Zıplanacak içerik
  • başlık
    228
  • yorum
    118
  • görüntü
    240.479

Bu blog hakkında

Vur Şanlı Silahınla Gönül Mülküm Düzelsin...

Bu blogdaki başlıklar

Gece Yağmuru

Ve Sen Gidiyorsun....

Ve sen gidiyorsun

Yaşananları yok sayarak

Cami kapısına .... bırakırcasına

Ardına bile bakmadan gidiyorsun

 

Ve sen gidiyorsun

Dünümüzü silerek

Bugünümüzü kırıp dökerek

Yarınımızı yok ederek gidiyorsun

 

Ve sen gidiyorsun

Sensiz olamayacağımı

Yanımdayken bile seni özlediğimi

Saçının bir teline dahi kıyamadığımı

Bile bile gidiyorsun

Ben şimdi kimin gözlerinde öleceğim

Ben şimdi kimin dizlerine yatıp

Kimin ellerini tutacağım

Kabuslar gördüğüm

Karabasanlarla sarmaş dolaş olduğum

Sehpalı hazan düşlerimde

Kimi uyandırıp

Kimin omuzlarında ağlayacağım

Senden başka kimsenin yanında

Ağlayamayacağımı

Bile bile gidiyorsun

Ve sen gidiyorsun

Kafamı duvarlara vura vura

Hücre hücre parçalasam

İşkencecilerin yapamadığını

Yapsam kendime

Kendimi içten içe yesem bitirsem

Yok etsem bile

Kapının önüne çıkınca gönlüm olsada yıkık

Yine alnım ak yine başım dik olacağımı

Sanki sen hiç gitmemişsin

Sanki

Hiç bir şey olmamış gibi davranacağımı

Bile bile gidiyorsun

 

Ve sen gidiyorsun

Sensizlikten çıldırsam

Ecelimolacağını bilsem de

Sana gitme demeyeceğimi

Sana yalvarmayacağımı

Bile bile gidiyorsun

 

Velhasılı kelAm sevdiğim

Uğruna ömrümü verdiğim

Uğruna

Gecelerimi çarmıha gerdiğim

Sensiz yapamayacağımı

Sensiz yaşayamayacağımı

Bile bile gidiyorsun

 

Ve sen gidiyorsun

Git...

Beni hayallerimle

Beni terkedilmişliğimle

Beni sensizlikle başbaşa bırakarak git

Git artık git

 

Ve sen gittin

Ve ben sensiz yok um

Ben sensiz bitmişim

Ben sensiz bir hiçimartık

Ama giderken

Bir şey unutmadın mı gülüm

Sen

Sen varya sen

Sen artık

Bensiz

Hiç bile değilsin

 

 

 

 

Ahmet YILMAZ

Gece Yağmuru

Kendine İyi Bak...

Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...

 

 

"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“

 

 

“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”

 

 

"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."

 

 

"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"

 

 

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.

 

"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.

Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.

 

 

Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.

 

 

"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.

Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….

 

Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.

 

"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sıkıp giderler... ...

 

 

 

'' Alıntıdır ''
Gece Yağmuru

Her gece ansızın..

Gelirsin aklıma sen..

Demir kapıların ardında..

Birgün özgürlüğümü alıp geleceğim sana..

 

Sakın ola beni unutma..

Unutma beni unutma..

Sakın ola unutma..

Unutulunca ölürüm yar..

 

Hatırla beni hatırla..

Her nefes alışında..

Güzel günler inan yakında..

 

Ah gençliğim ah..

Çürüyüp gittin bu yerlerde..

Dolmuş hertarafım kederle..

Umudun bile tükenip gittiği bu yerlerde..

Sakın ola beni unutma..unutma beni unutma..

 

Sakın ola unutma..

Unutulunca ölürüm yar..

Hatırla beni hatırla..

Her nefes alışında..

Güzel günler inan yakında..

Gece Yağmuru

Elde Kaldı Hüzün...

Bir sır perdesi var ardımda..Yarı aydınlık yarı karanlık…Kuytu bir ormanda çaresizce güneşi arıyor gözlerim..Sahil kenarındayım bir gece yarısı..Dalgalar her vuruşunda kıyıya , sanki yüreğime koca bir kaya oturuyor..Bir kıvılcım yetecek biliyorum yüreğimdeki koru alevlendirmeye..Gözlerim her daim ağlamaklı…Bu kadar çok yüklenmemeliydim beklide kendime..Kapalı kapılar ardına atmamalıydım yüreğimi,dipsiz kuyularda bırakmamalıydım kendimi..Belki o zaman her şey daha kolay olurdu,bu kadar çok zorlanmazdım..Tek başına kalmanın ne demek olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum..Bir başına..Sessizce ve kimsesizce..Ne bir sahil ne de bir liman var artık hayallerimde..Sahilden el sallayacak bir yarenim,limandan kalkacak bir gemim yok artık..

