Zıplanacak içerik
  • başlık
    40
  • yorum
    127
  • görüntü
    57.046

Bu blogdaki başlıklar

KiRaZ

Yarım

Başını kaldırdı ve gözlerini kapattı

sonra soluğunu tutarak yavaşça bıraktı.

gözleri hala kapalıydı,birden uzun zamandır konuşmadığı

tanrısıyla konuşmaya karar verdi.

o ne zaman konuşmak istese ordaydı,ama gerçekte var mıydı?

bir türlü emin olamamak çıldırtıyordu onu..

ama niye inansındı ki

ne zaman yardım istese görmezden gelmişti sözde tanrısı onu..

şimdi niye ona cevap verecekti ki?

hoş, iyi bir dinleyiciydi onun tanrısı ona sessiz tanrı diyordu kendi içinde

korkmuyordu ondan,ona kendini anlatmaktan..

çünkü ne zaman insanlara anlatsa sonucu kırılmak olmuştu,çok terkedilmişti

belki de hiç sevilmemişti.

ama kafasında oluşan sesler ona hep iyi gelmişti.

gerçek huzuru kendi içinde bulanlardı..

huzuru birinde arayacaksan eğer diyordu her zaman için kendinde ara

uzaklara gittiğinde kendinden de uzaklaşıyorsun.

korkar olmuştu kendini teslim etmekten

teslim olacak kimse kalmamıştı.

tekrar soluğunu tuttu sanki her soluğunu tutuşunda zaman duruyor,bıraktığında zaman

akmaya devam ediyordu.

birden hiç aklında yokken çok keskin bir anı saplandı gözlerine

bir kaç cümle,gözlerini elleriyle kapadı

ağlamak istemiyordu.

ne ağlamak ne üzülmek istemiyordu onun için.

o gitmişti,onu yüz üstü bırakmıştı.

kimse onu böyle küçük hissettirmemişti.

olduğu yere oturdu öylece gözlerini tavana dikti bu sefer

kulaklarında göz yaşlarını tutmanın basıncını hissedebiliyordu.

günlerce saatlerce ağlamak istiyordu.

acı hiç mi dinmez? dedi seslice

odasında yalnızdı.

eliyle kendi elini tuttu.

kimsesizliği o an yine anladı.

o duyguyu hatırladı boynunda hissetti o acıyı.

neden bilmiyordu ne zaman o duygu gelse acıyı en çok boynunda hissederdi

acı orada kitlenir kalırdı saatlerce

yaşanmışlıkları fazla yoktu.

ama diğerlerinden farkı bu sefer güvenmiş olmasıydı.

onda kendini görmüştü

o da ona bunu söylemişti

yalan mıydı?

yalanı hiç sevmezdi, özellikle onu etkileyen yalanları

durdu hareket etmeyi kesti, başını yere koyup uzandı

gözlerini kapattı,beni duyuyorsan ve varsan onu bana geri getir dedi

senden tek istediğim bu.

"sana inanmayı istiyorum onu bana geri getir." sessiz sessiz bu cümleyi tekrarladı

yerinden kalktı sevdiği koltuğa oturdu pencereden geçenleri izlemeye başladı

kafasındaki karışıklığı bütünüyle ellerinde görebiliyordu.

ellerini seyre daldı bu sefer.

hiç kavrayamadığı ellerini düşündü onun

hafızası silikti.

ama az çok hatırlayabiliyordu hala.

ne zaman hatırlasa ellerini ellerinde hayal ederdi

köşesine çekilir o oradaymış yanındaymış gibi davranırdı

deliceydi bu ama onu rahatlatırdı.

Birlikteyken kendini rahat hissederdi bu yüzden o olmadığından beri

kendini sakinleştirebilmek için yanındaymış gibi davranır, içinde bu sefer onu rahatsız eden sesleri

sustururdu.

o onu iyileştiriyordu belki de o yüzden kendini bu kadar muhtaç hissediyordu

birbirlerine iyi geliyorlardı en azından o öyle olduğunu düşünüyordu.

gittiğinden beri o varken ne kaybolmuşsa geri gelmişti

hastaydı, mutsuzluk hastası.

yorgundu yatağından kalmak istemiyordu.

ona mutluluğu o vermişti

o mutluluğu hep ondan istiyordu başka kimsenin onu mutlu edeceğine inanmıyordu.

bir daha öyle hissedememe ihtimali onu daha çok hasta ediyordu.

gülemez olmuştu.

aklından onu çıkartamaz olmuştu.

yanında onu taşımadığı an yoktu.

solunda taşıyordu onu, sol yanında.

minik bir ağırlık..

istediği zaman sesini duyabilecek kadar yakınındaydı.

sesi öylesine huzurluydu ki, ona güven duymasını sağlayan oydu.

gözlerini hatırlamak istemiyordu.

gözleri içten bakardı ve bu onu utandırırdı.

güven duymamak imkansızdı o gözlere yenilmemek için hep gözlerini kaçırırdı.

ikisi de korkmuşlardı.

dengesizlik ikisinde de vardı.

böyle bir benzerlik onları dengeleyememişti.

hep kendini telkin etmekten yorulmuştu.

bitap düşmüştü artık,her gün zorla kalkıp güne başladığında onu anlayan birini istiyordu

o ona onu anladığını bir kaç kere dile getirmişti.

herhalde en mutlu hissettiği anlarıydı.

çünkü daha önce kimse seni anlıyorum dememişti yani anlamayıp anlıyorum diyenler olmuştu

bu onu hep hayrete düşürürdü anladıklarını söylerler sonra da aksini öne sürerlerdi

ona muhalefet olur,yaptıklarının yanlış olduğunu ona kabul ettirmeye çalışırlardı

o yüzden anlaşılma çabasını çoktan geçmişti çünkü her insan ona hayal kırıklığı olmaya başlamıştı

daha fazla bunu kaldıramazdı zaten yeterince mutsuzdu

onu ilk gördüğünde bir şey hissetmişti içinde ne olduğunu bilmiyordu

hala da çözememişti.

içinden gülümsemek gelmişti ona,konuşmak zorunda değilken onunla konuşurken bulmuştu kendini daha ilk tanıştıklarında

yakın gelmişti ona çok ve henüz neden olduğunu bile bilmiyordu

onu tanımaya başladıkça parçaları birleştirmişti

hiç aklında yoktu birini bu kadar sevmek henüz azıcık tanıdığı birini

hatta kendine yakıştıramıyordu bile

yine kalbini kaptırıyorsun ama neden olduğunu bile bilmiyorsun diyordu kendine.

