Zıplanacak içerik
  • başlık
    27
  • yorum
    27
  • görüntü
    19.526

Bu blog hakkında

Sen benim zumrud-u ankamsin...

Bu blogdaki başlıklar

crazy mom

Insan Hayatinin Tuhafligi

Hayatim boyunca gordugum her yeni seyde o kadar cok etkileniyorumki. Ve bunu neden daha once hic merak etmedim diyip kendime bir okadarda kiziyorum... Acaba bir insan hayati boyunca ne kadar degisik, guzel ve olagan ustu sey gorur... Her gordugu yeni ve guzel sey, insanin ufkunu nede guzel acar...

 

Sinema duskunlugumu bilirsiniz. Cok severim. Gerci bu aralar nedendir bilmem, acayip korku filmi izlemeye basladim. Hostel 1 ve 2 beni psikopat yapacak gibi olunca, bilim muzesine gitme karari aldik. Tabi okarari alana kadar az sorun cikarmadim.

 

Edmonton'daki Imax sinemalari. Gittik. Biletiimizi aldik. 90 dolar Odedik. Iceriyide gezebilmek icin. Sonra dinozorlar belgeseli icin yerlerimizi aldik. Ben hala Rex bundan daha buyuk demekteyim. -Oda ne! Birden ekranda alpler var. Hayir yoklar! Biz alplerin ustundeyiz... Aman tanrim. Boyle bir duygu anlatilmaz, yasanilir. Okadar muhtesem, ve okadar etkileyiciki. Sanki, alplere tirmaniyorsun, ve dusmekten korkuyorsun. Dinozor belgeselide bir okadar guzel. Tamam, dinozorlarin ekrandan cikma ihtimalleri belki sifir. Bu gercegi bilsende, kabul edemiyorsun.

 

Kucuk bir fikir icin..

 

imaxjf2.jpg

 

Tabi hala ingilizceyi harika bir sekilde anlamiyorum. Ama anladiklarim guzeldi gercekten.

 

diger hosuma giden olayda astronomi bolumuydu. Simdiye kadar astronomiye neden hic ilgi duymadigimi dusundum. Okadar ilgimi cektiki, boyle cok buyuk ve koltuklarinin dondugu bir salon ve dortbiryanindan tepeye kadar ekran. Yildizlari, evreni, gezegenleri, dunyanin evrendeki konumunu, galaksileri...

 

Mesela dunyanin etrafinda 60 milyona yakin galaksi varmis, ve herbir galaksi milyonlarca yilzdiz barindiriyormus. Yildizlara ulasmamamiz icin, saniyede 300 bin kilometre hiz yapmaliymisiz var ancak 5 milyon yilda orada olurmusuz. Insanlar birgun bu hizda bir arac yapsalar bile ilerlemeleri imkansizmiz, cunku evrende oakdar cok tas kaymasi oluyormuski, bunlardan birine carpilirmis, ve o hizda carpmayi engellemek imkansizmis. Ama ne olaganustuki, bu taslar birbirlerine carpmiyorlar. Insan oglu gezegenleri Plutona kadar biliyormus, ama baska gezegenler yada baska hayat yok diyemezmis, cunku su anda sahip oldugu teknoloji okadar ileriye gidemiyormus.

 

wavvv! Tek kelimeyle harika. Insan beynine nekadarda bilim kurgu filmi gibi geliyor. Aklima Maymunlar cehenneminden kacis geldi, zaman makinesi geldi.

 

Ilgi alanlarimin degistigini farkediyor gibiyim.

 

Seviyorum ben Canada'yi sanirim. Hayatimda benimsedigim tek ulke gibi geldi bana. BIrcok seyi burada kesfettim. Vee! Araba kullanma denemelerine bile basladim. Hani derlerya Allahin varligini unuttugu bir sehirdeyiz simdi, aynen amerikan filmleri gibi, sirayla dizilmis evler. Ve bizde birinin icindeyiz. Sokaklar cok sakin. Arabayi bana verdi Jazmin, meksikali harika bir bayan. Cok komik turkce kelilmeler biliyor, esinden dolayi,turkde. Arabaya ilk bindim, cok heyecanlandim. Gerci burada cok basit, hepsi otamatik vites. Ama olsun. Stoplarda durdum. Frene hizli birden basmayi birakiyor gibiyim. Veeee!!! duz yoldan sol yone bile girdim biggrin.gif DIreksiyonu ben kullandim hemde... Aynalara bakabiliyorum. Sol ayagimi hic kullanmiyorum. Ve cok sakinlestim. hizim 40'i buldu smile.gif Bence ben ehliyet olayini cabuk asacagim...

 

Tatilin bitmesine 1 aydan az kaldi, zaman cok cabuk akiyor. Son bir yil daha paris'e katlanacagim. Sonra CANADA...

 

Cok konustum saat daha sabahin 9'u burda, kahvalti etmemiz lazim. Dun McDonalsda ettik, bugunde Tim Hortons'da edecegiz sanirim.

 

Neydi ana konumuz. Evet insanin gordugu degisik seyler. Acik olunmali herseye. Denemeden, yapmadan, edinilecek her bilgi yetersiz bilgidir.

 

Birazda simariklik yapayim sleep.gif

 

Ana soruya cevap veriyorum, cok gezen mi bilir cok okuyan mi?

 

cevap; gezen tabi cool.gifsleep.gif

crazy mom

Dom Juan, Molière

Su Molière gercekten buyuk bir adam... Okumayan herkeze okumalarini siddetle tavsiye ederim...

 

Oncelikle o donemlerde 14.Louis tarafindan cok tutulup, kollaniyormus ama kralin zamanla din yolundakilerin etkisi altinda kalmasindan sonra yanliz kalmis. Ve baska koruyucularida onu birakinca olumune dogru gercekten cok kotu bir durumdaymis. Ama zamanina gore, ve o donemin gerceklerini komedi yoluyla insanlara sunmasi gercekten taktire deger. Mesela Tartuf da, kitaptaki bir kahraman asiri dinci, iyi bir adam olarak gozukmekteydi ama icinde yasattigi kisi topluma tersti, kisacasi insanlarin icindeki ikiyuzlulugu ele almisti. Ama yasaklanmisti.

 

Yani insanlarin iki yuzu vardir, bir, toplumun istedigi ahlakli insan yuzu, iki toplumdan gizli buyutulen ve ahlak kurallarinin disinda olan kisisel davranislar. Gizli davranislar.

 

Dom Juan'da, o donemde ateist olan, kadinlarla iliskiye girmek icin onlarla evlenip onlari birakan, hatta karsisindaki kadin evlenmek uzere bile olsa onu ayartmak icin elinden gelen herseyi yapan, kisacasi cok ozgur bir tip. Fransizca'da buna 'Libertin' diyoruz. Yani yaptigi herseyi normal goren biri... Kitapta hosuma giden, Molière'in yaklasim tarzi, kendi kahramanina verdigi rol. Cunku bir yanda ateist biri var diger yandada bu ateistin usagi, inancli ama inancini savunmaktan aciz. Surekli sacma savunuyor. Tanri var diyor ayni anda noel babanin varligina inaniyor :)

 

Zamaninda din cevresi tarafindan cok kinanmis, cunku dini savunamayan bir embesili koydugu icin. Ve o usagi oynayanda Molière'mis ;)

 

Kitabin sonu daha tuhaf... Dom Juan'i hayaletler cehenneme goturuyor. Ama isin en guzel yani, oyle kararliki, son ana kadar, okadar olagan ustu olaya sahit oldugu halde, dusuncesini son ana kadar savunuyor. "Ben tek 2 ,2'nin 4; 4,4'un 8 olduguna inanirim"

 

Ve daha da guzeli kitabin sonuna bakinca bitisten dolayi insanin icinden Molière dini hakli cikartiyor demek geliyor ama hayir yanlis. Cunku kitabi usagin repligi ile bitiriyor. "Paralarim, paralarim" diyen usak....