 

Bir umut vardı içimde az da olsa,tamam diyordum ve ümit ediyordum her gece başımı yastığa koyarken dualarımda..Bir amacım var , biraz daha sabret diyordum kendimi avutarak.Belki de bu kadar çok avutmamalıydım kendimi..Alıştırmalıydım bu hırçın,acımasız ve yalanlarla örülmüş hayatın çaresizliğine…Belki o zaman daha kolay olurdu her şey,bu kadar çok canım yanmazdı..

 

Öğreniyor insan zamanla her çaresizlikle baş etmeyi..Kimi zaman düşerek kimi zaman dimdik ayakta durarak..Ama çoğu zaman yüreğinden hançerlenerek..Ne alsam ne satsam yine elde kaldı hüzün…

 

Geçmiş zaman olur ki hatırlanmaz beklide yaşadığım tüm bu zorluklar ve çaresizlikler..Dönüp ardıma baktığımda yüzümde kocaman hüzün dolu bir tebessüm oluşur biliyorum ve gözlerim yine dolar,tutarım kendimi utanırım ağlamaktan…Utancım ağlamak değil ağladıklarım olur biliyorum…Yoksa akan iki damla gözyaşının ardına kim sığınır..

 

Derin bir nefes çeksem senden ey koca şehir,ciğerlerim dolup taşar mı özlediklerimin kokusuyla… Biliyorum ne giden ne de geçen zaman geri gelir… Şehir ışıklarına boyanmış koca bir yalansın sen hayat..Koca bir yalansın ve aldatansın..Gözlerin şu dağların ardında saklı biliyorum…Sende utanıyorsun biliyorum , o sebeptendir ki saklıyorsun gözlerini dağların ardına… Bir gün elbet gelecek o zaman,sen gözlerini dağların ardından çekecek ve bakacaksın yalanlarına,yalanlarına inanmış masum gözlere...

 

Elde kaldı hüzün… Hüzün kaldı elimde… Ellerim bomboş sadece hüzün kaldı…

 

Umutlarım son yağmurlarla birlikte yıkanıp gitti yüreğimden… Şimdi bir tek ben kaldım dertlerin tam merkezinde…

 

Bu da geçecek biliyorum,bunlarda bitecek ve ben tüm bu yaşanan olumsuzlukları da atlatacağım biliyorum..Rabbim beni öyle bir yüreklendiriyor ki , bazen ben bile şaşıyorum kendime..Biliyorum yarı yolda bırakmayacak beni…

 

 

Gece Yağmuru

Gece Yağmuru

Vay be çeyrek asırlık yüreğim ne çabuk virane şehre dönmüş böyle..Yanmış,yıkılmış ve bitap düşmüş...Neresinden tutarsa tutsun hayatı hep elinde kalmış dalları... Yapraklar hazana varmadan sararmış... Bunca zamana bu kadar çile ne zaman yüklenmiş... Her geçen bir hançer saplamış yüreğime kan gölüne dönmüş... Kendi kanında boğulmak bu mudur ?

 

Doğan güneşi hiç görmemek,sıcaklığına yüz sürememek,karanlık bir gecenin koynunda ordan oraya savrulmak çaresizce...

 

Bahçemde güllerim,gökyüzünde yıldızlarım,avucumda umutlarım hiç olmadı...Her ne varsa yenilgiye uğrayıp gitti zamana...

 

Ardıma dönüp baktığımda ne kalmış ki.. Herşey yok olup gitmiş... Tüm değerlerim bir hiç uğruna harcanmış...

 

Hala bir inatla ayakta durmaya çalışmanın amacı nedir ?

 

Yenilmedim,burdayım,hala güçlüyüm diye haykırmanın neye faydası var ?

 

Eğer hala kendimi kandırmıyorsam mücadelemin bir anlamı var... Anlamı olan herşey benim mücadelem değil mi nasıl olsa...

 

 

Gece Yağmuru

Gece Yağmuru

Seçim Senin !

Çaresizlik öğrenilmiştir...

Başarılı olmak da öğrenilebilir...

Sende sandığından daha fazlası var...

Gelebileceğin en iyi yerde değilsin...

Yeni bir hayat için gereken,yeni bir akıldır...

Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur...

Rüzgarı suçlamayı bırak yelkenleri kullanmayı öğren...

Seyirci koltuğundan sıkıldıysan sahneye çık...

Zirvede her zaman bir kişiye daha yer var...

Herşey Seninle başlar !

Başkaları yapabildiyse,sen de yaparsın...