özgürlüğüne çok düşkündü ama onun için bundan vazgeçmeye bağlanmaya hazırdı

derin bir nefes aldı.

anılarını hatırladıkça değiştireceğinden çok korkuyordu.

aslında hiçbir saniyeyi değiştirmezdi çünkü geçirdikleri her saniye kusursuzdu.

ona öyle geliyordu

söylememesi gereken bir şey söylemiş gibi hissetmiyordu

ne söylediysede o gittiğinde bile arkasındaydı.

pişman değildi,seviyordu çabuk söylemişti ama ona hayır diyemezdi zaten

birden onun yanında olduğunu sanarak onunla konuşmaya başladı

bunu gün içinde sık sık yapıyordu,gördüğü bir şeyi ona anlatıyor kafasında onunla konuşuyordu.

olayın seyri hiç iyi değildi belki de ama o şuan hayatının en büyük facialarından birini atlatmaya çalışıyordu

o yüzden kendine bir nevi izin vermişti.

onu unuttuğunda herşey eski düzenine geri dönecekti.

ama onu unutamamaktan korkuyordu

böyle kalmaktan korkuyordu.

kimseye söylemeye cesaret edemesede bıraksalar onu şimdi arar,ilk gördüğünde boynuna atılırdı

eğer bir adım atsa o ona 10 adım giderdi

gururunu hiçe sayardı,ve bundan asla pişman olmazdı

nasıl olsundu?

onu sevdiğini varlığında hissedebiliyordu.

durduk yere ismini söyledi

tınısını unutmuştu nasıl söylendiğini

adını çok severdi

onun gibi farklıydı.

onunla ilgili neredeyse herşeyi sevdiğini farketti

küçük detayları bile,

yüzü onun için mükemmeldi

üstelik yakışıklı bile denemezdi ona

onun gözünde kimse daha iyi olmamıştı.

onun için yaratılmışlığın izlerini taşıyordu tüm bedeninde..

birden o çok sevdikleri şarkıyı kulaklarında duydu.

mırıldanmaya başladı kafasındaki sese eşlik etti

o bu şarkıyı nasıl söyler diye hayal etti onun sesinden bu şarkıyı dinlediğini düşündü

ona şarkı söylemesini çok istemişti

o şarkı söylemeyi çok severdi bir iki kere şarkı söyleyişini duymuştu

ama o anlarda diğerleri gibi siliklerdi

hatırladığı kadarıyla onun dünyasını ters yüzden eden saniylerdi şarkı söylediği zamanlar

ona eşlik etmek isterdi

kulağına sevdiği şarkıyı fısıldamak isterdi ne yazıkki onun sesiyle yarışamazdı ama

umursamaz diye düşünüyordu.

çünkü onun sesi güzel olmasaydı da onun sesini sevecekti diğer geri kalan ne varsa sevdiği gibi

kimse tarafından böyle sevilmek istememişti

onun sevgisini istiyordu,tek olmayı

başkası olsa umrunda olmazdı

ama ilk defa ait olmak istemişti

onu kaybetme korkusunu aklına getirmek onu yatağa düşürüyordu

onu kaybettiğinde de zaten başına gelen buydu.

kendini hem sevmesine hem nefret etmesini sağlıyordu o.

kendini ne zaman sevse onu da sever

ondan ne zaman nefret etmek istese kendinden de nefret ederdi

benzersizlerdi ama birbirlerine benzerlerdi.

onun onu özlemediğinden neredeyse emindi.

aklına gelmiyordu bile paranoyaları bütün gün içini kemirirdi.

ama düzelemiyordu,düzelirse en büyük parçasını kaybedecekti.

hem düzelmek istiyor hemde onu tamamen kaybedecek olduğu için düzelmekten korkuyordu.

odasına gitti,yatağına yüz üstü uzandı.

ne zaman olayların içinden çıkamayacak ve sesleri susturamayacak olsa

gider yüz üstü yatardı.

ve ağlayabildiği kadar ağlardı.

saçları, düz akması gerekirken yüzünün üstüne yattığı için ıslanırdı.

bundan nefret ederdi ama başka türlü sesinin duyulmasından korkardı.

gecenin karanlığı ne zaman uğrasa odasına o da içinin karanlıklarına dönerdi

gündüz olduğundan daha kötü olur ve tüm umutsuzluklarının başına üşüşünü duyardı.

şimdi onu arasa belki kaçıp giderdi olduğu yerden

ona hala güvenebilecek kadar seviyordu.

kimse böyle yapamazdı biliyordu.

ve kimse onu hala neden sevdiğini anlamıyordu,anlamayacaklardı da.

işin kötüsü ne zaman anlatacak olsa içindeki kördüğüme yakalanıyordu

kelimeleri karıştırıyor uykusuz kaldığında olduğu gibi dili dolanıyordu.

insanlar gelip geçici bir şey olduğunu muhtemelen bir takıntı adını koyup onu onunla baş başa bırakıyolardı

o da bunu istiyordu,yalnız kalmak.

kafasında bile olsa onunla yalnız kalıp düşüncelerini sadece onunla paylaşmak.

onun her zaman için ona söyleyecek bir şeyleri vardı sessiz kalmazlardı.

----------------------------------------------------------------------------------------------

KiRaZ

Gül

Burnumda o lanet olasıca kokun var

ve gitmiyor aklımdan bir türlü yüzün

dünya gözlerimde parlak

ama kalbim kapkaranlık

sözlerim dilimde pişmanlık

düşünceler boğucu, yoğun

ve yeşile boyalı sabahlarım

korkulu yaklaşımlar zamanı

endişe veren ayrıcalık

yaralayan suskunluk damalarımızda akıyor

hatıralar hala yeni

ve yaralarımız hala açık

kaybetmenin verdiği hırsla daha saldırganlaştık.

rüyaların getirdiği ağlayış

ve seslerin yarattığı hüzün

sarıya boyalı gecelerim

yakınlık yakıcı,tehlikeli hatta ulaşılmaz

konuşmak büyük metanet gerektirir

göz göze gelmek utanç verici,yasak

şüpheli yüzler başka uğraşlar bulun artık!

alaycı kahkahalar çınlarken surat asmak da ne?

sen gül,hep gül.

KiRaZ

Rol

Biliyorum hayat her zaman planlandığı gibi gitmez

ve dilekler her zaman gerçekleşmez

insan bir çok şeye üzülebilir ama

insanın canını en çok sevdiği insan yakar bunu herkes bilir.

