Zıplanacak içerik
  • başlık
    2
  • yorum
    0
  • görüntü
    6.410

Bu blogdaki başlıklar

Mirim

Ayaksız Yol..

Ayakları olmayanlar yolunu kaybedemez!

 

 

Sevdiğimden bu yana acelem var.

Çelik çomak oynuyor aşk; yanak çukurunda.

Ömür kuyusunun kovası iken ayrılık

Islanıyor, ehli akla kadar duyu..

Nemlenen tüm uzuvlar,

Tüm yağmurlar; omuriliğe çarpmalar..

Bir kibrit içimde yakıyor yaşamı.

Yarınlarım için sol tarafımdaki ben'i görürsen

Kaç; onlar sana ecnebi olanlar..

 

Tanık yok dışarıdan bakılınca

Tanık olsun bana yüzünü ezberleten gölgen.

Ben çalmadım elinin üstündeki titrekliği,

Aşkları ben yok etmedim.

Doğan çocuklara uçurum adını verip, yeltenmedim intihara.

Ne ağzımla tarıyorum soyadını,

Ne aşkları kaşlarının arasından vuran komandoyum.

Ölümün kollarında barfiksler çekiyorum.

 

Her sonbahar bir yaş düşüyor,

Kirpiklerime şimşeksi.

Ağlatmasa özlemek bir bulutu,

Kuraklığım cennete dönüşüyor.

 

Işığı olmayanlar karanlığını bulamaz..

 

Buldum; rengini arayan bir şarkının gizini.

Duydular;

Beni kelamlarımla beraber

Ayrılığın tonuna bastılar / bir ritmin güzüne attılar.

 

Sen yatağına çekilen güneş

Bir kere olsun benim için

Çıkıp gel günün karanlıklarından..

Ve bul, ve dinle, ve sına beni.

Latifkâr ağızlara takıldı resmi ismim.

Kanayan yerlerimden melek düşmüyor.

Masallar dillenmiyor ellerimden.

Kâr etmiyor yaşama üs kalabalıklar kurmak.

Ben kaderin in katmanından

Al derinimden bir ikram

Korku vurup uçursun bir ölümün eteğine..

 

İçine girmeyenler dışarıdan anlamaz..(F.E)

Mirim

HELİN

Son'a bir damla kan kala ağızlarda

Yaşam, firar; ölüm merhabadır.

Sevdadan evvel sarfiyatınadır kulluğunuz.

Cümle alem bilsin ki;

Kalemimi tutuşturan Tanrının adıyla

Seven/ler m a s u m d u r...!

 

Puştluğun anlam bulduğu dünyada, tanımsızlaştı can veren sevmişliğim.

Ben yaşamı nasırından tanıdım Helin.

Ahiri belli bu silinmişliğin..

 

Isırgan takvimler ansızlığın donukluğuna katıldı.

Panzer gibi gürültülü, yıkıldılar üzerime.

Mevsimler Helin, kahırlar için birleştiler

Vadesi kısaltılmış ilkbahara, s i n s i c e..!

 

Gözlerin buraları sevmedi.

Bakışların Helin, bir semt pazarında

Tüm eşantiyon alıcılar, çıkar amaçlı satıcılar

Ve bir terazinin kefesinde haksızca

Sevdasını tarttıran iki can arasında

Adını mahşer koyduğuna, şiirleri üzerine yemin ettiğin şairin

-Azrail, o Azrail

Ölüme yazıyor kalemi

V a h a y f a...!

 

Puştluğun anlam bulduğu dünyada, tanımsızlaştı can veren sevmişliğim.

Ben toprağa aşık oldum Helin

Ahiri belli bu sessizliğin..

 

Bulut dedi ki; Gül'ü kopartırsan yağdırmam..

Teninde bırakırım gri'liğimi

-ki renksizdir, göremezsin

İyisi mi ı s l a n...!

 

Şükür ettim

Kanatılmışlığı sol elimle okşadım.

Sağ memesinden içtim cüzzamlı bir gezginin.

Avuç içim fal yoksunu, sızlıyor kaderim.

Toprak gibi kokum, dilim ve inan Helin, inan bana

Aşk vermeyen topraktan da ş i k a y e t s i z i m....!

 

Düşüncelerime özgürlük verilecekmiş bu sene--nutuk işte..!

Aklım,güneşinin hürriyeti misali kararmakta

Sıcak ve kurak ve bereketsiz ve güvercin kanı ve yoksulluk ve ölüm

Ve alabildiğine pas içinde

Lakin güneşine senin, siyah yerine Helin

Bir başka gün pozunda

Sarı gülüşlü çocuk verilmişti--a n ı m s a..!

 

Şimdi o göğsündeki sızıyı

Bir kızıl kısrak tepmesi bilir.

Ben bu sevdada kaç kere kara'ya çaldım Helin(!)

Bana teni tazelenmeyen bir gök g e t i r...!

 

Puştluğun anlam bulduğu dünyada,tanımsızlaştı can veren sevmişliğim.

Ben yokluğuna secde ettim Helin

Ahiri cehennem bu hikayenin..

 

Nur'landı günahıma cilalanan, inancımdan akan özlemim,çığ oldu yitikliğin

Ruhumu taşıdı ellerin-serçe parmağıyla Araf'a

Ben çok gece öldüm Helin.

Aşk kere diriliyorum.

Bu ne cehennem, bu hangi öpüşte içtiğim günahın bedeli(!)

Bu hangi yelkovandan, tıkırdayan intihar gibi

Yüreğimi ç a l d ı r a n...!

 

Yeter Helin yeter..

Çıkıp kaldırımlarda temizleyeceğim bedenimi

Sen bana bir dua,

Bir şehadet,

Ve yaşın kadar tövbe g e t i r..!

 

Ve baldırı çıplak dünyanın giyinik insanları

Dinleyin gözlerimden taşan çığlığı...

 

Unutmuştum.

Unutmuştum ki; doğdum.

Doğarken çıtırdadı adı konulmamış yarınım.

Rüzgar dağıldı alnıma

Toz savurdu gözlerime, iliklerime

Kızgınlığıma yandım.

Yüzümü kızıl şafakta yaktım.

Dağıldım bu adisyonsuz sevda da.

Yalana ve ihanete ve öfkeye ve pisliğe

Son nefeste kapattım ( c a n ) e v i m i...!

 

Sen Helin sen...

Ört beni güneşe ahımla

Ört beni, gün ah'larımla

 

...Kayıbım Helin..

 

Çünkü varlığının boğulduğu denizlerde

Kıyıya ulaşamadı sol y e r i m..!

 

F.E

×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.