Hayatta ya tozu dumana katarsın,

Ya da tozu dumanı yutarsın...

Seçim senin !

Gece Yağmuru

Hz. Davud vefat ettiği zaman on dokuz oğlu vardı. Hz. Süleyman'da bunlardan biri idi. Hz. Davud oğiu Süleyman'ı çok çok severdi. Çünkü o daha küçücükken bile, insanlar arasında hüküm verirken oldukça doğru ve olgun kararlar vererek babasının gözüne girmişti. Bu yüzden oniki yaşında olduğu halde babası Hz. Davud'un vefatından sonra hükümdar olup ülkesini yönetmeye başladı.

 

 

Tahta çıkarken Yüce Allah ona:

- "Arzu ettiğin herşeyi sana vereceğim" buyurmuştu. Hz. Süleyrnan'da

- Ya Rabbi şüphesiz sen bağışta bulunanların en hayırlısısın. Öyleyse bana hiç kimsenin ulaşamayacağı bir saltanat bağışla. Bunun üzerine; Yüce Allah rüzgarlan cinleri hayvanları onun emrine verdi. Kuşların dilini ögretti. Hz. Süleyman kuşlardan, cinlerden ve insanlardan meydana gelen büyük bir ordu kurdu. Bu ordu ile isyancıları bastırdı. s r

 

 

 

Hz. Süleyman ordusuyla uzun mesafeleri kısa zamanda

alıyordü' Karıncalar vadisinden geçerken, karıncaların

endişelendiğini farkedince onları ezmemeye özen

gösterdi.

Örduya su arayıp bulma gibi önemli bir görevi ofeh Çavuş Kuşu, uzun süredir ortalıkta görünmüyordu. Diğer kuşlarda onun nerede oldugundan haberdar değildi. Hz. Süleyman ise bu duruma oldukça kızmıştı. Çok geçmediki Çavuş Kuşu göründü. Telaş içinde Hz. Süleyman'ın huzuaına çıktı.

 

 

- Sizin bilmediğiniz bir'şeyi öğrendim. Sebe ülkesine ulaşüm. Orada hükümdar Belkıs'ı gördüm Allah'ı bırakmış puta tapıyorlar.

Hz. Süleyman önce inanmadı. Çavuş Kuşu habersiz aynlışının suçunu örtmek için bunlan uyduruyor sandı. Sonra Çavuş Kuşuna dönerek.

- Bakalırn doğru mu söylüyorsun. Şimdi bir mektup yazacağım. Bunu bahsettigin kadın hükümdara götürüp vereceksin.

 

 

 

 

Mektubu verdikten sonra aradan ayrılıp bir yere gizlen.

Mektubu okuduktan sonraki tavrını bana haber ver.

Belkıs mektubu alınca çok heyecanlandı. Vezirlerini toplayıp durumu haberdar etti.

- Süleyman isminde bir hükümdardan mektup aldım. Güneşe tapmayı terketmemizi, bir olan Allah'a ibaret etmemizi istiyor. Ne yapalım.

- Vezirler, korkmadıklannı gerekirse savaşabileceklerini

söylediler.

 

 

 

 

Ancak Belkıs sultan işi barışçı yoldan halletmeyi düşünüyordu. Bu nedenle Hz. Süleyman'a hediyeler göndermeyi daha uygun buldu.

Bütün bu olanları izleyen Çavuş Kuşu, gördüklerini Hz. Süleyman'a bildirdi.

Hz. Süleyman elçileri karşılamak için büyük hazırlıklar yaptırdı. O kadar muazzam bir karşılama töreni yaptırdıki elçilerin adeta dili tutuluverdi. Gördükleri saltanat onlan büyülemişti.

 

 

 

 

Hz. Süleyman'ı dinlerken onu hayran hayran

süzmekteydiler.

- Hediyeleriniz için çok sağolun. Görüyorsunuz ki Yüce

Allah bana bol bol nimetler vermiş. Sizin hediyelerinize

ihtiyacım yok. Beni memnun etmek istiyorsanız

Güneşe tapmayı bırakınız. Yalnız Yüce Allah'a ibadet

ediniz. Eğer söylediklerimi kabul etmezseniz, ülkenizi bu

gördügünüz muhteşem ordumla darmadağın ederim.

 

 

 

 

Elçiler bu muhteşem manzara karşısmda zaten ürpermişlerdi. Hz. Süleyman'ın sözleriyle iyice titrediler, "Emredersiniz" diyerek oradan aynldılar.

Sebe hükümdan Belkıs elçilerin anlatükian karşısında çok şaşırmış ve oldukça da etkilenmişti. Hz. Süleyman'a karşı direnemeyeceğini, anlamıştı. Çaresiz onun dediklerini kabul edecekti. Hz. Süleymanja gitmeye karar verdi. Vezirleride onaylamışlardı.