Ama bazen bilmek neye yarar ki

hata yaptığını bilirsin ama o hatanın daha da üstüne gider BİLE BİLE yaparsın

içindeki o ses yükselir yine.

ama öyle kırgın öyle yorgunsundur ki

hatalarına bir yenisini eklemek senin için önemsizdir

geriye dönüp baktığında pişmanlıklarından biridir işte

zaten elinde topluca vardır bir kredi kartı faturası gibi sürekli kendini hatırlatan

belki de ödeyemediğin

pişmanlıkların hayatın boyunca sana geri döner

onlarla yaşamayı öğrenmeli fakat onları tam anlamıyla benimsememelisin

Hayatın boyunca yanında,sol göğsünde taşıdığın şeyin sana hatırlattığı ama

sana geri dönüp dönmeyeceği belirsiz olan da bir duygu var hani;SEVGİ

Nasıl bir duyguysa sevgi,herşeyi bilirsin ama sevgi nedir çözen oldu mu ?

yoğun,derinden nasıl bir şey herkes kendine göre tarif edebilir belki fakat

kim nedenini açıklayabilir?

sevgininde çeşitleri vardır kendince;

koşulsuz sevgi,karşılıksız sevgi,bitmeyen sevgi...

koşulsuz sevgi ne şimdi çocuğuna annene babana duyduğun sevgi mi yoksa

hayatının aşkına duyduğun mu?

sevginin en sevdiğim yanlarından biri de bu işte

herkes "sevgi"yi kime ve hangi çeşitinden yakıştıracağını kendi belirliyor

bir nevi hediye almak gibi sanki değilmi ?

Sevgi de sönüp gider mi ?

BENCE-HAYIR neden mi ?

siz sevginizin azaldığını düşünürsünüz

artık onu sevmiyorum dersiniz ama bir duygu olduğu yerden uçup gitmez işte.

Aklımız daha çok da kalbimiz oyun oynar bize saklar koyar kutulara

olur ya bir koku duyarsınız

ağlarsınız nedensiz yere

hah o nedensiz değildir işte o sevginin kilitli olduğu yerden bir anda açığa çıkmasıdır

Unutmak yoktur belkide olabilir mi ?

Bu da hayatın en büyük yanılgılarıyla buluşturur bizi

SANMAK,VARSAYMAK.

şunu diyin şimdi kendinize: seni unuttuğumu varsayıyorum

nasıl büyük bir rahatlama değil mi ?

şimdi bunu uzunca bir süre tekrarlayın ROLÜNÜZE alışacaksınız ve sanacaksınız.

taklit ederek acıyı hafifletip aklınızı başka şeylere yönlendirip düşünmemeyi seçeceksiniz

yani rolünüzü iyi oynarsanız UNUTTTUĞUNUZU sanacaksınız herşey bundan ibaret

yani unutabilirsiniz ya da sanabilirsiniz,sevebilirsiniz koşulsuz, karşılıksız, bitmemecesine,

pişmanlık duyabilir,hata yapabilirsiniz.

Ama UNUTMADAN bunlar rolünüzün bir parçası

UNUTMAK,UNUTMAMAK size kalmış.

KiRaZ

Kenny G Inspires Me All of a Sudden

Benim olma istemiyorum

zaten artık neye yarar

ama bak dikkat et

yanımda olma demiyorum

ol yanımda benimle birlikte

seninle gülmeyi özledim

eskisi olabilir mi bilinmez

ama denemeye değer.

 

hep demez miydin sen bana

herşey en beklenmedik anda olur diye

ben bunca zamandır ona sığınıyorum işte

hiç beklemediğim bir anda karşıma çıkıcaksın

ve konuşacaksın benimle

belkide arkadaşça bir selamlama

ama gözlerinde acıyı görebilecek kadar da keskin duygularla

 

son zamanlarda düşünüyorum

acaba beni üzdüğünü fark ettin mi diye

elimde değil

her neyse

sana açıklama yapmak zorundamıyım ki sanki

benim neyim olduğuna karar veremiyorum zaten

sevgilim olmadın evet

arkadaşımdın bir zamanlar

e arkadaşız demiştin bana

ama son yaptıkların hiç desteklemiyor bu sözlerini

zaten hangi iki arkadaştan bir tanesi sever delice diğerini?

belkide ben şimdi adını koyamıyorum ama sen çoktan ortada ikimizin

adına hiç birşey olmadığına karar verdin

ama ben nerden bileceğim

konuşmuyoruz ki!

 

yaptıkların haksızlık mı bana ?

yok sanmıyorum sen sevmek zorunda değilsin ki beni

ama ben seni sevmek zorunda hissediyorum kendimi

zorunlulukta değil aslında

seni sevmek istiyorum sürekli

seni her gördüğümde sevme ihtiyacı duyuyorum ve

inan kalbim acıyor sevgiyle

seni diğerlerinden farklı yapan bu belkide

sen kendini sevdiriyorsun bana !

üstelik hiç birşey yapmadan

tamam tamam itiraf edeceğim

en çok bakışların ve gülüşlerin sev beni diyor

eh senin önünde boynum kıldan ince hemen dinleyiveriyorum seni

 

ah birde bilsen bunları benden kaçarsın herhalde

ee ne yapalım sevmek böyle

karşındakini sevginle kaçırabilmeyi bile göze alabilecek kadar cesur bir duygu bu

cesur demişken

ben cesur muyum sence

e seni sevdiğimi söyledim ya

kabul kabul yüzüne çok da bakamadım belkide

olsun söyledim ya nihayetinde

karar verdim cesurum ben

ve gururumu önemsemeyecek kadar da seviyorum seni

yoksa göze alabilir miydim tüm bunları

ya da yazabilir miydim şimdi sana şu sözleri

böyle biriyim ben

karşında hem korkak hem cesur,gururlu ve gurursuz

peki ya sana ne demeli ?

sen sen sen benden de korkaksın.

seni anlatan kelime bu olmalı; korkak

ama sevgi dolu

belkide kibar

kimi zaman çokta kabasın aslında

ama ben onu görmezden gelicek kadar umursamazım işte

burda bitiyor herşey.

iki insanın özellikleri birbirini tamamlıyorsa,

iki insandan sadece biri öne çıkmıyorsa

o iki insan bence hemen sevmeliler birbirlerini

söyle şimdi biz öyle değil miyiz?

 

tamam uzadı bu..

susuyorum az kaldı

ama susmadan önce bil ki

seni seviyorum.

 

Kenny G - Havana

KiRaZ

Bilmem

 

 

 

Nolur Tanrım bu ben olmayayım

nolur bu değişikliklerle başa çıkamıyorum

ya da bu düşüncelerden niye kurtulamıyorum

aklımdan attığımı sandığım her an niye tek düşünebildiğim

yine niye aynı şeyler?

Tanrım dünya mı karanlık yoksa ben mi?

neden herşeyin üstünde bir duman var?

benim mi gözlerim dumanlı?