 

Dusunsenize, onunuzde okadar olagan ustu sey oldu. Melekler geldi, statuler dirildi, biri cehenneme gitti. Adamin dizlerinin uzerine cokup dua etmesi gerekirken. Paralarim diyor... Yani aslinda en basit biri bile inanmiyor...

crazy mom

La Fête de Lutte Ouvrière

Bugun kac gunden beri bekledigim festival gunuydu, aslinda cumartesiden beri baslamisti ama pazar gunumu festivalden daha onemli biriyle gecirmek istedigim icin pazartesiye sarkmisti.

 

Sonucta gittik. 1 bucuk saatlik uzun bir yoldan sonra . Her yil duzenli olarak yapilan ve cok guzel organize edilen bu festivalde yok yok. Sinemadan tiyatroya, sirkten oyunlara, konferanslardan ekspozelere, ve butun dunya yemekleride dahil olmak uzere tek kelimeyle cennet!!!

 

Fransa'nin degisik illerinden gelen insanlar 3 gun boyunca cadirlarda kaliyorlar. Festivalin amaci, ayni goruste, ayni fikirlerde olan insanlari bulusturmak ve bu kardeslik bagini guclu tutmaya calismak. Konferanslarda ulkelerin durumlari, iscilerin icinde bulundugu zor sartlar ve onlarin istekleri olmak uzere, bilim konularinada yer verilir. Cok genis bir kitap arsivide bulunmaktadir ve fiyatlar cok dusuktur.

 

Bunun disinda bircok ulkelerin isci kuruluslarida stand acar.

 

 

Oncelikle giris;

img0453yk6.jpg

 

img0455xc5.jpg

 

Konserler esnasinda. Parcalar genelde sol goruslu oldugu icin elleride gormek lazim...

 

img0456vc6.jpg

 

Bu resimi ozellikle nasil cektigimi sormayin, cekerken ellerim titriyordu. Donme dolap fobim oldugunu bindigimde anladim :)

 

img0469oc6.jpg

 

 

Bundan sonraki resimleride festivalin resmi sitesinden aldim...

Oncelikle muhtesem sirkten parcalar. Sirki guzel yapanda var olan gercek sirkleri karikaturize etmeleri. Yani butun ilisyonlar ortada yapilan bir sirk dusunun.

 

0025yj8.jpg

 

Iste su arkadaki donme dolaba binmistik kardesimle. Cok korkunctuu...

0007su6.jpg

 

Ve bir konser.

 

0019kz5.jpg

 

 

Veee buranin en guzel seyi... Ne mi?? Tabiyke yemek!!! Aman tanrim denilir. Yani okadar genis bir mutfak var. Butun dunya mutfaklari var. Ben koskocaman bir kasede midye yedim. Sonra Fransiz usulu profiterol. Bir dilim pizza, harika buyuklukte bir pamuk helva. Cok guzeldi. Turk standina gittim ama ilgimi ceken bir sey yoktu, hep bildigim seyler oldugu icin canim yemek istemedi.

 

0021dl4.jpg

 

Daha sonra insanlik tarihiyle ilgili harika bir expoze vardi. Evrim konu alinmisti. Aydinlik cagi filozoflari, din, adem ile havva, ve darvin. Birinci dereceden kuzenlerimiz....

 

Sonuc olarak herseyiyle guzel bir gundu. Cok guzel organize edilmisti. Hic bir eksik yoktu. Fiyatlar cok uygundu. Tabi en kotusu, ormanda hazirlanmis yerden 10 metre yukseklige agaclar arasina kurulmus iplerde yurume, tirmanma, atlama ve kosma vardi. Tamda bana goreydi. Hatta sirf onun icin rahat giyinmistim, ama annem izin vermedi. Yok neymis kalbi goturmezmis. Bakma ozaman dediysemde olmadi. Ama buda bana derss oldu bir daha onlarsiz gidecegim ;)

 

Guzel bir gundu...

crazy mom

Huzun ve Eylence

Bugun guzel bir gun gecirdik. Fransa'nin kurtulusumu neymis tatildi herkez icin. Almanya'dan da teyzemler gelince hep beraber toplanip teyzemlere gittik. Havaninda guzel olmasindan yararlanip mangal yapacaktik. Basta herkez icin huzunlu ama herkezin yuzunden polyannacilik akmaktaydi. Teyzemin en ufak oglu'nun esiyle iliskisi resmi olarak bitti. Ve kiz artik kendi evine ayrildi. BIr kez bile gelip bizimle konusmadan. Sanki insanin kocasiyla iliskiisi bitince ayni anda onun ailesiylede iliskisi bitiyor. Aslinda bu cok yanlis.

 

Gelelim komik noktaya, daha paristeyiz. Yolda metroya dogru yuruyoruz birisi bana : " Afadersiniz, 8 mayis caddesine nasil gidebilirim" dedi.

Bende " Hangi yilin acaba" diyince kendi dedigime kendim gulmekten oldum, adam bile cok guldu :) Aslinda tahminen ben 1940'li bir yil derimde emin olmak sart.

 

Sonra teyzemlerdeyiz, kardesimin yaptigi bir seyi duyduk. Kek yapilmis ve teyzem ona uzezrindeki siskinleri bicakla kes demis. Bizimkide keki yanlamasina ortadan kesmis, biz ona guluncede kusup gitti...

 

Isin en guzel kismida yemek kismiydi ama, mezeler, salatalar ve degisik et cesitleri. Galiba cok yedim diyebilirim, ozellikler rus salatasindan sonra aldigim kaloriden dolayi pismanlik duydum :)

 

BU arada bizim ufak yegen Achilles de cok buyumus. Ikidebir bakiyor kimse konusmuyor, ellerini ust uste atiyor "eee" diyor... En komigide Achilles yemek no! Achilles kola oui(evet)

Aslinda hic cocuk egitmedim ama nedense kkendi fikrim cocuklar buyuttulurken onlara has yetiskinlerin uydurdugu kelimeleri okadar sacma buliyorumki.

"ciz,kaka,ee," Yani cocuga daha mantikli yaklasmak varken bu sekilde kelimeler cocugu dahada geriletir. Yani o suya ne kadar "fu" bile dese biz ona dogrusunu soylemeliyiz. ONun diliyle ona karsilik vermemeliyiz.

 

Hersey guzeldide, burasi hergun cok sicaklasiyor. Dayanamayacagimi dusunuyorum bazen. Gunes cok kotu yakiyor ve ben gunesi hiiiccc sevmem :( Soguyu tercih ettigimi anladim bu sicaklardan sonra. Insanin icinden hicbirsey yapmak gelmiyor. Canim hep uyumak istiyor ;)

Guzel bir 8 mayis gunu gecirdik. Yedik, ictik eylendik. Icimizdeki huzunu guluslerimize sakladik.

 

Ve yine bir sey anladim, insanin en kotu gununde bile yaninda olan ve ona kapisini acan tek kisi yine onun ailesi. Aile baglarinin onemini simdi daha iyi anliyorum.

crazy mom

Ruya gibiydi, geldi ve gecti...

Oyle guzel gunler gecirdim ki su iki haftalik tatilde, omrumun sayfalarina altin harflerle yazilacak her bir karesi. Detaya girmek istemedigimden sadece sarkilarda belkide anlatabilirim bu mutlulugu....

 

girvTWGDjcY

 

Hasret tükenmez gibi kavuşmak bir dakika

Sevmek bir ömür sürer sevişmek bir dakika

 

Seninle buluşmamız bir dakikada geçti

Gözlerin gözlerimi canım bir dakikada seçti

crazy mom

Yasamak Zor!