 

 

 

 

 

Belkıs yola çıKmadan önce, dünyada daha bir benzeri

olmayan eşsiz tahtını sağlam bir sandığa yerleştirip,

sadece kendinin girebildiği bir odaya kilitledi.

Hz. Süleyman, Belkıs'ın iman etmeye niyetli olduğunu biliyordu. Bir mucize göstererek onların imana gelmelerini kolaylaştırmak istiyordu.

Bu nedenle emrinde çalışan bütün insanları, cinleri ve hayvanlan bir araya topladı.

 

 

 

 

- Belkıs bize geliyormuş. O buraya gelmeden onun tahtını bana getirecek biri var mı içinizde.

Vezirlerinden bilgili ve oldukça dindar birisi Hz. Süleyman gözünü açıp kapayıncaya kadar Belkıs'ın tahtını getirivermişti.

Hz. Süleyman tahtı inceledikten sonra biraz degiştirmelerini emretti.

Billurdan bir saray yaptırıp tahtı buraya yerleştirdi.

 

 

 

 

Hz. Süleyman Belkıs'ı karşüayıp doğruca bu saraya getirtti. Belkıs tahtı görünce şaşkınlıktan donakaldı. "Tıpkı benim tahtım" diye mınldanıyorken, Hz.

Süleyman;

- Sizi karşılamak için ülkenizden getirttim buyrun oturun.

Belkıs tahta oturacakken etekleri ıslanmasın diye eteğini toplayacaküki, Hz. Süleyman havuzun üstünün camla kaplı oldugunu eteğinin ıslanmayaca§ını söyledi.

 

 

 

 

 

Belkıs her geçen an dahada şaşırıyordu. Gördükleri onun imana gelmesine yetmişti. Güneşe tapmakla ne kadar hata ettiğini anlıyordu. Işte Yüce Allah peygamberi olan Hz. Süleyman'a neler neler vermişti.

Belkıs imana gelmişti. Alemlerin tek yaratıcısı Yüce Allah'a inandıgmı açıkladığında, ortalığı sevinç çığhklan kaplamıştı. Hz. Süleyman daha sonra Belkıs ile evlenip onu kendi ülkesine hükümdar olarak gönderdi.

 

 

 

 

Hz, Süleyman 40 yıl saltanat sürmüştü. Vefatına yakın bir saray yaptınyordu. Yine birgün inşaatı kontrole gelmiş asasına yaslanarak çalışanları seyrediyordu. . Ancak asaya yaslanmış bir vaziyette ruhunu Yüce Allah'a teslim etmişti. Cinler bu durumu farketmemişlerdi. Olacakları ewelden bildiklerinı sanan cinler Hz. Süleyman'ın vefatını anlamamışlardı. Hz. Süleyman asasına yaslanmış vaziyette günlerce kaldı.

 

 

 

 

Hiç kimse yanına gelip birşey sormaya cesaret edemiyordu. Bu sırada bir ağaç kurdu Hz. Süleyrnan'ın asasını kemiriyor, her geçen gün iyice yontuyordu. Mabedin inşaatı bittiği zaman ağaç kurduda asayı içten içe yeyip bitirmişti. Bu duruma gelen asa Hz. Süleyman'ın ağırlığını taşıyamayınca çatırdayıp kırılmıştı. Dolayısıyla Hz. Süleyman'da yere devrilmişti.

Bu olaya şahit olan insanlar ve cinler hemen koştular. Birde gördüler ki Hz. Süleyman çoktan vefat etmişti.

 

 

 

 

Bunun üzerinc cinler kendi aralannda.

- Eğer.biz olacakları, görünmeyen gizli şeyleri bilmiş olsaydık Hz. Süleyman'ın öldüğünden haberimiz olurdu. Demekki bu söylenenler yalanmış.

Böylece Yüce Allah Hz. Süleyman'ın vefatı ile onlara gereken derside vermiş oluyordu.

Gece Yağmuru

Nazlı Bebeğim...

Nazlı Bebeğim Benim...

 

Gül yüzüne hüzün bulutları hiç uğramasın... Elimden gelse yeryüzündeki tüm acıları silerdim sırf sen hüzün nedir bilme diye...

 

Her gece sen güzel rüyalar gör diye anlattığım masallardaki prensesim aslında sendin Gül Yüzlüm...

 

Sensiz geçen her anımda yüreğimde tarifsiz bir sızı,acı,korku var...

 

Sen benim Nazlı Bebeğimsin Ela Gözlüm... :wub:

 

Rabbime şükürler olsun ki seni bize gönderdi...

Gece Yağmuru

Hey Koca Reis...