İnanın böyle olmak istemiyorum

hiçbirşeyden zevk almayan herşeye burun kıvıran

ama hayattan zevk alırsam kendime duygularıma ihanet edermişim gibi geliyor.

bunca zamandır inandıklarım neden karşımda paramparça oluyor,aklım hiç almıyor.

herşeyin yıkılışını izlemek belkide bu denli karartan beni.

üstesinden gelemiyorum.

gelmişim zannediyorum sonra tekrar başa dönüyorum

ve sanki bu daha da yıkıyor içten içe,

ben herşeyi sadece zannediyorum

belki de hatam bu zannetmek,sanmak

olmayan şeyleri görmek.

varolmayan duyguların olduğunu düşünmek.

hep görmek istediğim gibi görmek

gerçeği her zaman reddetmek.

hatalarımı bildiğim halde devam etmek.

bunları yazabilmek ama sonrasında yine aynı şeyleri düşünmek

eskiden yaşadıklarımı düşünmek

zamanı geri almayı istemek

hep bir bulutla yaşamak düşüncelerimde

çok gülersem ağlayacağımın düşüncesi.

kendimi böyle alıştırmışım..

Tanrım gülmek istiyorum çok gülmek istiyorum

ama sonrasında güldüğümden fazlasını ağlamak istemiyorum.

 

 

http://www.youtube.com/watch?v=cmvef-I0nyY

KiRaZ

İhtimaller

Eğer biz birbirimizin kaderinde var isek

mutlaka bulacağız kendimizi birbirimizde

seni kazanacağımı bir şekilde biliyorum

sana aidim farkediyorum.

Biz yalan olamayız seninle

Güçlü bir duygu bu kendini inkar ettirmiyor.

İçimden ele geçiriyor beni,anlayabilirsin sende belki zamanla

Raslantı ya da tesadüf de ikiside değil aslında..

ikimizde kesişen kaderin bir parçasıyız.

Seni sevmem bir raslantı olabilir mi ?

Kendiliğinden oluşan bir duygu muydu bu ?

sen bunu herkese yapar mısın yoksa?

Bu bizim dünyamız değil mi?

Ben dünyamı senin üstüne kurmak istiyorum

tüm dünyam sen ol istiyorum.

ama bende senin dünyan olmalıyım

evet büyük bir dilek bu,gerçekleşeceği henüz belli olmayan.

Eğer senin yüzünü okuyabilseydim,eğer..

ya da ne bileyim beni seviyor musun diyebilseydim.

içime attığım her kelimeyi seninle gerçekten paylaşabilseydim.

Biraz cesaretimi toplayabilseydim..

eğerlerim ne kadar da çoğalmışlar böyle..

korkuyorum ölesiye belkide.

ihtimaller her zaman korkutmaz mı insanı ?

kötü ihtimaller aklımdan çıkmıyorlar.

Ama sen bana birşeyler hissettirmesen bende hissetmezdim ki.

özür dilerim yine kendimi kandırmaya başladım işte.

Bu da senin yan etkilerinden biri herhalde.

Gerçekten nasıl anlamazsın ?

Ben belli ettiğimi sanıyordum bunca zamandır.

Korkularımla yüzleştim işte.

Tüm yakarışlarımı sana yazıyorum.

Ve gözlerini her görüşümde korkuyorum.

Bana sevgiyle bakıp bakmadıklarını kestiremiyorum..

Hep iyiyi ister aslında kalbim..

ama kötülükler peşimi bırakmadı ki mutluluğa kendimi inandırayım

mutluluğun varlığıda bir ihtimal değil mi ?

Kendime ait bir çok şeyi kaybettim.

Sen de bunlara dahil ol istemiyorum kazanırsak bir şeyi mutlaka kaybederiz ya.

Hayat sıralamayı hep yapıyor..

iyi birşey olursa kötülük hemen arkasından geliyor..

Asla hiçbirşey güzelliğiyle gitmiyor..Bozulacak bunun üstüne yeminler etmiş adeta

ama sen olursan yanımda bu olmayacak biliyorum bozulacak yeminler ve sen herşeye iyi geleceksin.

Herkesin bir ilacı vardır ya benim ilacımda sensin.

http://www.youtube.com/watch?v=6W9IsPkHA5E

KiRaZ

His

İnatçı gülüşlere sahibim

ama kendime kızmıyor da değilim

herşeye bir gülücük kondurmak

o kadar da doğru gelmiyor bana

özellikle içiniz kan ağlıyorsa..

ellerinizden tutacak kimseniz yoksa hemde..

fakat hissettikleriniz sizi hissizleştirir..

yaptıklarınız artık sizin günahlarınız değildir.

sizden çıkar herşey..başınızdan çıkar..

duyguları hissedememek ?

parmağımı bu soruna değdiriyorum..

maalesef,tık,ses,ürperti..yok

bir boşluk misali yayılıyor içime.

böyle bir çaresizlik

yeniden hissetme arzusu

ama onu bile hissedemiyorsunuz.

bir koku..

ve anımsıyorsunuz..

o anda işte o anda

kaynar sular dökülüyor başınızdan aşağı..

ama siz sadece döküldüğünü biliyorsunuz,hissedemiyorsunuz.

zaman geçiyor alışıyor ruhunuz buna..

ama kalp kabul edemiyor..

hergün daha da yorulan,

hergün biraz daha yavaş çarpan kalbiniz

isyan ediyor buna, ayaklanıyor..

içiniz uyuşuk aldırmıyorsunuz..

ne yapmalı şimdi ?

kendinizden vazgeçemiyeceğiniz kadar,bunları yaşamayı da kaldıramıyorsunuz

o vakit sizin hissettiklerinizi bilen birini buluveriyorsunuz

derdinize derman yaranıza ilaç oluyor o insan..

yinede buruk yanlarınız var ama iyileşiyorlar sanki..

izleri kalacak değil mi sadece ?..

farzı misal diyorsunuz içinizden

bırakıp giderse beni bu arkadaş..?

ben ortada kalmazmıyım..

boşluğumda kendimi yeniden bulmazmıyım..

tutunacak dallarınız elinizde çıtırdarsa naparsınız..

peki ya kırılıverirse.

bir parçası kayada sağlam diğeri elinizde

boşluğunuza uçurumunuza yeniden düşerseniz??

bunları düşünmeye daha erken değil mi ?

değil! eğer düşünmezsek geç olacak saat 12'yi vuracak

bir bakmışsınız elinizde dalınız camdan ayakkabılarınız elinizde tek kalan

balkabağıda arkanızdan geliveriyor..

ne çığlıklarınız ne de ağlamalarınız kurtarır sizi

sonra birden bir şimşek beyninizde, anımsıyorsunuz

siz hissizsiniz yere çakılsanızda hissetmezsiniz..