Su aralar Turkiye'ye gitme heyecani burudu beni. Sali gunu yolcu olmakla birlikte bir suru siparis almakta cabasi oldu. Turkiye'ye gidecegimi duyan akrabalarina birsey gondermek istiyor, ama bunlarin arasinda anneannemin istedigi seyi kirk yil dusunsem aklimin ucundan bile gecmezdi ve uzuldumde anneannem gibi sansli olmayan insanlar nasil altindan kalkacaklar... Anneannem hasta oldugu icin ve ilaclarida Turkiye sartlarinda bayagi pahali oldugu icin buradaki fiyatlarini sordu, bende ilaclara para odemedigimi soyledim. Yani normalde yari yariya odeniyorda, ben hem ogrenciyim hemde belli bir gelirim olmadigi icin ne ilaca nede doktora tek kurus vermiyorum dedim. Anneannem sevindi. Aile doktoruma gittim, ve ona durumu anlattim. Oda benim adima receteye ilaci yazdi. Ve eczaneden ilaci aldim. Anneannemi duysaniz oyle cok sevindiki, kadinin butcesi 3 aylikta olsa duzelicek. Ama bu durum beni dusundurdu. Yani bir ulkede ilac paralari bu kadar yuksek ve diger ulkede dusuk ne buyuk insan ayibi.

 

Aslinda Fransa'da da bundan bilmem kac yil once paraliydi, ama insanlarin yasliliklari, ve hastalanma durumlarini dusunup surekli yastik alti para biriktirmeleri devlet ekonomisini bayagi etkilediginden dolayi saglik sistemini bu haline getirdiler, ve artik, yaslandigimizda, hasta oldugumuzda sokaklara dusecek korkusu olmadigi icin insanlarin, bankalara rahat rahat para yatirmayi ve akabindede bankalarin bu paralarla yatirimlar yapmasi baslanmis.Tabi tek nedeni bu degil diger nedenler varda ben ekonomici oldugum icin, bildigim noktadan aciklama yaptim :)

 

Yasamak zor, gecen gun Turk Haberlerine bakiyordum,meyve ve pirinc fiyatlarini gorunce acaba budami kamera sakasi dedim :) Hatta Turkiyeye gidecegim zaman buradan anneanneme meyvedemi gotursem :)

 

Ama isin en komik ve trajik yani fiyatlar hep artiyor maaslarsa hep sabit kaliyor. 70,li yillarin ekonomisi geldi birden aklima. Maaslara zam isteniyor, maaslara zam gelince ayni oranda ekmekten tutun herseye zam geliyor, ve maaslarina zam aldiklari icin sevinen zavalli insanlar, yine beyenmeyip zam diyorlar.

 

Kucukken bir turlu anliyamazdim, neden fakirligin oldugunu, cunku para basilan birseydi, ulkeler para basip bu paralari fakirlere pekala verebilir mantigini izliyordum. Ama paranin sadece bir kagit parcasi oldugunu ogrendim ve degerinin her dakika degistigini. Bir zamanlarin Almanyasi gibi, zavalli insanlar bir ekmek almak icin sepet dolusu para veriyorlardi, oda yetmezmis gibi, restaurantta yemek yedikleri andan yemeklerinin bittigi anda paranin degeri ayni olmaya biliyordu ve birden inip yukselmesi bana komik ve enteresan gelsede, odonemi dusunemiyorum ;) Paraniz birden hic birsey ifade etmeye bilir...

 

Aslinda kredi kartina gecilmesi okadar guzel olduki, boylecene insanlar ceplerinde tonlarca para tasimaktan kurtuldular. Ama tabi bu hususta ozellikle bazi ulke insanlari sanki ceplerinden kartla odeyince hic para cikmiyor hissine kapilip isin ucunu kacirdikca kacirdilar, ocaklarin sonmesine kadar gitti bu durum... Insanlara Kredi Kartinin nasil kullanilacagi ogretilmeli bence, yani mesela asla eksiye inmeliler, yada asla bankaya borc yapmalilar. Burada banka hesaplari kadar onemli birsey yok. Onemli bir ise basvurdugunuzda sanirim ilk once baktiklari sey banka hesaplarinizdaki titizliginiz. Bu titizlik kredi aliniminida kolaylastirir. Tabi kredi karti kullaniminda komisyonda azaltilmali ki insanlar sorunsuz kullanmali. Ben bazen, 3 euros icin bile karti kullaniyorum :lol: Annem bana kiziyor tabi :)

 

Simdi bir ulkenin ekonomisi nasil duzelir diyince, bence ulkenin kaynaklarini kismak ulkeyi kazandirmaz. BIr zamanlarin liberal potikasi oyleydi ya.

Ulkenin gelirleri kisilacak,maaslar dusurelicek, uretim azaltilacak, vergi dusecek, yeniden ulke geliri dusecek vu bu sekilde bir donme olacak bence boyle bir ulke kalkinamaz hatta en ufak bir seyde daha da kotuye gider..Bu acidan ekonomistlerden en sevdigim Keynes'nin politikasidir. Herseyi arttirmak, maaslari, uretimi, beraberinde vergilerde artacak, insanlar tarafindan harcamada cogalicak.

 

Cok konustum galiba. :)

Ama Turkiye'nin ekonomisi benim elimde olsaydi, sonclar cok iyi olurdu :P

Gul'un politikasi diye tarih kitaplarina bile girerdim :)

Sanirim cok uctum :)

crazy mom

Kotu ve Iyi

Insanlar sanirim cag atliyorlar. Kotu bir caga dogru gidiyoruz... Cok kotu bir cag. Bu caga ayak uydurmak git gide zorlasiyor, guven olmuyor, sevgi bencillesiyor, hayat kotulesiyor, guc gercekleri goturuyor...

 

Pembe dunyasindan cikip gercekleri goren pamuk prensesi dusunun, masallari bozup kendi masalinda kaybolucak. Nerden mi aklima geldi? Gecen gun haberlerde izledim: Italyan kadini olduren turk soforu eger yakalanmasaydi, o vicdan azabiyla nasil yasayacakti omur boyu. Hic mi geceleri ruyasina kadinin cigliklari gelmeyecekti. Bir dakikalik bir zevk ugruna deger mi bir insan hayatini topraga gommeye...

Insanlari anliyamiyorum...

 

Hani kiyamet kopacak diyorlar ya aslinda kiyamet kopmakta sanirim. Insanlar git gide cigrindan cikiyor. Insan hayati hice sayiliyor. Herkez kendi kiyametini hazirliyor.

 

Tiksiniyorum bazen yolda yururken gordugum insanlardan, oyuzdendir sanirim bu aralar basim egik yuruyorum. Insanlarin gozlerindeki o tiksindirici ifadeden oylesine nefret ediyorum ki adeta butun insani duygularim o anda kayboluyor ve yerini inanilmaz kotu dusunceler aliyor. Bende birden o insanlarin dunyasina giriyorum hemen...

 

Kadinlar goruyorum bazen... Hayati kolay yolda ariyorlar... Uzuluyorum...

Erkekler goruyorum bazen, basitlesiyorlar, kendi sahip oldugumla gurur duymami sagliyor bu basitlikler. Ona dahada asik oluyorum bu basitlikler icinde essiz biri oldugu icin, ona sahip oldugum icin...

 

O zaman ona sahip olmak dusuncesi bile beni mest ediyor... Kendimi dunyanin en sansli kisisi hissediyorum. Askin kucumsendigi bu dunyada ben aska gereken degeri veriyorum.Asik olmak insani yuceltiyor. Mutlu kiliyor. Yasama zevki katiyor. BIr yerlerde sizi dusunen birinin oldugunu bilmek kadar guzel ne olabilir hayatta...