Hani derdik; hayat yalan

Ölüm bize oyuncaktı

Dünya’da tek kalsak bile

Asla yılmak olmayacaktı

 

Biz ne günler gördük Reis

Ne kavgalar verdik Reis

Gelen vurdu, yıkılmadık

Bu da geçer hey koca Reis

 

Şehitleri düşün Reis

Eğilmesin başın Reis

Neler geldi, neler geçti

Bu da geçer hey koca Reis

 

Kaderimiz buymuş bizim

El yaşamış, biz ölmüşüz

Kimi susmuş, kimi yitmiş

Biz aşk içinde kalmışız

 

O emekler hiç mi Reis

Adam olmak suç mu Reis

Bilmesinler, Allah bilir

Bu da geçer hey koca Reis

Gece Yağmuru

Cebimde Bilyelerim Vardı...

Yanıyor evlerin ışıkları... Gecenin en soğuk ayazında buğulu penceremden izliyorum...Gözlerimdeki umut ışığı ha söndü ha sönecek... Dalıp gidiyorum Hilalimin büyüsüne...Beni benden alıp götürüyor başka alemlere... Çakan şiddetli şimşekle birlikte kendime geliyorum... Sendeliyorum yankılanan boşlukta...Sakın , sakın akma diye sıkıyorum kendimi...Ağlamamaya yemin ettin unutma sakın diye haykırıyorum gözlerime... Peki ya yüreğime nasıl söz geçireceğim ?

 

 

Avucumun içerisinde bir cevabım olsaydı beynimde bu kadar soru işareti çarpıp durmazdı birbirine...

 

Kime kızmalıyım peki şimdi ? Yüreğime söz geçiremediğim için kendime mi ? Bana bu kader anını tekrar yaşatan hayata mı ? Yoksa ? ? ?

 

Olmuşla ölmüşe çare yoktur derler... E peki şimdi bu durum ''Olmuş mu '' '' Ölmüş mü '' oluyor :unsure:

 

İçimin en iç yanığı... Öyle dipsiz bir kuyuya attın ki beni... Çırpınmam dibe vurmamdan başka birşey değil...

 

Giden mi yoksa geride kalan mı yıkılmıştır...?

 

Küçücük yüreğime dünyaları sığdırmışken şimdi kuş gibi çırpınıp can vermek üzere , sıkışıp kaldım bu daracık dünyada...

 

Cebimde, gökkuşağı renginde , umutlarla dolu bilyelerim vardı... Şimdi cevapsız sorularımla ellerim cebimde ıssız ve karanlık bir yolda bilinmeyene doğru yol alıyorum...

 

 

Gece Yağmuru

Gece Yağmuru
Yürümeyi Bilenler İçin,Rüzgar Daima Arkadan Eser...

 

 

Demirkıran

 

'' Ağaca çıkmak istiyorsan,yıldızları hedef al ! ''

 

Ağaca çıkmak istiyorsan kimse sana '' Neden çıktın,nasıl çıktın ya da niye yıldızlara çıkmadın ? '' diyemeyecek...

Hem ağaca yaklaşmaya bile cesareti olmayanlar,sana nasıl yaklaşabilirler ki ?

 

 

Demirkıran

 

Oyunu kabul etmiyorsan makineye jeton atmayan çocuk gibi olmaya hazırlan...Bu,makinenin karşısına geçip başkalarının oyununu izleyeceğin anlamına gelir...Gerçi bunun kimse için hiçbir sakıncası yoktur...İzleyici olarak yaşar ve izleyici olarak cebindeki jetonlarınlarınla ölür gidersin...

 

Demirkıran

 

.........

 

Sonuçta dünyada çok insan yaşamıyor..Bir kaç kişi yaşıyor,geri kalanlar sadece söylentilerle bu birkaç kişiyi yaşatıyor...Kaldı ki bu birkaç kişinin söyledikleri,yığınların önüne taşınırken neredeyse tamamen bozularak geliyor...Bu durumda çoğunlukla söylenen de yanlış oluyor,söyleyen de... Yaşayan da yanlış oluyor yaşanan da...

 

Bu yazıyı okuman nefes aldığının delilidir ; yaşadığının değil... Belki yaşıyorsundur da ! Kim bilir ?

 

Yaşayabilmen umuduyla....

 

 

Demirkıran

 

Bu devasa sahnede sen ölmedikten sonra ne bu oyun biter, ne ışıklar söner, ne perdeler kapanır... Öyleyse başına ne gelirse gelsin, sen her zaman avucuna bak ; eğer yarının '' BUGÜN '' isimli anahtarı halen ordaysa, rahat ol, henüz perde kapanmamış demektir....

 

Bana ışık lazımsa, ben güneşi isterim...