KiRaZ

Bir mucize onun adı

Geldiğinde titriyordu minik patileri

korkak bakışlarıyla baktı bana

minik burnuyla kokladı her yeri..

annemi annesi bildi..

sarıldı bize..

bir mucize onun adı

neşe ve uğur getirdi..

ah bir de ısırmasa..

uykunun tadını çıkartıyordu her dakika..

uyumaklı oynamaklı..

günler geçiyor..

büyüdü kocaman oldu..

her sabah minik patilerin koşturma sesiyle uyanmak

uzandığınız yerde gülümseyerek yataktan kalmak nasıldır bilebilirmisiniz?

Ya da başınıza gelip ısıralarak uyandırılırsanız..?

öyle bir can ki o,

o bir insan gibi..

her şeyleri öyle iyi biliyor..

yumuşacık tüyleri gurul gurul bazen..

hele bir de minik nefeslerini duysanız..

uyurken kulağınızı burnuna dayayıp dinlemek..

öyle bir can ki o...

bir mucize onun adı..

annesini,kardeşlerini hatta babasını evimizde buldu..

sıcacık,yaramaz ve akıllı..

bazende saklanıyor..

korkacağı şeyler olacak tabi..

işte o zaman alıyorum onu kucağıma

sımsıkı sarılıyorum ona..

korkusunu paylaşıyorum onunla..

aynı bir kardeş..

sadece tüylü bir kardeş..

bakışları tarifsiz..

demek istediklerini anlatıyor o gözler..

kızgınsa kömür karası..

mutluysa su yeşili..

peki ya kulaklarına ne demeli ?

minik kafaya küçük kulaklar..

bir kediyi bu kadar tatlı yapamazdı..

cinsi mi? bir cinsi yok onun,

güzel bahçelerden koptu geldi o..

ah onun koşturuşları..

ah onun kaçışları.. öyle bir can ki o

bir mucize onun adı..

 

 

 

dsc05276l.jpg

KiRaZ

Neyim ki Ben Şimdi?

Asla vazgeçemiyorum şu inatçı halimden..

tutundukça bir şeye koparmalıyım diyorum sinsice..

doğrularım benim doğrularım.. kulak asamam ben kimseye..

ben eleştiriyi sevmem..olduğum gibi kabul görmeyi severim..

hep sorgularım olan biteni.. ben buyum çünkü..

konuşurum hep..sorguladıklarıma cevaplar ararım..

kendimle konuşurum yanlızsam..

düşüncelerim içimde hiç susmazlar benim gibi..

asla boş duramaz ellerim, mutlaka bir kalem tutacaklar..

bir sayfa olmalı önümde dökebilmeyim hissettiklerimi

tasasızımdır bu yüzden, gelip geçicidir herşey benim için kağıda yazdıysam eğer

severim çok şeyi..ama elimin tersiyle ittiğim ne de çok şey vardır bir bilseniz..

ben kendim olabilmeliyim, her zaman mutlaka aynaya baktığımda evet bu benim diyebilmeliyim!

gözlerim haykırabilmeli her zaman evet,bu sensin! diye..

boyalıdır benim tırnaklarım uzundurlar,canımı yakanları köşe bucak ararlar..

durmaz kalbimin atışları hissederim ben onları hep..

gözlerimde görmeyi sever her insan gibi..gördüklerimi anlamayı severim ben..

anlamadıklarımı bir kenara iterim sonra nasıl olsa anlarım diye..

kafa yorarım kimine kimiyse kenarda kalır öylece.

unutmaz hafızam söylenenleri, hep yazar kaldırır raflara..gerektiğinde çıkartırım..

mutlaka hatırlarım kokuları.bir anda geliverirler burnuma o anı yaşarım kokunun ani gelişiyle..

mekanları kayıt ediverircesine beynim hiç çıkmazlar aklımdan..ufak detaylara takılır içimde birşeyler..

ben affetmem hemen öyle insanları..bi kere yapıldıysa bişey onun üstüne damga olmuştur o..

yüzünü her gördüğümde onun yaptığıyla hatırlarım..

dalamam uykuya ben hemen, düşünür dururum bomboş gelecek günleri hayal ederim ve bir kere uyudummu da

kalkmayı hiç beceremem..

Tutamam içimde söyleyceklerimi bilmeli karşımdaki içimdekileri.. ne olurum ben sonra..yaşayabilirmiyimki?

Şimdi söyleyin hadi ben neyim ki ?..

KiRaZ

Rüyanın en güzel yeri .

cloudsb.jpg

Birazda düş kattım

hayatıma

ihtiyacım vardı

maviliklere beyaz bulutlara

deniz kokusuna ihtiyacım vardı

çıkarttığım kanatlarımı

taktım yeniden kollarıma

sonsuzluğun ötesindeki

bulutlardayım..

damarlarımda rahatlık ve

özgür olmanın huzuru

akıyor kesintisiz

düşünceler yok içimde

bomboş..

Dönme vakti gelmeyecek

ben buradayım artık

ruhum istediği yerde.

Rüyanın en güzel yerinde

gibi hissediyorum kendimi

hiç kaldırılmayacağımda üstelik

Mükemmeliyet bu olsa gerek..

Sınırlar,engeller yok

beyaz heryer.

KiRaZ

Hani bazı anlar gelir her şey bitti dersiniz,

ne nefes kalır ciğerlerinizde,

ne de içinizde can, yapamazsınız.

Sonunu bulur dünya, gözünüzde döndüremezsiniz eskiyi, ışıklar kapanır, sesler kesilir.

O duygularla güneşin gelip gelmeyeceğini yoklarsınız, ellerinizi birleştirip bir destek beklersiniz.

Yoktur size uzanan eller ve asla düzelmeyeceğine inanırsınız,

ne ümitler kalmıştır içinizde, ne de hayal kuracak güç. Geri dönüşü yoktur geçmişin, geleceğinizde yaşarsınız, ama siz hatayı işte burada yaparsınız.

Siz hayallerinizi ateşe verip, umutları yok edip iyileşeceğinizi sananlardansınız.

Siz yanlış yapanlardansınız, tanıdım sizi, yakınımdasınız hep.

Özellikle selam vermediğim, başımı çevirip gittiğim sizsiniz değil mi?

Çıkardım bu acılı yüzü şimdi, aşinayım size.

Tanışmasak da aslında adım gibi biliyorum sizi.

Dostunuz değilim, unutmayınız bunu, çünkü siz kaybolup unutulanlardansınız.