 

Kotuluklerin icinde dogan isiklar herkezin hayatinda acsa birkere ve keske herkez bu isigi gorebilse...

crazy mom

Beynimden Alintilar

Yine herzamanki gibi belkide kaderim olan tren istasyonunda sogukla cebelleserek trenimi bekliyordum... Okadar soguktuki esarbimi burnuma kadar cektim :) Hafiften one dogru yururken o meshur, hani gecilmemesi gereken hatta gecildiginde olum tehlikesine yol acan cizgiye bastim...Bizim cizgi, kalin ve kabartili noktalar var, korler icin. Cizgiye bastim ve guldum. Bazen yanindan gectiginiz biri boyle guluyorsa, emin olun o anda beyninden gecen onun o anki durumundan daha komikdir. Neyse, cizgiye basip gecmise yol aldim tipki filmlerdeki gibi :) Teyzem, enistem ve ben istanbul gezimizde istanbulda bilmem hangi sempteydik, metro icin bekliyorduk. O anda yanimdaki amca, cizgiye basti. Ben daha ne oldugunu anlamadan, elinde sopa ve basinda sapka olan bir adam, sopayla adamin ayagini durttu ve inanilmaz hoc bir aksanla "I ve c"yi bastirarak "CIzgIye basma" dedi... Teyzemle ikimiz ayni anda birbirimize baktik... Gecenlerde, yine teyzemle tren bekliyorken ben cizgiye bastim. " Cizgiye Basma" diyince bu sefer kahkaha attim :)

O gun acaba demistim, bu adamin isi orada durup insanlara cizgiyi gecme demek mi? Yani bizim insanlari ille durtmek mi lazim?

Komik...

 

Bazenleri cok cocukluga dalarim, aslina bakarsaniz ben cok yaramaz ve olumden donmus bir cocugum! Gercekten, 2 kez batakliga batip, ilkinde nasil karsima ciktigini bilmedigim bir el sayesinde kurtulmustum. Ama en komigi kucuklukte anneannem cingeneler hep kotu derdi, elini uzatan kisi cingene olunca beni kaacirip oldurecegini sanmistim :) Ama o bana sadece Birdaha bu yolu kullanma dedi... O gunden sonra buyuklerin herzaman hakli olamayacagini anladim... 2. batma eylemimdede yanimda 3 kisiyi goturdum, deja tecrubeli oldugum icin cikmayi basarmistim. Eee!!! onlarda kurtuldu. Ama bu konu anlatildiginda herkez bana kotu kotu bakar. BIrkeresindede mahalledeki cocugun ayakkabisini lagima atmistim :D Hala annesinin nasil ogrendigini anlamiyorum, cunku gozcu bile tutmustum.

 

Birde ben cok filmlerin etkisinde kalirdim, korsan filmi izledigimde korsan olmayi dusunurdum... Filmin etkisi gecene kadar kuru kafa resimleri cizip, tahtadan kilic yapip, evin bahcesine tokalarimi gomup, birde haritasini yapardim. Ama asla onlari yerinde bulamazdim....

 

Cocukluk guzeldi.

Ama hangi arada buyudum hala kestiremiyorum.

crazy mom

Oncelikle Rex Hakkinda ki bu guzel ve kisa yazi size bilgi verecektir...

BizimAvrupa.com

facadegrandrexyj1.jpg

 

Bugun hayatimin en guzel denilebilecek gunlerinden biriydi. Aslinda basta cokda istekli degildim bu Rex gezisi icin, cunku "alt tarafi bir sinema, zaten sinemaya cok giderim goruncek ne olabilirki, olsa olsa buyuk ekrani gosterirler" diyordum kendi kendime ;)

 

Saat 14:30 sularinda, Rex'in ucuncu kapisindan iceriye girdik. Isimlerimizi verdik. Toplam 8 kisiydik. Hepimizde bayandik :)

 

Adam "kapilar kendiliiginden acilacak, hizli olmaya gayret edin cunku kapaninca geri acamiyorsunuz" dedi. Birden icimi heyecan burudu.

En onde ben gittim. 4 dakika beklememiz gerekiyordu. Ucuncu dakikaya dogru birden kayitta konusan ve daha once kaydedildigi belli bir ses konusmaya basladi: "Hahaha, simdi siz eylenmeye mi geldiniz?" Ve bir gurultu sesi...

 

Duvarlarda eskiden kalma sinemacilarin resimleri, imzalari vardi. Ve kapi acildi. Bir bos alana girdik. Ses bize neler yapacagimizi anlatti. Baska bir kapi acildi ve sanki Rex'in en ustune cikmisiz gibi dekor yapilmisti. Disarisinin gozukmesi gereken yere ekran konulmus ve en yukardan bakinca manzaranin nasil goruldugunu goruyorduk. Gece gorusu, gunduz gorusu, ve yapilma asamasindaki parisin goruntusu.

 

Ses asansore binmemizi soyledi. Asansor 6. kata dogru giderken, buyuk ekranda film oynuyordu ve biz oynayan filmin arkasindan geciyorduk. Ses kolonlarini gordum. Film bize tersti, cunku onde degil arkadaydik. KOnserlerin oldugu salonunda arkasindan gectik ;)

 

 

Ve bir odada bulduk kendimizi. Eski bir film takiliydi. Ses bize bu odanin ve o insanlarin onemini anlattiktan sonra, ekran birden kalkti, Ve kendimizi projektor odasinda bulduk. Ses sanki yaptiklarimizi goruyor gibi konusuyordu :)

 

Ve o anda sinemada oynamasi gereken Manissa isimli animasyon kahramanimiz ordan cikip duvara geldi. Ve kendisinin artik animasyon olmak istememesinden, onunda sexi bir kadin oldugundan bahsetti. Ve bize onu izlememizi soyledi, ben onde olmak uzere onu izledik.

 

Ve tamamen karanlik bir tupun icinde yuruyorduk, tupun karanligini gecenin yildizini animsatan isiklarla suslemislerdi ve devamli donmesi sanki bizede dondugumuzu hissettiriyordu :) Orada 4 tane ayri ekranda eski filmlerden kesitlerle oynadiklarini izledik. Cok guzel bir oynamaydi, yani bir sinema yildizi seni seviyorum derken digeri baska bir ekranda haha diye guluyor sonra onun gulmesine baska bir yildiz baska cevap veriyor.... Bu boyle devam ettikten sonra, kendimizi baska bir yerde bulduk.

 

Yesil bir tahta, uzerine ciktik, ekranda denizde bogusan bir gemi vardi. Ve biz anlamaya calisirken tahta birden oynemeya baslayinca bizde koptuk. Ben gulmekten aglamakliyken oda ne! Aniden, pervaneden cikan siddetli hava saclarimizi ucusturuyordu... Artik sadece kahkaha duyuyorduk... Ve.... Uzerimize su kabarciklari atiliyor. Tahta durmustu ama biz hala gulmemizi engelleyemiyorduk. Ben artik karnimi tutuyordum cunku cok agridi.

 

Asagiya inmemizi soyledi ses. Montaj odasindaydik. Filme bakiyorduk. Ve birden denizde batmamak icin ugrasan ve icindeki insanlari helikopterle kurtarmaya calisan insanlarin kurtaracagi kisileri gosterdiginde. BIZDIK :D Artik kopmustuk. Bogulmak uzereydik, ama kendimizi geminin ustunde ruzgar saclarimizi kaldirirken gulerken gormek gercekten komik.... Gule gule asansore geri gittik. Bir odaya girdik.

 

Sandalyelere oturmamiz soylendi, oturduk. Ses camin karsisinda King Kong filminin cekildigini ve cigliga ihtiyac oldugundan bahsetti, ve bizi secmislerdi. Gorevimiz King Kong geldiginde ciglik atmakti. Isiklar sondu, karsida golge insanlar oturdu, motor ve geliyor. Ve oturdugumuz sandalyeler birden titremeye baslayinca biz basladik kahkaha atmaya, ciglik atanlarda vardi, ama yonetmen kizdi sanirim bizi durdurdu ve yeniden cekilcegini soyledi. King Kong artik bize dogru yaklasirken, ben hala guluyordum. Oda ne birden baktigim cama, siyah birsey pat diye yapismasinmi ben korkudan oyle bir ciglik attimki, kimse beni gecemezdi heralde :) Ve birden yanimizda ufak delik olacakki su spreyi cikmaya basladi, yuzumuz gozumuz hatta oda tamamen su spreyi doldu.