 

 

Demirkıran

 

......

Yıllardır '' Adam '' denilen şeyin binlerce tarifi yapıldı ; ama benim aklıma '' Adam '' denilince gelen tek tarif şudur : '' Verdiği sözü tutan , tutamayacağı sözü vermeyen kişi... ''

 

Demirkıran

Gece Yağmuru

Ah ne hayatlar ümidiyle

Zamansız yollara düştük

İlk yenilen biz değildik elbet

Gün oldu dünyaya küstük

 

Ağlama anne benim için ağlama

Ben de herkes kadar aldım acılardan

Ağlama anne benim için ağlama

Ben de herkes kadar yarandım

 

Sen ne olur çocukluğumu sakla

Tek kalan bu elimde avucumda

Ağlama anne benim için ağlama

 

Her birimiz başka bir hikaye anne

Bu ayrılıklar niye

Sen yine bir ninni söyle bana

Yavrum uyusun da büyüsün diye

 

 

 

Az önce Sevgili Gönüldaşım Suheda'nın Bloguna bakarken gördüm bu şarkının sözlerini...Daldım bir an,eskilere gittim..

Zaman su misali akıp gitmiş... Uzun zaman oldu bu şarkıyı dinlemeyeli ve hatırlamayalı..Gerçi beni aşırı derecede hüzne

boğuyor,boğazım düğümleniyor,eksik bir yanımı hatırlatıyor gibi geliyor bana.. Belkide bu yüzden hüzünlü şarkıları çekip attım hayatımdan..

 

Sen bir oyun mu yoksa kumar mısın Hayat ?

 

Eğer bir kumarsan , ben kesinlikle çok iyi bir kumarbaz değilim... Rest çeksemde aslında blöf yapıyormuşum...

Elimdeki kağıtlar hiç bir zaman dört ası bulamadılar ama papazı çok güzel denk getirdiler :lol:

 

Yok eğer bir oyunsan , benden Altın Koza Film Festivaline en iyi kadın oyuncu adayı olmaz :huh: Gerçi 5 yıl kadar tiyatro çalışmalarım,sahnelenen oyunlarımız oldu ama devam ettiremediğime göre bende yetenek yuk :(:lol:

 

Konu nerden nereye geldi :P Yuk bu şekilde devam edebilemes :unsure: Çünküm bu konu ile ilgili yazımda espri yapmamam lazım -_-:lol:

Gece Yağmuru

El Bilsin...

resimblogu_daisy1434_ferd03tk5.gif

 

BEN BU SEVDA ATEŞİNDE KAVRULDUM.

SAÇLARINI RÜZGAR SANDIM SAVRULDUM.

NE DEYİM....

 

FELEK YIKTI YİNE DOĞRULDUM.

SENDE BENİ BİLMEMİŞSİN

NE DEYİM.... EL BİLSİN

 

AĞUSTOSTA KAR İSTEDİN KIŞ OLDUM.

GEL DEDİN DE DAĞLAR AŞTIM KUŞ OLDUM.

NE DEYİM......

 

SEN AĞLADIN BEN GÖZÜNDE YAŞ OLDUM.

SEN DE BENİ BİLMEMİŞSİN

NE DEYİM..... EL BİLSİN

 

 

Yıldızdoğan

Gece Yağmuru

Yananı Gör...

resimblogu_354f81a81f.gif

 

Yananı gör yananı gör

Gör halimi yananı gör

Ateş ne ki su söndürür

Gir içime yananı gör

 

 

Yana dursun yana dursun

Söylen Ona yana dursun

Belki bir gün uğrar yolum

Yönü yoldan yana dursun

 

 

O da yansın O da yansın

Ben yanmışken O'da yansın

Güvendiğim tüm dağlardan

Ben çekildim O dayansın

 

Yıldızdoğan

Gece Yağmuru

Gelsen de Bir Gelmesen de...

resimblogu_1bi5.gif

 

Artık olan oldu bize

Gelsen de bir gelmesen de

Gelemeyiz biz yüz yüze

Gelsen de bir gelmesen de

 

Hep kendini çektin naza

Yok bahara yahut yaza

Bıktım gayrı yaza yaza

Gelsen de bir gelmesen de

 

Bir candır bu bir andır bu

Giden gelmez bir handır bu

Dağ taş değil insandır bu

Gelsen de bir gelmesen de

 

Göreceğim bir boş kafes

Ceset kalmış çıkmış nefes

Nerde o can nerde o ses

Gelsen de bir gelmesen de

 

Yıldızdoğan

Gece Yağmuru

Gelmesin...

resimblogu_MUM.gif

 

SÖYLEYİN YARİME ARTIK GELMESİN DEYİN.

BENİ DERTTEN DERDE SALDI GELMESİN.