Mutluluk geldiğinde karanlıklara gömülecek, gelmemek üzere buradan göçüp giden olacaksınız.

İzleriniz kalamayacak kalplerde, omuzlara bindirdiğiniz yükler hafifleyecek, acılar gözlerden silinecek,

tek başınıza çığlıklar atarak uyanacaksınız.

Ne bir anne şefkati ısıtacak kalbinizi, ne de sevileceksiniz bizim gibi.

Siz artık olmayacaksınız.

Haydi şimdi götürün ellerinizi ceplerinize ve bize ışığımızı, umutları, rüyaları geri verin istemiyoruz karanlığınızı.

KiRaZ

Kuzguna yavrusu ceylan gözükürmüş ya, bende annemin ceylanıyım biliyorum.

Kazanma şansı bu kadar az olan bir yarışmada birinci olma şansımın çok çok az olduğunu biliyorum.Kendimi çok güzel bulmuyorum ama çirkin de bulmuyorum en azından kendimle barışık olduğumu biliyorum çok az bir puanla da çıksam üzülmeyeceğimi de biliyorum.Bu yarışma sadece özgüvenime katkı sağlayacak...

Yarışmadan annemde bahsetmişti,okuyanlar hatırlarlar:

 

http://www.turkish-m...-elini-amerika/

 

ama tabi dereceye girip Amerika'ya gidebilirsem büyük bir hayalimde gerçekleşmiş olacak çünkü şu anda başka bir şekilde bu hayalime uzanmamın imkanı yok.

Küçüklüğümden beri kendi ülkem dışında olan insanları ve ülkeleri hep merak etmişimdir ,yurt dışında okuma isteğimde bu yüzden sanırım.Ben bir Türk genciyim ama onun ötesinde bir Dünya insanı olduğumu da düşünüyorum ve bu yüzden de yaşadığım Dünya'yı karış karış gezip görebilmeyi isterdim.

 

Eğer hayalime katkıda bulunmak isterseniz ve hayalime doğru uzanmama yardımcı olursanız sevinirim.. Bunun için tek yapacağınız aşağıdaki linke tıklayıp

üye olduktan sonra bana oy vermek smile.gif

 

Dipnot:Siteye üye olanlar bana hergün bir adet oy atabilirler :sorcerer: ayrıca da şu annemi alın başımdan bende yarışmacı olucam deyip duruyor :D

 

Sevgiler Saygılar

 

Hayallerimin Anahtarına bu linke tıklayıp ulaşabilirsiniz smile.gif

KiRaZ

Gözyaşları

little-girl-crying.jpg

pürüssüz yüzümde süzülen

sulu taneler

anlam veremiyorum

neden ağlıyorum

soğuk ellerimi götürüyorum

gözüme,elimdeki ıslaklık

evet ben ağlıyorum

nedensiz

koydum başımı yastığa

herşey bir rüya şimdi

kalktığımda ne gözyaşları kalacak

ne de ıslaklık

hepsi geçecek

izler bırakır mı yüzde gözyaşları

aynaya bakınca anlar mıyım acaba ağladığımı

gözlerimde istemem ben kızarıklar

ve istemem şiş göz kapakları

istemem ıslanmış kirpikler

hayır,ağlamıyorum ben

ağlayamamda..

üstelik de nedensiz.

 

-Birden bir ilham geldi bana :lol:

İlahamı getirende bu şarkı ;http://www.youtube.com/watch?v=mvAn8PzM-c8

KiRaZ

Eyvah Kardeşim Papağan Oldu ! =D

Dün gece uyumaya gidecektim ama biliyordum ki yine tek başıma korkacağım, nedensiz aklıma bir sürü şeyler getirip huzursuzluktan uykumu kaçıracaktım.O yüzden kapımı açık bıraktım ki annemle kardeşimin seslerini duyup kendimi rahatlatayım. Ben böyleyim kimi zamanlar öyle korkuyorum ki gidip nefes alıyorlar mı diye kontrol ediyorum hepsini.

 

Eğer babamın horlaması kesilirse içime bir kurt düşüyor, annemin bilgisayarından ses gelmiyorsa binbir türlü şey düşünüyorum. Artık bir saplantı haline geldi sanırım..

 

Neyse kapımı açık bıraktım birde ne duyayım annem ne derse kardeşim tekrarlıyor, gülümsedim. Aklıma geldi bende bunu küçükken yapıp annemi nerdeyse ağlatacak duruma getirirdim.

 

Annem:

"hadi uyu artık,gözlerini kapa alp" alpte aynısını tekrarlıyordu:

"hadi uyu artık,gözlerini kapa alp"

"kızıyorum ama bak artık"

"kızıyorum ama bak artık"

"hihihihihiiii"

"hihihihihiiii"

"offff alpppp"

"offff alpppp"

 

Evet sinir bozucuydu bir o kadar da komikti.Sabah annemede aynısını dedim "anne küçükken bende bunu yapardım hatırlıyor musun?" diye.

 

O da "kardeşin senden daha beter,asla vazgeçmiyor,tıpkı çin işkencesi gibi" dedi.Anneme katılıyorum kardeşim her zaman için benden daha beter.Artık saçlarını yapıyor güzel görünsün diye ne kadar yaramaz olsa da o bizim süslü papağanımız smile.gif

KiRaZ

Too Late For Love

Somewhere in the distance I hear the bells ring

Darkness settles on the town as the children start to sing

And the lady cross the street she shuts out the night

Theres a cast of thousands waiting as she turns out the light

 

But its too late, too late, too late

Too late for love

Yes its too late, too late, too late

Too late for love

 

London boys are gazing as the girls go hand in hand

With a pocket full of innocence, their entrance is grand

And the queen of the dream stands before them all

She stretches out her hand as the curtains start to fall

 

But its too late, too late, too late

Too late for love

Yes its too late, too late, its too late

Too late for love

 

Standing by the trapdoor aware of me and you

Are the actor and the clown theyre waiting for their cue

And theres a lady over there shes acting pretty cool

But when it comes to playing life she always plays the fool

 

But its too late, too late, its too late

Too late for love-late-for-love_music

Its too late, its too late, too late

Too late for love

 

Is it all too late

Much too late

Cant you see its all too late

Its too late

 

But its too late, too late, its too late

Too late for love

Its too late, its too late, too late

Too late for love

Dinle :)

KiRaZ

Total Eclipse Of The Heart...