 

Yine gule gule cikarken, kendimizi bu sefer dublaj odasinda bulduk. Gorevimiz, ekrana gelen unluler agizlarini kipirdatirken "Je vous aime" (Sizi seviyorum) demekti. Ilk ben basladim tabi. ve cok ufak bir sinema salonuna girdik. Ekranda yine o guzel alimli Manissa vardi, ve manissanin yaninda biz!!! Ona hepimiz sirayla sizi seviyorum diyoruz :) Oda beyenmiyor, Herkezin demesine bir laf soyluyor....

 

Kisacasi arkadaslar, hayatimda boyle harika birsey yasamamistim. Her adimda acaba simdi ne olacak dusuncesi okadar guzelki. Ve bu gezide sizde o yildizlardan biri oluyorsunuz. Sinemanin icinee giriyorsunuz. Makinelere kadar, hemde en eylenceli sekilde.

 

Siddetle tavsiye derim, yolunuz birgun Paris'e duserse bu harika olayi yasayin. Fiyatlar 9,50 euros kisi basi. Ve gezi suresi 50 dakika, eger rehber isterseniz sanirim 6 euros fazla oduyorsunuz.

Ayrica, ingilizce, italyanca ve ispanyolca dilleride mevcuttur.

crazy mom

Cinémathèque

Bugun harika hatta olagan ustu bir gundu yabanci grubumuzla paristeki cinémayhèque'e gittik. Simdi o ne diyenleri oyle iyi anliyorum ki, kendi aramizda acaba bibliothèque (kutuphane) gibi bir seymi diyede espiri bile yaptik.

 

Herneyse inanin oyle harika bir yerdiki, hele rehber esliginde gezmek daha guzeldi. Sinema tarihine bir dalma yaptik, 17. yy'dan basladik. Ve projektor makinelerindeki gelisimi adim adim gorduk. Ve Edison hakkinda bilmedigim bir sey ogrendim. Sinemada ilke attigi sanilan Edison Aslinda Fransiz(ismini unuttum) BIr arkadasinin olumunden sonra(ozamanlardaki yasaya gore kisi kaybolur ve ondan haber alinamazsa 7 yil boyunca esyalari kitlenir ve asla acilmazmis) Edison'unda bunun rahatliligi ile projelerini caldigini, yillarca Edison'un eseri sanilan seylerin aslinda ilgisi olmadigi gecde olsa ogrenilmis.

 

Ve filmlerdeki, kiyafetler, esyalar hepsini canli gordum. Harika bir seydi..

Ve Hitchcock Sever misiniz, "Madama Betes" size neyi hatirlatiyor ;) Onu bile gordum :)

mere1kd3.jpg

 

 

Avusturyali Alman yonetmenin Fritz Lang 'in cektigi bilim kurgu filmi olan "Metropolis" filminin Mariasini bile gorduk :)

 

Maria'yi tanirmisiniz :) Ilk unlu robottur o.

 

metropolisrobottv3.jpg

 

Ya daha neler vardi ama aklima hepsi gelmiyor.

crazy mom

Aliskanliklarin Zorlugu!

Birseyleri birakmanin zorlugunu anladigimi saniyorum. Ama hayatta birakmak zorunda oldugumuz seylerin olmasi ne uzucu.

Yada birakabilecek seylerin birakilmasinin bize verdigi kalp agrisi da kotu.

Herkezin birakmakta da kestettigi anlam yuku bir baskasinin kastettiginden cok farkli bile olsa isin ucunda birakmak varsa zor bee...

 

Kimisi sevgilisini birakamaz,

Kimisi sigarayi,

Kimisi aliskanliklarini, sabah kahvesini, aksam cikmalarini, arkadaslarini vs. vs. vs.

 

Ama birde buradan bakacak olursaniz;

 

Benim birakamayacagim bir sey oldugunu sanirdim, "hayallerim" . Ama zamanla hayallerinde zaman asimina ugrayabilecegini anladim hatta bu degisme olumsuz degil olumlu yol aldi. Hirslara burunmus hayattan cikip, daha sade ve daha mutlu edecek bir hayata yelken acmak gibiydi o hayalleri birakip yeni hayallere sahip olmam.

 

Baska; yemek yeme zevkini birakamayacagimi dusunurdum.

"Vay be Gül sen neymissin" dedim kendime :) Ask adami ne hale getirirmis ;) Sevgilinin gozune guzel gozukmek icin yapmadigim diyet ve spor kalmadi :) Ehh!! Bacagimizi bosunami incittik!

 

Sonucta sevgili arkadaslarim aliskanliklari birakmak cok zordur. Ancak bu demek degildirki o aliskanlik sizin sahip oldugunuz ve birdaha olamayacaginiz en guzel seydir. Hayat cok yeni sanirim. Yada ben cok ufagim. Hergun bir oncekinden daha farkli oluyor. Hergun yeni yeni seyler ogreniliyor.

crazy mom

Fransa genelinde yeni bir manifestasyon daha gundemde ama bu sefer ogretmenler boykotta. Unuversitelerde, liselerde, ve ortaokullarda ogretmenler giris kapilarinin onunu kapatip, ve ogrencileri iceri almayip, persembe gunu gecmesi planlanan yeni yasayi protesto ediyorlar... Ogrencilerinde katildigi protesto olaylari gercekten eylenceli geciyor... Eh bizi iceriye almayan ogretmenlerse, dersleri kaciriyoruz diye uzulmeye gerek yok :)

 

Gelelim boykot nedenlerine, Yeni yasaya gore varolan ogretmen sayisinin azaltilmasi dusunuluyor ve olan ogretmenlerede calisma saati eklenecek. Bu demek oluyorki bir anda yuzlerce kisi kendisini issiz bulacak. Devlet kasasinin bosaldigini soyleyen hukumet bence ogretmenleri disariya atacaklarina, var olan vergi yasalarini duzenlesinler, yani % 50'den fazla vergi alinamaz yasasi degisse, kasada dolar, issizde kalmaz kimse.

 

Ogretmenlerimizle hepimiz birligiz simdi. Bu sabah bir kac resim cektim, paylasayim dedim :)

Genel bir bakis, giris.

 

031408081240bz5.jpg

 

 

031408081409we5.jpg

 

 

031408081433gp5.jpg

 

Arkasi donuk olan kiz arkadasim, ogretmenle tartisiyordu :) Cunku projenin son verilme tarihi bugun ve ogretmenler iceriye sokmuyorlardi, ama ondan 10 dakika sonra biz girmeyi basardik :) Projemizide verdik :)

031408081709fx5.jpg

crazy mom

Hayat!

Kalabalik, Insanlar, herkez, digerleri, farkli farkli seyler, anlamlar anlayislar. Secimler, kosusturmacalar, kadinlar, erkekler, hayat herseyiyle tuhaf dimi? Bugun oldugunuz noktaya belki 5 yil sonra sahip olamayabilirsiniz. Bugun hirslarinizla bogusurken, onlarla birseyler yapmaya calisirken yarin arzuladiginiz butun hirslariniza ulasinca gecmise donup hirslar icinde bogulurken sahip olamadiklariniza uzulebilirsiniz. Hayatin kisaliginda aslinda yer verilmemesi gereken tek sey hirs ve dunyada kalicilik hissiyle yasamaktir.

