk olarak onlemis tum degerleri kendi farklarinda hep beraber adil, esit ve antiayrimci vererek olusturmus bir irade. Yukaridaki Afrikali amerikan ornegi yerine, eger bu ulkemizde bilinmeyen model gecerli olsa; alttan direnis ile gelen ve toplumsal nitelige ulasan kurd ve alevi nufusun anayasal hak ve ozgurluklerine kavusmasini ornek verebiliriz.. Bu politik olmayan, ozgur birey devletinde ya da milliyetcilik (milli kokensel deger farki) bilincine sahip; uniter devletlerde mumkundur. Evrensel-Insan - Yapilandirmaci Epistemoloji/Qua Felsefesi/Bilissel Bilim/Serbest Dusunurluk/Devrimci Sorgulama/Numenal Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
  5. Türkiye'nin tarihinde dördüncü kez mücadele edeceği 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2016)'nın Paris'te kura çekimi yapıldı. Türkiye'ye 1. torbadan İspanya, 2.torbadan Hırvatistan, 3.torbadan Çek Cumhuriyeti geldi. Türkiye, yarı finale yükseldiği Euro 2008'de Hırvatistan ve Çek Cumhuriyeti'ni elemişti. Türkiye'nin gruptaki diğer rakibi İspanya, son 2 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın şampiyonu. TÜRKİYE'NİN FİKSTÜRÜ Türkiye grupta ilk maçında 12 Haziran'da Hırvatistan'la, Paris'in Parc des Princes stadında karşılaşacak. Kırmızı beyazlılar 17 Haziran'da Nice'in Allianz Riviera stadında İspanya ile, 21 Haziran'da Lens'te Stade Bollaert-Delelis'te Çek Cumhuriyeti'yle oynayacak. GRUPLAR BELLİ OLDU Fransa'da düzenlenecek olan Euro 2016'da gruplar şöyle oluştu: A Grubu: Fransa- Arnavutluk- Romanya-İsviçre B Grubu: İngiltere- Galler- Slovakya- Rusya C Grubu: Almanya- Kuzey İrlanda- Polonya-Ukrayna D Grubu: İspanya- Türkiye- Çek Cumhuriyeti -Hırvatistan E Grubu: Belçika- İrlanda Cumhuriyeti- İsveç -İtalya F Grubu: Portekiz- İzlanda-Macaristan- Avusturya 10 Haziran'da başlayacak olan turnuva 10 Temmuz'daki finalle sona erecek. Turnuvanın ilk maçı 10 Haziran'da Paris'teki Stade de France'da Fransa ile Romanya arasında oynanacak. (SPOR SERVİSİ)
  6. Ben Size hiç bir ayet, dogma bırakmıyorum!

    "Ben size manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur." - Kaynak: ATATÜRK, 1933, Milli Eğitim Bakanı Dr.Reşit Galip'e hitaben, İsmet Giritli, Kemalist Devrim ve İdeolojisi Evet. Yukarida Ataturk'un 1933 yilinda kendi agzindan soyledigi bu paragrafi; Ulusalci, milliyetci, Ataturkcu, kemalist Dindar sunni ya da alevi v.s. Baska bir dini inanc sahibi Dini olmayan ve tanrisiz Sosyalist, komunist, liberal, sosyal demokrat v.s. temelli her turlu solcu ve her turlu sagci v.s. Kisaca bunu okuyan yazar arkadasin ideolojisi inanci izmi v.s. her ne ise onun ile nasil degerlendirir, yorumlar veya aciklar?
×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.