Dinle.. :)

Turnaround, Every now and then I get a little bit lonely and you're never coming round

Turnaround, Every now and then I get a little bit tired of listening to the sound of my tears

Turnaround, Every now and then I get a little bit nervous that the best of all the years have gone by

Turnaround, Every now and then I get a little bit terrified and then I see the look in your eyes

Turnaround bright eyes, Every now and then I fall apart

Turnaround bright eyes, Every now and then I fall apart

 

Turnaround, Every now and then I get a little bit restless and I dream of something wild

Turnaround, Every now and then I get a little bit helpless and I'm lying like a child in your arms

Turnaround, Every now and then I get a little bit angry and I know I've got to get out and cry

Turnaround, Every now and then I get a little bit terrified but then I see the look in your eyes

Turnaround bright eyes, Every now and then I fall apart

Turnaround bright eyes, Every now and then I fall apart

 

And I need you now tonight

And I need you more than ever

And if you only hold me tight

We'll be holding on forever

And we'll only be making it right

Cause we'll never be wrong together

We can take it to the end of the line

Your love is like a shadow on me all of the time

I don't know what to do and I'm always in the dark

We're living in a powder keg and giving off sparks

I really need you tonight

Forever's gonna start tonight

Forever's gonna start tonight

 

Once upon a time I was falling in love

But now I'm only falling apart

There's nothing I can do

A total eclipse of the heart

Once upon a time there was light in my life

But now there's only love in the dark

Nothing I can say

A total eclipse of the heart

 

 

 

Turnaround bright eyes

Turnaround bright eyes

Turnaround, Every now and then I know you'll never be the boy you always wanted to be

Turnaround, Every now then I know you'll always be the only boy who wanted me the way that I am

Turnaround, Every now and then I know there's no one in the universe as magical and wonderous as you

Turnaround, Every now and then I know there's nothing any better and there's nothing that I just wouldn't do

Turnaround bright eyes, Every now and then I fall apart

Turnaround bright eyes, Every now and then I fall apart

 

And I need you now tonight

And I need you more than ever

And if you'll only hold me tight

We'll be holding on forever

And we'll only be making it right

Cause we'll never be wrong together

We can take it to the end of the line

Your love is like a shadow on me all of the time

I don't know what to do and I'm always in the dark

We're living in a powder keg and giving off sparks

I really need you tonight

Forever's gonna start tonight

Forever's gonna start tonight

 

Once upon a time I was falling in love

But now I'm only falling apart

Nothing I can do

A total eclipse of the heart

Once upon a time there was light in my life

But now there's only love in the dark

Nothing I can say

A total eclipse of the heart

KiRaZ

Did you?

Don’t speak if you speak you can broke all the magic

Just enjoy the moment try to look life with pink glasses

Just think about the things that you have done good ?

Did you help someone you don’t know?

Did you try to do your best for make someone happy?

Did you hold a stranger’s hand to help ?

Did you do somethin’ to make someone smile?

Did you smile at yourself in front of the mirror?

Did you appreciate to god ?

Did you say truth always ?

Did you smile to your friends to make them happier ?

Did you cry of the happiness?

Think about them if you did them ure really good person

By kiRaz 2oo8

KiRaZ

SayamadıkLarımız...

Sizde çok iyi bilirsiniz ki yapılan bazı şeyler rutindir ve sayıları sayılamaz.İşte bunlar benim kafamı çok kurcalıyor çünkü herhangi bir sayıya varmam imkansız geçen giden zamanda ki davranışlarımı sayamam..Buna örnekler;

 

Acaba kaç defa göz kırptım?

Acaba kaç kez uyudum?

Acaba kaç kez klavye tuşlarına bastım ?

Acaba kaç kez televizyonun düğmesine basıp televiyonu açtım?

Acaba kaç harf ve sayı yazdım?

Acaba şimdiye kadar kaç km yol yürüdüm?

Acaba toplam kaç kg yemek yedim?

Acaba kaç lt su içtim?

Acaba kaç adım attım?

Acaba kaç sınava girdim?

Acaba kaç kez ağladım?

Acaba kaç kez güldüm?

Acaba toplam kaç saat konuştum?

Acaba kaç kez telefon ettim?

Acaba kaç sayfa yazı okudum?

 

Aklıma sadece bu kadarı geliyor ama daha çok düşünülürse akla çok şey gelir ve galiba sonuçsuz kalacak nadir şeylerden bunlar :)

KiRaZ

^^yaLnızLık^^

beLkide sabah qözLerini açtığında yanında kimseyi buLamamak yaLnızLık

 

beLkide sıcak bir qülümseyiş aramak yaLnızLık

 

beLkide kucak doLusu sevqi beLki kocaman sevqi doLu bir öpücük eksikLiği yaLnızLık

 

beLkide şefkat annenin kucağında aranan.. yaLnızLık

 

beLkide qökteki yıLdız beLkide bir umut yaLnızLık

 

beLkide en değer veRdiğiniz insanın eksikLiği yaLnızLık

 

Kim biLebiLir sizin yaLnızLığınızı ..?

 

yaLnızLık bile bizi biz yapaRken yaLnız mıyız asLında?

KiRaZ

Başlık bulamadım:))

Yine o uykusuz uzun ve bol kabuslu gecelerden biriydi. Melek ne zaman gözlerini kapatsa ailesinin kamyona çarptğını görüyordu. Kazadan derin, manevi ve fiziksel yaralar almıştı ve bunları bir türlü unutamıyordu ve izler sadece o günden kalanlar arasındaydı arabanın parçalarını saymazsak tabi… Melek bütün kalan parçaları saklıyordu onlara gözü gibi bakıyordu. Her gün Allah neden beni değil de ailemi aldı diye soruyordu fakat kaderdi bu, önüne geçemezdi ki…

 

Psikologdan yardım almayı düşünmüş, fakat ihtiyaçları yüzünden psikolog parası yetiştiremiyordu.Bir seansa 200 YTL isteyen bir adama derdini anlatacağına, kabuslarını kendi başına yenmeyi deniyordu. Manevi yaralar hiç kapanmayacaktı Üstelik 200 YTL onun için çok büyük bir rakamdı ve anlatmaktan utanacağına emindi.Bu yüzden telefon etmeyi bile denemedi, arkadaşından fiyatı öğrendi ve ebediyen psikolog lafını kapattı.

 

Keşke yanında annesi olsaydı ona yol gösterebilirdi yada babası onlara öyle ihtiyaç duyuyordu ki.!Ttek bir arkadaşı vardı o da İstanbul’a taşınacakt.. Tutunacak dalı yoktu, destek alacak kimsesi yoktu .Teker teker hepsi elinden uçup gitmişti. Onu seven kimse yoktu… Biriyle arkadaşlık etmekten korkuyordu. Daha doğrusu onu da kaybetmekten korkuyordu...

 

Bir daha bu acılara katlanamazdı … İntihar etmeyi istedi, fakat ailesinin cennette olduğuna emindi..