Bu aksam huzunlendim biraz nedense ondan biraz boyle melankoliklestim sanirim. Aslinda guzel bir gundu okulda sadece 3 saat dersim vardi. Sonra projemi tamamen bitirdim, grafikleri ve resimleri transparan uzerine yazdirdim. Bitirmenin huzuru icimdeyken, kotu bir aile haberi aldim. Huseyin abi git gide kotulesmis ve Tulin ablama cok kotu vurmus. Tulin ablamda sinir krizi gecirip hastahaneye kaldirilmis. Siz simdi diyeceksiniz Huseyin abinin zoru ne. Huseyin abi cok harika saygili, buyuyunu ve kucugunu sevip kolluyan, esini cok seven ve yeni dogan ogluna adeta tapan harika bir adamdi. Ve bu adam gecirdigi is kazasindan sonra hafizasini ve butun gecmisini, eski duygularini kaybetti ve tamamen baska bir kisilige burundu. En bastan beri hastahaneye kaldirilmasina karsiydik, aile icinde daha iyi olur niyetindeydik, ama onda hic gayret goremedik. Hata adeta bizleri hatirlamasina ragmen, ilerlemasi gerekirken daha da geriledi. Kendi cocugunu karisindan kiskanip cocugu cok hirpaladi, Zavalli Ali'min psikolojisi oyle bozulmus ki, okulda ogretmenleri gosterdigi siddetli davranislarindan dolayi sikayet ettiler. Sevgiye ihtiyaci olan bu cocugun tek varligi annesi, ve simdi ne kadar da cok korkuyordur. Ali okadar tatli bir cocukki. Gorseniz, sevgilisi bile varmis. Ve bize diyorki " sevgilim yabanci kusura bakmayin :) "

 

Yani sevgili arkadaslarim demek istedigim, hayat oyle tuhaf ki, hic ummadiginiz anda hic ummadiginiz seyler basiniza gelebilir. Bu kisaligi degerlendirin. Ve kendinizi bu fanilige lutfen ama lutfen kaptirmayin. Size tek tavsiyem zevk alin. Aldiginiz her nefesten, her kadindan, her erkekten, dogadan, kucuk kucuk butun mutluluklardan. Ve hayattan alabileceginiz en guzel sey ise sizi olumsuzlestirecek bir ask yasamayi basarmaktir. Ve olmeden bunu bir kez yasayin. BIr kez gercekten asik olun.

crazy mom

Gecenin bu saatinde ne guzelde gidiyor Lucienne....

Bu ses, bu sarki, bu sozler daha ne diyilebilirki bu muhtesemlige...

Butun sinirim gecip gidiyor...

Ahh!! Lucienne bir bilsen dedigin gibi degil cogu sey su gunlerde...

 

3O4BxW206OU

 

Je ne sais pourquoi j'allais danser

A Saint-Jean au musette,

Mais quand un gars m'a pris un baiser,

J'ai frissonné, j'étais chipée

Comment ne pas perdre la tête,

Serrée par des bras audacieux

Car l'on croit toujours

Aux doux mots d'amour

Quand ils sont dits avec les yeux

Moi qui l'aimais tant,

Je le trouvais le plus beau de Saint-Jean,

Je restais grisée

Sans volonté

Sous ses baisers.

 

Sans plus réfléchir, je lui donnais

Le meilleur de mon être

Beau parleur chaque fois qu'il mentait,

Je le savais, mais je l'aimais.

Comment ne pas perdre la tête,

Serrée par des bras audacieux

Car l'on croit toujours

Aux doux mots d'amour

Quand ils sont dits avec les yeux

Moi qui l'aimais tant,

Je le trouvais le plus beau de Saint-Jean,

Je restais grisée

Sans volonté

Sous ses baisers.

 

Mais hélas, à Saint-Jean comme ailleurs

Un serment n'est qu'un leurre

J'étais folle de croire au bonheur,

Et de vouloir garder son cœur.

Comment ne pas perdre la tête,

Serrée par des bras audacieux

Car l'on croit toujours

Aux doux mots d'amour

Quand ils sont dits avec les yeux

Moi qui l'aimais tant,

Mon bel amour, mon amant de Saint-Jean,

Il ne m'aime plus

C'est du passé

N'en parlons plus.

crazy mom

"Dance Me To The End Of Love"

 

7pA5UhNaYw0

Dance me to your beauty with a burning violin

Dance me through the panic 'til I'm gathered safely in

Lift me like an olive branch and be my homeward dove

Dance me to the end of love

Dance me to the end of love

Oh let me see your beauty when the witnesses are gone

Let me feel you moving like they do in Babylon

Show me slowly what I only know the limits of

Dance me to the end of love

Dance me to the end of love

 

Dance me to the wedding now, dance me on and on

Dance me very tenderly and dance me very long

We're both of us beneath our love, we're both of us above

Dance me to the end of love

Dance me to the end of love

 

Dance me to the children who are asking to be born

Dance me through the curtains that our kisses have outworn

Raise a tent of shelter now, though every thread is torn

Dance me to the end of love

 

Dance me to your beauty with a burning violin

Dance me through the panic till I'm gathered safely in

Touch me with your naked hand or touch me with your glove

Dance me to the end of love

Dance me to the end of love

Dance me to the end of love

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------

Guzelligine dans et benimle, yanik bir keman esliginde

Panik icinde dans et benimle, kendimi toparlayip iceri guvenle girene dek

Bir zeytin dali gibi kaldir beni ve baris guvercinim ol

Askin sonuna kadar dans et benimle (Hayatin sonuna kadar)

 

Ahh taniklar gittiginde bana guzelligini goster

Babylon'da oldugu gibi hareket edisni goreyim

Bana yavasca goster hayatin limitlerini (limitlerini bildigim kadariyla)

Benimle askin sonuna dans et

 

Evlilige dans et benimle, dans et benimle

Nazikce dans et benimle ve uzun dans et

Askimiz ikimizden de ustun ve biz askimizdan ustunuz

Benimle askin sonuna dans et

 

Dunyaya gelmek icin bekleyen cocuklarimiza dans et

Perdelerin arasindan dans et benimle, opucuklerimiz eskisin

Siginak cadiri kur simdi, tum ipleri kesik de olsa

Benimle askin sonuna dans et

 

 

Ceviri icin cok sagol V.K

crazy mom

Nedir Sevgi?

Cok degil, azdan yaratmakta guzeldir sevgiyi. Yavas yavas biriktirmek onu.

 

Sevginin icinde bulundugu ufak ufak hayatlar yeni dunyalara yol acan mutluluklar.

 

Gozlerinde dunyayi gormek, kiyilari gormek, onu gormek, durmak dinlenmek....

 

Sevgi, tenin icinde kaybolmaktir, onun kokusuna doyamamak, yastigina, tenine, eline, koluna, burnuna karismasidir onun kokusu....

 

Sevgi, omuzunda uyumak, o an fisildamaktir kulagina onu nekadar sevdigini...

 

Sevgi Seni seviyorum diyebilmektir korkmadan...

 

Ve ben seni seviyorum

 

......

 

...

 

..

 

.

 

 

 

Diyebilmektir sevgi.....!

 

:)

crazy mom

Ben Ben Degilmisim Aslinda

Uc gunden beri kendimle savasirken anladigim tek birsey oldu. Aslinda yillardir cizdigim Gül portresi tamamen yalanmis. Aslinda icimin derinliklerinde benden baska birsey yasiyormus, ve ben icimin derinliklerinde yasayip duran bu seyin karsisinda cok gucsuz oldugumu hissettim, adeta yeniliyorum ona karsi.Bu gucsuzluk oyle birseyki bana kendimi, cok asagilanmis gibi hissettiriyor.

 

Kendimi oyle kotu hissediyorumki, surekli yapmamam gereken seyleri yapiyorum. Sonra cok basit biri oldugumu dusunuyorum.Bu duygudan nefret ettim. Hatta kendimden hic bu kadar nefret etmedim. Kendimi inanilmaz bir sekilde fazlalik gibi hissediyorum. Sanki hic biryere yakismiyorum. Bu duyguyu hissetmemdeki neden nedir acaba? Icimden hic birsey yapmak gelmiyor, ve gozume hersey o kadar bos geliyorki. Daha dun hayatin guzelliklerini anlatan bana bugun neler oluyor. Gulemiyorum ben... Ben hep gulerdim, hep ama. Annem sen gulunce guzellesiyon derdi, ama simdi gulemiyorum. Gulme duygumuda kaybetmis gibiyim...