O YAKTIĞI ATEŞ HALA SÖNMEMİŞ DEYİN.

BİR RÜZGARLIK ÖMRÜM KALDI GELMESİN.

 

 

 

SANMASIN DARGINIM ONDA BÖYLE FERYADIM,

MENZİLE YAKLAŞTI CAN ADIM ADIM

AHİRETE KALDI AHDIM BÜTÜN MURADIM.

ARTIK SU ÇUKURUNU BULDU GELMESİN

 

 

Yıldızdoğan

Gece Yağmuru

Bulamazsın...

resimblogu_nesrin4_kadin_ve_gul.gif

 

Bir beni anlarsın da

Ararsın da bulmazsın

Yokluğumla alevlenir

Yanarsın da bulmazsın

 

 

Gelir o an aklın başa

Yalın ayak koşa koşa

Dağa taşa uçan kuşa

Sorarsın da bulamazsın

 

 

Ölüm ömür ardı dersin

Koca dünya dardı dersin

Bir Elif vardı dersin

Ararsın da bulmazsın

Gece Yağmuru

Kurşun Sıksam...

resimblogu_kulugulml0.gif

 

 

Demdir,

Derya dibinde yangınlar,

Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs...

Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,

Çelik kadavrası korugan'ların.

Ölünmüş, canım,ölünmüş

Murad alınmış...

 

Gelgelelim,

Beter, bize kısmetmiş.

Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,

Susmak ve beklemek, müthiş

Genciz, namlu gibi,

Ve çatal yürek,

Barışa, bayrama hasret

Uykulara, derin, kaygısız, rahat,

Otuziki dişimizle gülmeğe,

Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,

Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret

Ve asıl biz biliriz kederi.

 

Neden, neden alnındaki yıkkınlık,

Bakışlarındaki öldüren buğu?

Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...

Nasıl da almış aklımı,

Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,

Dost, düşman söz eder kendi kavlince,

Kınanmak, yiğit başına.

Bu, ne ayıp, ne de yasak,

Öylece bir gerçek, kendi halinde,

Belki, yaşamama sebep...

 

Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.

Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,

Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...

Ve zehir zıkkım sigaram.

Gene bir cehennem var yastığımda,

Gel artık...

 

 

Ahmed Arif

Gece Yağmuru

Karşılıksız Sevmedik mi ?

resimblogu_qarip_208017qs3nzqigqi.gif

 

Biz karanlık gecelerden

Şafaklara ermedik mi?

İnandık sevda yoluna

Yürekleri sermedik mi?

 

Zor günlere çetin yürek

Yüreklere heyecan gerek

Bu sevdaya bir kurban gerek diyerek

Karşılıksız sevmedik mi?

 

 

Yıldızdoğan

Gece Yağmuru

Gecenin karanlığında dünyamı aydınlatan sen,şimdi hangi alemlerin ışığındasın...

 

Dört duvar şimdi bana dünya alem...Dört duvar içerisinde yangın yeri bu yüreğim...

 

Baharı görmez artık gözlerim...Gözlerim buğulu bir camın arkasına esirdir artık...

 

İşitemem alemdeki hiç bir sesi... Hiç bir ses yüreğime eş değildir artık...

 

Yanar yüreğim... Söndüremez yağan yağmurlar içimdeki yangını...

 

Ağıtlar faydasız..Keşkeler çaresiz...Gözyaşları dermansız...Avuntular gereksiz...

 

Hasretinden öte gidilmiyor bu şehirde... Ötesi uçurum..Ötesi yalnızlık...Ötesi sensizlik...

 

Yüreğimde demir bir yumruk... Kanatıyor geceleri göz bebeklerimi...

 

Çırpınmam sadece boğulmamdan az önceki zamana denktir... Boğulmam an meselesidir yani... Her an yok olup gidebilirim...

 

Çaresi yok.... Hasretinden öte bir adım atılmıyor işte bu şehirde...

 

Bu şehir karabasan gibi çöküyor üzerime... Boğuluyorum her nefeste...Her nefeste sensizliğin dibine vuruyorum...

 

Dibe vurdukça azmim uçup gidiyor avuçlarımdan...

 

Bu kahrolası şehirde hasretinden öte bir adım gidilmiyor işte...

 

Ötesi sessizlik...Ötesi çaresizlik...Ötesi sensizlik...

 

Bu şehir boğuyor beni...

 

Gece Yağmuru

Gece Yağmuru

Yağmur Yüreklim...

Bu sabah bir kez daha sendeledim...Yürürken ince nakışlı hayat yolunda...

 

Neresinden tutsam elimde kalıyor zaten bu köhne yalnızlık... Çıldırasıya dönüyor bu dünya etrafımda...