Ve cehenneme giderek ailesine kavuşamazdı .Bu da sadece bir fikir olarak kaldı, doğru olanı da buydu.

Bir iş bulmaya bile cesaret edemedi, arkadaş bulacağından emindi ve onları da kaybedecekti bunu çok iyi biliyordu sanki onda bir uğursuzluk vardı.

Babasının emekli maaşıyla yetinmeye çalışıyordu, zaten sosyal birisi olmadığı için yetiyordu.Tabi arada sırada açıklar kalıyordu. Ama zamanla alışacaktı ve her şey bir düzene girecekti. En azından umuyordu…

 

Ve Birden gözlerini açtı, ilk defa uyumuştu bunların sadece bir kabus olduğunu annesinin de yanı başında onun gözyaşlarını sildiğini gördü . Annesi ne oldu diye sorduğunda hiç diyerek geçiştirdi…Annesini ve babasını sıkıca kucakladı onların kıymetini bilecekt,i kendi kendine söz vermişti…

KiRaZ

Mutluluğun Sırrı...

Mutluluğun sırrı!(Canım anneme..)

Bir anne ve kızı mutluluğun sırrını bulmak istiyorlardı

Hep bunun üzerine düşünüyorlardı. Evlerinin duvarlarında mutlu aile fotoğrafları vardı ama nedense onlar mutluluğun sırrını bir türlü yakalayamıyorlardı. Kız internette

Mutluluğun sırrını araştırıyor bunun bir tarifi var mı diye bakıyordu annesi ise eski dilde olan ansiklopedileri karıştırıyor bazı önemli sayfaları yırtıp duvara asıyor herhangi bir şifre arıyor ama sonuca ulaşamıyordu bir günün sonun da ,ellerine geçen meçhul bir bilgiyle Mısır’a gitmeyi kararlaştırdılar aslında bu bilgi güvensiz bir yerden gelmişti, fakat anne ve kız tarafından denemeye değer olarak görüldü.

O geceyi bağlayan sabah küçük iki bavul hazırlanmış biletler için internetten başvuru yapılmıştı bile.Anne son kez eşyaları,yanlarına aldıkları,suyu,yiyeceği kontrol ettikten sonra küçük arabalarına bindiler.Yaklaşık yarım saat içinde havaalanına varmışlardı.Annesi heyecandan bagajın kapağını açamamıştı ve titreyen gözleri daha henüz 13 yaşında ve mutluluğun sırrını en az onun kadar merak eden yavrusuna şefkatle baktı.Kalbi sıkışmış, gözlerinden iri yaşlar düşmüştü.

Kızı;" ne var anneciğim" diye sorduğunda onu sımsıkı kucakladı .

İçi senelerdir hiç olmadığı kadar mutlulukla doldu ne olduğundan habersizdi fakat mutluluğu bir an için yakaladığını hissetti.Bunca yıl meğerse boşu boşuna araştırma yapıp, kızıyla geçirebileceği vakitleri saçma ve hiç olmayacak bir şey için harcayıp harap etmişti. Bunu kendisine hiç yakıştıramadı. Hatta bir an için kendinden nefret etti.

Kızına arabaya binmesini söyledi ve mutluluğun sırrını şimdi öğrendiğini söyledi ona açıkladı.Kızı da en az annesi kadar şaşkındı. Meğerse mutluluk onların geçireceği vakit ve

paylaşacaklarında saklıydı bunu kim bilebilirdi ki???

 

KiRaZ

Cry for the mooN....Ay için ağlA

Cry For The Moon

Follow your common sense

You cannot hide yourself

behind a fairytale forever and ever

Only by revealing the hole truth can we disclose

The soul of this bulwark forever and ever

Forever and ever

 

Indoctrinated minds so very often

Contain sick thoughts

And commit most of the evil they preach against

 

Don’t try to convince me with messages from God

You accuse us of sins committed by yourselves

It’s easy to condemn without looking in the mirror

Behind the scenes opens reality

 

Eternal silence cries out for justice

Forgiveness is not for sale

Nor is the real to forget

 

Virginity has been stolen at very young ages

And the extinguisher loses it’s immunity

Morbid abuse of power in the garden of eden

Where the apple gets a youthful face

 

You can’t go on hiding yourself

Behind old fashioned fairytales

And keep washing your hands in innocence

 

 

 

 

 

Ay İçin Ağla

Sağ duyunu izle,

Kendini hep ve sonsuza dek

Peri masallarının ardına gizlenemezsin

Yanlızca tüm gerçekliğe basvurarak keşdefebiliriz.

Bu yığınağın ruhu sonsuza dek ve herzaman.

 

Doktriner kafalar çoğunlukla hastalıklı düşünceler taşır.

Ve bize öğütledikleri şeytanca işlerdir.

 

Beni tanrıdan gelen mesajlarla ikna etmeye kalkışma

Kendi işlediğin günahlarla beni suçluyorsun

Aynaya bakmadan lanetlemek kolaydır

Görüntünün arkasında gercek yatar.

 

Ebedi sessizlik adalet için haykırıyor

Satılık değildir bağışlayıcılık

Ne de unutmak için istek

 

Arınmışlık çok küçük yaşlarda çalındı

Ve ateşi söndürecekler bağışıklığı kaybediyor

Cennet bahçelerinde iktidarın hastalıklı fesatlıklıkları

Elmaların ise çekici bir yüz kazandığı yerde

 

Kendini gizlemeyi sürdüremezsin

Geçmiş peri masallarıyla

Ve yıka ellerini masumiyet içinde.

KiRaZ

İki Arkadaşın Hikayesi

Yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikaye anlatılır. Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri Tekine bir tokat atar. Tokatı yiyenin cani çok yanar ama tek kelime etmez ve kumun zerine su sözleri yazar: BUGUN EN IYI ARKADASIM BANA BIR TOKAT ATTI.Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadı yiyen orada yıkanırken batağa saplanır boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Tam selamete çıktıktan sonra bir kaya parası üzerine şu sözleri kazır: BUGUN EN IYI ARKADASIM BENIM HAYATIMI KURTARDI. Tokadı vuran ve sonra en iyi arkadaşının hayatini kurtaran kişi ona söyle Der, Senin canini yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama simdi kayaya Kazıyorsun, neden? Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir. Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgâr Yok etmesin. İNCINMELERINIZI KUMA, GÖRDÜĞÜNÜZ İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI OGRENIN.' Denilir ki: ozel birini bulmak bir dakikanızı alır, onu değerlendirmeniz bir saat içinde olur, onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu Unutabilmek için bir omurun geçmesi gerekir.

[Alıntıdır.]

Friendship.jpg

×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.