 

Aklima gelen butun olumsuzluklar oyle bir toplandiki, hatta bir ara sigaranin ne demek oldugunu bile bilmek istediim.

 

Kendimden oyle igrendimki, canimi yakmak istedim...

 

Yok olup geri gelmemek istedim...

 

Mutsuzluk kotuymus, tekrar gulebilmek istedim...

 

Okadar cok sey istedimki bir anda aralarinda secim yapip birini secmemi isteseler hic dusunmeden mutlulugu secerdim...Ona oyle ihtiyacim varki su anda...

crazy mom

Ben Bir Sinemaciyim!

3 saat once resmi bir sekilde 2 haftalik tatile girmis bulunuyoruz. Ama sanirim benim hatam olucakki, cok terelelli giyindigim icin hastalik kapmis gibi bir his geliyor icime, sesimde degisti gozlerde yaniyor, ama sorun degil.

 

Kendimle ilgili konuyu bitirdikten sonra,sinemaya gelelim :) Ben bir sinemaciyim derken, oynuyorum anlaminda degil, olamaz zaten. Nerede bende o yetenek :)

 

Bu yil biraz kotu gecmisti benim icin. Hatta sevgilimden oncesi bir kabustu, akla alinmayacak kotu seylerde vardi. Bende biraz duzelmek, ve kafami rahatlatmak icin. Taksimde tanistigim ve burada abimlerin arkadasi olan bir sinemaci abimle devamli gorusmeye basladim(yazin).Beni basit dugun montajlari yapan arkadaslariyla tanistirdi ve onlara yardim ederek bende biraz ogrenmeye basladim.

Daha sonra kisa metrajli film cekimlerine, yada nerede isleri varsa benide ara ara goturduler. Tabi ben hep ayak isleri yaptim ama asla karsida olmadim. Ama en kotusu ve en kas yapan mikrofonu tutma olayi superdi. Yani sizde ikidebir kamera acisina sokarsaniz gorurum sizi :)

 

Tabi butun bunlar olurken, tek birsey ogrendim. Siz film izlerken aslinda film orada oynamiyor.Sizin gormediginiz ama arkada yasanan hersey daha guzel bir film. Ve ben kamera onunden cok arkadasina hayran kaldim. Sizin bir dakikada izlediiginiz bir sahne tam tamina bir gun aliyor, bu inanilmaz bir sey.

 

Aklima iki yil oncesi geldi;Bir konusmamda, sinemaya karsi cok ilgim oldugundan,ama hala cogu film yada belgesel icin arguman yapamadigimi sadece basit anlatimlara kactigimi soylemistim.Birisi bana, "bir film izleyince hemen o filmi anlatmaya calisman yanlis" demisti, "Yonetmeni arastir. Daha once cektigi filmleri arastir, onun tarzini anlamaya calis. Sectigi oyuncular bile cok onemlidir. Zaten daha cok gencsin zamanla hersey yerine oturur" Uyari nitelinde :) "ve ozellikle sakin ama sakin bir film hakkinda konusurken oyuncunun filmi gibi bir cumle kurma, her kitabin bir yazari oldugu gibi her filminde bir yonetmeni vardir. Yonetmenleri tanimak filmi anlamanin onemli adimidir."

 

Tabi ozamandan bu zamana bu bahsettigim ama adini unuttugum bayanin beraber ugrastigimiz kisa metraji Cannes FIlm Festivaline gitti.Odul aldimi bilmiyorum, ama kendisinin Fransa'daki okulundan mezun ve bir yonetmen adayi oldugunu duydum. Tabi benim boyle bir hayalim yok aslinda, yani sinema benim icin bir hobi hic meslek olarak dusunmedim.

 

Gel gelelim ben verilen ogudu tuttum mu? Bilmem :)

 

Ancak sonuc olarak.Kendi kisa metrajli filmimizi yapacagiz ve gerekli butun parasal yardimi okul temin edecek.

BU yil projelerimiz sunulcak ve birdahaki yil cekimler baslanacak. Ve ve vee ben,mikrofonu tutmayacagim. Ben kafamda tasarladim aslinda, trenle ilgili birsey sunacagim. Trendeki yolculuklari konu alacagim. Hergun her yeni istasyonda degisen insan yuzleri, insanlarin arasinda gelisen degisik konusmalar. Birbirine gulen ama birbirlerini hic tanimayan insanlar. Dunyadan habersiz gibi muzik dinleyen insanlar. Kitap,gazete ve dergi icinde bogulanlar. Uyuyanlar, uyuduklari icin istasyonlarini kaciranlar. Hayatin icinden, icinin ta icinden bir konu sunacagim. Umarim en guzel sekilde olur. Tabi bundan once yonetmenlerle ilgili calismalarim baslamali. Bunun icin de medyatege gidecegim. Pariste birkactane bulunan bir yer. Ve sinema namina herseyi bulmak mumkun, gorsel anlatimli oldugu icin akilda kalici.

 

Neyse cok uzun tuttum bu sefer :)

crazy mom

Sevgilim Ve Ben

Sevgi

Sevgilim

Benim sevgilim

Sadece benim sevgilim.....

 

Ask

Askim

Benim askim

Sadece benim askim....

 

Birgun uyudum uyandim hala gundu...Gece hic olmamisti...Onu gormenin heyecani vardi icimde...Onu gordum...Ustum ortama uymuyordu,disarda cok usumustum...Arabamizin kapisini actim ve en az ismim kadar guzel guller vardi benim koltugumda :)

Aldim, kokladim,optum....Yola devam ettik...Ben icimi isitan heyecanla cevreye bakarken icerisini inanilmaz bir sessizlik burumustu...Isindikca mayisiyordum...Hic susmayan ben,gece gunduz sabah aksam konusan ben...Simdi konusamiyordu...Aklima hicbirsey gelmiyordu...

 

-Nasilsin guzel kiz :) beni uyandirdi daldigim hayallerden...

 

Ve gunler gunleri kovaladi...BIr gun ondan oncekiyle yaris icindeydi biran once bitmesi icin...Ve ben onun gozlerindeki aski gordukce ayrilacagimizin acisi uzerime cokmustu...

 

Sevgilim ve ben, biz bir butun olduk...Gunlerimiz cok guzeldi, hayattan en guzel anlari caldik...Askin getirdigi sevgi,oyle guzel oyle guzelki,bunu her canli yasamali...

 

Anladim ki,insan sevdigi insanin yaninda gecirirse her ani,her saati,her dakikayi omrunun nasil sona erdigini bile anlamazmis...Hayati boyunca hep genc kalirmis....

Haydi seninle saklambaç oynayalım.

Yüreğime saklanırsan eğer,

seni bulmak zor olmaz.

Ancak kendi kabuğunun

ardına gizlenirsen,

seni bulmaya çalışmak

bir işe yaramaz.

crazy mom

Melankoli!

Insanlar cok mu negatif...Ya da surekli depresyon takintilarinda gozukmeyi cok seviyorlar...Belki bu sekilde davranmak onlara "cool" tarzi veriyordur ya da onlar oyle saniyorlardir...

 

Surekli karsilastiklarimin icinde bana en komik gelen, ask acisindan yakinanlardir....Oyle bir arkadasim var,iki haftada bir bana anlatir aglar ama ikinci gun yeni birisi icin aglar...Artik ciddiyede almam...Birde anlamadigim diger sey; su melankoli tavrinda surekli konuyu

tasima geregi...Yani surekli o konuyu baskalarina anlatip,acini arttircagina;cik,gez,eylen,sinemaya tiyatroya git...

 

Guluyorum cunku bende boyleydim....20'yim ya artik buyudum ;)

Birde kendimi ne zaman kotu hissetsem,melegim gelip beni iyi ediyor :) Onun varligi Varligima yetiyor....