 

Sorgu odasındayım...Sorguluyorum '' BEN '' i... Cevap verecek tek bir kelime çıkmıyor işte... Duvarlardan ses geliyorda bir '' BEN '' konuşamıyorum...

 

Konuşursam dünya üzerime yıkılacak biliyorum...Saltanatı sefa son bulacak gözlerimde... Bu ehli dünyanın sebebi olacağım biliyorum... Ya da öteden beri süregelen bu yıkılası dünya sebebim olacak...

 

Konuşursam okyanuslar gözyaşlarıma yetişemeyecek biliyorum... Dağlar un ufak parçalansada yüreğimin parçalanmış haline eş değer olamayacak biliyorum....

 

Kahretsin , biliyorum ama konuşamıyorum...

 

Hiç bir zaman yetiştirdiğim bir kuru dalım bile olmadı... Nasıl olsa tutundukça kırılmıyor mu dallarım ?

 

Kim için ? Ne için ? Söyle bana ne için ? Bu suskunluğunun sebebi ne için ?

 

Beynimde uğulduyor artık bu sorular... Yoruldum... Tükendim... Gücüm yok... Zira bu can yüktür artık...

 

Sabır GECEM sabır... YAĞMUR yüreklim biraz daha sabır... Az kaldı güneşin hiç batmayacağı şehre ulaşmaya... Az kaldı GECEM biraz daha dayan... Çatlatma şu sabır taşını biraz daha mücadele et... Güzel günler elbette saklandığı köşeden çıkıp gelecek ansızın... Ansızın bir sabah , ummadığın anda seni bulacak...

 

Peki ya o zaman herşey için geç kalınmışsa... Artık '' BEN '' yoksam bu fırtınanın içinde... Masallar anlatamıyorsam kendime... Hala son bir inatla direnemiyorsam akıp giden zamana... Tutamıyorsam koşup giden hayatın bir ucundan... Yetişemiyorsam kaçırdığım mutluluklara...

 

Offf yine deli başım bana kaldı desene... Yine sar başa,dön ilk durağa desene...

 

Offf GECEM offf... YAĞMUR yüreklim biraz daha dayan....

 

 

Gece Yağmuru

Gece Yağmuru

Geceye İsyandır Bu...

 

Uykusuz geçen her geceye isyandır bu...Sessizliğe sıkılmış kurşunlar arasındaki yüreğe demdir..Bu öyle bir isyan karası gecedir ki tarifi mümkün değil göz bebeklerinde...Şimşekler çakarcasına beynimi baltalayan katil gecelere isyandır...İsyanın en dibine vurmuş firar gecelerin sessiz çığlığıdır...

 

Yağmura İsyandır Bu...

 

Sensiz yere düşen her yağmur damlasına düşmanım...Kinim gök gürültüsüne..İsyanım sensizliğe...Çaresizliğim yokluğuna...

 

Uyanışlarım hep sanadır Ey Aşkların en Güzeli...Memleket hasretimsin sen benim..İçimdeki bu sonsuz yangının tek sebebisin...Mühürlenen dudaklarımdan dökülen iki kelimemsin...

 

Kaldır kafanı bak bana..Bak gözlerimin içine sevdam...Göreceğin tek şey ''SENSİN'' göz bebeklerimde...

 

Al beni , götür buralardan..Bu korkunç mahşer yerinden..Küle dönmüş yangın yeri yüreğimden sök at şu hasretini..

 

Aşk verdin,Sevgi verdin...Sonsuz mutluluk,yaşam sebebi verdin...

 

Al beni , götür buralardan...

 

Yetim kalmış bir yürek var ardında...Al beni , götür buralardan...

 

Bırakma beni...Kapkara gecelere mahkum etme...

 

Sensiz ben yönümü bulamam...Al benide....Götür buralardan...Koyma beni burda bir başıma..Bir başıma ve sensiz....

 

 

İçimin Gülen Yüzüne...

 

 

Gece Yağmuru

Gece Yağmuru

Zordur Elif Olmak...

Elif olmak zordur...

Çünkü elif olmak;

Yuvarlak bir dünyada dik durmanın,

Dik ve önde,

Belki acıyla

Ama, vazgeçmeden durmanın,

Dünya ne kadar dönerse dönsün

Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak...

Kaç silah varsa elife çevrilir!

Elif hep olduğu yerdedir...

Silahlar patladığında ilk vurulan eliftir!

Zordur elif olmak...

Elif olmak hep vurulmaktır!

Elif olmak yalnızca elif olmaktır...

Ne B, ne T, ne S

Elif...

Yalnızca elif...

Elif demeden hiçbir şey denilemez.

Ben elif dedim

Artık her şeyi söyleyebilirim...

 

 

Mevlana

×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.