 

Yasadigim dunyada,yasadigimiz dunyada cogu insan icinde bulundugu sansin farkinda degil,ve surekli olamayan birsey icin dert yanarlar...Olanlarla yetinmek,ve onlari daha olurlu hale getirebilmek varken,gelecege saplantili kalmak bilmam ne kadar dogru...

crazy mom

Baslik Filan Yok!

Bugun hava cok guzeldi....

Ama nedense benim gunesle aram yok...

Cumalari cok zor...Gun gecmiyor sanki...Ama gunun en komik ve butun yorgunlugu alan kisma sinema dersinde oldu...

Biz hepimiz acliktan migdemisdeki sesleri tempoyla dinlerken sevgili hocamiz cikip girip agzina birsey atip duruyordu :D

Ve bize berbat bir belgesel film koydu...Konusu belli olmayan,baglantilari olmayan yasli bir kadinin surekli ellerini gosterip olume yakinlasiyorum diyip copten yemek toplayan insanlari cekmesi...Yani bunda bir mantik bulmayi birakin,resmen izledigim 1 saat boyunca,slklntidan olduk...

 

Sonra filmin resumesini yaparken,ogretmen anlatmaya baslarken,birden "A orada tilki mi var" tabi zaten toplam 8 kisiyiz kemen hepimiz baktik...Evet okulun bahcesinin icinde bir tilki vardi...Icerden bazilari,vay be nekadar ciddi bir ders,sinifta ogretmenle beraber camdan tilkiye bakiyoruz derken bende,oyle deme asil bundan guzel bir belgesel olur..."Okula gelen tilki" :)Onu biraz izledik,hatta bagzilari abarti,hayal gucunun siniri olmaz ama,onu ogrenci yapti ve agaclarin oldugu yerde kimse onu gormeyince insan olacakmis...Yani gunun son saatinde gercekten cok gulduk...

 

Storyborder ile ugrasan bir adam bize ders verdi...Hosuma gitti diyemem,cunku cizimde cok yeteneksizim...

Ve hayatimin ikinci en komik gunu olmustu...Herkesini tek tek ekrana yansitmis ve bizleri resimlerimizin igrencligiyle rezil etmisti :)

Sanirim sinemada bana dusecek en guzel sey,Senaristlik yapmak olur :)

crazy mom

Ozledim Hemde Cok!

Olumlu ve mutlu olmak guzelde,yoruluyorum sanirim...Cok yoruldum su 3 haftada...

Bazen eve geliyorum,basim sanki catliyacak gibi agriyor...

Iyicene asosyallestim...Onumuzdeki hafta bugun sayisal sinavim var cumarteside dort saatlik Fransizca yazma ve 4 gun sonrada fransizca sozlu...Buda yetmezmis gibi yarin ve cumartesi iki tane matematik sinavim var...Yani bogazima kadar doldum...Ve su Baudelair yok mu beni deli ediyor...Bazi yerlerini anlamak okadar zorki...V.K sagolsun :) Oda olmasa ne olurdu benim halim...

 

Neyse,onumuzdeki hafta,Fransizca sinavindan ciktigim gibi,butun gunumu sinemada gecirecegim...Planladigim 3 filme cumartesi gunu gidecegim...

 

Juno'ya gitmek istiyorum ama umarim kalkmaz,thanks you for smoking filminin yonetmeninden...L'esprit de la ruche ve son olarak P.S i love you...Tabi bu sadece cumartesi gunu icin...Ondan sonraki hergunde birer tane filme gidecegim...Hatta sinemaya giderken metroya binmeyecegim,bisikletle gidecegim...Sonra kaybolacagim....Havada bugunlerde okadar guzelki,Paris sokaklarinda oyle bilmeden gidecegim...Saint-Micheal'de kitapcilari gezecegim,dans eden gencleri izleyip,para vermeyecegim :) sonra arkadaslarimi toplayip havuza gidecegiz...Hayata donecegim ani sabirsizlikla bekliyorum...

 

:)

crazy mom

Hersey Okadar Guzelki!

Sanirim artik herseye cok optimist bakiyorum...Eskiden tavrim surekli olumsuzdu...Sanirim bende kendi aydinlanma cagimi her sekilde yasiyorum...

 

Iste bugun,normalde gec kalkabilirdim ama onumuzdeki sali gunu cok onemli bir sinavim var...Hani ha bire Baudelaire'den yaziyorum ya aslinda onlar calismak amacliydi...Onun siirlerinden birine dusecegim,umarim bu zor ani basariyla atlatirim...Su sinav haftasi bir gecse,icim rahatliyacak...

 

Neyse,bugun bizim apartmandaki birinci katta oturan yahudi bir hanimin evine gittim bana her sali 8 ile 9 arasi ders veriyor...Bende her firsati degerlendiren biri oldugum icin uykumdan verip gidiyorum...Evine ilk girdigimde cok sasirdim cunku,evinin 100m2

oldugunu dusunun,evin her yerinde sadece kitap vardi,tavana kadar uzanan kitapliklar,kutuphanedeki gibi bolumlere ayrilmis ve ev tamamen bir kutuphane....Sanat tarihi ogretmeniymis...

 

Sonra eve geldim...Saatlerce bos bos internette surf yaptim...Sonra cok deger verdigim biriyle konustum ve benden interneti azaltmami istedi,bana bu yaslarimin onemini vurguladi ve kendini lutfen koreltme gul dedi...

 

Aslinda o kadar hakliki...Bende bunlarin farkindayim ama oyle bagimli hale gelmisimki,biraz zaman alacak,ama basaracagim...

Ki bugun bayagi sey yaptim...Yarinki ingilizce sinavim icin 60 kelime ezberledim(son gun ezberliyorum genelde :) ),sonra "new year resolution" icin uzun bir metin yazdim,tam bir sayfa,kimsenin yardimi olmadan hemde B) Sonra ekonomiyi hallettim...Artik karar verdim ekonomiyi ilerletcem,ilgim oldugunu farkettim...Zaten sosyolojide ogretmen mantigimi cok beyendi...Intiharla ilgili bir konu yazdim...Yani Durkheim'in bir dokumanindan yola cikarak....Sonra Fransizcadan da notum cok iyi...Sadece matematik berbat oda onemsiz :angry: Bakkk restpektiff beyy,okadar da kotu degilmis...Sen beni beyen miyorsun ama aslinda okadarda fena sayilmam ;)

 

Kaldigim yerden devam edeyim...Trenden indim...Kendime su aldim...Saate baktim 14:20 idi,dersim 15:30 da basliyacakti,bende otobus yerine yuruyeyim dedim....Guzel geldi,hava hafiften ciseliyordu...Cok guzel bir park var,agaclari dev gibi..Onlarin yanindan gectim,cimlere baktim...Camur olmustu...Yazin bu cimlerde az yuvarlanmadik mi? :)

Okula geldim...Iki saatlik Cografya dersine girdim...Hind diye bir kiz var Sangetha ile beni deli etti...Onun yuzunden birsey anlayamadik...Ama olsun cok da gulduk :P

 

Eve gelmeden once gar'in orada bir suru polis vardi ve bir yiginn ozellikle diyorum zenci vardi...Kesin birseyler olucakti...Ama benim tren gelince izleyemedim:)

 

Veee bu saate kadar ders calistim...Aman tanrim kendimle gurur duyuyorum...Ben ve ders calismak...Sayin V.K. bakin acilmaz kapilari aciyorsunuz...Yapmayin lutfen,ben ders calismadanda basariyordum ;)

 

Konum hersey cok guzeldi ya demek istedigimde tam buydu iste...Insanin onu dusunen birilere sahip olmasi ve onu mutlu etmeye calismasi cok guzel...

 

Olumlu olmak ve bunu yansitabilmekte cok guzel...

Bilmem hayat herseyiyle,iyisiyle kotusuyle,ciktisiyla indisiyle yasamaya deger...

 

Himm!Yine mi konuyu dagittim :wub:

×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.